<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#187; Kalp ve Damar Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvediyet.info</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jan 2012 23:54:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kadınlarda Osteoporozu ve Kalp Hastalığını Önlemek</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kadinlarda-osteoporozu-ve-kalp-hastaligini-onlemek/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kadinlarda-osteoporozu-ve-kalp-hastaligini-onlemek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Aug 2011 08:58:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8115</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlarda Osteoporozu ve Kalp Hastalığını Önlemenin Yolları Koroner kalp hastalığı (KKH) İngiltere&#8217;de kadınlarda en fazla ölüme yol açan nedendir ve kadınlardaki ölümlerin yüzde 17&#8242;sin-den sorumludur. Östrojen koruyucudur ama menopozdan sonra bir kadında kalp hastalığı gelişme riski hızla artarak erkeklerdeki riske yaklaşır. Az yağlı, az tuzlu, lif içeriği yüksek, taze sebze meyve ve tam tahıllardan zengin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><strong>Kadınlarda Osteoporozu ve Kalp Hastalığını Önlemenin Yolları</strong></p>
<p>Koroner <a href="http://www.saglikvediyet.info/dogustan-kalp-hastaligi-ve-kalp-hastaliginin-belirtileri/">kalp hastalığı</a> (KKH) İngiltere&#8217;de <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kadin-sagligi/">kadın</a>larda en fazla ölüme yol açan nedendir ve kadınlardaki ölümlerin yüzde 17&#8242;sin-den sorumludur. Östrojen koruyucudur ama <a href="http://www.saglikvediyet.info/menopoz-menopoza-yakin-donem/">menopoz</a>dan sonra bir kadında kalp hastalığı gelişme riski hızla artarak erkeklerdeki riske yaklaşır. Az yağlı, az tuzlu, lif içeriği yüksek, taze sebze meyve ve tam tahıllardan zengin diyet, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp hastalıkları</a>na karşı en iyi <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">beslenme</a> savunmasıdır.</p>
<p>Kadınların en az yüzde 50&#8242;sinde <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/kolesterol/">kolesterol</a> düzeyi olması gerektiğinden daha yüksektir ve bu durum kalp hastalığında rol oynayan önemli bir etkendir. Kolesterol düzeyinizi düşük tutmak için süt ürünleri ve hayvan ürünlerinde bulunan doymuş yağları kesin.</p>
<p>Kızartmalarda, kek ve bisküvilerde bulunan trans yağ asitleri de ateroskeroz ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/damar-sertliginin-bitkisel-tedavisi/">damar sertliği</a>nde rol oynayabilir. Tükettiğiniz tuz 243 miktarına dikkat edin; çok fazlası kan basıncını yükselterek kalp hastalığı ve inmeye yol açabilir. Günde 5 gramdan daha az tuza ihtiyacınız vardır ki bu da yaklaşık bir çay kaşığı kadardır.</p>
<p><strong>Osteoporozu Önlemek</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">Kemik</a>lerinizi korumak için, günde en az 800 mg kalsiyuma ihtiyacınız vardır. </p>
<p><strong>En iyi kalsiyum kaynakları şunlardır:</strong></p>
<p>*  Süt ve peynir, yoğurt gibi süt ürünleri</p>
<p>*  Tofu ve soya                    &#8211;                   .</p>
<p>*  Baklagiller</p>
<p>*  Yeşil sebzeler</p>
<p>*  Kuru meyveler</p>
<p>*  Kuruyemiş</p>
<p>*  Çekirdek</p>
<p>*  Konserve sardalye (özellikle, ince kılçıklarını da yerseniz)</p>
<p>Vücutta bir seferinde yalnızca 500 mcj civarında kalsiyum emilebilir. Onun için aldığınız kalsiyum miktarını (jun içino yayın. En yaygın kullanılan kalsiyum takviyesi olan kalsiyum karbonat yemekle birlikte alınmalıdır.</p>
<p>Kalsiyum, D <a href="http://www.saglikvediyet.info/vitaminler/">vitamin</a>iyle birlikte çalışır. </p>
<p><strong>D vitamininin kaynakları ise şunlardır:</strong></p>
<p>♦  Tonbalığı ya da somon balığı 4» Yumurta</p>
<p>♦  Süt ürünleri</p>
<p>♦  Güneş ışığına maruz kalan derimizde de D vitamini üretilir. Esmer ya da dışarı çıkarken sürekli olarak kapalı giyinen kadınlar D vitamini takviyesi almayı düşünmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kadinlarda-osteoporozu-ve-kalp-hastaligini-onlemek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erişkin İnsanların Kalp Hastalıklarından Korunma Yöntemleri</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/eriskin-insanlarin-kalp-hastaliklarindan-korunma-yontemleri/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/eriskin-insanlarin-kalp-hastaliklarindan-korunma-yontemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 May 2011 22:12:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=7361</guid>
		<description><![CDATA[Erişkin yaşlardaki kalp hastalıklarından korunma nasıl sağlanır? Erişkin toplumun büyük bir bölümünü etkileyen ve ölümlerin en büyük oranını oluşturan kalp hastalıklarından bir çoğunun temeli çocukluk yaşlarında atılır. Bu nedenle ileri yaşlarda sorun haline gelecek olan kalp hastalıklarının gelişmesini önlemek veya geciktirmek amacıyla bu konuya çocukluk yaşlarında önem vermek gerekir. İleri yaşlarda kalp hastalığı gelişmesi açısından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Erişkin yaşlardaki <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp hastalıkları</a>ndan korunma nasıl sağlanır?</strong></p>
<p>Erişkin toplumun büyük bir bölümünü etkileyen ve ölümlerin en büyük oranını oluşturan kalp hastalıklarından bir çoğunun temeli <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>luk yaşlarında atılır. Bu nedenle ileri yaşlarda sorun haline gelecek olan kalp hastalıklarının gelişmesini önlemek veya geciktirmek amacıyla bu konuya çocukluk yaşlarında önem vermek gerekir.</p>
<p>İleri yaşlarda <a href="http://www.saglikvediyet.info/dogustan-kalp-hastaligi-ve-kalp-hastaliginin-belirtileri/">kalp hastalığı</a> gelişmesi açısından üzerinde en çok durulması gereken konu ateroskleroz (<a href="http://www.saglikvediyet.info/damar-sertliginin-bitkisel-tedavisi/">damar sertliği</a>) ve aterosklerotik kalp hastalıklarıdır</p>
<p>Aterosklerozdan korunmada risk faktörlerinin iyi tanınması büyük önem taşır. Bu risk faktörlerinin bir kısmı düzeltilebilir, bir kısmı ise değiştirilemez faktörlerdir</p>
<p><strong>Değiştirilemeyen risk faktörleri:</strong> Cinsiyet, ileri yaş, koroner (<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp damarı</a>) anatomisi, aile öyküsü pozitifliği değiştirilemeyen faktörlerdir. Erkekler <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kadin-sagligi/">kadın</a>lara göre koroner ateroskleroza daha yatkındır. Yaş ilerledikçe, damar sertliği daha belirgin hale gelmektedir. Koroner damarların çıkış yerlerinde ve dallanma noktalarında daralma daha çok olmaktadır.</p>
<p>Bireylerin koroner ateroskleroz risk faktörleri belirlenirken, kuvvetli ailesel yatkınlık nedeni ile aile öyküsü çok önemlidir. Ailede erken koroner damar hastalığı (55 yaşın altında ani ölüm veya geçirilmiş miyokard infarktüsü (<a href="http://www.saglikvediyet.info/kalp-krizi/">kalp krizi</a>), <a href="http://www.saglikvediyet.info/tansiyon-yuksekliginin-bitkisel-tedavisi/">tansiyon yüksekliği</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/seker-hastaliklari/">şeker hastalığı</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/sismanlik-2/">şişmanlık</a>, yüksek olan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/kolesterol/">kolesterol</a> seviyesinin varlığı önemlidir.</p>
<p>Obez (şişman) çocukların kardeşlerinin, anne, baba, amca ve dayılarının vücut ağırlığı da benzer şekilde yük sek olma eğilimindedir. Ailesinde yüksek kolesterol değerleri, akut miyokard infarktüsü öyküsü pozitifliği olan çocukların <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a> lipidlerinde artma tespit edilebilir. Aile öyküsü pozitifliğinin temelini ortak yaşam biçimi, ortak alışkanlıklar, çevresel faktörler ve genetik yatkınlık oluşturmaktadır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">Beslenme</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/fizik-tedavisi-ve-fiziki-hastaliklar/">fizik</a>sel aktivite alışkanlıkları aile fertleri arasında benzer olabilmektedir. </p>
<p><strong>Değiştirilebilir risk faktörleri:</strong></p>
<p><strong>1. <a href="http://www.saglikvediyet.info/">Diyet</a>:</strong> Besinlerle lipid (yağ) alımının serum lipid seviyelerini etkilemesi nedeni ile diyetteki yag oranının azaltılması önem kazanmaktadır. Özellikle diyetteki doymuş yağ asitlerinin alımının azaltılması faydalı olur.</p>
<p>Önerilen diyette günlük <a href="http://www.saglikvediyet.info/kalori-besinlerin-kalori-degerleri/">kalori</a>nin %30&#8242;dan azının yağlardan sağlanması, total kalorinin %10&#8242;dan azının doymuş yağlardan alınması gerektiği belirtilmektedir.</p>
<p>Kolesterol alımı 300 mg/gün veya her 1000 kalori için 100 mg&#8217;ı geçmemelidir.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/tansiyon-hastaliklari/">Tansiyon</a> yüksekliğinde önemli rol oynayan günlük tuz alımı ölçülü olmalı ve diyetteki sodyum miktarı 5-6 gram sodyum klorid (tuz) olacak şekilde ayarlanmalı, ayrıca yemeklere sofrada tuz ilavesinin gereksiz olduğu bilinmeli ve çocuğun bu alışkanlığı edinmemesine özen gösterilmelidir.</p>
<p>Diyet uygulanırken çocuğun yaşına göre büyüme ve gelişmesini sağlayacak <a href="http://www.saglikvediyet.info/protein-yetersizligi/">protein</a>, kalsiyum, karbonhidrat alımı sağlanmalıdır.</p>
<p>Kolesterol alımını azaltmak için <a href="http://www.yemeklerintarifi.com/yemektarifleri/sakatat-yemekleri/">sakatat</a>lar, <a href="http://www.yemeklerintarifi.com/yemektarifleri/yumurta-yemekleri/">yumurta</a> sarısı, yağlı süt, kaymak gibi gıda alımı azaltılabilir.</p>
<p><a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/sut-bebegi/">Süt çocuğu</a> döneminde <a href="http://www.saglikvediyet.info/anne-sutunun-onemi-ve-cocugun-emzirilmesi/">anne sütü</a> ile beslenme, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/seker-hastaliklari/">şeker hastalığı</a>, obezite (şişmanlık) ve koroner damar hastalığı açısından koruyucu rol oynamaktadır. Diyetteki düzenlemelere ailenin katılımının sağlanması önemlidir.</p>
<p>Diyet düzenlemeleri hiperlipidemiyi (kan yağ oranının yükselmesi) azaltırken, şişmanlık, tansiyon yüksekliği, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/kan-sekeri/">kan şekeri</a> yüksekliği gibi diğer risk faktörlerinin de azaltılmasına katkıda bulunmaktadır.</p>
