<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#187; Ortapedi</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ortapedi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvediyet.info</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jan 2012 23:54:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kol Bacak Ağrıları ve Kırıkları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-kolbacak-agrilari-ve-kiriklari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-kolbacak-agrilari-ve-kiriklari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 23:02:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Ortapedi]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3993</guid>
		<description><![CDATA[KOL VE BACAK AĞRILARI Tekrarlayan uzun ağrılar, çocuklukta normaldir ve endişelenmeye gerek yoktur. (Balon büyüme ağrıları) Çocuğunuz ağrıyan uzvunu kullanamıyorsa, ağrı 24 saatten uzun sürüyorsa veya kendini halsiz hissediyorsa, doktora başvurun. Hafif incinmeler dışında başka bir belirti yoksa; bu ağrılar genellikle oyun sırasında sık sık olan çarpma veya düşme sonucu görülen ağrılardır, özel bir tedaviye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><strong>KOL VE BACAK AĞRILARI </strong></p>
<p>Tekrarlayan uzun <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/agrilar/">ağrılar</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>lukta normaldir ve endişelenmeye gerek yoktur. (Balon büyüme ağrıları) Çocuğunuz ağrıyan uzvunu kullanamıyorsa, ağrı 24 saatten uzun sürüyorsa veya kendini halsiz hissediyorsa, doktora başvurun.</p>
<p>Hafif <a href="http://www.saglikvediyet.info/incinmeler/">incinmeler</a> dışında <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>ka bir belirti yoksa; bu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/agrilar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ağrılar">ağrılar</a> genellikle oyun sırasında sık sık olan çarpma veya düşme sonucu görülen ağrılardır, özel bir tedaviye gerek yoktur. Çocuğunuz ağrıyan organını kullanmıyorsa, ağrı 24 saatten uzun sürüyorsa veya kendini halsiz hissediyorsa, doktora başvurun.<br />
<strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/1226499672ucgen2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3994" title="1226499672ucgen2" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/1226499672ucgen2-172x300.jpg" alt="" width="300" height="250" /></a>Kol</strong></p>
<p>Kırık <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/cikiklarda-ilkyardim/">çıkıklar</a>da gerekli ilkyardım Çocuğunuz ağrıyan uzvunu kullanmakta güçlük çekiyorsa veya uzvun normal pozisyonunda bir anormallik dikkati çekiyorsa, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">kemik</a> kırılması veya çıkma olabilir.</p>
<p><strong>Genel bilgiler </strong></p>
<p>— Kemiği veya eklemi yerine yerleştirmek için hiçbir şey yapmayın, bu müdahaleyi yalnızca doktor yapmalıdır.</p>
<p>— Tıbbi müdahaleyi beklerken çocuğu sıcak tutmaya çalışın ve olabildiğince sakin davranın.</p>
<p>— Yiyecek veya içecek hiçbir şey vermeyin, kemiğin tedavisi için genel bir anestezi gerekebilir.</p>
<p>— Hemen tıbbi yardım sağlanabilmişse, çocuğu yerinden oynatmak için hiçbir şey yapmayın.</p>
<p>— Tıbbi yardımın sağlanması zaman alacaksa veya çocuğu yerinden oynatmak gerekiyorsa, aşağıda tarif edilen bandajlar yardımıyla en rahat pozisyonu sağlayarak yerinden kaldırın.</p>
<p>— <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/ilk-yardim/">İlk yardım</a> uygulandıktan sonra tıbbi yardım sağlamaya çalışın veya çocuk ayağa kalkabiliyor ve vürüyebiliyorsa (<a href="http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-kolbacak-agrilari-ve-kiriklari/">kol kırılmaları</a>nda olduğu gibi) en yakın hastaneye götürülmelidir.<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/">Yara</a>lı kolu, <a href="http://www.saglikvediyet.info/memegogussorunlari-ve-tedavisi/">göğüs</a> hizasına dikkatlice yerleştirin (göğüs ve kol arasına bir havlu koyabilirsiniz). <a href="http://www.saglikvediyet.info/omuz-ve-boyun-agrisi/">Boyun</a> çevresinden başka bir havluya bağlayarak, kolun rahatça tasınabilmesini sağlayın .Gerekiyorsa, bandaj kullanarak kolun vücuttan uzaklaşmasını önleyin. Sargı yapıldığı takdirde kol daha emniyetli olur. Omuz, <a href="http://www.saglikvediyet.info/koprucuk-kemigi/">köprücük kemiği</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/dirsek-kemigi/">dirsek</a> veya kol, çocuğun en rahat olduğu pozisyonda, askıya alınır.</p>
<p><strong> Sargılar</strong></p>
<p>Sargı, yaralanan uzvun hareket etmesini enseleyerek daha fazla zarar görmesini engeller ve ağrıyı dindirir. Bu sargılar sıkı bir destek şeklinde olmalıdır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/acil-durumlarda-neler-yapilmali/">Acil durumlar</a>da, rulo yapılmış gazete gibi çevrede sıkça rastlanan herhangi bir şey yardımıyla sargı yapabilirsiniz. Sargıyı daima yaradan uzakta iki ayrı noktadan bağlayarak sağlamlaştırın. Bu müdahale için geniş kumaş parçalarını veya bandajları tercih etmek gerekir (tel veya benzeri şeyler kulanılmamalıdır.) Sargının çok fazla sıkı olmaması gerekir. (Parmağınızın gireceği kadar boşluk bırakmalısınız.)</p>
<p><strong>Sargı tekniği:</strong></p>
<p>Her evde bulunabilen gazete kâğıdı, acil durumlarda sargı yapmakta kullanılabilir. İki ayrı tahtadan bağlayarak sargıyı sağlamlaştırın. Ve fazla sıkı olmamasına dikkat edin. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bacak-yaralari-veya-varis-yaralari/">Bacak</a> için yapacağınız sargıda, iki bacak arasına yumuşak bir şey sıkıştırarak sargıyı sağlamlaşurabilirsiniz.</p>
<p><strong>Bacak</strong></p>
<p>Yaralı bacağı sağlam olana bağlamak yoluyla emniyete alın. İki bacak arasına yumuşak bir şey yerleştirebilirsiniz</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/diz-agrisinin-bitkisel-tedavisi/">Diz</a></strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">Eklem</a> yerini çocuğun en rahat olduğu pozisyonda sağlamlaştırmak gerekir. Diz bükülmüş durumdaysa, sargı, bu durum hiç bozulmadan yapılmalıdır. Diz bükülemiyorsa, bacağı alttan tahta veya benzeri bir şeyle destekleyin. Bacak ve tahta arasına da yumuşak bir havlu koyun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-kolbacak-agrilari-ve-kiriklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayak Bilek Kemikleri</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/ayak-bilek-kemikleri/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/ayak-bilek-kemikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 22:55:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ortapedi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2974</guid>
		<description><![CDATA[Önde ve arkada iki sıra halinde dizilmiş yedi kısa kemiktirler. Arka sıra Aşık kemik Aşık kemik (talus ya da astragalus) arkadan öne doğru uzamış bir gövde ile, baş ve boyundan yapılı kısa bir kemiktir. Altı yüzü vardır: —  topuk kemiği ile eklem yapan alt yüz; —  makara biçiminde olan ve kaval kemik ile eklemleşen üst [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önde ve arkada iki sıra halinde dizilmiş yedi kısa <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kemik-dokusu/">kemik</a>tirler.</p>
<p>Arka sıra</p>
<p><strong>Aşık kemik</strong></p>
<p>Aşık kemik (talus ya da astragalus) arkadan öne doğru uzamış bir gövde ile, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bas-agrilarinin-sebepleri/">baş</a> ve <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/boyun-hastaliklari-teshisi-ve-tedavisi/">boyun</a>dan yapılı kısa bir kemiktir. Altı <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/yuz-felci-nedir-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/">yüz</a>ü vardır:<br />
<img class="alignleft size-medium wp-image-2975" title="ayak1" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/ayak1-197x300.jpg" alt="ayak1" width="300" height="250" /><br />
—  topuk kemiği ile <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/eklem-hastaliklari/">eklem</a> yapan alt yüz;</p>
