<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık, Bitkisel Çaylar &#187; Ağrılar</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/agrilar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvediyet.info</link>
	<description>Kadın ve çocuk hastalıkları, cinsellik</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 14:56:19 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Omurilik Sinirleri Ağrıları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/omurilik-sinirleri-agrilari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/omurilik-sinirleri-agrilari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 19:02:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2755</guid>
		<description><![CDATA[ Boyun, gövde kol ve bacak bölgelerinde yer alan ağrılı belirtilerdir. Omurilik sinirleri, ön ve arka köklerin birleşmesinden oluşur. Omurlar arası birleşme deliği aracılığıyla omurga kanalından çıkan omurilik siniri 2 dala ayrılır ; arka dal, omurlara komşu kasları ve dokuları sinirlendirir, kaburgalar arası aralıkta ilerler ve kaburgalar arası sinirleri oluşturur; ön dal ise, komşu ön [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p>Boyun, gövde kol ve bacak bölgelerinde yer alan ağrılı belirtilerdir. Omurilik sinirleri, ön ve arka köklerin birleşmesinden oluşur. Omurlar arası birleşme deliği aracılığıyla omurga kanalından çıkan omurilik siniri 2 dala ayrılır ; arka dal, omurlara komşu kasları ve dokuları sinirlendirir, kaburgalar arası aralıkta ilerler ve kaburgalar arası sinirleri oluşturur; ön dal ise, komşu ön dallar ile sinir ağları oluşturur; bu sinir ağlarından hem hareket, hem de duyu liflerini içeren karma çevresel sinirler çıkar. Üst üyelerin çevre sinirleri 5. boyun ve 1. göğüs omurları arasındaki omurilik sinirlerinden, alt üyelerin çevre sinirleri ise 2. bel ve 3. sağrı omurları arasındaki omurilik sinirlerinden gelirler. Sinir lifi bozunu ya kökler, ya sinir ağları ya da çevresel sinirlerin gövdeleri düzeyinde yer alır.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2781" title="nervous-system" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/nervous-system-232x300.jpg" alt="nervous-system" width="232" height="300" /></p>
<p><strong>NEDENLER</strong><strong> </strong></p>
<p>Omurilik sinirleri ağrıları, çoğunlukla, omurlar arası eklem ile ilişki noktası olan birleşme deliği düzeyindeki sinir köküyle ilgili bir bozuna, özellikle de bu kökü sıkıştırabilen bir disk fıtığına bağlıdırlar.</p>
<p><strong>Klinik belirtiler</strong><strong> </strong></p>
<p>Kendiliğinden kök ağrısı şiddetlidir; çaba ve öksürükle artar, bir elektrik boşalımına ya da bir batma duyumuna benzer. Ağrının yayılımı sinir kökünün alanına (dermatom) uyar ve değişmeden kalır.</p>
<p>Evrim nöbetlerle ilerler, nöbetleri ağrısız bir dönem izler. Muayenede tek başına ağrı bulunabilir ya da aynı alanda duyu bozuklukları, bir-hareket bozukluğu, bir refleks kusuru, kaslarda beslenme bozukluklarıyla birliktedir.</p>
<p><strong>Tamamlayıcı muayeneler</strong></p>
<p>Röntgen incelemesi temel muayenedir; özel çekimler, hattâ bazen gazla ya da X ışınlarını geçirmeyen saydamsız bir madde yardımıyla gerçekleştirilen omurilik filmi gerektirir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>EVRİM </strong><strong> </strong></p>
<p>Sinir kökü çoğunlukla, 2 omur arasındaki eklemde bir biçim bozukluğuyla sıkıştırılmıştır; ya bir disk fıtığı ya da bir travmayı izleyen kemik dikenleri (osteofitler) söz konusudur. Ama bir kemik uru, bir kemik apsesi (verem, stafilokok enfeksiyonu, maltahumması) ya da yozlaştırıcı bir kemik hastalığı söz konusu olabilir. Ayrıca omurlarda doğuştan biçim bozuklukları ya da bir sinir uru da ağrı nedeni olabilir.&#8217; Ama asıl neden, yaşlı kişilerde (gençlerde de günden güne artmaktadır) yozlaştırıcı eklem romatizmasıdır.</p>
<p><strong>HASTALIĞIN ÖTEKİ BİÇİMLERİ</strong></p>
<p><strong>Boyun sinirleri ağrıları</strong><strong> </strong></p>
<p>Arnold sinirinin ağrısı (boyun 2. siniri kökü), ensenin bir yanına yerleşir ve tepeye doğru yayılarak gözde yiter. Boyun-kol sinir ağrısı, boynun arka ve yan yüzünde yerleşir; her kökün alanına göre (boyun 5. siniri kökünden boyun 8. siniri köküne kadar) sırta, üst üyeye (kol, önkol ve parmaklar) yayılır.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-2783" title="boyagned" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/boyagned-300x262.jpg" alt="boyagned" width="300" height="262" /></p>
<p><strong>Kaburgalar arası sinirlerin ağrıları</strong></p>
<p>Bir ya da birçok kaburgayı izleyen, tek yanlı, kuşak biçiminde ağrılardır.</p>
<p><strong>Kalça siniri ağrısı</strong><strong></strong></p>
<p>Kalça siniri (siyatik) ağrısı, sinir kökü ağrılarının en sık görülenidir. Ya bel 5. sinir kökünün ya da 1. kuyruk sokumu sinir kökünün hastalanmasına bağlıdır. Bel 5. sinir kökünün hastalanması, bacağın dış kenarı boyunca inen ve ayağın üst yüzünde ve başparmakta sonlanan bir ağrıya yol açar. Asil refleksi normaldir.<br />
Kuyruk sokumu 1. sinir kökünün hastalanması, uyluğun ve bacağın arka yüzünden topuğa, ayağın dış kenarına, tabana ve 5. parmağa kadar inen bir ağrıya yol açar. Asil refleksi yitmiştir. Muayenede her zaman, bu ağrılara eşlik edebilecek hareket ve duyu bozuklukları araştırılmalıdır; felç yapan ciddi kalça siniri ağrıları vardır. Ama, genellikle ağrı tek basınadır.</p>
<p><strong>Uyluk siniri ağrısı</strong></p>
