<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık, Bitkisel Çaylar &#187; Kalp ve Damar Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvediyet.info</link>
	<description>Kadın ve çocuk hastalıkları, cinsellik</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Sep 2010 21:50:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Kolestrolü Dengede Tutmak İçin Neler Yapılmalı.?</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kolestrolu-dengede-tutmak-icin-neler-yapilmali/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kolestrolu-dengede-tutmak-icin-neler-yapilmali/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 21:44:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=4251</guid>
		<description><![CDATA[KOLESTROLÜ DENGEDE TUTMAK İÇİN Organizmanın gereğinden fazla kolestrol alması ya da iyi kolesterolün yetersizliği durumlarında kötü kolestrol yavaş yavaş damar kenarlarında birikmeye başlar ve gerekli önlem alınmaz ise zaman içinde çapını genişleten birikme, kanın damar içinde akmasına meydan vermeyecek şekilde önemli boyutlara ulaşır. Bu durumda ne yapmalı? 1- İdeal kilonuzun üstündeki fazlalıkları atın., 2- Günlük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><strong>KOLESTROLÜ DENGEDE TUTMAK İÇİN</strong></p>
<p>Organizmanın gereğinden fazla <a href="http://www.saglikvediyet.info/kolesterol-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/">kolestrol</a> alması ya da iyi kolesterolün yetersizliği durumlarında kötü kolestrol yavaş yavaş <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">damar</a> kenarlarında birikmeye <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>lar ve gerekli önlem alınmaz ise zaman içinde çapını genişleten birikme, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a>ın damar içinde akmasına meydan vermeyecek şekilde önemli boyutlara ulaşır. Bu durumda ne yapmalı?<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Kolestrolü-Dengede-Tutmak.jpg"><img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Kolestrolü-Dengede-Tutmak-300x294.jpg" alt="" title="Kolestrolü Dengede Tutmak" width="300" height="244" class="alignleft size-medium wp-image-4256" /></a><br />
1-  İdeal kilonuzun üstündeki fazlalıkları atın.,<br />
2- Günlük kalori gereksinmenizde yağların oranı %30&#8242;u hele hayvansal yağların oranı %10&#8242;u kesinlikle geçmesin.<br />
3- Kırmızı et tüketimi yerine tavuk ve balık gibi beyaz eti tercih edin, ama tavuğun <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>sinden uzak durun. Balık eti de kolesterolü azaltan asit içerir.<br />
4- Tereyağı yerine zeytinyağı veya ayçiçek yağını tercih edin.<br />
5-  Balıkları çok taze yemeye çalışın ama karidesten sakının.<br />
6-  Yemeklerden tuzu kesinlikle azaltın.<br />
7-  Hareketli olmaya özen gösterin bol yürüyüş yapın.</p>
<p><strong>Kolesterol miktarları Besin maddesi (50 gr)</strong><br />
Tam yağlı süt<br />
Pastörize süt<br />
Yağlı yoğurt<br />
Çiğ yumurta<br />
Yağda yumurta (tereyağında pişmiş)<br />
Katı yumurta<br />
Tereyağı<br />
Zeytinyağı ve bitkisel yağlar<br />
Mayonez<br />
Marmelat<br />
Çukulata ve kakao (sade çukulata)<br />
Sütlü çukulata<br />
Kuzu eti<br />
Süt kuzusu eti<br />
Dana eti<br />
Kuzu ve dana ciğeri<br />
Dana ve kuzu böbreği<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/">Beyin</a><br />
Kolesterol (mg)<br />
Tavuk budu Tavuğun beyaz eti Salam<br />
Kaşar peyniri Beyaz peynir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kolestrolu-dengede-tutmak-icin-neler-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalpdeki Sistem</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kalpdeki-sistem/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kalpdeki-sistem/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 17:32:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3938</guid>
		<description><![CDATA[Kalbimiz Kalbimiz göğüs boşluğunda, akciğerlerin arasında, göğüs kemiğiyle kaburgaların muhafazası altındadır. Kalbin alt kısmı ise diyaframa dayanır. Son derece kuvvetli, özel bir kas olan kalp, yaklaşık olarak her insanın kendi yumruğu büyüklüğündedir. Ortalama bir yetişkinin kalbi, 300 gram kadardır. Kalbin görevleri, yeterince kanı vücudun her yerine ulaşacak kadar basınçla pompalamak ve sürekli dolaşımını sağlamaktır. Kalp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kalbimiz</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/kalp_koroner.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-3939" title="kalp_koroner" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/kalp_koroner-300x263.gif" alt="" width="300" height="263" /></a></p>
<p>Kalbimiz <a href="http://www.saglikvediyet.info/memegogussorunlari-ve-tedavisi/">göğüs</a> boşluğunda, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/">akciğer</a>lerin arasında, <a href="http://www.saglikvediyet.info/gogus-kemigi/">göğüs kemiği</a>yle <a href="http://www.saglikvediyet.info/kaburga-ve-omur-eklemleri/">kaburga</a>ların muhafazası altındadır. Kalbin alt kısmı ise <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/diyafram-fitigi/">diyafram</a>a dayanır.</p>
<p>Son derece kuvvetli, özel bir kas olan <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp</a>, yaklaşık olarak her insanın kendi yumruğu büyüklüğündedir. Ortalama bir yetişkinin kalbi, 300 gram kadardır. <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kalp-damar-yapisi-ve-gorevleri/">Kalbin görevleri</a>, yeterince kanı vücudun her yerine ulaşacak kadar basınçla pompalamak ve sürekli dolaşımını sağlamaktır. Kalp bir günde yaklaşık olarak 4 bin 730 litre <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a> pompalar.</p>
<p>Kalbimizin dört bölmesi vardır. Bu bölmelerden ikisi diğer <a href="http://www.saglikvediyet.info/cinsel-organlar-evresi-ve-sagligi/">organlar</a>dan gelen kanı içeri alır, öbür ikisi de dışarıya kan pompalar.</p>
<p><strong>Kalp Odacıkları</strong></p>
<p>Kalbimizde dört bölme bulunur. Kan bu bölmelerden dışarıya pompalandıkça, hafif bir &#8221;güm güm&#8221; sesiyle kapakçıklar sımsıkı kapanır. Kalp sesi diye adlandırılan ses işte bu gümbürtüdür.</p>
<p><a href="http://www.saglikbilgilerim.com/toplardamar-yangilanmasi/">Toplardamar</a>lar vücudun her bölgesinden topladıkları kanı kalbe getirir. Bu kan önce sağ <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">kulak</a>çığa girer, bir kapakçıktan geçerek sağ karıncığa ulaşır. Buradan, ikinci bir kapakçık yoluyla akciğer <a href="http://www.kadinlar.tc/atardamarlar/">atardamar</a>ına, dolayısıyla da akciğerlere akar. Akciğerlerde kan yeniden oksijenlenecektir.</p>
<p>Akciğer toplardamarları aracılığıyla yeniden kalbe gelen kan önce sağ kulakçığa, sonra da üçüncü bir kapakçıktan geçerek sol karıncığa boşalır. Nihayet, yüksek basınçla dördüncü kapakçıktan dışarıya, vücudun ana atardamarı olan aorta pompalanır.</p>
<p><strong>Kalp Ritmi</strong></p>
<p>Yetişkin insanlarda kalp dakikada ortalama 60 ile 80 kere atar. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">Çocuk</a>ların kalp ritmi daha hızlıdır. Buna karşılık sporcuların kalp ritmi bir hayli yavaştır, çünkü kondüsyonu yüksek bir vücutta kalp her atışta daha fazla kan pompalayabilmektedir.</p>