<p>—  makara biçiminde olan ve kaval kemik ile eklemleşen üst yüz;</p>
<p>—  aşık çıkmtılarıyla eklem yapan yan yüzler (2 tane);</p>
<p>—  sandal kemikle eklem yapan ön yüz;</p>
<p>Alt üyelerin kemikleri. — A. Uyluk kemiği.— B. DİZ[-kapağı kemiği. — C. Uyluk kemiğinin üst ucu. — D. Kaval kemik.</p>
<p><strong>Topuk kemiği</strong></p>
<p>Topuk çıkıntısını yapan topuk kemiği (calca-neus) ayak bileğinin en büyük kemiğidir. Bunun da altı yüzü vardır:</p>
<p>—  aşık kemiği ile eklem yaparken bunun eş oluğu ile birleşerek ayak bileği oluğunu oluşturan üst yüz;</p>
<p>—  üstünde üç pürtük yeralan alt yüz ;</p>
<p>—  geniş bir oluğun yer aldığı iç yüz (bu oluk, aşık kemiği oluğu ile birleşen topuk kemiği oluğudur);</p>
<p>—  oldukça düz olan dış yüz;</p>
<p>—  Asil kirişinin yapıştığı arka yüz;</p>
<p>—  zar kemikle eklem yapan ön yüz.</p>
<p><strong>Alt sıra</strong></p>
<p><strong>Zar kemik</strong></p>
<p>Zar kemiğin (os cuboideum) de altı yüzü vardır, ayağın dış tarafında topuk kemiğinin önünde yeralır. Arkada topuk kemiği, önde 4. ve 5. ayak tarağı kemikleri, iç yanda da 3. konik kemik ve sandalkemikle eklem yapar.</p>
<p><strong>Sandal kemik</strong></p>
<p>Sandal kemik (os naviculare pedis) ayağın iç yanında, topuk kemiğinin önünde yeralır. Üç konik kemikle üç ayrı eklem yüzeyi gösteren bir ön yüzü vardır.</p>
<p><strong>Konik kemikler</strong></p>
<p>Konik kemikler (ossa cuneiformia) üç kemiktirler.</p>
<p>1. inci konik kemik önde 1. dış yanda ise 2. tarak kemikleriyle ve komşu konik kemiklerle, arkada da sandal kemikle eklem yapar. İkinci konik kemik de aynı biçimde önde 2. tarak kemiğiyle, her iki yanında bulunan komşu konik <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kemikler-ve-eklemler/">kemikler</a>le ve sandal kemikle eklemlesin Üçüncü konik kemik, 2., 3. ve 4. tarak kemikleriyle, sandal kemikle, zar kemikle ve komşu 2. konik kemikle eklemleşir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/ayak-bilek-kemikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayak Tabanı Derin Yaraları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/ayak-tabani-derin-yaralari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/ayak-tabani-derin-yaralari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 21:15:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ortapedi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayak Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2469</guid>
		<description><![CDATA[DERİN YARALAR Nedenleri ve yerleşim bölgeleri çok çeşitli olabilen bütün derin yaralar, genellikle tek tip görünümlüdürler. Çevreye doğru değil, derinlemesine gelişirler; önce deriyi, sonra altındaki dokuları yıkarlar. AYAK TABANI DERİN YARALARI Nedenleri Çoğunlukla elli yaşını aşmış erkeklerde görülen ayak tabanı derin yaralarının nedenleri çok çeşitlidir ve sistemli olarak araştırılmaları gerekir. Şeker hastalığı En sık raslanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DERİN <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">YARALAR</a></strong></p>
<p>Nedenleri ve yerleşim bölgeleri çok çeşitli olabilen bütün derin yaralar, genellikle tek tip görünümlüdürler. Çevreye doğru değil, derinlemesine gelişirler; önce deriyi, sonra altındaki dokuları yıkarlar.</p>
<p><strong>AYAK TABANI DERİN YARALARI</strong></p>
<p><strong>Nedenleri</strong></p>
<p>Çoğunlukla elli yaşını aşmış erkeklerde görülen ayak tabanı derin yaralarının nedenleri çok çeşitlidir ve sistemli olarak araştırılmaları gerekir.<br />
<img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Ayak-Tabanı-Derin-Yaraları-300x225.jpg" alt="Ayak Tabanı Derin Yaraları" title="Ayak Tabanı Derin Yaraları" width="300" height="250" class="alignleft size-medium wp-image-2470" /><br />
<strong>Şeker hastalığı</strong></p>
<p>En sık raslanan nedendir. Özellikle yaşlı şeker hastalarında, çok ağrılı ayak tabanı yaralarına sık raslanır. Yumuşak dokuda beslenme bozuklukları çok belirgindir, yaralar çok uzun bir sürede kapanır (insülin tedavisi son derece etkilidir). Şeker hastalarında bu yaraların çok sık görülmesi, her derin yarada kan ve sidik şeker düzeylerinin ölçülmesini gerektirir.</p>
<p><strong>Tabes</strong></p>
<p>Frenginin geç biçimlerinin günden güne azalmasından ,ötürü, çok ender görülen bir nedendir.</p>
<p><strong>Cüzam</strong></p>
<p>Etkinlik derecesi her ülkeye göre değişir. Yolaçtığı derin yaralar, deride duyarlık bozuklukları (duyusuzluk) ve önemli kemik bozukluklarıyla birliktedir. Bozunlar birden çok sayıda, iki yanlıdırlar ve aynı zamanda ortaya çıkarlar.</p>
<p><strong>Damarsal ve sinirsel bozukluklar</strong></p>
<p>Bunlara örnek olarak sirengomiyeli, çocuk felci ya da doğuştan oluşum bozuklukları (omurga çatlaklığı) ya da travmalara bağlı çevresel sinir sistemi bozunları gösterilebilir.</p>
<p>Atardamar iltihaplarına ve süreğen alkolikliğe bağlı çevresel beslenme bozuklukları da, ender olarak derin yaralara yolaçabilir.</p>
<p><strong>Teşhisi ve Başlangıç dönemi</strong></p>
<p>Başlangıç dönemi çoğunlukla kabuk tutmuş nasır biçiminde bir sertlikle nitelenir; sonra, ayağın yerle temasta bulunan bölümlerinde (topuk ya da taban) bir yaralaşma gelişir. Bölgede kendiliğinden ya da bir enfeksiyon sonucunda oluşan içi sıvı dolu kesecik patlar; görünüşteki bir geçici iyileşme döneminden sonra, deri yaralaşmaya başlar ve yara derinlemesine ilerleyerek derialtı dokularına ulaşır.</p>
<p><strong>Yerleşme dönemi</strong></p>
<p>Oluşan yara dar, ama derindir; çevresindeki bölümlerin kalmlaşmasıyla oluşmuş kaba bir sınırla çevrilmiştir. Tabanı düzensizdir ve çoğunlukla seröz irinli salgılarla kaplıdır.</p>
<p>Ağrı, hastalık etkenlerine ve enfeksiyon eklenmesi durumlarına göre çok değişik şiddettedir.</p>
<p><strong>Evrim</strong></p>
<p>Yaralaşma, süreğen bir evrimle derinlemesine ilerler ve kas, kiriş, eklem ve kemiklerde yıkıma yolaçar. Bu durumda en büyük tehlike, kemik eklem enfeksiyonları eklenmesidir.</p>
<p>Hastalığın geleceğini başka enfeksiyon ve damarsal beslenme bozukluğu ihtilatları da ciddileştirirler: Apseler; çevre derisinde kangrenler; tırnak ve kemiklerde biçim bozuklukları.</p>
<p><strong>Klinik biçimler</strong></p>
<p>Hastalıkların gençlerde görülen biçimlerine «üyelerdeki yaralaşmalı doku ölümlü bozunlar» adı verilir. El ve ayaklarda süreğen evrim gösteren, tekrarlamalarla ilerleyen biçimlerdir. İki büyük tipe ayrılırlar: Ailesel Thevenard hastalığı; Bureau ve Bariere hastalığı (ailesel olmayan yalancı sirengomiyeli).</p>
<p>Bazı hastalarda damak . kemiğinin yıkımı sonucunda ağız tavanı delinerek ağız ve burun boşlukları birbirleriyle birleşebilir. Buna, tabes hastalığının ağız yerlesimin.de raslanır.</p>
<p>Ayak tabanında derin yara. Ayağın yerle temas eden bölümlerinde başgösteren bozun, zamanla derialtı dokularını etkiler.</p>
<p>Parmaklarda da tabes hastalığına bağlı olarak derin yaralar ortaya çıkabilir. Hastalığın sinir sistemini etkilediği durumlarda (sirengomiyeli), dolamayı andıran bir durum ortaya çıkar. Omurilikteki sinirsel bozukluklarla paralel olarak gelişir.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Bütün derin yaralarda en önemli nokta, doku yıkımının önüne geçmektir. Bunu sağlamak için, bozunlar        permanganatı ı çözeltiler ve çeşitli maddelerle mikroptan arındırılarak, enfeksiyon eklenmesinin önüne geçilir. Tedavide ikinci aşama, yaraların çevresinde oluşan hiperkeratoz tabakasının giderilmesidir (indirgeyicilerle masajlar, ayağın duruşunun değiştirilmesi).</p>
<p><strong>Kan dolaşımını etkileyici bazı ilaçlar, yaraların kapanmasını hızlandırır.</strong></p>
<p>Tedavinin olumlu sonuç vermesi, özellikle neden olan hastalıkların (cüzam1, frengi, şeker hastalığı) düzeltilmesine ve alkol, tütün gibi bozunları şiddetlendirici etmenlerin ortadan kaldırılmasına bağlıdır.<br />
Cerrahi girişim, başvurulacak en son çaredir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/ayak-tabani-derin-yaralari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bacak Yaraları veya Varis Yaraları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/bacak-yaralari-veya-varis-yaralari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/bacak-yaralari-veya-varis-yaralari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 20:59:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ortapedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2466</guid>
