<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#187; Eklem ve Kemik Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvediyet.info</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 20:35:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Eklem Ağrıları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/eklem-agrilari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/eklem-agrilari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Nov 2011 14:39:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8329</guid>
		<description><![CDATA[Eklem Ağrıları UYARICI BELİRTİLER: Her ne kadar OA herhangi bir eklemi etkileyebilen de yük kaldıran eklemlerde (özellikle kalçalar ve dizler ile omurlar arası eklemler) çok daha sık görülür. Kadınlarda el eklemlet mi (özellikle de el parmakları ve başparmak kökü) etkileme eğilimin dedir. OA&#8217;nın başlıca belirtileri etkilenen eklemin kullanılması sırasında ve günün sonuna doğru artan eklem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><strong>Eklem Ağrıları</strong></p>
<p><strong>UYARICI BELİRTİLER:</strong> Her ne kadar OA herhangi bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">eklem</a>i etkileyebilen de yük kaldıran eklemlerde (özellikle kalçalar ve dizler ile omurlar arası eklemler) çok daha sık görülür. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">Kadın</a>larda el eklemlet mi (özellikle de el parmakları ve başparmak kökü) etkileme eğilimin dedir.</p>
<p>OA&#8217;nın başlıca belirtileri etkilenen eklemin kullanılması sırasında ve günün sonuna doğru artan eklem tutukluğu ve ağrıdır, IKIc in dinlendirilmesJnden sonra da eklem tutukluğu olahiliı; ancak bu durum eklem hareket ettirilmeye başlayınca görülür. Eklemlerde çıtırdama ve hareket kısıtlılığı olabilir. Daha da az etkilenen eklemlerde öncesinde hiçbir uyarıcı belirti olmaksızın aniden kırılma ortaya çıkabilir.</p>
<p>Belirtiler nedeni bilinmemekle birlikte son derece değişkendir. Eklemin pek de sorun çıkarmadığı haftalar ya da aylar süren iyi bir dönemin ardından ağrı ve eklem tutukluğuyla seyreden kötü bir dönem gelebilir.</p>
<p>Hava değişimi (özellikle düşük atmosfer basıncıyla birlikte nemli hava) belirtileri kötüleştirebilir.</p>
<p><strong>Hastalığın Seyri ve Gelişmesi:</strong></p>
<p>OA ilerledikçe etkilenen eklemler, sıvı birikmesi ya da eklem kenarında yeni kemik oluşumu nedeniyle şişer. Bunun en rahat <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a>lendiği yer eklemlerin boğum boğum hale geldiği el parmaklarıdır. Ayrıca çevrelerindeki kasların kullanılmamaya bağlı incelmesi sonucu eklemler daha büyük gözükebilir.</p>
<p>OA ilerledikçe ağrı, dinlenme sırasında ve geceleri devamlılık gösterebilir ya da daha şiddetli hale gelebilir. Tutulan eklemlerin küçük hareketleri bile insanı zorlar ve mutfak araç gereçlerini kullanmak, hatta banyo yapıp çıkmak gibi günlük işleri güçleştirir. Ağrı çekmeden yürüyemiyorsanız hatta yemeğinizi pişiremiyorsanız, hayat pek de keyif vermez; bu nedenle OA&#8217;lı kadınların pek çoğunda depresyon olması hiç de şaşırtıcı değildir.</p>
<p>Omurgayı oluşturan omurlar arası eklemlerde de OA gelişebilir. Omurganın yapısında hafif bir değişikliğe yol açabilir; sonuçta destekleyici bağlar ve kaslarda spazm gelişir ve bu değişiklikler bir araya geldiğinde şiddetli sırt ağrısı ve eklem sertliği ortaya çıkabilir. Sıklıkla en fazla etkilenen bel bölgesidir; ancak pek çok kadında boyunda da sorunlar olabilir. Eklem kenarlarında gelişen mahmuz şeklindeki sivri kemik çıkıntıları omurgadan çıkan sinirlere bası yaparak kalçadan ve bacağın arka dış bölümünden aşağıya doğru yayılan ağrıya (siyatik ağrısı) ya da parmaklarda uyuşmayla birlikte omuzlar ve kollarda yayılan ağrıya yol açabilir.</p>
<p><strong>TESTLER VE TEDAVİLER:</strong> Erken evrelerde tanı genelikle diğer <a href="http://www.saglikvediyet.info/artrit/">artrit</a> nedenlerinin dışlanmasıyla konur. Osteoartrite özgü bir kan testi yoktur ve röntgen filmi kıkırdaktaki değil kemikteki değişiklikleri gösterdiği için pek de yardımcı olmayabilir. MRG incelemesi kıkırdak ve buralarda neler olup bittiğini gösterdiği için daha fazla yardımcı olı n, ancak bu tetkik OA şüphesi olan herkeste yapılamayacak kadar pahalıdır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">Hastalık</a> ilerledikçe standart röntgen filminde de dujı siklikler görülmeye başlar. Kıkırdak inceldikçe eklem kemiklin arasındaki mesafe daralır ve bazen kemikler birbirine değiyormuş gibi gözükür. Mahmuz gibi gözüken sivri kemik çıkıntıları da izlenebilir. Buna karşılık röntgen filmindeki değişikliklerin ağrının şiddetiyle bağlantılı olması gerekmez ve hayli kötü görünen bir röntgen filmi her zaman eklemde çok büyük bir rahatsızlık ve kilo kaybı olduğu anlamına gelmez.</p>
<p>Ancak OA&#8217;nın her zaman ilerleyici olmadığı bilinmelidir ve neyse ki OA&#8217;lı pek çok kişi yeti kaybı olmadan görece normal bir yaşantı sürebilir. Bir eklemde 1-2 yıl sorun olduktan sonra belirtilerin ortadan kalkması oldukça sık görülen bir durumdur. Buna karşılık bir ya da daha fazla sayıda eklemde özellikle de kalça ve dizlerde artan ağrı ve rahatsızlık ortaya çıkabilir,</p>
<p>Günümüzde OA&#8217;nın kesin tedavisi yoktur. Tedavi ağrının kesilmesine ve hareket edebilme kapasitesinin korunmasına odaklanır. </p>
<p><strong>Uygulanabilecek tedaviler arasında şunlar yer alır:</strong></p>
<p>* Yeterli dozda aldığınızda mükemmel bir ağrı kesici olan para setamol (günde 4 gr yani 8 tablet) çok güvenli bir ilaçtır ve genel olarak tatsız yan etkilere yol açmaz.</p>
<p>♦  Kodein ya da morfin bazlı daha güçlü ağrı kesicilerin eklenmesi ağrıda daha fazla rahatlama sağlayabilir; ancak kabızlık ve zihin bulanıklığına yol açabilir</p>
<p>İbuprofen gibi streoit dışı antienflamatuar ilaçlar da ağrıyı azaltabilir; ancak bu ilaçlar midede iltihap ve kanamaya yol açabilecekleri ve sıvı tutulumu eğilimi varsa bu eğilimi daha da artır, genellikle kısa süreliğine kullanılır. Kalp hastalığı ıis kini de artırabilirler.</p>
<p>*  Steroit dışı antienflamatuar ya da kapsaisin içeren lokal uygulanan kremler de fayda sağlayabilir; ancak bu kremlerin olki göstermesi için her gün düzenli olarak uygulanması gerekir.</p>
<p>* Fizyoterapi, tutuk eklemlerde hareketliliği sürdürmek ve kendi gücünün korunmasını sağlamak açısından yararlı olabilir. </p>
<p>* Osteopati ve kiropraktik (masajla tedavi) usulüne uygun yapıldığında eklemlerin yerine yerleştirilmesinde ve kas spazmlarının çözülmesinde yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>Diğer Tedavi Yöntemleri:</strong></p>
<p>Daha ağır OA&#8217;da etkilenen ekleme (özellikle başparmak ya da diz) steroit enjeksiyonu yapılabilir. Bir diğer seçenek de bir seri hiya-lüronin enjeksiyonu yapılmasıdır. Bu, eklem kapsülü içindeki sıvıya benzer bir sıvıdır ve kayganlaşmayı destekleyebilir.</p>
<p>Cerrahi tedaviye de başvurulabilir. Düzensiz eklem yüzeyini toparlayıp parçalanmış kıkırdağı temizlemek için anahtar deliği yöntemiyle uygulanan artroskopi özellikle dizlerde önemli ölçüde rahatlama sağlayabilir.</p>
<p>Son seçenek tutulan eklemin yerine yenisinin takılmasıdır. Bu işlem en çok kalça ve diz eklemlerinde gerçekleştirilmekle birlikte artık dirsek gibi giderek artan sayıda farklı eklemde uygulanabiliyor. Devam eden teknik gelişmelere rağmen büyük bir eklemin yerine yenisinin takılması önemii bir cerrahi girişimdir ve ameliyat öncesinde bu uygulamanın olumlu ve olumsuz yönlerini hekiminizle konuşmanız gerekir. Gerçekten de hafife alınacak bir ameliyat değildir.</p>