<p>Spor yaptığımızda kalp ritmimiz artarak, kaslarımıza daha bol kan gitmesini sağlar. <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/">Yemek</a> sırasında ve yemekten hemen sonra da <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sindirim-sistemi/">sindirim</a> organlarımızın fazla kan ihtiyacını  karşılayabilmek için kalp ritmi yükselir. Ayrıca, <a href="http://www.saglikvediyet.info/ates/">ateş</a>imiz çıktığı zaman da, vücudumuzun ısı kaybedebilmesi için kalbimiz yüzeye doğru daha fazla kan pompalamaktadır.</p>
<p>Kalp ritmini ölçmenin en iyi yolu, bileğimizdeki kol atar<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">damar</a>ında nabzı ölçmektir, ki parmağımızın ucunu diğer bileğimizin alt yüzünde, başparmağın hemen dibine yerleştirerek, nabzımızı kolayca sayabiliriz.</p>
<p><strong> Kalbin İçi ve Dışı</strong></p>
<p>Dışarıdan gelen kan, kalbin bölmelerinden ikisinde, yani kulakçıklarda toplanır. Oksijeni bol kanı getiren akciğer toplardamarlarıyla oksijeni azalmış kanı getiren veya kanı kalbe bağlayan girişler daima açıktır.</p>
<p>Kulakçıkların altında, kalbin pompa bölmeleri olan iki karıncık bulunur. Sürekli açılıp kapanan dört kapakçık kanın parmaklara ve oradan da atardamarlara akışını kontrol eder. Eğer kapakçıklardan biri sakatlanacak olursa, kanın bir bölümü geri akar ve bu da kalp hırıltısı denilen sesleri meydana getirir.</p>
<p>Bütün <a href="http://www.saglikvediyet.info/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/">hücreler</a> gibi, kalp <a href="http://www.saglikvediyet.info/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/">hücre</a>lerimizin de kana ihtiyacı vardır. Kalbin yüzeyinde uzanan kalp atardamarları hücrelere oksijen taşır. Kalp toplardamarları ise hücrelerdeki atık maddeleri boşaltır.</p>
<p><strong>Kalbimiz Nasıl Atıyor</strong></p>
<p>Kalp kasının hareketleri hız ayarlayıcısının kontrolü altındadır. Kalp kası dahilinde, uzmanlaşmış bir doku olan hız ayarlayıcısının faaliyetlerini elektrokardiyogramda (EKG) tespit edebiliriz. İnsanın kendi hız ayarlayıcısı vazife yapamaz hale gelecek olursa, suni bir hız ayarlayıcı da aynı fonksiyonu üstlenebilmektedir.</p>
<p>(1) Hız ayarlayıcısı kulakçıklarla karıncıklar arasındaki kapakçıkları açan kaslara bir sinyal gönderir. Karıncıklara kan dolar.<br />
(2) Kulakçıklarla karıncıklar arasındaki kapakçıklar sertçe kapanır. (Bu sesi steteskop aracılığıyla duyabiliriz.) Bu arada kulakçıklara yeniden kan dolmaya başlamıştır.<br />
(3) Hız ayarlayıcısı kalp duvarının kas dokusuna bir sinyal gönderir. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/karin-agrisi/">Karın</a>cıklar kasılır ve böylece aort ile akciğer atardamarına bağlanan kapakçıklar açılmış olur. Bu kasılma neticesinde kan pompalanır.<br />
(4) Karıncıkları aorta ve akciğer atardamarına bağlayan iki kapakçık sertçe kapanır. (Steteskopla bu ses de duyulabilmektedir.) Karıncıklarımız gevşer. Kulakçıklarla karıncıklar arasındaki kapakçıklar hâlâ kapalıdır, ki kulakçığa da kan dolmaya başlar.</p>
<p>Bütün bu süreçlerden oluşan kalp atışı genellikle bir saniyeden az bir süre içinde tamamlanır. Artık kalbimiz yeni bir atışa hazırdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kalpdeki-sistem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bazal Hücreli Epitel Urları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/bazal-hucreli-epitel-urlari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/bazal-hucreli-epitel-urlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 12:29:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Urlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2575</guid>
		<description><![CDATA[50 yaşlarındaki kişilerde daha çok rastlanan bazal hücreli epitel urlarının çoğu, yayılıcı özellikleri fazla olmayan, yerel kötücül urlardır. Uzaklara yayılma (metastaz) ve lenf düğümlerinde büyümeye yol açma eğilimleri yoktur. Özellikle yüzde yerleşir, uzun süre hiç değişmeden ilk görünümlerini (pembe ve şişkin bir yükseklik) koruyabilirler. Daha sonra, çeşitli görünümlere bürünürler. Düz epitel uru, körelmiş, pigmentleşme geçirmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>50 yaşlarındaki kişilerde daha çok rastlanan bazal hücreli epitel <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının çoğu, yayılıcı özellikleri fazla olmayan, yerel kötücül urlardır. Uzaklara yayılma (metastaz) ve lenf düğümlerinde büyümeye yol açma eğilimleri yoktur. Özellikle yüzde yerleşir, uzun süre hiç değişmeden ilk görünümlerini (pembe ve şişkin bir yükseklik) koruyabilirler. Daha sonra, çeşitli görünümlere bürünürler.</p>
<p>Düz epitel uru, körelmiş, pigmentleşme geçirmiş ve genişlemiş kılcal damarlar kapsayan bir merkezin çevresinde dizilmiş saydam kabarcıklardan oluşan bir urdur.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-2888" title="dribrahim" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/dribrahim-300x228.jpg" alt="dribrahim" width="300" height="228" /></p>
<p>Pembe lekelerden oluşan tomurcuklu epitel uru, çok ince bir kıvrımla çevrelenmiş ve yüzeyi körelmeli, düzensiz bir görünüm almıştır. Kabuk ve hafif yaralaşmalar vardır.</p>
<p>Skleroderma biçimli epitel urunun yerel yayılma eğil mi çok fazladır. Genellikle merkez bölümünde bir sertleşme, damar genişlemeleri verdir. Ama daha ender biçimlere de bürünebilir.</p>
<p>Evrimleri genellikle çok yavaş olan bazal hücreli epitel <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, bazen hızla büyüyebilirler. Ama kötücül özellikleri her zaman yerel kalır, kesinlikle iç organları ya da lenf düğümlerini etkilemez. Başlıca tehlikeleri (özellikle çok sayıda bulunduklarında), tekrarlama eğilimlerinin yüksekliği ve yerel bölgesel yayılma özelliğidir. Bazı aşındırıcı biçimlerse, yol açtıkları damar yaralanmaları ve kanamalar nedeniyle tehlikelidirler (delici epitel <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı).</p>
<p>Bazal hücreli epitel <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının doku incelemesinde, gruplar halinde toplanmış, bağdokusu tepkisi gösteren bir üstderiye gömülmüş tek tipte üst-deri hücresi (bazal hücreler) çoğalması görülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/bazal-hucreli-epitel-urlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Damar Urları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/damar-urlari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/damar-urlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 12:20:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Urlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2567</guid>
		<description><![CDATA[Deri ve derialtı dokusunda damarlarda bir genişlemeyle birlikte ortaya çıkan yeni damar oluşumları, bir damar uru oluşturur. Bu oluşum çoğunlukla, birbirini izleyen iki etmenin sonucudur: Doğuştan oluşum bozukluğu; sonradan ortaya çıkan iltihap süreci. Damar urları, dokusal ve klinik belirtiler açısından iki grupta sınıflandırılırlar: Yalın ve karmaşık damar urları; düz damar urları; YALIN VE KARMAŞIK DAMAR [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">Deri</a> ve derialtı dokusunda damarlarda bir genişlemeyle birlikte ortaya çıkan yeni damar oluşumları, bir damar uru oluşturur. Bu oluşum çoğunlukla, birbirini izleyen iki etmenin sonucudur: Doğuştan oluşum bozukluğu; sonradan ortaya çıkan iltihap süreci.</p>
