<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#187; kenan5</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvediyet.info/author/kenan5/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvediyet.info</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jan 2012 23:54:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Ağız Bakımı ve Ağız Sorunları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/agiz-bakimi-ve-sorunlari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/agiz-bakimi-ve-sorunlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 04:09:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Ve Diş Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=4083</guid>
		<description><![CDATA[Ağız kokusu Bir başkası sizi uyarmadığı takdirde ağzınızın koktuğunu büyük bir olasılıkla bilemezsiniz. Ağız kokusunun nedenleri genel olarak aşağıdakilerden biridir: Ağız yarası Ağızda, dilde ya da diş etlerinde herhangi bir mikroplanma ya da yara, ağız kokusuna neden olabilir. Agzmızı antiseptik suyla yıkarsanız bu sorununuz iki üç gün içinde geçebilir. Devam ederse doktora danışın. Dişlerin yeterli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><strong><a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/">Ağız kokusu</a></strong></p>
<p>Bir <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bas-agrisi/">baş</a>kası sizi uyarmadığı takdirde ağzınızın koktuğunu büyük bir olasılıkla bilemezsiniz. <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/">Ağız</a> kokusunun nedenleri genel olarak aşağıdakilerden biridir:</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikbilgilerim.com/agizda-cikan-yaralarin-sebepleri-nelerdir/">Ağız yarası</a></strong></p>
<p>Ağızda, dilde ya da diş etlerinde herhangi bir <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/mikroplarin-yol-actigi-alerjiler/">mikrop</a>lanma ya da <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/yaralari-ve-ezilmeleri-tedavi-eden-sifali-bitkiler/">yara</a>, ağız kokusuna neden olabilir. Agzmızı antiseptik suyla yıkarsanız bu sorununuz iki üç gün içinde geçebilir. Devam ederse doktora danışın.<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/cene-sorunlari.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4084" title="cene-sorunlari" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/cene-sorunlari-300x252.jpg" alt="" width="300" height="252" /></a><br />
<strong>Dişlerin yeterli temizlenmemesi</strong></p>
<p>Eğer dişlerinizi (ya da kullanıyorsanız, <a href="http://www.saglikvediyet.info/dis-protezlerihareketsiz-protezler-canli-disler/">diş protezleri</a>nizi) günde iki kere iyice fırçalamıyorsanız <a href="http://www.kadinlar.tc/dis-eti-kanamasi/">diş etleri</a>nin arasında kalan yiyecek artıkları ağız kokusu yapabilir. <a href="http://www.kadinlar.tc/sarimsak/">Sarımsak</a>, soğan ve <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/yuksek-alkollu-ickiler/">alkol</a> Bu tür yiyecekler <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a>da emilip, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/akciger-ve-karaciger-hastaliklari/">akciğer</a>lerde serbest kalan uçucu maddeler içerirler ki, bu da ağız kokusuna neden olur. Alkol de aynı etkiyi yapar. Bu yiyecekleri yedikten 24 saat sonra ağız kokusunun geçmesi normaldir.</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/sigaranin-zararlari/">Sigara</a></strong></p>
<p>Sigara her zaman ağız kokusuna neden olmaktadır.Ağız kokunuz geçmiyorsa doktora başvurun. Protezlerinizi geceleri özel bir temizleyici karışım içine bırakın.</p>
<p><strong> Diş protezlerinin bakımı</strong></p>
<p>Protezlerinizin kuruyup, deforme olmaması için, geceleri yatarken muhakkak içinde temizleyici bir madde bulunan bir bardak su içinde bırakın. Bu aynı zamanda diş etlerinizi de dinlendirecektir. Protezlerin her gün fırçalanması gereklidir. Dişçiniz protezlerinizi en iyi fırçalama yöntemini size gösterecektir. Ayrıca ağzınızdaki gerçek dişlerinizi de çok iyi fırçalamanız gereklidir. Yarım protezler sabah ilk takıldığında hafif bir rahatsızlık verebilir. Bu normaldir ve bir müddet sonra geçer. Protezlerin <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/">sağlık</a>lı olarak kullanılma müddeti, 6 ayla 5 sene arasında değişir. Eğer dişleriniz tümüyle takmaysa 2 yılda &#8220;bir dişçinize görünmenizde fayda vardir. Eğer ağzınızda kendinize ait dişler de kalmışsa 6 ayda bir kontrole gitmeniz gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/agiz-bakimi-ve-sorunlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Gaz Sorunları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/hamilelikte-gaz-sorunlari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/hamilelikte-gaz-sorunlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 23:18:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik - Hamilelik - Doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=4087</guid>
		<description><![CDATA[HAMİLELİKTE GAZ SORUNLARI Hamileliğin ilk dönemlerinde bulantının son dönemlerinde ise mide yanmasının geçmesi amacıyla normalden fazla geğirilir. Ne yapmalısınız? Soğan, lahana, kurufasulye gibi gaz yapıcı yiyeceklerden kaçının; bunlar sorununuzu daha da artıracaktır. Yemek borusuna asitli suların sızmasına neden olan mide fıtığı ağrı yaptığında bu acıyı dindirmek için hava yutuyor olabilirsiniz. Mideden diafram açıklığına doğru bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HAMİLELİKTE GAZ SORUNLARI</strong></p>
<p>Hamileliğin ilk dönemlerinde bulantının son dönemlerinde ise <a href="http://www.saglikvediyet.info/mide-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/">mide yanması</a>nın geçmesi amacıyla normalden fazla geğirilir.</p>
<p><strong>Ne yapmalısınız? </strong><br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/hamilelik-gaz-sorunları.jpg"><img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/hamilelik-gaz-sorunları-300x198.jpg" alt="" title="hamilelik-gaz sorunları" width="300" height="248" class="alignleft size-medium wp-image-4203" /></a><br />
Soğan, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/lahana/">lahana</a>, kurufasulye gibi gaz yapıcı yiyeceklerden kaçının; bunlar sorununuzu daha da artıracaktır. <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/">Yemek</a> borusuna asitli suların sızmasına neden olan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/mide-hastaliklari/">mide</a> fıtığı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/agrilar/">ağrı</a> yaptığında bu acıyı dindirmek için hava yutuyor olabilirsiniz. Mideden <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/diyafram-fitigi/">diafram</a> açıklığına doğru bir çıkıntı yaparak uzaması sonucu oluşan bu rahatsızlığa özellikle kilolu kişilerde rastlanır. Doktora başvurun.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Eğer kilonuz fazlaysa, doktorunuz kilo vermenizi salık verecektir. Bu sorunun geçmesine yardımcı olur. Bu arada az ve sık öğünler halinde yemenizi, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/sigara/">sigara</a> ve içkiden kaçınmanızı öğütleyecektir. Çünkü, gerek sigara gerekse içki, mide ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sindirim-sistemi/">sindirim sistemi</a>nizi olumsuz yönde etkiler. <a href="http://www.saglikvediyet.info/mide-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/">Mide yanması</a> sorununuz varsa doktor antı-asit önerebilir. Alternatif olarak, sancıyı geçirmek için biraz ekmek yemeyi ya da bir bardak süt içmeyi deneyebilirsiniz. Yemeklerden sonra eğilmekten, sıkı kemer, ya da korse takmaktan kaçının. Geceleri yastığınızı 10 cm kadar yükseltmeniz sizi rahatlatacaktır. Yetersiz sindirim genellikle gazla sonuçlanır. Bu, özellikle hızlı yemek yemekten ve yemek sırasında hava yutuyor olmaktan kaynaklanır. Bu hava daha sonra gaz olarak çıkar.</p>
<p><strong>Ne yapmalısınız?</strong></p>
<p>Sindiriminizin düzelmesi için hızlı yemek yemekten vazgeçin ve özellikle ağır yemeklerden sonra yarım saat kadar dinlenin. Gaz sancısı gelirse eczanelerde satılan sindirim kolaylaştırıcı ilaçlardan alabilirsiniz. Eğer sancılarınız sıksa, doktora başvurun.</p>