<p><strong>2- Sedanter yaşam (Hareketsizlik):</strong> Haftada 2-3 kez :u30 dakika süreli ağır <a href="http://www.saglikvediyet.info/egzersiz-cesitleri-nelerdir/">egzersizler</a> aterosklerozdan (damar sertliği) korunmak için yararlı olmaktadır.</p>
<p>Günlük televizyon seyretme zamanı en fazla iki saat olmalıdır.</p>
<p>Ayrıca televizyon sey retme süresince atıştırma alışkanlığının artması şişmanlığa neden olmaktadır.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/egzersiz/">Egzersiz</a> azlığı, şişmanlığa neden olmakta ve dolayısıyla ateroskleroza zemin hazırlamaktadır.</p>
<p>Aşırı kalori alımının önlenmesi ve aktivitenin arttırılması şişmanlığın önlenmesi için gerekli önlemlerdir. <a href="http://www.saglikvediyet.info/">Sağlık</a>lı bir fiziksel aktivite için düzenli yürüme, bisiklet kullanma, günde iki saatten fazla televizyon seyretmeme, yaşa uygun sporları düzenli yapma gibi önerilere uyulmalıdır. Düzenli yapılan egzersizler <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a> lipid seviyelerini de düzeltmektedir.</p>
<p><strong>3. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/sigara/">Sigara</a> içiciliği:</strong> Sigara diğer zararlı etkilerinin yanısıra ateroskleroz sıklığını da arttırmaktadır.</p>
<p>Aktif sigara içiciliği kadar sigara dumanına maruz kalmanın da benzer şekilde zararlı etkileri olduğu bilinmektedir.</p>
<p>Yapılan araştırmalarda <a href="http://www.saglikvediyet.info/hamilelik-doneminde-bakim/">hamilelik</a>teki sigara içiminin <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">bebek</a>teki lipid (yağ) profilini belirgin şekilde etkilediği bulunmuştur.</p>
<p>Pasif ve aktif sigara içimi ile lipid düzeyi etkilenmekte, egzersiz kapasitesi azalmakta, trombosit kümeleşmesi artmakta, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/solunum-yollari-hastaliklari/">solunum</a> sistemi <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a>ı sıklığı artmakta ve doğan bebeklerde düşük <a href="http://www.saglikvediyet.info/dogum-yaralanmalari/">doğum</a> ağırlığı, hatta ölümler olabilmektedir.</p>
<p><strong>4. Obezite (<a href="http://www.saglikvediyet.info/sismanlik-2/">Şişmanlık</a>):</strong> Vücut yağ miktarının fazlalığıdır. Çocukluk obezitesi, erişkin obezitesinin önceden göstergesi olabilir.</p>
<p>Obezite çocuklukta bir hastalık olmamakla birlikte erişkin dönemdeki birçok hastalığa zemin hazırlamaktadır.</p>
<p>Sebebi ne olursa olsun merkezi vücut yağlanması, kalp-damar hastalıkları, tansiyon yüksekliği, hiperlipidemi, safra kesesi taşları, uyku apnesi, artmış ölüm hızı gibi komplikasyonlarla birliktedir. Santral yağ birikimi klinik olarak sessiz aterosklerozu hızlandırabilir. Bu kişilerde damar sertliği yaygınlığı yüksek orandadır.</p>
<p>Şişmanlarda <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp-damar hastalıkları</a> ile birlikte ani ölümler de <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a>lenebilir. Yapılan bazı çalışmalarda şişmanlığın kalp hastalıklarında ölüm oranlarını belirleyici bir faktör olduğu gösterilmiştir.</p>
<p>Gerek sosyal ve psikolojik sorun oluşturması, gerekse oluşturacağı komplikasyonlar nedeni ile şişmanlık tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Bu durum kalori içeriği iyi düzenlenmiş diyet ve egzersiz programları ile tedavi edilebilir. Ancak çocuklarda diyet, büyüme ve gelişmeyi aksatmayacak şekilde düzenlenmelidir. Egzersizler düzenli olarak devam edilen, günlük 20-30 dakika süreli orta ağır dereceli fiziksel aktivite şeklinde olmalıdır.</p>
<p><strong>5. İnsülîn direnci: </strong>Gerek tip 1 (insüline bağımlı) şeker hastalığı, gerekse tip 2 (insüline bağımlı olmayan) şeker hastalığında insülin direnci oluşabilmektedir. Tip 2 şeker hastalığı sıklığı, çocukluk yaş grubunda, özellikle adöle-san şişmanlarda artmaktadır. Bu çocuklarda bazal insülin seviyesi ile insülin salgılanmasında artma ve insülin direnci vardır.</p>
<p>Ayrıca glikoz toleransında bozulma kalp-damar hastalıkları için riskin artmasına neden olmaktadır.</p>
<p>Düzenli egzersiz ve kalori alımının azaltılması obez çocuklarda insülin duyarlılığında düzelme sağlayabilmektedir Diabetin (şeker hastalığı) uygun kontrolü diğer komplikasyonlar kadar aterosklerozu da azaltmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/eriskin-insanlarin-kalp-hastaliklarindan-korunma-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğumsal Kalp Hastalıklarından Korunma Yöntemleri</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/dogumsal-kalp-hastaliklarindan-korunma-yontemleri/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/dogumsal-kalp-hastaliklarindan-korunma-yontemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 May 2011 18:39:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=7326</guid>
		<description><![CDATA[Doğumsal kalp hastalıklarından korunma nasıl olur? Doğumsal kalp hastalıklarının oluşmasına yol açan hastalıkların önlenmesi bir çeşit korunmadır. Bu korunma da anneden, hatta kız çocuğundan başlatılır. Önemli teratojenik (organlarda sakatlık bırakıcı) etkileri olan kızamıkçıktan korunmak için bebekler 12-15 ay arasında aşılanmalıdır. Adölesan çağda ya da doğurganlık yaşları başlangıcında, kızamıkçık yönünden bağışıklık durumu saptanarak (spesifik IgM bakılarak) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doğumsal kalp hastalıklarından korunma nasıl olur?</strong></p>
<p>Doğumsal <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp hastalıkları</a>nın oluşmasına yol açan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a>ın önlenmesi bir çeşit korunmadır. Bu korunma da anneden, hatta kız çocuğundan başlatılır.</p>
<p>Önemli teratojenik (organlarda sakatlık bırakıcı) etkileri olan <a href="http://www.saglikvediyet.info/kizamigin-bitkisel-tedavisi/">kızamık</a>çıktan korunmak için <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">bebek</a>ler 12-15 ay arasında aşılanmalıdır. Adölesan çağda ya da doğurganlık yaşları başlangıcında, kızamıkçık yönünden <a href="http://www.saglikvediyet.info/bagisiklik-sisteminiz/">bağışıklık</a> durumu saptanarak (spesifik IgM bakılarak) gerekirse yeniden aşılanmalıdır.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/dokuntulu-lupus-hastaligi/">Döküntülü hastalıklar</a>dan beşinci <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalık</a> etkeni parvovirus B-19 düşüğe ve sakatlıklara yol açabileceğinden gebelerin hastalıklı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>lardan uzak durması (izolasyonu) gereklidir.</p>
<p>Geniş soldan sağa şantlı (temiz kanın kirli <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a> taşıyan odacıklara gitmesi) kalp hastalıklarında alt <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/solunum-yollari-hastaliklari/">solunum yolları</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a>larına yatkınlık vardır. Bu nedenle riskli gruplara respiratuvar sinsityal virüs (RSV) enfeksiyonlarında RSV immunglobulin verilebilir. Hemophilus influenza tip b aşısı ihmal edilmemelidir.</p>
<p>Dalağı alınmış ya da fonksiyon görmeyen hastalara pnömokok aşısı, yine gelişme genliği ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/dogustan-kalp-hastaligi-ve-kalp-hastaliginin-belirtileri/">kalp hastalığı</a> olan çocuklara influenza aşısı yapılmalıdır.</p>
<p>Tüm doğumsal kalp hastalarında her türlü girişimsel işlemlerde enfektif endokardit proflaksisi uygulanmalıdır.</p>
<p>Edinsel kalp hastalıklarında da kalıcı kapak iezyonu (hasar) olanlarda girişimsel her işlemin özelliğine göre enfektif endokardit profilaksisi yapılmalıdır.</p>
<p>Enfektif endokardit hastalığı ve profilaksisi (korunması): Enfektif endokardit kalp kapaklarının, kalp iç yüzeyinin veya damar cidarının bakteri, mantar veya riketsiya adı verilen mikroplarla olan enfeksiyonudur Enfektif endokardit gelişen hastaların hemen tamamında doğuştan veya edinsel kalp hastalığı öyküsü vardır</p>
<p>Hastalığın meydana gelebilmesi için kanda onfoksiyon etkeninin bulunması, yani kana mikrop karışması gereklidir. Özellikle çürük <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/agiz-ve-dis-sagligi/">diş</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/diseti-iltihaplari-ve-disin-destek-hastaliklari/">diş eti hastalığı</a> olanlarda çiğneme eylemi bile kana mikrop karışmasına yol açabilir Abse, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">kemik</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/bobrek-hastaliklari/">böbrek</a> iltihabı gibi vücudun başka bir yerinde görülen enfeksiyon kaynağından da mikroplar <a href="http://www.saglikvediyet.info/kan-dolasimi-icin-sifali-bitkiler/">kan dolaşımı</a>na geçebilir ve enfektif endokardit hastalığına yol açabilir. Hastalarda yüksek <a href="http://www.saglikvediyet.info/ates/">ateş</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/el-ve-ayak-titremesi-icin-sifali-bitkiler/">titreme</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/bas-agrilari/">baş ağrıları</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/meme-agrisinin-bitkisel-tedavisi/">göğüs ağrısı</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">eklem</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/kas-sistemi/">kas</a> ağrısı, <a href="http://www.saglikvediyet.info/nefes-darliginin-bitkisel-tedavisi/">nefes darlığı</a>, kırgınlık, <a href="http://www.saglikvediyet.info/halsizligin-bitkisel-tedavisi/">halsizlik</a>, gece <a href="http://www.saglikvediyet.info/terlemenin-bitkisel-tedavisi/">terleme</a>leri, kilo kaybı gibi ağır santral <a href="http://www.saglikvediyet.info/sinir-sistemi/">sinir sistemi</a> belirtileri de görülebilir.</p>
<p>Kalp lezyonu (hastalığı) mevcut olan bir hastada birkaç gün süren bilinmeyen orijinli bir ateş varsa bu hastalıktan şüphelenilmeli ve derhal doktora başvurulmalıdır.</p>
<p>Kesin tanı, alınan kan kültürlerinde mikrobun üretilmesi ile konur. Tedavide hastalığı oluşturan mikroba karşı <a href="http://www.saglikvediyet.info/yanlis-antibiyotik-kullanimi/">antibiyotik</a>ler kullanılır.</p>
