<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#187; Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvediyet.info</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 20:35:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Cildin Yaşlanması</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/cildin-yaslanmasi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/cildin-yaslanmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 14:58:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8273</guid>
		<description><![CDATA[Cildin Yaşlanması Çoğu kadının bu yaşta fark ettiği en büyük değişiklik cildin çok daha kuru olabilmesidir. Cilt gergin ve kaşıntılı olabilir, rahatsızlık hissi verebilir; ayrıca gözle görülür kuru ve pullanmış alanlar ortaya çıkabilir. Kendiniz için yapabilecekleriniz: ♦ Su kurumayı daha da kötüleştirebilir. İyi bir nedeniniz yoksa yüzünüzü günde bir kereden fazla yıkamayın. ♦ Olgun bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><strong>Cildin Yaşlanması</strong></p>
<p>Çoğu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a>ın bu yaşta fark ettiği en büyük değişiklik cildin çok daha kuru olabilmesidir. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">Cilt</a> gergin ve kaşıntılı olabilir, rahatsızlık hissi verebilir; ayrıca <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a>le görülür kuru ve pullanmış alanlar ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Kendiniz için yapabilecekleriniz:</strong></p>
<p>♦   Su kurumayı daha da kötüleştirebilir. İyi bir nedeniniz yoksa yüzünüzü günde bir kereden fazla yıkamayın.</p>
<p>♦  Olgun bir cilt için hızlı bir duş almak genellikle uzun süre küvette banyo yapmaktan daha iyidir.</p>
<p>♦  Sabunların çoğu alkalendir (bazik) ve cildin normalde hafif asidikolan salgılarını bozarak cildin daha da yaşlanmasına yol açabilir. Daha az alkalen olan özel ikmiiliun İnici ya temizleyici sabunlar olgun ciltler için daha uygundur.</p>
<p>♦  Temizleme losyonları özellikle de kuru ciltler için geliştirilmiş olan ve E45, oilatum ya da daha da iyidir. Bunlar sabun gibi köpürmez; ciltteki kiri temizlerken içerdiği azıcık nemi de ortadan kaldırmaz.</p>
<p>♦  Yüzünüzü yıkadıktan sonra cildiniz hafif nemli kalmalı nemlendirıci bir krem ya da losyon kullanma alışkanlıkları cildinize uygulanan nemin cilde emilimini kolaylaştırır.</p>
<p>Yaşlanmanın en tatsız yanlarından biri ciltte renkli küçük çıkıntıların belirmesidir. Et benleri her yerde çıkabilir fakat en çok boyun ve koltukaltı çevresindeki deri kıvrımlarında çıkar.</p>
<p>Seboreik <a href="http://www.saglikvediyet.info/sigiller/">siğiller</a> (diğer siğillerle hiçbir ilgisi yoktur) kötü bir görünümü olan, cilde saplanmış gibi duran, kabalık ala Renkleri açık kahverengiden koyu kahverengiye dönüşür  kendi haline bırakıldıklarında oldukça büyüyebilirler. Görünümleri canlandırabilir ve ciltteki diğer izler için de geçerli olduğu için leri halinde mutlaka hekim tarafından kontrol edilmeleri gerekir.</p>
<p>Seboreik siğiller de et benleri de zararsızdır; ancak ciltde hoş görünmeyebilir ya da giysilere takılabilir. Kriyoteraj ya da lokal anestezi altında &#8220;tıraşlama&#8221; işlemiyle kaldırılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/cildin-yaslanmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşırı Kıllanma, Vücuttaki Kıllanma</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/asiri-killanma-vucuttaki-killanma/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/asiri-killanma-vucuttaki-killanma/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 23:03:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8044</guid>
		<description><![CDATA[VÜCUTTAKİ AŞIRI KILLANMA Bilhassa hanımların vücutlarındaki aşırı tüylenmeye iki sebep yol açar. Biri kandaki hormonlar, diğeri ise kıl bezlerinin kandaki hormonlara kaşı olan duyarlılığı. Vücuttaki iç düzensizlikler aşırı tüylenmeye, hormonal dengesizliğe yol açması olayı ise genellikle ender rastlanan kalıtsal bir olay. Bazen de tıttbi bir tedavi neticesinde veya bir hastalık neticesinde aşırı kıllanma sorunları ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VÜCUTTAKİ AŞIRI KILLANMA</strong></p>
<p>Bilhassa hanımların vücutlarındaki aşırı tüylenmeye iki sebep yol açar.<br />
Biri <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a>daki <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/hormonlar/">hormonlar</a>, diğeri ise kıl bezlerinin kandaki hormonlara kaşı olan duyarlılığı. Vücuttaki iç düzensizlikler aşırı tüylenmeye, hormonal dengesizliğe yol açması olayı ise genellikle ender rastlanan kalıtsal bir olay. </p>
<p>Bazen de tıttbi bir tedavi neticesinde veya bir hastalık neticesinde aşırı kıllanma sorunları ortaya çıkabilir. Hormonal dengenin düzelmesi, endoktrin bezlerinin yani troid, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/bobrek-hastaliklari/">böbrek</a> üstü, hipofiz bezleri gibi iç salgı bezlerinin düzenli çalışması sonucunda aşırı kıllanma düzeleceği gibi tüy döken kremler kılı oluşturan <a href="http://www.saglikvediyet.info/protein-yetersizligi/">protein</a>i ortadan kaldırarak etkili sonuç vermektedir. </p>
<p>Olay üst <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>de gerçekleştiğinden cildin daha yumuşak olduğunu hissetmek mümkün. Bu kremi kullanmadan birgün öncesinden ciltte <a href="http://www.saglikvediyet.info/alerji/">alerji</a> yapıp yapmayacağının anlaşılması için bir test yapılması gerekir. </p>
<p>Ancak bu tip kremler geçici bir çözüm sağlar asıl kalıcı çözüm ise kılların elektrikle &#8216;Epilasyon&#8217;la yok edilmesi olayıdır. Bu sistemde ucunda elektrik akımı olan iğne kıl diplerine nüfus ettirilerek kıl kökleri yakılır ve orada bir daha kıl çıkmaması sağlanır. Epilasyon methodu ile kılların alınması işlemi çok uzun ve sabır isteyen bir işlemdir. Bazen haftalarca sürebilir. Bu sebeple yöntemin hemen sonuç vermesini beklememek gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/asiri-killanma-vucuttaki-killanma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Detoks</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/detoks/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/detoks/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jul 2011 20:29:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=7808</guid>
		<description><![CDATA[Detoks Detoks konusunda geniş bir sektör doğdu ve görünen o ki detoks XXI. yüzyılın çılgınlığı haline geldi. Ancak söyleyeceklerimin eski moda gibi görünmesi pahasına, detoksun çoğu kadın için tamamen gereksiz olduğunu ve bunun için para harcamanızın doğru olmadığını belirtmeliyim. Detoksla ilgili iki büyük aldatmaca var: ♦ İlki, toksik kimyasalların vücudunuzda biriktiğiyle ilgili. Aslında hiç de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Detoks</strong></p>
<p>Detoks konusunda geniş bir sektör doğdu ve görünen o ki detoks XXI. yüzyılın çılgınlığı haline geldi. Ancak söyleyeceklerimin eski moda gibi görünmesi pahasına, detoksun çoğu kadın için tamamen gereksiz olduğunu ve bunun için para harcamanızın doğru olmadığını belirtmeliyim.<br />
<div id="attachment_7813" class="wp-caption alignleft" style="width: 300px"><a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Detoks.jpg"><img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Detoks.jpg" alt="" title="Detoks" width="290" height="374" class="size-full wp-image-7813" /></a><p class="wp-caption-text">Detoks, Detoks Nasıl Yapılır Faydaları Yararları Zararları</p></div><br />
<strong>Detoksla ilgili iki büyük aldatmaca var:</strong></p>
<p>♦  İlki, toksik kimyasalların vücudunuzda biriktiğiyle ilgili. Aslında hiç de birikmezler. Vücut özellikle de <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/">karaciğer</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/bobrek-hastaliklari/">böbrek</a>ler <a href="http://www.saglikvediyet.info/kan-dolasimi-icin-sifali-bitkiler/">kan dolaşımı</a>ndaki zararlı maddeleri temizlemede çok etkin çalışır; atık maddeler de bu devinim sırasında vücuttan atılırlar.</p>