<p>Derhal doktora başvurun Bu sorununuzun nedeni bağırsak tahrişi ya da kalınbağırsakların duvarlarında oluşan şişkinlikler olabilir. Ancak az da olsa <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/bagirsak-barsak-hastaliklari/">bağırsak</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kanser-hastaliklari/">kanser</a>i ihtimalinin ortadan kaldırılması gereklidir. Tedavi</p>
<p>Kesin bir teşhis koyabilmek için doktorun baryum ya da endoskopi testleri yapması gerekebilir. Uzun vadede kesin tedavi lifli yiyecek rejimini içerir. Doktor ayrıca sancı kesici ilaçlar da önerebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/hamilelikte-gaz-sorunlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Kusmayı Azaltmak</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/bebeklerde-kusmayi-azaltmak/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/bebeklerde-kusmayi-azaltmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 04:28:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=4072</guid>
		<description><![CDATA[BEBEKLERDE KUSMA Ne yapmalısınız? Eğer sütünüz geç geliyorsa en iyi çare, rahatlamaktır. Beslenme zamanlarında rahat olmaya ve ilginizi başka bir yöne çekmeye dikkat edin. Gerekiyorsa ailenin diğer bireylerinden uzak bir odaya gidin ve dış dünya ile ilişkinizi kesin. Bu durumun aksine, başlangıçta sütünüz ani ve bol geliyorsa bebeği beslemeden önce sütünüzün birazını sağın. Gaz ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BEBEKLERDE KUSMA </strong></p>
<p><strong>Ne yapmalısınız?</strong></p>
<p>Eğer sütünüz geç geliyorsa en iyi çare, rahatlamaktır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">Beslenme</a> zamanlarında rahat olmaya ve ilginizi <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>ka bir yöne çekmeye dikkat edin. Gerekiyorsa <a href="http://www.saglikvediyet.info/gebeligin-onlenmesi-ve-aile-planlanmasi/">aile</a>nin diğer bireylerinden uzak bir odaya gidin ve dış dünya ile ilişkinizi kesin. Bu durumun aksine, başlangıçta sütünüz ani ve bol geliyorsa bebeği beslemeden önce sütünüzün birazını sağın. Gaz ya da susuzluk bu durumun nedeni olabilir.</p>
<p><strong>Sütten kesilme</strong></p>
<p>Doktorunuz bebeğe ne zaman ve nasıl katı yiyecekler vermeniz gerektiği hakkında gerekli bilgiyi verecektir. Yine de size yardımcı olacak birkaç esas üzerinde duralım.</p>
<p>• Üçüncü aydan önce sütten başka besin vermeyin.</p>
<p>•  Günde bir kere, az miktarda (yaklaşık bir <a href="http://www.kadinlar.tc/cay/">çay</a> kaşığı) <a href="http://www.kadinlar.tc/pirinc/">pirinç</a> unu, <a href="http://www.kadinlar.tc/tahil-ve-baklagil-kozmetikler/">tahıl</a>lardan hazırlanmış mamalar; meyve ya da <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/sebze-yemekleri/">sebze</a> püresi vererek kati yiyecekler vermeye yavaşça başlayın.</p>
<p>•  Başlangıçta verdiğiniz <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/">yemek</a>lerin yumuşak ve yeterli derecede sulu olmasına dikkat edin.</p>
<p>•  Zamanla tatları ve yapıları farklı yiyecekler verin.</p>
<p>Katı yemekler vermeye başlayınca, bebeğinizin sütünü azaltmayı unutmayın; aksi halde bebeğiniz <a href="http://www.saglikvediyet.info/asiri-kilo-alma-sismanlik/">aşırı kilo</a>lu olur.</p>
<p>Bazı yemekleri sevmemek <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>lar için doğaldır. Çocuk, verdiğiniz bir yemeğin tadını ya da yapısını beğenmeyebilir (Sütten kesilme, sağda).</p>
<p><strong> <a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/kusma.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-4073" title="kusma" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/kusma.jpg" alt="" width="300" height="245" /></a>Anne sütü ve mama İle beslenme</strong></p>
<p>Günümüzde bütün doktorlar anne sütünün bebeği beslenmenin en iyi yolu olduğunda birleşiyorlar. Bebeğin ihtiyacı olan bütün <a href="http://www.saglikvediyet.info/saglikli-besinler-secmek/">besinler</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/anne-sutunu-cogaltmak/">anne sütü</a>nde en uygun oranda ve en hazmı kolay şekilde vardır. Bunun yanı sıra, anne sütü ile beslenen bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">bebek</a> sütünden <a href="http://www.saglikvediyet.info/antikorlarin-rolu/">antikor</a> adı verilen maddeler alır, bunlar da bebeği <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a>lara karşı korur. İstemelerine rağmen süt veremeyen, ya da süt vermemesi gereken çok az <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a> vardır. Süt vermenin başlangıçtaki zorluklarından, çoğunun üstesinden sabır ve kararlılıkla gelinebilir. <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/bebegin-anne-sutuyle-beslenmesi/">Anne sütü ile beslenme</a>nin genel bazı sorunları aşağıda gösterilmektedir. Acıyan göğüs uçları  <a href="http://www.saglikvediyet.info/memegogussorunlari-ve-tedavisi/">Göğüs</a> uçlarının çevresindeki ciltte çatlaklar oluşur ve acı, beslenme boyunca sürerse, doktorunuza ya da ebenize başvurun.</p>
<p>Yeni annelerin çoğu <a href="http://www.saglikvediyet.info/memegogussorunlari-ve-tedavisi/">meme</a> vermenin ilk birkaç gününde acı duyarlar. Bu, genellikle özel bir bakım gerekmeksizın iyileşir ama rahatsızlığı azaltmak için birkaç öneride bulunabiliriz.</p>
<p>• Bebeğinizin normal şekilde emdiğinden emin olun.<br />
• Göğüslerinizin aşırı dolmasını önleyin.<br />
• Beslenme aralarında göğüs uçlarınızın mümkün olduğunca kuru olmasını sağlayın.<br />
• Gerekirse yumuşak, lanolin özlü krem sürün.</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/anne-sutunu-cogaltmak/">Sütü artırmak</a></strong></p>
<p>Annelerin çoğu, bebeklerinin ihtiyacı olduğu oranda süt üretirler.</p>
<p>Aşağıdaki kurallar sütünüzün bol olmasını sağlayacaktır.</p>
<p>• Besleyici bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">diyet</a> uygulayın. (Günde normalden 800 kalori fazlasına ihtiyacınız olabilir.)</p>
<p>• Aşırı yorgun olmamaya çalışın.</p>
<p>• Sizin ya da bebeğinizin her ihtiyacı olduğunda süt vermeyi dene </p>
<p>• Geçici olarak bebeğinizi besleyemiyorsanız sonradan normal beslemeyi sağlayabilmek için sütünüzü sağın.</p>
<p>• Özel bir neden olmadıkça bebeğinizi başka türlü beslemeyin.</p>
<p>Bu, göğüslerinizin süt üretmesini sağlayan uyarı sinyallerinin gelmesini önleyecek ve sütünüzü azaltacaktır.</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/emzirmeye-karsi-biberon/">Emzirmek</a></strong></p>
<p>Bebeğinize süt verirken bütün göğüs ucunu ve çevresindeki renkli bölgeyi ağzının içine almasına dikkat edin, yoksa göğüs uçlarınız acıyabilir. Eğer göğüsleriniz aşırı dolu ise, emzirmek güçleşebilir. Aşağıdaki tavsiyelere uyun. Aşırı dolu göğüsler</p>
<p>Bu, sizin için rahatsızlık verici, emmeyi güçleştirdiğinden bebeğiniz için de sinir bozucu olabiür. Bu sorunu çözmek için bazı öneriler aşağıda sıralanmıştır.</p>
<p>• Bebeğinizi sık sık beslenmeye teşvik edin.</p>
<p>• Eğer emmek bebeğiniz için zor oluyorsa, her beslenmeden önce göğsünüzden biraz süt sağın.</p>
<p>• Göğüsleriniz fazla doluysa ve bebeğiniz beslenmeye hazır değilse, biraz süt sağın.</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikbilgilerim.com/yeni-dogan-bebegin-mamayla-beslenmesi/">Mama ile beslenme</a></strong></p>
<p>Anne sütü küçük bebekler için en iyi beslenme yoludur. Ama süt veremeyen ya da vermek istemeyen anneler için modern mamalar, tatmin edici bir alternatif oluşturmaktadır. Mama hazırlamak</p>
<p>Mamalar her zaman üzerlerinde yazılı olan tarife uyarak hazırlanmalıdır. Fazla mama özü katmak besinin tehlikeli derecede yoğun olmasını, az mama özü katmak ise, yeterli <a href="http://www.saglikvediyet.info/asiri-kilo-alma-sismanlik/">kilo alma</a>yı önler. Her zaman kaynatılmış süt kullanın. Besinleri önceden hazırlayıp hava geçirmeyen kaplara koyun ve buzdolabında veya soğuk bir yerde 24 saatten fazla bekletmeyin. Beslenme malzemelerini sterilize etmek</p>