<p>Damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, dokusal ve klinik belirtiler açısından iki grupta sınıflandırılırlar: Yalın ve karmaşık damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı; düz damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı;</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2897" title="MD KA 0047" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/MD-KA-0047-300x225.gif" alt="MD KA 0047" width="300" height="225" /></p>
<p><strong>YALIN VE KARMAŞIK DAMAR URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Yıldızsı damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı</strong></p>
<p>Herhangi bir yaşta, özellikle yüz bölgesinde ortaya çıkan yıldızsı damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, çoğunlukla bir travma sonrasında oluş<a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>.</p>
<p>Bazen biraz çıkıntılı, parlak, kırmızı renkli noktalardır; bu noktalardan çevreye doğru yıldız biçiminde damar genişlemeleri (genişlemiş kılcal damarlar) yayılmıştır. Elektrikle yakma yöntemiyle yok edilebilirler; ama tekrarlama olasılıkları vardır.</p>
<p><strong>Örümceksi damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı</strong></p>
<p>Doğuştan değil, sonradan ortaya çıkmış oluşumlardır; özellikle karaciğer bozuklukları bulunan kişilerde ortaya çıkarlar. Kanama eğilimleri yüksektir. Gebelik dönemlerinde sık rastlanmaları, aşırı gelişmeye uğrayan damarlar üstünde bir hormon etkisi bulunduğunu kanıtlar.</p>
<p><strong>Rendu-Osler hastalığı</strong></p>
<p>Kalıtımsal, kanamalı bir hastalıktır; deri ve mukozalardaki kılcal damar genişlemeleri, hastalığın belirtilerinden yalnızca biridir. Özellikle çocuklukları sırasında çok sık burun kanamaları geçiren kimselerde 20 yaşlarından sonra görülen yaygın <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>, ince bir kılcal damar la çevrilmiş, noktacık biçiminde, nabız gibi vurumlu oluşumlardır. Daha çok mukozalar üstünde yerleşmişlerdir. İç organlarda ortaya çıkmaları, kan aktarımı ve kortizonlu ilaçlarla bile düzeltilemeyecek kadar şiddetli kanamalara neden olabilir ve ölümle sonuçlanır.</p>
<p><strong>Yaşlılık damar genişlemeleri</strong></p>
<p>Çoğunlukla sirozlu hastalarda ve elli yaşını aşkın kişilerde rastlanılan düğümsü, parlak, kırmızı renkli damar oluşumlarıdır. Her zaman göğüs ve çevresinde yerleşirler. Kanama eğilimi göstermeyen bu yapılar, iç organizma için tehlikeli olmadıklarından ve çıkarıldıklarında sürekli olarak yeniden oluştuklarından, yerlerinde bırakılmaları uygun olur.</p>
<p><strong>DÜZ DAMAR URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p>Daha doğumda ortaya çıkan, görünüm ve renkleri bakımından birbirlerinden farklı, damar lekeleri biçiminde yapılardır. Ortak yönleri, oluşumları hiç bir kalınlık göstermemeleri, camla bastırıldığında solgunlaşmalarıdır.</p>
<p><strong>Şarap lekeleri Çocuklardaki</strong></p>
<p>Yeni doğmuş çocukların yüzde ellisinde görülür; burun kökü ya da gözkapağı üstünde yerleşmiş açık pembe renkli bir lekedir. Su, ısı, bağırma gibi etmenlerin etkisiyle daha koyu bir renk alabilir. Bu lekelerin hiç bir yayılıcı özellikleri yoktur, tersine kendiliklerinden gerileyerek altı ay içinde yok olurlar. Bu yüzden, hiç bir tedavi uygulamaya gerek yoktur.</p>
<p><strong>Büyüklerdeki şarap lekeleri Teşhis</strong></p>
<p>Büyüklerdeki şarap lekeleri, koyu kırmızı ya da mor renklidir; düzensiz bir sınırla çevrelenmiş, tir. Lekelere bedenin her tarafında rastlanabilir; ancak en sık görüldükleri yerler, yüz (alın, yanaklar) , üyelerin gövdeyle birleştikleri bölgeler ve mukozalardır. Üstlerinde bazen, belirgin ağ oluşturmuş kılcal damar genişlemeleri görülebilir. Çevrelerinde toplardamar genişlemelerineyse çok ender rastlanır.</p>
<p><strong>Evrim</strong></p>
<p>Bu damar uru türünün kendiliğinden gerileme eğilimi yoktur. Hasta yaşlandıkça, lekenin rengi biraz daha koyulaşır ve sertleşebilir. Deri altında gizli damar urunun gelişmesiyle biraz yükselebilir. Ayrıca, damar urunun yüzeyinde, çıkıntılı, kera tozlu oluşumlar gelişebilir. Doku incelemesinde altderide, * yüzeysel kılcal damarların normal oldukları, arija çatlayarak küçük ya da büyük boyutlu kan birikimleri oluşturmuş oldukları görülür.</p>
<p><strong>Klinik biçimler</strong></p>
<p>Süt çocuklarında düz damar uru, kuraldışı bir durum olarak apansızın yayılıp, yaralaşmalı-doku ölümlü bir biçim alabilir.</p>
<p>Üyelerde ya da üyelerin gövdeye bağlandıkları bölümlerde gelişen düz damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ına, bazen derin damar belirtileri eşlik edebilir (tek taraflı varis ve yumuşak doku aşırı büyümesi). Üyenin hacminin artmasına ve boyunun büyümesine neden olan bu gibi durumlarda, yerel sıcaklık artışı ve ürperti gibi belirtiler (Klippel-Trenaunay ısendromu) saptanır.</p>
<p>Beyin küresinin bir yarıküresinde yerleşen birli olur. Işın tedavisiyse, lekelerde renk azalmasını sağlarsa da, uzun süreli kullanılması ihtilatlara neden olabilir.</p>
<p>(Sturge-Weber-Krabbe sendromu). Bu hastalarda klinik belirti olarak, üçüz sinir bölgesinde yerleşmiş damar uru ve sara nöbetleri vardır.</p>
<p>Düz damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ını purpura plaklarından ayırt etmek gerekir. Sözgelimi, apansızın başlayan Gougerot sendromunda ortaya çıkan ve deri düğümleri ile ödemli ve kızartılı plaklar biçiminde gelişen purpura lekeleri, düz damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ıyla karıştırılmamalıdır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Düz damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının tedavisi çoğunlukla umut kırıcıdır. Yalnızca estetik amaçla başvurulan tedavilerde, yüzeysel elektrikle yakma, traşlama, ur içine iğneyle girilerek pıhtılaşma yapıcı ilaç verme gibi yöntemler uygulanmaktadır. Cerrahi girişimler yalnızca, hastalığın sınırlı biçimlerinde yarar</p>
<p><strong>YUMRULU DAMAR URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Teşhis</strong><strong> </strong></p>
<p>Damarlarda aşırı büyüme sonucu oluşan çıkıntılı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a> diye tanımlanan yumrulu damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, kırmızı ya da mavi-mor renkli, sınırlı, esnek, düzgün yüzeyli oluşumlardır.</p>
<p>Başlangıçta yalnızca kırmızı bir noktayken, bir süre sonra büyüyerek yarım küre biçiminde bir ur ya da yükselmiş meme başı gibi bir plak oluştururlar. Boyutları genellikle küçüktür. Aşırı büyümede çeşitli doku öğelerinin ağır basmasına göre, doku bakımından çok çeşitli tiplere ayrılabilirler: Damar dokusunun oluşumuna yardımcı genç hücreler; çoğalmış endotel hücreleri ya da kılcal-damarlar. Bunların birleşmesi, altderi içinde ya da deri altında değişik boylarda derin ya da yüzeysel kovuklar oluşturur.</p>
<p><strong>Evrim</strong></p>