		<description><![CDATA[BACAK YARALARI Bacak yaraları ya da varis yaraları, günümüz toplumunda çok yaygın ve çok sık görülen hastalıklardan biridir. Erken dönemde etkili bir tedavi uygulanmazsa, iyileşmeleri güçtür. Bacakların alt 1/3&#8242;lik bölümlerinde yerleşen yaralar, deri ve derialtı dokusunda bir madde yitimine neden olurlar. Sonuçta, çapı birkaç milimetre ile on-onbeş santimetre arasında değişen, hattâ bazı hastalarda bütün bacağı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BACAK YARALARI</strong></p>
<p>Bacak yaraları ya da varis yaraları, günümüz toplumunda çok yaygın ve çok sık görülen hastalıklardan biridir. Erken dönemde etkili bir tedavi uygulanmazsa, iyileşmeleri güçtür.</p>
<p>Bacakların alt 1/3&#8242;lik bölümlerinde yerleşen <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a>, deri ve derialtı dokusunda bir madde yitimine neden olurlar. Sonuçta, çapı birkaç milimetre ile on-onbeş santimetre arasında değişen, hattâ bazı hastalarda bütün bacağı çevreleyebilen, tabanı kırmızı, sarımsı ya da grimsi renkli, oval ya da yuvarlak bir bozun ortaya çıkar. Keskin bir sınırla çevrelenen bu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Yaralar">yaralar</a> çoğunlukla, kanla beslenme bozukluklarına uğramış deri yüzeyleri üstünde ortaya çıkarlar.<br />
<img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Bacak-Yaraları-Varis-Yaraları.jpg" alt="Bacak Yaraları - Varis Yaraları" title="Bacak Yaraları - Varis Yaraları" width="300" height="250" class="alignleft size-full wp-image-2467" /><br />
<strong>NEDENLER</strong></p>
<p>Bacak yaralarının nedenleri çok çeşitlidir; çoğunlukla bu nedenler birarada bulunurlar.</p>
<p>Başlıca neden, çeşitli biçimlerde oluşan damar bozukluklarıdır. Bu bozuklukların en sık Taşlananı, delici toplardamar kapakçıklarının yıkımıyla birlikte gelişen yapısal ya da bir trombozu izleyen ikincil toplardamar yetersizlikleridir.</p>
<p>Bu nedene genellikle çoğalmış kılcaldamarlar da eklenir. Varisli bölge, beyaz körelme denen görünümü alabilir; yani normal deriye oranla içi oyulmuş ve çevresi patlamış kılcaldamarların oluşturdukları bir ağla çevrili grimsi plaklar oluşur. Ya da damar dışına çıkmış kanın dokuda birikmesi sonucu oluşan bir der; iltihabı biçiminde de olabilir. Bu durumda, hemoglobin içindeki pigmentlerin deriyi süreğen olarak esmer ve benekli biçimde boyadıkları görülür.</p>
<p>Varisler sanıldığı kadar çok yaralara neden olmazlar. Buna karşılık, bazı ağ tabaka toplardamarlarının yerel beyaz kılıflanmalarınm, apansızın küçük yaralara neden oldukları görülmüştür.</p>
<p>Atardamar iltihabı da yaraların oluşmasına yolaçmaz, ama yaralarla birlikte bulunduğu zaman tedaviyi güçleştirir.</p>
<p>Bütün bu yukardaki nedenler çok ender olarak tek başlarmadırlar. Çoğunlukla çeşitli biçimlerde birarada bulunurlar.</p>
<p>Hastalıkta rol oynayan ikinci önemli etmen enfeksiyondur. Çoğunlukla farkına varılmayan enfeksiyon, aşağı yukarı bütün damarsal beslenme bozukluklarına eklenir. Genellikle ivegen olarak gelişen enfeksiyonun nedeni irin yapıcı koklar, özellikle de streptokoklardır. Bu nedenle bacak yarası, «süreğen streptokoklara bağlı bir çıban» olarak tanımlanır.</p>
<p>Enfeksiyon (lenf düğümleri iltihabı, kançıbanı, mikroplanmış yara), hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırıcı etmen olabilir ya da ikincil olarak, kaşıma sonucu oluşan bozunlara eklenir.</p>
<p>Çeşitli etkenlerle (damar bozuklukları, enfeksiyon, travma) ortaya çıkan bacak yaraları, zamanla derialtmdaki dokulara da yayılır ve bunlarla ilişkili olarak çeşitli değişikliklere uğrar.</p>
<p>Yanlış tedaviler sonucu bozunlarm egzamaya dönüşmeleri ve kan dolaşımının yavaşlaması olaylarının giderek şiddetlenmesi, hastalığı ciddileşti-rebilir.</p>
<p><strong>TEŞHİS </strong></p>
<p><strong>Klinik belirtiler</strong></p>
<p>Bacak yarası, yuvarlağımsı ya da oval görünümde, çok gözenekli bir yapıdır; boyUj madeni bir para büyüklüğünden bacağı çepeçevre sarabilecek bir yaraya kadar değişebilir. Morumsu kırmızı renkli esnek kenarları, keskin bir sınırla sağlam bölgeden ayrılmıştır. Tabanı irinle kaplıdır, kirli ve kangrenli bir görünüm taşır. Kabuğun düşmesinden sonra, bu yapı kırmızı, parlak ve tomurcuklu bir biçim alır. Yarayı çeviren deri tabakasında bazen, kanın damar dışına çıkmasına bağlı bir renk değişimi,bazen de bir egzama ya da enfeksiyon görülebilir.</p>
<p>Ağrı ve kaşıntıların şiddeti, yaraların büyüklüğüne, enfeksiyon durumuna ve nedene göre değişir. Atardamar iltihabının da birlikte bulunduğu hastalarda, ağrı çok fazladır.</p>
<p>Tedaviye yeterince erken başlanmamışsa ya da etkili olmamışsa, yara yaşlanarak nasırlı bir görünüm alır, kenarları kalınlaşır ve küçük kanamalar görülmeye başlanır. Çevredeki deri büzülüp, alttaki dokuları etkiler.</p>
<p>Hastalığın her evresinde teşhis kolaydır. Tedavi yöntemlerinin seçilmesi, derin toplardamarların durumlarının incelenmesinden sonra olur.</p>
<p>Trendelenburg testleriyle tamamlanan toplardamar klinik muayenelerinin yamsıra, toplardamar içine karşıt madde verilerek bir röntgen incelemesi de yapılabilir. Böylece, derindeki toplardamar sisteminin geçirgenliği daha kesin olarak ortaya konur.</p>
<p>Tedavide önemli bir nokta da, geleceği kötüleştiren etkenlerin saptanıp, etkinliklerinin önlenmesidir. Bu araştırmada yerel olarak yara sayısı, derinlik dereceleri, yerleşme merkezleri, dip görünümleri ve kenarların sertlik durumları gibi noktalar saptanır.</p>
<p>Ayrıca atardamar iltihabının, ağ tabaka toplardamarlarında yerel beyaz kılıfların izleri gibi yerel ve şişmanlık, ödem, şeker hastalığı, fiziksel ve ruhsal dayanıklık gibi genel etkenlerin de araştırılması gerekir.</p>
<p><strong>EVRİM</strong></p>
<p>Evrim, bu çeşitli etmenlerin birbirleriyle ğmtılarına göre değişir.</p>
<p>Çok çeşitli ihtilatlar ortaya çıkabilir: Uygun olmayan merhemlerin kullanılması sonucu oluşan egzamalar; derin dokuların hastalıktan etkilenmesi (kemik zarı iltihabı). Çok dirençli bakterilerin yolaçtıkları dışındaki enfeksiyonlar kolayca geçiş-tirilebilir. Kanama, oldukça ender raslanan bir ihtilattır; ama bazen çok şiddetli olabilir ve acil bir cerrahi girişim gerektirir.</p>
<p>Enfeksiyon eklenmiş bir yara. Bozunlara yama uygulanması, son derece başarılı sonuçlar verir.</p>
<p><strong>AYIRICI TEŞHİS</strong></p>
<p>Genellikle kolaydır. Verem kökenli yaraların (bacaklarda çok ender ortaya çıkarlar), frengi ve mantar hastalığı bozunlarmm ayırdedilmesi gerekir. Çok ağrılı, kanamalı yaralar, özel bir klinik çerçeve içinde incelenirler.</p>
<p>TEDAVİ</p>
<p>Tedavide mikroptan arındırma ile dolaşım bozukluklarının giderilmesi birarada uygulanır.</p>
<p>Erken dönemdeki bir bacak yarasının tedavisinde, bozun iltihaplıysa, bölgeye önce nemli pansumanlar uygulanmalı ve yara mikrop kırıcı çözeltilerle yıkandıktan sonra, üstüne uygun merhemler sürülmelidir. Ayrıca, bozun üstünde ortaya<br />
çıkabilecek kabuk, leke ve döküntülerin de mikroptan arındırılması gerekir. Bundan sonra yapılacak iş, gümüş nitrat eten özü gibi maddelerle ve beslenme bozukluğunun düzenlenmesiyle (damar besleyici ilaçlar, sargılar) yaranın kapanmasını kolaylaştırmaktır.</p>
<p>BİR BACAK YARASi SÜRECİ</p>
<p>Normal ama gevşek ve zayıf çeperii toplardamarlar</p>
<p>kan göllenmesi</p>
<p>kapakçıksız toplardamarlar</p>
<p>tromboz</p>
<p>yetersizlik</p>
<p>damarla ilgili kapakçıklarla ilgili</p>
<p>toplardamar basıncı</p>
<p>kan akımının yavaşlamas (ödem-ütihap)</p>
<p>deri beslenme bozukluktan (çoğalmış kılcaldamarlar)</p>
<p>varisli egzama</p>
<p>enfeksiyon</p>
<p>süreğen</p>
<p>ender bakteriler</p>
<p>ivegen irin yapıcı koklar</p>
<p>Ortaya çıkışından belli bir süre geçmiş yaralar da aynı yöntemlerle tedavi edilir, ama uygulamada daha özenli davranmak gerekir. Yukarda açıklanan tedavi yöntemlerine geçilmeden önce, atardamar hastalıkları ve öteki önemli etkenler ortadan kaldırılmalı, böylece bozun başlangıç haline (tabanında tomurcuklanma gösteren bozun) döndürülmelidir.</p>