<p>Ağrı, uyluğun ön yüzünde dize kadar yerleşir; dizkapağı refleksi yitebilir.</p>
<p><strong>At  kuyruğu sendromu</strong></p>
<p>Omuriliğin alt ucundan (omurilik konisi) ayrılan ve bel 2. omuru ile kuyruk sokumu 5. omuru arasında yer alan köklerin hastalanmasına bağlıdır. Ağrılar 2 yanlıdır; belde ya da (daha çoğunlukla) kalça siniri boyunca yerleşirler. Özellikle, Asil reflekslerinin yitimi, uyluklarda, apış arasında «eyer|» biçiminde duyu yitimi, cinsel bozukluklar ve çok erken büzücü kas bozukluklarıyla birlikte olan çevresel tipte gevşek bir alt üyeler felci (her 2 bacağın felci) vardır. Bu sendrom, çoğunlukla bir omurga içi uru (sinir uru) ya da bir omurga uru, bir omurga veremi ya da omurganın bel-kuyruk sokumu düzeyindeki bir biçim bozukluğu sonucunda sinir köklerinin bası altında kalmasına bağlıdır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>TEDAVİ</strong><strong></strong></p>
<p>Sert bir zemin üstünde dinlenmek, çok çeşitli ağrı kesicilerin de yardımıyla ağrıları hızla yatıştırır. Kasınma giderici ilaçlar, özellikle fenilbütazon türevleri ve kortizon türevleri gibi iltihap gidericiler de kullanılabilir. Uzman bir hekimin yapacağı yerel iğneler, ivegen nöbetleri dindirebilir. Ama bu tedaviler, nedeni iyileştirmeye yeterli değildir. Olanak bulunan her durumda ve ağrılara hareket bozukluklarının da eşlik ettiği her hastada cerrahi girişim düşünülür. Urlar, kemik apseleri, bazı yozlaştırıcı eklem romatizması biçimleri ve disk fıtıkları cerrahi tedavi gerektirirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/omurilik-sinirleri-agrilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baş Ağrısı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 19:00:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beyin Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2752</guid>
		<description><![CDATA[Bu terim, alışılagelmiş olarak baş-yüz ağrılarından söz etmek için kullanılır. Başlarındaki ağrıdan yakınan hastaların sayısı son derece çoktur. En geniş anlamıyla baş ağrısı yalın, ama değerli bir belirtidir; tekrarlaması hastayı çok rahatsız etmekle birlikte gerçek bir tehlike taşımayabilir; yalın olmasına, bazı kişilerce önemsenmemesine karşılık da, ciddi bir hastalığın yalın bir belirtisini oluşturabilir. Bu nedenle hekim, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu terim, alışılagelmiş olarak baş-yüz ağrılarından söz etmek için kullanılır. Başlarındaki ağrıdan yakınan hastaların sayısı son derece çoktur. En geniş anlamıyla baş ağrısı yalın, ama değerli bir belirtidir; tekrarlaması hastayı çok rahatsız etmekle birlikte gerçek bir tehlike taşımayabilir; yalın olmasına, bazı kişilerce önemsenmemesine karşılık da, ciddi bir hastalığın yalın bir belirtisini oluşturabilir. Bu nedenle hekim, muayenesini yönlendirmek ve uygun tamamlayıcı muayenelere baş vurmak için, bu ağrıları tanımlayan ve eşlik eden bütün öğeleri bilmelidir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2778" title="bas_agrisi" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/bas_agrisi-300x224.jpg" alt="bas_agrisi" width="300" height="224" /></p>
<p>Yaşamı süresince başağrısı çekmemiş kişi yok gibidir. Toplumdaki en yaygın sağlık yakınması olan başağrısının pek çok nedeni vardır. Genellikle basit bir rahatsızlıktan öteye geçmeyen başağrısının nedeni bilinirse, tetikleyici faktörlerden kaçınmak da mümkün olur. Başağrısı genellikle rahatsızlıktan öte bir şey değildir başağrılarının yalnızca çok küçük bir bölümü ciddi hastalıkların habercisidir.<br />
Başağrıları beynin kendisinden değil, baş ve boyun kaslarının kasılmasından kaynaklanır. Migren dışı başağrılannın %90′ının nedeni olan bu kasılmaların nedeni çoğu zaman gerginlikrir (stres).<br />
Gerginliğe bağlı baş ağrısı, özellikle günün sonuna doğru ve stresin en yoğun olduğu saatlerde başı çepeçevre saran sıkışma ve baskı hissi olarak kendini gösterir. Nedeni, bedenin gerginliğe karşı refleks bir yanıtı olarak kafa derisi, yüz, boyun ve omuz kaslarının kasılmasıdır. Migrenin tersine, gerginliğe bağlı<br />
Ruhsal gerginliğe bağlı başağrılan genellikle baş ve boyundaki gergin kaslardan kaynaklanır. Ağrı belli bir bölgede yerleşmiş veya başta yaygın olabilir.<br />
<strong>UYARI</strong><br />
Kural olarak başağrıları kendi kendine geçer. Eğer daha önce geçirmediğiniz tipte, ani başlayan bir başağrısıyla karşı karşıya iseniz doktora danışmanın zamanı gelmiştir. Menenjit belirtileriyle birarada bulunan bir başağrısı için derhal profesyonel yardım isteyin</p>
<p><strong>BİR HASTALIĞIN SONUCU OLAN İKİNCİL BAŞ AĞRILARI</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Genel nedenli baş ağrıları</strong></p>
<p>Baş ağrıları bir atardamar yüksek basıncını açığa çıkarabilirler; bu durumda sabahları görülürler, özellikle başın arkasında, ensededirler ve zonklayıcıdırlar; bulantılar ve baş dönmesi, yorgunluk, kas krampları, gözler önünde sinek uçuşur gibi siyah lekelerle birliktedirler. Ayrıca, bir şeker hastalığının belirtisi de olabilirler; bu durumda hasta çok su içer ve çok işer; yorgunluğu süreklidir.</p>
<p><strong>Kafa travmaları nedenli baş ağrıları</strong></p>
<p>Kafa travması geçirmiş kişilerde, sürekli olarak başta ağırlık ya da boşluk duyumuyla giden az şiddetli baş ağrılarına rastlanır. Ancak bazen, sinirli bir hastada çok abartmalı bir görünüm alabilirler. Çoğunlukla iş ve trafik kazaları söz konusu olduğundan, hasta bu durumdan bütün ikincil yararları sağlamaya çalışır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sinüs iltihabı nedenli baş ağrıları</strong></p>