<p>Ameliyat sonrasındaki zorunlu dinlenme dönemi derin ven trombozu (DVT) riskini anlamlı ölçüde artırır ve hastaların yaklaşık yüzde 10&#8242;unda yara enfeksiyonu gelişir. Bazen eklem etrafındaki dokularda özellikle de diz protezi takıldıktan sonra hassasiyet devam edebilir.</p>
<p>Ne yazık ki eklem protezlerinin ömrü sınırlıdır. Bazılarında 10 yıî sonra bileşenlerden birinde gevşeme başlarken bazı protezler 20 yıl hatta daha da uzun süre dayanmaktadır. Yeni bir eklem takılmış olması size ağrısız, serbestçe hareket edebileceğiniz yepyeni bir özgürlük alanı açar.</p>
<p><strong>Kendiniz İçin Yapabilecekleriniz</strong></p>
<p>Osteoartritin yaşamınız üzerindeki etkisini sınırlandırmak için yapabileceğiniz pek çok şey var.</p>
<p>İlk yapmanız gereken, etkilenen eklemler üzerindeki baskıyı azaltmaktır. Fazla kilolarınızı vererek bunu başarabilirsiniz. Vücudunuz ne bolan nesneler için başkalarını suçlayabilir. Hastalık ilerledikçe gün içinde zaman kavramını karıştırma, başını alıp giderek kaybolma, gecelikle sokağa çıkma gibi uygun olmayan davranışlar ortaya çıkar.</p>
<p>Demanslı hastalarda kapıları açık bırakma, ocağı ya da musluğu açık unutma gibi kendilerini tehlikeye atan davranışlara eğilim görülür. Daha sonraki evrelerde daha da belirgin kişilik değişiklikleri, huzursuzluk ve saldırganlık ortaya çıkar. Yeme zorluğu olabilir; hasta idrar ve dışkısını tutamayabilir. Kendilerine bakacak birilerine bağımlı hale gelmeleri kaçınılmazdır, Bütün bunların ne kadar zaman içinde gerçekleşeceği kişiden kişiye çok değişir. Ve önceden tahmin edilemez. Ancak süreç genellikle yavaş işler ve uzun yıllar içinde gelişir.</p>
<p><strong>Eklem Ağrıları Neden Olur.?</strong></p>
<p>Neden bazı kişilerde demans gelişirken diğerlerinde gelişmediği sorusunun yanıtı kesin olarak bilinmiyor. Ancak diğer pek çok hastalık için de geçerli olduğu gibi genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülüyor.</p>
<p>Yakın bir aile bireyinde bu hastalığın görülmüş olması sizi biraz daha yüksek risk altında bırakır ve bu durum genlerle bağlantılı olabilir. ApoE adlı genin belli bir tipinin kalıtım yoluyla aktarılmasının riski etkilediği biliniyor. ApoE&#8217;nin üç biçimi vardır: Biri riski artırır diğeri azaltır ve üçüncüsü orta düzeyde bir riskle bağlantılıdır.</p>
<p>Ateroskleroz (atardamarların daralması ve sertleşmesi) riskini artıran etkenler vaskuler demans riskini de artırır. Yani sigara içmek, kolesterol düzeyinin ya da kan basıncının yüksek olması, fazla kilolu olmak ve hareketsiz bir yaşam sürmek kalbinize olduğu kadar beyni-nize de zarar verir. Fazla alkol tüketimi de beyin hücrelerine zarar verir.</p>
<p><strong>TESTLER VE TEDAVİ:</strong> Yaşlılarda demansla karıştırılabilen tedavi edilebilir pek çok hastalık görülebilir. Bunlar arasında enfeksiyonlar (idrar yollan ya da akciğer enfeksiyonları), kabızlık, tiroit bezinin az çalışması, şeker hastalığı, stres ve depresyon yer alır. Öncelikle bu nedenlerin dışlanması gerekir. Yaşlılarda kullanılan sakinleştiriciler ve güçlü ağrı kesiciler gibi birçok ilaç da zihinsel işlevde değişikliğe yol açabilir.</p>
<p>Demans tanısı genellikle bellekle ilgili bir dizi test ve beyin görüntülemesini takiben konur.</p>
<p>Ne yazık ki günümüzde demansın kesin çözümü yoktur. Ancak beyindeki asetilkolin düzeyini artıran donepeziî gibi ilaçlar bazı kişilerde belirtilerin ilerlemesini yavaşlatır. Memantin adlı ilaç farklı bir yolla etki göstererek bazı ağır hastalarda fayda sağlayabilir.</p>
<p><strong>Kendiniz için yapabilecekleriniz</strong></p>
<p>Beyin işlevlerinizi korumaya yönelik tavsiyelerin çoğu kalbinizle ilgili tavsiyelerin aynıdır:</p>
<p>*  Sigara içmeyin.</p>
<p>*  Düşük yağlı diyetle beslenin. </p>
<p>*  Bol meyve sebze yiyin.</p>
<p>*  Orta düzeyde alkol tüketin.                                                &#8216;</p>
<p>*  Düzenli egzersiz yapın.</p>
<p>*  Kan basıncınızı ve kolesterolünüzü düzenli ölçtürün.</p>
<p>*  Yağlı balıklardaki omega-3 yağ asitlerinin sinir hücreleri üzerinde yararlı etkisi olduğuna dair bazı kanıtlar vardır; haftada en az bir kez yağlı balık yiyin.</p>
<p>Beyin işlevinden söz ederken &#8220;kullan ya da kaybet&#8221; sözünde haklılık payı olduğunu gösteren kanıtlar giderek artmaktadır. O nedenle her gün zihninizi işler durumda tutmak için bulmaca, sudoku çözün ya da yeni bir beceri edinmeye (örneğin; bilgisayar kullanmayı öğrenmek) çalışın.</p>
<p>Kafein, <a href="http://www.saglikvediyet.info/ada-cayi/">adaçayı</a>, oğulotu (melisa) ve ginkgo büoba özütünün beyin üzerinde koruyucu etkisi olduğu ileri sürülmüş, A ve E vitaminlerinin demanslı hastalarda yarar sağlayabileceği iddia edilmiştir. Yine de bu ürünlerle ilgili araştırmalar henüz kesin bir sonuca, ulaştırmaktan uzaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/eklem-agrilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akut Eklem Romatizması, Kalp Romatizması</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/akut-eklem-romatizmasi-kalp-romatizmasi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/akut-eklem-romatizmasi-kalp-romatizmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 May 2011 19:48:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=7310</guid>
		<description><![CDATA[Akut romatizma ateş (Akut eklem romatizması, kalp romatizması) Akut romatizma! ateş (ARA) başlıca belirtilerini eklemler, kalp, deri ve sinir sisteminde gösteren iltihabi bir bağ dokusu hastalığıdır. Gelişmiş ülkelerde sıklığı giderek azalmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerde halen önemli bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. ARA, çocukluk yaşlarındaki edinsel kalp hastalıklarının büyük bir kısmını oluşturur. Erişkinlerde görülen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akut <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/romatizma/">romatizma</a> ateş (Akut <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">eklem</a> romatizması, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp</a> romatizması)</strong></p>
<p>Akut <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/romatizma/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Romatizma">romatizma</a>! <a href="http://www.saglikvediyet.info/ates/">ateş</a> (ARA) <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-donmesi/">baş</a>lıca belirtilerini eklemler, kalp, deri ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/sinir-sistemi/">sinir sistemi</a>nde gösteren iltihabi bir bağ dokusu hastalığıdır. Gelişmiş ülkelerde sıklığı giderek azalmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerde halen önemli bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a> sorunu olmaya devam etmektedir.</p>
<p>ARA, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>luk yaşlarındaki edinsel <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp hastalıkları</a>nın büyük bir kısmını oluşturur. Erişkinlerde görülen sakatlık bırakıcı kalp kapağı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a>ı arasında da önemli bir yer tutmaktadır.</p>