<p>Madde yitiminin fazla olduğu hastalarda yaranın kapanmasını sağlamak için deri yamalarına başvurulur. Yamalar iki biçimde olabilir. Hastanın kendi derisinden hazırlanan ince deri ve file yamaları; bir başka kişiden alınan ve geçici bir örtü görevi yapan yamalar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/bacak-yaralari-veya-varis-yaralari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>El Ayası ve Ayak Tabanı Hiperkeratozları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/el-ayasi-ve-ayak-tabani-hiperkeratozlari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/el-ayasi-ve-ayak-tabani-hiperkeratozlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2009 21:31:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ortapedi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2455</guid>
		<description><![CDATA[EL AYASI VE AYAK TABANI HİPERKERATOZLARI Hiperkeratozun el ayaları ve tabanlarda yerleşmesine çok sık raslanır ve çeşitli etkenlerin sonucu olabilir. Ama nedeni ne olursa olsun, belirtiler her zaman aynıdır. İkincil el ayası ve ayak tabanı hiperkeratozları İkincil hiperkeratozlar, nedenleri ve etkenleri kesin olarak bilinen hastalıkları içerirler. Yapısal hiperkeratozlar, çoğunlukla doğuştan olma özelliği taşıyan ve nedenleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EL AYASI VE AYAK TABANI HİPERKERATOZLARI</strong></p>
<p>Hiperkeratozun el ayaları ve tabanlarda yerleşmesine çok sık raslanır ve çeşitli etkenlerin sonucu olabilir. Ama nedeni ne olursa olsun, belirtiler her zaman aynıdır.</p>
<p><strong>İkincil el ayası ve ayak tabanı hiperkeratozları</strong></p>
<p>İkincil hiperkeratozlar, nedenleri ve etkenleri kesin olarak bilinen hastalıkları içerirler. Yapısal hiperkeratozlar, çoğunlukla doğuştan olma özelliği taşıyan ve nedenleri tam olarak aydınlatılmamış hastalıklardır. Aslında, başlatıcı etkenlerin yanısıra, ailesel yatkınlık da hastalıkların ortaya çıkmasında rol oynar.</p>
<p><strong>Mesleksel ve travmalara bağlı olarak gelişen hiperkeratozlar</strong><br />
<img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Ayak-Tabanı-Hiperkeratozları.jpg" alt="Ayak Tabanı Hiperkeratozları" title="Ayak Tabanı Hiperkeratozları" width="300" height="250" class="alignleft size-full wp-image-2458" /><img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/el-ayası-nasırları.jpg" alt="el ayası nasırları" title="el ayası nasırları" width="300" height="250" class="alignleft size-full wp-image-2459" /><br />
El işleriyle uğraşanlarda sürekli olarak tekrarlayan <a href="http://www.saglikvediyet.info/delici-travmalar/">travmalar</a>, hastada ailesel yatkınlık da varsa&#8221;, <a href="http://www.saglikvediyet.info/ayaklarda-nasir/">nasır</a>laşmanın çok daha hızlı ve şiddetli biçimde ortaya çıkmasını başlatıcı etmenlerdir.<br />
<strong><br />
Cinsel hastalıklara bağlı el ayası ve ayak tabanı hiperkeratozları</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/deri-hastaliklari-sozlugu-ve-anlamlari/">Deri</a>de kızarık, pullu, bazen <a href="http://www.saglikvediyet.info/keratozlar-kil-keratozlari/">keratoz</a> özellikleri gösteren bozunlara, daha çok doğuştan ya da geç-frengilerde raslanır. El ayası ve ayak tabanlarında gerçek hiperkeratozlara ender raslanır; yarıkh ve ağrılıdırlar. Boynuzsu tabakada kaim bir tabakanın oluşumuna neden olan hastalık, bizmut ve novarsenobenzol tedavisi ile hafifletilebilir.</p>
<p>Yerel salgınlara yolaçan bir treponema hastalığı olan pian sonucunda, el ayaları ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/ayak-terlemesi/">ayak</a> tabanlarında benekler halinde keratozlar görülür.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bel-soguklugu/">Belsoğukluğu</a> da ender olarak yukardaki biçimde keratozlara neden olabilir. Boynuzsu tabaka kalınlaşarak, istridye kabuğunu andıran pürtüklü bir görünüm alır. Virüslere bağlı sidik yolu iltihapları da, el ayaları ve ayak tabanlarında benekli keratozlara neden olabilirler.</p>
<p><strong>Arsenik zehirlenmelerine bağlı el ayası ve ayak tabanı hiperkeratozları</strong></p>
<p>Arsenik zehirlenmesinin yolaçtığı deri kızarıklığının yanısıra, yaygın biçimde dağılmış siğiller ortaya çıkar.</p>
<p>Öteki ikincil el ayası ve ayak tabanı hiperkeratozları</p>
<p>Birçok deri hastalığına keratoz görünümlü el ayası &#8211; ayak taban bozunları eşlik edebilir. Başlıcaları şunlardır:</p>
<p>—  iki yanlı, çatlaklı ve ağrılı <a href="http://www.saglikvediyet.info/egzama-kesecikli-deri-hastaliklari/">egzama</a> bozunları</p>
<p>— parmaklararası kıvrımların sulanması (mantar hastalığı durumunda, teşhise yön verebilir);</p>
<p>—  hiperkeratoz plaklarının yanısıra bakışımlı ve iki yanlı benekler oluşturma eğilimi (sedef hastalığını akla getirir);</p>
<p>—  boynuzsu tabaka kabartıları ve keratoz lekeleri biçiminde çok çeşitli görünümler taşıyan <a href="http://www.saglikvediyet.info/duz-liken-hstaligi/">liken hastalığı</a> (hafif ve yaygın bir el ayası ve ayak tabanı hiperkeratozu görülebilir).</p>
<p><strong>Doğuştan el ayası ve ayak tabanı hiperkeratozları</strong></p>
<p>Başat olarak aktarılan bu ailesel ve kalıtımsal hastalıklar, genellikle doğumdan üç ay kadar sonra ortaya çıkarlar.</p>
<p>Bazı hekimlerin doğuştan iktiyoza benzer deri kızarıklıklarına yakın saydıkları hastalıklar, aslında ayrı hastalıklardır ve başlıca iki sınıfa ayrılırlar : Çekinik olarak aktarılan Meleda hastalığı, başat olarak aktarılan Thost-Unna hastalığı.</p>
<p>Hastalıkta bazen, el ayaları ile ayak tabanlarında bozunların ortaya çıkması arasında birkaç aylık bir süre vardır. Önce bir kızarıklıkla birlikte, deri pul pul kalkmaya başlar. Sonra keratoz, şeritler ve yuvarlağımsı bölgeler halinde el ayaları ve tabanlara yayılır. Bozunlar kuru, düzensiz ve yarıklı olabildikleri gibi yumuşak, nemli ve sarımsı renkli olabilirler.</p>
<p>Benekli <a href="http://www.saglikvediyet.info/enfeksiyon-kokenli-irinli-cilt-hastaliklari/">irin</a>li kesecikli (Siemenz) bozunlardan, sakat bırakıcı görünümlere kadar bütün aracı biçimlere raslanır:</p>
<p>—Meleda hastalığında keratoz alanları ellerde bileklere, ayaklarda da Asil kirişlerine kadar uzanır; başka bozun yoktur;</p>
<p>—  Thost-Unna hastalığında hiperkeratoz yalnızca el ayası ve tabanlarda yerleşmiştir; ama bazı hastalarda buna yaygın keratozlar eşlik edebilir;</p>
<p>—  Mantoux yaygın iyicil epitel <a href="http://www.saglikvediyet.info/agiz-boslugunun-kotucul-urlarinin-tedavisi/">ur</a>u parakeratozunda, keratoz küçük düğümcükler biçiminde yayılmıştır. Doğuştan, ailesel ve kalıtımsal olan bu hastalıkta, deri bir kurt yeniği görünümü almıştır.</p>
<p>El ayası &#8211; ayak tabanı hiperkeratozlarında tedavilerin sonuç vermesi için, nedenlerin (egzama, <a href="http://www.saglikvediyet.info/sedef-hastaligi/">sedef hastalığı</a>, frengi, mikrop enfeksiyonu,, v.b.) saptanması gerekir.</p>
<p>Belirtilere yönelik tedavinin amacı, deriyi keratin çözücü maddelerle (katranlı sabun, rezorsin, salisilik asit, pirogallik asit, triklorasetik asit, ardıç katranı) yumuşatmaktır. Sıcak su banyoları derinin yumuşamasını kolaylaştırır. Genel tedavide bizmut iğneleri, hormonlar ve iyot türevleri kullanılması başarılı sonuçlar vermektedir.</p>
<p>Bazı hastalarda <a href="http://www.saglikvediyet.info/omuriligi-kuvvetlendirmenin-bitkisel-tedavisi/">omurilik</a>-sinir köklerinin ışın tedavisi de yararlı olabilir. Günümüzde, en çok, A <a href="http://www.saglikvediyet.info/vitaminlerin-etkileri-2/">vitamin</a>i, kolşisin ve podofilin tedavilerine başvurulmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/el-ayasi-ve-ayak-tabani-hiperkeratozlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Raşitizm Hastalığı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/rasitizm-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/rasitizm-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 22:05:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ortapedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2136</guid>
