<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#187; Kısırlık</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kisirlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvediyet.info</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jan 2012 23:54:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kadının Ve Erkeğin Kısırlık Sorunları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kadinin-ve-erkegin-kisirlik-sorunlari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kadinin-ve-erkegin-kisirlik-sorunlari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 May 2008 15:10:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/kadinin-ve-erkegin-kisirlik-sorunlari/</guid>
		<description><![CDATA[HEM KADININ HEM ERKEĞİN KISIR OLUŞU Bazen evli bir çiftin çocuğu olmaması­na rağmen, kadın ve erkek üzerinde yapılan bütün incelemelerin sonuçları olumlu çıkar. Böyle durumlarda karı koca arasındaki bu tür aykırılığın bağı­şıklıkla ilgili olabileceği düşünülür. Bu varsayıma göre, eşlerden biri öbürüne karşı bağışıklık cisimleri üretir. Bir çiftin (hem kadın hem erkeğin) kısırlığını incelemek için cinsel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><strong>HEM KADININ HEM ERKEĞİN KISIR OLUŞU</strong><br />
Bazen evli bir çiftin çocuğu olmaması­na rağmen, kadın ve erkek üzerinde yapılan bütün incelemelerin sonuçları olumlu çıkar. Böyle durumlarda karı koca arasındaki bu tür aykırılığın bağı­şıklıkla ilgili olabileceği düşünülür. Bu varsayıma göre, eşlerden biri öbürüne karşı bağışıklık cisimleri üretir. Bir çiftin (hem kadın hem erkeğin) kısırlığını incelemek için cinsel birleş­meden yarım saat sonra, dölyolundan sıvı alınır; sonra bir mikroskop yardımıyle spermatozoitlerin devingenliği gözlenir. Eğer bir devingenlik görülmez se ya da sıvının yıkanmasından sonra da ortaya çıkmazsa, dölyolunun spermatozoit öfdürücü bir madde salgıladığı hemen hemen kesinlik kazanır. Mukus (sümüksü salgı) cinsel birleşme yapılmadan da incelenir. Sonra bir damla meni ile bir damla mukus birbirine karıştırılır. Bu karışım bir mikroskop yardımıyle incelenerek, spermatozoitlerin mukusa doğru hızla ilerleyişleri gözlenir. Bu ilerleyiş görül­mediği zaman, meni başka bir kadının mukusuyla bir araya getirilir; aynı şekilde önceki mukus da başka bir erkeğin menisiyle karıştırılır. Bu ikinci deneyin sonuçları kadın ve erkeğin gerçekten kısır mı yoksa sadece verimli­liklerinin mi düşük olduğu konusunda doğru bilgiler sağlar. Bilinmeyen bir neden olmadan çocuğu olmayan bir çiftin bir yıl süreyle birbirinden ayrı yaşadıktan sonra çocuk sahibi olduğu bilinmektedir. Eşlerin birbirine kavuşmasından az sonra kadı­nın gebe kalması üzerine, doktorlar bir bağışıklık olayının söz konusu olduğu sonucuna varmışlardır. Yani kadın ko­casının menisini tahrip eden bağışıklık cisimleri salgılıyordu. Gerçi, dölyolun­dan ve dölyatağından âhnan örneklerin incelenişi sırasında, böyle bir salgı izine hiç rastlanmamış ve bütün öbür incelemelerde sonuç vermemiştir. Ancak bir yıllık ayrılıktan sonra kadının gebe kalması, bağışıklığın kaybolmasının so­nucuydu. Çünkü aradan zaman geçtiği için organizma artık bağışıklık cisimleri üretme gereksinimi duymuyordu; bu nedenle döllenme kolaylıkla gerçekle­şebilmişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kadinin-ve-erkegin-kisirlik-sorunlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doktorun Öngördüğü İncelemeler</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/doktorun-ongordugu-incelemeler/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/doktorun-ongordugu-incelemeler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 May 2008 14:03:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/doktorun-ongordugu-incelemeler/</guid>