<p>*  İkinci uydurmaca, detoks için sizi yarı yarıya aç bırakan bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">diyet</a>le birlikte vücudunuzu temizlemek için pahalı takviyeler ve tedaviler uygulamanız gerektiğidir. Ama <a href="http://www.saglikvediyet.info/zehirler/">zehirler</a> &#8220;birikmediğine&#8221; göre ister bitki olsun isterse <a href="http://www.saglikvediyet.info/vitaminler/">vitamin</a>, özel besinler ya da losyon veya iksir, ne kullanırsanız kullanın vücudunuzu belki biraz kirden arındırmak dışında temizleyebileceğinize dair doğru dürüst kanıt olmaması hiç de şaşırtıcı değildir. </p>
<p>Cildinizin fırçalanması ya da masaj yapılması hoşunuza gidebilir; ama bu yalnızca <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/">ruh</a>sal durumunuz üzerindeki etkiden kaynaklanır, vücudunuzdaki zararlı kimyasalların düzeyi üzerindeki etkiden değil.</p>
<p>Ancak yine de vücudun başa çıkabileceği kimyasalların bir sınırı vardır ve bazı maddelere aşırı düşkün olmak, organları zorlayarak vücudu uzun vadede tehlikeye sokabilir. Bu nedenle zararlı olabilecek maddelere (özellikle de <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/sigara/">sigara</a> dumanı, <a href="http://www.saglikvediyet.info/diyabet-ve-alkol/">alkol</a>, yağlı yiyecekler ve kafein) maruz kalan vücudunuza bir mola verdirmeniz konusunda da söylenmesi gerekenler var.</p>
<p>Detoks uygulamak istiyorsanız, bunun için para harcamanıza gerek yok; aslına bakarsanız tam tersine tasarruf edebilirsiniz. </p>
<p><strong>Nasıl mı?</strong></p>
<p>*  Alkol tüketimini kesin ve sigara içmeyin.</p>
<p>*  Her gün en az 5 porsiyon sebze ve meyve yiyin.</p>
<p>*  Diyetinizdeki lif miktarını artırın (<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/bagirsak-barsak-hastaliklari/">bağırsak</a>larınızın hareketini artırmak için).</p>
<p>*  Her gün en az 2 litre su için.</p>
<p>*  Kafeini kesmeye çalışın, ama şiddetli <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş ağrısı</a>nı engellemek için bunu yavaş yavaş yapın. Kafeinli içecekler yerine içine bir dilim limon ve taze <a href="http://www.saglikvediyet.info/nane-yaginin-faydalari/">nane</a> yaprağı koyduğunuz sıcak suyu için.</p>
<p>*  Gereksiz ilaç özellikle de <a href="http://www.saglikvediyet.info/bitkisel-dogal-agri-kesiciler/">ağrı kesici</a> almaktan kaçının. Ancak reçeteyle verilen ilaçlan hekimin tavsiyesi olmadan kesmeyin. Bu rejimi ne kadar uzun süre uygularsanız o kadar iyi; ama birkaç gün <a href="http://www.saglikvediyet.info/boyun-agrisinin-bitkisel-tedavisi/">boyun</a>ca uygulamakla bile farkı hissedeceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/detoks/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kandida Candida Hastalıkları, Kandidyazlar</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kandida-hastaliklari-kandidyazlar/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kandida-hastaliklari-kandidyazlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 19:58:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=7500</guid>
		<description><![CDATA[KANDİDA &#8211; CANDİDA HASTALIKLARI Pitiriyazis versikolor. Ilıman iklimlerde yüzde 2 oranında raslanan hastalık, sütlü kahve renginde lekelerle başlar. Bozunlar güneşe tutulursa, bronzlaşmış deriden daha açık renkli kalırlar. Kandida hastalıkları (kandidyazlar), mantar hastalıklarının en sık görülenleridir. Hastalık etkeni olan Candida türü mayaların çoğu, genellikle mukozalar üstünde insana zarar vermeden yaşar; ama bazıları, organizmanın zayıflaması ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KANDİDA &#8211; CANDİDA HASTALIKLARI</strong></p>
<p>Pitiriyazis versikolor. Ilıman iklimlerde yüzde 2 oranında raslanan <a href="http://www.saglikvediyet.info/hastalik-belirtileri/">hastalık</a>, sütlü <a href="http://www.saglikvediyet.info/kahve-kakao-kakule/">kahve</a> renginde lekelerle <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/bas-agrilari/">baş</a>lar. Bozunlar güneşe tutulursa, bronzlaşmış <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>den daha açık renkli kalırlar.<br />
<div id="attachment_7516" class="wp-caption alignleft" style="width: 303px"><a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Kandida-Candida-hastaligi.jpg"><img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Kandida-Candida-hastaligi-300x200.jpg" alt="" title="Kandida Candida hastaligi" width="293" height="250" class="size-medium wp-image-7516" /></a><p class="wp-caption-text">Kandida Candida Hastalıkları</p></div><br />
Kandida <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a>ı (kandidyazlar), <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/mantar-hastaliklari/">mantar hastalıkları</a>nın en sık görülenleridir. Hastalık etkeni olan Candida türü mayaların çoğu, genellikle mukozalar üstünde insana zarar vermeden yaşar; ama bazıları, organizmanın <a href="http://www.saglikvediyet.info/zayiflik-zayiflama/">zayıflama</a>sı ya da bölgedeki biyolojik bir değişme sonucunda, hastalığa yolaçabilirler.</p>
<p>Candida türünden <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/mantar-hastaliklari/">mantar</a>lar tomurcuklanma ile çoğalan mayalardandırlar. Eşeyli üremenin gelişmemiş olduğu mayalardır: Bazı özel durumlarda bir miçelyum oluşturarak ipliksi bir görünüm kazanırlar.</p>
<p>Candida türünde çok çeşitli cinsler yeralır. Bunlardan Candida albicans, insanda hastalığa yolaçtığı kesinlikle saptanmış tek türdür.</p>
<p>Candida&#8217;lar <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a>lı insanlarda zararsız olarak (ama az sayıda) yaşarlar. Herhangi bir kişinin derisi üstünde yapılacak bir araştırma bunları ortaya çıkarabilir. Ama Candida albicans&#8217;m <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>de bulunması, mutlaka <a href="http://www.saglikvediyet.info/hastalik-belirtileri/">hastalık belirtisi</a>dir. Buna karşılık, Candida albicans da <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/agiz-ve-dis-sagligi/">ağız</a> içi, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/sindirim-sistemi/">sindirim sistemi</a> ve dölyolunda zararsız olarak yaşar.</p>
<p><strong>KANDİDA HASTALIKLARININ  GELİŞİMİNİ KOLAYLAŞTIRICI  ETMENLER</strong></p>
<p>Candida türlerinin deri üstünde gelişmeleri, epitel tabakasında yaşayan öteki öğeler tarafından dengede tutulur. Ama bazı etmenler, bu biyolojik dengeyi bozarak, bu mantar hastalığının gelişmesini kolaylaştırırlar:</p>
<p>—  yerel etmenler (nem ve pislik gibi);</p>
<p>—  genel etmenler (organizmanın genel durumunun bozulması; beslenme yetersizliği; aşırı zayıflama; çeşitli <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a>lar; <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan hastalıkları</a>; <a href="http://www.saglikvediyet.info/kan-kanseri-loseminin-bitkisel-tedavisi/">kan kanseri</a>; <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kanser-hastaliklari/">kanser</a>; özellikle <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/seker-hastaliklari/">şeker hastalığı</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/gebelik/">gebelik</a> gibi içsalgı bezi değişiklikleri);</p>
<p>—  kişisel etmenler: Yaş (pamukçuk, süt çocukları ve yaşlılarda görülür) ve cins (üreme organlarındaki kandida hastalıklarına en çok kadınlarda raslanır);</p>
<p>—  tedavi etmenleri (kortizon ve türevleri, <a href="http://www.saglikvediyet.info/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/">hücre</a> bölünmesini önleyici kanser ilaçları, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bagisiklik-sisteminiz/">bağışıklık</a> bastırıcı ilaçlar organizmanın savunma sistemini zayıflatırlar).</p>