<p>İvegen ya da süreğendirler ve çok sık rastlanırlar; alnın alt bölümlerinde çizgi biçiminde ağrı, üst çeneye ya da göz çukuru altına bası yapılınca ağrı, sinüs iltihabını akla getirmektedir. Kulak ağrıları, ivegen ya da süreğen bir kulak iltihabını düşündürürler.- Ayrıca, bazen dişler de Çakıl dişi, diş çürükleri, gömülü kalmış dişler) baş ağrısına yol açabilirler.</p>
<p><strong>Göz nedenli baş ağrıları</strong><strong> </strong></p>
<p>Bir glokom (göz içi yüksek basıncı) olasılığı dışında, özellikle çocuklarda, çoğunlukla, uygun camlarla düzeltilmesi gereken görme bozuklukları söz konusudur; gün bitiminde ya da gözün uyum çabaları sonrasında alında ve göz ardında ortaya çıkan baş ağrıları, göz bozukluklarını akla getirmelidir.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2779" title="basagrisi" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/basagrisi.jpg" alt="basagrisi" width="300" height="155" /></p>
<p><strong>Sinirsel baş ağrıları</strong></p>
<p>Bir kafa içi uru tek ya da iki yanlı baş ağrılarıyla belirti verebilir; ağrılar kusmalarla birlikte olduklarında, hemen ur akla gelmelidir. Bu ağrıların tekrarından kaygılanmak için olayın evrimini (bilinç bozuklukları, çırpınmalar) beklememek gerekir. Baş ağrısı, beyin zarları sendromunu da bir bölümünü oluşturur; bu durumda sert olan ensede yerleşir ve gene çoğunlukla kusmalarla birliktedir.</p>
<p>Bir kafa travmasını izleyen saatlerde açığa çıkan şiddetli bir baş ağrısı, hemen hastaneye başvurmayı gerektiren kafa içi kan toplanmasını düşündürtmelidir.</p>
<p><strong>BİRİNCİL BAŞ AĞRILARI </strong></p>
<p><strong>Ruhsal gerilime bağlı baş ağrıları</strong></p>
<p>Yaşama ve çalışma koşullarına katlanamayan kişilerde sık rastlanırlar. Daha çok dinlence günlerinde belirirler ve bir ruhsal çöküntü durumuyla, cesaretsizlikle, verim azalmasıyla birliktedirler; bütün bu belirtiler uykusuzlukla şiddetlenir. O zaman gerçek bir kısır döngü oluşur ve mutlaka yeterli bir süre dinlenmeyi gerektirir.</p>
<p><strong>Yarım baş ağrıları</strong></p>
<p>Tanımlanmaları zordur; gelişmekte olan bir kafa-yüz bozunu dışında, apansızın ya da şiddetli biçimde açığa çıkan ve nöbetler arasında bütünüyle yiten ağrılardır. Ruhsal-işlevsel bir hastalık olan yarım baş ağrısının, çoğunlukla ailesel olması belirgin bir özelliktir; hastalıkta kalıtım, kuşkulu ye aşırı heyecanlı bir mizaç ve sejnpatikparasempatik sistemler arasındaki dengesizlik bir arada rol oynar. Yarım baş ağrısının mekanizması, genellikle dış şahdamarı bölgesine, bazen de öteki kafa atardamarları bölgelerine uyan bir damar daralması ve genişlemesi nöbetine bağlıdır.</p>
<p>Hastalığı başlatıcı birçok etken vardır; bütün ruhsal ve fizik saldırılar bir yarım baş ağrısı nöbetine yol açabilir; hastaların yaklaşık yüzde 10&#8242;unda bir alerji etmeni, ayrıca âdet dönemleri, gebelik gibi bir hormon dengesizliği, kan şekeri düşüklüğü, atardamar yüksek basıncı gibi bir metabolizma dengesizliği açığa çıkarılabilir. Bütün yarım baş ağrılarında, düzenli olarak sinsi bir kafa içi uru olasılığı araştırılmalıdır.</p>
<p><strong>Klinik belirtiler</strong><strong> </strong></p>
<p>Gerçek yarım baş ağrısı son derece niteleyicidir: Çoğunlukla kafanın yalnızca bir yanını etkiler (ama her zaman aynı yanda değildir); sabah uyanınca başlar, şiddetlidir; zonklayıcıdır, dayanılmaz nöbetlerle sürer. Nöbet birkaç saatte ya da akşam olunca, çoğunlukla bir yemekten sonra geçebilir ve ertesi gün, hattâ daha ertesi gün yeniden başlayabilir. Işık, ağrıyı şiddetlendirir. Hasta soluktur; sindirim bozuklukları, bulantılar ve kusmalardan yakınır.</p>
<p>Nöbet sırasında yarım baş ağrısına başka belirtiler de eşlik edebilir. Söz konusu belirtiler arasında görme alanı bozuklukları (yarım görmeme, skotom) ya da konuşma bozuklukları, felç ya da duyu bozuklukları, duyu yitimleri gibi sinirsel bozukluklar sayılabilir; tümü gelip geçicidir.</p>
<p><strong>Tamamlayıcı muayeneler</strong><strong> </strong></p>
<p>Olası bir nedenin araştırılması için, düzenli olarak bir bilanço çıkarmak gerekir. Kafa röntgeni çekilmeli, göz dibi incelenmeli, beyin elektrosu alınmalı, kan şekeri ve kan kalsiyumu ölçümleri için kan alınmalı, sidik incelemesi yapılmalıdır. Çoğunlukla bu bilanço olumlu bir sonuç vermez. O zaman sorgu, hekimi her hasta için bazı özel incelemeler istemeye yöneltecektir (birlikte bulunan iç-salgı bozukluğu; yumurta, çikolata alerjisi; v.b.).</p>
<p>Yarım baş ağrısının evrimi hastadan hastaya değişir.</p>
<p>Bazı hastalar çok sık, ayda birçok kez, bazılarıysa çok ender nöbet geçirir.</p>
<p>Nöbetlerin sıklığı, sözgelimi tatile çıkış ya da tatilden dönüş gibi yaşama değişiklikleriyle ya da hastanın ruhsal sorunları olduğu dönemlerde artar.</p>
<p><strong>Ayırıcı teşhis</strong></p>
<p>Bir yarım baş ağrısının yol açabileceği tek sorun, özel tedavi gerektirecek kesin bir nedenin elenmesidir. Ayrıca, gerçek birincil yarım baş ağrısını, ivegen ya da süreğen sinüs iltihabına, kulak iltihabına, glokoma, yüz ya da boyun sinirleri ağrılarına, beyin zarları sendromuna, yeni ya da eski bir kafa travmasına, gelişmekte olan bir kafa içi ura bağlı baş ağrılarından ayırt etmek gerekir.</p>
<p><strong>Hastalığın öteki biçimleri</strong></p>