<p>Enfektif endokarditin tanı ve tedavisin» den daha önemlisi önleyici tedbirlerdir. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/agiz-ve-dis-sagligi/">Ağız ve diş bakımı</a>na iyi dikkat edilmesi antibiyotikle korunmadan daha önemlidir. Enfektif endokardit profilaksisi (korunması), doğuştan veya sonradan kazanılmış kalp hastalığı olanlarda, kana mikrop karışmasına yol açabilecek köklü diş çekimi, <a href="http://www.saglikvediyet.info/abse-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/">apse</a> açılması veya cerrahi herhangi bir müdahale gibi her türlü girişimden önce ve sonra antibiyotik verilerek kalbin korunmasıdır.</p>
<p>Korunması gereken her kalp hastasına doktoru tarafından girişimsel işlemlerin özelliğine göre hangi ilaçların kullanılacağını gösteren bir kart verilir. Kalp hastası olan kişinin herhangi bir nedenle doktora başvurduğunda kendisinden istenilmese bile bu kartı göstermesi gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/dogumsal-kalp-hastaliklarindan-korunma-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akut Eklem Romatizması, Kalp Romatizması</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/akut-eklem-romatizmasi-kalp-romatizmasi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/akut-eklem-romatizmasi-kalp-romatizmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 May 2011 19:48:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=7310</guid>
		<description><![CDATA[Akut romatizma ateş (Akut eklem romatizması, kalp romatizması) Akut romatizma! ateş (ARA) başlıca belirtilerini eklemler, kalp, deri ve sinir sisteminde gösteren iltihabi bir bağ dokusu hastalığıdır. Gelişmiş ülkelerde sıklığı giderek azalmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerde halen önemli bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. ARA, çocukluk yaşlarındaki edinsel kalp hastalıklarının büyük bir kısmını oluşturur. Erişkinlerde görülen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akut <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/romatizma/">romatizma</a> ateş (Akut <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">eklem</a> romatizması, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp</a> romatizması)</strong></p>
<p>Akut <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/romatizma/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Romatizma">romatizma</a>! <a href="http://www.saglikvediyet.info/ates/">ateş</a> (ARA) <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-donmesi/">baş</a>lıca belirtilerini eklemler, kalp, deri ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/sinir-sistemi/">sinir sistemi</a>nde gösteren iltihabi bir bağ dokusu hastalığıdır. Gelişmiş ülkelerde sıklığı giderek azalmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerde halen önemli bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a> sorunu olmaya devam etmektedir.</p>
<p>ARA, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>luk yaşlarındaki edinsel <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp hastalıkları</a>nın büyük bir kısmını oluşturur. Erişkinlerde görülen sakatlık bırakıcı kalp kapağı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a>ı arasında da önemli bir yer tutmaktadır.</p>
<p>Hastalığın oluşumundan A grubu beta hemolitik streptokoklar sorumlu tutulmaktadır. Bu mikrobun <a href="http://www.saglikvediyet.info/bademcik-sismesi/">bademcik</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/yutak-iltihaplari/">yutak iltihabı</a>na (tonsillofarenjit) yol açan romatojen (romatizma yapan) türleri bünyesi yatkın olan kişilerde hastalığı oluşturmaktadır. Bu mikroba bağlı tedavi edilmemiş <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">boğaz</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a>larından sonra ARA ortaya çıkma sıklığı yaklaşık olarak binde üçtür. Salgınlar sırasında bu oran %3&#8242;e çıkabilir. Hastalık en sık 5-15 yaşları arasında görülür. Kız ve erkeklerde aynı sıklıkta olup ırksal farklılık da belirgin değildir.</p>
<p>Hastalığın tanınmasını sağlayacak tek bir klinik belirti veya spesifik bir laboratuvar testi yoktur. Bu nedenle ancak birkaç bulgu bir araya getirilerek tanı konulabilir.</p>
<p>Tanı için Johnes kriterleri denilen majör ve minör kriterlerden yararlanılır.</p>
<p><strong>ARA&#8217;nın beş tane majör bulgusu vardır;</strong></p>
<p><strong>1. Gezici poliarîrit:</strong> Eklemlerde şişlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı ile karakterize iltihabi eklem tutulumudur. En sık diz, dirsek, el ve ayak bileği asimetrik olarak tutulur Eklem deformitesi bırakmayan, aspirine bir gün içerisinde çok iyi cevap veren bir tutulumdur.</p>
<p><strong>2.   Kardit:</strong> Kalbin her üç tabakasını da tutabilen iltihabi durum, hayati önem taşıyan en önemli bulgudur. Belirtisi hastalığın ilk birkaç haftasında ortaya çıkabilir. En sık kapak endokardı tutulduğu için kalp kapak yetersizlikleri ile kendisini belli eder. Çabuk yorulma,, halsizlik, çarpıntı gibi şikayetler yapabilir.</p>
<p><strong>3.   Kore:</strong> Beyinde hareketleri kontrol eden (extrapiramidal) sistemdeki bazı çekirdeklerin tutulumuna bağlı nörolojik bir belirtidir. Sekiz ile 12 yaş arasındaki kız çocuklarında daha sık görülür. Tüm vücutta istem dışı düzensiz hareketler, sebepsiz ağlama ve gülmeler gibi emosyonel bozukluk görülür. Ayrıca kol ve bacaklarda kas tonusu azalmıştır. İstem dışı hareketler uyurken kaybolur, heyecanla artar. Sidenham koresi de denilen bu tutulum AHA tanısını koymak için tek başına yeterlidir. Çünkü kont tanısı konulduğunda genellikle hastalığın diğer bulguları yok tur.</p>
<p><strong>4.   Eritema marginatum:</strong> En çok gövdede, kol ve bacakların üst kısımlarında bulunan, genellikle kırmızı lekelerdir. Çoğunlukla erken dönemde olup kısa sürede kaybolduğu için çok seyrek rastlanan bir bulgudur.</p>
<p><strong>5.   Ciltaltı nodüller:</strong> Eklemlerin dış yüzeyinde, baş derisinde ve omurganın çıkıntıları üzerinde, kırmızımsı, büyüklüğü bezelye-nohut tanesi kadar olan cilt tılabilen çıkıntılardır.</p>
<p><strong>ARA&#8217;nın minör bulguları:</strong></p>
<p><strong>1.   Ateş:</strong> Genellikle 37.5-38 derece dolaylarında (azla yüksek olmayan bir ateş vardır. Kore hastaların çoğunda ateş vardır.</p>
<p><strong>2.   Artralji (Eklem ağrısı):</strong> Aspirine İyi anvnp vermesi, dokunmaya bile izin vermeyecek tarzda yuldmiı olması önemli özellikleridir. Tanı konulurken eklem iltihabı bulguları varsa, eklem ağrısı minör bir kriter olarak hesaba katılmaz.</p>
<p><strong>3.   Akut faz reaktanları:</strong> Eritrosit sedimantasyon hızı ve reaktif protein gibi laboratuvar tetkiklerinin sonuçları belirgin derecede yükselmiş olup bazen aylarca yüksek düzeyde kalabilir.</p>
<p><strong>4.   PR aralığı uzaması: </strong>Kalp şeridinde ölçülen bir parametredir. Kardit varlığında minör kriter olarak dikkate alınmaz.</p>
<p><strong>Geçirilmiş A grubu streptokoksik enfeksiyon bulgusu:</strong> Johnes kriterlerinin en önemlilerindendir. Çünkü bu ispatlanamaz ise tanı kuşkuludur. Boğaz kültüründe A grubu streptokok üretilmesi, kızıl hastalığı geçirme öyküsü, streptokok antijen ve/veya antikorlarında yükselmenin gösterilmesi bunu doğrular nitelikte bulgulardır.</p>
<p><strong>ARA tanısı:</strong> İki majör ya da bir majör, iki minör kriter ve bunlara ilaveten geçirilmiş grup A streptokok enfeksiyonu bulgusu mevcut ise tanı kesinleşir. Yalnız başına ASO (an-tistreptolizin O) titresinin yüksek bulunması romatizma teşhisi koyduramaz (ASO&#8217;nun yüksek olması, sadece streptokoklarla olan enfeksiyonun bir bulgusudur. Ayrıca bu titre enfeksiyondan sonra altı ay ila bir yıl süre ile yüksek düzeylerde kalabilir.).</p>
<p>Majör bulgulardan yalnızca kardit, kalıcı kalp hasarına yol açabilir. Hafif kardit olguları tedavi ile haftalar içerisin™ de hızla iyileşir, fakat ağır karditli olgular aylar hatta yıllarca sürebilir. Artrit ve köre genellikle eklem ya da santral sinir sisteminde hasar bırakmadan geçerler.</p>
<p><strong>Tedavi:</strong> Streptokok eradikasyonu (kökünün kazınması), antienflamatuar tedavi ve diğer destekleyici önlemler olmak üzere üç ana grupta toplanabilir.</p>
<p><strong>1. Streptokok eradikasyonu: </strong>Tanı konulduğu anda, boğaz kültürü sonucunu beklemeden (sonucu negatif bile çıksa) streptokok tedavisi verilmelidir. Tek doz benzatin penisilin, penisiline allerjisi olanlarda eritromisin antibiyotik olarak tercih edilir.</p>
<p><strong>2.   Antienflamatuar tedavi:</strong> Artritli olan hastalarda salisilat (aspirin) en uygun ilaçtır. Kalp yetmezliği ya da diğer önemli kardit bulguları olan, orta ve ağır karditlı hastalarda ise kortikosteroidler gereklidir. Koreli hastalarda hafif olgu lar için diazepam, ağır olgular için haloperidol oldukça başarılıdır.</p>
<p><strong>3.   Destekleyici önlemler:</strong> Sadece eklem tutulumu olan hastalarda salisilat (aspirin) tedavisinin başlamasın dan 24 saat sonra eklem şikayetleri kontrol altına alınabil diğinden mutlak yatak istirahati gerekli değildir. 5 7 gün sonra normal aktiviteye geçilebilir. Hafif kalp tutulumu olan hastalarda ilerleyici kötüleşmeden emin olmak için 10 15 günlük yatak istirahati gereklidir.</p>
<p>Kalp yetmezliği olan karditli hastalarda sodim.mlar.yon gibi laboratuvar tetkikleri normale dönüncoyu vn kalp yetmezliği bulguları kontrol altına alınıncaya kadar yalak isti rahatinde tutmak yeterlidir. Kalp yetmezliğinde doktor dijital ve diüretik grubu ilaçlarla tedaviyi düzenler Açılır olgu larda sıvı ve tuz kısıtlaması da gerekli olabilir.</p>
<p><strong>Korunma:</strong> İlk romatizmal atağın önlunmn unn prlmer korunma, önceden ARA geçirenlerde tokmıl.ıın.ıLırm önlenmesine sekonder korunma denir</p>
<p>Primer korunma A grubu streptokokula olan horjazen feksiyonunun (tonsillofarenjit) zamanında tanısı ile yeterli doz ve sürede uygun antibiyotik  ilaçlarla sağlanabilir. Stroptokoklaım yapiıfjı boğaz ağrısının başlangıcından itibaren hastalık sonrasına kadar tedavi başlatılırsa ARA&#8217;nın şiddeti bir şekilde önlenir.</p>