<p><a href="http://www.kadinlar.tc/mikrop-ve-bakterilerin-sebep-oldugu-hastaliklar/">Mikrop</a>lar yeterince yıkanmamış biberon ve kaplarda kolaylıkla üredikleri için her beslenmeden sonra beslenme malzemelerini iyice yıkayın ve bir sonraki beslenmeden önce sterilize edin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/bebeklerde-kusmayi-azaltmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Uyku Düzensizliği</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/bebeklerde-uyku-duzensizligi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/bebeklerde-uyku-duzensizligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 04:07:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=4064</guid>
		<description><![CDATA[Aynı odayı paylaşma gereksiz rahatsızlıklarla sonuçlanabilir. Bunun sebebi, sizin çıkardığınız ve bebeğinizi rahatsız eden sesler kadar bebeğinizin yakınlığının onun hareketlerinden fazlasıyla haberdar olmanıza ve sıklıkla çıkardıkları ufak sesleri uyanıklığının bir işareti olarak düşünmenize yol açmasıdır. Çoğu bebek uyurken hareketlidir ve rahatsız edilmezlerse uyumaya devam ederler. Ne yapmalısınız? Mümkünse bebeğinizi ayrı bir odaya geçirin. Gerçek bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aynı odayı paylaşma gereksiz rahatsızlıklarla sonuçlanabilir. Bunun sebebi, sizin çıkardığınız ve bebeğinizi rahatsız eden sesler kadar bebeğinizin yakınlığının onun hareketlerinden fazlasıyla haberdar olmanıza ve sıklıkla çıkardıkları ufak sesleri uyanıklığının bir işareti olarak düşünmenize yol açmasıdır. Çoğu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">bebek</a> uyurken hareketlidir ve rahatsız edilmezlerse uyumaya devam ederler.<br />
<strong>Ne yapmalısınız?</strong> Mümkünse bebeğinizi ayrı bir odaya geçirin. Gerçek bir ağlamayı duymamanız pek mümkün değil. Ama önemli olmayan seslerle rahatsız olma ihtimaliniz azdır. Bebeğinizi soğuk uyandırıyor olabilir.<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/bebek5-5080.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4065" title="bebek5-5080" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/bebek5-5080-300x218.jpg" alt="" width="300" height="248" /></a><br />
<strong>Ne yapmalısınız?</strong> <a href="http://www.saglikvediyet.info/uyku/">Uyku</a>da çok hareket eden ve üstünü açan bir bebek geceleri bir uyku tulumu veya ısıtacak bir pijama ile sıcak tutulabilir.</p>
<p>Endişe, bebekte uyku bölünmesinin sebebi olabilir. Alışılmış ev yaşantısındaki küçük değişiklikler hile bazı bebekleri tedirgin eder.</p>
<p><strong>Ne yapmalısınız?</strong> Bebeğinize endişelenecek bir neden olmadığını telkin etmek birkaç gün alabilir. Bu arada düzende daha fazla değişiklik olmamasına gayret edin. Bebeğiniz gece uyandığ zaman içecek bir şey verin ve kucağınıza alın, ama kendisinin tekrar yatağına yatırılacağını anladığından emin olun, aksı takdirde geceleri uyanıp oyun oynamayı bekler ve bunu far alışkanlık haline getirir . <a href="http://www.saglikvediyet.info/kulak-agrilari-ve-kulak-akintilari/">Kulak ağrısı</a> muhtemelen bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/orta-kulak-iltihabi-ve-orta-kulak-bozunlari/">orta kulak iltihabı</a> sonucudur ve önceleri iyi uyuyan bir bebekte gece uyanmaları ve huzursuzluğun sık rastlanan bir nedenidir.</p>
<p><strong> Uyuma düzenleri</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bebeklerde-uyku-duzensizligi/">Bebeklerin uyuma düzenleri</a> ve uyku ihtiyaçları birbirlerinden farklıdır, bu <a href="http://www.saglikvediyet.info/yuz-agrilari/">yüz</a>den, bebeğiniz bir tanıdığınızın aynı yaştaki çocuğundan daha az uyuyorsa, bebeğinizin normal olmadığı düşüncesine kapılıp yanılgıya düşmeyin.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/yeni-dogan-bebegin-beslenmesi/">Yeni doğan</a> bir bebek zamanının çoğunu uyuyarak geçirir, yaklaşık 3 saatte bir ihtiyaçları için uyanır. Üc aylardan sonra, çoğu bebek geceleri daha çok uyuyacak ve belki de gecede yalnız bir kere uyanacaktır. Gündüz uykusuz geçen süreler de muhtemelen uzayacaktır. </p>
<p><strong>6 aylık</strong> Bebek 6 aylık olduğu zaman artık gecenin büyük kısmını uyuyarak geçirir, fakat sabahın erken saatlerinde bir şey içmek için uyanabilir. Günün büyük kısmını uyanık geçirecektir ama muhtemelen sabah ve öğleden sorna hafif bir uykuya ihtiyacı olacaktır.</p>
<p><strong>Bir Yaş</strong></p>
<p>Bir yaşındaki bebek genellikle gece <a href="http://www.saglikvediyet.info/omuz-ve-boyun-agrisi/">boyun</a>ca uyanmadan uyur. (ortalama 10-12 saat arası) Bu yaştaki bebeğin muhtemelen günde bir kez hafif bir uykuya ihtiyacı olacaktır.</p>
<p>Gece <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">beslenme</a> çağını aşmış bebeklerde sizin varlığınızdan emin olmak ve bunun verdiği rahatlık ihtiyacı, gece uyanmalarının nedenidir.<br />
<strong>Ne yapmalısınız?</strong></p>
<p>Bebeğinizi belirli bir düzene sokmak için elinizden geleni yapın.<br />
Bebeğinizin uyumasına yardımcı olma) Bebeğiniz gece uyanırsa içecek bir şey verin fakat yatağından kaldırmaktan kaçının kendi varlığınızdan emin olmasını sağlamak ve kendinizi her şeyin yolunda olduğuna inandırmak için bebeğinizin yanında gerektiğinden fazla kalmayın. Odayı terk ettiğinizde bebeğiniz ağlarsa, geri dönmeyin. Tekrar uyumadan önce birkaç dakika ağlaması bebeğinize hiçbir  zarar vermez.Ancak gece gündüzün büyük kısmım uyuyarak geçirirken; yavaş yavaş gündüz uyanık, gece uyuyan bir rejime geçmek bütün bebeklerde görülen bir durumdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/bebeklerde-uyku-duzensizligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kulak Çınlaması</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kulak-cinlamasi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kulak-cinlamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 04:53:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=4022</guid>
		<description><![CDATA[KULAK ÇINLAMASI Kulağınızda zaman zaman vızıldamalar olur. Fısıltı gibi sesler işitilmesi, kulak hastalıklarının bir belirtisi olabilir. Barotravma adı verilen durumda orta ve dış kulak arasındaki basınç dengesi bozulur. Özellikle yolculuk sırasında soğuk algınlığı veya burun tıkanması varsa, sorunun nedeni bu olabilir. Ne yapmalısınız? Burun deliklerinizi elinizle tıkayarak burnunuzdan hava vermeye çalışın. Bu girişim çok zaman, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/kulak-cinlamasi/">KULAK ÇINLAMASI</a></strong></p>
<p>Kulağınızda zaman zaman vızıldamalar olur. Fısıltı gibi sesler işitilmesi, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">kulak hastalıkları</a>nın bir belirtisi olabilir.</p>
<p>Barotravma adı verilen durumda orta ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/dis-kulak-bozunlari/">dış kulak</a> arasındaki basınç dengesi bozulur. Özellikle yolculuk sırasında <a href="http://www.saglikvediyet.info/soguk-alginliginin-bitkisel-tedavisi/">soğuk algınlığı</a> veya <a href="http://www.saglikvediyet.info/burun-tikanmasinin-bitkisel-tedavisi/">burun tıkanması</a> varsa, sorunun nedeni bu olabilir.<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/kulak_2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4023" title="kulak_2" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/kulak_2-300x283.jpg" alt="" width="300" height="253" /></a><br />
<strong>Ne yapmalısınız?</strong></p>
<p>Burun deliklerinizi elinizle tıkayarak burnunuzdan hava vermeye çalışın. Bu girişim çok zaman, çınlamayı ortadan kaldırır. Sorun 24 saatten daha uzun süre devam ederse, doktora başvurun.</p>
<p><strong>Kulağa böcek kaçtığı zaman uygulanacak ilkyardım</strong></p>
<p>Kulağa böcek kaçacak olursa, başınızı o kulak Üstte kalacak şekilde eğip kulağa ılık su koymanız yeterlidir. Başka birinin yardımıyla daha iyi becerebileceğiniz bu iş, böceğin yüzeye çıkmasına neden olur. Bunun yerine su dolu banyo küvetine, kulaklarınız su| altında kalacak şekilde sırt üstü de uzanabilirsiniz. Bu önlemler fayda vermezse, doktora gitmeniz gerekir.</p>