<p>Özellikle «sindirim sistemi yarım baş ağrıları» söz konusudur; hastalar, yukarda tanımlanan baş ağrılarının yanı sıra, nöbet biçiminde apansızın ve tekrarlayan sindirim bozuklukları gösterirler; bu bozukluklar kusmalar, karın ağrısı nöbetleri ya da-alışılagelmiş adıyla «karaciğer nöbetleredir. Hastanın muayenesinde hiç bir şey bulunmaz ve kasınma giderici ilaçların hiç bir etkisi yoktur. Çok sık rastlanan bu bozukluklar, aslında birlikte oldukları yarım baş ağrısıyla aynı mekanizmaya uyan özerk sinir sistemi bozukluklarıdır.</p>
<p>Çocuklarda yarım baş ağrılarına sık rastlanır, erişkin yarım baş ağrısı hastalarının yüzde 50&#8217;si, çocukluklarında yarım baş ağrısı nöbetleri geçirmişlerdir. 10-12 yaşlarındaki her 20 çocuktan l&#8217;i yarım baş ağrısı hastasıdır. BUj özellikle okul etkinliği dönemlerinin bir hastalığıdır; çünkü yarım baş ağrısı nöbetleri çekeri çocukların çoğu, tatil günleri boyunca ağrılardan yakınmaz. Baş ağrılarının yanı-sıra, oldukça sık olarak kusmalı sindirim biçimlerine rastlanır.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>3 çeşit yarım baş ağrısı vardır: Yalnızca yatıştırıcı ilaçlara yanıt verenler; yalnızca barbitürik asit türevleriyle geçenler; yalnızca çavdar mahmuzu türevlerine (dihidroergotamin) yanıt verenler. Aslında, nöbet tedavisini, nöbetlerin sık olduğu durumlarda önleyici olarak uygulanan temel tedaviden ayırt etmek gerekir. Temel tedavide, hastalığı başlatma olasılığı taşıyan alerji, sindirim, metabolizma etmenlerini ortadan kaldırmak ve huzursuzluğu gidererek, ailesel, mesleksel, okulla ilgili sorunları çözerek ruhsal durumu iyileştirmek söz konusudur. Nöbetler dayanılmaz oldukları için, hasta her şeyden önce hastalığının kötücül bir hastalık olmadığına inandırılmalıdır.</p>
<p>Kesin olarak 2 biçim ayırt edilir: Bilinen bir nedene bağlı ikincil üçüz sinir ağrısı; belirtileri niteleyici, ama nedeni belli olmayan üçüz sinir ağrısı.</p>
<p><strong>İkincil üçüz sinir ağrısı</strong></p>
<p>Hasta, yüzünde kendiliğinden nöbetler biçiminde ortaya çıkan ağrılardan yakınır; ama nöbetler arasında kesinlikle ağrısız dönemler vardır. Klinik muayene, ağrıya uyan alanda göz saydam-tabaka refleksinin yitmesi, deri duyarlığının yitmesi, çiğneme kaslarının felci gibi sinirsel bir bozukluk ortaya koyar. Neden olan bozun dişle (granülom, gömülü kalmış akıl dişi), sinüslerle (süreğen sinüs iltihabı) gözle (glokom, göz yuvannın girişimle çıkarılması), kulakla ilgili olabilir. Ama sinirin kafa içindeki yolu üstünde bir ur, mültiplskleroz, soğan iliği etkileyen sirengomiyeli gibi bir bozun da söz konusu olabilir.</p>
<p><strong>Nedeni belli olmayan üçüz sinir ağrısı</strong></p>
<p>«Ağrılı yüz tiki» diye adlandırılır. Tek yanlı, çok şiddetli, dayanılmaz bir ağrıdır; bir elektrik boşalımı gibi apansızın başlar, bir şimşek çakması kadar sürer ve salvolar biçiminde birçok kez tekrarlar. Ağrı çoğunlukla, üçüz sinirin bir dalına uyan bölgeyle sınırlıdır. «Tetik» denen bir bölgenin uyarılmasıyla ağrı belirir; bu bölgeye hafifçe dokunmak (parmak, besin maddesi, traş makinası, tarak) bir nöbeti başlatmaya yeterlidir. Ağrı, yüzün yarısının buruşma biçiminde kasılması ve büyük bir huzursuzlukla birliktedir; hasta ağrılı bölgeyi kuvvetle sıkar.</p>
<p>Nöbetler arasında kesin iyileşme dönemleri vardır. Klinik muayene hiç bir sonuç vermez. Bu biçime her zaman 40 yaşını aşkın kişilerde rastlanır. Nedeni araştırmaya yönelik bütün tamamlayıcı muayeneler normaldir.</p>
<p><strong>ÜÇÜZ SİNİR AĞRISI</strong></p>
<p>Üçüz sinir, yüzün bir yarısının yüzeysel duyarlığını denetler. Üst dalı alnı, üst gözkapağını, göz saydam tabakasını, burnu sinirlendirir. «Üçüz, sinir ağrısı» ya da «yüz ağrısı» diye tanımlanan</p>
<p>Hastalığın ciddiliği ağrılı nöbetlerin tekrarlama sıklığındadır. Bazı hastalarda nöbetler çok sıklaşır ve hastanın genel ruhsal durumuna yansırlar.</p>
<p><strong>AYIRICI TEŞHİS</strong><strong></strong></p>
<p>İkincil üçüz sinir ağrısı için ayırıcı teşhis sorunu pek yoktur. Yalnızca dil-yutak sinirinin (9. kafa sinirleri çifti) ağrısıyla karıştırılabilir; ama söz konusu ağrı bademcik düzeyinden doğar, kulağa ve boyna yayılır, yutma hareketleriyle açığa çıkar.</p>
<p><strong>TEDAVİ</strong></p>
<p>Nedeni belli olmayan üçüz sinir ağrısında, art arda 3 olasılık önerilebilir. Önce ağız yoluyla verilen özel bir ilaç (tegretol), hastaların yarısında belirgin bir iyileşme sağlar. İyileşme sağlanamamışsa, iğneyle girilerek, uyuşturma amacıyla sinir yoluna alkol verilir. Bu tedavilerden etkilenmeyen ciddi biçimlerde, cerrahi girişimle üçüz sinirin kesilmesi önerilir. İkincil üçüz sinir ağrısının tedavisi, hastalığa yol açan nedenin tedavisine bağlıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yarım Baş Ağrısı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/yarim-bas-agrisi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/yarim-bas-agrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 May 2009 11:11:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beyin Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=1793</guid>
		<description><![CDATA[YARIM BAŞ AĞRISI
Yüz damarlarının duyurucu sinirlerinin hastalanmasına bağlıdır: Bu bir atardamar genişlemesidir.
Nedenler
Çoğunlukla nedeni bilinmez; çünkü ağızda ya da sinüste bir hastalık bulunmasına ender raslanır. Nedeni bilindiğinde tedavi edilebilir; ama tedavi sonuçları önceden kestirilemez ve değişiktir.