<p>Hastalığın oluşumundan A grubu beta hemolitik streptokoklar sorumlu tutulmaktadır. Bu mikrobun <a href="http://www.saglikvediyet.info/bademcik-sismesi/">bademcik</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/yutak-iltihaplari/">yutak iltihabı</a>na (tonsillofarenjit) yol açan romatojen (romatizma yapan) türleri bünyesi yatkın olan kişilerde hastalığı oluşturmaktadır. Bu mikroba bağlı tedavi edilmemiş <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">boğaz</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a>larından sonra ARA ortaya çıkma sıklığı yaklaşık olarak binde üçtür. Salgınlar sırasında bu oran %3&#8242;e çıkabilir. Hastalık en sık 5-15 yaşları arasında görülür. Kız ve erkeklerde aynı sıklıkta olup ırksal farklılık da belirgin değildir.</p>
<p>Hastalığın tanınmasını sağlayacak tek bir klinik belirti veya spesifik bir laboratuvar testi yoktur. Bu nedenle ancak birkaç bulgu bir araya getirilerek tanı konulabilir.</p>
<p>Tanı için Johnes kriterleri denilen majör ve minör kriterlerden yararlanılır.</p>
<p><strong>ARA&#8217;nın beş tane majör bulgusu vardır;</strong></p>
<p><strong>1. Gezici poliarîrit:</strong> Eklemlerde şişlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı ile karakterize iltihabi eklem tutulumudur. En sık diz, dirsek, el ve ayak bileği asimetrik olarak tutulur Eklem deformitesi bırakmayan, aspirine bir gün içerisinde çok iyi cevap veren bir tutulumdur.</p>
<p><strong>2.   Kardit:</strong> Kalbin her üç tabakasını da tutabilen iltihabi durum, hayati önem taşıyan en önemli bulgudur. Belirtisi hastalığın ilk birkaç haftasında ortaya çıkabilir. En sık kapak endokardı tutulduğu için kalp kapak yetersizlikleri ile kendisini belli eder. Çabuk yorulma,, halsizlik, çarpıntı gibi şikayetler yapabilir.</p>
<p><strong>3.   Kore:</strong> Beyinde hareketleri kontrol eden (extrapiramidal) sistemdeki bazı çekirdeklerin tutulumuna bağlı nörolojik bir belirtidir. Sekiz ile 12 yaş arasındaki kız çocuklarında daha sık görülür. Tüm vücutta istem dışı düzensiz hareketler, sebepsiz ağlama ve gülmeler gibi emosyonel bozukluk görülür. Ayrıca kol ve bacaklarda kas tonusu azalmıştır. İstem dışı hareketler uyurken kaybolur, heyecanla artar. Sidenham koresi de denilen bu tutulum AHA tanısını koymak için tek başına yeterlidir. Çünkü kont tanısı konulduğunda genellikle hastalığın diğer bulguları yok tur.</p>
<p><strong>4.   Eritema marginatum:</strong> En çok gövdede, kol ve bacakların üst kısımlarında bulunan, genellikle kırmızı lekelerdir. Çoğunlukla erken dönemde olup kısa sürede kaybolduğu için çok seyrek rastlanan bir bulgudur.</p>
<p><strong>5.   Ciltaltı nodüller:</strong> Eklemlerin dış yüzeyinde, baş derisinde ve omurganın çıkıntıları üzerinde, kırmızımsı, büyüklüğü bezelye-nohut tanesi kadar olan cilt tılabilen çıkıntılardır.</p>
<p><strong>ARA&#8217;nın minör bulguları:</strong></p>
<p><strong>1.   Ateş:</strong> Genellikle 37.5-38 derece dolaylarında (azla yüksek olmayan bir ateş vardır. Kore hastaların çoğunda ateş vardır.</p>
<p><strong>2.   Artralji (Eklem ağrısı):</strong> Aspirine İyi anvnp vermesi, dokunmaya bile izin vermeyecek tarzda yuldmiı olması önemli özellikleridir. Tanı konulurken eklem iltihabı bulguları varsa, eklem ağrısı minör bir kriter olarak hesaba katılmaz.</p>
<p><strong>3.   Akut faz reaktanları:</strong> Eritrosit sedimantasyon hızı ve reaktif protein gibi laboratuvar tetkiklerinin sonuçları belirgin derecede yükselmiş olup bazen aylarca yüksek düzeyde kalabilir.</p>
<p><strong>4.   PR aralığı uzaması: </strong>Kalp şeridinde ölçülen bir parametredir. Kardit varlığında minör kriter olarak dikkate alınmaz.</p>
<p><strong>Geçirilmiş A grubu streptokoksik enfeksiyon bulgusu:</strong> Johnes kriterlerinin en önemlilerindendir. Çünkü bu ispatlanamaz ise tanı kuşkuludur. Boğaz kültüründe A grubu streptokok üretilmesi, kızıl hastalığı geçirme öyküsü, streptokok antijen ve/veya antikorlarında yükselmenin gösterilmesi bunu doğrular nitelikte bulgulardır.</p>
<p><strong>ARA tanısı:</strong> İki majör ya da bir majör, iki minör kriter ve bunlara ilaveten geçirilmiş grup A streptokok enfeksiyonu bulgusu mevcut ise tanı kesinleşir. Yalnız başına ASO (an-tistreptolizin O) titresinin yüksek bulunması romatizma teşhisi koyduramaz (ASO&#8217;nun yüksek olması, sadece streptokoklarla olan enfeksiyonun bir bulgusudur. Ayrıca bu titre enfeksiyondan sonra altı ay ila bir yıl süre ile yüksek düzeylerde kalabilir.).</p>
<p>Majör bulgulardan yalnızca kardit, kalıcı kalp hasarına yol açabilir. Hafif kardit olguları tedavi ile haftalar içerisin™ de hızla iyileşir, fakat ağır karditli olgular aylar hatta yıllarca sürebilir. Artrit ve köre genellikle eklem ya da santral sinir sisteminde hasar bırakmadan geçerler.</p>
<p><strong>Tedavi:</strong> Streptokok eradikasyonu (kökünün kazınması), antienflamatuar tedavi ve diğer destekleyici önlemler olmak üzere üç ana grupta toplanabilir.</p>
<p><strong>1. Streptokok eradikasyonu: </strong>Tanı konulduğu anda, boğaz kültürü sonucunu beklemeden (sonucu negatif bile çıksa) streptokok tedavisi verilmelidir. Tek doz benzatin penisilin, penisiline allerjisi olanlarda eritromisin antibiyotik olarak tercih edilir.</p>
<p><strong>2.   Antienflamatuar tedavi:</strong> Artritli olan hastalarda salisilat (aspirin) en uygun ilaçtır. Kalp yetmezliği ya da diğer önemli kardit bulguları olan, orta ve ağır karditlı hastalarda ise kortikosteroidler gereklidir. Koreli hastalarda hafif olgu lar için diazepam, ağır olgular için haloperidol oldukça başarılıdır.</p>
<p><strong>3.   Destekleyici önlemler:</strong> Sadece eklem tutulumu olan hastalarda salisilat (aspirin) tedavisinin başlamasın dan 24 saat sonra eklem şikayetleri kontrol altına alınabil diğinden mutlak yatak istirahati gerekli değildir. 5 7 gün sonra normal aktiviteye geçilebilir. Hafif kalp tutulumu olan hastalarda ilerleyici kötüleşmeden emin olmak için 10 15 günlük yatak istirahati gereklidir.</p>
<p>Kalp yetmezliği olan karditli hastalarda sodim.mlar.yon gibi laboratuvar tetkikleri normale dönüncoyu vn kalp yetmezliği bulguları kontrol altına alınıncaya kadar yalak isti rahatinde tutmak yeterlidir. Kalp yetmezliğinde doktor dijital ve diüretik grubu ilaçlarla tedaviyi düzenler Açılır olgu larda sıvı ve tuz kısıtlaması da gerekli olabilir.</p>
<p><strong>Korunma:</strong> İlk romatizmal atağın önlunmn unn prlmer korunma, önceden ARA geçirenlerde tokmıl.ıın.ıLırm önlenmesine sekonder korunma denir</p>
<p>Primer korunma A grubu streptokokula olan horjazen feksiyonunun (tonsillofarenjit) zamanında tanısı ile yeterli doz ve sürede uygun antibiyotik  ilaçlarla sağlanabilir. Stroptokoklaım yapiıfjı boğaz ağrısının başlangıcından itibaren hastalık sonrasına kadar tedavi başlatılırsa ARA&#8217;nın şiddeti bir şekilde önlenir.</p>
<p>Sekonder korunmada sürekli olarak kullanılan ilaçlar (on güvenilir olanı üç haftada bir, kalçadan benzatin penisilin G) A grubu streptokokların üst solunum yollarında enfeksiyon yapmasını önleyerek ARA&#8217;lı hastayı tekrarlamalardan korurlar. Sekonder korunmanın süresi eklem tutulumu veya santral sinir sistemi tutulumu (kore) olanlarda 21 yaşına kadar ya da son ataktan itibaren 5 yıl süreyle yapılır. Bunlardan uzun olanı tercih edilir. Ayrıca kapak hastalığı olanlarda girişimsel her işlemin özelliğine göre enfektif endokardit profilaksisi uygulanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/akut-eklem-romatizmasi-kalp-romatizmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırıklar, Kalça Çıkıkları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kiriklar-kalca-cikiklari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kiriklar-kalca-cikiklari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Nov 2010 23:35:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=6569</guid>