		<description><![CDATA[DOKTORUN ÖNGÖRDÜĞÜ İNCELEMELERİ KABUL ETMELİDoktor hastasından spermatozoit oluşu­mu bozukluğundan kuşkulandığı za­man, hemen bir meni. tahlili ister. Bu tahlil, sonucu kötü çıkmasa da, araştır­ma yapılan erkek üzerinde çoğu kez psikolojik ya da moral çöküntüleri yaratır. Gerçekten de, meni elde etmek için en etkili tek yol mastürbasyondur. Ancak bu durum birçok kısır erkeği doktora zamanında gitmekten alıkoyar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DOKTORUN ÖNGÖRDÜĞÜ İNCELEMELERİ KABUL ETMELİ</strong>Doktor hastasından spermatozoit oluşu­mu bozukluğundan kuşkulandığı za­man, hemen bir meni. tahlili ister. Bu tahlil, sonucu kötü çıkmasa da, araştır­ma yapılan erkek üzerinde çoğu kez psikolojik ya da moral çöküntüleri yaratır. Gerçekten de, meni elde etmek için en etkili tek yol mastürbasyondur. Ancak bu durum birçok kısır erkeği doktora zamanında gitmekten alıkoyar.<br />
Çoğu zaman daha karmaşık, hatta tehlikeli olan başka yöntemler de öne sürülmüştür. Örneğin, bazı doktorlar meninin birleşmeden hemen sonra, kadının dölyolundan alınmasını önermiş­lerdir. Ancak bu yöntemin birçok sakın­caları vardır. Çünkü meni fışkırdıktan çok kısa bir süre sonra spermatozoitle­rin etkinliği kaybolur; ayrıca alınan meninin gerekli süre içinde laboratuvara yetiştirilmesi de çoğu kez olanaksız­dır. Bazen de meninin dölyolu içinde kalmadığı görülür; bu durumda örnek alma işlemi çok güçleşir. Bütün bunlar­dan başka, dölyolu salgısının meni sıvısını bozarak tahlil sonuçlarını tehli­keye koyabileceği düşünülebilir. Bir başka yöntem, meniyi normal birleşme sırasında bir prezervatif içinde toplama ilkesine dayanır. Bu yöntem daha çok, laboratuvarda mastürbasyon yapmaya psikolojik olarak karşı çıkan erkekler tarafından kullanılır. Böylece dölyolu sıvısının zararlı etkileri önlen­miş olur; bununla birlikte, prezervatifin çeperleri spermatozoitlerin canlılığı üzerinde etki ederek değişikliklere yol açabilir. Bu durumda, tahlilin sonuçları yanıltıcı olur.<br />
Meni almak için erbezlerini ya da meni kanalını delme gibi başka yollar öneril­mişse de bu yöntemler pek yaygınlık kazanmamıştır. Üstelik tehlikeli sortuçlara yol açtıkları görülmüştür. Baba olmayı gerçekten isteyen bir erkeğin bu durumda laboratuvarda mastürbasyon yapmayı kabul etmekten başka çaresi yoktur. Bununla birlikte bunu göze alamaması halinde bile her şeye rağmen doktora başvurmalıdır. Çünkü belki de doktor meni tahliline gerek görmeden kısırlığın nedenini orta­ya çıkarabilecektir. Erkek kısırlığın ne­denlerini araştırmada geç kalırsa, bu gecikme ciddi sonuçlar doğurabilir. Ne kadar zaman kaybedilirse, çiftin çocuk sahibi olma şansı o kadar azalır; çünkü, bilindiği gibi, kadının döllenebilme yeteneği zaman geçtikçe körelir. Üzerinde inceleme yapılan kişi son iki ay içinde hiç bir ateşli hastalık geçirmemiş ve üç günden beri de cinsel ilişkide bulunmamışsa meni incelemesi ancak o zaman geçerli sonuçlar verebilir. Çün­kü, ateş ve bazı hastalıklar genellikle geçici bir kısırlığa yol açarlar, bu da daha önceden yetersiz olan bir sperma­tozoit oluşumunu daha çok aksatabilir, öte yandan, spermatozoitler dönemsel olarak yenilendiklerinden, sayıları son cinsel birleşmeden sonra gün geçtikçe artar.<br />
Meni incelemesi üç önemli evresi kapsar.<br />