Teşhis
Hasta, birkaç dakikadan 1-2 saate kadar süren kesintili ağrılardan ya da biri bitmeden öteki başlayan nöbetlerle gelişen sürekli ağrıdan yakınır. Apansızın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YARIM <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">BAŞ AĞRISI</a></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/yuz-agrilari/">Yüz</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">damar</a>larının duyurucu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/">sinir</a>lerinin hastalanmasına bağlıdır:</strong> Bu bir atardamar genişlemesidir.</p>
<p><strong>Nedenler</strong></p>
<p>Çoğunlukla nedeni bilinmez; çünkü ağızda ya da sinüste bir hastalık bulunmasına ender raslanır. Nedeni bilindiğinde tedavi edilebilir; ama tedavi sonuçları önceden kestirilemez ve değişiktir.</p>
<p><strong>Teşhis</strong></p>
<p>Hasta, birkaç dakikadan 1-2 saate kadar süren kesintili ağrılardan ya da biri bitmeden öteki başlayan nöbetlerle gelişen sürekli ağrıdan yakınır. Apansızın başlayan nöbetler şiddetli ve dayanılmazdır. Nabız gibi vurumludur ve bıçak saplanır gibidir. Şişme, gerilme, karıncalanma, hattâ yanma duyumları bulunabilir. Ağrılar tetik bölge (uyarı bölgesi) olmaksızın kendi başlarına açığa çıkarlar; ama <a href="http://www.saglikvediyet.info/alkol-bagimliligi-ve-alkolden-kurtulma-tedavisi/">alkol</a> alma ya da heyecanlanma gibi ağrıya yolaçıcı nedenler araya girebilir.</p>
<p>Yarım baş ağrısının yeri değişiktir. Dile yerleşebilir (dil ağrısı); ama çoğunlukla göz çevresine ya da üst çeneye yerleşmiştir.</p>
<p>Boyna, artkafa bölgesine ve enseye doğru yayılmayla, üçüz sinir sınırlarını aşarak yaygın olabilir.</p>
<p>Ağrı ile aynı yanda damarsal <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/">sinirsel bozukluklar</a> ve salgılama değişiklikleri saptanır: Sümüksel zar iltihabı; göz sulanması; burun akıntısı; yüz kızarıklığı ve terleme. Sinir muayenesinde bir sonuç elde edilmez.</p>
<p><strong>Evrim</strong></p>
<p>Yarım baş ağrısı, birkaç haftadan birkaç aya kadar süren ağrılı dönemler ve aylarca süren aralıklarla evrim gösterir.</p>
<p><strong>Ayırıcı teşhis</strong></p>
<p>Üçüz sinirin nedeni bilinmeyen ağrısınınki ile aynıdır.<br />
<strong><br />
Tedavi</strong></p>
<p>Klasik yarım baş ağrısı (migren) tedavisidir.</p>
<p><strong>RUHSAL AĞRILAR</strong></p>
<p>Başlangıcı ruhsal bir sarsıntıya bağlı ağrılardır. Teşhis ancak, öteki sinir ağrıları olasılıkları ayıklandıktan sonra konabilir.</p>
<p>Bu ağrılar gerçek bir ağrıdan çok, her zaman iki yanlı olan rahatsız edici duygulardır. Birlikte damarsal, salgısal tepkiler ve belirti tepkileri yoktur.</p>
<p>Sinir muayenesi sonuç vermez. Evrim süresince ağrılar giderek çoğalırlar. Hastanın zihninde yaratılmış olabilirler ya da gerçek bir sinir ağrısının ruhsal yansımasıdırlar.</p>
<p>alınabilir. Bir lenf düğümü biyopsisi, ameliyatla çıkarılmış olan bir lenf düğümünün hücrelerini incelemeyi ve değişimlerini doğrulamayı sağlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/yarim-bas-agrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüz Ağrıları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/yuz-agrilari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/yuz-agrilari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 May 2009 10:59:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=1791</guid>
		<description><![CDATA[YÜZ AĞRILARI
Bunlar yüzdeki sinir kökenli ağrılardır. Hastalıkların en ağrılılarındandırlar. 3 büyük grupta sınıflandırılırlar: Üçüz sinirin nedeni bilinmeyen ağrısı; üçüz sinirin (V. kafa sinirleri çifti) ikincil ağrısı; yarım baş ağrısı.
ÜÇÜZ SİNİRİN NEDENİ BİLİNMEYEN AĞRISI
Üçüz sinir, kafa sinirlerinin 5. çiftidir. Yüzün ve ilişiklerinin deri ve mukozalarının duyarlığını ve çiğneme işlevini sağlar. Üçüz sinirin bu ağrısını ortaya çıkaran [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YÜZ AĞRILARI</strong></p>
<p>Bunlar yüzdeki sinir kökenli ağrılardır. Hastalıkların en ağrılılarındandırlar. 3 büyük grupta sınıflandırılırlar: Üçüz sinirin nedeni bilinmeyen ağrısı; üçüz sinirin (V. kafa sinirleri çifti) ikincil ağrısı; yarım baş ağrısı.</p>
<p><strong>ÜÇÜZ SİNİRİN NEDENİ BİLİNMEYEN AĞRISI</strong></p>
<p>Üçüz sinir, kafa sinirlerinin 5. çiftidir. Yüzün ve ilişiklerinin deri ve mukozalarının duyarlığını ve çiğneme işlevini sağlar. Üçüz sinirin bu ağrısını ortaya çıkaran neden bilinmemektedir.</p>
<p><strong>Teşhis</strong></p>
<p>Üçüz sinirin nedeni bilinmeyen ağrısı her zaman aynı klinik tablo ile ortaya çıkar: Hasta, sürekli olmayan nitelikte, 1-2 saniyelik kısa nöbetler halinde gelen ve başlaması ile sona ermesi apansızın olan bir ağrıdan ötürü hekime başvurur. Nöbetler arasında hiç ağrı yoktur. Ağrı dayanılmaz derecede şiddetlidir ve hasta rahatlamak için her şeyi dener.</p>
<p>Ağrının yerleşimi kesinlikle tek taraflıdır.</p>
<p>Ağrı yemek yemek, yıkanmak, traş olmak gibi bir iş ile ortaya çıkabilir ve hasta, uyarının nöbeti başlattığı yeri gösterebilir: Bu, «tetik bölgesi»dir. Nöbet sonrasında, hiç bir uyarının etkili olmadığı, uyarıya yanıt vermeyen bir dönem vardır.</p>
<p>Üçüz sinirin (V. kafa sinirleri çifti) 3 dalı vardır. Hastalığın başlangıcında yalnız bir dal hastalanmıştır; daha sonra, ağrı ötekilere de yayılır. Böylece, hareketle ilgili belirtiler (yüz spazmları) ve damarsal belirtiler (yüz kırmızılığı ve aşırı salgı) ortaya çıkar.</p>
<p>Klinik belirtiler (ağrının şiddeti ve nöbetlerin sürekli olmaması; ağrıyı başlatıçı bölgeler bulunması) ve negatif sonuç veren sinir muayenesi (hiç bir nesnel belirti yoktur) sayesinde teşhis konur.</p>
<p><strong>Evrim</strong></p>
<p>Üçüz sinirin nedeni bilinmeyen ağrısı, birkaç aydan birkaç yıla kadar değişebilen düzelme dönemleri ile bölünmüş ağrılı dönemler halinde gelişir. Ama zaman geçtikçe, ağrı nöbetleri sürek-lileşir.</p>
<p><strong>Ayırıcı teşhis</strong></p>
<p>Öteki sinir ağrılarının ayırdedilmesi gerekir.</p>