<p>Sekonder korunmada sürekli olarak kullanılan ilaçlar (on güvenilir olanı üç haftada bir, kalçadan benzatin penisilin G) A grubu streptokokların üst solunum yollarında enfeksiyon yapmasını önleyerek ARA&#8217;lı hastayı tekrarlamalardan korurlar. Sekonder korunmanın süresi eklem tutulumu veya santral sinir sistemi tutulumu (kore) olanlarda 21 yaşına kadar ya da son ataktan itibaren 5 yıl süreyle yapılır. Bunlardan uzun olanı tercih edilir. Ayrıca kapak hastalığı olanlarda girişimsel her işlemin özelliğine göre enfektif endokardit profilaksisi uygulanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/akut-eklem-romatizmasi-kalp-romatizmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğuştan Kalp Hastalığı ve Kalp Hastalığının Belirtileri</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/dogustan-kalp-hastaligi-ve-kalp-hastaliginin-belirtileri/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/dogustan-kalp-hastaligi-ve-kalp-hastaliginin-belirtileri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 20:53:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=7287</guid>
		<description><![CDATA[Kalp hastalıklarının belirtileri Kalp hastalığı olan çocuklarda morarma, soluk alıp vermede güçlük, sık soluk alma, beslenirken yorulma gibi belirtiler olabileceğinden bu durumlarda doktora başvurulmalıdır. Bazen beslenme güçlüğü ya da sık solunum yolu enfeksiyonları ile ilgili yakınmaları doktora başvurma nedenidir. Bayılma, havale, şok, göğüs ağrısı, gelişme geriliği ve eklem ağrıları gibi belirtiler özellikle büyük çocuklarda görülen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">Kalp hastalıkları</a>nın belirtileri</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">Kalp hastalığı</a> olan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>larda morarma, soluk alıp vermede güçlük, sık soluk alma, beslenirken yorulma gibi belirtiler olabileceğinden bu durumlarda doktora başvurulmalıdır.</p>
<p>Bazen <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">beslenme</a> güçlüğü ya da sık <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/solunum-yollari-hastaliklari/">solunum</a> yolu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a>ları ile ilgili yakınmaları doktora başvurma nedenidir. Bayılma, <a href="http://www.saglikvediyet.info/atesli-havale-nobeti/">havale</a>, şok, <a href="http://www.saglikvediyet.info/meme-agrisinin-bitkisel-tedavisi/">göğüs ağrısı</a>, gelişme geriliği ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">eklem</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/agrilar/">ağrılar</a>ı gibi belirtiler özellikle büyük çocuklarda görülen belirtilerdir. Morarma ile giden <a href="http://www.saglikvediyet.info/dogum/">doğum</a>sal <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp hastalıkları</a>nda zamanla parmaklarda çomaklaşma ve tırnaklarda saat camı görünümü oluşur.</p>
<p><a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/sut-bebegi/">Süt çocuğu</a>nun beslenirken soluksuz kalması, çok <a href="http://www.saglikvediyet.info/terlemenin-bitkisel-tedavisi/">terleme</a>si, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/gogus-hastaliklari/">göğüs</a> kaslarında çekilmeler ve inleme <a href="http://www.saglikvediyet.info/kalp-yetmezliginin-sebepleri-ve-tedavisi/">kalp yetmezliği</a> belirtileri olabilir. Ayrıca süt çocuğunda vızıltılı solunum varlığında kalp yetersizliği olasılığı vardır Çocuğun <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a> kapaklarının ve yüzünün şişmesi tarzında vücutta su toplanması (ödem) kalp yetersizliğinin bir belirtisi olabilir.</p>
<p>Morarması olan bir hastada; anoksi hecmeleri (oksijensiz kalma, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/">akciğer</a>lere temizlenmek için giden <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a>ın aniden azalması) olayını anneler, solunum hızının ve derinliğinin artması, morarmanın artması ve çocuğun havale geçirmeye başlaması şeklinde tarif edebilirler.</p>
<p>Morarması olan bir kalp hastasında demir azlığının yiyeçeklerin yeterince tüketilmesi çok önemlidir.</p>
<p>Yalnızca inek sütü ile beslenen bir süt çocuğunda demir eksikliğine bağlı <a href="http://www.saglikvediyet.info/kansizlik-anemi/">kansızlık</a> kaçınılmaz olup morarma ilci seyreden bir kalp hastalığı durumunda yukarıda balr.ndi-len hecmelerin sık sık geçirilmesine sebep olur</p>
<p>Okul öncesi veya okul çağındaki bir çocukta çümnimn yakınması da morarma ile giden kalp hastalığı yönündün değerlendirmeyi gerektirir. Ancak bazı sağlıklı çocuklarda çömelme alışkanlığı kalp hastalığı olmadan da gömlnbılir.</p>
<p>Kalbin çalışma düzeninin (ritim) bozulması halinde, ister kalbin hızlanması ile birlikte olsun, isterse kalbin y.ı vaşlaması ile birlikte olsun benzer belirtiler görülür huniaı bulantı, kusma, karın ağrısı gibi kalbe ait gibi gözükmuyım belirtiler olabileceği gibi; baş dönmesi, çarpıntı v«» (jocjır. ağrısı gibi kalbe daha spesifik belirtiler olabilir. kalp yetersizliği, bayılma, şok ve kalp durması gibi bulgular görülebilir.</p>
<p><strong>Kalpte Üfürüm Görülmesi</strong></p>
<p>Çocukların doktora götürülme, hatta birkaç doktor dolaştırma nedenlerinden birisi de <a href="http://www.saglikvediyet.info/hastalik-belirtileri/">hastalık belirtisi</a> olmayan <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a>lı görünümlü bir çocukta rutin muayuım sırasında kalpte bir üfürüm işitilmesidir.</p>
<p>Üfürüm, <a href="http://www.saglikvediyet.info/kan-dolasimi-icin-sifali-bitkiler/">kan dolaşımı</a> esnasında kanın kalpten, kalp kapaklarından veya <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">damar</a>lardan geçerken titreşmesi veya girdap oluşturması ile meydana gelen bir sestir. Çocuğun göğsünü dinlerken doktorun duyduğu bu sesin (üfürüm) yorumlanması tecrübe gerektirir.</p>
<p>Bazı üfürümler altta yatan organik bir kalp hastalığının işareti olabilir ki bunlara organik üfürümler denir (Kalpte delik olması, kalpten çıkan damarlarda veya kalp kapaklarında darlık ve yetersizlik olması gibi).</p>
<p>Kalpte bir hastalık olmamasına rağmen, kansızlık, <a href="http://www.saglikvediyet.info/atesli-havale-nobeti/">ateşli hastalık</a> veya hipertiroidi (<a href="http://www.saglikvediyet.info/guatrin-bitkisel-tedavisi/">guatr</a> bezinin aşırı çalışması ile giden iç salgı bezi hastalığı) gibi kalp dışı bir hastalık durumunda duyulan üfürümlere fonksiyonel üfürümler denir.</p>
<p>Kalpte veya vücudun diğer organlarında bir hastalık olmaksızın duyulan üfürüm ise masum üfürüm adını alır. Masum yerine normal, fizyolojik, zararsız, nonpatolojik gibi sözcükler de kullanılabilmektedir. Sağlıklı çocuklarda yaklaşık %50 sıklıkta duyulabilen bu üfürümlerin masumiyetinin ispatlanabilmesi için bazen doktorun muayenesi yeterli olmayabilir. Masum üfürümlerin büyük kısmında teşhis, aileden alınan bilgiler (öykü) ve fizik muayene ile doğru olarak konabilir. Sağlıklı, hastalık belirtisi olmayan çocukta bazı özelliklere bakılarak masum üfürüm ve altta yatan sistemik veya <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp-damar hastalığı</a> ayırt edilebilir.</p>
<p>Doktorun tecrübesi, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp-damar hastalıkları</a> muayene-sindeki becerisi, bebek veya çocuğun sakin ve uyumlu davranması, anne babanın endişesi, uzun süreli izlem yapılabilme koşulları gözönüne alınarak bazı ileri laboratu-var çalışması gerekip gerekmediğine karar verilir,</p>
<p>Altta yatan bir kalp hastalığı olmadığından emin olmak ve ailenin kaygısını gidermek için günümüzde Öykü ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/fizik-tedavisi-ve-fiziki-hastaliklar/">fizik</a> inceleme dışında elektrokardiyografi (kalp şeridi) ve te~ lekardiyografi (kalp röntgen filmi) incelemeleri yapılmakta ve değerlendirme çoğunlukla ekokardiyografi (kalbin ultrasonografısi) ile tamamlanmaktadır.</p>
<p>Klasik kitaplarda ve bazı çalışmalarda masum ülürüm-lerin çoğunda ekokardiyografiye gerek olmadıkı üzminde durulsa da genel yaklaşım masum üfürümlü çocuklardı bir kez ekokardiyografi yapılmasının uygun oldufjudur</p>
<p>Çünkü masum üfürüm düşünülerek yapılan nkokardi-yografilerde nadir de olsa; hipertrofik kardiyomyopali (bir çeşit kalp kası hastalığı), subaortik membran, VSD (ventriküler septal defekt, kalbin karıncıkları ), küçük ASD (atriyal septal defekt, kalbin kulakçıkları arasında delik) veya hafif pulmoner steno/ (akcıont ai.u damarında kapak darlığı) gibi kalp hastalıktan ili» kıp,.ıla silmiştir. Bu hastalıkları, fizik muayene, olarak, telekardiyografi ile ayırt etmek her zaman mumkun ol mayabilir. Bu tanılar çocuğun hayatını dof)i?t;ilrttt:ıik <t:apia hastalıklar olmasa bile, enfektif gerekliliğinin bilinmesi yönünden çok önemlidir.</p>
<p>Ayrıca yapılan her laboratuvar testinin bu konuda ritimli ve deneyimli kişilerce değerlendirilmediği takdirde sağlıklı insanlarda bile yüksek oranlarda bilen fizyolojik bulguların yanlış değerlendrilmesi kafaları karıştırarak ailenin tedirginliğini daha da artırır.</p>
<p>Üfürümün masumiyeti yapılan incelemelerden sonra çocuğa gereksiz hastalık yansıtlamalar yapılması önlenmelidir.</p>
<p><strong>Doğuştan kalp hastalıklarının sıklığı</strong></p>
<p>Genel populasyonda 1000 canlı doğumda 8-12 arasında değişmekle birlikte yaklaşık %1 diyebiliriz. Bu oran ölü doğumlarda %10, düşüklerde %20&#8242;lere kadar çıktığı için aslında total sıklık çok daha yüksektir.</p>
<p>O Kalp hastalıklarında genetik danışma</p>
<p>Yakın akrabalardaki doğuştan kalp hastalığı öyküsü, çocukta <a href="http://www.saglikvediyet.info/dogustan-kalp-hastaligi-ve-kalp-hastaliginin-belirtileri/">doğuştan kalp hastalığı</a> şansını arttırır. Bir çocukta doğuştan kalp hastalığı varsa kardeşlerindeki tekrarlama (rekürrens) riski yaklaşık %3&#8242;tür. Genel populasyonda yaklaşık %1 olduğuna göre, bu risk genel populasyona göre 3 kat daha fazladır denilebilir. Bununla birlikte tekrarlama riski defektin (bozukluğun) tipine göre de değişmektedir. Genel olarak VSD gibi sıklığı yüksek olan lezyonlann tekrarlama riski de yükselme eğilimindedir. Özellikle morarma ile birlikte olan sıklığı düşük lezyonlann tekrarlama riski de düşüktür.</p>
<p>Anne ya da babadan birinde doğuştan kalp hastalığı varsa, bunların çocuklarında doğuştan kalp hastalığı görülme riski yine defektin tipine göre değişmekle birlikte, eğer annede doğuştan kalp hastalığı varsa çocuğunda tekrarlama riski daha yüksektir. Doğuştan kalp hastalığı olan bir anne ya da baba adayının çocuğunda doğuştan kalp hastalığı riskini, ilgili tablolardan bakarak hastalığın tipine göre daha kesin şekilde söylemek mümkündür.</p>
<p><strong>Doğuştan kalp hastalıklarının nedenleri nelerdir?</strong></p>