<strong>• Sayma.</strong> Spermatozoitler sayılır. Nor­mal bir kişinin bir santimetre küplük menisi içinde 60 ile 120 milyon arasında spermatozoit bulunur; normal bir meni fışkırmasıyle çıkan meni miktarı ise en az üç santimetre küp olarak kabul edilir. Spermatozoitİerin sayısı yetersiz olduğu zaman, oligospermi (spermato­zoit azlığı) söz konusudur.<br />
*  Devingenlik. Bir spermatozoit sürekli hareket halindedir. Gelişmesi düzenli ve derece derece olmalıdır. Art arda sıçramalarla hareket eden spermato­zoitler kendi eksenleri etrafında döne­rek düzenli bir biçimde ilerlerler; ama fallop borusu ağzına kadar ulaşmaları kolay değildir. Normal rrteni sıvısında, fışkırmayı izleyen bir saatlik bir süre boyunca spermatozoitlerin yarısı büyük bir etkin!ik.gösterir. inceleme sırasında, on sekiz saat süreyle, her üç saatte bir devingenlik kontrolü yapılır. Spermato­zoitlerin hareketlerinde bir durgunluk görüldüğü zaman, astenospermiden (spermatozoit güçsüzlüğünden) söz edilir.<br />
<strong>•   Görünüş.</strong> Baş yapılarında bozukluk görülen spermatozoitlerin sayısı toplam sayının üçte birinden az ise, meninin verimli olduğu kabul edilir. Eğer bu sayı daha yüksekse, meninin verimi düşük­tür ya da hiç yoktur.<br />
Verimlilik derecesi bu öğelerden yarar­lanarak hesaplanır. Bir milimetre küp­lük meni sıvısı içindeki spermatozoitle­rin sayısı, normal biçimli olanların yüzde oranıyla çarpılır. Bu iki öğenin çarpımı önce bir saat sonunda devin­genliğini henüz yitirmemiş spermato­zoitlerin yüzde oranıyla, sonra da art arda kontroller sırasındaki devingenlik yüzde oranına bağlı bir gösterge rakamıyle çarpılır. Bu hesaplar sonucunda elde edilen son çarpım milyara bölü­nür.<br />
Sperma incelenmesinin sonuçları dok­tora sağlam bir teşhiste bulunma olana­ğı sağlar. Mikroplu hastalık ya da zehirlenme gibi olasılıkların söz konusu olmadığına kanaat getirince hormonsal nedenler üzerinde durulur. Erkeğin hormonsal mekanizması kadınınki kadar iyi bilinmemektedir. Erkek kısırlığını gidermek için tedavide iki hormondan yararlanılır. Bunlar erbezle­rinin çalışmasını doğrudan doğruya uyararak güçlü bir etki yapan östrandi-oller ve daha yaygın bir etkiyle organiz­manın genel durumunu iyileştiren tes­tosterondur. Kortikosteron (böbreküstü bezinin salgıladığı hormon) ile de benzer sonuçlar elde edilir. Bazen spermatozoit oluşumu normal olsa bile, meni sıvısında spermatozoK görülmez. Bu durum azospermi (meni­de sparmatozoit yokluğu) olarak adlan­dırılır Azospermi meni çıkarma yolları­nın, erbezi üstünün ve meni kanalları­nın tıkanmasından ileri gelir. Bu tıka­nıklıklar doğuştan olabileceği gibi, daha çoğu mikroplu hastalıkar, özellikle de belsoğukluğu sonucunda meydana ge­lir.<br />
Meni çıkarma yolları tıkalı olduğu zaman, spermatozoit oluşumu normal sürecini uzun süre korur. Ama, meyda­na gelen spermatozoitler belli bir süre sonra makrofajlar (kandaki yabancı cisimcikleri yiyerek yok eden büyük fagosit hücreleri) tarafından yok edilir. Böylece vücut normal yollarla dışarı atılamayan spermatozoitleri yabancı cisim ya da mikrop kabul ederek ortadan kaldırır. Bu olaya spermiyofaji (spermatozoit tüketimi) adı verilir. Meni çıkarma yolları uzun zaman tıkalı kalırsa, spermatozoit oluşumunda bo­zukluklar başgösterir. Bu durumda ka­nalları ameliyatla açmak gerekir. Hasta ne kadar genç ise, başarı şansı da o kadar yüksektir. Bununla birlikte, bu güç ameliyat bütün öbür tedavi yolları denendikten sonra göze alınmalıdır. Her şeyden önce, kısırlığın kadından gelmediğine emin olmak gerekir. Eğer kadın genç ve sağlıklıysa, cinsel alanda hiç bir anormalliği bulunmadığını da doğrulamak gerekir. Ayrıca, kadından yumurtlama döneminde alınan serviks (dölyatağı boynu) sıvısıyle, kısır olmadı­ğı bilinen bir erkeğin menisi bir araya