<p>Üçüz sinirin ikincil ağrısı sürekli bir ağrı ve nesnel sinir belirtileri gösterir. Yarım baş ağrısı daha uzun sürer ve tetik bölgesi yoktur. Dil-yutak siniri (IX. kafa sinirleri çifti) ağrısının yeri, üçüz sinirinkinden oldukça değişiktir. Başlatıçı nedeni yutmadır.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Eskiden, siniri uyarı bölgesi düzeyinde, yani üçüz sinirin dallarının doğduğu yer (ya da Gasser gangliyonu) düzeyinde alkol ile uyuşturmaya dayanırdı.</p>
<p>Günümüzde sara tedavisinde kullanılan ve etkili maddesi karbamazepin olan bir ilaçtan yararlanılmaktadır. Bu ilacın tam etkililiği yüzde 60, kısmi etkililiği yüzde 2O&#8217;dir; yüzde 20&#8242;lik bir etkisizlik vardır.</p>
<p><strong>ÜÇÜZ SİNİRİN İKİNCİL AĞRISI </strong></p>
<p><strong>Nedenler</strong></p>
<p>Nedeni bilinmeyen üçüz sinir ağrısının tersine, belirgin bir nedeni vardır: Mekanik ya da enfeksiyon kökenli bir bozun ağrıya yolaçar. Mekanik bozun sinirin bütün düzeylerinde, yani başlangıç çekirdekleri, Gasser düğümü, çevresel dallar (kırıklar, bir diş çekimi sırasında sinirin zedelenmesi), sinirsel sonlanmalar (diş ağrıları) düzeylerinde bir travma ya da bası olabilir. Öteki bozunlar arasında zona, kemik iltihabı, kötücül ur, v.b. sayılabilir.</p>
<p><strong>Teşhis</strong></p>
<p>Ağrı süreklidir ya da daha doğrusu, dönem dönem gelen ağrı nöbetleriyle gelişen sürekli bir ağrı vardır. Fazla şiddetli değildir, katlanılması güç olan şey, yarattığı sinirsel gerilimdir.</p>
<p>Sinirsel belirtiler nesneldir. Deri-mukoza duyarlığı biraz yitmiştir, gözün saydam tabaka reflekslerinde de yitim görülür. Üçüz sinirin muayenesi bazen, ağrıya neden olan bozunun ortaya çıkarılmasını sağlar.<br />
<strong><br />
Evrim</strong></p>
<p>Üçüz sinirin ikincil ağrısı, tedavi edilmedikçe sürekli ve kalıcıdır.</p>
<p><strong>Ayırıcı teşhis</strong></p>
<p>Üçüz sinirin nedeni bilinmeyen ağnsındaki gibidir.<br />
<strong><br />
Tedavi</strong></p>
<p>Temelde nedene yöneliktir, yani ağrıyı başlatan nedeni (bozun ya da hastalık) bulmak ve tedavi etmek gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/yuz-agrilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her Ağrı Yada Acıda Kanser Şüphesi Olur mu.?</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/her-agri-yada-acida-kanser-suphesi-olur-mu/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/her-agri-yada-acida-kanser-suphesi-olur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 22:05:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıkta Soru - Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=999</guid>
		<description><![CDATA[Her ağrı ya da acıda, kanser olduğumu düşünüyorum. Kanser fobim mi var?
Garip bir şey fark eden insanların en sık rastlanan korku­larından biri, kanser olduklarını düşünmeleridir. Bu, sizin kanser hakkında yersiz bir korkunuz olduğu anlamına gelmez. Çoğumuz sağlığımız ile ilgili açıklayamadığımız değişiklikler olduğunda korkarız. Doktorunuza gidin ve onunla konuşun. Eğer ters giden herhangi bir şey buluna­mazsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her ağrı ya da acıda, kanser olduğumu düşünüyorum. Kanser fobim mi var?</strong><br />
Garip bir şey fark eden insanların en sık rastlanan korku­larından biri, kanser olduklarını düşünmeleridir. Bu, sizin kanser hakkında yersiz bir korkunuz olduğu anlamına gelmez. Çoğumuz sağlığımız ile ilgili açıklayamadığımız değişiklikler olduğunda korkarız. Doktorunuza gidin ve onunla konuşun. Eğer ters giden herhangi bir şey buluna­mazsa ve siz yine de endişelenmeye devam ediyorsanız, niçin bu denli korktuğunuzu keşfedebilecek bir danışmanla konuşmanız gerekir. Genellikle bir neden vardır; belki yakınınızdaki birisi kanserden ölmüş olabilir. Burada önem­li olan sizin korkularınız hakkında konuşabilmeniz ve niçin bu tür korkularınızın olduğunu anlayabilmenizdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/her-agri-yada-acida-kanser-suphesi-olur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Omuz Ve Boyun Ağrısı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/omuz-ve-boyun-agrisi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/omuz-ve-boyun-agrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 15:50:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik Tedavisi Ve Fiziki Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=956</guid>
		<description><![CDATA[Omuz Ağrılarının Tedavisi İçin Gereken Şifalı Bitkiler:
Koyunkıran otu, Sığırkuyruğu otu, Lokman ruhu, Zeytin yağı
Şifalı Bitkilerin Hazırlanış Şekli:
* Koyunkıran otu tütün gibi kıyıldıktan sonra, içi zey­tinyağı dolu olan cam bir kavanoza doldurulur. Ağzı kapa­tılan kavanoz, güneş gören bir yerde iki hafta boyunca bekletilir. Bu süre sonunda bekletilen kavanoz yarım saat süreyle suda pişirilir. Süzülerek elde edilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Omuz Ağrılarının Tedavisi İçin Gereken Şifalı Bitkiler:</strong><br />
Koyunkıran otu, Sığırkuyruğu otu, Lokman ruhu, Zeytin yağı<br />
<strong>Şifalı Bitkilerin Hazırlanış Şekli:</strong><br />
* Koyunkıran otu tütün gibi kıyıldıktan sonra, içi zey­tinyağı dolu olan cam bir kavanoza doldurulur. Ağzı kapa­tılan kavanoz, güneş gören bir yerde iki hafta boyunca bekletilir. Bu süre sonunda bekletilen kavanoz yarım saat süreyle suda pişirilir. Süzülerek elde edilen koyunkıran yağından, omuzun ağrıyan yerine masaj yapılarak gün aşırı sürülür.<br />
* Sığırkuyruğu otları ince ince kıyıldıktan sonra cam bir kavanoza konur. Üzerlerine lokman ruhu dökülerek ka­vanozun ağzı sıkıca kapatılır. İki hafta müddetle güneş altında bırakılan kavanoza, bu zaman içerisinde sığırkuy­ruğu otu ilave edilir. Bu süre sonunda kavanoz, kaynar suda yarım saat bırakıldıktan sonra süzülür. Elde edilen tentür, kesme şeker üzerine damlatılarak hastaya emdirilir </p>
<p><strong>Omuz ve boyun ağrısı</strong><br />