<p>Bazı yeni <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/hormonlar/">hormon</a> ilaçlarının (<a href="http://www.saglikvediyet.info/dogum-kontrol-haplarinin-faydalari-ve-zararlari/">gebelik önleyici haplar</a>), mantarların yerleşim bölgelerini değiştirerek Candida&#8217;larm gelişmelerini kolaylaştırdıkları sanılmaktadır. Özellikle antibiyotiklerin kullanılmaya başlanmasından bu yana, kandida hastalıklarının çok arttığı saptanmıştır. Gerçekten, antibiyotikler <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/bagirsak-barsak-hastaliklari/">barsak</a> bakterilerini yokederek biyolojik dengeyi bozmakta ve böylece mantarların gelişmesine olanak vermektedirler. Bu nedenle, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/agiz-ve-dis-sagligi/">ağız</a> yoluyla antibiyotik tedavilerinde, destek madde olarak hastalığa yolaçmayan bazı mayalar (Saccharomyces gibi) verilmesi öğütlenmektedir.</p>
<p><strong>ÇEŞİTLİ KANDİDA HASTALIKLARI</strong></p>
<p><strong>Deri kandida hastalıkları</strong></p>
<p>Çoğunlukla deri kıvrımlarında yerleşirler; gelişmelerini kolaylaştırıcı başlıca etmen, nemdir. Koyu kırmızı, parlak, çoğunlukla çevresi beyazımsı renkli bir zarla kaplı bozunlar, kıvrımların dibinden başlayarak, açılmış bir kitap sayfaları gibi her iki yana yayılırlar. Genellikle bir yanma duygusu veren ve şiddetli <a href="http://www.saglikvediyet.info/kasinti-kasintinin-bitkisel-tedavisi/">kaşıntı</a>lara yolaçan bu bozunlar, bazen <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/egzama/">egzama</a> görünümü alırlar.</p>
<p>Süt çocuğunda en çok, kabaetler bölgesinde kızarıklıklara raslanır. Genellikle, makattan başlayarak kabaetler arası kıvrım da etkilenmiştir.</p>
<p>Şişman kişilerde, bozunlar bütün deri kıvrımlarında görülebilir (kasık, koltukaltı, üreme organları, kadınlarda memealtı). Parmak aralarında ve ayakta ortaya çıkan bozunlar disidroza yolaçarlar (parlak kırmızı, sızıntılı, enfeksiyon eklenmiş bozunlarla birlikte üstderi tabakasının su toplayıp sıyrılması); kaşıntılar son derece şiddetlidir.</p>
<p>Kandida granülomları süt çocuklarında gelişen tehlikeli bir ihtilattır. Granülom düğümleri, yüz ve kafa derisinde yerleşirler.</p>
<p><strong>Sindirim sistemi kandida hastalıkları Pamukçuk</strong></p>
<p>En çok süt çocuklarında görülür. <a href="http://www.saglikvediyet.info/agiz-iltihaplari/">Ağız iltihabı</a>na yolaçan hastalığın tipik görünümü ağızda, dil ve yanakların iç bölümlerinde ortaya çıkan kaymağa benzeyen beyaz lekelerdir.</p>
<p>Hastalığın öteki belirtileri arasında ağız çevresinde ve özellikle üst-alt dudakların birleşme bölgesinde çatlaklar (perleş) ile papillaları yitmiş ve rengi koyulaşmış bir dil sayılabilir.</p>
<p><strong>Maya kökenli barsak iltihabı</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/agiz-ve-dis-sagligi/">Ağız</a>dan uygulanan antibiyotik tedavilerinin yolaçtığı bir ihtilattır. Şiddetli bir ishalle yansır (çocuklarda ve zayıf bedenli kişilerde tehlikeli olabilir). Hastalık, antibiyotik tedavileri sırasında hastaya destek madde olarak mikostatin verilmesiyle önlenebilir.</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/">Akciğer</a> kandida hastalıkları</strong></p>
<p><strong>Çok çeşitli biçimleri vardır:</strong></p>
<p>—  balgam ve zorlu bir öksürükle kendini gösteren bronş tipi;</p>
<p>—  daha ender olarak görülen akciğer tipi (teşhis ancak, bronş içine bakma muayenesiyle bir parça alınarak konur).</p>
<p>Ayrıca, Candida&#8217;lar astım nöbetleri ve alerji kökenli nezle gibi alerjilere yolaçabilir.</p>
<p>Tırnak kandida hastalığı. Trikofitonların yolaçtığı tırnak bozukluklarından farklı olarak, mayaların (Candida albicans) yolaçtığı tırnak bozukluk ve hastalıklarında, hem tırnak, hem de tırnak yatağı ve çevresi etkilenir.</p>
<p><strong>Üreme organları kandida hastalıkları</strong></p>
<p>Candida&#8217;lar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kadin-sagligi/">kadın</a>larda dölyolu iltihaplarına yolaçarlar. Hastalığın niteleyici belirtileri, dış üreme organlarında ve dölyolunda kaşıntı, sidik çıkarmada <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/agrilar/">ağrı</a> ve yanmalar (sidik çıkarma güçlüğü) ve cinsel ilişkiler sırasında acı duymadır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">Enfeksiyon</a> bölgesinde <a href="http://www.saglikvediyet.info/beyaz-akintinin-bitkisel-tedavisi/">beyaz akıntı</a>nın yanısıra, bir sidik torbası iltihabı görülür. Bazı hastalardaysa, hastalık yalnızca hafif bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/kasinti-kasintinin-bitkisel-tedavisi/">kaşıntı</a>yla gelişir.</p>
<p><strong>İç organ kandida hastalıkları</strong></p>
<p>Mantarların iç organlara yayılmasının başlangıcı ağız yoluyla olur. <a href="http://www.saglikvediyet.info/organizmalari-genclestirmek-icin-sifali-bitkiler/">Organizma</a>da normalde az sayıda bulunan kandidalar çoğalarak, ya <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/sindirim-sistemi/">sindirim</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/solunum-yollari-hastaliklari/">solunum</a> sistemi mukozaları ya da <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a> yoluyla bedene dağılırlar. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/hastaliklar-ve-bitkisel-tedavisi/">Hastalıkların tedavisi</a>nde başarıya ulaşmak için, Candida albicans&#8217;m ilk enfeksiyon merkezini ortadan kaldırmak gerekir. Hastalık <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/bobrek-hastaliklari/">böbrek</a>ler (böbrek havuzcuğu aradokusu iltihabı), <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/sindirim-sistemi/">sindirim sistemi</a> (delinmeler; <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/">karaciğer</a>in, pankreasın hastalığa katılması) ve beyin zarları (beyin zarları iltihabı) gibi bütün iç organları etkileyebilir.</p>
<p>En tehlikeli durum, kalbin hastalığa katılmasıdır (kandidalara bağlı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp</a> içzarı iltihabı). Kalp oluşum bozuklukları, açık kalp ameliyatları ya da kapakçık protezlerinin takılması gibi ameliyatlar, mantarların kalbi etkilemesini kolaylaştırıcı etmenlerdir. Bölgeye yerleşen mantarlar dokuya yapışarak çoğalmaya başlarlar. Atardamar ambolileri ve buna bağlı olarak sinirsel bozukluklar, evrimi daha da ciddileştirir.</p>
<p><strong>Kandidalara bağlı septisemiler</strong></p>
<p>Kandidalara bağlı septisemiler, çeşitli ilaçların kullanılması sonucunda ortaya çıkan mantar hastalıklarıdır. Başlıca nedenleri çok zayıf bir durumda bulunan hastalara (koma hali; erken doğum; kanserli ya da kan kanserli hastalara) yeniden canlandırma yöntemleri ya da modern tedaviler uygulanmasıdır.</p>
<p>Mikroorganizmaların bedene girişleri ağızdan olabilir; ama çoğunlukla kandida bir dış yoldan girer (sonda kullanmak, eroinmanların yaptıkları damar içi iğneleri, v.b.).</p>
<p>Septisemi, inip çıkan yüksek bir ateşe eşlik eden titremelerle kendini gösterir. Hastalık çoğunlukla böbrekleri de etkiler. Teşhis, kan ekimiyle yapılır; bulunan mayanın bir kandida olduğu saptanır.</p>
<p>Candida albicans ve öteki maya mantarları çok sayıda deri-mukoza hastalığına yol açarlar. Antibiyotikler, kortikozon türevleri, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/hormonlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Hormonlar">hormonlar</a>, hücre bölünmesini önleyici ilaçlar gibi, ilaçların yapay olarak mantarların yerleşmesine elverişli alanlar yaratmaları nedeniyle ve yerleşimlerinin çeşitliliği nedeniyle, mantar hastalıkları 20 yıldan bu yana büyük ölçüde gelişmişlerdir.</p>
<p>Uzun süredir mantar hastalıklarının gelişimini kolaylaştıran etkenler olarak bilinen genel durum bozukluğu, özellikle de kanla ilgili bazı kötücül hastalıklar, günümüzde hâlâ ciddi mantar hastalıklarına yol açmaktadırlar; ayrıca bu hastalıklara uygulanan tedaviler de tek başlarına mantar enfeksiyonlarına yol açabilirler.Hormon dengesindeki bozukluklar da mantar hastalıklarının gelişmesine elverişlidirler. Şeker hastalığı, gebelik (özellikle 2. yarısı), deri-muko-zaya yerleşen mantar hastalıklarının ortaya<br />
çıkmasını kolaylaştırırlar. Nemlilik, suyla temas, mantar hastalıklarının ortaya çıkışını kolaylaştırıcı başlıca yerel koşullardır.</p>