<p>Doğuştan kalp hastalıklarının oluşumunda genetik faktörlerin rolü uzun süredir bilinmektedir Örneğin Asyalı çocuklarda bazı VSD tiplerinin daha sık görülmesi kalıtımın rolünü göstermektedir. Birinci dereceden akrabalarda, ebeveyn ve kardeşlerde doğuştan kalp hastalığı varsa, re-kürrens (tekrarlama) riski normalden daha yüksektir. Doğuştan kalp hastalığı olan çocukların %3&#8242;ündo tek bir gen defekti ortaya çıkartabilmektedir. Tek bir gen dofokti olan, birçok sistem anomalileri ile birlikte seyreden çok sayıda sendrom (hastalık) vardır. Doğuştan kalp hastalığı olan çocukların %5 ila 8&#8242;inde beraberinde bir kromozom ano^ malisi saptanmaktadır. Örneğin 21 .kromozomun anatomisi (mongol) olan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">bebek</a>lerin yaklaşık yarısında <io(jusian kalp hastalığı vardır. Çevresel faktörler,  ve teratojenik (kusurlu organ oluşumuna yol aç.ın) oikılor olguların %2 ila 4'ünde saptanabilmektedir</p>
<p>Annede şeker hastalığı, fenil ketonüri (docıusi.m mni.ı-bolik bir hastalık) ve sistemik lupus eriteni,tinsu*. (hu <sn\.it bağ dokusu hastalığı) gibi sistemik hastalık doğuştan kalp hastalığına yol açabilir.</p>
<p>Yine annenin hamileliğinin özellikle onüçüncü haftasına tekabül ettiği ilk üç ayında geçirdiği enfeksiyonlal, çocukta doğuştan kalp hastalığına sebep olanr <a href="http://www.saglikvediyet.info/kizamigin-bitkisel-tedavisi/">kızamıkcık</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/kabakulagin-bitkisel-tedavisi/">kabakulak</a> ve diğer bazı viral enfeksiyonlar olabilir.</p>
<p>Anneleri <a href="http://www.saglikvediyet.info/sara-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/">sara hastalığı</a> nedeniyle bazı (saraya karşı kullanılan) ilaçlar kullanan etki ile kalp hastalığı oluşabilir.</p>
<p>Bazı anomalileri görülebilir. Annenin hamileliğinde alkol kullanması halinde görülebilen fetal alkol sendromunda intrauterin büyüme geriliği, mikrosefali (başın küçük olması), <a href="http://www.saglikvediyet.info/zihinsel-gearilik/">zeka geriliği</a> ile birlikte %25-30&#8242;a varan oranlarda kalp-damar anomalisi saptanır.</p>
<p><strong>Kalp hastalıklarında tanı yöntemleri nelerdir?</strong></p>
<p>Fizik muayenede doğuştan kalp hastalığından şüphelenilen bir çocukta öncelikle basit elektrokardiyografi ve telekardiyografi tetkikleri istenir.</p>
<p>1) Elektrokardiyografi (kalp şeridi): Kalbin elektriksel akımlarının kağıt üzerine çizdirilmesidir. Doğuştan kalp hastalıklarının bazılarında yalnız başına tanıya çok yaklaştırır. Ancak genel olarak kalp hastalığının cinsini göstermekten ziyade, hastalığın kalpte meydana getirdiği değişiklikleri (Örnek: kalp odacıklarının genişlemesi, küçülmesi gibi) ortaya çıkarır. Böylece tanıya yardımcı olur. Ayrıca kalbin ritm bozukluklarının cinsini tayin etmede halen son derece faydalı bir tetkikdir.</p>
<p>2) Telekardiyografi (Kalbin röntgen filmi): Kalbin göğüs duvarı içindeki yerini belirleyen önemli bir incelemedir.</p>
<p>Kalbin büyümesi, kalp yetersizliğinin önemli bir bulgusu olup bu inceleme ile belirlenir. Telekardiyografide kalbin &#8220;tahta pabuç&#8221;, &#8220;yana yatık yumurta&#8221; ve &#8220;kardan adam&#8221; görüntüsü gibi özel şekiller göstermesi bazı doğuştan kalp hastalıkları hakkında fikir verir.</p>
<p>3)  Ekokardiyografi: Kalp odacıklarınm büyüklüğünü ve şeklini, kalp deliklerini, kalbin içindeki ve kalpten çıkan büyük damarlardaki kapakçıkların darlık ve yetersizliklerini tüm ayrıntıları ile hareket halinde bir ekran üzerinde görüntüleyen ileri bir tetkik şeklidir. Bu incelemede hastanın göğsünde ucuna jel sürülmüş bir cisim (prob) dolaştırılmakta olup hastaya hiçbir zarar vermemektedir</p>
<p>4)  24 saatlik kalp ritim Holteri tetkiki: Yaklaşık ; 50 gram ağırlığında bir teybe, kalbin 24 saat süreyle çalışmasını kaydetmek için göğüse elektrod adı verilen özel kağıt lar yapıştırılarak yapılır. Bir gün dolunca bu teybe çekilmiş olan bilgiler, merkezi bir bilgisayarda 3,5 dakika içinde analiz edilerek kalbin düzenli çalışıp çalışmadığı, ritrn düzensizliklerinin olup olmadığı ve ritrn bozuklusunun cinsi ortaya çıkarılabilir.</p>
<p>5) Transtelefonik Holter: Bu inceleme hastanın göğüs ağrısı, çarpıntı gibi şikayetleri arada bir oluyorsa, şikayetin olduğu andaki bulguları yakalamak için yapılır. Rumum için yaklaşık 250 gram ağırlığındaki teybe şikayni oklunu .mda yine elektrodlar aracılığı ile kalbin elektriksoi fanliyntı iin il gili bilgiler çekilir. Daha sonra bu bilgilerin yorumlanacağı bilgisayarın bulunduğu merkezle telnlon uiıhalı kurulur. Hasta teybe kaydedilen bilgileri duymaz müzik sesi şeklindeki sinyaller halinde telefon ahizesi gibi karşı tarafa gönderir.</p>
<p>6)  Eforlu EKG (Treadmili): ÇocuklaMi.ı nadımn kullanılır. Daha çok erişkinlerin koronor kalp kr.ı.ılıki.umda kullanılan bir tetkiktir. Hasta bir, istirahat halinde görülmeyen bayılma, kalbin maksimal çalışması halinde ortaya çıkarılır</p>
<p>7)  Kalp kateterizasyonu ve anlioknrcllyııyinfi: Steril (mikropsuz) koşullarda radyoopak kol veya kasık damarına yerleştirildikten sonra ilgili damar ve kalp boşluklarına ilerletilir. Buralardaki oksijen ve basınç düzeyleri saptanır. Ayrıca kontrast madde verilerek anji-okardiyografi denilen özel kalp filmleri çekilir. Daha sonra bilgisayarın hafızasından görüntüler tekrar gözden geçirilebilir. Az da olsa riskli bir yöntem olmasına rağmen, usta ellerde bu risk fevkalade azdır. Edinilen bilgi, özellikle kompleks doğuştan kalp hastalıklarının ameliyat kararı ve ameliyat tipinin tayini yönünden çok büyük önem taşır. Ayrıca ucunda balon bulunan özel kateterler aracılığı ile kalp bölmeleri arasındaki delikler veya dar olan kapaklar tedavi amacıyla genişletebilir.</p>
<p><strong>Kalp hastalıklarında tedavi yöntemleri nelerdir?</strong></p>
<p>Tıbbi ve cerrahi tedavi olmak üzere iki grupta toplanabilir.</p>
<p>Tıbbi tedavide kalbin kasılma gücünü arttıran dijital grubu ilaçlar, bu amaçla en çok kullanılan ilaçlardandır.</p>
<p>Diüretik (idrar söktürücü) grubu ilaçlar, kan volümünü azaltarak kalbin yükünü hafifletirler.</p>
<p>Bazen de damar direncini düşürerek yine kalbin yükünü hafifleten vazodilatatör (damar genişletici) ilaçlar kullanılabilir.</p>
<p>Kalp ritmi bozukluklarında ise antiaritmik (ritim düzenleyici) ilaçlar kullanılmaktadır.</p>
<p>Kalp-damar cerrahisindeki teknik gelişmeler sayesinde bugün cerrahi tedavi gerektiren doğuştan kalp ve damar hastalıklarının birçoğunda başarı oranı çok yükselmiştir.</p>
<p>Hastalığın tipine göre operasyonun şekli ve zamanlaması son derece önemli olduğundan, doktorun önerdiği aralıklarla hastanın kontrol ve izleminin yapılması hayati önem taşır. Çünkü bazı kalp hastalıklarında zamanında tanı konulmaz ve gerekli ameliyat zamanında yapılmaz ise hasta operasyon şansını yitirebilir.</p>
<p>Başlangıçta morarma olmadığı halde, daha ilnri yaslarda morarmanın ortaya çıkması ve parmaklarda cnmaklaş-ma görülmesi, başlangıçta kalp yetersizliği bulfjui.&#8217;irı olduğu halde daha sonra bu bulguların düzelmesi, hastalığın irreversibl (geri dönülmez) bir hale girdiğinin Işnmtlori olabilir. O nedenle doğuştan kalp hastalığından şüphelenilen tüm hastalarda &#8220;kendiliğinden düzelir&#8221; veya &#8220;cinlik kapanır&#8221; düşüncesi ile bekletilmeden ilgili merkezinin gönderilmesi ve kesin tanı konarak izleme alınması büyük önem taşır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/dogustan-kalp-hastaligi-ve-kalp-hastaliginin-belirtileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kolesterolü Dengede Tutmak İçin Neler Yapılmalı.?</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kolestrolu-dengede-tutmak-icin-neler-yapilmali/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kolestrolu-dengede-tutmak-icin-neler-yapilmali/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 21:44:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=4251</guid>
		<description><![CDATA[KOLESTROLÜ DENGEDE TUTMAK İÇİN Organizmanın gereğinden fazla kolestrol alması ya da iyi kolesterolün yetersizliği durumlarında kötü kolestrol yavaş yavaş damar kenarlarında birikmeye başlar ve gerekli önlem alınmaz ise zaman içinde çapını genişleten birikme, kanın damar içinde akmasına meydan vermeyecek şekilde önemli boyutlara ulaşır. Bu durumda ne yapmalı? 1- İdeal kilonuzun üstündeki fazlalıkları atın., 2- Günlük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KOLESTROLÜ DENGEDE TUTMAK İÇİN</strong></p>
<p>Organizmanın gereğinden fazla <a href="http://www.saglikvediyet.info/kolesterol-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/">kolestrol</a> alması ya da iyi kolesterolün yetersizliği durumlarında kötü kolestrol yavaş yavaş <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">damar</a> kenarlarında birikmeye <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>lar ve gerekli önlem alınmaz ise zaman içinde çapını genişleten birikme, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a>ın damar içinde akmasına meydan vermeyecek şekilde önemli boyutlara ulaşır. Bu durumda ne yapmalı?<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Kolestrolü-Dengede-Tutmak.jpg"><img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Kolestrolü-Dengede-Tutmak-300x294.jpg" alt="" title="Kolestrolü Dengede Tutmak" width="300" height="244" class="alignleft size-medium wp-image-4256" /></a><br />
1-  İdeal kilonuzun üstündeki fazlalıkları atın.,<br />
2- Günlük kalori gereksinmenizde yağların oranı %30&#8242;u hele hayvansal yağların oranı %10&#8242;u kesinlikle geçmesin.<br />
3- Kırmızı et tüketimi yerine tavuk ve balık gibi beyaz eti tercih edin, ama tavuğun <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>sinden uzak durun. Balık eti de kolesterolü azaltan asit içerir.<br />
4- Tereyağı yerine zeytinyağı veya ayçiçek yağını tercih edin.<br />
5-  Balıkları çok taze yemeye çalışın ama karidesten sakının.<br />
6-  Yemeklerden tuzu kesinlikle azaltın.<br />
7-  Hareketli olmaya özen gösterin bol yürüyüş yapın.</p>
<p><strong>Kolesterol miktarları Besin maddesi (50 gr)</strong><br />
Tam yağlı süt<br />
Pastörize süt<br />
Yağlı yoğurt<br />
Çiğ yumurta<br />
Yağda yumurta (tereyağında pişmiş)<br />
Katı yumurta<br />
Tereyağı<br />
Zeytinyağı ve bitkisel yağlar<br />
Mayonez<br />
Marmelat<br />