<p>Hastalığın tipik klinik tablosunda, yumrulu damar urunun ilk altı ay içinde boyutlarının genişlediği ve hacminin arttığı, bu dönemden sonra kendiliğinden, oldukça hızlı bir gerileme evresine girdiği ve hastaların yüzde 70&#8242;inde yedinci yaştan önce bütünüyle ortadan kalktığı görülür. Ne var ki, çeşitli etmenlerin etkisiyle (aşılamalar, enfeksiyon hastalıkları) tekrarlayabilirler. Gebelik, gizli kalmış damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının yeniden ortaya çıkmalarına neden olabilir.</p>
<p>Damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, bedende özellikle anatomik boşlukların çevresine yerleşmişlerse, evrimlerinin en yüksek gelişme döneminde çok çeşitli ihtilatlara yol açabilirler. Enfeksiyon ve kanama ihtilatlanma ender rastlanır ve genellikle tedavi altına alınabilir. Yumrulu damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı çok ender yozlaşırlar. Kötücül ur biçimlerine «damar sarkomu» adı verilir ve geç dönemde ortaya çıkarlar.</p>
<p><strong>Klinik biçimler</strong></p>
<p>Damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının, bedende yerleşme bölgelerine göre bazı özel biçimleri vardır.</p>
<p>Burun damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının ya da üst dudak damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının (tapir dudaklılık) kendiliğinden gerileme eğilimi azdır; tedavilerin çoğuna direnirler. Yumrumsu ağız mukozası damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, birbirleriyle birleşerek yayılma eğilimi gösterirler.</p>
<p>Düz, yumrulu deri altı damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının karmaşık birleşimleriyle ortaya çıkan parmak damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, parmaklarda biçim bozukluklarına yol açarlar. Buna, kemiklerde biçim bozuklukları da eklenebilir (Maffucci sendromu).</p>
<p>Bazı damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, özellikle yüz yarısında yer-alan damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, yalnızca aşırı büyümeli derin damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ıdır. Oldukça ender görülen bu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>, doğumdan hemen sonra ortaya çıkar, apansızın büyür ve gırtlağa yayılma, havasızlıktan boğulmaya ve kanamaya yol açma tehlikeleri taşırlar. Ama çoğunlukla, belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra gerilerler.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının tedavisinde çeşitli yöntemler uygulanabilir: Elektrikle yakma; pıhtılaşmaya ve bağdokusu oluşumuna yo açan iğneler; soğukla tedavi (özellikle başlangıç evresinde evrimi durdurabilir) . Bazı biçimlerde cerrahi girişim, ışın tedavisi yeğ tutulabilir. Ayrıca apansız ve tehlikeli yayılmanın önünü almak için, genel kortizon tedavisi de gerekebilir. Ama hastaların çoğunda en uygun tutum, hiç bir tedaviye başlamamak olur. Böylece, tıbbi denetim altında kendiliğinden gerileme dönemi beklenir ve bu gerileme gerçekleşirse, yalnızca damar uru kalıntılarına girişimde bulunmak gerekir-, bunların daha küçük boyutlu olmaları, estetik açıdan daha başarılı sonuçlar elde etmeyi sağlar.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>DERİ ALTI DAMAR URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p>Deri altı damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, üstü mavimsi beyaz renkli deriyle örtülü, yumuşak yapılardır; çoğunlukla derinin derin bölümlerinde yerleşmişlerdir. Sıcak ya da soğuk olurlar. Sıcak olanlar nabız gibi vurumludur. Çoğunlukla üstündeki deride yumrulu damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının ve kılcal damar genişlemelerinin de bulunması, urun damar kökenli olduğuna tanıklık eder; bu ek yapıların bulunmaması, deri altı damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının tek basma bulunması daha çok bir kist ya da yağ urunu akla getirir.</p>
<p><strong>İVEGEN EVRİMLİ DAMAR URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p>Süt çocuklarında, özellikle de erken doğmuş çocuklarda, damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının yayılma ve büyüme eğilimleri çok fazladır; çeşitli organların bası altında kalması ve karmaşık damar bozukları gibi ihtilatlara yol açabilirler. Yüzeysel yayılıcı, özellikle düz bir beyin-yüz damar uru biçiminde ortaya çıkan damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, apansızın yüz ve kulaklara yayılabilirler; yaralaşma-doku ölümü eğilimli olduklarından, kıkırdakları yıkabilirler. Hastalığın bu biçimi son derece ciddidir ve tedavi edilmezse kısa sürede ölümle sonuçlanır. Tedavisinde, vakit geçirmeden ışın tedavisiyle birlikte vitamin, antibiyotik ve kortizon tedavileri uygulamak gerekir.</p>
<p>Süt çocuklarındaki damar uru, koyu renkli geniş bir lekedir; yalancı iltihaplı apansız nöbetlerle gelişir; çok erken ortaya çıkan bir kanama eğilimi, ölümle sonuçlanacak kanamalara yol açabilir. Tedavisinde, sürekli kan aktarımlarının yanı sıra, genel kortizon tedavisi ve evrimi durdurucu ışın tedavisi uygulamak gerekir.</p>
<p><strong>KERATOZLU DAMAR URLARI</strong><strong> </strong></p>
<p>Kera tozlu damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, mavi ya da kırmızı renkli ve tipik hiperkeratozlu yüzeyler gösteren (bazı hastalarda yüzey pullu da olabilir) mercimek biçiminde damar genişlemeleridir. Bozukların öğeleri, türdeş bir plak görünümünde bir örtü oluşturur.</p>
<p>Kera tozlu damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, yerleşim bölgeleri, nedenleri ve rastlanma sıklıklarına göre çeşitli tiplere ayrılırlar.</p>
<p>Üyelerin uçlarında gelişen kera tozlu damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı (Mibelli anjiyokeratomu), özellikle genç kızlarda el ve ayak parmaklarında görülürler. Hastaların el ve ayakları hafif mavi bir renk almış, ısıları normalin altına düşmüştür.</p>
<p>Erbezi torbası kera tozlu damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ına, daha çok yaşlı erkeklerde rastlanır. Yerel bir toplar, damar basıncı artışı kökenli oldukları sanılmaktadır. Sınırlı kera tozlu damar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, çizgi ya da şeritler halinde sıralanmış halkalar ya da plaklar biçiminde, granit renkli kenar bölgeleriyle iyice sınırlanmış sert öğelerden oluşur. Bu biçimlerin çoğu yayılma göstermez ve iyicildir.</p>
<p>Fabry hastalığının kera tozlu damar urlanırsa, tersine, ailesel özellikli tehlikeli bir genel hastalıktır.</p>
<p><strong>LENF DAMARLARI URLARI </strong></p>
<p><strong>Teşhis</strong><strong></strong></p>
<p>Lenf damarlarının genişlemesi (çoğunlukla bir-arada yol aldıkları kan damarlarıyla birlikte genişlerler) sonucunda, derin ya da yüzeysel <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a> oluşabilir. «Lenf damarı uru» adı verilen bu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ın en sık görüldükleri yerler, boyun üyelerinin gövdeyle birleştikleri bölgeler, özellikle de mukozalardır.</p>
<p><strong>Yüzeysel lenf damarları <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı</strong></p>
<p>Yüzeysel lenf damarları <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, plaklar biçiminde birleşmiş, inciyi andıran saydam görünüşlü, küçük öğelerdir. Çocuklukta ortaya çıkar; tekrarlama ve gerileme dönemleriyle ömür boyu sürerler. İçinde lenf damarları <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının geliştiği lenf yollarının birbirleriyle birleşmeleri, salkım görünümünde bir küme oluşturur.</p>