		<description><![CDATA[RAŞİTİZM D vitamini eksikliği, erişkinlerde, özellikle kalsiyum alımı yetersizse, kemiklerde yaygın kirsç yitimi ve kemik yumuşamasına (osteoporomalasi), çocuklarda da raşitizme yolaçar. NEDENLER Klasik raşitizm, D vitamini (kalsiferol) eksikliğine bağlı bir erken çocukluk hastalığıdır. Süt çocuğunun normal gelişmesini tehlikeye sokan kemik anormallikleriyle ve kas gevşekliğiyle yansır. Özellikle 6-18 aylık çocuklarda hâlâ sık raslanan bir hastalıktır. Daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>RAŞİTİZM</strong><br />
D vitamini eksikliği, erişkinlerde, özellikle kalsiyum alımı yetersizse, kemiklerde yaygın kirsç yitimi ve kemik yumuşamasına (osteoporomalasi), çocuklarda da raşitizme yolaçar.</p>
<p><strong>NEDENLER</strong><br />
Klasik raşitizm, D vitamini (kalsiferol) eksikliğine bağlı bir erken çocukluk hastalığıdır. Süt çocuğunun normal gelişmesini tehlikeye sokan kemik anormallikleriyle ve kas gevşekliğiyle yansır.<br />
<img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/rasitizm-hastaligi.jpg" alt="rasitizm-hastaligi" title="rasitizm-hastaligi" width="300" height="250" class="alignleft size-full wp-image-2137" /><br />
Özellikle 6-18 aylık çocuklarda hâlâ sık raslanan bir hastalıktır. Daha çok koyu tenlilerde, erken doğmuş çocuklarda ve toplumsal ekonomik koşulların elverişsiz olduğu yerlerde yaşayan çocuklarda görülür. Raşitizmlerin büyük bölümünün nedeni, yetersiz güneş görmedir. Erkek çocukların bu hastalığa kızlardan çok yakalanmalarının nedeni henüz açıklanamamıştır.</p>
<p>Hastalığın günümüzde hâlâ görülmesi, ana -babaların bilgisizliğine bağlıdır. Mutlak etkili olan korunmanın, bu hastalığın kökünü kazımış olması gerekirdi. Bu korunma, yeterli kalsiyum-fosfor alınmasına ve erken yaşlardan başlanarak sistemli olarak D vitamini verilmesine dayanır.</p>
<p>En sık raslanan yetersiz güneş görmenin yol açtığı D vitamini eksikliğine bağlı klasik raşitizmin yanısıra, daha ender nedenlere bağlı başka raşitizmler de gözlenebilir.</p>
<p>İshalle birlikte ciddi sindirim sistemi hastalıkları (çölyak hastalığı, doğuştan kistli pankreas hastalığı gibi) sırasında, barsak kalsiyum ve D vitamini emilimleri bozulur. Aynı biçimde, karaciğer yetmezliği de, bu vitamin eksikliğinin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynar. Çünkü sözgelimi kalsiferol, etkin olabilmek için karaciğerde değişime uğramak zorundadır.</p>
<p>Böbrek kökenli raşitizm, böbrek hastalığı, nedeni bilinmeyen böbrek kökenli asidoz gibi doğuştan böbrek yetmezlikleri sırasında görülür. Kan kalsiyum düzeyi düşüklüğü (hipokalsemi), kan fosfor düzeyi düşüklüğü (hipofosforemi) ve kalsiyum ve fosfatların sidikle aşırı miktarda atılmalarıyla nitelenir.</p>
<p>Bazı raşitizmlerin hangi mekanizmayla oluştukları, D vitamininin etkinleşmesi için değişime uğraması gerektiğinin öğrenilmesinden bu yana bilinmektedir. Oysa bazı hastalarda bu etkinleşmeyi, bazı enzim sistemlerini bozan kalıtımsal anormallikler olanaksızlaştırmıştır. D vitaminine dirençli ender raslanan raşitizmler, çoğunlukla cücelik ve iskelet biçim bozukluklarının eklendiği hastalıklar grubunu oluştururlar.</p>
<p><strong>TEŞHİS</strong><br />
Hâlâ çok sık raslanan bir hastalık olan raşitizmin, çok erken olarak, büyük iskelet biçim bozuklukları evresine varılmadan teşhisi gerekir. Yeterli bir güneşlenmeden ve koruyucu raşitizm tedavisinden yoksun bırakılmış her çocukta, raşitizmden kuşkulanılmalıdır.<br />
<strong>Klinik belirtiler</strong></p>
<p>Ön bıngıldak ve kafa dikişlerinin kapanmasında gecikme, başlangıçta kafa kemiklerinde elle du-yulabilen bir yumuşama (kraniotabes), kaburgalar ve önkol düzeyinde kemik uçlarında genişleme araştırılır.</p>
<p>Bu durumda, kemik biçim bozuklukları tabloya egemendir. Bu biçim bozuklukları bakışımlı ve ağrısızdırlar. Çeşitli yerlerde görülebilirler:</p>
<p>—  baş ve yüzde; 3 aydan daha eskiyse, niteleyici ve belirgin bir kafa kemikleri yumuşaklığı, bıngıldak ve dikişlerin kemikleşmesinde gecikme, dişlerde bozukluklar vardır. Bu sonuncu belirti geç ortaya çıkar; süt dişleri dayanıksızdır, kolayca çürüyebilirler;</p>
<p>—  göğüs tabanının genişlemesiyle birlikte me-mealtı uzaklığının kısalması nedeniyle huni biçiminde biçimi bozulan ve önden arkaya basık olan göğüs düzeyinde (tavuk göğsü), kaburga uçları boyunca teşbih gibi bir yumrular dizisi elle yoklanabilir. Bu, kıkırdak-kaburga birleşme yerinin aşırı gelişmesine bağlıdır ve kaburga teşbihi görünümü yaratır;</p>
<p>—  kol ve bacaklarda; el ve ayak bileklerinde kemik ucu şişkinlikleri, elle muayenede her zaman ele gelir, hattâ gözle görülebilir. Daha ileri bir evrede, özellikle bacaklarda kemikler eğilir. Uyluk kemiği boynunun kemiğin gövdesiyle yaptığı açı daralarak kalça biçiminin bozulmasına neden olur ve çocuğun «ördek gibi» yürümesine yolaçar;</p>
<p>—  omurga düzeyinde; omurga bozunlarına daha ender raslamr: Sırtın üst bölümünde lordoz (öne doğru dışbükey bel eğriliği), alt bölümünde kifoz (kamburluk) biçiminde, omurganın normal eğriliklerinin ters çevrilmesi. Buna çoğunlukla bir skolyoz (yana eğrilik) eklenir. Öteki klinik belirtiler, çoğunlukla kemik anormallikleriyle birliktedir. Kas gerginliğinin azalması, karnın büyüklüğünü açıklar (kurbağa karnı). Karnın büyük doğru kasları, kolan rolü oynayamayacak kadar zayıf olduğundan ortaya çıkan göbek fıtığı, oturma ve yürüme gecikmesine yolaçar. Kansızlık belirtisi olan solukluk, lenf dokusu artışı (ele gelen lenf bezleri; büyük dalak; burunda lenf dokusu artışına bağlı tıkanıklık) ve sindirim bozuklukları da gözlenebilir.</p>
<p><strong>Tamamlayıcı muayeneler</strong></p>
<p>Hastalığın yerleşme döneminde, kemik gövdesi çizgisi düzenliliğini yitirir; kemik gövdesi-kemik ucuarası çizgi içbükeyleşir.Dönerkemik.ve dirsek kemiği büyüme kıkırdakları genişlemiştir. El bileğinin kemikleşme noktalarında olgunlaşma gecikir. Çoğunlukla 80 mgr % dolaylarına kadar düşen kan kalsiyum düzeyinin (normalde 100 mgr %) ölçülmesi, bu başlangıç döneminden başlanarak, teşhisin doğrulanmasını sağlar. Bu dönemde D vitaminiyle tedaviye başlanırsa, iz bırakmayan tam bir iyileşme sağlanabilir.</p>
<p>Hastalığın yerleşme döneminde, üyelerde mutlaka röntgen filmi bozunları bulunur; Kemik gövdesi &#8211; kemik ucuarası çizginin içbükeyleşmesi, püsküllü görünüm alması; kemik zarının ikiye ayrılması. Kemiklerde mineral yitimi bazen kemik zarı altında kendiliğinden kırıklara (yeşil ağaç kırığı) yolaçacak derecede şiddetlidir.</p>
<p>Göğüs filmlerinde kaburga yaylarının ön uçlarının şampanya mantarı biçiminde genişlediği ve bazen kaburgaların arka bölümlerinde kırık çizgileri bulunduğu görülür. Bu kemik bozukluklarına, «raşitizmli akciğeri» diye nitelenen bronş akciğer görünüm bozuklukları eklenir; Bronş-damar ağının artması, tepelerde amfizem, akciğer göbeği çevresinde saydamsızlıkla birlikte havalanma bozuklukları gözlenir.</p>
<p>Hastaların büyük çoğunluğunda, laboratuvar incelemelerinin teşhise pek katkısı olmaz. Başlıca yararları, hastalığın tipini ve ağırlığını belirlemeleri ve tedavi altında evrimini izleme olanağını sağlamalarıdır. Çünkü biyolojik belirtiler, klinik ve radyolojik belirtilerden önce gerilerler.</p>
<p><strong>Laboratuvar incelemelerinde çeşitli anormallikler görülebilir:</strong></p>
<p>—  kan kalsiyum düzeyi (normalde süt çocuğunda 90-105 mgr %), özellikle başlangıç biçimlerinde normaldir ya da çok az düşmüştür,</p>
<p>—  kan fosfor düzeyi (normalde süt çocuğunda 40-60 mgr%), hastaların çoğunda, çoğu kez yarı yarıya düşmüştür;</p>
<p>—  kalsiyum ve fosfat düzeylerinin çarpımı her zaman düşüktür. Normalde 4 000&#8242;in üstünde olduğu halde, raşitizmde çoğunlukla 3 000&#8242;in altındadır;</p>
<p>—  alkali, fosfataz (normalde 5-10 Bodansky ünitesi ya da 60-80 uluslararası ünite), hastaların çoğunda artmıştır. Ama bu artış, hastalığın şiddetiyle orantılı değildir;</p>