Çukulata ve kakao (sade çukulata)<br />
Sütlü çukulata<br />
Kuzu eti<br />
Süt kuzusu eti<br />
Dana eti<br />
Kuzu ve dana ciğeri<br />
Dana ve kuzu böbreği<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/">Beyin</a><br />
Kolesterol (mg)<br />
Tavuk budu Tavuğun beyaz eti Salam<br />
Kaşar peyniri Beyaz peynir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kolestrolu-dengede-tutmak-icin-neler-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalpdeki Sistem</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kalpdeki-sistem/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kalpdeki-sistem/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 17:32:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3938</guid>
		<description><![CDATA[Kalbimiz Kalbimiz göğüs boşluğunda, akciğerlerin arasında, göğüs kemiğiyle kaburgaların muhafazası altındadır. Kalbin alt kısmı ise diyaframa dayanır. Son derece kuvvetli, özel bir kas olan kalp, yaklaşık olarak her insanın kendi yumruğu büyüklüğündedir. Ortalama bir yetişkinin kalbi, 300 gram kadardır. Kalbin görevleri, yeterince kanı vücudun her yerine ulaşacak kadar basınçla pompalamak ve sürekli dolaşımını sağlamaktır. Kalp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kalbimiz</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/kalp_koroner.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-3939" title="kalp_koroner" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/kalp_koroner-300x263.gif" alt="" width="300" height="263" /></a></p>
<p>Kalbimiz <a href="http://www.saglikvediyet.info/memegogussorunlari-ve-tedavisi/">göğüs</a> boşluğunda, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/">akciğer</a>lerin arasında, <a href="http://www.saglikvediyet.info/gogus-kemigi/">göğüs kemiği</a>yle <a href="http://www.saglikvediyet.info/kaburga-ve-omur-eklemleri/">kaburga</a>ların muhafazası altındadır. Kalbin alt kısmı ise <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/diyafram-fitigi/">diyafram</a>a dayanır.</p>
<p>Son derece kuvvetli, özel bir kas olan <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp</a>, yaklaşık olarak her insanın kendi yumruğu büyüklüğündedir. Ortalama bir yetişkinin kalbi, 300 gram kadardır. <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kalp-damar-yapisi-ve-gorevleri/">Kalbin görevleri</a>, yeterince kanı vücudun her yerine ulaşacak kadar basınçla pompalamak ve sürekli dolaşımını sağlamaktır. Kalp bir günde yaklaşık olarak 4 bin 730 litre <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a> pompalar.</p>
<p>Kalbimizin dört bölmesi vardır. Bu bölmelerden ikisi diğer <a href="http://www.saglikvediyet.info/cinsel-organlar-evresi-ve-sagligi/">organlar</a>dan gelen kanı içeri alır, öbür ikisi de dışarıya kan pompalar.</p>
<p><strong>Kalp Odacıkları</strong></p>
<p>Kalbimizde dört bölme bulunur. Kan bu bölmelerden dışarıya pompalandıkça, hafif bir &#8221;güm güm&#8221; sesiyle kapakçıklar sımsıkı kapanır. Kalp sesi diye adlandırılan ses işte bu gümbürtüdür.</p>
<p><a href="http://www.saglikbilgilerim.com/toplardamar-yangilanmasi/">Toplardamar</a>lar vücudun her bölgesinden topladıkları kanı kalbe getirir. Bu kan önce sağ <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">kulak</a>çığa girer, bir kapakçıktan geçerek sağ karıncığa ulaşır. Buradan, ikinci bir kapakçık yoluyla akciğer <a href="http://www.kadinlar.tc/atardamarlar/">atardamar</a>ına, dolayısıyla da akciğerlere akar. Akciğerlerde kan yeniden oksijenlenecektir.</p>
<p>Akciğer toplardamarları aracılığıyla yeniden kalbe gelen kan önce sağ kulakçığa, sonra da üçüncü bir kapakçıktan geçerek sol karıncığa boşalır. Nihayet, yüksek basınçla dördüncü kapakçıktan dışarıya, vücudun ana atardamarı olan aorta pompalanır.</p>
<p><strong>Kalp Ritmi</strong></p>
<p>Yetişkin insanlarda kalp dakikada ortalama 60 ile 80 kere atar. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">Çocuk</a>ların kalp ritmi daha hızlıdır. Buna karşılık sporcuların kalp ritmi bir hayli yavaştır, çünkü kondüsyonu yüksek bir vücutta kalp her atışta daha fazla kan pompalayabilmektedir.</p>
<p>Spor yaptığımızda kalp ritmimiz artarak, kaslarımıza daha bol kan gitmesini sağlar. <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/">Yemek</a> sırasında ve yemekten hemen sonra da <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sindirim-sistemi/">sindirim</a> organlarımızın fazla kan ihtiyacını  karşılayabilmek için kalp ritmi yükselir. Ayrıca, <a href="http://www.saglikvediyet.info/ates/">ateş</a>imiz çıktığı zaman da, vücudumuzun ısı kaybedebilmesi için kalbimiz yüzeye doğru daha fazla kan pompalamaktadır.</p>
<p>Kalp ritmini ölçmenin en iyi yolu, bileğimizdeki kol atar<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">damar</a>ında nabzı ölçmektir, ki parmağımızın ucunu diğer bileğimizin alt yüzünde, başparmağın hemen dibine yerleştirerek, nabzımızı kolayca sayabiliriz.</p>
<p><strong> Kalbin İçi ve Dışı</strong></p>
<p>Dışarıdan gelen kan, kalbin bölmelerinden ikisinde, yani kulakçıklarda toplanır. Oksijeni bol kanı getiren akciğer toplardamarlarıyla oksijeni azalmış kanı getiren veya kanı kalbe bağlayan girişler daima açıktır.</p>
<p>Kulakçıkların altında, kalbin pompa bölmeleri olan iki karıncık bulunur. Sürekli açılıp kapanan dört kapakçık kanın parmaklara ve oradan da atardamarlara akışını kontrol eder. Eğer kapakçıklardan biri sakatlanacak olursa, kanın bir bölümü geri akar ve bu da kalp hırıltısı denilen sesleri meydana getirir.</p>
<p>Bütün <a href="http://www.saglikvediyet.info/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/">hücreler</a> gibi, kalp <a href="http://www.saglikvediyet.info/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/">hücre</a>lerimizin de kana ihtiyacı vardır. Kalbin yüzeyinde uzanan kalp atardamarları hücrelere oksijen taşır. Kalp toplardamarları ise hücrelerdeki atık maddeleri boşaltır.</p>
<p><strong>Kalbimiz Nasıl Atıyor</strong></p>
<p>Kalp kasının hareketleri hız ayarlayıcısının kontrolü altındadır. Kalp kası dahilinde, uzmanlaşmış bir doku olan hız ayarlayıcısının faaliyetlerini elektrokardiyogramda (EKG) tespit edebiliriz. İnsanın kendi hız ayarlayıcısı vazife yapamaz hale gelecek olursa, suni bir hız ayarlayıcı da aynı fonksiyonu üstlenebilmektedir.</p>
<p>(1) Hız ayarlayıcısı kulakçıklarla karıncıklar arasındaki kapakçıkları açan kaslara bir sinyal gönderir. Karıncıklara kan dolar.<br />
(2) Kulakçıklarla karıncıklar arasındaki kapakçıklar sertçe kapanır. (Bu sesi steteskop aracılığıyla duyabiliriz.) Bu arada kulakçıklara yeniden kan dolmaya başlamıştır.<br />
(3) Hız ayarlayıcısı kalp duvarının kas dokusuna bir sinyal gönderir. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/karin-agrisi/">Karın</a>cıklar kasılır ve böylece aort ile akciğer atardamarına bağlanan kapakçıklar açılmış olur. Bu kasılma neticesinde kan pompalanır.<br />
(4) Karıncıkları aorta ve akciğer atardamarına bağlayan iki kapakçık sertçe kapanır. (Steteskopla bu ses de duyulabilmektedir.) Karıncıklarımız gevşer. Kulakçıklarla karıncıklar arasındaki kapakçıklar hâlâ kapalıdır, ki kulakçığa da kan dolmaya başlar.</p>
<p>Bütün bu süreçlerden oluşan kalp atışı genellikle bir saniyeden az bir süre içinde tamamlanır. Artık kalbimiz yeni bir atışa hazırdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kalpdeki-sistem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dolaşım Sistemi Organları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/dolasim-sistemi-organlari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/dolasim-sistemi-organlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 12:02:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3931</guid>
		<description><![CDATA[Dolaşım sistemimizin iki önemli vazifesi vardır: Çe­şitli maddeleri taşımak ve vücut sıcaklığını düzenlemek. Vücudumuzun Taşıma Ağı Kalp, damarlar sistemi vasıtasıyla vücudun bütün böl­gelerine kan pompalar. Hücrelerimize besin, oksijen, an­tikorlar ve hormonları taşıyan bu kan, bir yandan da hüc­relerde birikmiş olan artık maddeleri buradan alıp ka­raciğer, akciğer, böbrekler gibi boşaltım bölgelerine gö­türür. Vücudumuzun herhangi bir kısmım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/dolasim-sistemi/">Dolaşım sistemi</a>mizin iki önemli vazifesi vardır: Çe­şitli maddeleri taşımak ve vücut sıcaklığını düzenlemek.</p>
<p><strong>Vücudumuzun Taşıma Ağı</strong><br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">Kalp</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">damar</a>lar sistemi vasıtasıyla vücudun bütün böl­gelerine <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a> pompalar. <a href="http://www.saglikvediyet.info/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/">Hücreler</a>imize <a href="http://www.saglikvediyet.info/ana-beslenme-maddeleri/">besin</a>, oksijen, <a href="http://www.saglikvediyet.info/antikorlarin-rolu/">an­tikorlar</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/hormonlar/">hormonlar</a>ı taşıyan bu kan, bir yandan da <a href="http://www.saglikvediyet.info/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/">hüc­re</a>lerde birikmiş olan artık maddeleri buradan alıp <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/">ka­raciğer</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/">akciğer</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/bobrek-hastaliklari/">böbrek</a>ler gibi <a href="http://www.saglikvediyet.info/bosaltim-ve-ureme-sistemlerinde-trikomonas-hastaliklari/">boşaltım</a> bölgelerine gö­türür. Vücudumuzun herhangi bir kısmım kan akışı kesile­cek olursa, o kısım çok kısa bir süre içinde ölür. Bu süre <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/">beyin</a> hücreleri söz konusu olduğunda iyice kısalır ve taze kan akışının üç dört dakika kesilmesi beyin hücrelerini öldürmeye yeter.</p>
<p><strong>Vücudumuzun Sıcaklık Ayarı</strong></p>
<p>İnsan sıcak kanlı bir hayvandır. Bir hayli sabit olan vücut sıcaklığını düzenleme görevi de kısmen dolaşım sistemimize düşmektedir.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/kan-dolasimi-icin-sifali-bitkiler/">Kan dolaşımı</a>, vücudumuzun merkezin­deki sıcak kanı yüzeye taşıyarak soğuması­nı sağlar. Soğuk günlerde rengimiz solar, hatta morarabilir. Bunun sebebi cildimizdeki incecik kan damarlarının iyice büzülerek pek az kan taşır hale gelmesidir. Böylece <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a> ara­cılığıyla ısı kaybı azalmış olur. Sıcak hava­da ise cildimizdeki damarlar genişler, daha çok kan taşıyarak ısı kaybım hızlandırır. Do­layısıyla cildimiz pembeleşir ve yüzey ısımız artar.<br />