getirildiği zaman, meydana gelebilecek olayı da gözlemek gerekir; böylece dölyatağı sıvısında spermatozoitleri yok edebilecek etkenlerin var olup olmadığı öğrenilmiş olur. Erkek kısırlığının nedenleri çoğu zaman sperma­tozoitleri mikroskopla inceleyerek ortaya çıkarı­lır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/doktorun-ongordugu-incelemeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğuştan Kusurlar Ve Bilinmeyen Urlar</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/dogustan-kusurlar-ve-bilinmeyen-urlar/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/dogustan-kusurlar-ve-bilinmeyen-urlar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 May 2008 13:08:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Urlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/dogustan-kusurlar-ve-bilinmeyen-urlar/</guid>
		<description><![CDATA[DOĞUŞTAN KUSURLAR Doğuştan gelen bazı kusurlar da kısırlı­ğa yol açabilir. Bu kusurlardan başlıcaları şunlardır:* Kızlık zarının delik olmayışı; bu durumda, aybaşı akıntısının içeride birikmesini önlemek için yetişkin kız ameliyat edilerek kızlık zarı haç biçi­minde yarılır. Bazen de, defalarca cinsel birleşmede bulunmasına rağmen zarın yırtılmadığı görülür. Bu durumda kadının doktora başvurması gerekir. Tek çıkar yol yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DOĞUŞTAN KUSURLAR</strong><br />
<strong>Doğuştan gelen bazı kusurlar da kısırlı­ğa yol açabilir. Bu kusurlardan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>lıcaları şunlardır:</strong>*<br />
<a href="http://www.kadinlar.tc/kizlik-zari-himen/">Kızlık zarı</a>nın delik olmayışı; bu durumda, <a href="http://www.saglikvediyet.info/aybasi-kanamasi/">aybaşı akıntı</a>sının içeride birikmesini önlemek için yetişkin <a href="http://www.saglikvediyet.info/kizlar/">kız</a> ameliyat edilerek kızlık zarı haç biçi­minde yarılır. Bazen de, defalarca <a href="http://www.saglikvediyet.info/cinsel-birlesme-ve-seks-pozisyonlari/">cinsel birleşme</a>de bulunmasına rağmen zarın yırtılmadığı görülür. Bu durumda <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a>ın doktora başvurması gerekir. Tek çıkar yol yine yukarıda sözü edilen ameliyattır.</p>
<p><strong>*   <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kadinlarda-dol-yolu/">Dölyolu</a> darlığı:</strong> genellikle yapısal bir kusurdan ya da az veya çok dirençli bağlardan (esnek olmayan doku şeritle­ri) ileri gelir; cinsel birleşmeyi zorlaştırarak kısırlığa yol açar.<br />
<strong>*   Dölyolu kısırlığı:</strong> Bu durum cinsel birleşmeye engel olmaz, ama dölyolu meniyi tutamaz ve kısırlık meydana gelir. Bazen dölyatağı ve fallop borula­rının kusurlarıyle ya da <a href="http://www.saglikvediyet.info/kisirlikta-yumurtalik-bozukluklari/">yumurtalık</a> yetersizliğiyle birlikte görülen bu anor­mallikler ameliyatla giderilebilir. Bu­nunla beraber, operatör ameliyata baş­vurmadan önce, anatomik ve fizyolojik incelemede bulunmalıdır.</p>
<p>Bazı hallerde dölyolu tamamen kaybol­muş, ortadan kalkmış olabilir. Böyle durumlarda bile kadın <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a>ı uz­manları şaşırtıcı.sonuçlar elde etmekte­dirler. Gerçekten de apış arasında ve butların iç yüzeyinden alınan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>yi aşılayarak &#8220;yapay dölyolu&#8221; yapmayı başarmışlardır. Vücudun bu bölgelerin­den alınan deri değişik bir anatomik ortama aşılanınca kısa sürede değişikli­ğe uğrayarak dölyolu mukozası haline gelmekte ve salgıda bulunmaktadır. * Dölyatağı boynunda kayma. Dölyatağının tersine bükülmesi, arkaya