<p><strong>Derin lenf damarları <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı</strong></p>
<p>Lenf damarları <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının altderi-derialtı bölgesinde yerleşmeleri sonucunda orta büyüklükte, hafif, kabarıkça, elle algılanabilen esnek <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a> oluşur. Bunları çevreleyen deri bölgesi, kaygan ve mavi bir görünüm almıştır. Bazen kera tozludur.</p>
<p><strong>Evrim</strong></p>
<p>Bu lenf damarları <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı doğuştandırlar; ağır ağır ilerleyici özelliklidirler,- ama bazen, yalancı iltihaplı bir nöbet, evrimi hızlandırabilir.</p>
<p><strong>Klinik biçimler</strong></p>
<p>Dil yerleşimine çok sık rastlanır. Dilde yerleşen lenf damarları <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, apansız iltihaplı nöbetler gösterir ve bazen cerrahi müdahaleyi gerektirecek kadar tehlikeli bozukluklara yol açabilirler.</p>
<p>Fil hastalığı görünümlü yaygın lenf damarları <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ı, lenf damarlarında önemli bir genişlemedir; kolun, bacağın, yüzün belli bir bölümünün ya da üreme organlarının büyüme ve kalınlaşmasına yol açar. Önceleri yumuşak ve hafif olan ödem, yavaş yavaş büyür ve sertleşir; bu arada bölgenin derisi yaralaşabilir, kera tozlu bir biçim alabilir ve kalınlaşır. Böylece yavaş yavaş gelişen süreğen bir iltihap oluşur ve sözgelimi bacağın normal görünümünü ortadan kaldırarak, bir fil ayağına benzetir.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Lenf damarları <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">urlar</a>ının tedavisi güçtür. Hastalığın çeşitli biçimlerine ışın tedavisi ya da sertleştirici iğneler, elektrikle yakma uygulanabilir. Bazı biçimlerde, özellikle kistli ya da apansızın gelişen biçimlerde, cerrahiye (güçtür) başvurmak gerekir.<br />
Derinin yapısındaki hücre tiplerinin her biri, aşırı çoğalma sonucunda her türe göre ayrı bir özellik gösteren az ya da çok hacimli kütleler oluşturabilir. Ur denen bu sınırlı oluşumlar, altderi, derialtı ya da üstderi hücrelerinin çoğalmasının sonucudurlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/damar-urlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bacak Yaraları veya Varis Yaraları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/bacak-yaralari-veya-varis-yaralari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/bacak-yaralari-veya-varis-yaralari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 20:59:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ortapedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2466</guid>
		<description><![CDATA[BACAK YARALARI Bacak yaraları ya da varis yaraları, günümüz toplumunda çok yaygın ve çok sık görülen hastalıklardan biridir. Erken dönemde etkili bir tedavi uygulanmazsa, iyileşmeleri güçtür. Bacakların alt 1/3&#8242;lik bölümlerinde yerleşen yaralar, deri ve derialtı dokusunda bir madde yitimine neden olurlar. Sonuçta, çapı birkaç milimetre ile on-onbeş santimetre arasında değişen, hattâ bazı hastalarda bütün bacağı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BACAK YARALARI</strong></p>
<p>Bacak <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a>ı ya da varis <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a>ı, günümüz toplumunda çok yaygın ve çok sık görülen hastalıklardan biridir. Erken dönemde etkili bir tedavi uygulanmazsa, iyileşmeleri güçtür.</p>
<p>Bacakların alt 1/3&#8242;lik bölümlerinde yerleşen <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a>, deri ve derialtı dokusunda bir madde yitimine neden olurlar. Sonuçta, çapı birkaç milimetre ile on-onbeş santimetre arasında değişen, hattâ bazı hastalarda bütün bacağı çevreleyebilen, tabanı kırmızı, sarımsı ya da grimsi renkli, oval ya da yuvarlak bir bozun ortaya çıkar. Keskin bir sınırla çevrelenen bu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a> çoğunlukla, kanla beslenme bozukluklarına uğramış deri yüzeyleri üstünde ortaya çıkarlar.<br />
<img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Bacak-Yaraları-Varis-Yaraları.jpg" alt="Bacak Yaraları - Varis Yaraları" title="Bacak Yaraları - Varis Yaraları" width="300" height="250" class="alignleft size-full wp-image-2467" /><br />
<strong>NEDENLER</strong></p>
<p>Bacak <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a>ının nedenleri çok çeşitlidir; çoğunlukla bu nedenler birarada bulunurlar.</p>
<p>Başlıca neden, çeşitli biçimlerde oluşan damar bozukluklarıdır. Bu bozuklukların en sık Taşlananı, delici toplardamar kapakçıklarının yıkımıyla birlikte gelişen yapısal ya da bir trombozu izleyen ikincil toplardamar yetersizlikleridir.</p>
<p>Bu nedene genellikle çoğalmış kılcaldamarlar da eklenir. Varisli bölge, beyaz körelme denen görünümü alabilir; yani normal deriye oranla içi oyulmuş ve çevresi patlamış kılcaldamarların oluşturdukları bir ağla çevrili grimsi plaklar oluşur. Ya da damar dışına çıkmış kanın dokuda birikmesi sonucu oluşan bir der; iltihabı biçiminde de olabilir. Bu durumda, hemoglobin içindeki pigmentlerin deriyi süreğen olarak esmer ve benekli biçimde boyadıkları görülür.</p>
<p>Varisler sanıldığı kadar çok yaralara neden olmazlar. Buna karşılık, bazı ağ tabaka toplardamarlarının yerel beyaz kılıflanmalarınm, apansızın küçük yaralara neden oldukları görülmüştür.</p>
<p>Atardamar iltihabı da <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a>ın oluşmasına yolaçmaz, ama yaralarla birlikte bulunduğu zaman tedaviyi güçleştirir.</p>
<p>Bütün bu yukardaki nedenler çok ender olarak tek başlarmadırlar. Çoğunlukla çeşitli biçimlerde birarada bulunurlar.</p>
<p>Hastalıkta rol oynayan ikinci önemli etmen enfeksiyondur. Çoğunlukla farkına varılmayan enfeksiyon, aşağı yukarı bütün damarsal beslenme bozukluklarına eklenir. Genellikle ivegen olarak gelişen enfeksiyonun nedeni irin yapıcı koklar, özellikle de streptokoklardır. Bu nedenle bacak yarası, «süreğen streptokoklara bağlı bir çıban» olarak tanımlanır.</p>
<p>Enfeksiyon (lenf düğümleri iltihabı, kançıbanı, mikroplanmış yara), hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırıcı etmen olabilir ya da ikincil olarak, kaşıma sonucu oluşan bozunlara eklenir.</p>
<p>Çeşitli etkenlerle (damar bozuklukları, enfeksiyon, travma) ortaya çıkan bacak <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a>ı, zamanla derialtmdaki dokulara da yayılır ve bunlarla ilişkili olarak çeşitli değişikliklere uğrar.</p>
<p>Yanlış tedaviler sonucu bozunlarm egzamaya dönüşmeleri ve kan dolaşımının yavaşlaması olaylarının giderek şiddetlenmesi, hastalığı ciddileşti-rebilir.</p>
<p><strong>TEŞHİS </strong></p>
<p><strong>Klinik belirtiler</strong></p>
<p>Bacak yarası, yuvarlağımsı ya da oval görünümde, çok gözenekli bir yapıdır; boyUj madeni bir para büyüklüğünden bacağı çepeçevre sarabilecek bir yaraya kadar değişebilir. Morumsu kırmızı renkli esnek kenarları, keskin bir sınırla sağlam bölgeden ayrılmıştır. Tabanı irinle kaplıdır, kirli ve kangrenli bir görünüm taşır. Kabuğun düşmesinden sonra, bu yapı kırmızı, parlak ve tomurcuklu bir biçim alır. Yarayı çeviren deri tabakasında bazen, kanın damar dışına çıkmasına bağlı bir renk değişimi,bazen de bir egzama ya da enfeksiyon görülebilir.</p>