		<description><![CDATA[KIRIKLAR Herhangi bir ,kırık karşısında derhal doktora, haber vermeli, kazaya uğrayanın &#8220;üstünü örtmelidir Gerekirse. Şok durumlarındaki gibi ilk yardıma başvurulmalıdır. Kırık kemik deriyi delmişse ve bu yer kanıyorsa, yarayı örtüp sarmalıdır. Kemiği içeri itmeye katiyen kalkışmamalı, yarayı temizlememeli, doktor gelmesini beklemelidir. Doktor bulunmadığı ve kazazedeyi nakletmek gerektiği. takdirde, kırık uzuv hareketsizieştirilmelidir. Bunun için bir tahta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/kiriklar-kalca-cikiklari/">KIRIKLAR</a></strong></p>
<p>Herhangi bir ,kırık karşısında derhal doktora, haber vermeli, kazaya uğrayanın &#8220;üstünü örtmelidir Gerekirse. Şok durumlarındaki gibi <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/ilk-yardim/">ilk yardım</a>a <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>vurulmalıdır. Kırık <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">kemik</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>yi delmişse ve bu yer kanıyorsa, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/">yara</a>yı örtüp sarmalıdır.</p>
<p>Kemiği içeri itmeye katiyen kalkışmamalı, yarayı temizlememeli, doktor gelmesini beklemelidir.</p>
<p>Doktor bulunmadığı ve kazazedeyi nakletmek gerektiği. takdirde, kırık uzuv hareketsizieştirilmelidir. Bunun için bir tahta parçası, kalın mukavva vb. ile kırık uzuv tespit edilir. Ancak bu tespit işini yaparken kemikleri yerleştirmeye kalkılmamalıdır. üu doktorun işidir. Hasta da kabil olduğu kadar az kıpırdatılmalıdır.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/omurga-kemikleri/">Omurga</a>, kalça kemiği ve kafatası kırıklarında hastanın pozisyonu da hiç bir surette değiştirilmemelidir. Kazaya uğrayanın bir uzvu kıpırdatabilmesi kırık olmadığının delili sayılamaz. Daha fena neticeler doğmasının önüne geçmek için, doktor çağırmak şarttır.</p>
<p><strong>KALÇA ÇIKIKLARI</strong></p>
<p>Kalça çıkıklığı daha ziyade kız <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>larında müşahede edilen bir teşekkül hatasıdır. Çıkıkların ekserisi doğuştan olur. Bazen de irsî olabilir.</p>
<p>Bunun sebepleri daha ziyade rahmin içinde, kalçadaki kemiklerin eksik teşekkül halidir. Kalça kemiği bir kâse gibi çukur olacak yerde, düz teşekkül ettiğinden dolayı bir nevi inkişaf bozukluğu olarak belirir.</p>
<p>Bu arızayı erken teşhis biraz zordur. Ekseriya çocuk yürümeğe başladığı zamanlarda bunun farkına varılır veya yürüyemediğinin sebebini öğrenmek üzere bir hekime baş vurulduğunda ortaya çıkar. İki taraflı kalça çıkıklığı, daha ziyade 18 &#8211; 24 ay arası görülür. Böyle <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">bebek</a>lerin ördek gibi yürüyüşleri, dikkatli bir anne ve babanın <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a>ünden kaçmaz. </p>
<p>Kalça çıkıklığı derhal anlaşılabilir. Çocuk hemen kaldırılıp oturtulacak olursa, çıkık kalça tarafındaki <a href="http://www.saglikvediyet.info/diz-agrisinin-bitkisel-tedavisi/">diz</a>, yukarı doğru çekilir. Bu taraftaki <a href="http://www.saglikvediyet.info/bacak-yaralari-veya-varis-yaralari/">bacak</a> fazla açılmaz ve iki bacak birleştirildiği zaman, arızalı olan ayak daha kısa kalır. Tek taraflı kalça çıkıklığı olan çocuklar ayakta durdukları zaman,- çıkık olan taraflarına dayanarak eğri bir vaziyet alırlar. Ayak ve diz, ekseriya dışarı dönüktür. Hareket ettirildiği zaman çıtırtı işitilir. Bu arada da bebek ağrıya tahammül gösteremeyerek ağlamaya başlar.</p>
<p>Bu halin teşhis ve tedavisinde, röntgen birinci derecede rol oynar. Teşhis edildiği zaman ortopedi mütehassısın i baş vurmalıdır. Erken teşhis hali, tedaviyi kolaylaştırır. Bilhassa süt devresinde çocuklar kısa zamanda iyileşir. Kalça çıkıklığı olan annelerde, kız çocuklarının doğduktan bir müddet sonra röntgenlerini aldıracak olurlarsa, kötü ihtimallerden kurtulmuş olur.</p>
<p>Yürüdükten sonra fark edilen bu hal, tedavi süresini biraz uzatır. Yürümeden konulan bir teşhis, hekimin tedavi usûlleri ile önlenebilir. Üç ilâ altı yaş arası ancak ameliyat ile düzeltilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kiriklar-kalca-cikiklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstemli ve İstemsiz Kaslar</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/istemli-ve-istemsiz-kaslar/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/istemli-ve-istemsiz-kaslar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 19:09:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut Yapımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3790</guid>
		<description><![CDATA[İskelet kasları bizim kontrolümüz altındadır&#8230; Ba­zıları, mesela solunum kasları çoğu zaman biz farkında bile olmadan çalışır. Ancak biz bu kasları da kontrol ede­biliriz. Mesela yüzerken ya da nefesimizi tuttuğumuzda solunum kaslarımızı kontrol altına almış oluruz. Ancak biz bu kasları da kontrol edebiliriz. Mesela yüzerken ya da nefesimizi tuttuğumuzda solunum kaslarımızı kont­rol altına almış oluruz. Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/iskelet/">İskelet</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/kas-sistemi/">kaslar</a>ı bizim kontrolümüz altındadır&#8230; Ba­zıları, mesela <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/solunum-yollari-hastaliklari/">solunum</a> kasları çoğu zaman biz farkında bile olmadan çalışır. Ancak biz bu kasları da kontrol ede­biliriz. Mesela <a href="http://www.saglikvediyet.info/yuz-agrilari/">yüz</a>erken ya da <a href="http://www.saglikvediyet.info/astim-nefes-darligi/">nefes</a>imizi tuttuğumuzda solunum kaslarımızı kontrol altına almış oluruz. Ancak biz bu kasları da kontrol edebiliriz. Mesela yüzerken ya da nefesimizi tuttuğumuzda solunum kaslarımızı kont­rol altına almış oluruz.</p>
<p>Bir resim yapmaya giriştiğimiz zaman birçok iskelet kasımızı kullanmak zorunda kalırız. Her hareketimizi bi­linçli olarak planlamasak da, beynimiz her kasa özel me­sajlar gönderir. Her hareketimizde beynimiz kaslarımız­dan gelen mesajları alır. Otomobil kullanmak ya da buz üzerinde kaymak gibi karmaşık hareketler tekrarlandıkça kolaylaşır, yetkinleşir.<br />
Düz kaslar ve kalp kasları bizim kontrolümüzde de­ğildir. Bu kaslar otonom <a href="http://www.saglikvediyet.info/sinir-sistemi/">sinir sistemi</a> adı verilen ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/merkezi-sinir-sistemi/">merkezi sinir sistemi</a>nin bir bölümü olan sistemin kontrolü altındadır. Çok <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/">sinir</a>lendiğimizde <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">bebek</a>lerimiz küçü­lür, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp</a> kaslarımız daha hızlı çalışır ya da <a href="http://www.saglikvediyet.info/mesane-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/">mesane</a> kas­larımız kasılır, çiş yapma ihtiyacı duyarız. Bu tepkiler üzerindeki kontrolümüz çok sınırlıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/istemli-ve-istemsiz-kaslar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kas Sistemi</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kas-sistemi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kas-sistemi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 19:03:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut Yapımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3788</guid>