doğru eğik olması veya arkaya doğru eğik olarak bükülmesi gibi durumlar da kısırlığa yol açabilir. Bu tür anormallik­ler aynı zamanda <a href="http://www.saglikvediyet.info/rahim-agzi-kanser-testi/">serviks</a> yangılanması, dölyatağı yangısı, fallop borularının bükülmesi ve gerilemesi gibi yan rahat­sızlıklar doğurabilir. Basit bir kaymayı düzeltmek için ame­liyat gerekmez. Elle düzeltmek ve tampon koymak yeterlidir. Dölyatağında arkaya doğru bir eğiklik tespit edildiğinde ameliyata başvurulabilir. Ama yine de, doktor yumurtalığın görevini .tam yaptığından ve boruların tıkalı olmadığından önceden emin ol­malıdır.</p>
<p><strong>BİLİNMEYEN <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/urlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Urlar">URLAR</a></strong><br />
Dölyatağında beliren urlar da bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kisirlik/">kısırlık</a> nedeni olabilirler. Urların oluşması fallop borularının iç mukozasındaki bir bozukluktan ileri gelir. Bazen bir ame­liyat sonrasında ya da dölyatağı trav­maları (bu travmalara sezaryen veya kürtaj yol açabilir) sonucunda da urlar belirebilir. Kadın çektiği karın ya da bel ağrılarının nedenini araştırmaz ve çoğu kez bu urlardan habersiz kalır. Mukoza bozukluğu çoğu zaman bir ameliyat sırasında ya da dölyatağına bir optik alet sokulması sonucunda ortaya çıkar. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">Kadın hastalıkları</a> uzman­larına göre, kısırlıktan yakınan her beş kadından biri bu tehlikesiz urlar yüzün­den çocuk sahibi olamamaktadır. Bu durum <a href="http://www.saglikvediyet.info/gebeligin-onlenmesi-ve-aile-planlanmasi/">gebelik önleyici ilâçlar</a>la tedavi edilir. Bu ilâçlar <a href="http://www.saglikvediyet.info/hucre-disi-ve-hucre-ici-bolumde-su-eloktrolit-dengesi-bozukluklari/">hücre</a> yozlaşmasını frenleyerek urları yavaş yavaş ortadan kaldırırlar.</p>
<p>Son zamanlarda dölyolu salgısının mu­koza yapısında herhangi bir bozukluk olmamasına rağmen, spermatozoitleri öldürdüğü bazı haller ortaya çıkarılmış­tır. Bazı <a href="http://www.saglikvediyet.info/kadinlarin-cinsellige-bakis-acilari/">kadınlar</a>da dölyolunun salgıla­dığı bu sperma öldürücü maddenin yapısı henüz yeterince aydınlığa kavuş­muş değildir; yalnız nasıl etki gösterdi­ği bilinmektedir. <a href="http://www.kadinlar.tc/kizil/">Kızıl</a>, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/tifus-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/">tifüs</a> ve <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/difteri-hastaligi/">difteri</a> gibi mikroplu hastalıklar, kal<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a>bezi, böbreküstü ve <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/hipofiz/">hipofiz</a> bezleri yangıları gibi içsalgı bezi hastalıkları, ayrıca <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/seker-hastaliklari/">şeker hastalığı</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/sismanlik-2/">şişmanlık</a> gibi bazı durumlar kadınlarda dölyolu daralma­sına yol açarak kısırlık yaratabilirler. <a href="http://www.saglikvediyet.info/belirsiz-ureme-organlari/">Üreme organları</a>nda frenginin yol açtığı yaralar bugün ortadan kalkmış ve kısırlık nedeni olmaktan çıkmıştır. Bu­na karşılık yumurtalıkların ve fallop borularının yangılanmasına yol açan ve boruları tedavi edilmez bir biçimde yozlaştıran üreme organları <a href="http://www.saglikvediyet.info/veremin-bitkisel-tedavisi/">verem</a>i ise kısırlık nedeni olarak henüz önemini korumaktadır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/dogustan-kusurlar-ve-bilinmeyen-urlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sarı Cisim Yetersizliği Nedir</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/sari-cisim-yetersizligi-nedir/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/sari-cisim-yetersizligi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2008 20:54:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik - Hamilelik - Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/sari-cisim-yetersizligi-nedir/</guid>