Yetişkin bir insanda, vücut ağırlığına bağlı olarak sadece üç ile altı litre kan işte bütün bu vazifeleri gerçekleştirmektedir.<br />
İnsan sıcak kanlı bir hayvandır. Bir hayli sabit olan vücut sıcaklığını düzenleme görevi de kısmen dolaşım sistemimize düşmektedir.</p>
<p><strong>Vücudun Boru Hattı Şebekesi</strong><br />
Vücudumuz, toplam uzunluğu binlerce kilometreyi bulan ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a>ün ağtabakası ha­riç bütün canlı organlara ve dokulara ula­şan kan damarlarıyla döşenmiştir. Bu çizim­de, ana damarlardan yalnızca birkaç tanesi görülüyor. <a href="http://www.kadinlar.tc/atardamarlar/">Atardamarlar</a>  oksijenden yana zengin kanı <a href="http://www.saglikvediyet.info/kronik-akciger-hastaliklari/">akciğerler</a>den ve kalpten alıp vücuda dağıtır. <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/toplardamar-yangilanmasi/">Toplardamar</a>­lar  ise, oksijeni azalan kanı tekrar akciğerlere ve kalbe götürür.<br />
Vücudumuzun her yerinde minicik kılcal damarlar en küçük atardamarları en küçük toplardamarlara bağlar. Bu kılcal damarlar vücudun bütün hücrelerine oksijen götürür ve atık karbondioksit gazını alır. Kanın ok­sijeni azaldıkça, rengi de parlak kırmızıdan koyu kırmızıya dönüşür.</p>
<p><strong>Kanımızın Ring Seferi</strong><br />
Bu dairevî şemadan da görüleceği gibi, kanımızı ka­palı devre bir dolaşım içindedir. Kalbimiz de kanın içeri ve dışarı doğru daimi hareketini sağlayan bir pompadır.<br />
Kalbin sağ tarafı oksijeni azalmış kanı akciğerlere pompalayıp oksijen almasını sağlar. Kalbin sol tarafı ise oksijenden yana zengin kanı hem aşağıya, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bacak-yaralari-veya-varis-yaralari/">bacak</a>lara ve iç organlara, hem de yukarıya, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>a ve kollara pompa­lar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/dolasim-sistemi-organlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bazal Hücreli Epitel Urları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/bazal-hucreli-epitel-urlari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/bazal-hucreli-epitel-urlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 12:29:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Urlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2575</guid>
		<description><![CDATA[50 yaşlarındaki kişilerde daha çok rastlanan bazal hücreli epitel urlarının çoğu, yayılıcı özellikleri fazla olmayan, yerel kötücül urlardır. Uzaklara yayılma (metastaz) ve lenf düğümlerinde büyümeye yol açma eğilimleri yoktur. Özellikle yüzde yerleşir, uzun süre hiç değişmeden ilk görünümlerini (pembe ve şişkin bir yükseklik) koruyabilirler. Daha sonra, çeşitli görünümlere bürünürler. Düz epitel uru, körelmiş, pigmentleşme geçirmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>50 yaşlarındaki kişilerde daha çok rastlanan bazal hücreli epitel urlarının çoğu, yayılıcı özellikleri fazla olmayan, yerel kötücül urlardır. Uzaklara yayılma (metastaz) ve lenf düğümlerinde büyümeye yol açma eğilimleri yoktur. Özellikle yüzde yerleşir, uzun süre hiç değişmeden ilk görünümlerini (pembe ve şişkin bir yükseklik) koruyabilirler. Daha sonra, çeşitli görünümlere bürünürler.</p>
<p>Düz epitel uru, körelmiş, pigmentleşme geçirmiş ve genişlemiş kılcal damarlar kapsayan bir merkezin çevresinde dizilmiş saydam kabarcıklardan oluşan bir urdur.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-2888" title="dribrahim" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/dribrahim-300x228.jpg" alt="dribrahim" width="300" height="228" /></p>
<p>Pembe lekelerden oluşan tomurcuklu epitel uru, çok ince bir kıvrımla çevrelenmiş ve yüzeyi körelmeli, düzensiz bir görünüm almıştır. Kabuk ve hafif yaralaşmalar vardır.</p>
<p>Skleroderma biçimli epitel urunun yerel yayılma eğil mi çok fazladır. Genellikle merkez bölümünde bir sertleşme, damar genişlemeleri verdir. Ama daha ender biçimlere de bürünebilir.</p>
<p>Evrimleri genellikle çok yavaş olan bazal hücreli epitel urları, bazen hızla büyüyebilirler. Ama kötücül özellikleri her zaman yerel kalır, kesinlikle iç organları ya da lenf düğümlerini etkilemez. Başlıca tehlikeleri (özellikle çok sayıda bulunduklarında), tekrarlama eğilimlerinin yüksekliği ve yerel bölgesel yayılma özelliğidir. Bazı aşındırıcı biçimlerse, yol açtıkları damar yaralanmaları ve kanamalar nedeniyle tehlikelidirler (delici epitel urları).</p>
<p>Bazal hücreli epitel urlarının doku incelemesinde, gruplar halinde toplanmış, bağdokusu tepkisi gösteren bir üstderiye gömülmüş tek tipte üst-deri hücresi (bazal hücreler) çoğalması görülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/bazal-hucreli-epitel-urlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Damar Urları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/damar-urlari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/damar-urlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 12:20:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Urlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2567</guid>
		<description><![CDATA[Deri ve derialtı dokusunda damarlarda bir genişlemeyle birlikte ortaya çıkan yeni damar oluşumları, bir damar uru oluşturur. Bu oluşum çoğunlukla, birbirini izleyen iki etmenin sonucudur: Doğuştan oluşum bozukluğu; sonradan ortaya çıkan iltihap süreci. Damar urları, dokusal ve klinik belirtiler açısından iki grupta sınıflandırılırlar: Yalın ve karmaşık damar urları; düz damar urları; YALIN VE KARMAŞIK DAMAR [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">Deri</a> ve derialtı dokusunda damarlarda bir genişlemeyle birlikte ortaya çıkan yeni damar oluşumları, bir damar uru oluşturur. Bu oluşum çoğunlukla, birbirini izleyen iki etmenin sonucudur: Doğuştan oluşum bozukluğu; sonradan ortaya çıkan iltihap süreci.</p>
<p>Damar urları, dokusal ve klinik belirtiler açısından iki grupta sınıflandırılırlar: Yalın ve karmaşık damar urları; düz damar urları;</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2897" title="MD KA 0047" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/MD-KA-0047-300x225.gif" alt="MD KA 0047" width="300" height="225" /></p>
<p><strong>YALIN VE KARMAŞIK DAMAR URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Yıldızsı damar urları</strong></p>
<p>Herhangi bir yaşta, özellikle yüz bölgesinde ortaya çıkan yıldızsı damar urları, çoğunlukla bir travma sonrasında oluşurlar.</p>
<p>Bazen biraz çıkıntılı, parlak, kırmızı renkli noktalardır; bu noktalardan çevreye doğru yıldız biçiminde damar genişlemeleri (genişlemiş kılcal damarlar) yayılmıştır. Elektrikle yakma yöntemiyle yok edilebilirler; ama tekrarlama olasılıkları vardır.</p>
<p><strong>Örümceksi damar urları</strong></p>
<p>Doğuştan değil, sonradan ortaya çıkmış oluşumlardır; özellikle karaciğer bozuklukları bulunan kişilerde ortaya çıkarlar. Kanama eğilimleri yüksektir. Gebelik dönemlerinde sık rastlanmaları, aşırı gelişmeye uğrayan damarlar üstünde bir hormon etkisi bulunduğunu kanıtlar.</p>
<p><strong>Rendu-Osler hastalığı</strong></p>
<p>Kalıtımsal, kanamalı bir hastalıktır; deri ve mukozalardaki kılcal damar genişlemeleri, hastalığın belirtilerinden yalnızca biridir. Özellikle çocuklukları sırasında çok sık burun kanamaları geçiren kimselerde 20 yaşlarından sonra görülen yaygın <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>, ince bir kılcal damar la çevrilmiş, noktacık biçiminde, nabız gibi vurumlu oluşumlardır. Daha çok mukozalar üstünde yerleşmişlerdir. İç organlarda ortaya çıkmaları, kan aktarımı ve kortizonlu ilaçlarla bile düzeltilemeyecek kadar şiddetli kanamalara neden olabilir ve ölümle sonuçlanır.</p>
<p><strong>Yaşlılık damar genişlemeleri</strong></p>
<p>Çoğunlukla sirozlu hastalarda ve elli yaşını aşkın kişilerde rastlanılan düğümsü, parlak, kırmızı renkli damar oluşumlarıdır. Her zaman göğüs ve çevresinde yerleşirler. Kanama eğilimi göstermeyen bu yapılar, iç organizma için tehlikeli olmadıklarından ve çıkarıldıklarında sürekli olarak yeniden oluştuklarından, yerlerinde bırakılmaları uygun olur.</p>
<p><strong>DÜZ DAMAR URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p>Daha doğumda ortaya çıkan, görünüm ve renkleri bakımından birbirlerinden farklı, damar lekeleri biçiminde yapılardır. Ortak yönleri, oluşumları hiç bir kalınlık göstermemeleri, camla bastırıldığında solgunlaşmalarıdır.</p>
<p><strong>Şarap lekeleri Çocuklardaki</strong></p>
<p>Yeni doğmuş çocukların yüzde ellisinde görülür; burun kökü ya da gözkapağı üstünde yerleşmiş açık pembe renkli bir lekedir. Su, ısı, bağırma gibi etmenlerin etkisiyle daha koyu bir renk alabilir. Bu lekelerin hiç bir yayılıcı özellikleri yoktur, tersine kendiliklerinden gerileyerek altı ay içinde yok olurlar. Bu yüzden, hiç bir tedavi uygulamaya gerek yoktur.</p>
<p><strong>Büyüklerdeki şarap lekeleri Teşhis</strong></p>
<p>Büyüklerdeki şarap lekeleri, koyu kırmızı ya da mor renklidir; düzensiz bir sınırla çevrelenmiş, tir. Lekelere bedenin her tarafında rastlanabilir; ancak en sık görüldükleri yerler, yüz (alın, yanaklar) , üyelerin gövdeyle birleştikleri bölgeler ve mukozalardır. Üstlerinde bazen, belirgin ağ oluşturmuş kılcal damar genişlemeleri görülebilir. Çevrelerinde toplardamar genişlemelerineyse çok ender rastlanır.</p>
<p><strong>Evrim</strong></p>
<p>Bu damar uru türünün kendiliğinden gerileme eğilimi yoktur. Hasta yaşlandıkça, lekenin rengi biraz daha koyulaşır ve sertleşebilir. Deri altında gizli damar urunun gelişmesiyle biraz yükselebilir. Ayrıca, damar urunun yüzeyinde, çıkıntılı, kera tozlu oluşumlar gelişebilir. Doku incelemesinde altderide, * yüzeysel kılcal damarların normal oldukları, arija çatlayarak küçük ya da büyük boyutlu kan birikimleri oluşturmuş oldukları görülür.</p>
<p><strong>Klinik biçimler</strong></p>
<p>Süt çocuklarında düz damar uru, kuraldışı bir durum olarak apansızın yayılıp, yaralaşmalı-doku ölümlü bir biçim alabilir.</p>