		<description><![CDATA[Üç tür kasımız vardır, iskelet kasları kemiklere bağ­lıdır ve eklemlerimizi hareket ettirmemizi, eğip bükebilmemizi sağlarlar. Bu kaslar dans etmekten otomobil kul­lanmaya, eşya taşımaktan yazı yazmaya dek her türlü hareketimizi kontrol ederler. İnsan vücudunun ağırlığı­nın yüzde 40&#8242;ını iskelet kasları oluşturur. Kadın vücu­dunda kas dokusunun yağ dokusuna oranı erkek vücu­dundan daha azdır. En küçük iskelet kasları kulak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Üç tür kasımız vardır, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/iskelet/">iskelet</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/buzucu-kaslar/">kaslar</a>ı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">kemik</a>lere bağ­lıdır ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">eklem</a>lerimizi hareket ettirmemizi, eğip bükebilmemizi sağlarlar. Bu kaslar dans etmekten otomobil kul­lanmaya, eşya taşımaktan yazı yazmaya dek her türlü hareketimizi kontrol ederler. İnsan vücudunun ağırlığı­nın <a href="http://www.saglikvediyet.info/yuz-agrilari/">yüz</a>de 40&#8242;ını iskelet kasları oluşturur. Kadın vücu­dunda kas dokusunun yağ dokusuna oranı erkek vücu­dundan daha azdır. En küçük iskelet kasları kulak için­deki kemiklere bağlı olan ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a>le görülmeyen kaslar­dır. En büyük iskelet kası ise gluteus maximus adı veri­len kıç kasıdır.<br />
İskelet kaslarının yanı sıra, diğer kaslarımız vücudumuzun iç sistemlerinin hareketlerini kontrol ederler. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sindirim-sistemi/">Sin­dirim</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/dolasim-sistemi/">dolaşım</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bosaltim-ve-ureme-sistemlerinde-trikomonas-hastaliklari/">boşaltım ve üreme sistemleri</a> gibi.</p>
<p>Bizim güçlükle farkına varabileceğimiz hareketler va­sıtası ile bu kaslar biz <a href="http://www.saglikvediyet.info/uyku/">uyku</a>dayken bile bu gibi sistemle­rin faaliyetini düzenler. Bu faaliyetin büyük bir bölümü düz kaslarımızın sayesinde gerçekleşir. Üçüncü tür kas­lar ise yalnızca <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp</a>te bulunur ve bunlara kalp kası adı verilir.<br />
Kaslar büyük ölçüde <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/protein/">protein</a>den oluşurlar. Bazıları kaslara <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/et-yemekleri/">et</a> ya da kemik eti adını verir. Et ya da <a href="http://www.kadinlar.tc/balik/">balık</a> ye­diğimiz zaman hayvan kası yemiş oluruz.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/dirsek-kemigi/">Dirsek Eklemi</a><br />
<strong>Çiftbaşlı kas:</strong> <a href="http://www.saglikvediyet.info/kurek-kemigi/">Kürek kemiği</a>nden çıkar.<br />
<strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/kol-kemigi-humerus/">Kol kası</a>:</strong> Üst <a href="http://www.saglikvediyet.info/kol-kemigi-humerus/">kol kemiği</a>nden çıkar. Her ikisi de kolun alt bölümün­deki kemiklere uzanan bu kaslar kolun dirsekten eğilip bükülmesini ve kalkmasını sağlar.<br />
<strong>Üç başlı kas:</strong> Kürek kemiği ve üst kol kemiğinden çıkar.<br />
<strong>Kol radyali:</strong> Üst kol kemiğinden çıkar. Her ikisi de kolun alt bölümündeki <a href="http://www.saglikvediyet.info/kemikler-ve-eklemler/">kemikler</a>e uzanan bu kaslar kolun dirsekten aşağı bükül­mesini, düz durmasını ve sağa sola kıvrılmasını sağlar.</p>
<p><strong>Kalça Eklemi</strong><br />
<strong>Gluteus maksimus (kıç kası):</strong> Kalça kemiğinden çı­kıp <a href="http://www.saglikvediyet.info/uyluk-kemigi/">uyluk kemiği</a>ne uzanır. Uyluğun sağa sola dönmesi­ni ve esnemesini sağlar.</p>
<p><strong>Baldır kası</strong>: Uyluk kemiğinin alt kısmından çıkıp Asil kirişi üzerinden <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/topuktaki-cikintilar-artrit-midiragrisi-nasil-kesilebilir/">topuk kemiği</a>ne uzanır. Dizin bükülme­sini ve topuğun yerden kalkmasını sağlar.</p>
<p><strong>Kas <a href="http://www.saglikvediyet.info/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/">Hücre</a>si Nasıl Kasılır?</strong><br />
İskelet kasının göbeğinde, yani gövdesinde (burada sadece 15 tanesi görülen) pek çok kas hücresi veya kas lifi bulunur. Her bir hücrede (burada sadece 20 tanesi görülen) çok sayıda miyofibril vardır. Miyofibriller baş­lıca iki çeşit protein ihtiva eder. Bu proteinler çakıştığı zaman kas hücresi kısalır ve kalınlaşır.</p>
<p><strong>İskelet Kaslarımız</strong><br />
İskelet kaslarımız vücudumuzu hareket ettirmemizi sağlar. Çok çeşitli biçimlerde ve yaptıkları işe göre ihti­saslaşmışlardır. Birçoğu uzun ve incedir. Çoğunlukla is­kelet kasları eklemin her iki ucundan kemiklere bağlı­dır, dolayısıyla kemiği hareket ettirirler. Kaslar genel ola­rak çiftler halinde düzenlenmişlerdir. Bir kas eklemi bü­kerken diğeri çekerek eski durumuna getirir. Bu tip kas­lara zıt kaslar denir, çünkü biri diğerinin hareketinin tam aksini gerçekleştirir. Hareketin sağlanması için bir kas çalışırken diğerinin tam anlamıyla gevşek olması gere­kir. Eğer her iki kas da aynı anda çalışırsa hareket ger­çekleştirilemez. Bazı kaslar düzdür, örneğin <a href="http://www.saglikvediyet.info/astim-nefes-darligi/">nefes</a> alma­mızı sağlayan <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/diyafram-fitigi/">diyafram</a> kası düz kastır. Yüzümüzdeki bazı kaslar ise kemiğe değil <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>ye bağlıdır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/kapali-anus/">Anüs</a>teki di­ğer bazı açıklıklardaki kaslar ise tam anlamıyla yuvar­laktır.<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/sirt-agrisinin-bitkisel-tedavisi/">Sırt</a>ımızdaki kaslar <a href="http://www.saglikvediyet.info/omurga-kemikleri/">omurga</a>yı destekler ve dik dura­bilmemizi sağlarlar. <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/bacaklar/">Bacak kasları</a> ise <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/ayak-hastaliklari/">ayak</a>ta durmamı­zı, bedenin ağırlığını taşımamızı ve koşmamızı sağlar. Kol kaslarımızın vücut ağırlığını taşımak gibi bir görevi ol­madığı için bunlar bacak kasları kadar büyük değildir. Fakat bacak ve kol kasları aynı şekilde düzenlenmiştir. Kaslar aynı zamanda hassas iç <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/organ-nakilleri/">organ</a>larımızın korunması görevini de üstlenirler. Karnımızın göğsümüz gibi kemik­lerle çevrili olması düşünülemez, çünkü <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/">yemek</a> yedikten sonra <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/mide-hastaliklari/">mide</a>miz genişler ya da hamile bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a>ın karnı büyür. Dolayısıyla karın bölgesi üç güçlü kas perdesi ile korunmaktadır.<br />
Kaslar genel olarak kirişler aracılığıyla kemiklere bağ­lıdır. Parmak kaslarımız gerçekte alt kolumuzun üst kı­sımlarında <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>lar.<br />
Üst koldan parmaklara uzanan kirişleri kolumuzun üst kısmında hissedebiliriz.</p>