Omuzlardaki güçlü kaslar mükemmel bir esneklik sağlar ancak, bölgeyi de incinmelere karşı hassas hale getirir. Boyun ve omuzlardaki ağrı ve sızılar kötü duruş şekli veya hastalıklardan kaynaklanabilir.En yaygın omuz sorunlarından biri, omuz eklemini çevreleyen karışık kas gruplarının bir düşme sonucu incinmesi veya çürümesi ya da aşırı kullanım sonucu gergin ve ağrılı hale gelmesiyle oluşan, “rotator kılıf ” yaralanmasıdır. Eklemde tahriş olabilecek birçok tendon ve bursa vardır ve harta omuz eklemi kılıfının kendisi de iltihaplanıp şişebilir.<br />
Boyun ağrısı, özel bir yaralanmadan çok, kötü duruş şekli veya gerilmeden kaynaklanır. Osteoporoz ve osteoartrıt gibi durumlar da boyun ağrısına neden olabilir.<br />
Bir fizyoterapist, masaj uzmanı veya osteopati uzmanı hangi yapıların dahil olduğunu bilebilir ve bir tedavi programı önerebilir. Hemen tüm omuz ve boyun ağrılarının tedavisinde benzer bir yöntem izlenir. Eğer bu bir yumuşak doku yaralanması ise, ağrı genellikle birkaç günlük dinlenme ve ağrı kesicilerle kendiliğinden geçer. Akut bir kas incinmesi için RICE prosedürünü izleyin ve kolunuzu kullanmama zor geliyorsa bir askı kullanın. Eğer ağrı keskin ise ibuprofen gibi antienflamatuar ilaçlar yardımcı olabilir. Ağrı hafiflediğinde, yaralanma ve az kullanma sonrası sık olarak gelişen tutukluğu önlemek için ılımlı egzersize başlayın.<br />
Ağrı, 3-4 günden daha fazla sürerse, doktorunuz tendonu rahatlatmak için bir steroıd enjeksiyonu önerebilir. Eğer omuz veya boyun ağrısı uzun zamandır devam ediyorsa, fizyoterapi, osteopati veya masaj yararlı olabilir.<br />
Eğer kötü duruş şekli veya uygun olmayan oturuş tutukluğa yol açarsa, sıcak su torbası ile sıcak uygulamayı deneyin. Sıcak bir banyo, yüzeyel bir ovma işlemi veya masaj da kasların gevşemesine yardımcı olabilir. Kaslarınızı gevşetmek için, bir doktor ilaç önerebilir veya destek çin birkaç gün boyunluk takmanız gerekebilir. Fizyoterapistler sıklıkla manipülasyon ile boyun ağrısının iyileşmesine yardımcı olabilirler</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/omuz-ve-boyun-agrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerginliğe Bağlı Baş Ağrıları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/gerginlige-bagli-bas-agrilari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/gerginlige-bagli-bas-agrilari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 15:37:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beyin Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/gerginlige-bagli-bas-agrilari/</guid>
		<description><![CDATA[GERGİNLİĞE BAĞLI BAŞAĞRILARI
baş ağrısı başın her iki yarısında hissedilir ve stres ve yorgunluk ağrıyı arttırsa da genellikle şiddeti değişmeden devam eder ve kunt bir ağrı şeklinde birkaç saat ile birkaç güne kadar kişi için rahatsızlık nedeni olabilir.
Baş ağrıları zihinsel gerginlik haricinde mekanik bir nedene bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Tıpkı bedenin diğer kasları gibi aşırı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>GERGİNLİĞE BAĞLI BAŞAĞRILARI<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş ağrısı</a> başın her iki yarısında hissedilir ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/strese-egimli-misiniz-kendinizi-test-ediniz/">stres</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/yorgunlugun-bitkisel-tedavisi/">yorgunluk</a> ağrıyı arttırsa da genellikle şiddeti değişmeden devam eder ve kunt bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/agrilar/">ağrı</a> şeklinde birkaç saat ile birkaç güne kadar kişi için rahatsızlık nedeni olabilir.<br />
Baş <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/agrilar/">ağrılar</a>ı zihinsel gerginlik haricinde mekanik bir nedene bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Tıpkı bedenin diğer kasları gibi aşırı yüklenme veya uygunsuz kullanım ile baş ve boyun kasları da gergin ve ağrılı hale gelir. Bu tip ağrı, bilgisayar, daktilo başında çalışanlar veya seri üretim işçileri gibi iş esnasında belli bir duruşun sürekli korunmak zorunda kalındığı işkollarında sık görülür.<br />
Başağnsı, vücudun başka bir yerindeki soruna bağlı olarak, örneğin <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a>ler, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">kulak</a>lar, <a href="http://www.saglikvediyet.info/burun-bosluklari/">sinüsler</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/agiz-ve-dis-sagligi/">diş</a>ler, kaymış bir çene veya incinmiş omur kasları nedeniyle, “yansıyan ağrı” olarak bilmen biçimde de görülebilir. Tedaviler ağrının nedenine yönelik olarak yapılacak olsa da, nedenin ne olduğu anlaşılıncaya kadar reçetesiz satılan ağrı kesiciler kullanılabilir.<br />
Ruhsal gerginliğe bağlı başağrıları genellikle baş ve boyundaki gergin kaslardan kaynaklanır. Ağrı belli bir bölgede yerleşmiş veya başta yaygın olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/gerginlige-bagli-bas-agrilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göğüste Ağrı(Angına Pektorıs)</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/goguste-agriangina-pektoris/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/goguste-agriangina-pektoris/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 16:33:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/goguste-agriangina-pektoris/</guid>
		<description><![CDATA[ANGINA PEKTORIS
Göğüste ağrı anlamına gelen angina pektoris, koroner arter hastalığının erken uyarı sistemidir. Damar kanın kalbe ulaşmasını zorlaştıracak kadar tıkandığında ortaya çıkar. Anginadan yakınanların çoğu, kalplerinin oksijen ihtiyacını arttıran ve daha hızlı atmasına sebep olan bir durumla karşılaştıklarında ağrı duyarlar. Merdiven çıkmak, otobüse yetişmek için koşmak, duygusal çöküntüler, heyecan, soğuk hava, ağır bir yemek veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANGINA PEKTORIS</strong><br />