<p><strong>Kandidalara bağlı pişikler</strong><br />
Kandida hastalıkları bütün deri kıvrımlarında görülürler.<br />
Büyük kıvrımlar<br />
Bu kıvrımlarda nemlilik, ısı; suyla temas çok sıktır.<br />
Çoğunlukla kasık, mem ealtı, koltukaltı kıvrımlarında, kaba etler arası olukta ve göbekte sınırlı, canlı, parlak bir kırmızılık görülür. Lekeler hızla kıvrımı aşar ve koyu kırmızı parlak örtüler halinde, birleşme yüzeyleri boyunca yayılırlar-, çevrelerinde, soyulan beyaz bir halka vardır. Genellikle bakışımlıdırlar. Çoğunlukla doğal bir delik çevresinden ya da bir kıvrımın dibinden başlar, merkezden çevreye yayılırlar ve çok geniş alanları kaplayabilirler. Bu pişik yerlerinde kaşıntı önemlidir; yanma duyumları şiddetlidir ve ısıyla artar. Kaşıma bozunları, az ya da çok enfeksiyonlu ya da egzamalaşmış sıyrıklar eklenir. Uzak bölgelerde egzama tipinde belirtiler ortaya çıkar; bunlar, kandida olmaksızın ortaya çıkan alerji repkileridir.</p>
<p>Deriye yerleşen kandida hastalığı. Kaşıntılı olan ve suyla temasla artan kabaetlerarası kıvrımdaki kandida hastalığı, kırmızı, parlak ve sızıntılı, yüzeysel bir yara oluşturur ve kıvrımın dibinde bir çatlakla birliktedir. Birleşme yüzeyleri üstünde hastalık bakışımlıdır.Teşhis bazen güçtür. Kasıkta epidermofit enfeksiyonu, eritrazma, Hebra egzaması ve kıvrımları etkileyen yalın mikroplara bağlı enfeksiyonların ayırdedilmeleri gerekir; çünkü bunların tedavileri özeldir ve kandida tedavisinden ayrı bir tutum gerektirirler.</p>
<p><strong>Parmaklar arasının küçük kıvrımları</strong><br />
İnce ve dayanıksız bir deriyle örtülüdürler. Doğal nemlilikleri (<a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/ayak-hastaliklari/">ayak</a>lar için), suda kalma, deterjan kullanımı, kauçuk ya da sentetik eldivenler ya da ayakkabılar, bu el ve ayaklarda çok yaygın olan kandida hastalıklarının yerleşmesini kolaylaştırırlar.</p>
<p>Ellerde kandida hastalığı bazen, yalnızca hafif bir kaşıntıdır; çoğunlukla da, bir kıvrımın dibinde küçük kesecikler belirmesidir; bu kesecikler açılır ve beyazımsı bir üstderi bırakırlar; parmaklar arası aralıkta çatlak oluşur; ağrılı, kaşıntılı, sızılıdır. Bazen uzun süre sınırlı kalan mantar hastalığı, el sırtına ya da avuca yayılabilir ve enfeksiyon eklenebilir.Ayaklarda, kıvrımın dibinin suda kalmış görünümüne çok Eik rastlanır; ayak <a href="http://www.saglikvediyet.info/sirt-agrisinin-bitkisel-tedavisi/">sırt</a>ına, özellikle de ayak tabanına doğru taşabilen büyük tabakalar halinde soyulmayla birliktedir. Soyulan bir bölgeyle sınırlanan sızıntılı ya da kuru disidrozlu tabaka, bütün ayak tabanına yayılabilir.</p>
<p><strong>Mukozalara yerleşen kandida hastalıkları</strong><br />
Kandida hastalıklarının bütün muzokalardaki çok çeşitli yerleşimleri, bu hastalıklara son derece değişik görünümler verirler.Dudak birleşeklerinde beliren iltihap (perleş), beyaz bir kabukla kaplı ağrılı bir çatlak oluşturur.<br />
Ağızda ortaya çıkan <a href="http://www.saglikvediyet.info/pamukcugun-bitkisel-tedavisi/">pamukçuk</a>, süt çocuklarında ya da çok zayıf hastalarda görülür. Başlangıçta dil cilalı gibidir, koyu kırmızı renklidir ve ağrılıdır; daha sonra, soyulma döneminde, küçük beyaz çukurlarla kaplanır.<br />
Mukozalara yerleşen kandida hastalığı. Kırmızı, parlak ve şiş olan dil, çok ağrılıdır. Bazı noktalarda yaygın küçük beyaz alanlar, pamukçuğu ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/kuspalazi-difteri/">kuşpalazı</a>nı akla getirebilir.</p>
<p><strong>Tırnak ve kıllara yerleşen kandida hastalıkları</strong><br />
Bazen bir kıl kesecikleri iltihabına tutulan kıllar, kelliği anımsanacak biçimde nedbeli ve körelmeli bir alan bırakarak dökülürler. Tırnaklara yerleşime son derece sık rastlanır. Ellerde, özellikle nemli ortamda çalışan kişilerde (ev kadınları, çamaşırcı kadınlar, barmen) görülür. Başlangıçta ağrılı bir şişlikte tırnak çevresi hastalanır ve bası uygulandığında irinli bir akıntı sızar. Bu tırnak çevresi iltihabı yavaş yavaş tırnağı etkiler ve ikincil bir tırnak yatağı iltihabı oluşturur: Tırnak kahverengi renk alır; kenarı kalınlaşır; kamburlaşır; düzensiz, çatlaklı, sarımsı renkli ve dayanıksızdır. Daha sonra hastalık öteki tırnakları etkiler. Evrimin yavaşlığı ve tedaviden çok geç etkilenmeleri, çok sık tekrarlayabilen bu tırnak hastalıklarının başlıca özellikleridir.</p>
<p><strong>Yaygın enfeksiyonlar</strong><br />
Genel kandida hastalığına süt <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>larında rastlanır. Birleşik kırmızı örtülerle kuru biçimde ya da kesecikli ve sızıntılı olarak ıslak biçimde evrim gösterebilir. Başlangıç noktası çoğunlukla makat çevresidir ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a> kaba etler, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bacak-yaralari-veya-varis-yaralari/">bacak</a>lar, daha sonra da <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/karin-agrisi/">karın</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/gogus-hastaliklari/">göğüs</a> gibi dışbükey bölümleri etkiler. Bu biçim, tedavi edilmezse, bütün beden örtüsüne ve iç organlara yayılır ve kısa sürede ölüme yol açar. Özel mantar tedavisi sonucundaysa birkaç haftada iyileşir.</p>
<p><strong>Granülom</strong><br />
Kandida hastalıkları büyük çocuklarda kuraldışı durum olarak yaralaşan ve yüze, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/">saç</a>lı deriye, kol ve bacaklara yayılan kırmızı deri düğümleri biçiminde ortaya çıkar. Bu deri alanları kabartılı bir durum alırlar; iç organ bozunları ve ara sıra ortaya çıkan enfeksiyonlarla birliktedirler. Hastalık, tedavi edilmezse birkaç ayda ölümle sonuçlanır.</p>
<p>Kazımayla elde edilen pullarda candida albi-cans aranır; sporlar ve bölmeli mantar lifleri bulunur. Ekim ortamında üretme ve iğneyle tavşana verme, bu mantar yapısını doğrular. Enfeksiyondan uzakta ortaya çıkan ve enfeksiyona paralel olarak gelişen mikropsuz bozunlarda ya da ayak parmakları arasındaki <a href="http://www.saglikvediyet.info/pisikler/">pişikler</a>de, <a href="http://www.saglikvediyet.info/alerji/">alerji</a>nin etkisini değerlendirmek için deri testleri (levürinli deri tepkimesi) uygulanır.</p>
<p><strong>Kandida hastalıklarının tedavisi</strong><br />
Kandida hastalıklarının önlenmesi, tedavinin temel dönemlerinden biridir. Tetrasiklinlerle yapılan bütün antibiyotik tedavilerinde düzenli olarak B <a href="http://www.saglikvediyet.info/vitaminler/">vitaminler</a>i ya da ültralevür verilmesine, kıvrımların temizlenmesine, özellikle erişkinlerde aşırı <a href="http://www.saglikvediyet.info/terlemenin-bitkisel-tedavisi/">terleme</a>nin kurutulması gibi yerel <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a> koruma önlemlerim dayanır. İyileştirici tedavide mantar ilaçları ve yerel bakımlar (iyot; benzoik asit; şahsilik ast; Milian eriyiği ) uygulanabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kandida-hastaliklari-kandidyazlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyabet Hastalarında Cilt Bakımı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/diyabet-hastalarinda-cilt-bakimi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/diyabet-hastalarinda-cilt-bakimi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 20:41:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3171</guid>
		<description><![CDATA[Diyabetin cilt sorunlarına nasıl yol açabildiğini, daha önce gördük. Bunlar basit bir kaşıntıdan, kontrol altına alınamayan bir infeksiyona kadar çeşitli derecelerde olabilir. Bu gibi sorunlarla karşılaşmamak için cildinize her gün gereken şekilde bakım yapın. Tahriş edici olmayan bir sabun ve ılık su kullanarak her gün banyo yapın. Deriniz nemliyken, az miktarda losyon kullanın, cildinizi yumuşak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/">Diyabet</a>in cilt sorunlarına nasıl yol açabildiğini, daha önce gördük. Bunlar basit bir kaşıntıdan, kontrol altına alınamayan bir infeksiyona kadar çeşitli derecelerde olabilir. Bu gibi sorunlarla karşılaşmamak için cildinize her gün gereken şekilde bakım yapın.</p>