<p>Kas kasılması kimyasal bir işlemle başlatılır. Bu iş­lem kas hücrelerinde miyofibrillerin kayarak birbiri üze­rine binmesine ve hücrenin kısalmasına yol açar. Kim­yasal işlemde miyosin ve aktin adlı iki protein rol oy­nar. Kimyasal işleme girerek kasılmış kemik kasları, mik­roskop altında çizgili bir görünüm alırlar.<br />
Bir kas normal uzunluğunun üçte biri oranında kısalabilir. Kasılan her kas hücresi de aynı oranda kısalır. Güçlü bir kasılmada daha çok sayıda hücre harekete ge­çer. Bir kas kısaldıkça kalınlaşır. Dirseğimizi kırdığımızda üst kol kasımızın yanı pazumuzun şiştiğini, kalınlaştığını görürüz.</p>
<p>Kasların çalışması enerji ile ilişkilidir. Bu enerji ye­diğimiz karbonhidratlardan oluşan glikoz sayesinde sağ­lanır. Glikoz doğrudan kaslarda depolanabilir ya da <a href="http://www.saglikvediyet.info/kan-dolasimi-icin-sifali-bitkiler/">kan dolaşımı</a> ile kaslara aktarılabilir. Enerjinin açığa çıkması için glikozun <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a>daki alyuvarların taşıdığı oksijenle bir­leşmesi gerekir.<br />
Antrenman esnasında kaslara taşınan enerji yetersiz kalabilir. Bu durumda kas yapısında oluşan laktik asit krampların meydana gelmesine yol açabilir. Laktik asidi yok edebilmek için kasın faaliyet sonrasında da oksi­jen kullanmaya devam etmesi gerekir. Ağır bir antren­man sonrasında kaslarımız için hâlâ gerekli olan oksije­ni sağlayabilmek için derin soluk alırız.<br />
İki tür iskelet kası hücresi vardır. Bunlar beyaz hüc­reler ve kırmızı hücrelerdir. Kırmızı kas hücreleri beyaz kas hücrelerinden daha uzun süre çalışabilirler ancak be­yaz kas hücreleri daha kısa sürede daha çok güç üretir­ler. İnsan vücudunda bu iki tip kas hücresi karışık ola­rak bulunur. Ancak diğer hayvanlarda, mesela kuşlar­da bu hücreler ayrıdır. Bu yüzden <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/tavuklu-yemekler/">tavuk</a>larda beyaz et ya da kırmızı et gibi değişik et türleri bulunur.<br />
Antrenman kas hücrelerimizin sayışım artırmaz ama tek tek hücrelerin boyutunun büyüme&#8217;sine neden olur. Eğer kaslar kullanılmıyorsa hücrelerin boyutları küçü­lür.</p>
<p><strong>Burnumuzu nasıl kaşırız?</strong><br />
İskelet kaslarımız merkezi <a href="http://www.saglikvediyet.info/sinir-sistemi/">sinir sistemi</a>mizin kontro­lünde faaliyet gösterir. Burnumuzu kaşımak istediğimizde ne olur? Beynimiz omurilik aracılığıyla mesaj göndere­rek kas hücrelerindeki sinirleri harekete geçirir. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/">Sinir</a>ler bu emri kaslara iletir ve kolumuzun bükülmesi kasların kasılması ile sağlanır.<br />
Kaslardan ve eklemlerden verilen bilgi ise <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/">beyin</a>e ile­tilir ve elimizin yüzümüze ulaşması için gereken güç mik­tarı bildirilir. Parmaklarımızın bükülmesi için ise beyin­den kaslara diğer mesajlar yollanır.<br />
Böylelikle burnumuzu kaşımız oluruz. Eğer merkezi sinir sistemimiz etkili çalışmıyor olsaydı, burnumuzu ka­şımak yerine kendimize yumruk atabilirdik.</p>
<p><strong>Kemiktan Kasa, Kastan Kemiğe</strong><br />
Her iskelet kası sabit bir kemiğe sıkıca bağlanmış du­rumdadır. Eklemi aşarak uzandığı bir diğer kasın hare­ketlerini kontrol eder. Kası ve kirişlerini örten bağ do­kusu kılıf her iki kemiğin periyostlarıyla bütünleşir.</p>
<p><strong>Kaslar Çift Çift Çalışır</strong><br />
Üst kolumuzda, bir çift zıt kas dirseğimizi büküp aç­mamızı sağlamaktadır. Bacağımızın üst kısmında gene bir çift zıt kas dizimizi büküp açar. Daha başka zıt kas­lar da kolumuzun omuzdan, bacağımızın da kalçadan kalkıp inmesini sağlar.</p>
<p>(1) Eklemlerimizi hareket ettiren iskelet kasları uzun ve çizgili kas hücrelerinden (liflerden) oluşur. Her kas hücresinin birkaç çekirdeği vardır. (2) Kalp kası kalbin duvarı mahiyetinde sağlam bir kastır. Kas dokusu iske­let kasındakilere nazaran daha kısa çizgili kas hücrele­riyle örülmüş bir ağdan oluşur. Her hücre tek bir çekir­değe sahiptir. (3) Düz kaslar iç sistemlerimizin faaliye­tinde büyük bir rol oynar. Bu kaslar kısa ve çizgisiz kas hücrelerinden oluşur. Hücrelerin birer çekirdeği vardır.</p>
<p>Farklı işler için farklı kaslar<br />
Vücudumuzdaki üç ayrı tip kas mikroskop altında üç ayrı görüntü verir. İskelet kasları çizgilidir. Her iske­let kası hücresi birçok çekirdek taşır. İskelet kası hücre­leri kalp kası ya da düz kas hücrelerine oranla daha iyi kasılma yeteneğine sahiptir. Dolayısıyla iskelet kasları kemiklerimizin daha geniş hareketlerini sağlar.<br />
Kalp kasının mikroskop altındaki görünümü iskelet kaslarına göre daha az çizgilidir ve her kalp kası hücre­sinde bir tek çekirdek bulunur.<br />
Kalp kasları hiç durmadan çalıştıkları için muhteme­len en güçlü kaslar sayılmalıdır. Gelişmiş bir insan be­deninde kalp kasları dakikada 60 ile 100 kere kasılıp gev­şer. Kalp kası gece gündüz hiç durmadan çalışarak vü­cudumuza kan pompalar.<br />
Düz kas hücrelerinin çizgili bir görünümü yoktur. Ge­nellikle iskelet kasları ya da kalp kasları hücrelerinden daha küçüktürler. Daha yavaş ve uzun süreli kasılırlar. Düz kaslar vücudumuzdaki birçok iç sistemin çalışma­sına yardımcı olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kas-sistemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vücut Eklemleri</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/vucut-eklemleri/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/vucut-eklemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 18:56:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut Yapımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3783</guid>
		<description><![CDATA[İki kemiğin birleştiği yerde bir eklem bulunur. Ke­mik bükülemez, ama eklem bükülebilir. Vücudumuzun herhangi bir kısmını eğip bükebilmemiz, hareket ettir­memiz için eklemlere ihtiyacımız vardır. Kalça, omuz ve başparmak eklemleri birçok yönde hareket edebilir. Diğer eklemlerimiz ise sınırlı birtakım hareketler için faydalıdır. Kafatasımızdaki eklemler o ka­dar sık dokudadır ki, hiç hareket etmezler. Hareketli bir eklemde ligamen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İki kemiğin birleştiği yerde bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">eklem</a> bulunur. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">Ke­mik</a> bükülemez, ama eklem bükülebilir. Vücudumuzun herhangi bir kısmını eğip bükebilmemiz, hareket ettir­memiz için <a href="http://www.saglikvediyet.info/kemikler-ve-eklemler/">eklemler</a>e ihtiyacımız vardır.<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/kalca-agrisinin-bitkisel-tedavisi/">Kalça</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/omuz-ve-boyun-agrisi/">omuz</a> ve başparmak eklemleri birçok yönde hareket edebilir. Diğer eklemlerimiz ise sınırlı birtakım hareketler için faydalıdır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/kafa-ici-basinc-artisi-sendromu/">Kafa</a>tasımızdaki eklemler o ka­dar sık dokudadır ki, hiç hareket etmezler.<br />
Hareketli bir eklemde ligamen ve kaslar iki kemiği bir arada tutar. Kemiklerin uç kısımları çok düzgün bir kıkırdak tabakasıyla örtülüdür. Dolayısıyla iki kemik bir­birini zedelemez. Eklemi, içinde bir tür sıvı bulunan bir kapsül çevreler. Tıpkı mekanik bir eklemdeki, yağ gibi, bu özel sıvı kemikler arasında sürtünmeyi önler. Bazı eklemlerde ayrıca bursan adı verilen ve yine sürtünmeyi ön­leyici sıvı ile dolu kesecikler bulunur. Bu keseciklerdeki sıvı amortisör vazifesi görür. Kesecikler hasar görecek olursa, bursan <a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/iltihap/">iltihap</a>lanması (bursitis) meydana gelir.</p>