<p>Ağrı ve kaşıntıların şiddeti, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a>ın büyüklüğüne, enfeksiyon durumuna ve nedene göre değişir. Atardamar iltihabının da birlikte bulunduğu hastalarda, ağrı çok fazladır.</p>
<p>Tedaviye yeterince erken başlanmamışsa ya da etkili olmamışsa, yara yaşlanarak nasırlı bir görünüm alır, kenarları kalınlaşır ve küçük kanamalar görülmeye başlanır. Çevredeki deri büzülüp, alttaki dokuları etkiler.</p>
<p>Hastalığın her evresinde teşhis kolaydır. Tedavi yöntemlerinin seçilmesi, derin toplardamarların durumlarının incelenmesinden sonra olur.</p>
<p>Trendelenburg testleriyle tamamlanan toplardamar klinik muayenelerinin yamsıra, toplardamar içine karşıt madde verilerek bir röntgen incelemesi de yapılabilir. Böylece, derindeki toplardamar sisteminin geçirgenliği daha kesin olarak ortaya konur.</p>
<p>Tedavide önemli bir nokta da, geleceği kötüleştiren etkenlerin saptanıp, etkinliklerinin önlenmesidir. Bu araştırmada yerel olarak yara sayısı, derinlik dereceleri, yerleşme merkezleri, dip görünümleri ve kenarların sertlik durumları gibi noktalar saptanır.</p>
<p>Ayrıca atardamar iltihabının, ağ tabaka toplardamarlarında yerel beyaz kılıfların izleri gibi yerel ve şişmanlık, ödem, şeker hastalığı, fiziksel ve ruhsal dayanıklık gibi genel etkenlerin de araştırılması gerekir.</p>
<p><strong>EVRİM</strong></p>
<p>Evrim, bu çeşitli etmenlerin birbirleriyle ğmtılarına göre değişir.</p>
<p>Çok çeşitli ihtilatlar ortaya çıkabilir: Uygun olmayan merhemlerin kullanılması sonucu oluşan egzamalar; derin dokuların hastalıktan etkilenmesi (kemik zarı iltihabı). Çok dirençli bakterilerin yolaçtıkları dışındaki enfeksiyonlar kolayca geçiş-tirilebilir. Kanama, oldukça ender raslanan bir ihtilattır; ama bazen çok şiddetli olabilir ve acil bir cerrahi girişim gerektirir.</p>
<p>Enfeksiyon eklenmiş bir yara. Bozunlara yama uygulanması, son derece başarılı sonuçlar verir.</p>
<p><strong>AYIRICI TEŞHİS</strong></p>
<p>Genellikle kolaydır. Verem kökenli <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a>ın (bacaklarda çok ender ortaya çıkarlar), frengi ve mantar hastalığı bozunlarmm ayırdedilmesi gerekir. Çok ağrılı, kanamalı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a>, özel bir klinik çerçeve içinde incelenirler.</p>
<p>TEDAVİ</p>
<p>Tedavide mikroptan arındırma ile dolaşım bozukluklarının giderilmesi birarada uygulanır.</p>
<p>Erken dönemdeki bir bacak yarasının tedavisinde, bozun iltihaplıysa, bölgeye önce nemli pansumanlar uygulanmalı ve yara mikrop kırıcı çözeltilerle yıkandıktan sonra, üstüne uygun merhemler sürülmelidir. Ayrıca, bozun üstünde ortaya<br />
çıkabilecek kabuk, leke ve döküntülerin de mikroptan arındırılması gerekir. Bundan sonra yapılacak iş, gümüş nitrat eten özü gibi maddelerle ve beslenme bozukluğunun düzenlenmesiyle (damar besleyici ilaçlar, sargılar) yaranın kapanmasını kolaylaştırmaktır.</p>
<p>BİR BACAK YARASi SÜRECİ</p>
<p>Normal ama gevşek ve zayıf çeperii toplardamarlar</p>
<p>kan göllenmesi</p>
<p>kapakçıksız toplardamarlar</p>
<p>tromboz</p>
<p>yetersizlik</p>
<p>damarla ilgili kapakçıklarla ilgili</p>
<p>toplardamar basıncı</p>
<p>kan akımının yavaşlamas (ödem-ütihap)</p>
<p>deri beslenme bozukluktan (çoğalmış kılcaldamarlar)</p>
<p>varisli egzama</p>
<p>enfeksiyon</p>
<p>süreğen</p>
<p>ender bakteriler</p>
<p>ivegen irin yapıcı koklar</p>
<p>Ortaya çıkışından belli bir süre geçmiş <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a> da aynı yöntemlerle tedavi edilir, ama uygulamada daha özenli davranmak gerekir. Yukarda açıklanan tedavi yöntemlerine geçilmeden önce, atardamar hastalıkları ve öteki önemli etkenler ortadan kaldırılmalı, böylece bozun başlangıç haline (tabanında tomurcuklanma gösteren bozun) döndürülmelidir.</p>
<p>Madde yitiminin fazla olduğu hastalarda yaranın kapanmasını sağlamak için deri yamalarına başvurulur. Yamalar iki biçimde olabilir. Hastanın kendi derisinden hazırlanan ince deri ve file yamaları; bir başka kişiden alınan ve geçici bir örtü görevi yapan yamalar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/bacak-yaralari-veya-varis-yaralari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düğümlü Yaygın Damar İltihapları &#8211; Düğümlü Periarterit</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/dugumlu-yaygin-damar-iltihaplari-dugumlu-periarterit/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/dugumlu-yaygin-damar-iltihaplari-dugumlu-periarterit/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 23:55:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2192</guid>
		<description><![CDATA[DÜĞÜMLÜ YAYGIN DAMAR İLTİHABI (DÜĞÜMLÜ PERİARTERİT) Kussmaul-Maier hastalığı da denen bu bağdokusu hastalığı, orta ve küçük çaplı atardamarların çeperlerinde özgül bozunlara yolaçar. Toplardamarları hiç bir zaman etkilemez. Hastalığa yakalanan atardamar, aralıklı küçük düğümcüklerle örtülü bir görünüm alır. Düğümlü periarterit (periarteritis nodosa) terimi, bozunlarm görünümünü özetlemektedir: Atardamarlar çevresinde düğümler. NEDENLER Yaygın döküntülü lupus gibi, düğümlü yaygın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DÜĞÜMLÜ YAYGIN  DAMAR İLTİHABI  (DÜĞÜMLÜ  PERİARTERİT)</strong></p>
<p>Kussmaul-Maier hastalığı da denen bu bağdokusu hastalığı, orta ve küçük çaplı atardamarların çeperlerinde özgül bozunlara yolaçar. Toplardamarları hiç bir zaman etkilemez. Hastalığa yakalanan atardamar, aralıklı küçük düğümcüklerle örtülü bir görünüm alır. Düğümlü periarterit (periarteritis nodosa) terimi, bozunlarm görünümünü özetlemektedir: Atardamarlar çevresinde düğümler.</p>
<p><strong>NEDENLER</strong></p>
<p>Yaygın <a href="http://www.saglikvediyet.info/dokuntulu-lupus-hastaligi/">döküntülü lupus</a> gibi, düğümlü yaygın damar iltihabının nedeni de bilinmemektedir. Hastalık bağdokusunda ve atardamar çeperlerinde yayılır, yani bir sistem hastalığıdır. Bağışıklık bozukluğunun rolü, bu hastalıkta daha az kesindir. Bununla birlikte, hastalığın çoğunlukla bağışıklık hastalıklarıyla birlikte bulunması, nedeninin bağışıklık mekanizmasında bir bozulma olduğunu düşündürmektedir.</p>
<p><strong>TEŞHİS</strong></p>
<p><strong>Klinik belirtiler</strong></p>
<p>Hastalık özellikle genç erişkinlerde görülür. Kadınlarda, erkeklere oranla 2 kat çok raslanır. Klinik görünümleri son derece çeşitlidir; ama çoğunlukla organlar tek tek etkilenirler.</p>
<p><strong>Başlangıç belirtileri</strong></p>
<p>Genel kural olarak ateş, zayıflama ve özellikle herhangi bir yere yerleşen niteleyici şiddetli ağrılar birlikte görülür. Bu dönemde, teşhisi sağlayacak özel bir görünüm yoktur.</p>
<p>Çeşitli organlara, ortalama 2 yıl içinde yavaş yavaş yerleşir.<br />
<img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/dugumlu-yaygin-damar-iltihaplari.jpg" alt="dugumlu-yaygin-damar-iltihaplari" title="dugumlu-yaygin-damar-iltihaplari" width="300" height="350" class="alignleft size-full wp-image-2195" /><br />
<strong>Hastalığın başlıca belirtileri</strong></p>