<p>Kulağa su doldurduğunuzda, kulak <a href="http://www.saglikvediyet.info/memegogussorunlari-ve-tedavisi/">meme</a>sini de hafifçe çekiştirin.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/dis-kulak-bozunlari/">Dış kulak</a> kanalınıza bir böcek ya da başka bir yabancı cisim kaçmış olabilir.</p>
<p><strong>Kulağın yapısı</strong></p>
<p>Kulak, başlıca üç bölümdür. Dış kulak, kulağın kafa dışında kalan kısmı olan <a href="http://www.saglikvediyet.info/kepce-kulaklar/">kulak kepçesi</a>ni içerir. Kulak kepçesi ses dalgalarını toplayarak dış kulak kanalı yoluyla kulak zarına iletir ve onun titreşmesini sağlar. Orta kulakta kulak zarıyla üç küçük <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">kemik</a> (çekiç, örs ve üzengi kemikleri) vardır. Bu kemikler kulak zarındaki titreşimleri iç kulağa iletir. <a href="http://www.saglikvediyet.info/orta-kulak-iltihabi-ve-orta-kulak-bozunlari/">Orta kulak</a>taki nava basıncı, burasıyla <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">boğaz</a> arasındaki östaki borusu aracılığıyla hep dış ortam basıncına eşit tutulur.</p>
<p>iç kulak sıvıyla doludur. Burada orta kulaktan gelen titreşimleri <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/">sinir</a>sel uyarılar halirte dönüştüren salyangoz (koklea) vardır. Bu uyarılar işitme siniriyle beyne ulaştırılır. İç kulakta ayrıca, vücudun dengesini devam ettiren labirent de vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kulak-cinlamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Zihin Bulanıklığı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-zihin-bulanikligi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-zihin-bulanikligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 23:56:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=4030</guid>
		<description><![CDATA[ZİHİN BULANIKLIĞI Zihinsel bulanıklığı olan çocuklar saçma sapan konuşurlar, dalgın ve huzursuzdurlar. Olmayan şeyleri görüp işittiklerini sanırlar. Bu belirtiler üzerinde önemle durulması ve doktora başvurulmasını gerektirir. Daha önce iyi olan bir çocuk başından aldığı bir darbe sonunda dalgınlaşma bunun nedeni yavaş yavaş oluşan bir iç beyin kanamasının beyin içi basıncını artırması olabilir. Menenjit Tedavi Çocuğunuz, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ZİHİN BULANIKLIĞI </strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-zihin-bulanikligi/">Zihinsel bulanık</a>lığı olan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>lar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/">saç</a>ma sapan konuşurlar, dalgın ve huzursuzdurlar. Olmayan şeyleri görüp işittiklerini sanırlar. Bu belirtiler üzerinde önemle durulması ve doktora <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>vurulmasını gerektirir.</p>
<p>Daha önce iyi olan bir çocuk başından aldığı bir darbe sonunda dalgınlaşma bunun nedeni yavaş yavaş oluşan bir iç <a href="http://www.saglikvediyet.info/beyin-kanamalari/">beyin kanaması</a>nın <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/">beyin</a> içi basıncını artırması olabilir.<br />
<strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/inmeanevrizma.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4031" title="inmeanevrizma" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/inmeanevrizma-300x225.jpg" alt="" width="300" height="245" /></a>Menenjit</strong></p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Çocuğunuz, beyninde ya da kafatasındaki tahribatın yeri ve yoğunluğunun anlaşılması için hastaneye kaldırılır. Orada kendisine kafatası röntgeni ve BBT  testleri yapılacaktır. Ameliyat gerekebilir.</p>
<p><strong>BBT</strong> BBT (Bilgisayarlı beyin tomografisi) teşhise geniş çapta yardımcı olabilen ve acı vermeyen bir işlemdir. Klasik röntgen metotlarına, benzemeyen BBT sayesinde, <a href="http://www.saglikvediyet.info/kanin-pihtilasmasi/">kan pıhtıları</a> ve <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/tumor-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/">tümör</a>ler gibi yumuşak dokular da görülür. Bu işlem, vücudun etrafında dolaştırılan ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/yuz-agrilari/">yüz</a>lerce röntgen ışmı yayınlayan kamera aracılığıyla gerçekleştirilir. &#8220;Elde edilen veriler bir bilgisayar aracılığıyla incelenir ve alanın seri resimleri alınarak incelenir.</p>
<p><strong>Baş BBT&#8217;si</strong> BBT &#8216;yi yaptırmak için çocuk başı makinanın içinde olarak bir masaya yatırılır. Resimlerin bulanık çıkması için kendisinden kıpırdamaması istenir.</p>
<p>Virüs veya <a href="http://www.saglikvediyet.info/bakteri-enfeksiyonu-perfringens-septisemisi/">bakteri</a>yal bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a>un neden olduğu <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/beyin-zari-hastaliklari/">beyin zarı</a> <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/iltihaplar/">iltihap</a>lanmasıdır.</p>
<p><strong>Tedavisi</strong></p>
<p>Kesin bir teşhis konulabilmesi için çocuğunuz, büyük bir olasılıkla <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/omurilik-sivisi-hangi-durumlarda-incelenir/">omurilik sıvısı</a>ndan örnek alınması için bir hastaneye kaldırılacaktır. Serum ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bakteri-enfeksiyonu-perfringens-septisemisi/">bakteriyal enfeksiyon</a> için <a href="http://www.saglikvediyet.info/yanlis-antibiyotik-kullanimi/">antibiyotik</a> verilecektir.</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">Göz</a> seviyesinde BBT</strong></p>
<p>Kafanın üstü yukarıda kalacak şekilde yapılır. Beyaz kısımlar kemik, gri kısımlar doku ve siyah kısımlar hava boşluğudur.</p>
<p><strong>Başın üst kesitine uygulanan BBT</strong></p>
<p>Solda başm üst kesitinden  alınan BBT&#8217;de hastanın durumu görünüyor. Ortadaki gri kısım beyindir.</p>
<p>Doktor çocuğunuzun kulaklarına özel bir itina göstererek muayene edecek ve sizden genel gelişmesini öğrenecektir. Çocuğunuzun geç konuşmasının belirli bir sebebi bulunamazsa, doktor çocuğun kendiliğinden konuşmaya başlamasını beklemenizi, bu arada büyüklerin ve çocukların konuşmalarını bol bol dinlemesi imkanını <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/">yara</a>tmanızı isteyecektir. Sağırlıktan şüphelenirse, diğer işitme testlerinin yapılabilmesi için çocuğunuzu bir uzmana gönderir. iyi anlaşılmayan konuşmalar <a href="http://www.saglikvediyet.info/sagirlik/">sağırlık</a> belirtisi olabilir. Doktora başvurun. Tedavi</p>
<p>Doktor bir ön işitme testi uygulayacak ve çocuğunuzun <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">kulak</a>larını muayene edecektir, Sağırlıktan şüphe ederse diğer test ve tedavilerin yapılabilmesi için çocuğunuzu bir uzmana gönderir.</p>
<p>Kelimeleri telaffuz ederken bir zorluk çekmiyorsa, konuşmak istemeyişinin sebebi konuşma mekanizmasındaki bir bozukluk veya sağırlık olamaz. Uzman bir doktora danışın.</p>
<p>Küçük çocukların çoğu konuşmada bir çekinme dönemi geçirirler. Bunun nedeni; heyecanlandıkları zaman beyinlerinin konuşabildiklerinden daha hızlı çalışmasıdır. Normal bir durum olup, hemen hemen her çocuk bu devreyi geçirir.</p>
<p><strong>Ne yapmalısınız?</strong></p>
<p>Kelimelerin sonunu onun yerine getirerek ona yardımcı olmaya çalışmayın. Bu <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kekemeligin-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/">kekeme</a>liğine dikkat çekmek olur ve kekeleme süresini uzatabilir.</p>
<p>Küçükken geç konuşma özelliği gösteren çocuklarda büyüme yıllarında kekeleme görülebilir. Bu durum endişe duygusu ve heyecanlanma halinde daha da kötüleşır. Doktora başvurun.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Doktor çocuğunuzu tedaviye alabilir. Küçük yaşta tedavi gören çocuklar genellikle bu güçlüklerini yenerler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-zihin-bulanikligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanımızda Neler Var?</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kanimizda-neler-var/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kanimizda-neler-var/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 20:32:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kan ve Kan Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3963</guid>