<p>—  sidik kalsiyum düzeyi (normalde 2,84 mgr-f l,38/kg/24 saat),hastaların çoğunda düşmüştür; ama yükselmiş (özellikle bazı şiddetli biçimlerde) de olabilir. Sidik fosfatları düzeyi için de durum aynıdır. Ama sidik fosfat düzeyinin saptanması, normal düzey beslenmeyle yakından ilgili olduğu için, fazla bir bilgi vermez.</p>
<p><strong>EVKIM</strong></p>
<p>Raşitizm, tedavi edilmezse, büyüme hızını düşürerek ağır ağır düzelir: 2-3 yılda iyileşme. Bu durumda iyileşme, bacaklarda, omurgada ve göğüste, çoğunlukla kalıcı biçim bozukluğu tipinde kemik bozuklukları bırakır.</p>
<p>Bununla birlikte, tedavi edilmeyen raşitizmli çocuğun yaşamı, iki ihtilattan ötürü tehlikeye girebilir: Tetani; enfeksiyonlar (özellikle akciğer enfeksiyonları).</p>
<p>Erken doğumlarda sık görülen raşitizm tetani-si, yalın bir sinir-kas uyarılabilme kolaylığından, çırpınmalara kadar çeşitli belirtiler gösterebilir. Nöbetler sırasında parmaklar açılır, el bilekten bükülüp «ebe eli» denen biçimi alır. Yanağa fiskeyle vurulması, dudakların kasılmasına yolaçar (Çhvostek belirtisi). Laboratuvar incelemelerinde kan kalsiyum düzeyinin düştüğü saptanır. Hızla kalsiyum iğneleri yapılmazsa, çocukta gırtlak spazmı, havasızlıktan boğulma, apansızın ölüm görülebilir. Solunum sistemi enfeksiyonları raşitizmlilerde sık görülür ve tekrarlayıcıdır. Genel durumun kötü olmasının ve kaburga yayı anormalliklerinin yolaçtığı solunum işlevi bozukluğu, bu enfeksiyonların evriminin ciddiliğini daha da artırır.</p>
<p>Tersine, tedaviye yeterince erken başlandığında, çocuk hızla iyileşir ve hastalık hiç bir iz bırakmaz. Biyolojik belirtiler ve röntgen belirtileri, klinik belirtilerden daha çabuk düzelirler. 3 haftada kan kalsiyum ve fosfor düzeyleri normale döner; bunu alkali fosfataz düzeyinin normalleşmesi izler. Röntgen belirtileri açısından, kemikler çok çabuk yeniden mineral tutmaya başlarlar. Yeniden mineralleşme önce büyüme kıkırdağında çizgisel bir yoğunlaşmayla ve kemik ucundaki kemikleşme çekirdeklerinin yeniden ortaya çıkışıyla başlar. 3-6 haftada, kemik sınırlarının netliği yeniden belirir. Genel durum düzelir, kas gevşekliği yiter.</p>
<p>Tedaviye daha geç başlanırsa, biçim bozuklukları çok daha uzun sürede düzelir. Ama yalnızca vitamin tedavisi, bunların kural olarak iz bırakmadan düzelmelerine yeterlidir.</p>
<p><strong>HASTALIĞIN ÖTEKİ BİÇİMLERİ</strong></p>
<p><strong>Erken doğmuş çocuklardaki biçim</strong></p>
<p>Ciddidir; sık görülür; çoğunlukla kan kalsiyum düzeyi düşüklüğüyle birliktedir.</p>
<p><strong>Geç biçimler</strong></p>
<p>2 yaşından büyük çocuklarda görülüp, bozulmuş ve yanıltıcı belirtiler gösterir. Bu nedenle, gerçekte olduğundan daha az görüldüğü sanılır. Ergenlik öncesi büyüme dönemindeki kişilerde, D vitamini gereksinimi üstünde önemle durulmalıdır. Çoğunlukla, sözkonusu dönemde, vitamin tedavisi uygulamak gerekir.</p>
<p><strong>Kansızlık</strong></p>
<p>Raşitizmde sık görülür ve önemli ölçülere varabilir. Alyuvarlar 2 milyona, hattâ daha aşağı düşebilir. Kansızlık çoğunlukla dalak büyümesiyle birliktedir. Vitamin tedavisiyle bütün bu belirtiler geriler. Raşitizm bir başka vitamin eksikliği hastalığıyla, özellikle iskorbütle birlikte bulunabilir.</p>
<p><strong>TEDAVİ</strong></p>
<p><strong>Raşitizmin Bitkisel Tedavisi</strong></p>
<p><strong>Raşitizmin Bitkisel Tedavisinde Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:</strong>Kayısı, Ağaç çileği, Sarmısak, Tere otu, Ispanak, Lahana<br />
<strong>Hazırlanış Şekli:</strong>* Kayısı, ağaç çileği ve sarmısak, tedavi süresince ye­meklerden önce veya sonraları bol bol yenilmelidir.<br />
* Tere otundan pişirilen yemeğin suyu süzüldükten sonra kapalı bir kapta muhafaza edilir. Hazırlanan bu sıvıdan hastaya, akşam yatmadan önce ve sabahları aç karma birer bardak içirtilir.<br />
* Pişirilip süzülerek elde edilen ıspanak suyu, kapalı bir kapta yirmi dört saat süreyle dinlendirilir. Tedavi süresince, dinlendirilen bu sıvıdan hastaya bol bol içirtilir.<br />
* Suda pişirildikten sonra süzülerek elde edilen lahana suyu, kapalı bir kapta dinlendirilir. Dinlendirilen bu sıvıdan, tedavi süresince hastaya bol bol içirtilir.</p>
<p><strong>Koruyucu tedavi</strong></p>
<p>Dengeli bir beslenmeye, güneş görmeye ve ağızdan sistemli olarak D vitamini verilmesine dayanır. Bu önlemler erken alınmalı ve en az 5. ayın sonuna kadar sürdürülmelidir. Sağlıklı bir yeni doğmuş çocukta, gerekli doz günde 1000 ünitedir; güneşten yararlandıramama durumunda bu doz günde 1500&#8242;e, deride esmerlik durumundaysa 2500&#8242;e çıkarılmalıdır. Erken doğmuş çocuklarda dozlar daha da yükseltilmelidir. Kullanılan ilaca göre, bir damlada 200-400 uluslararası ünite D vitamini bulunur. Ağız yoluyla verilen vitaminin barsaklardan emilimini ve bedende kullanımını engelleyen sindirim sistemi hastalıkları varsa, vitamin iğneyle verilmelidir.</p>
<p>Bu tedavi, sözgelimi bir ana-çocuk sağlığı merkezinde (ya da hekimin muayenehanesinde), belirli dönemlerde sistemli gözetim gerektirir. Çocuğu belirli dönemlerde hekime gösterme olanağı yoksa 6 ayda bir 5 mgr (200 bin ünite), deri koyu renkliyse 10 mgr D vitamini kas içine iğneyle verilir.</p>
<p><strong>İyileştirici tedavi</strong></p>
<p>Yerleşmiş raşitizmin iyileştirici tedavisi, D vitamini ve kalsiyum verilmesine dayanır. Hastaların çoğunda, günlük 4 000 &#8211; 16 000 ünitelik dozlara bölünmüş 200 000 &#8211; 600 000 ünite D vitamini, iyileştirmeye yeterlidir. Aşırı yüksek dozlardan kaçınılmalıdır. Vitamin fazlalığına ender raslanır; ama sonuçları son derece ciddidir ve bazen ölüme yol açabilir. Kalsiyum tedavisine D vitamininden birkaç gün önce başlanmalı ve D vitamini verildiği sürece devam edilmelidir. Günlük doz, ağızdan 500 mgrl gr kalsiyumdur. Raşitizm iyileşince, normal dozda bir tedavi izlenmelidir.</p>
<p><strong>Hastalığın bıraktığı izlerin tedavisi</strong></p>
<p>Ortopedi uzmanının işidir. Raşitizm ilerlediği sürece, çocuk yürümekten alıkonmalıdır. Aile ortamı elverişsizse, nekahet dönemi güneşli-denizli bir yerde geçirilmelidir. Genel kural olarak, biçim bozuklukları raşitizm tedavisinden sonra kendiliklerinden hafiflerler. Ortopedik girişimlerden; hattâ yalın atellerden, büyüme sona ermedikçe genellikle kaçınmak gerekir. Ameliyat ancak, kalıcı olduğu varsayılan izlere uygulanır.</p>
<p><strong>SONUÇ</strong></p>
<p>Görüldüğü gibi raşitizm sık raslanan, hattâ koruyucu tedaviyle bütünüyle önlenebildiği gözönünde bulundurulursa, çok sık raslanan bir hastalıktır. Öte yandan, hastalığın tedavi edilmezse kemikte iz bırakma tehlikesi nedeniyle, genç annelere erkenden çocuklarının besinlerine D vitamini damlaları eklemelerinin ne kadar gerekli olduğu öğretilmelidir. Buna karşılık, yüksek dozda D vitamini vermekten de kaçınılmalıdır. Çünkü yüksek dozlarda verildiğinde bu madde, 150 mgr %&#8217;yi aşabilen bir kan kalsiyum düzeyi yüksekliğine yolaçar. Bu dengesizlik zehirlenme olayları biçiminde belirir: İştahsızlık; kusmalar; susuzluk gibi sindirim sistemi belirtileri; bilinç bulanıklığı; baş ağrıları gibi sinir sistemi bozuklukları atardamar yüksek basıncı; genel durum bozukluğu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/rasitizm-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akuttan Kroniğe İncinmeler</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/akuttan-kronige-incinmeler/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/akuttan-kronige-incinmeler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 May 2008 14:35:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ortapedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/akuttan-kronige/</guid>
		<description><![CDATA[İncinmeler ya kasın ani ve şiddetli bir zorlanmaya maruz kalması sonucunda ortaya çıkar ve bunlara &#8220;akut incinmeler&#8221; denir; ya da uzun bir zaman içinde gelişir ve de &#8220;kronik incinmeler&#8221; adını alır. Akut incinmelerin en hafif şekli, kalçanızı bir sıranın kenarına çarpmak gibi minör bir yaralanma olabilir. Birkaç kas lifi yırtılır ve biraz da morarma olabilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İncinmeler ya kasın ani ve şiddetli bir zorlanmaya maruz kalması sonucunda ortaya çıkar ve bunlara &#8220;akut incinmeler&#8221; denir; ya da uzun bir zaman içinde gelişir ve de &#8220;kronik incinmeler&#8221; adını alır. Akut incinmelerin en hafif şekli, kalçanızı bir sıranın kenarına çarpmak gibi minör bir yaralanma olabilir. Birkaç kas lifi yırtılır ve biraz da morarma olabilir. Kasın veya tendonun maruz kaldığı daha şiddetli bir darbe veya gerilme daha fazla lifin yırtılmasına neden olur. Yaranın etrafında sıvı ve kan toplanmasıyla oluşan bir şişlik farkedebilirsiniz.</p>