<p>Üyelerde ya da üyelerin gövdeye bağlandıkları bölümlerde gelişen düz damar urlarına, bazen derin damar belirtileri eşlik edebilir (tek taraflı varis ve yumuşak doku aşırı büyümesi). Üyenin hacminin artmasına ve boyunun büyümesine neden olan bu gibi durumlarda, yerel sıcaklık artışı ve ürperti gibi belirtiler (Klippel-Trenaunay ısendromu) saptanır.</p>
<p>Beyin küresinin bir yarıküresinde yerleşen birli olur. Işın tedavisiyse, lekelerde renk azalmasını sağlarsa da, uzun süreli kullanılması ihtilatlara neden olabilir.</p>
<p>(Sturge-Weber-Krabbe sendromu). Bu hastalarda klinik belirti olarak, üçüz sinir bölgesinde yerleşmiş damar uru ve sara nöbetleri vardır.</p>
<p>Düz damar urlarını purpura plaklarından ayırt etmek gerekir. Sözgelimi, apansızın başlayan Gougerot sendromunda ortaya çıkan ve deri düğümleri ile ödemli ve kızartılı plaklar biçiminde gelişen purpura lekeleri, düz damar urlarıyla karıştırılmamalıdır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Düz damar urlarının tedavisi çoğunlukla umut kırıcıdır. Yalnızca estetik amaçla başvurulan tedavilerde, yüzeysel elektrikle yakma, traşlama, ur içine iğneyle girilerek pıhtılaşma yapıcı ilaç verme gibi yöntemler uygulanmaktadır. Cerrahi girişimler yalnızca, hastalığın sınırlı biçimlerinde yarar</p>
<p><strong>YUMRULU DAMAR URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Teşhis</strong><strong> </strong></p>
<p>Damarlarda aşırı büyüme sonucu oluşan çıkıntılı urlar diye tanımlanan yumrulu damar urları, kırmızı ya da mavi-mor renkli, sınırlı, esnek, düzgün yüzeyli oluşumlardır.</p>
<p>Başlangıçta yalnızca kırmızı bir noktayken, bir süre sonra büyüyerek yarım küre biçiminde bir ur ya da yükselmiş meme başı gibi bir plak oluştururlar. Boyutları genellikle küçüktür. Aşırı büyümede çeşitli doku öğelerinin ağır basmasına göre, doku bakımından çok çeşitli tiplere ayrılabilirler: Damar dokusunun oluşumuna yardımcı genç hücreler; çoğalmış endotel hücreleri ya da kılcal-damarlar. Bunların birleşmesi, altderi içinde ya da deri altında değişik boylarda derin ya da yüzeysel kovuklar oluşturur.</p>
<p><strong>Evrim</strong></p>
<p>Hastalığın tipik klinik tablosunda, yumrulu damar urunun ilk altı ay içinde boyutlarının genişlediği ve hacminin arttığı, bu dönemden sonra kendiliğinden, oldukça hızlı bir gerileme evresine girdiği ve hastaların yüzde 70&#8242;inde yedinci yaştan önce bütünüyle ortadan kalktığı görülür. Ne var ki, çeşitli etmenlerin etkisiyle (aşılamalar, enfeksiyon hastalıkları) tekrarlayabilirler. Gebelik, gizli kalmış damar urlarının yeniden ortaya çıkmalarına neden olabilir.</p>
<p>Damar urları, bedende özellikle anatomik boşlukların çevresine yerleşmişlerse, evrimlerinin en yüksek gelişme döneminde çok çeşitli ihtilatlara yol açabilirler. Enfeksiyon ve kanama ihtilatlanma ender rastlanır ve genellikle tedavi altına alınabilir. Yumrulu damar urları çok ender yozlaşırlar. Kötücül ur biçimlerine «damar sarkomu» adı verilir ve geç dönemde ortaya çıkarlar.</p>
<p><strong>Klinik biçimler</strong></p>
<p>Damar urlarının, bedende yerleşme bölgelerine göre bazı özel biçimleri vardır.</p>
<p>Burun damar urlarının ya da üst dudak damar urlarının (tapir dudaklılık) kendiliğinden gerileme eğilimi azdır; tedavilerin çoğuna direnirler. Yumrumsu ağız mukozası damar urları, birbirleriyle birleşerek yayılma eğilimi gösterirler.</p>
<p>Düz, yumrulu deri altı damar urlarının karmaşık birleşimleriyle ortaya çıkan parmak damar urları, parmaklarda biçim bozukluklarına yol açarlar. Buna, kemiklerde biçim bozuklukları da eklenebilir (Maffucci sendromu).</p>
<p>Bazı damar urları, özellikle yüz yarısında yer-alan damar urları, yalnızca aşırı büyümeli derin damar urlarıdır. Oldukça ender görülen bu urlar, doğumdan hemen sonra ortaya çıkar, apansızın büyür ve gırtlağa yayılma, havasızlıktan boğulmaya ve kanamaya yol açma tehlikeleri taşırlar. Ama çoğunlukla, belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra gerilerler.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Damar urlarının tedavisinde çeşitli yöntemler uygulanabilir: Elektrikle yakma; pıhtılaşmaya ve bağdokusu oluşumuna yo açan iğneler; soğukla tedavi (özellikle başlangıç evresinde evrimi durdurabilir) . Bazı biçimlerde cerrahi girişim, ışın tedavisi yeğ tutulabilir. Ayrıca apansız ve tehlikeli yayılmanın önünü almak için, genel kortizon tedavisi de gerekebilir. Ama hastaların çoğunda en uygun tutum, hiç bir tedaviye başlamamak olur. Böylece, tıbbi denetim altında kendiliğinden gerileme dönemi beklenir ve bu gerileme gerçekleşirse, yalnızca damar uru kalıntılarına girişimde bulunmak gerekir-, bunların daha küçük boyutlu olmaları, estetik açıdan daha başarılı sonuçlar elde etmeyi sağlar.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>DERİ ALTI DAMAR URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p>Deri altı damar urları, üstü mavimsi beyaz renkli deriyle örtülü, yumuşak yapılardır; çoğunlukla derinin derin bölümlerinde yerleşmişlerdir. Sıcak ya da soğuk olurlar. Sıcak olanlar nabız gibi vurumludur. Çoğunlukla üstündeki deride yumrulu damar urlarının ve kılcal damar genişlemelerinin de bulunması, urun damar kökenli olduğuna tanıklık eder; bu ek yapıların bulunmaması, deri altı damar urlarının tek basma bulunması daha çok bir kist ya da yağ urunu akla getirir.</p>
<p><strong>İVEGEN EVRİMLİ DAMAR URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p>Süt çocuklarında, özellikle de erken doğmuş çocuklarda, damar urlarının yayılma ve büyüme eğilimleri çok fazladır; çeşitli organların bası altında kalması ve karmaşık damar bozukları gibi ihtilatlara yol açabilirler. Yüzeysel yayılıcı, özellikle düz bir beyin-yüz damar uru biçiminde ortaya çıkan damar urları, apansızın yüz ve kulaklara yayılabilirler; yaralaşma-doku ölümü eğilimli olduklarından, kıkırdakları yıkabilirler. Hastalığın bu biçimi son derece ciddidir ve tedavi edilmezse kısa sürede ölümle sonuçlanır. Tedavisinde, vakit geçirmeden ışın tedavisiyle birlikte vitamin, antibiyotik ve kortizon tedavileri uygulamak gerekir.</p>
<p>Süt çocuklarındaki damar uru, koyu renkli geniş bir lekedir; yalancı iltihaplı apansız nöbetlerle gelişir; çok erken ortaya çıkan bir kanama eğilimi, ölümle sonuçlanacak kanamalara yol açabilir. Tedavisinde, sürekli kan aktarımlarının yanı sıra, genel kortizon tedavisi ve evrimi durdurucu ışın tedavisi uygulamak gerekir.</p>
<p><strong>KERATOZLU DAMAR URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p>Kera tozlu damar urları, mavi ya da kırmızı renkli ve tipik hiperkeratozlu yüzeyler gösteren (bazı hastalarda yüzey pullu da olabilir) mercimek biçiminde damar genişlemeleridir. Bozukların öğeleri, türdeş bir plak görünümünde bir örtü oluşturur.</p>
<p>Kera tozlu damar urları, yerleşim bölgeleri, nedenleri ve rastlanma sıklıklarına göre çeşitli tiplere ayrılırlar.</p>
<p>Üyelerin uçlarında gelişen kera tozlu damar urları (Mibelli anjiyokeratomu), özellikle genç kızlarda el ve ayak parmaklarında görülürler. Hastaların el ve ayakları hafif mavi bir renk almış, ısıları normalin altına düşmüştür.</p>
<p>Erbezi torbası kera tozlu damar urlarına, daha çok yaşlı erkeklerde rastlanır. Yerel bir toplar, damar basıncı artışı kökenli oldukları sanılmaktadır. Sınırlı kera tozlu damar urları, çizgi ya da şeritler halinde sıralanmış halkalar ya da plaklar biçiminde, granit renkli kenar bölgeleriyle iyice sınırlanmış sert öğelerden oluşur. Bu biçimlerin çoğu yayılma göstermez ve iyicildir.</p>
<p>Fabry hastalığının kera tozlu damar urlanırsa, tersine, ailesel özellikli tehlikeli bir genel hastalıktır.</p>
<p><strong>LENF DAMARLARI URLARI </strong></p>
<p><strong>Teşhis</strong><strong></strong></p>
<p>Lenf damarlarının genişlemesi (çoğunlukla bir-arada yol aldıkları kan damarlarıyla birlikte genişlerler) sonucunda, derin ya da yüzeysel urlar oluşabilir. «Lenf damarı uru» adı verilen bu urların en sık görüldükleri yerler, boyun üyelerinin gövdeyle birleştikleri bölgeler, özellikle de mukozalardır.</p>
<p><strong>Yüzeysel lenf damarları urları</strong></p>
<p>Yüzeysel lenf damarları urları, plaklar biçiminde birleşmiş, inciyi andıran saydam görünüşlü, küçük öğelerdir. Çocuklukta ortaya çıkar; tekrarlama ve gerileme dönemleriyle ömür boyu sürerler. İçinde lenf damarları urlarının geliştiği lenf yollarının birbirleriyle birleşmeleri, salkım görünümünde bir küme oluşturur.</p>
<p><strong>Derin lenf damarları urları</strong></p>
<p>Lenf damarları urlarının altderi-derialtı bölgesinde yerleşmeleri sonucunda orta büyüklükte, hafif, kabarıkça, elle algılanabilen esnek urlar oluşur. Bunları çevreleyen deri bölgesi, kaygan ve mavi bir görünüm almıştır. Bazen kera tozludur.</p>
<p><strong>Evrim</strong></p>
<p>Bu lenf damarları urları doğuştandırlar; ağır ağır ilerleyici özelliklidirler,- ama bazen, yalancı iltihaplı bir nöbet, evrimi hızlandırabilir.</p>
<p><strong>Klinik biçimler</strong></p>
<p>Dil yerleşimine çok sık rastlanır. Dilde yerleşen lenf damarları urları, apansız iltihaplı nöbetler gösterir ve bazen cerrahi müdahaleyi gerektirecek kadar tehlikeli bozukluklara yol açabilirler.</p>
<p>Fil hastalığı görünümlü yaygın lenf damarları urları, lenf damarlarında önemli bir genişlemedir; kolun, bacağın, yüzün belli bir bölümünün ya da üreme organlarının büyüme ve kalınlaşmasına yol açar. Önceleri yumuşak ve hafif olan ödem, yavaş yavaş büyür ve sertleşir; bu arada bölgenin derisi yaralaşabilir, kera tozlu bir biçim alabilir ve kalınlaşır. Böylece yavaş yavaş gelişen süreğen bir iltihap oluşur ve sözgelimi bacağın normal görünümünü ortadan kaldırarak, bir fil ayağına benzetir.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Lenf damarları urlarının tedavisi güçtür. Hastalığın çeşitli biçimlerine ışın tedavisi ya da sertleştirici iğneler, elektrikle yakma uygulanabilir. Bazı biçimlerde, özellikle kistli ya da apansızın gelişen biçimlerde, cerrahiye (güçtür) başvurmak gerekir.<br />
Derinin yapısındaki hücre tiplerinin her biri, aşırı çoğalma sonucunda her türe göre ayrı bir özellik gösteren az ya da çok hacimli kütleler oluşturabilir. Ur denen bu sınırlı oluşumlar, altderi, derialtı ya da üstderi hücrelerinin çoğalmasının sonucudurlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/damar-urlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