		<description><![CDATA[Kanımızda Neler Var? Kanımız, her birinin kendine has bir vazifesi olan alyuvarlar, akyuvarlar, trombositler ve plazmadan oluşur. Alyuvarlar vücut hücrelerimize oksijen taşır. Akyuvarlar (bir sonraki safyada göreceğiniz gibi), hastalıklarla mücadele eder. Trombositler, damardan kan sızıntısını önlemekte rol oynar. Yüzde 90 nisbetinde sudan oluşan plazma, kanımızın sıvı bölümüdür. Plazma al ve akyuvarları, trombositleri, besin maddelerini ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/kan-ve-kan-hastaliklari/">Kan</a>ımızda Neler Var?</strong></p>
<p>Kanımız, her birinin kendine has bir vazifesi olan <a href="http://www.saglikvediyet.info/kanin-yapisi-ve-ozellikleri/">alyuvarlar</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/kanin-yapisi-ve-ozellikleri/">akyuvarlar</a>, trombositler ve plazmadan oluşur. Alyuvarlar vücut <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/hucre-ve-beslenme/">hücreler</a>imize oksijen taşır. Akyuvarlar (bir sonraki safyada göreceğiniz gibi), hastalıklarla mücadele eder. Trombositler, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kalp-ve-damar-hastaliklari/">damar</a>dan kan sızıntısını önlemekte rol oynar.</p>
<p>Yüzde 90 nisbetinde sudan oluşan plazma, kanımızın sıvı bölümüdür. Plazma al ve akyuvarları, trombositleri, <a href="http://www.saglikvediyet.info/ana-beslenme-maddeleri/">besin maddeleri</a>ni ve hormonları taşır, ısıyı dağıtır. Ayrıca hücrelerimizin içinde ve etrafında ihtiyaç duyulan sıvıyı da plazma temin eder.</p>
<p>Olgun bir alyuvarın hücre çekirdeği yoktur, yani hücre bölünmesi yoluyla üreyemez. Bu yüzden, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kemik-hastaliklari/">kemik</a> iliğimiz sürekli olarak yeni alyuvarlar imal etmekle meşguldür. Yetişkin bir erkeğin kanında yaklaşık 3 trilyon alyuvar vardır. Ortalama dört ay yaşayan alyuvarlar yıprandıklarında büyük çoğunluğu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/">dalak</a>ta olmak üzere vücut tarafından parçalanırlar.</p>
<p>Alyuvarlar incecik kılcal damarlardan bile süzülecek esnekliktedir. Oksijen molekülleri alyuvarın taşıdığı hemoglobin adı verilen bir maddeye bağlanır. Hemoglobinin ana malzemesi demirdir. Kılcal damarlara ulaşan alyuvar, taşıdığı oksijeni civar dokulara verir.</p>
<p>Normalde, alyuvarlar kan hacmimizin yaklaşık yüzde 45&#8242;ini oluşturmaktadır. <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kansizlik/">Kansızlık</a> hastalığı çeken kişilerde ise yeterli miktarda sıhhatli alyuvar yok demektir. Getir-Götür işleri</p>
<p>Kan plazmamız ve alyuvarlarımız kılcal damarlardan civar dokulara lüzumlu malzemeyi taşır ve buralardaki atık maddeleri toplarlar. Kılcal damarlar o kadar incedir ki, 10 tanesi bir araya gelse, kalınlıkları ancak bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/">saç</a> teli kadar olur</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/kan_hucreleri.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3964" title="kan_hucreleri" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/kan_hucreleri-300x227.jpg" alt="" width="300" height="247" /></a>Trombositler kemik ilimiğimizdeki büyük hücrelerin ufalanmasıyla oluşmuş minik parçacıklardır. Ortalama ömrü dört gün olan trombositlerin vazifesi birbirlerine yapışıp pıhtılaşma oluşturarak, kan kaybını önlemektir. Eğer kanda yeterince trombosit yoksa, <a href="http://www.saglikvediyet.info/kanin-pihtilasmasi/">pıhtılaşma</a> gerçekleşmez, bu <a href="http://www.saglikvediyet.info/yuz-agrilari/">yüz</a>den de en ufak kesik bile büyük bir tehlike arzedebilir.</p>
<p><strong> Sızıntının Kapanması</strong></p>
<p>(1) Elimize batan bir iğne, bir kan damarına rastlayabilir. Damardan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>mizin içine kan akar.<br />
(2) Kandaki küçük trombositler yarayı kapatmak için olay yerine hücum eder.<br />
(3) Trombositler yapışkan iplikler halinde bir maddenin teşekkül etmesini sağlar. Bu iplikler kanı pıhtılaştırıp, kanamayı durduran bir ağ oluşturur.<br />
(4) Yaranın üzeri yeniden sıhhatli deri hücreleriyle örtülür. Hemofili hastalarında <a href="http://www.saglikvediyet.info/kanin-pihtilasmasi/">kan pıhtılaşması</a> çok güç olmaktadır.</p>
<p><strong>Mor Bir Leke</strong></p>
<p>Kolumuzu veya bacağımızı sert bir cisme çarpıp, berelediğimizde, cildimizde mor bir leke ortaya çıkar. Bu durumda, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">cilt</a> yüzeyimizin altında, çatlayan kan damarlarından kan sızmaktadır.</p>
<p><strong>Akyuvarlarımız</strong></p>
<p>Akyuvar hücreleri alyuvarların iki katı büyüklüğüne ulaşabilmektedir. Kanımızdaki her bir akyuvara karşılık 500 ilâ 1000 alyuvar vardır.</p>
<p>Akyuvarlar hem kemik iliğinde, hem de lenf şebekemizde imal olunur. Damar duvarlarından kolaylıkla süzülerek içeri ve dışarı geçebilen akyuvarlar zor durumdaki dokuların yardımına koşar.</p>
<p>Vücuda <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalık</a> yapan organizmalar (virüs veya <a href="http://www.saglikvediyet.info/bakteri-enfeksiyonu-perfringens-septisemisi/">bakteriler</a>) girdiği zaman, vücut hastalıkla mücadele etmek için otomatik olarak akyuvar üretimini hızlandırır. Üretilen bu akyuvarların büyük bölümü çöpçü hücrelerdir. Çöpçü hücreler bakterileri, artık maddeleri ve ölü hücreleri yiyerek sıhhatimizi kazanmamıza yardımcı olur.</p>
<p>Akyuvar üretiminin kontrolsüz biçimde artmasına kan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kanser-hastaliklari/">kanser</a>i adı verilmektedir. Olgunlaşamayan bu faydasız akyuvarlar bir süre sonra o kadar kalabalıklaşır ki, kanda sıhhatli al ve akyuvarlara yer kalmaz. Bütün akyuvarlar, alyuvarlardan daha büyüktür. Bu akyuvarda bileşik hücre çekirdeği görülüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kanimizda-neler-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kol Bacak Ağrıları ve Kırıkları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-kolbacak-agrilari-ve-kiriklari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-kolbacak-agrilari-ve-kiriklari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 23:02:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Ortapedi]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3993</guid>
		<description><![CDATA[KOL VE BACAK AĞRILARI Tekrarlayan uzun ağrılar, çocuklukta normaldir ve endişelenmeye gerek yoktur. (Balon büyüme ağrıları) Çocuğunuz ağrıyan uzvunu kullanamıyorsa, ağrı 24 saatten uzun sürüyorsa veya kendini halsiz hissediyorsa, doktora başvurun. Hafif incinmeler dışında başka bir belirti yoksa; bu ağrılar genellikle oyun sırasında sık sık olan çarpma veya düşme sonucu görülen ağrılardır, özel bir tedaviye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KOL VE BACAK AĞRILARI </strong></p>
<p>Tekrarlayan uzun <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/agrilar/">ağrılar</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>lukta normaldir ve endişelenmeye gerek yoktur. (Balon büyüme ağrıları) Çocuğunuz ağrıyan uzvunu kullanamıyorsa, ağrı 24 saatten uzun sürüyorsa veya kendini halsiz hissediyorsa, doktora başvurun.</p>
<p>Hafif <a href="http://www.saglikvediyet.info/incinmeler/">incinmeler</a> dışında <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>ka bir belirti yoksa; bu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/agrilar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ağrılar">ağrılar</a> genellikle oyun sırasında sık sık olan çarpma veya düşme sonucu görülen ağrılardır, özel bir tedaviye gerek yoktur. Çocuğunuz ağrıyan organını kullanmıyorsa, ağrı 24 saatten uzun sürüyorsa veya kendini halsiz hissediyorsa, doktora başvurun.<br />
<strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/1226499672ucgen2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3994" title="1226499672ucgen2" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/1226499672ucgen2-172x300.jpg" alt="" width="300" height="250" /></a>Kol</strong></p>