<p><strong>Derialtı düğümcükleri</strong></p>
<p>Düğümlü yaygın damar iltihabının niteleyici belirtisidirler; hastaların ancak 1/3&#8242;inde gözlenebilirler; «düğümler» sert, bastırınca ağrılıdırlar: Derinin en derin tabakalarında yeralırlar. Öncelikle yerleştikleri yerler bilek, önkol ve ayak bileğidir. Daha ender olarak, deri üstünde apansızın beliren ödemli döküntülere raslanır. Ortaya çıktıkları gibi hızla yiterler.</p>
<p><strong>Sinir iltihapları</strong></p>
<p>Düğümlü yaygın damar iltihabının temel bo zunlarmdan biri de, çevresel sinirleri etkilemesidir. Hastaların yüzde 50&#8242;sinde raslanan sinir iltihapları, özellikle evrimin başlangıcında ve sonunda gözlenir.</p>
<p>Çok sayıda sinirin iltihaplanması, en niteleyici biçimdir: Birçok sinir kökünün birbiri ardısıra düzensiz ve bakışımsız olarak hastalığa yakalanması. Hastalık, hastaların 3/4&#8242;ünde bacak sinirlerinde  apansızın başiar. Daha sonra önkol sinirlerine (dönerkemik siniri, dirsek kemiği siniri, orta sinir) geçer. Sinirle ilgili bozun üç öğeden oluşur: Ağrı ve dokunma duyusu yitimiyle birlikte olan duyu bozukluğu; felçlerle birlikte hareket bozukluğu; kas erimesiyle birlikte kaslarda kanlanma bozuklukları.</p>
<p>Çok sayıda sinirin iltihaplanması hiç bir zaman gerilemez ve çoğunlukla tam felçli sinir iltihabına doğru gelişir. Hasta bütünüyle kötürümleşir.<br />
<strong><br />
Atardamar yüksek basıncı</strong></p>
<p>Çok sık raslanır ve ciddidir. Giderilmesi oldukça güçtür ve başlıca ölüm nedenlerinden biridir.</p>
<p><strong>Ağ tabaka ayrılması</strong></p>
<p>Hastalığın ancak çok geç döneminde gözlenir.</p>
<p><strong>Genel durum</strong></p>
<p>Hemen her zaman bozulur; ama bozulma, ivegen yaygın döküntülü lupustakinden daha az şiddetlidir.</p>
<p><strong>Öteki yerleşme yerleri</strong></p>
<p>Daha az niteleyicidirler.</p>
<p>Eklemlerle ilgili bozukluklara sık raslanır; ama genellikle ciddi değildirler.</p>
<p>Bazen, ivegen yaygın eklem iltihabıyla birlikte olan süreğen yaygın eklem iltihabı gözlenir.</p>
<p>Sindirim bozuklukları da niteleyici değildir; ama şiddetli kanamalara yolaçabilirler.</p>
<p>Böbrek yetmezliğine çok ender raslanır.</p>
<p><strong>Bozunların biçimi</strong></p>
<p>Hastalık nerede yerleşirse yerleşsin, her zaman bağdokusunun değişmesi ya da bağdokusu artışı sözkonusudur. Bunun sonucu olarak, ilgili dokular sertleşirler.</p>
<p><strong>Tamamlayıcı muayeneler</strong></p>
<p>ivegen yaygın döküntülü lupustaki kadar önemli değillerdir.</p>
<p>Kanda eyozinofil artışı, hastalıktan kuşkulandıracak bir belirtidir.</p>
<p>Derialtı ya da kas düğümünden yapılan biyopsi, kesin teşhisi koymayı sağlar.</p>
<p><strong>EVRİM</strong></p>
<p>Düğümlü yaygın damar iltihabı, çok değişken bir hastalıktır. Ender olarak birkaç ay içinde ölüme yolaçabilir; ama sinsi biçimde 10-20 yıl kadar da sürebilir. Atardamar yüksek hasma, sinirlerin etkilenmesi ve böbrek yetmezliği, ciddi evrimin başlıca öğeleridir.</p>
<p><strong>HASTALIĞIN ÖTEKİ BİÇİMLERİ</strong></p>
<p>Yerleşim yerlerinin çeşitliliği nedeniyle, klinik biçimler hemen her hastaya göre değişir.</p>
<p>Dermatomiyozit (ilerleyici yaygın deri-kas iltihabı), ivegen yaygın döküntülü lupus, VVegener hastalığı, ilerleyici süreğen eklem iltihabı gibi öteki bağdokusu hastalıklarıyla ve bağışıklıkla ilgili, hastalıklarla birlikte bulunmasına oldukça sık ras-lanması, başlıca özelliğidir.</p>
<p><strong>AYIRICI TEŞHİS</strong></p>
<p>Buerger&#8217;in atardamar iltihabından (daha çok yahudi gençlerde görülen atardamar iltihabı) ve Horton&#8217;un dev hücreli atardamar iltihabından (bağdokusu hastalıklarına yakın bir hastalıktır) ayırdedilmesi kolaydır.</p>
<p>Hastalık tablosuna atardamar yüksek basıncının egemen olduğu durumlarda, kötücül yüksek basınçlardan ayırdedilmesi oldukça güçtür.</p>
<p>Zeck&#8217;in damar iltihabı, düğümlü yaygın damar iltihabına çok benzer. Alerji kökenlidir ve özellikle astımlılarda görülür. Teşhis, gerek atardamarlara, gerek toplardamarlara yerleşmesi olgusuna dayanır.</p>
<p><strong>TEDAVİ</strong></p>
<p>Atardamar yüksek basıncı bulunması dışında, kortizon türevleri son derece etkilidir ve genellikle yaşam süresini uzatırlar. Düğümlü yaygın damar iltihabı ciddi, kökeni ivegen yaygın döküntülü lupus kadar iyi bilinmeyen bir hastalıktır.</p>
<p>Ağ tabaka ayrılmasının sık raslanan bir sonucu olan damar tabaka yırtılmasına, hastalığın geç döneminde çok sık raslanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/dugumlu-yaygin-damar-iltihaplari-dugumlu-periarterit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Hastalıklarında İlaç Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kalp-hastaliklarinda-ilac-tedavisi-2/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kalp-hastaliklarinda-ilac-tedavisi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 13:25:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=926</guid>
		<description><![CDATA[KALP HASTALIKLARINDA İLAÇ TEDAVİSİ İlacın tipi ve etkisi Kalp krizi Trombolitikler (pıhtı çözücüler) ve aspirin gibi antıkoagülanlar, streptokinaz, heparin ve warfarin. Kan pıhtılarını çözer ve küçük kan hücrelerinin birbirlerine yapışabilme özelliklerini azaltarak daha fazla pıhtı oluşmasını engeller. İlk olarak tıkanıklığı gidermekte kullanıldıkları gibi, uzun vadede de kullanılırlar. Angina Nitrat Beta-bioker Kalsiyum antagonisti Potasyum kanalı açıcıları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KALP HASTALIKLARINDA İLAÇ TEDAVİSİ<br />
İlacın tipi ve etkisi<br />
Kalp krizi Trombolitikler (pıhtı çözücüler) ve aspirin gibi antıkoagülanlar, streptokinaz, heparin ve warfarin. Kan pıhtılarını çözer ve küçük kan hücrelerinin birbirlerine yapışabilme özelliklerini azaltarak daha fazla pıhtı oluşmasını engeller. İlk olarak tıkanıklığı gidermekte kullanıldıkları gibi, uzun vadede de kullanılırlar.<br />
Angina Nitrat Beta-bioker Kalsiyum antagonisti<br />
Potasyum kanalı açıcıları Arter duvariannı gevşetip, kalbe giden kan akımını arttırarak hızla krizi dindinr.<br />
Kalbin atış hızını ve işini azaltarak oksijen ihtiyacını da azaltır. Uzun vadede, ataklan (kalp knzlenni) önlemekte kullanılır.<br />
Arter duvarlarını gevşetir ve kalbe giden kan akımını arttırır. Bazılan kalp atışını yavaşlatır ve tansiyonu düşürür.<br />
Kalbe giden kan akımını arttınr ve iş yükünü azaltır.<br />
Kalp yetmezliği ACE (anjiyotensin dönüştürücü enzim) inhibitörü<br />
Digoksin<br />
Diüretik (idrar söktürücü) Güçlü bir daraltıcı etkisi olan anjiyotensini baskılayarak kan damarlarının gevşemesini sağlar.<br />
Yüksük otundan elde edilen (dijitalis) kalbi yavaşlatır. İdrarı arttırarak kandaki su ve tuzu azaltır.<br />
Kalp hastalığı Statin Resin<br />
Fibrat Karaciğerdeki kolesterol yapımını yavaşlatır.<br />
Safra tuzlannın geri emilimini engelleyerek yağ düzeylerini azaltır. Geri emilemeyen safra tuzlarının yerine kolesterol kullanılır.<br />
Karaciğerdeki trigliserid ve düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) yapımını azaltır.<br />
Yüksek tansiyon Beta-bloken kalsiyum<br />
antagonisti,<br />
ACE inhibitörü ve diüretik<br />