		<description><![CDATA[SARI CİSİM YETERSİZLİĞİ Bazen normal bir yumurtlama olmasına ve kadının defalarca cinsel birleşmede bulunmasına rağmen yine gebe kalma­dığı görülür. Bu durumda, sarı cismin oluşmasında bir yetersizlik ya da sarı cismin etkisinin çok kısa süreli olması söz konusudur. Bu da dölyatağı çeperinin döllenmiş yumurtayı tutabilmesine engel olur. Sarı cismin etkisi sidikte pregnandiol aranarak kontrol edilebilir. Ayrıca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SARI CİSİM YETERSİZLİĞİ<br />
Bazen normal bir yumurtlama olmasına ve kadının defalarca cinsel birleşmede bulunmasına rağmen yine gebe kalma­dığı görülür. Bu durumda, sarı cismin oluşmasında bir yetersizlik ya da sarı cismin etkisinin çok kısa süreli olması söz konusudur. Bu da dölyatağı çeperinin döllenmiş yumurtayı tutabilmesine engel olur. Sarı cismin etkisi sidikte pregnandiol aranarak kontrol edilebilir. Ayrıca ateş eğrisi ve aybaşı çevriminin çeşitli günlerinde dölyatağı çeperinden alınan parçalar mikroskopta incelen­mesi de konuya ışık tutabilir. Bu inceleme sarı cismin etki süresiyle ilgili değerli bilgiler edinilmesini sağlar. Bu yetersizlikleri gidermek için genellikle progesteron ve üreme organlarının ça­lışmasını etkileyen hormonlar (gono-dotrop hormonlar) kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/sari-cisim-yetersizligi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısırlıkta Yumurtalık Bozuklukları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kisirlikta-yumurtalik-bozukluklari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kisirlikta-yumurtalik-bozukluklari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2008 20:43:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik - Hamilelik - Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/kisirlikta-yumurtalik-bozukluklari/</guid>
		<description><![CDATA[YUMURTALIK BOZUKLUKLARI Yumurtalık bozuklukları her zaman aybaşı düzensizlikleriyle ortaya çık­maz, örneğin yumurtacık oluşmayan aybaşı kanamaları da vardır. Bu tür kanamalarda, aybaşı hali görünüşte normal olmasına rağmen, yumurtacık oluşması olayı gerçekleşmemiştir. Bu durum aybaşı kanamalarının başladığı ilk yıllarda çok sık görülür. Daha sonraları 26-30 yaşları arasında gittikçe seyrekleşerek görülmez olur. 40 yaşın­dan sonra ise yeniden sıklaşır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YUMURTALIK BOZUKLUKLARI</strong><br />
Yumurtalık bozuklukları her zaman aybaşı düzensizlikleriyle ortaya çık­maz, örneğin yumurtacık oluşmayan aybaşı kanamaları da vardır. Bu tür kanamalarda, aybaşı hali görünüşte normal olmasına rağmen, yumurtacık oluşması olayı gerçekleşmemiştir. Bu durum aybaşı kanamalarının başladığı ilk yıllarda çok sık görülür. Daha sonraları 26-30 yaşları arasında gittikçe seyrekleşerek görülmez olur. 40 yaşın­dan sonra ise yeniden sıklaşır. Bir yumurtlamanın varlığı doğru olarak tespit edilmek istenirse, ya karnı yar­mak (laparotomi) ya da yumurtalık boşluğuna bir optik alet sokmak (söl-yoskopi) gerekir.