<p>Kırık <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/cikiklarda-ilkyardim/">çıkıklar</a>da gerekli ilkyardım Çocuğunuz ağrıyan uzvunu kullanmakta güçlük çekiyorsa veya uzvun normal pozisyonunda bir anormallik dikkati çekiyorsa, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">kemik</a> kırılması veya çıkma olabilir.</p>
<p><strong>Genel bilgiler </strong></p>
<p>— Kemiği veya eklemi yerine yerleştirmek için hiçbir şey yapmayın, bu müdahaleyi yalnızca doktor yapmalıdır.</p>
<p>— Tıbbi müdahaleyi beklerken çocuğu sıcak tutmaya çalışın ve olabildiğince sakin davranın.</p>
<p>— Yiyecek veya içecek hiçbir şey vermeyin, kemiğin tedavisi için genel bir anestezi gerekebilir.</p>
<p>— Hemen tıbbi yardım sağlanabilmişse, çocuğu yerinden oynatmak için hiçbir şey yapmayın.</p>
<p>— Tıbbi yardımın sağlanması zaman alacaksa veya çocuğu yerinden oynatmak gerekiyorsa, aşağıda tarif edilen bandajlar yardımıyla en rahat pozisyonu sağlayarak yerinden kaldırın.</p>
<p>— <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/ilk-yardim/">İlk yardım</a> uygulandıktan sonra tıbbi yardım sağlamaya çalışın veya çocuk ayağa kalkabiliyor ve vürüyebiliyorsa (<a href="http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-kolbacak-agrilari-ve-kiriklari/">kol kırılmaları</a>nda olduğu gibi) en yakın hastaneye götürülmelidir.<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/">Yara</a>lı kolu, <a href="http://www.saglikvediyet.info/memegogussorunlari-ve-tedavisi/">göğüs</a> hizasına dikkatlice yerleştirin (göğüs ve kol arasına bir havlu koyabilirsiniz). <a href="http://www.saglikvediyet.info/omuz-ve-boyun-agrisi/">Boyun</a> çevresinden başka bir havluya bağlayarak, kolun rahatça tasınabilmesini sağlayın .Gerekiyorsa, bandaj kullanarak kolun vücuttan uzaklaşmasını önleyin. Sargı yapıldığı takdirde kol daha emniyetli olur. Omuz, <a href="http://www.saglikvediyet.info/koprucuk-kemigi/">köprücük kemiği</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/dirsek-kemigi/">dirsek</a> veya kol, çocuğun en rahat olduğu pozisyonda, askıya alınır.</p>
<p><strong> Sargılar</strong></p>
<p>Sargı, yaralanan uzvun hareket etmesini enseleyerek daha fazla zarar görmesini engeller ve ağrıyı dindirir. Bu sargılar sıkı bir destek şeklinde olmalıdır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/acil-durumlarda-neler-yapilmali/">Acil durumlar</a>da, rulo yapılmış gazete gibi çevrede sıkça rastlanan herhangi bir şey yardımıyla sargı yapabilirsiniz. Sargıyı daima yaradan uzakta iki ayrı noktadan bağlayarak sağlamlaştırın. Bu müdahale için geniş kumaş parçalarını veya bandajları tercih etmek gerekir (tel veya benzeri şeyler kulanılmamalıdır.) Sargının çok fazla sıkı olmaması gerekir. (Parmağınızın gireceği kadar boşluk bırakmalısınız.)</p>
<p><strong>Sargı tekniği:</strong></p>
<p>Her evde bulunabilen gazete kâğıdı, acil durumlarda sargı yapmakta kullanılabilir. İki ayrı tahtadan bağlayarak sargıyı sağlamlaştırın. Ve fazla sıkı olmamasına dikkat edin. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bacak-yaralari-veya-varis-yaralari/">Bacak</a> için yapacağınız sargıda, iki bacak arasına yumuşak bir şey sıkıştırarak sargıyı sağlamlaşurabilirsiniz.</p>
<p><strong>Bacak</strong></p>
<p>Yaralı bacağı sağlam olana bağlamak yoluyla emniyete alın. İki bacak arasına yumuşak bir şey yerleştirebilirsiniz</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/diz-agrisinin-bitkisel-tedavisi/">Diz</a></strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">Eklem</a> yerini çocuğun en rahat olduğu pozisyonda sağlamlaştırmak gerekir. Diz bükülmüş durumdaysa, sargı, bu durum hiç bozulmadan yapılmalıdır. Diz bükülemiyorsa, bacağı alttan tahta veya benzeri bir şeyle destekleyin. Bacak ve tahta arasına da yumuşak bir havlu koyun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-kolbacak-agrilari-ve-kiriklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Duyu Organları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/duyu-organlari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/duyu-organlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 18:37:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Vücut Yapımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3956</guid>
		<description><![CDATA[Beynimiz vücudumuzun dışından gelen bilgileri nasıl alır? Bu bilgiler, gözlerimiz, kulaklarımız ve diğer duyu organlarımız tarafından toplanmaktadır. Bir duyu organı çok sayıda iki uçlu alıcı hücreye sahiptir. Bu hücrelerin dış ucu ışık süzmelerinden, ses dalgalarından, basınçtan, hatta bazen havada uçan gıda moleküllerinden bilgi toplar. Alıcı hücre, topladığı bu bilgileri elektrik sinyallerine dönüştürür. Alıcı hücrenin iç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/beynimiz-ve-calismalari/">Beynimiz</a> vücudumuzun dışından gelen bilgileri nasıl alır? Bu bilgiler, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a>lerimiz, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">kulak</a>larımız ve diğer <a href="http://www.saglikvediyet.info/duyu-organlari/">duyu organlarımız</a> tarafından toplanmaktadır.</p>
<p>Bir duyu organı çok sayıda iki uçlu alıcı <a href="http://www.saglikvediyet.info/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/">hücre</a>ye sahiptir. Bu hücrelerin dış ucu ışık süzmelerinden, ses dalgalarından, basınçtan, hatta bazen havada uçan gıda moleküllerinden bilgi toplar. Alıcı hücre, topladığı bu bilgileri elektrik sinyallerine dönüştürür.<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/duyu.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3959" title="duyu" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/duyu-206x300.jpg" alt="" width="300" height="250" /></a></p>
<p>Alıcı hücrenin iç ucundan, duyu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/">sinir</a>leri bu elektrik sinyallerini beynin özel bölgelerine taşırlar. Beynimiz, sinyalleri seslere, görüntülere, kokulara, basınçlara ya da acıya çevirir.</p>
<p><strong>Burnumuz</strong></p>
<p>Koku duygusu, ilkel hayat türlerinde milyonlarca yıl önce oluştu. Bazı böcekler karşı cinsin kokusunu kilometrelerce uzaktan alabilirler. Diğer hayvanlarla karşılaştırıldığında, insanın koku duyusu oldukça zayıf kalmaktadır.</p>
<p>Kokular, havada yüzen kimyevi parçacıklardır. Kokulara karşı hassas alıcı hücreler <a href="http://www.saglikvediyet.info/burun-bosluklari/">burun boşlukları</a>nın üst bölümlerinde ve genizde bulunur. Bu hücreler posta pulu büyüklüğünde bir alana yayılmıştır.</p>
<p>Koku hücreleri üzerinde sümükle kaplı küçük tüyler bulunur. Bu sümük tarafından emilen kokular koku hücresi çubuklarıyla temasa geçer. Koku hücresi çubukları genzin hemen üstünde bulunan koku tüpüne elektrik sinyalleri gönderir. Koku tüpü, bu sinyalleri <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/beyin-zari-hastaliklari/">beyin zarı</a>nın belirli bir bölgesine iletir. Burada beynimiz kokuları birbirinden ayırır.</p>
<p>Beynin çeşitli kokularla uyarılması <a href="http://www.saglikvediyet.info/sinir-sistemi/">sinir sistemi</a>nden gelen otomatik tepkilerle gerçekleşir. Mesela güzel yiyecek kokuları sindirim sistemimizde salya ve sindirim sularının üretilmesine yol açabilir. Kötü kokular öğürme, hatta kusmaya yol açabilir. Koku duyumuz bizi duman ya da zehirli gazlara karşı uyarır. Kokuşmuş ve bozulmuş yiyeceklerin kokusunu önceden alarak, onları yememizi engeller.</p>
<p>Normal <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/solunum-yollari-hastaliklari/">solunum</a> esnasında havadaki kokunun küçük bir miktarı koku hücresi çubuklarına ulaşır. Eğer o kokuyu tanımlamak istersek, daha <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>n soluyarak koklarız. Dilimiz</p>
<p>Yiyeceklerdeki kimyevi maddelerin bir bölümü ağzımızdaki <a href="http://www.saglikvediyet.info/tukuruk-bezleri-hastaliklari/">tükürük</a>te erir. Dilimizin tat tomurcuklarındaki alıcı hücreler bu kimyevi maddelerle temasa geçince tat hissi meydana gelir.</p>