<p>Tahriş edici olmayan bir sabun ve ılık su kullanarak her gün banyo yapın. Deriniz nemliyken, az miktarda losyon kullanın, cildinizi yumuşak tutacaktır.</p>
<p><strong>Şu önlemleri alarak cildinizi koruyun:</strong></p>
<p>Cildinizde çizik, yara meydana gelmemesine çalışın.</p>
<p>Elinizi yaralayabilecek işler yaparken eldiven giyin.</p>
<p>Güneş yanığından korunmak için gerekli kremleri kullanın,kendinizi güneşten koruyun. Soğuk havalarda dışarı çıkarken kendinizi sıcak tutacak giysiler giyip soğuktan zarar görmemeye çalışın.</p>
<p>Yaraları çabuk tedavi edin.</p>
<p>Bütün <a href="http://www.saglikvediyet.info/kesikler-icin-sifali-bitkiler/">kesikler</a>i, sıyrıkları sabun ve suyla yıkayın, üzerlerini kuru, steril bir bandajla örtün.</p>
<p>Bir kesik ya da bir sıyrık 1 gün içerisinde iyileşmeye <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>lamaz veya aşağıdaki infeksiyon belirtilerinden birini görürseniz, hemen doktora haber verin:</p>
<p>Kızarıklık</p>
<p>Sıcaklık</p>
<p>Şişlik</p>
<p>Zonklama</p>
<p>Cerahat (irin)</p>
<p><strong>Ayak Bakımı:</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with diyabet">Diyabet</a> hastalarının ayaklarına özen göstermesi, özel bir ayak bakımı uygulaması gerekir. Dolaşımın iyi olmaması, sinirlerin hasar görmesi ve infeksiyonlarla savaş konusunda ortaya çıkan zorluklar, ayaktaki sorunların çok ağır sonuçlanmasına neden olabilir. </p>
<p>Tırnak batması, iltihaplı <a href="http://www.saglikvediyet.info/ayaklarda-nasir/">nasır</a>, ayağın bir yere çarpması, mantar hastalığı gibi durumlar doku hasarı ile infeksiyonu kolaylaştırır. İnfeksiyon yayıldıkça şişlik,sıcaklık meydana gelir, <a href="http://www.saglikvediyet.info/kan-dolasimi-icin-sifali-bitkiler/">kan dolaşımı</a> yetersiz kalır. Bir olay ötekini hazırlar. Hasta ağrı hissetmeyip sağlıksız ayağının üzerinde yürüdükçe infeksiyon daha da yayılır. Ayaklarınızı hergün kontrol edip gerekli bakımı yaparak, önemli sorunların gelişmesini önleyebilirsiniz.</p>
<p>Ayaklarınızı hergün kontrol edin. Ayak sırtına ve tabanlarına bakın. Tabanlarınızı rahat göremiyorsanız, bir ayna kullanın ya da aile bireylerinden yardım isteyin. Herhangi bir yara, ayaklarınızda veya ayak parmaklarınızda herhangi bir değişiklik (renk, sıcaklık veya biçim değişikliği) ve infeksiyon belirtisi görürseniz doktorunuza bildirin.</p>
<p>Tahriş  etmeyen bir sabun ve ılık suyla ayaklarınızı her gün yıkayın. Özellikle parmak aralarını olmak üzere ayaklarınızı iyi kurulayın.</p>
<p>Lanolin losyonu veya vazelinli merhem kullanarak kuru cildinizi yumuşatın.Ayak parmaklarınızın arasına losyon sürmeyin. Ayaklarınız terlerse çok az pudralayın.</p>
<p>Ayaklarınızı koruyun. Ayağınızı sıkmayan, deri ya da bez ayakkabılar giyin. Öne doğru sivrilen, yüksek topuklu ayakkabılardan kaçının. Parmak arası sandalet giymeyin. Çıplak ayakla yürümeyin.Denizde ve kumsalda dahi terlik kullanın. Ayağınızda şekil bozukluğu varsa uygun tedavi veya ortopedik ayakkabı için doktorunuza danışın. Her gün temiz çorap giyin. Lastikli çoraplar giymeyin.</p>
<p>Ayakkabınızı giymeden önce içini elinizle kontrol edin, içinde çivi veya yabancı madde varsa çıkarın. Yeni ayakkabı giydiğinizde ilk günler kısa süreli giyip değiştirin, ayaklarınızı sık sık kontrol edin.</p>
<p>Dolaşımınıza yardımcı olmak için her gün ayak egzersizleri yapın.</p>
<p><strong> Ayaklarınızı tehlikelere karşı koruyun.</strong></p>
<p>Ayak tırnaklarınızı dümdüz kesin, köşeleri daha derin almayın. Zımparalı bir tırnak törpüsüyle törpüleyin.</p>
<p>Ayaklardaki nasırları ya da sertleşmiş deri bölümlerini almak için kesici aletler veya kimyasal maddeler kullanmayın. Bu işi uzmanlarına yaptırın,</p>
<p>Ayaklarınıza sıcak su şişeleri, ısıtıcı petler veya diğer ısı kaynakları uygulamayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/diyabet-hastalarinda-cilt-bakimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deri Renk Değişiklikleri</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/deri-renk-degisiklikleri/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/deri-renk-degisiklikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 12:45:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2583</guid>
		<description><![CDATA[Sürekli bir pigment artışı değişikliği, kanın pigment maddesi olan hemosiderinin damarlardan sızarak birikmesinin, kan kökenli bir yığılmanın ya da derinin boyarmaddesi olan melanının birikmesinin sonucu olabilir. Purpura ve kılcal damar iltihaplarında görülen pigment artışı, kan kökenlidir. Melanin birikimi kökenli pigment artışıysa, deri renk değişikliklerine yol açar. Deride yapay pigment artışları, metabolizma, enfeksiyon ya da zehirlenme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sürekli bir pigment artışı değişikliği, kanın pigment maddesi olan hemosiderinin damarlardan sızarak birikmesinin, kan kökenli bir yığılmanın ya da derinin boyarmaddesi olan melanının birikmesinin sonucu olabilir. Purpura ve kılcal damar iltihaplarında görülen pigment artışı, kan kökenlidir. Melanin birikimi kökenli pigment artışıysa, deri renk değişikliklerine yol açar.</p>
<p>Deride yapay pigment artışları, metabolizma, enfeksiyon ya da zehirlenme kökenli olabilirler. Addison hastalığındaki, bronz şeker hastalığındaki, asalaklı kişilerdeki yaygın pigment artışları bunlar arasında sayılabilir. Altın, gümüş ve kinin gibi maddelerle uzun süre ilişkide bulunan kimselerde, çok değişik renklerde zehirlenme kökenli yaygın pigment artışları ortaya çıkabilir.</p>
<p>Kimyasal ya da fiziksel etmenlerin yol açtığı bölgesel pigment artışlarına «melanoz» denir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2881" title="melanoz" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/melanoz-287x300.jpg" alt="melanoz" width="287" height="300" /></p>
<p>Yüzdeki melanozlar</p>
<p>Özellikle kadınlarda görülen yüzdeki melanozlar, karmaşık bir pigment artışı biçimidir; çok çeşitli etmenlere bağlı olarak ortaya çıkar.</p>
<p>Gebelik maskesi</p>
<p>Özellikle gebelik ya da yaşdönümü (menopoz) dönemlerinde görülür. Yüzün üst bölümlerinde (alın, şakak) bakışımlı ve sınırlı esmer lekelerden oluşur; yüzün alt bölümlerini etkilemez. Bu «gebelik maskesi» (kloazma), çoğunlukla doğum sonrasında ortadan kalkar. Yakın dönemlerde ortaya çıkan, ağızdan gebelik önleyici ilaçlar kullanan ve uzun süre güneş ışınları altında kalan kadınlarda sık rastlanan melanozlar da buna benzer. Daha sonraki gebeliklerde de-tekrarlama eğiliminde olan gebelik maskesi, sonra parça parça yiter. Bu yüzden, daha önce gebelik maskesi geçirmiş kadınların, söz konusu dönemlerde elden geldiğince güneşten korunmaları gerekir.</p>
<p>Riehl Melanozu</p>
<p>Güneşin uzun süreli etkisi sonucunda bir kızarıklıkla kendini gösterir. Olayda güneş ışınlarının rolü büyüktür; ancak bunun yanı sıra, içsalgısal etkiler ve besin yetersizlikleri de melanozun başlamasına yardımcı olabilirler.</p>
<p>Kızarıklığı ağımsı, kahverengimsi sarıdan koyu mora kadar değişen renkte bir pigment artışı izler. Bütün yüzü kaplayan pigment artışı, saçlı derinin bir santim önüne kadar ilerler. Yüzdeki bu 2 melanozun yanı sıra birçok ara biçim de bulunduğundan, ayırıcı teşhis çoğunlukla olanaksızlaşır.</p>
<p>Pigmentli ağız çevresi paraker tozu</p>
<p>Ağız çevresinde bir kızartı ve pigment artışıyla birlikte ortaya çıkan bir döküntüdür. Pul pul dökülmeler görülmesi, hastalığın sebore ve enfeksiyon özelliği taşıdığını belirten bir kanıttır.</p>
<p>Sınırlı melanozlar</p>
<p>Belirli bir bölgede melanosit (melanin hücresi) etkinliği artışında, çok çeşitli etmenler rol oynar.</p>
<p>Liken, lupus ve frengi gibi bazı hastalıklar , deride pigment artışh izler ve kalıntılar bırakabilirler. İlaçların (müshiller, ateş düşürücü ilaçlar, kinin,  neden olduğu zehirlenmelerde de, renk. li lekeler ortaya çıkabilir.</p>
<p>Ailesel pigment yetersizliği hastalığı</p>