&#8221;Ama bu yöntemlere bazı tehlikelere yol açmaları nedeniyle, çok seyrek başvurulur, öte yandan, muayenenin yapılacağı zamanı doğru olarak saptamak da son derece güçtür. Üstelik böyle bir araştırmayı aralıksız olarak günlerce sürdürmek olanak dışı­dır. Ameliyat, yumurtacık gözle görüle­bilir hale gelmeden önce yapılmışsa görülebilecek tek şey yumurtalıkların üzerinde oluşan sarı cisimdir; sarı cismin varlığı ise kadının yumurtlama­ğa hazır durumda olduğunu belirtir. Doktor doğrudan doğruya ameliyata başvurmadan önce, hastayı bir dizi kontrolden geçirir. Bu kontroller çoğu zaman, benzer sonuçlar vererek teşhisi kolaylaştırırlar. Doktor herşeyden önce, kısırlıktan yakınan hastanın ateş durumunu büyük bir dikkatle inceleyecektir. Aybaşı ka­namasının çeşitli evrelerinde, yumurt­lama döneminde bol ve akıcı dölyolu mukusundan incelenmek üzere örnek­ler alacaktır. Eğrelti otu veya glikoz testi de uygulanacaktır. Bu testte dölyoluna rengi hemen yeşile dönecek mavi bir deney şeridi sokulur; yumurt­lama zamanı yaklaştıkça yeşil renk koyulaşır. Üreme organlarının muaye­nesi sonunda ayrıca dölyatağı büyüme­si gibi değişik belirtiler de gözlenebilir. Dölyolundan alınan hücrelerin mikros­kopla incelenmesi de yumurtlamanın meydana gelip gelmediği konusunda doğru bilgiler sağlar. Kadın yumurtlama olayının genellikle farkına varmaz; bazen aybaşı çevrimi­nin ortasında kısa süren bir karın ağrısı duyduğu ve küçük bir kanama gördüğü olur; ama bunların ne demek olduğunu çoğu zaman anlamaz ve bağırsak bozukluğu sanır.<br />
Eğer bütün bu araştırmaların sonuçları olumlu çıkarsa, yani doktor yumurtla­ma olayının meydana geldiğini saptarsa çiftin çocuk sahibi olabilmesi için döllenme olasılığının en çok bulundu­ğu günlerde cinsel birleşme yapmaları yeterli olacaktır. Eğer aksine araştırma­lar olumsuz sonuç verirse, doktor hormon tedavisine başvurur. En etkili hormonlar insanların hipofiz bezlerin­den çıkarılan hormonlardır. Ama bu tür hormonlar, çok az miktarda elde edile­bildiğinden, ancak bilimsel araştırma­larda kullanılır.<br />
Son yıllarda, bazı ülkelerde kadın kısırlığı sentez östrojenlerine benzeyen maddelerin yardımıyle tedavi edilmeye çalışılmıştır. Ama, bu tedavi sonunda gebe kalan kadınlardan çoğunun çocu­ğu yaşamamıştır. Daha sonra, folikülin ve progesteron gibi başka maddeler kullanılarak daha başarılı sonuçlar alın­mıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kisirlikta-yumurtalik-bozukluklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlarda Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kadinlarda-kisirlik-sebepleri-ve-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kadinlarda-kisirlik-sebepleri-ve-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2008 20:15:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik - Hamilelik - Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/kadinlarda-kisirlik-sebepleri-ve-tedavisi/</guid>
		<description><![CDATA[KADINLARDA KISIRLIK Kısır olduğunu sanan bir çift doktora başvurduğu zaman, doktor genellikle kadının daha önce gebe kalıp kalmadı­ğını; bir ya da daha çok düşük yapıp yapmadığını; üreme organlarından bir rahatsızlık geçirip geçirmediğini; hor­monsal bir rahatsızlık geçirip geçirme­diğini araştırır. Doktor ayrıca kısırlıktan yakınan kadının daha önce bir karın ameliyatı (örneğin apandisit ameliyatı) geçirip geçirmediğini de bilmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KADINLARDA KISIRLIK</strong><br />