<p>Her tat tomurcuğu alıcı hücrelerden oluşan bir topaktır. Dilimizin ucunda, kökünde ve yumuşak <a href="http://www.saglikvediyet.info/dudak-yariklari-ve-damak-yariklari/">damak</a>ta tat tomurcukları bulunur.</p>
<p>Genel olarak dört tür tat bulunduğu öne sürülmektedir. Acı, ekşi, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/tatli-tarifleri/">tatlı</a> ve tuzlu. Ancak bunların birçok tür ve karışımları olan ara tatlar da vardır. Dilimizin belirli bölümleri belirli tatları algılar. Dilin arka kısmı acıya, ön kısımları ise tatlıya duyarlıdır. İnsan yaşlandıkça tat tomurcuklarının sayısında, dolayısıyla tat duyusunda azalma meydana gelir. Bu azalma, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/">yemek</a> zevkinin de azalmasına yolaçar. Nitekim kimi yaşlıların genellikle <a href="http://www.saglikvediyet.info/istah-acmanin-bitkisel-tedavisi/">iştah</a>sız oldukları vakidir.</p>
<p>Duyu sinirleri tat tomurcuklarından <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/">beyin</a>e sinyaller taşırlar. Daha sonra bu sinyaller beyin tat merkezine iletilir. Tat dediğimiz şeyin büyük bir bölümü kokudur aslında. Bunu <a href="http://www.saglikvediyet.info/soguk-alginliginin-bitkisel-tedavisi/">soğuk algınlığı</a> nedeniyle burnumuz tı<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a>dığı zaman anlayabilirsiniz. Bir arada çalışarak koku ve tat duyularımız binlerce değişik yiyeceği birbirinden ayırdetmemizi ve yemek yemeyi bir zevk haline getirmemizi sağlarlar.</p>
<p><strong>Burnun Ve Dilin Diğer Görevleri</strong></p>
<p>Duyu sistemimizin yanı sıra dilimiz ve burnumuz, vücudumuzdaki diğer sistemlere de hizmet ederler. Burnumuz, solunum sistemimize soluduğumuz havayı ısıtarak, temizleyerek ve nemlendirerek yardımcı olur. Dilimiz ise yiyecekleri ezip, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/agiz-ve-dis-sagligi/">ağız</a> içinde sindirim suları ve salya ile karıştırarak, sindirim sisteminde de önemli bir görev üstlenir. Gerek burun, gerekse dil konuşmamıza yardımcı olurlar. Dilimiz sesimizi biçimlendirir. Genzimiz, başımızdaki birçok boşluk,<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/"> boğaz</a>, ağız, <a href="http://www.saglikvediyet.info/sinus-hastaliklari-ivegen-sinus-iltihaplari/">sinüsler</a>, ses tellerimizin ürettiği yumuşak sesleri yükselterek, diğer insanların bizi duymasını sağlar.</p>
<p><strong> BİR ALICI HÜCRE BEYNE NASIL HİZMET EDER? </strong></p>
<p>Bir alıcı hücre bilgiyi todar ve beyinden geçen elektrik sinyallerine dönüştürür.</p>
<p><strong> Kokuları ve Tatları Toplamak</strong></p>
<p>Gerek tat ve gerekse koku algılayıcılarımız sıvı içinde erimiş kimyevi moleküllere tepki gösterir. Bu sıvı ağızda salya, burunda sümüktür.</p>
<p><strong> Koklamak ve Tatmak</strong></p>
<p>Koku alıcılarımız, kokulan sinyallere çevirerek, beyin korteksindeki koku merkezine yollar. Dilimizdeki tat alıcıları ise sinyalleri beynin tat merkezine iletir.</p>
<p><strong>Koku merkezi </strong></p>
<p>Güçlü kafatası kemikleri gözümüzü çevreler. Güçlü ve saydam kornea (saydam tabaka) <a href="http://www.saglikvediyet.info/gozbebegi-hastaliklari/">gözbebeği</a> ve göz merceğini korur. <a href="http://www.saglikvediyet.info/goz-kapagi-sismesinin-bitkisel-tedavisi/">Gözkapağı</a> ve kirpikler gözü yabancı maddelerden korur. <a href="http://www.saglikvediyet.info/gozyasi-bezlerinin-hastaliklari/">Gözyaşı bezi</a> sürekli nem sağlayarak, saydam tabakanın temiz kalmasını sağlar. Bu sıvı, <a href="http://www.saglikvediyet.info/gozyasi-yollari-hastaliklari/">gözyaşı</a> kanallarından buruna boşalır.</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/gozlerimiz/">Gözlerimiz</a></strong></p>
<p>Tüm duyularımız arasında, görme duyusu en önemlisidir. Gözlerimiz, baktığımız her şeyle ilgili bilgileri beyine aktarır. Okuma yoluyla gözlerimiz, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>ka gözlerin ve beyinlerin bilgilerini de beynimize iletir. Bir varsayıma göre, bilgilerimizin 5te 4ü beynimize gözlerimiz aracılığıyla aktarılmaktadır.</p>
<p>insanlar genellikle gözleri fotoğraf makinesi ile karşılaştırır. Gerek göz, gerekse fotoğraf makinesi görüntüleri odaklayan merceklere sahiptir. Her ikisi de gerekli miktarda ışığın geçişini ayarlayan sistemdedir. Göz, beyine elektrik sinyalleri aracılığıyla sürekli bir görüntü akışı sağlar. Bu, tıpkı bir televizyon kamerasının evimizdeki alıcıya görüntü aktarması gibidir. Ancak, göz, herhangi bir TV kamerasından çok daha karmaşık bir yapıya sahiptir.</p>
<p><strong>Işık Huzmelerinden Edinilen Bilgi</strong></p>
<p>Gözler, ışık huzmelerinden bilgi alır. Işık huzmeleri güneşten ya da çevremizdeki diğer ışık kavramlarından gelir ve objelerden yansır.</p>
<p>Işık huzmeleri objeler tarafından emilir ya da yansıtılır. Üzerine düşen ışık huzmelerinin tümünü emen cisimler siyah, tümünü yansıtan cisimler ise beyaz renkte görünür. Renkli cisimler ışık spektrumundaki belirli bölümleri emip, diğerlerini yansıtırlar. Bir şeye baktığımızda, o cisimden yansıyan ışık huzmeleri, gözümüzün saydam tabakası korneadan geçer. Daha sonra göz merceği ışığı retina üzerinde odaklar. Buradaki görüntü, aynadaki gibi ters ve başaşağıdır. Elektrik sinyalleri retinadaki görüntüyü beyine düzelmiş şekliyle iletir.</p>
<p>iris, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kahve/">kahve</a>rengi, mavi ya da başka bir renkte olabilir, gözbebeğini çevreler. Güçlü bir ışık altında gözbebeğinizi inceleyen bir göz doktoru, retina üzerindeki damarları görebilir. Göz merceği kornea ile arasındaki sıvı ile korunur. Merceğin arkasında göz berrak ve yoğun bir sıvıyla doludur.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/">Sağlık</a>lı, genç bir insanda elastik göz merceğinin <a href="http://www.saglikvediyet.info/kas-sistemi/">kaslar</a>ı, merceğin şeklini değiştirerek, farklı uzaklıklardaki cisimlerin görüntülerini retina üzerine net biçimde odaklama yeteneğine sahiptir. Ancak eğer retina göz merceğine çok yakın ya da çok uzaksa, cisimlerin görüntüleri retinada net olarak oluşmaz. Bir doktor gözlerinizi kontrol ettiği zaman, sonucu normal bir gözle kıyaslayabilecek rakamlarla açıklar. 20 — 40</p>
<p>Normal gözün görebilme uzaklığı</p>
<p>40 feet iken, sizin gözünüzün bu görüntüyü ancak 20 feet yakından görebildiği anlamında 20 — 20</p>
<p>Normal görüş anlamında 20 — 200 Körlük anlamında<br />
<strong> Gözbebeğinin Işık Huzmelerini Kabulü</strong></p>
<p>Renkli iris tabakasının ortasındaki gözbebeği, ışığı geçiren deliktir. Gözbebeği çevresinde bir spinter kası bulunur. Bu kas kasıldığında gözbebeği küçülür. Diğer kaslar, gözbebeğinden iris tabakasının çevresine uzanır. Bu kaslar kasıldığında gözbebeği büyür.</p>
<p>Eğer gözünüz görüntüleri netleyemiyorsa, göz merceğinizin gözlük ya da kontak lens gibi diğer merceklerle desteklenmesi gerekir. Astigmat hastalığı, göz merceğinin ya da korneanın şeklinin bozulmasından ötürü meydana gelir. Bu rahatsızlık da gözlük takılarak giderilebilir.</p>
<p>Retina tabakası, gözün iç kısmındadır. Retinanın içinde çubuklar ve koniler adı verilen alıcı hücreler bulunur. Bu hücrelerde ışığa duyarlı kimyasal maddeler vardır. Çubuklar, ki bir gözde yaklaşık 120 milyon tane bulunur, loş ışıkta siyah ve beyaz görüntülerin algılanması işini görürken, 7 milyon civarındaki koniler parlak ışıkta renklerin algılanması görevini üstlenirler.</p>
<p>Renk körlüğü, bu konilerin hasara uğraması ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Değişik renklere duyarlı koni türleri vardır ve bu sayede renk körleri bazı renkleri gördükleri halde, diğerlerini ayırdedemezler. Renk körlüğü kalıtımsaldır ve kadınlarda çok seyrek olarak rastlanır.</p>
<p>Yeni doğmuş bir bebek, uzaktaki cisimleri net olarak görebildiği halde, aylar boyunca yakın cisimleri net olarak göremez. Çocuklar genel olarak normal görüşe sahiptirler, fakat büyüdükçe normal görüşü kaybedebilirler.</p>
<p>Bazı yaşlılar gerek yakın, gerekse uzaktaki cisimleri net olarak göremezler ama, bu durum onların göz merceklerinin esnekliğini yitirmesinden ötürüdür. Bu durum çift mercekli gözlüklerle çözümlenebilir.</p>