<p>Gelişmesi sırasında üç evre geçiren ailesel bir hastalıktır, iltihaplı bir evreyi izleyen siğilli-küçük deri çıkıntılı dönemden sonra, pigment artışları belirir. Pigment artışı lekeleri yüz dışında, bedenin her yanma (gövde, kollar ve bacaklar) su damlacıkları biçiminde saçılmışlardır. Bu lekelerin, estetik görünümü bozmaktan başka «etkileri yoktur. Ama bu bozuklara sinir, göz ve iç organ bozukluklarının eşlik etmesi, durumu ciddileştirir.</p>
<p>Pigment eksikliği hastalıkları Albino hastalığı (albinizm)</p>
<p>Kalıtımsal özellikli ve ender rastlanan bir hastalıktır. Deride, tırnak, saç ve kıllarda, gözün iris tabakasında melanin yapımında bir bozukluk vardır. Daha sık görülen kısmi albino hastalığı, çoğunlukla alında sınırlıdır ve birlikte hiç bir gelişme bozukluğu yoktur.</p>
<p><strong>Vitiligo</strong></p>
<p>Vitiligo her yönüyle, albino hastalığının karşıtı bir hastalıktır. Hastalarda sınırlı renksiz lekelerin, çevresinde, aşırı pigment artışına uğramış bir bölge yer alır. Lekeler genellikle, bakışımlı biçimde yayılmışlardır. Vitiligonun evriminin ne boyutlar kazanacağını önceden kestirmek çok zordur. Bazen bir şok ya da travma sonucu ortaya çıkan hastalık, bütün üstderi tabakasında pigment yitimine yol açabilir.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-2882" title="vitiligo" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/vitiligo-300x176.jpg" alt="vitiligo" width="300" height="176" /></p>
<p>Hastalığın nedenleri henüz bilinmemektedir ve tedavisinde birçok yöntem denenmesine karşın, hiç birinden kesin sonuç alınamamıştır. Bazı ilaçlardan sonra güneş banyoları, hastaların bazılarında ilerlemeyi durdurabilir. Ancak, hastalığın nedeni bilinemediğinden, tedavi deney evresini aşamamaktadır.</p>
<p>Pigment artışlarında olduğu gibi, renksiz lekelere yol açan pek çok hastalık vardır: Frengi; cüzam, pitiriyazis versikolor; yalancı sedef hastalığı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/deri-renk-degisiklikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Epitel Uru Öncesi Durumlar</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/epitel-uru-oncesi-durumlar/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/epitel-uru-oncesi-durumlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 12:27:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2573</guid>
		<description><![CDATA[Deride bazı bozunlar, kötücül urların gelişmesine elverişli bir ortam hazırlarlar. Yanık izleri ya da aynı bölgede sürekli olarak tekrar eden küçük travmalar, kanserlerin başlamasına elverişli kera tozlu bir ortam oluşturabilirler. Ayrıca, uzun süre şiddetli güneş ışınları altında kalma ve körelmiş bölgeler oluşturabilen X ışınımları da bu değişimlerin ilk hareket merkezi olabilirler. Bazı deri hastalıklarının (verem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Deride bazı bozunlar, kötücül urların gelişmesine elverişli bir ortam hazırlarlar. Yanık izleri ya da aynı bölgede sürekli olarak tekrar eden küçük travmalar, kanserlerin başlamasına elverişli kera tozlu bir ortam oluşturabilirler. Ayrıca, uzun süre şiddetli güneş ışınları altında kalma ve körelmiş bölgeler oluşturabilen X ışınımları da bu değişimlerin ilk hareket merkezi olabilirler. Bazı deri hastalıklarının (verem görünümlü ya da döküntülü lupus, tekrarlayıcı uçuk, siğilli liken, bacak yaralaşmaları) yol açtıkları enfeksiyonları ve bıraktıkları izler, herhangi bir kötücül evrimi belirdiği anda saptama amacıyla, dikkatle gözlenmelidir.</p>
<p>40 yaşlarını aşmış kişilerde deri üstünde, esmer lekeler biçiminde gelişen yaşlılık kera tozlarıysa, çok sık rastlanmalarına karşılık çok önemli değillerdir. Çoğunlukla gri bir tabakayla kaplı olduklarından, yaşlılık siğilleriyle karıştırılabilirler. Ama yaşlılık siğillerinin hiç tehlikeli olmamalarına karşılık, kera tozların tehlikeli durumlara yol açabildiklerinden, dikkatle gözlenmeleri ve çok yaygın bulundukları durumlarda elektrikle yakma ya da soğukla tedavi yöntemleriyle yok edilmeleri gerekir. Ayrıca, yukarda anlatılan bu tür durumlarda güneş ışınlarından mutlaka korunmalıdır.</p>
<p><strong>Bowen hastalığı</strong></p>
<p>Bowen hastalığına günümüzde bir epitel uru öncesi durumundan çok, deri kanseri öncesi bir bozun gözüyle bakılmaktadır. 50 yaşma yakın kişilerde görülen hastalıkta, ortaya çıkan esmerimsi pembe renkli, yuvarlak ve çıkıntılı yapılar son derece değişik biçimlerde olabilir ve birçok deri hastalığını akla getirebilir. Yerel tedavi etkisiz kaldığından, bozunlar ancak cerrahi girişimle, ışın tedavisiyle ya da elektrikle yakmayla yok edilebilir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2892" title="bowen_hastaligi" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/bowen_hastaligi.gif" alt="bowen_hastaligi" width="145" height="172" /></p>
<p><strong>Paget hastalığı</strong><strong></strong></p>
<p>Ender rastlanan bir meme hastalığıdır. Sürüncemeli bir hastalıktır ve kanser öncesi dönemde egzamaya benzer görünümler ortaya çıktığından, doku incelemesi ve alışılmış göğüs kanseri araştırmaları uygulanmasını gerektirir. Elden geldiğince erken bir girişimle, urun geniş olarak çıkarılması gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/epitel-uru-oncesi-durumlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyicil Urlar</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/iyicil-urlar/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/iyicil-urlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 12:25:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Urlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2571</guid>
		<description><![CDATA[İyicil üstderi urları Başlıca özellikleri çok yavaş gelişmeleridir. Sınırlı ve yereldirler; çok çeşitli tiplerde olabilirler. Virüs kökenli epitel urları Virüslerin, birçok hücre çoğalması olayında etkin rol oynadıkları bilinen bir gerçektir. Virüslerin neden oldukları başlıca urlar arasında  yalın siğiller, ayak tabanı siğilleri, cinsel organ kondilomları, siğil görünümleri, iyicil epitel urları ve bulaşıcı yumuşak yumrular sayılabilir. Yalın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İyicil üstderi urları</strong></p>
<p>Başlıca özellikleri çok yavaş gelişmeleridir. Sınırlı ve yereldirler; çok çeşitli tiplerde olabilirler.</p>
<p><strong>Virüs kökenli epitel urları</strong></p>
<p>Virüslerin, birçok hücre çoğalması olayında etkin rol oynadıkları bilinen bir gerçektir. Virüslerin neden oldukları başlıca <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a> arasında  yalın siğiller, ayak tabanı siğilleri, cinsel organ kondilomları, siğil görünümleri, iyicil epitel urları ve bulaşıcı yumuşak yumrular sayılabilir.</p>
<p><strong>Yalın siğil</strong><strong> </strong></p>
<p>Yalın siğilde deri belirtileri, yüzeyleri düzensiz, az ya da çok sayıda kıllı olan, hiperkeratozlu çıkıntılardan oluşmuşlardır. Çok değişik boylarda olabilir, bazen birleşerek geniş kütleler oluşturabilirler. Yalın siğilin en sık görüldüğü bölgeler el sırtı, tırnak çevresi ve ayaklardır. Özellikle çocuklarda rastlanırlar.</p>
<p>Tedavide çeşitli yöntemlere başvurulabilir-, yerel uyuşturma altında elektrikle yakma ve soğukla tedavi (karbon karı ya da azot), öteki keratin çözücü maddelerden çok daha etkili sonuçlar vermektedir. Siğillerin çok yaygın ve bol oldukları durumlarda, çok özgül olmayan ağız yoluyla tedavilere karşın, tekrarlamalara sık rastlanır.</p>
<p><strong>Ayak tabanı siğilleri</strong><strong> </strong></p>
<p>Taban üstünde sınırlı biçimde yerleşen bu siğiller, çoğunlukla son derece ağrılıdırlar; bazen nasırların aralarında yer alabilirler. Boyları son derece çeşitlidir. El siğillerindeki gibi, siğil yok edici merhemlerle ya da fiziksel etkenlerle ortadan kaldırılabilirler.</p>
<p><strong>Cinsel organ kondilomları (Condyloma acuminatum)</strong></p>
<p>Halk arasında «horoz ibiği» adı verilen bu oluşumlar, üreme organlarının mukozaları üstünde yerleşmişlerdir. Gri ya da pembe renklidirler; hiç bir ağrı ya da sızıya neden olmazlar. Çoğalma eğilimleri fazla olduğundan, tedavilerinde soğukla tedavi ya da elektrikle yakma gibi yöntemler uygulanır. Cinsel temasla bulaşırlar.</p>