<p>Daha ciddi bir incinme, kırık olup olmadığının araştırılması için hastaneye gitmeyi gerektirebilir. Büyük olasılıkla, hayli ağrı çekiyor olacaksınız ve o bölge şişecek, bir kaç saat içinde aşırı derecede moraracaktır. Eğer yaralanma bacağınız ya da ayağınızda ise koltuk değnekleri yararlı olabilir.<br />
Akut incinmenin en ciddi şekli tam kopmadır. Bir tendon koptuğunda sıklıkla bir kopma sesi duyulur. Eğer bu bir kas ise, iki uç ayrılır ve siz ortasında boşluk bulunan iki ayrı şişlik görürsünüz. Yaralanma dayanılmaz biçimde ağrılı, bölge ileri derecede morarmış ve şişmiş olacak, kas çevresindeki alanda da spazm olacaktır. Hastane bakımına ve takiben de fizyoterapiye ihtiyacınız olacaktır.<br />
<img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/incinmeler.jpg" alt="incinmeler" title="incinmeler" width="350" height="350" class="alignleft size-full wp-image-2178" /><br />
Yanlış duruş, mekanik dengesizlikler ve mesleki aşırı kullanım, hepsi de kas gruplarının uzun süreli veya kronik incinmelerine neden olabilir. Eğer kaslar incinir ve bu şekilde gerginleşirse, çoğu zaman kolayca acır hale gelir ve bazen de ağrıya neden olurlar. Boyun ve omuz ağrılarının çoğu ve gerilim tipi başağrılan bu şekilde oluşur.<br />
Genelde, kaslar rendonlardan daha çabuk iyileşir. Bunun sebebi, devamlı olarak, besinlerle ve iyileştirici ajanlarla beslenmelerini sağlayan yoğun bir kanlanmaya sahip olmalarıdır. İyileşme sırasında, tendonların esnekliklerini azaltabilecek ve ilerde sorunlara sebep olabilecek, adhezyon (yapışıklık) denen sert doku yumruları oluşabilir. Fizyoterapistler bunun olmasını önlemek için rehabilitasyon egzersizleri önerebilirler ve tavsiyelerde bulunabilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/akuttan-kronige-incinmeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tendonit Nedir?</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/tendonit-nedir/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/tendonit-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 May 2008 14:24:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ortapedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/tendonit-nedir/</guid>
		<description><![CDATA[Tendonit, genellikle basit, aşırı kullanma sebebiyle gelişen bir iltihaptır. Ayak bileğinin arkasında yer alan Asil tendonu ve el bileği tendonları, şişmeye sebep olsa da olmasa da, bu yaralanmadan en çok etkilenenlerdir. Hareket ettirdiğinizde iltihaplı tendonun gıcırdadığını duyabilirsiniz. Asil tendonunda zedelenme, genellikle, hızla yokuş aşağı veya yokuş yukarı koşarken olur. Yakın zamanda spor ayakkabılarını yenilemiş olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tendonit, genellikle basit, aşırı kullanma sebebiyle gelişen bir iltihaptır. Ayak bileğinin arkasında yer alan Asil tendonu ve el bileği tendonları, şişmeye sebep olsa da olmasa da, bu yaralanmadan en çok etkilenenlerdir. Hareket ettirdiğinizde iltihaplı tendonun gıcırdadığını duyabilirsiniz.<br />
Asil tendonunda zedelenme, genellikle, hızla yokuş aşağı veya yokuş yukarı koşarken olur. Yakın zamanda spor ayakkabılarını yenilemiş olan bir kişinin ayakkabısının topuğu egzersiz sırasında ayak bileğine vuruyorsa da olabilir.<br />
Tedavi günde birkaç kez 15-20 dakika süreyle buz uygulamasından ibarettir. Dinlenmek şarttır. Ağrı geçtikten sonra, tendonu hafifçe geren egzersizler yararlı olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/tendonit-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İncinmeler, İncinmelerin Bitkisel Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/incinmeler/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/incinmeler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 May 2008 14:16:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ortapedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/incinmeler/</guid>
		<description><![CDATA[Bir kası kemiğe bağlayan, kastaki veya tendondaki lifler aşırı geriletilir hatta yırtılabilir. Bu tür bir yaralanmaya incinme denir. Etkilenen bölümde, ağrı, hassasiyet ve şişlik olabilir. Kaslar ve tendonlar, en çok, soğuk ve gergin olduklarında incinme riski taşırlar; özellikle de bizler yaşlandıkça. Yaralanmalar, genelde, şiddetli bir hareket aniden yapıldığında olur. Öncesinde ısınmadan fazla enerji gerektiren egzersiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kası kemiğe bağlayan, <a href="http://www.saglikvediyet.info/kas-sistemi/">kas</a>taki veya tendondaki lifler aşırı geriletilir hatta yırtılabilir. Bu tür bir yaralanmaya incinme denir. Etkilenen bölümde, ağrı, hassasiyet ve şişlik olabilir. </p>
<p>Kaslar ve tendonlar, en çok, soğuk ve gergin olduklarında incinme riski taşırlar; özellikle de bizler yaşlandıkça. Yaralanmalar, genelde, şiddetli bir hareket aniden yapıldığında olur. Öncesinde ısınmadan fazla enerji gerektiren egzersiz yapan kişiler özellikle incinmeye açıktır. </p>
<p>Yanlış teknikle veya <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>ta ayakkabı olmak üzere yetersiz donanımla ya da düzgün olmayan sert yüzeylerde egzersiz yapmak da, kol ve bacakları incinmeye yatkın hale getirir. Bazı kişilerde bulunan, eşit olmayan bacak uzunluğu gibi mekanik dengesizlikler de, kişiyi, vücudun bu durumu kompanse etme biçiminden dolayı, incinmeye meyilli hale getirir.<br />
Eğer bir kas aşırı gerilirse, gergin ve ağrılı olabilir ve kasta spazm gelişebilir. </p>
<p>Kas spazmı dolaşımı kısıtladığı için şiddetli bir ağrı ve spazm döngüsü oluşabilir. Çoğu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">eklem</a> kaslarla sarılıdır ve böylece korunmaktadır. Eklemler kolay yaralandığından, tendonlar ve kaslar da yaralanmaya eğilimlidir.Kaslar kasılabilmek için oksijene ihtiyaç duyduklarından, çok sayıda <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a> daman da içerirler. Kas dokusu yırtıldığında bunlar da kanar, fakat genellikle, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a> de zarar görmedikçe, dışardan görülebilen herhangi bir morarma ya da çürüme olmaz.</p>
<p><strong>İncinmenin Bitkisel Tedavisi</strong></p>
<p><strong>İncinmenin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler:</strong></p>
<p>Yabani havuç, Papatya, Kırlangıç otu, Lahana yaprağı, Öküzgözü otu, Yıldız çiçeği (ayı kulağı),</p>
<p><strong>Hazırlanış Şekli:</strong></p>
<p>* Yabani havuç rendelendikten sonra papatya ile bir­likte kaynatılır. </p>
<p>Sıkılarak elde edilen posa incinen yere ko­narak sarılır.</p>
<p>* Taze olarak toplanan kırlangıç otu suda pişirilir. Suyu çekilinceye kadar kaynatıldıktan sonra tülbentte sıkılır. </p>
<p>Elde edilen lapa lahana yaprağı üzerine yaydırılarak in­cinen yere sarılır.</p>
<p>* Hazırlanan öküzgözü tentüründen beş damla, ısıtıl­mış lahana yaprağına dökülerek incinen yere sarılır.</p>
<p>* Yıldız çiçeği suda demlenir. Süzüldükten sonra elde edilen posa çürütülmüş elma içi ile yoğrularak yakı kıva­mına getirilir.</p>
<p>Hazırlanan yakı incinen mahalin üzerine konarak bir bezle sarılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/incinmeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burkulma, Burkulmanın Sebepleri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/burkulma-sebepleri-ve-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/burkulma-sebepleri-ve-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2008 21:01:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ortapedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/burkulma-sebepleri-ve-tedavisi/</guid>