<p>Küçük kaslar gözlerin hareketini kontrol eder. Beyin, bu kaslara emirler yollayarak, iki gözün de aynı yönde hareket etmesini sağlar. Eğer bu kasların güçlerinde dengesizlik meydana gelirse, şaşılık ya da şehlâlık gibi hastalıklar ortaya çıkar.</p>
<p>Göz sağlığı için iyi beslenme önemlidir. Yeterli miktarda A vitamini almayan insanlar gece karanlığında iyi göremezler. A vitamini havuç ve yapraklı bitkiler yenerek karşılanabilir.</p>
<p><strong> Gözden Beyine İletilen Mesaj</strong></p>
<p>Gözlerimizin algıladığı görüntü bilgisi, başımızın arka kısmındaki görüntü korteksinden geçer. Sağ ve sol gözümüz cisimleri farklı açılardan görür. Sol gözün sağ kısmından ve sağ gözün sağ kısmından gelen görüntü görteksin sağ kısmına düşer. Sol gözün aldığı görüntü optik kiyasmadan geçerek, bu görüntünün üstüne geçer.</p>
<p><strong>Kulaklarımız</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">Kulak</a>larımız, duymayla ilgili yegâne organlarımızda ama, aynı zamanda vücudumuzun dengesini de sağlarlar. Çevrimizi kuşatan havadan ses dalgalarını toplarlar ve onları beynin duyabileceği elektrik sinyallerine dönüştürürler. Aynı zamanda, kulaklarımız, dik durmamıza yardımcı olurar.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/dis-kulak-bozunlari/">Dış kulak</a>larımız ses dalgalarını toplayarak, kulak kanalına aktarır. Kulak kanalı, tüyler ve özel bezlerce üretilen kulak kiri sayesinde korunur. Bu tüyler ve kulak kiri, havadaki toz ve diğer zararlı maddelerin kulak zarına ulaşmasını engeller. <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kulak-hastaliklari/">Kulak zarı</a>, kulak kanalının sonunda, ince bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a> parçasıdır.</p>
<p>Kulak zarının ardında <a href="http://www.saglikvediyet.info/orta-kulak-iltihabi-ve-orta-kulak-bozunlari/">orta kulak</a> vardır. Üç küçük hassas <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">kemik</a>, bir zincir oluşturarak kulak zarına gelen ses titreşimlerini ortakulağa taşır. Şekillerinden ötürü bu kemikler» örs, çekiç ve üzengi adı verilmiştir. Üzenginin kökü iç kulağın girişinde, ince bir deri tabakası olan oval pencereyi kaplar. Oval pencere kulak zarından çok da ha küçük olduğu için, sesler orta kulaktan geçerken daha yoğunlaşır.</p>
<p>Orta kulak, 4 santim uzunluğunda östaki borusuyla boğaza bağlanır. Östaki borusu genellikle kapalıdır ama, yutkunduğumuz ya da esnediğimizde otomatikman açılır. Bu, kulak zarının dışında ve kulak içindeki hava basıncının dengede kalmasını sağlar.</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/ic-kulak-bozunlari-ve-travma-kokenli-bozunlar/">İç Kulak</a>: Duyma Organı</strong></p>
<p>İç kulak, <a href="http://www.saglikvediyet.info/kafa-ici-basinc-artisi-sendromu/">kafa</a>tasımızın iç bölgesinde, göz çukurunun hemen altındadır. Duymayı algılayan alıcı hücreler kulak salyangozunun içinde bulunur. Bu organ bir deniz minaresini andırır. Merkezi, bir kemik etrafında 2.5 kez dönen, içi sıvı dolu bir tüptür. Bu titreşimler salyangoz içindeki sıvıya sarkan küçük tüy görünümünde sinir uçlarını hareketlendirir. Bu sinir uçlarından her kulakta yaklaşık 25 bin tane vardır. Alıcı hücreler titreşimleri elektrik sinyallerine dönüştürür ve akustik sinir vasıtasıyla sinyaller beynin ilgili merkezine ulaştırılır.</p>
<p><strong> <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kulak-agrisi-nasil-gecer/">Kulak</a>: Denge Organı</strong></p>
<p>Salyangozun yanıbaşmda bulunan organ dengemizi sağlamamıza <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/">yara</a>r. Biri yere paralel, diğerleri <a href="http://www.saglikvediyet.info/yuz-agrilari/">yüz</a>e ve başın yan kısmına bakan üç yarım daire şeklinde kanaldan oluşur iç kulak. Bu kanallarda bulunan alıcı hücreler beynimize başımızın hareketleri ile ilgili bilgi iletir. Çok hızla döndüğümüz zaman, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-donmesi/">baş dönmesi</a> dediğimiz durum meydana gelir, çünkü iç kulak kanallarında sıvı hâlâ dönmektedir. Diğer alıcı hücreler iç kulağın içinde ve yakınında bulunur. Eğilip büküldüğümüzde küçük kalsiyum kristalleri alıcı hücrelerin üzerine düşerler. Vücudumuzun durumu ve yerçekiminin gücü ile ilgili bilgileri beyine iletirler. Suyun altında gözlerimiz kapalı yüzerken bile aşağı ya da yukarı gibi yön algılarını kaybetmeyiz.</p>
<p><strong> Başımızın Hareketini Nasıl Hissederiz?</strong></p>
<p>Başımızın her iki yanındaki yarım daire şeklinde kanallar, başın hareketlerini beyine iletir. Sıvıyla dolu olan bu kanallarda, alıcı hücrelerden oluşan denge organları vardır. Başımızı eğdiğimizde, sıvı alıcı hücreler üzerindeki tüylere basınç yapar. Hücreler, basına elektrik sinyallerine çevirip, beyine yollar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/duyu-organlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saçlarımızın Yapısı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/saclarimizin-yapisi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/saclarimizin-yapisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 04:52:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Sağlığı Ve Saç Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3990</guid>
		<description><![CDATA[Saçımız Saç teli, folikül adı verilen bir bezciğin altından büyür. Her folikül, duygularla yada soğuk gibi etkenlerle kasılan küçük bir kasa sahiptir. Bu kaslar kasıldığında saçlarımız dikilir. Yaygın deyişle tüylerimiz diken diken olur. Foliküllerde aynı zamanda sebum adı verilen et yağı üreten salgı bezleri bulunur. Sebum, saç çubuğunu ve onu çevreleyen deriyi kayganlaştırır. Bulûğ çağında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Saçımız</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/">Saç</a> teli, folikül adı verilen bir bezciğin altından büyür. Her folikül, duygularla yada soğuk gibi etkenlerle kasılan küçük bir kasa sahiptir. Bu <a href="http://www.saglikvediyet.info/kas-sistemi/">kaslar</a> kasıldığında <a href="http://www.saglikvediyet.info/saclarin-gur-cikmasini-saglayan-sifali-bitkiler/">saçlar</a>ımız dikilir. Yaygın deyişle tüylerimiz diken diken olur.<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/sac_yapisi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3991" title="sac_yapisi" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/sac_yapisi-300x210.jpg" alt="" width="300" height="250" /></a><br />
Foliküllerde aynı zamanda sebum adı verilen <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/et-yemekleri/">et</a> yağı üreten <a href="http://www.saglikvediyet.info/salgi-bezleri-tikanmasinin-bitkisel-tedavisi/">salgı bezleri</a> bulunur. Sebum, saç çubuğunu ve onu çevreleyen <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>yi kayganlaştırır. Bulûğ çağında bu salgı bezleri çok fazla çalışarak, çok miktarda yağ üretir. Bu yağ, gözenekleri tıkayarak, sivilcelerin oluşmasına yolaçar. Saçın yoğunluğu, vücudun çeşitli kısımlarında farklılık gösterir. Bulûğ çağından sonra cinsiyet <a href="http://www.saglikvediyet.info/hormonlar-ne-ise-yararhormon-tedavisi-ne-kadar-surer/">hormon</a>ları <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/erkek-sagligi/">erkek</a> vücudunun farklı bölgelerinde saç ve tüy çıkmasına yol açar.</p>
<p>Kirpikler üç-dört ay içinde ölüp dökülürken, baştaki saçlar dökülüp, yerini yenisine bırakmadan önce üç-dört yıl yaşayabilir. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">Baş</a>taki saçlar ayda 1.3 santimetre kadar uzar. Saçın yalnızca kök kısmı canlı olduğu için, saç kestirmek büyümeye engel teşkil etmez. Saçımızın rengi, pigment miktarı ve saç çubuğunda bulunan hava bölümlerinin sayısı ve boyutuna bağlıdır. Saçımızın rengi, kalınlığı, azami uzunluğu ve biçimi kalıtımla geçer. İnsan yaşlandıkça, saçtaki pigment miktarı azalır ve saç rengi önce gri, sonra da beyaz olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/saclarimizin-yapisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