Kısır olduğunu sanan bir çift doktora başvurduğu zaman, doktor genellikle kadının daha önce gebe kalıp kalmadı­ğını; bir ya da daha çok düşük yapıp yapmadığını; üreme organlarından bir rahatsızlık geçirip geçirmediğini; hor­monsal bir rahatsızlık geçirip geçirme­diğini araştırır. Doktor ayrıca kısırlıktan yakınan kadının daha önce bir karın ameliyatı (örneğin apandisit ameliyatı) geçirip geçirmediğini de bilmek ister. Bunlardan başka ağır travmaları da doktora bildirmekte büyük yarar vardır, özellikle kafatasında hipofizhipotalamus bölgesindeki lezyonlar kısırlığın nedeni olabilir.<br />
Bunların yanı sıra doktor mümkün olduğu kadar kesin bir aybaşı takvimi ister. Çünkü düzensiz aybaşı kanamala­rından sonraki ilk aybaşıların geç görül­mesi bazen bir yumurtalık yetmezliği belirtisi olabilir. Aynı şekilde, aybaşı öncesi dönemde sık sık görülen rahat­sızlıklar da sarı cisimcik yetmezliğini akla getirebilir.Doktor için çok önemli olan bu bilgiler teşhis ve tedavide zaman kazandırır. Sorular sıkıcı da olsa, verilecek doğru cevaplar doktorun işini kolaylaştırır. Kadının belli bir süre içinde kaç kez cinsel birleşmede bulunduğunu, gebeli­ği önlemek için hangi yöntemlerden yararlandığını, cinsel birleşmeye karşı soğukluk duyup duymadığını açıkça söylemesi gerekir. Ayrıca özel yaşamın­dan ve alışkanlıklarından da çekinme­den söz etmelidir. İçki ve sigara kullanma, birtakım ruhsal saplantılar, iç sıkıntısı, hatta ailevi ve mesleki kaygılar hep doktoru ilgilendiren önemli noktalardır. Kadınlarda kısırlığa bir yumurtalık bozukluğu yol açar. Ama kısırlık bazen sinirsel ruhsal köken­li de olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kadinlarda-kisirlik-sebepleri-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısırlık Hastalığı Ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kisirlik-hastaligi-ve-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kisirlik-hastaligi-ve-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2008 19:36:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik - Hamilelik - Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/kisirlik-hastaligi-ve-tedavisi/</guid>
		<description><![CDATA[Bugün, evli çiftlerin yüzde onunun çocuksuz olduğu bir gerçektir. Bununla birlikte bu çiftlerden kaçının isteyerek çocuk sahibi olmadığını ya da kaçının elde olmayan bir kısırlığın kurbanı olduğunu bilmek oldukça güçtür. Ger­çekten de, çocuk dünyaya getiremeyen bazı çiftler utangaçlığa kapılarak so­runlarını bir doktora açmaktan kaçınır­lar ve kendilerinin isteyerek çocuk yapmadıklarını ileri sürerler. Bazı çift­ler ise, evliliklerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün, evli çiftlerin yüzde onunun çocuksuz olduğu bir gerçektir. Bununla birlikte bu çiftlerden kaçının isteyerek çocuk sahibi olmadığını ya da kaçının elde olmayan bir kısırlığın kurbanı olduğunu bilmek oldukça güçtür. Ger­çekten de, çocuk dünyaya getiremeyen bazı çiftler utangaçlığa kapılarak so­runlarını bir doktora açmaktan kaçınır­lar ve kendilerinin isteyerek çocuk yapmadıklarını ileri sürerler. Bazı çift­ler ise, evliliklerinin ilk yıllarında çocuk istemediklerinden, kısır olduklarının fa/kına varmakta oldukça geç kalırlar. Çocukları olmayan çiftler üzerinde yapılan araştırmalar kısırlık nedeninin yüzde 45 oranında kadınlarda, yüzde 35 erkeklerde ve yüzde 20 kadar da her ikisinde birden olduğunu ortaya koy­muştur.<br />
Doktorlar evliliklerinin ilk iki yılı içeri­sinde çocuk sahibi olamayan çiftlere kısır damgası vurulamayacağını ileri sürerler. Söz konusu çift genç ise bir süre daha beklenmesinde bir sakınca yoktur. Ama otuz yaşından sonra kadının döllenebilme olanağı hızla azaldığı için tedbir almakta daha sürat­li davranmak gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kisirlik-hastaligi-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