<p>Eklem ligameninin fazla zorlanması burkulmaya yol açar. Eklemin normal pozisyonundan fırlamasına ise çı­kık adı verilir. Çıkık vakası eklem kapsülünün zayıflı­ğından veya zedelenmesinden ileri gelebilmektedir. Eğer ligamenler çok esnekse, eklemin hareket alanı iyice ge­nişler. Böyle esnek kimselere espri mahiyetinde &#8220;lastik kemikli&#8221; denmektedir.<br />
Yaygın bir rahatsızlık olan artrit, eklemin hasara uğ­ramasıyla oluşur. <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/mikroplarin-yol-actigi-alerjiler/">Mikrop</a> kapma, zedelenme, yıpranma veya çeşitli <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a> neticesinde ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Deltoid</strong>: Köprücük kemiğiyle kürek kemiğinden çı­kıp üst kol kemiğine uzanır. Bu kas (büyük pektoralis de dahil olmak üzere) <a href="http://www.saglikvediyet.info/memegogussorunlari-ve-tedavisi/">göğüs</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/sirt-agrisinin-bitkisel-tedavisi/">sırt</a> kaslarının da yardı­mıyla kolu ve omuzu kaldırıp çevirmemizi sağlar.</p>
<p><strong>Bazı iskelet Kasları</strong><br />
insan vücudunda 400&#8242;den fazla iskelet kası bulunur. Bu iki sayfada en büyük kaslardan bir kısmı görülüyor. Bu kaslardan bir kısmı eklemlerimizle bağlantılıdır. Ek­lemlerinizi açıp kapattığınızda kaslarınızın hareketini <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">de­ri</a>nizin hemen altında hissedebilirsiniz.	</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/vucut-eklemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Belkemiği</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/belkemigi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/belkemigi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2010 18:54:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut Yapımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3779</guid>
		<description><![CDATA[Vücudumuzun temel direği, belkemiği diye de ad­landırılan omurgadır. Omur adı verilen çok sayıda küçük kemiğin birleşmesinden meydana gelmiştir. Ligamen adı verilen bağlar omurları bir arada tutar. Kaburga kemiklerimiz göğüs boşluğundaki omurla­ra bağlıdır. Alt omurga daha çok yük taşımak duru­munda olduğu için, onu oluşturan omurlar yukarı­daki omurlara nazaran daha kalın ve güçlüdür. Omurlarımızın arka bölümünden, sinir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudumuzun temel direği, belkemiği diye de ad­landırılan omurgadır. Omur adı verilen çok sayıda küçük kemiğin birleşmesinden meydana gelmiştir. Ligamen adı verilen bağlar omurları bir arada tutar. Kaburga kemiklerimiz göğüs boşluğundaki omurla­ra bağlıdır. Alt omurga daha çok yük taşımak duru­munda olduğu için, onu oluşturan omurlar yukarı­daki omurlara nazaran daha kalın ve güçlüdür.</p>
<p>Omurlarımızın arka bölümünden, <a href="http://www.saglikvediyet.info/sinir-sistemi/">sinir sistemi</a>­nin çok önemli bir organı olan omurilik geçer. Ye­tişkin bir insanda omurilik yaklaşık 45 santim uzun­luğundadır ve beyinden çıkarak göğüs kafesinin bitimindeki omura dek uzanır.</p>
<p>Omurlar arasında yumuşak kıkırdaktan oluşan diskler yer alır. Bu diskler omurganın üst ucunda bu­lunan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beyin-hastaliklari/">beyin</a> için şok giderici amortisör vazifesi gö­rür. Ayağa kalktığımızda veya oturduğumuzda bu diskler yavaş yavaş sıkışır. Bu yüzden her gece bir santimetre kadar kısalmış olarak yatağa girer, yattı­ğımız süre içinde bu santimetreyi tekrar kazanırız.<br />
Omurga diskleri esnek olduğu için omurgamızı çeşitli yönlerde eğip bükebiliriz. Yüksek bir raftaki kitabı almak için uzanabilir, ayakkabımızı bağlamak için eğilebilir, topa smaç vurabiliriz.</p>
<p>Bazen bu disklerden biri omurların arasından ka­yar ve civar sinirlerden birine baskı yapmaya başlar. Buna disk kayması adı verilir. Yatakta geçirilecek dinlenme süresi acıyı azaltabilir. Sırt kaslarının güç­lendirilmesi de disk kaymasına karşı etkili bir teda­vidir.</p>
<p><strong>İki Kemiğin Karşılaşması</strong></p>
<p>iki kemik hareketli bir eklemle sağlam fakat esnek bir şekilde birbirine bağlanmıştır. Ek­lem aynı zamanda kemiklerin birbirine zarar vermesini de önleyecek yapıdadır. Burada çeşiti eklem tipleri görüyorsunuz.</p>
<p><strong>Kullanışlı Bir Döner Eklem</strong><br />
Bazı döner eklemler büyük bir kemiği iki küçük kemiğe bağlar. Kolumuzun dirsekten ele kadar olan bölü­mündeki kemiklerden biri diğerine çapraz dönüş yapabildiği için, elimizi neredeyse 360 derece çevirebil­mekteyiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/belkemigi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıkırdak ve Kemik Arası Süreç</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kikirdak-ve-kemik-arasi-surec/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kikirdak-ve-kemik-arasi-surec/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 18:49:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut Yapımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3776</guid>
		<description><![CDATA[Üç yaşındaki bir çocuğun &#8220;geçici&#8221; iskeletinde hâlâ pek çok kıkırdak vardır. Bu kıkırdaklar röntgende görülmez. Yetişkin insan elinde (sağda) ise, bütün iskelet kıkırdakları sertleşip kemik haline gelmiştir. en kestirebilir. Bu yolla, çocuk büyüdüğünde boyunun ne kadar olacağı da tahmin edilebilir. Büyüme alanları bütünüyle kemiğe dönüştüğünde, büyüme tamamlanmış olur. Genç erkeklerde, testislerde üretilen bir hormon 18 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Üç yaşındaki bir çocuğun &#8220;geçici&#8221; iskeletinde hâlâ pek çok kıkırdak vardır. Bu kıkırdaklar röntgende görülmez. Yetişkin insan elinde (sağda) ise, bütün iskelet kıkırdakları sertleşip <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">kemik</a> haline gelmiştir. en kestirebilir. Bu yolla, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a> büyüdüğünde boyunun ne kadar olacağı da tahmin edilebilir.</p>
<p>Büyüme alanları bütünüyle kemiğe dönüştüğünde, büyüme tamamlanmış olur. Genç erkeklerde, testislerde üretilen bir hormon 18 ilâ 21 yaş arasında büyümeyi durdurur. Genç <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a>larda ise, yumurtalıklarda üreti­len bir hormon 16-18 yaş arasında büyümeye son verir. Geriye sadece büyümenin nerede gerçekleştiğini göste­ren bir büyüme çizgisi kalır.<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/">Sağlık</a>lı kemik büyümesi için, bütün vücudun iyi ça­lışıyor olması gerekir. </p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">Hastalık</a>, sağlıksız beslenme, ya­ralanma veya uzun süreli hareketsizlik kemik büyüme­sini olumsuz etkileyebilir. D vitamini eksikliği, kemiğin yumuşayıp şekilsizleşmesi sonucunu doğuran raşitizm hastalığına yol açar. Tiroyit bezi veya hipofiz guddesi­nin normal hormon seviyeleri oluşturamaması cüceliğe sabep olur. Büyüme hormonunun aşırı üremesi ise hasta­lık derecesinde uzamaya yol açar.</p>
<p><strong>Kırık Kemikler</strong></p>
<p>Bir kemik kırıldığı zaman, parçalar arasında bir kan pıhtısı meydana gelir. Birkaç gün içinde bu kan pıhtısı olgunlaşmamış kemik hücrelerinin hücumuna uğrar. Bu hücreler kallus adı verilen olgunlaşmamış bir kemik mey­dana getirerek kırılan bölgeyi kuşatır ve kırık parçalan birleştirir. Kırılan kemik eski biçimine ve gücüne kavu­şuncaya kadar kallus, dereceli olarak biçim değiştirir. Eğer kırık parçalar düzgün biçimde bir araya gelmemiş­se kemik yanlış kaynar ve şekli bozulur.</p>