<p><strong>Siğil görünümlü iyicil epitel urları</strong><strong> </strong></p>
<p>Daha çok çene ve yüz bölgelerinde yerleşen, birbirlerine bulaşarak çoğalan, iplik biçiminde, uzamış, küçük deri çıkıntılarıdır. Gelişmeleri yalnızca, elektrikle yakma yöntemiyle engellenebilir.</p>
<p><strong>Bulaşıcı yumuşak yumrular</strong></p>
<p>Yerleşim merkezleri çok değişik olabilen bulaşıcı yumuşak yumruların, yayılma eğilimleri çok yüksektir. Ortaları göbeklenmiş bu küçük ve şişkin yapıları ortadan kaldırmak için, kazıma yöntemleri uygulanır. Bu işlem,bozun yerlerinin elektrikli koterle yakılmasıyla tamamlanır.</p>
<p><strong>Kistler</strong></p>
<p>Kistler, kökeni ve yapısı değişen bir maddeyle dolu, epitelle çevrili kovuklardır; çeşitli tipleri vardır.</p>
<p><strong>Milium</strong></p>
<p>Milium tanecikleri yüzde ve üreme organlarında yerleşmiş, bir darı tanesi boyutlarında, beyaz renkli, sert, inciyi andıran oluşumlardır. Bisturinin ucuyla çıkarıldıklarında, içlerinden jelatin kıvamında beyaz renkli bir madde çıkar.</p>
<p><strong>Üstderi kistleri</strong></p>
<p>Üstderi kistleri sık rastlanan, genellikle birden çok sayıda olan, kalıtımsal yapılardır. Boyları birbirlerinden çok değişik olan bu kistlerin üstleri, normal bir deri tabakasıyla örtülüdür. Yavaş yavaş büyür, çoğunlukla erbezi torbası ve saçlı deride yerleşirler. Sık sık enfeksiyona uğramalarına karşılık, son derece ender yozlaşırlar. Tedavilerinde uygulanabilecek tek yöntem, kistin bütünüyle çıkarılmasıdır. Ama işlem eski ve enfeksiyona uğramış kistlerde çok güçtür.</p>
<p><strong>Yağ kistleri</strong></p>
<p>Çok daha ender rastlanan bu kistlerin içinde az ya da çok yozlaşmış yağlı bir madde yer alır. Normal ya da gerilmiş bir deri yüzeyi altına yerleşmiş bu kistler sıkıldığı zaman, içlerindeki madde urun ortasında bulunan ince bir delikten dışarı çıkar. Özellikle seboreli bölgelerde yerleşmiş olan yağ kistlerinin tedavisinde en etkili yöntem, cerrahi girişimle çıkarılmalarıdır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kistdermoy itler</strong></p>
<p>İçlerinde kıl, saç, deri yağı artıklarının birikmiş olduğu embriyo kökenli oluşumlardır. Kaş kenarı, göz çevresi ya da kuyruk sokumu bölgesi gibi dölüt kökenli çatlakların bulundukları bölgelerde yerleşmişlerdir. Tedavilerinde en etkili yöntem, cerrahi girişimle çıkarmadır.</p>
<p><strong>Öteki iyicil deri urları</strong></p>
<p><strong>Kıl keseciği urları</strong></p>
<p>Kıl keseciği urlarının en tipik biçimi, kireçleşmiş Malherbe epitel urudur. İyicil, bir taş sertliğinde, yuvarlak bir urdur. Ağrı ya da sızı vermez. Kendiliğinden gerileme olmadığından, cerrahi yöntemlerle çıkarılması gerekir.</p>
<p><strong>Yağ bezleri urları</strong></p>
<p>Fordyce tanecikleri, küçük ve önemsiz anatomik biçim bozukluklarıdır. Buna karşılık yağ adenomları, yağ dokusunda gelişen ve karmaşık nevusları akla getiren yağ bezleri urlarıdır. Kırmızı ya da beyaz renkli, şişkin, küçük yükseltilerdir; yüz derisi üstüne dağılmışlardır (alın, burun kökü).</p>
<p>Yağ nevusu ise, yüz ya da saçlı deri üstünde ortaya çıkan, yüzeyi düz ya da yumrulu, iyice sınırlı, sarı renkli bir plaktır. Doğumdan kısa süre sonra ortaya çıkar ve yozlaşma gösterebilir; bu yüzden, erken olarak cerrahi girişimle çıkarılması gerekir.</p>
<p><strong>Ter bezi urlan</strong></p>
<p>Ter bezleri yumaklarının derin bölümlerinde ortaya çıkan aşırı büyümelerdir. Yerleşim merkezleri değişiktir: Göz kapakları; gövde; ayak tabanı.</p>
<p><strong>Yaşlılık siğilleri</strong></p>
<p>30-35 yaşlarından sonra çok sık görülen bu oluşumları, yaşlılık kera tozlarıyla karıştırmamak gerekir. Çünkü, yaşlılık siğilleri hiç bir zaman kötücül gelişme göstermezler. Oval ya da yuvarlak biçimli bu şişkinliklerin yüzeylerinde, gri renkli, yağlı ve ayrılabilir bir tabaka yer almıştır. Genellikle göğüs, sırt ve yüze yayılan bu oluşumlar, bazen tek olarak da ortaya çıkabilirler. Tedavileri çoğunlukla estetik amaç taşır. Hafif keratin çözücüler, elektrikli koterle yakma ya da soğukla tedavi (kar ya da azot) yardımıyla tedavi edilebilirler.</p>
<p><strong>Siğilimsi nevuslar</strong></p>
<p>Çocukluktan başlanarak görülebilen siğilimsi nevuslar, biçimleri ve yerleşim bölgeleri bakımından birbirlerinden çok farklı yapılardır.</p>
<p>İçlerinde pigment yüklü Unna hücreleri taşımayan bu yalın üstderi aşın büyümelerinin yüzeyleri, kuru ve tırtıllı bir görünümdedir, Tedavisinde keratin çözücülere, A vitamini tedavisine, elektrikle yakmaya ya da cerrahi yöntemlere başvurulabilir.</p>
<p><strong>İyicil altderi urları</strong></p>
<p><strong>Bağdokusu urları</strong></p>
<p>Bağdokusu iyicil urlarının (fibromlar) en ya İmlan, mezenkim hücrelerinden olan histiyosit ve fibroblastlardan oluşurlar.</p>
<p>Tek ya da daha çok sayıda olabilen hafif yum rulu bağdokusu uru, küçük, yassı ve pembe renkli bir bozundur; bazen pigmentleşmeye uğrayabilir; ağrısızdır; hiç bir zaman yozlaşmadıklarından, tedavileri zorunlu değildir. Bazen, bir yağ birikimi olmasıyla ksantomu andıran, sarımsı bir görünüm alabilirler. Çok değişik boyutlu olabilen yumuşak bağdokusu uru, saplı ve gevşek bir yapıdır. Çok sayıda ve yaygın olabilir. Sap&#8217;ı yumuşak bağdokusu urunun yayılma eğilimi t boyun, koltukaltı, kasık) çok fazladır. Karmaşık nevuslarda başka urlar da birlikte bulunabilir.</p>
<p><strong>Keloyitler</strong></p>
<p>Keloyitler hiç bir neden olmaksızın kendiliğinden ortaya çıkabilen, gerileme eğilimleri olmayan, kaygan yüzeyli, sert, pembemsi renkli, özel bir evrim gösteren bağdokusu çıkıntılarıdır. Çoğunlukla, bir yara izi üstünde ortaya çıktıklarından, gerek yerleşimleri, gerekse boyutları ve sertlik dereceleri büyük ölçüde farklıdır. Bu ikincil biçimlerde, kendiliğinden ortaya çıkan biçimlerin tersine, kortizonla yerel tedavi sonucunda başarı elde edilebilir. Buna karşılık, cerrahi girişim pek öğütlenmez: çünkü, girişimin bırakacağı yara izleri, keloyitlerin ortaya çıkmasına elverişli yeni alanlar oluşturur. Bununla birlikte, koruyucu ışın tedavisinin tekrarlamayı kısmen önleyeceği unutulmamalıdır.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2895" title="dermolazer1" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/dermolazer1.gif" alt="dermolazer1" width="245" height="147" /></p>
<p><strong>Yağ urları</strong></p>
<p>Derialtı altındaki yağ hücrelerinin çoğalması sonucunda, normal bir derialtında yumuşak, yuvarlak ve ağrısız kütleler oluşur. Yağ uru (lipom) adı verilen bu yapıların ortaya çıkmasına eğilimli bazı ailelerde, koltukaltı, boyun ve çene altında iri ve çok sayıda yağ birikimleri oluşmasına «Launois-Eiensaude sendromu» adı verilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/iyicil-urlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nevuslar</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/nevuslar/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/nevuslar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 12:14:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2563</guid>
		<description><![CDATA[Nevuslar geç dönemde ortaya çıkabilen doğuştan deri urlarıdır; kalıcılık ve büyüme eğilimi gösterirler. Kalıtımsal değillerdir ama, bazı ailelerde daha sık rastlanırlar. Nevuslar, embriyoloji bakımından, pigment yüklü altderide yuvalar oluşturacak biçimde kümelenmiş olarak bulunan Unna hücrelerinden oluşmuşlardır. Ama pigmentli nevuslar denen bu gerçek nevuslardan başka, gene doğuştan olan ve deri ya da deri altnın normal öğelerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nevuslar geç dönemde ortaya çıkabilen doğuştan deri urlarıdır; kalıcılık ve büyüme eğilimi gösterirler. Kalıtımsal değillerdir ama, bazı ailelerde daha sık rastlanırlar.</p>