Göğüste ağrı anlamına gelen angina pektoris, koroner arter hastalığının erken uyarı sistemidir. Damar kanın kalbe ulaşmasını zorlaştıracak kadar tıkandığında ortaya çıkar. Anginadan yakınanların çoğu, kalplerinin oksijen ihtiyacını arttıran ve daha hızlı atmasına sebep olan bir durumla karşılaştıklarında ağrı duyarlar. Merdiven çıkmak, otobüse yetişmek için koşmak, duygusal çöküntüler, heyecan, soğuk hava, ağır bir yemek veya seks bunu tetikleyebilir.<br />
Belirtiler göğüste daralma ve ağırlık hissi olarak başlar ve boyna veya kola doğru yayılabilen ağrıya dönüşür. Genellikle birkaç dakika dinlenmekle veya ilaç almakla geçer. Bununla birlikte, bazen belirtiler otururken veya dinlenirken bile ortaya çıkabilir. Bu, düzensiz angina olarak bilinir ve daralmanın kötüleştiğini gösterir. Angina, sizi ve doktorunuzu arterlerinizin durumu hakkında uyarabilir, sizi hayat tarzınızı değiştirmeye ve gerekiyorsa ilaç kullanmaya sevk edebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/goguste-agriangina-pektoris/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Ağrısının Bitkisel Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/dis-agrisinin-bitkisel-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/dis-agrisinin-bitkisel-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Mar 2008 20:28:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar Ve Bitkisel Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/dis-agrisinin-bitkisel-tedavisi/</guid>
		<description><![CDATA[Diş Ağrısının Bitkisel Tedavisinde Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:Ebegümeci, Limon, Ada çayı, Papatya, Biberiye, Kara biber, Nane, Sarmısak suyu
Hazırlanış Şekli:* Kurutulmuş ebegümeci tuzlu su ile ıslatılır. Ağızda çiğnenir.
* Dilimlenmiş limon ile birlikte demlenen ada çayı bir müddet ağızda tutulur. Bu işlem, sık sık tekrar edilir.
* Papatya ve biberiye birlikte kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvıya limon tuzu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/dis-agrisi/">Diş Ağrısı</a>nın <a href="http://www.saglikvediyet.info/ulserin-bitkisel-tedavisi/">Bitkisel Tedavi</a>sinde Bulunması Gereken <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/sifali-bitkiler/">Şifalı Bitkiler</a>:</strong><a href="http://www.kadinlar.tc/ebegumeci/">Ebegümeci</a>, Limon, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/ada-cayi/">Ada çayı</a>, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/papatya/">Papatya</a>, <a href="http://www.kadinlar.tc/biberiye-2/">Biberiye</a>, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/karabiber/">Kara biber</a>, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/nane/">Nane</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/sarmisak-yaginin-faydalari/">Sarmısak</a> suyu<br />
<strong>Hazırlanış Şekli:</strong>* Kurutulmuş ebegümeci tuzlu su ile ıslatılır. Ağızda çiğnenir.<br />
* Dilimlenmiş limon ile birlikte demlenen <a href="http://www.saglikvediyet.info/ada-cayi/">ada çayı</a> bir müddet <a href="http://www.saglikvediyet.info/agiz-yarasi/">ağız</a>da tutulur. Bu işlem, sık sık tekrar edilir.</p>
<p>* <a href="http://www.saglikvediyet.info/papatya-cayinin-faydalari/">Papatya</a> ve biberiye birlikte kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvıya limon tuzu ilave edilir. Hazırlanan sıvı ile <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/">ağız</a> devamlı çalkalanır.<br />
* Karabiber ve nane havanda dövülerek ezilir. Elenen toz sarmısak suyu ile sulandırılarak sıvı kıvamına ge­tirilir. Hazırlanan sıvı ile ıslatılan pamuk <a href="http://www.kadinlar.tc/agri-ve-sizi/">ağrı</a>yan <a href="http://www.kadinlar.tc/dis-curukleri/">çürük diş</a>in üzerine konur.<br />
<img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/diş-ağrısı.jpg" alt="diş ağrısı" title="diş ağrısı" width="300" height="250" class="alignleft size-full wp-image-3034" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/dis-agrisinin-bitkisel-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyüme Ağrıları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/buyume-agrilari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/buyume-agrilari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Mar 2008 22:27:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/buyume-agrilari/</guid>
		<description><![CDATA[Okul çagındaki peK çok çocuk, bu dönemin son yıllarında, nispeten acı verici, organlarda yinelenen bir ağrı duymaktadır. Bu ağrılar, her­hangi bir anda ortaya çıkabilir, ancak genellikle akşamları, yani çok faal bir günün sonunda meydana gelir.
Bu ağrılar genellikle uyluk kemiklerinde ve baldırlarda görülür ve bir iki saat sonra ortadan kaybolur. Çocuklar ise sağlıklı olup, muayene laboratuar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okul çagındaki peK çok çocuk, bu dönemin son yıllarında, nispeten acı verici, organlarda yinelenen bir ağrı duymaktadır. Bu ağrılar, her­hangi bir anda ortaya çıkabilir, ancak genellikle akşamları, yani çok faal bir günün sonunda meydana gelir.<br />
Bu ağrılar genellikle uyluk kemiklerinde ve baldırlarda görülür ve bir iki saat sonra ortadan kaybolur. Çocuklar ise sağlıklı olup, muayene laboratuar testleri ve röntgen sonuçlan her za­man normaldir. Ağrılar muhtemelen fiziksel büyümeyle doğrudan ilişkili değildir ancak semptomlar sık sık &#8220;büyüme acılan&#8221; olarak ad­landırılır.<br />
Büyüme ağrıları olarak adlandırılan bu acıların bir açıklaması olmayıp, genellikle bir süre sonra hiçbir hastalık etkisini çocukta bırakma­yıp yok olmaktadırlar. Bu ağrılarla ilgili semp­tomlar gelişmedikçe, büyüme ağrılarına en iyi çözüm, çocuğa sempati ve anlayış göstermek ve semptomların bir sağlık probleminden kay­naklanmadığı ve ağrıların zaman içerisinde yok olacağı hususunda çocuğa güvence vermektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/buyume-agrilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