<p><strong>KIRIK KEMİKLERİN KAYNAMASI</strong></p>
<p>Bir kemik kırılınca, kemik hücreleri parçaların ara­sındaki boşluğa hücum eder. Bu hücrelerin oluş­turduğu olgunlaşmamış kemik (kallus) zamanla ge­lişmiş kemiğe dönüşür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kikirdak-ve-kemik-arasi-surec/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemik Büyümesi &#8211; Yaşayan Kemik</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/yasayan-kemik/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/yasayan-kemik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 18:43:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut Yapımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3771</guid>
		<description><![CDATA[Kemik büyük ölçüde kalsiyum ve fosfor gibi can­sız minerallerden oluşur. Fakat yaklaşık üçte bir canlı dokudur. Kan dolaşımı tıpkı diğer hücreler gibi ke­mik hücrelerine de besin ve oksijen sağlar, artık mad­deleri temizler. Kemiği kaplayan sert tabakada bu­lunan kan damarları dallara ayrılarak kemiğin için­deki kanallara dağılır. Kemiklerimiz görevlerini çok iyi yerine getirecek bir yapıya sahiptir. Hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kemik büyük ölçüde kalsiyum ve fosfor gibi can­sız minerallerden oluşur. Fakat yaklaşık üçte bir canlı dokudur. Kan dolaşımı tıpkı diğer hücreler gibi ke­mik hücrelerine de besin ve oksijen sağlar, artık mad­deleri temizler. Kemiği kaplayan sert tabakada bu­lunan kan damarları dallara ayrılarak kemiğin için­deki kanallara dağılır.</p>
<p>Kemiklerimiz görevlerini çok iyi yerine getirecek bir yapıya sahiptir. Hem kuvvetli, hem de oklukça hafiftir­ler. Hem sert, hem de esnektirler. Bu da kolay kırılma­larını önler. Eğer bir kemik kırılırsa kendi kendine kaynayabilir, yani onarımını kendisi gerçekleştirebilir.</p>
<p>Yaptıkları işe ve vücudumuzdaki yerlerine göre her kemiğin özel bir boyutu ve biçimi vardır. Fakat vücu­dumuzdaki bütün kemikler aynı malzemeden oluşmuş­tur.<br />
Kemik, sağlam bir zar olan periyostla kaplıdır. Bu zarın içinde kemik yapıcı hücreler ve kemiğin dış taba­kasına kan taşıyan damarlar bulunur.</p>
<p>Kemiğin dış tabakasına dış kemik adı verilir. Dış ke­mik minik kanallar (Havers kanalları) ile bunları çevre­leyen yuvarlak mineral yapılardan oluşmuştur. Bu yu­varlak yapıların arasında kemik hücreleri yer alır. Ka­nallar vasıtasıyla kan damarları kemiğe gıda ve oksijen taşırlar. Eğer bir kemiğimiz kırılırsa, bu kanalların için­de bulunan sinirler bu durumu acı hissi şeklinde beyni­mize iletir.</p>
<p>Kemiğin iç tabakası bal peteğini andırır. Kemikten örülmüş bir ağ olan bu tabaka boşluklarla doludur. Bu tabakaya sünger kemik adı verilmekle birlikte, bu da en az kemik kadar sağlamdır. Eğer bütün kemiklerimiz dış kemik yapısında olsaydı, iskeletimiz taşımayacağımız ka­dar ağır olurdu.</p>
<p>Çoğu kemiğin ortasında, kan hücrelerinin büyük bir bölümünü üreten kırmızı ilik için bir boşluk bulunur. Yaklaşık 227 gram ağırlığındaki kırmızı ilik her gün 5 milyar yeni kan hücresi üretir. Doğum öncesinde insan vücudundaki bütün kemikler kırmızı ilikle doludur. Fa­kat yetişkin insan vücudunda sadece kafatası, göğüs ka­fesi, omurga, kalça kemikleri ve büyük kemiklerin uç kı­sımlarında kırmızı ilik bulunur.</p>
<p>Uzun kemiklerin gövde kısımları ise büyük ölçüde yağdan meydana gelen sarı ilik doludur. Acil durumlar­da bu sarı ilik kırmızı iliğe dönüşerek kan hücreleri üre­tebilir.<br />
Kemiklerde kalsiyum ve fosfor gibi mineraller depo­lanır. Gerektiğinde bu mineraller kan dolaşımı vasıta­sıyla kemiklerden alınıp diğer dokulara aktarılır. Mine­ral aktarımını paratiroid bezi düzenlemektedir.</p>
<p><strong>Kemik Büyümesi</strong></p>
<p>Kemiklerimiz biz doğmadan çok önce ana karnında kıkırdak olarak biçimlenir. Biz büyüdükçe bu kıkırdak çeşitli mineral katışımlan ile sertleşerek kemik halini alır. Kıkırdak da ayrıca büyüyerek yetişkin insan kemiğinin &#8220;model&#8221;ini oluşturur.</p>
<p>Kemik büyümesi her kemiğin merkezinden başlar. Uzun bir kemikte bu merkez kemik gövdesinin tam ortasındadır. Büyüme, merkezi ilik boşluğu etrafında yu­karı ve aşağı doğru uzama şeklinde gerçekleşir. Daha son­ra kemiğin her iki ucunda ikincil büyüme merkezleri olu­şur.</p>
<p>Büyüme tamamlanana dek, büyüyen kemik bölüm­leri arasında kıkırdak bölgeleri kalır. Bu bölgelere bü­yüme alanları adı verilir. Bir çocuğun el röntgeninden kemiğin ve büyüme alan­larının oranını saptamak mümkündür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/yasayan-kemik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Leğen Eklemleri</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/legen-eklemleri/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/legen-eklemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 23:48:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut Yapımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2988</guid>
		<description><![CDATA[Kalça kemikleri kendi aralarında, «çatı kaynağı» (symphisis pubica) adını alan bir bağlantıyla, kuyruk sokumu kemiği ile de kuyruk sokumu kalça kemiği eklemi ve kuyruk sokumu kemiği kalça dikeni bağlarıyla birleşmişlerdir. Çatı kaynağı Eklem yüzleri her iki yanda çatı kemiğinin (pubis) dörtgen biçiminde çatı kaynağı yüzleridir; kemiklerarası bir bağ ve lifsi bir kılıf aracılığıyla birleştirilmişlerdir. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalça <a href="http://www.saglikvediyet.info/kemikler-ve-eklemler/">kemikler</a>i kendi aralarında, «çatı kaynağı» (symphisis pubica) adını alan bir bağlantıyla, kuyruk sokumu  kemiği ile de kuyruk sokumu  kalça kemiği <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/eklem-hastaliklari/">eklem</a>i ve kuyruk sokumu kemiği kalça dikeni bağlarıyla birleşmişlerdir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2989" title="kalca" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/kalca-300x254.gif" alt="kalca" width="300" height="254" /></p>
<p><strong>Çatı kaynağı</strong></p>
<p>Eklem <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/yuz-felci-nedir-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/">yüz</a>leri her iki yanda çatı kemiğinin (pubis) dörtgen biçiminde çatı kaynağı yüzleridir; <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kemik-dokusu/">kemik</a>lerarası bir bağ ve lifsi bir kılıf aracılığıyla birleştirilmişlerdir. Bu kılıf ön arka, üst ve alt bağlarla sağlamlaştırılır. Bunlardan öndeki en kalınlarıdır; dik ve eğik liflerden oluşmuştur.</p>
<p><strong>Kuyruk sokumu kemiği-kalça eklemi</strong></p>
<p>Burada kuyruk sokumu kemiği ile kalça <a href="http://www.saglikvediyet.info/kemikler-ve-eklemler/">kemikler</a>inin «<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">kulak</a>sı <a href="http://www.saglikvediyet.info/yuz-kemikleri/">yüz</a>ler» (facies auricularis) denen pürtüklü bölümleri birbirlerine <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">eklem</a>leşirler. Bu bağlantı ön ve arka bağlarla karışmış bir eklem kılıfıyla çevrilmiştir. Ön bağda iki, arka bağda da üç (yüzeysel orta ve derin) lif demeti oluşuma katılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/legen-eklemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