(idrar söktürücü) Yüksek tansiyonu önleyici ilaçlardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kalp-hastaliklarinda-ilac-tedavisi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Kaslarını Güçlendirmek İçin Şifalı Bitkiler</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kalp-kaslarini-guclendirmek-icin-sifali-bitkiler/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kalp-kaslarini-guclendirmek-icin-sifali-bitkiler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 12:55:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=910</guid>
		<description><![CDATA[Kalp Kaslarını Güçlendirmenin Bitkisel Tedavisi Kedi otu, Yavşan otu, Pelit otu, Oğul otu, Üzüm sirkesi, Bal Hazırlanış Şekli: * Kedi otu ve yavşan otu kaynar suda yirmi dakika bekletilerek demlenir. Süzülerek elde edilen sıvı şurup kıvamına gelinceye kadar bal ile tatlandırılarak karıştırılır. Hazırlanan şuruptan yemekten sonra iki çorba kaşığı alınır. * Süzüldükten sonra elde edilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp Kaslarını Güçlendirmenin Bitkisel Tedavisi<br />
Kedi otu, Yavşan otu, Pelit otu, Oğul otu, Üzüm sirkesi, Bal<br />
Hazırlanış Şekli:<br />
* Kedi otu ve yavşan otu kaynar suda yirmi dakika bekletilerek demlenir. Süzülerek elde edilen sıvı şurup kıvamına gelinceye kadar bal ile tatlandırılarak karıştırılır. Hazırlanan şuruptan yemekten sonra iki çorba kaşığı alınır.<br />
* Süzüldükten sonra elde edilen posaya elenmiş pelit otu tozu karıştırılarak macun kıvamına gelinceye kadar limon suyu ile yoğrulur. Hazırlanan macunla nohut iriliğinde yapılan haplardan günde üç-beş tane tok karına yutulur.<br />
* Oğul otu, suda kaynatılarak süzülür. Elde edilen sıvıya bir miktar saf su ve sirke ilave edilir. Hazırlanan karışım bir süre dinlendirilir. Dinlendirilen bu karışımdan yemek arası bir fincan içilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kalp-kaslarini-guclendirmek-icin-sifali-bitkiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Hastalıklarında İlaç Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kalp-hastaliklarinda-ilac-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kalp-hastaliklarinda-ilac-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 May 2008 13:17:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/kalp-hastaliklarinda-ilac-tedavisi/</guid>
		<description><![CDATA[İlacın Tipi Ve Etkisi Kalp krizi Trombolitikler (pıhtı çözücüler) ve aspirin gibi antıkoagülanlar, streptokinaz, heparin ve warfarin. Kan pıhtılarını çözer ve küçük kan hücrelerinin birbirlerine yapışabilme özelliklerini azaltarak daha fazla pıhtı oluşmasını engeller. İlk olarak tıkanıklığı gidermekte kullanıldıkları gibi, uzun vadede de kullanılırlar. Angina Nitrat Beta-bioker Kalsiyum antagonisti Potasyum kanalı açıcıları Arter duvarlarını gevşetip, kalbe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İlacın Tipi Ve Etkisi  </strong><br />
Kalp krizi Trombolitikler (pıhtı çözücüler) ve aspirin gibi antıkoagülanlar, streptokinaz, heparin ve warfarin. Kan pıhtılarını çözer ve küçük kan hücrelerinin birbirlerine yapışabilme özelliklerini azaltarak daha fazla pıhtı oluşmasını engeller. İlk olarak tıkanıklığı gidermekte kullanıldıkları gibi, uzun vadede de kullanılırlar.<br />
<strong>Angina Nitrat Beta-bioker Kalsiyum antagonisti</strong><br />
Potasyum kanalı açıcıları Arter duvarlarını gevşetip, kalbe giden kan akımını arttırarak hızla krizi dindinr.<br />
Kalbin atış hızını ve işini azaltarak oksijen ihtiyacını da azaltır. Uzun vadede, atakları (kalp krizlerini) önlemekte kullanılır.<br />
Arter duvarlarını gevşetir ve kalbe giden kan akımını arttırır. Bazılan kalp atışını yavaşlatır ve tansiyonu düşürür.<br />
Kalbe giden kan akımını arttınr ve iş yükünü azaltır.<br />
<strong>Kalp yetmezliği ACE (anjiyotensin dönüştürücü enzim) inhibitörü</strong><br />
Digoksin<br />
Diüretik (idrar söktürücü) Güçlü bir daraltıcı etkisi olan anjiyotensini baskılayarak kan damarlarının gevşemesini sağlar.<br />
Yüksük otundan elde edilen (dijitalis) kalbi yavaşlatır. İdrarı arttırarak kandaki su ve tuzu azaltır.<br />
<strong>Kalp hastalığı Statin Resin</strong><br />
Fibrat Karaciğerdeki kolesterol yapımını yavaşlatır.<br />
Safra tuzlannın geri emilimini engelleyerek yağ düzeylerini azaltır. Geri emilemeyen safra tuzlarının yerine kolesterol kullanılır.<br />
Karaciğerdeki trigliserid ve düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) yapımını azaltır.<br />
<strong>Yüksek tansiyon Beta-bloken kalsiyum</strong><br />
antagonisti,<br />
ACE inhibitörü ve diüretik<br />
(idrar söktürücü) Yüksek tansiyonu önleyici ilaçlardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kalp-hastaliklarinda-ilac-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Hastalıklarının Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kalp-hastaliklarinin-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kalp-hastaliklarinin-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 18:04:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/kalp-hastaliklarinin-tedavisi/</guid>
		<description><![CDATA[TEDAVİ Kalp hastalığının tedavisinde bir dizi ilaçtan faydalanmak mümkündür .Diğer tedaviler cerrahiyi içerir.Anjioplastıde koroner arterler genişletilir ve böylece kanın tekrar rahatça akması sağlanır. Bazen de doktorlar arterin içine bir tel kafes ya da stent koyarak tortuyu zaptederler. Anjiyoplasti kolaydır ve genellikle hastanede sadece bir gün yatmayı gerektirir. Çok etkili olabilir ama genişletilmiş damar tekrar daralabilir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img border="0" align="left" width="404" src="http://img47.imageshack.us/img47/7310/kalpkriziid7.jpg" alt="Kalp Hastalıklarının Tedavisi" height="504" style="width: 79px; height: 141px" />TEDAVİ</strong><br />
Kalp hastalığının tedavisinde bir dizi ilaçtan faydalanmak mümkündür .Diğer tedaviler cerrahiyi içerir.Anjioplastıde koroner arterler genişletilir ve böylece kanın tekrar rahatça akması sağlanır. Bazen de doktorlar arterin içine bir tel kafes ya da stent koyarak tortuyu zaptederler. Anjiyoplasti kolaydır ve genellikle hastanede sadece bir gün yatmayı gerektirir. Çok etkili olabilir ama genişletilmiş damar tekrar daralabilir ve yeni bir anjiyoplasti gerekebilir.<br />
Eğer arterler ciddi derecede tıkanmışsa ve ilaçlar veya anjiyoplasti ağrıyı gidermiyorsa koroner arterlere bypass yapmak gerekebilir. Cerrahlar genellikle bu işlemi, bacaklardan alman atar veya toplardamar parçalarını tıkanıklık olan yerin iki tarafına dikerek yaparlar. Bir bypass ameliyatı, genel anestezi altında, yaklaşık beş saat sürer. Bu sırada kalp durdurulur ve kalbin görevi bir kalp akciğer makinası ile yerine getirilir. Bundan sonra hasta 2-4 gün boyunca yoğun bakımda izlenir. Hasta genelde bir hafta sonra evine ve yaklaşık altı hafta sonra da işine ve normal yaşamına dönebilir.<br />
Kalp ritmiyle ilgili hastalıklar, genellikle, lokal anestezi altında, çok küçük bir elektrikli jeneratör olan ve kalp atımını uyaran bir &#8220;pacemaker&#8221;m kalbe takılmasıyla tedavi edilir. Sıklıkla tam iyileşmeyle sonuçlanır. Bozuk kalp kapakları da tamir edilebilir veya değiştirilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kalp-hastaliklarinin-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