<p>Nevuslar, embriyoloji bakımından, pigment yüklü altderide yuvalar oluşturacak biçimde kümelenmiş olarak bulunan Unna hücrelerinden oluşmuşlardır. Ama pigmentli nevuslar denen bu gerçek nevuslardan başka, gene doğuştan olan ve deri ya da deri altnın normal öğelerinin aşırı çoğalması sonucu oluşan nevus urları da vardır; bunlar özel hücre kapsamaz ve yozlaşmaz. İki grup arasında kesin ayırıcı teşhis zorunludur; çünkü yalnızca pigmentli nevuslar melanomlara dönüşebilirler.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2901" title="dysplastic.nevus.2006" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/dysplastic.nevus.2006-300x256.jpg" alt="dysplastic.nevus.2006" width="300" height="256" /></p>
<p><strong>PİGMENTLİ NEVUSLAR</strong><strong> </strong></p>
<p>Pigmentli (dopa pozitif) olduklarından, bu nevus hücreleri her zaman pigmentli <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a> oluştururlar. Ama pigmentsiz nevuslara da rastlanabilir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Benler</strong></p>
<p>Benler, renkleri esmerden siyaha kadar değişen, düz ya da hafifçe kabarık yapılardır. Bazen bedenin herhangi bir yerinde (yüz, boyun, sırt, üreme organları) gruplar halinde toplandıkları görülür. Çocuklukta ortaya çıkan benler, ergenlik çağında ikinci bir gelişme gösterirler.</p>
<p>Benlerin bedende fazla miktarda ve yaygın biçimde gelişmesi, yaygın ben hastalığı adı verilen bir sistem hastalığı (ender görülür) oluşturur.</p>
<p>Bazen yanak ve dudaklarda oluşan benler, bir kalın barsak yaygın polip hastalığı ile birliktedir (Peutz-Jeghers sendromu). Kalıtımsal ve doğuştan bir hastalıktır.</p>
<p>Sutton&#8217;un tanımladığı nevus, merkezdeki beni çevreleyen daire biçiminde renksiz bir bölgeden oluşur (Sutton hastalığı).</p>
<p>Benleri çillerle karıştırmamak gerekir. Çiller, güneş ışınlarının pigmentleşmeyi hızlandırmasıyla oluşan yalın lekelerdir. Hiç bir zaman pigment yüklü Unna hücreleri kapsamazlar. İçlerinde yalnızca, çok sayıda ve kesinlikle yozlaşmayan üstderi melanin hücreleri yer alır.</p>
<p>Benler aşırı bir yozlaşma göstermedikçe, herhangi bir tedavi gereksizdir. Ama boyutlarının büyüdüğü durumlarda (o zaman en küçük travmalardan bile etkilenirler) ya da el ayalarında, ayak tabanlarında, üreme organlarında görüldüklerinde, çıkarılmaları gerekir. Bütün bozun, çevresindeki normal deriden de biraz alınarak kesilip çıkarıldıktan sonra, laboratuvarda doku incelemesi uygulanmalıdır.</p>
<p><strong>Yumrulu melanin nevusları</strong><strong> </strong></p>
<p>Daha çocuklukta ortaya çıkabilen ve çok sık rastlanan yumrulu melanin nevuslan, son derece çeşitli biçimlidirler. Boyutları ve görünümleri çok farklıdır ve hafif kabartılardan, bir yarım küre (yumrulu nevus) biçimine kadar değişebilir. Renkleri kirli sarı, kahverengi ya da siyah olabilir. Renksiz nevuslar (ya da gevşek siğiller) adı verilen bazı türlerse, beyaz ya da açık pembe renklidirler; çoğunlukla erişkinlerin yüzlerinde ortaya çıkarlar. Kıllı nevuslara da rastlanır. Yumuşak nevüsların yüzeyleri düzensiz ve tanelidir.</p>
<p>Kubbe biçimi yumrulu nevuslar, koyu renkli, kabarık, kaygan yüzeylidirler. Yozlaşma eğilimleri çok fazladır. Kıllı nevuslar ise çok yavaş bir gelişim gösterirler. Az ya da çok pigmentlidirler; ortalarında tek ya da bir kıl demeti biçiminde kıllar yer alır. Evrim eğilimleri yoksa da, tahriş edilmeleri, kıllarının tekrar tekrar alınması, kötü sonuçlar doğurabilir.</p>
<p>Spitz melanomu, çocuklarda ortaya çıkan, pembe-esmer renkli bir nevustur. Dokusal görünüm bakımından nevus kanserini (nevus karsinom) andırır, geleceği iyidir.</p>
<p>Nevüslarm tedavisinde amaç, yozlaşarak nevus kanserine dönüşmeyi önlemektir. Tedavi yöntemleri her türe göre değişir. Gelişme tehlikesi yüksek nevüslarm (kubbe biçimi yumrulu nevuslar, el ayası ve ayak tabanı nevuslan, zedelenmiş ya da travmaya uğramış nevuslar), cerrahi girişimle çıkarılmaları gerekir. Bu girişimden sonra, bozunun doku incelemesi yapılmalı ve altderi tabakası içinde ya da altderi ile üstderinin birleşme bölgesinde nevus hücreleri kalmışsa ortaya çıkarılmalıdır.</p>
<p><strong>Yaygın nevuslar</strong><strong> </strong></p>
<p>Daha doğumda, deri üstünde koyu ya da açık renkli, az ya da çok geniş plaklar halinde ortaya çıkar, geniş yüzeyler kaplayabilirler (yüz, omuzlar, kaba etler). Kaygan olan yüzeylerinde, tüyler ya da kalın siyah kıllar yer alabilir.</p>
<p>Sinirsel bozukluklar ve beyin zarları bozukluklarıyla birlikte görüldükleri sinir-deri melanoblastomları çerçevesi içinde incelenirler.</p>
<p>Çıkarılmalarından sonra, bozun yerlerinin düzeltilmesi için estetik cerrahiye (geniş deri yamaları, saplı deri kaydırmaları, v.b.) başvurmak gerekir.</p>
<p><strong>Mavi nevuslar</strong></p>
<p>Ender de olsa, bazı nevuslar, pigment birikiminin altderinin derinliklerinde oluşması nedeniyle mavi renklidirler.</p>
<p>Yuvarlak ya da oval biçimli olan, deride sınırlı bir çıkıntı yapan mavi nevüslarm yozlaşması, kuraldışı bir durumdur.</p>
<p>Bazı ırklarda (moğol ırkı) daha doğumdan başlayarak ortaya çıkan moğol lekesi, mavimsi renkli, hiç bir zaman yozlaşmayan ve ergenlik çağma doğru silinen pigmentli bir lekedir.</p>
<p><strong>NEVUS URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p>Nevus urları, hiç bir zaman kötücül yozlaşma göstermeyen, yerel altderi ya da üstderi büyümeleridir.</p>
<p><strong>Yağ nevusları</strong></p>
<p>Saçlı deride ya da yüzde ortaya çıkan, kahve -rengimsi sarı renkli, hafif kalkık, sert, üstü girintili-çıkıntılı, doğuştan nevuslardır. Düzensiz şeritler halinde yayılırlar. Sert, ağrısızdırlar; elektrikle yakma yöntemiyle ya da cerrahi girişimle temizlenebilirler.</p>
<p><strong>Siğilimsi nevuslar</strong></p>
<p>Siğilimsi nevüslarm en belirgin özellikleri, şerit ya da çizgi biçiminde bozunlar oluşturmalarıdır. Gri renkli, düzensiz ve oyuk yüzeyli bu kera tozlu oluşumlar, deride yalın ve iyicil aşırı büyüme alanlarıdır. Yalnızca estetik nedenlerle çıkarılırlar; girişimin, tekrarlamayı önlemek için oldukça deri uygulanması gerekir.</p>
<p><strong>Yumuşak nevuslar</strong><strong></strong></p>
<p>Çok sık rastlanan, özellikle göz kapakları, boyun, omuz ve üreme organları bölgelerinde görülen çıkıntılı, yumuşak, normal deri renginde ya da pembe, gevşek, bazen saplı urlardır. Başka belirtilerle bir arada olabilir (Recklinghausen hastalığı); o zaman, karmaşık nevus hastalıkları çerçevesinde incelenirler. Tek başlarına iseler, elektrikle yakma yöntemiyle kolayca yok edilirler</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/nevuslar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fabry hastalığı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/fabry-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/fabry-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 22:36:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2545</guid>
		<description><![CDATA[Fabry hastalığında, deride glikolipit maddeler birikimi sonucunda oluşmuş yapılar saptanır. Hastalık kalıtımsaldır; çoğunlukla çocuklarda görülür. Derideki birikimler, oldukça bir biçimlidir. Yüzeyleri keratinleşmiş, kırmızı, küçük deri çıkıntıları. Hastalığın tehlikesi, böbreği etkileyebilmesin-dedir. Protein işleme, kan üre düzeyi yüksekliği (üremi), atardamar yüksek basıncı görülür. Ayrıca damarlar ve sinir sistemi de hastalanabilir. Geleceği, böbreğin hastalıktan etkilenmesine göre değişmekle birlikte, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fabry hastalığında, deride glikolipit maddeler birikimi sonucunda oluşmuş yapılar saptanır. Hastalık kalıtımsaldır; çoğunlukla çocuklarda görülür.</p>
<p>Derideki birikimler, oldukça bir biçimlidir. Yüzeyleri keratinleşmiş, kırmızı, küçük deri çıkıntıları.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2909" title="pnp1a" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/pnp1a-300x203.jpg" alt="pnp1a" width="300" height="203" /></p>
<p>Hastalığın tehlikesi, böbreği etkileyebilmesin-dedir. Protein işleme, kan üre düzeyi yüksekliği (üremi), atardamar yüksek basıncı görülür. Ayrıca damarlar ve sinir sistemi de hastalanabilir. Geleceği, böbreğin hastalıktan etkilenmesine göre değişmekle birlikte, çoğunlukla kötüdür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/fabry-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