		<description><![CDATA[Burkulmalar, ayak ve el bilekleri, diz ve dirsek gibi herhangi bir eklemde olabilir. Ayak bileği özellikle kolayca yaralanabilir çünkü, geniş bir hareket alanı vardır ve vücudun tüm yükünü taşımak zorundadır. Ayak bileği yaralanmalarının %80&#8242;ini burkulmalar oluşturur. Bağlar, bir kası diğerine bağlayan sağlam fibröz, elastik dokulardır. Eklemi birarada tutar ve hareket alanını sınırlar. Her bir eklemi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/burkulma-sebepleri-ve-tedavisi/">Burkulma</a>lar, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/ayak-hastaliklari/">ayak</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/el-ve-ayak-anomalileri/">el</a> bilekleri, <a href="http://www.saglikvediyet.info/diz-agrisinin-bitkisel-tedavisi/">diz</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/dirsek-kemigi/">dirsek</a> gibi herhangi bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">eklem</a>de olabilir. <a href="http://www.saglikvediyet.info/ayak-bilek-kemikleri/">Ayak bileği</a> özellikle kolayca <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/">yara</a>lanabilir çünkü, geniş bir hareket alanı vardır ve vücudun tüm yükünü taşımak zorundadır. </p>
<p>Ayak bileği <a href="http://www.saglikvediyet.info/dogum-yaralanmalari/">yaralanmalar</a>ının %80&#8242;ini burkulmalar oluşturur.<br />
Bağlar, bir kası diğerine bağlayan sağlam fibröz, elastik dokulardır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">Eklem</a>i birarada tutar ve hareket alanını sınırlar. Her bir eklemi destekleyen birkaç bağ vardır. Eğer bir bağ aşırı gerilir veya koparsa buna burkulma denir (<a href="http://www.saglikvediyet.info/incinmeler/">incinme</a> ile karıştırılmamalıdır).</p>
<p>Burkulma &#8220;akut&#8221; veya &#8220;kronik&#8221; olabilir. Tek bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/diz-yaralanmalarinda-bag-zedelenmesi/">zedelenme</a> olduğunda akut bir burkulma olurken, bağ belli tekrarlayıcı işler veya hareketlerle ısrarla baskı altında tutulursa kronik bir burkulma oluşabilir. </p>
<p>Bir eklem normal sınırlarının ötesinde zorlandığında burkulur. Bu olduğunda bağdaki lifler küçük kan damarlarıyla birlikte kopar, eklem şiş ve ezik görünür. Bağlar, kaslar ve tendonlar gibi yumuşak dokular zedelendiğinde, dört ana belirti ile kendini gösteren iltihabi bir süreç başlar: kızarıklık, ağrı, sıcaklık ve şişlik. Bunların herbiri iyileşme sürecinin önemli bir kısmını temsil eder.</p>
<p>Daha hafif burkulmalarda, tedavi, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/agrilar/">ağrı</a>yı dindirebilir, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/kanamalar/">kanama</a>yı en aza indirebilir ve eklemin işlevini yeniden kazanmasını sağlayabilir. Dinlenme, buz koyma, basınç uygulama ve yukarı kaldırmadan oluşan bir tedavi yöntemi olan RICE YÖNTEMİ, genellikle yarar sağlar. İlk basamak, burkulan bölgeye buz koymaktır. Bu, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">damar</a>larının büzülmesini sağlar ve yara bölgesine kanın hücum etmesini yavaşlatır. Soğuğa bağlı <a href="http://www.saglikvediyet.info/yaniklarda-ilk-yardim-nasil-yapilir/">yanıklar</a>ı önlemek için buzu ince, ıslak bir bezle sarın ve bir seferde 15-20 dakika uygulayın.</p>
<p>Bölge, zedelenmiş dokunun etrafında sıvı toplanmasını önlemek için, elastik bir bandajla sarılabilir veya sıkıştırılabilir. Bu ayrıca, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/">sinir</a> uçlarına basınç yapan aşırı sıvının neden olduğu ağrıyı da giderir. Bandajlama deriye biraz basınç uygulayacak kadar sıkı olmalı ama daha fazla ağrıya yol açacak ve kan akımını kısıtlayacak kadar da sıkmamalıdır.</p>
<p>Burkulan yer, yerçekiminin etkisi ile kanın yara etrafında birikmesini önlemek ve kanın geçişini kolaylaştırmak için yukarı kaldırılmalıdır. Zedelenen liflerin tamir edilebilmesi zaman aldığından, yaralanan bölgeyi dinlendirmek çok önemlidir. Bir ayak bileği burkulmasının iyileşmesi 6-12 haftayı bulabilir ve eğer yavaş iyileşiyorsa fizyoterapi gerekebilir.</p>
<p><strong>Burkulmanın Bir Başka Tanımı</strong></p>
<p><strong>Burkulma Nedir:</strong> Burkulma terimi çok geniş bir alana yayılan in­cinme çeşitlerini tanımlamak için sıklıkla kulla­nılmaktadır, fakat gerçek bir burkulma <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">kemik</a>­leri birbirine bağlayan bağların hasara uğrama­sı durumudur. <a href="http://www.saglikvediyet.info/kiriklar-kalca-cikiklari/">Kırıklar</a>, şiddetli burkulmalar, çıkmalar ve diğer ciddi kemik ve eklem incinmeleri (yara­lanmaları) genellikle profesyonel tıbbi bakım gerektirir: Daimi sakatlık ve şekil bozukluğu tehlikesine girersiniz ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/kafa-ici-basinc-artisi-sendromu/">kafa</a>tası, <a href="http://www.saglikvediyet.info/boyun-agrisinin-bitkisel-tedavisi/">boyun</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/belkemigi/">bel kemiği</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/incinmeler/">incinmeler</a>inde eğer derhal uygun ba­kım yapılmazsa, ölüm tehlikesi bile vardır. </p>
<p>Bu­nun gibi, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a> yaralanmaları, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/agiz-ve-dis-sagligi/">diş</a> kopması ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/kafa-travmalari-demansa-sebep-olur-mu/">ka­fa travması</a> acilen uygun tedavi görmesi gere­ken durumlardır.<a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/gogus-hastaliklari/">Göğüs</a>te veya <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/karin-agrisi/">karın</a>da çarpmadan dolayı bir travma meydana gelmesi durumunda (bir otomobil kazasında olabileceği gibi) acilen tıb­bi yardım çağırın. Böyle kazalarda iç yaralan­malar olabilir ve görünüşte kanama olmaması­na rağmen hayatı tehdit eden komplikasyonlar meydana gelebilir. Travma ile ilgili bütün acil vakalarda esas amaç derhal tıbbi yardım sağlamak ve müm­kün olduğu kadar kısa zamanda bir acil servise ulaşmaktır.</p>
<p><strong>Burkulmanın Belirtileri</strong></p>
<p>Belirtilerin şiddeti yaralanmaların derecesine göre değişir. Burkulmada ağrının sebebi, yaralanma bölgesindeki <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/">sinir</a> liflerinin zarar görmesidir. Yaralanan dokudan serbest bırakılan zehirli maddelerce tahriş edilen ve yaralanan bölgedeki artan kan akımı nedeniyle basınç altında kalan sinir uçları ağrıya neden olur.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">Deri</a>deki <a href="http://www.saglikvediyet.info/deri-kizarikliklari/">kızarıklık</a>, kısmen, küçük kan damarlarının kopmasıyla olur. Bölge alevlenir çünkü, zedelenen dokunun etrafındaki kan damarları, besinlerin ve iyileştirici maddelerin sağlanmasını arttırmak için genişler. Artan kan akımı, yaralanma ile oluşan zehirli artık maddelerin uzaklaştırılmasını kolaylaştırır fakat, aynı zamanda şişliğe de neden olur.<br />
Ciddi bir burkulmada, eklemin hastanede alçıya alınması gerekebilir ya da bağın tamiri için artroskopi gerekebilir. Bu cerrahi yöntemde, bir endoskop mercek takılı sert, bükülmez bir tüp küçük bir cerrahi keşi ile eklemin içine yerleştirilir. Aletler de diğer bir cerrahi keşi ile yarayı tamir etmek için içeri yerleştirilir.</p>
<p><strong>Burkulmanın Bitkisel Tedavisi</strong></p>
<p><strong>Burkulmanın Bitkisel Tedavisinde Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:</strong>Kenevir tohumu, Burçak unu, Mersin ağacı, Soğan, Zeytinyağı, Süt  <strong>Hazırlanış Şekli:</strong>* Kurutulmuş kenevir tohumu havanda dövülerek toz haline getirilir. Elenen toza, merhem kıvamına gelinceye kadar süt ilave edilerek yoğrulur. Hazırlanan yakı, masaj yapılarak burkulan mahale sarılır.</p>
<p>* <a href="http://www.saglikvediyet.info/zeytin-zeytin-yagi-yesil-zeytin/">Zeytinyağı</a> ile yoğrulan burçak unu lapa kıvamına ge­tirilir. Hazırlanan bu lapa burkulan yere ovularak sürülür.</p>
<p>* Mersin ağacı tohumu havanda dövülerek ezilir, elde edilen karışım, yakı kıvamına gelinceye kadar zeytinyağı ile karıştırılarak yoğrulur. Hazırlanan yakı, masaj yapıla­rak burkulan mahale sürülür.</p>
<p>* <a href="http://www.saglikvediyet.info/ates/">Ateş</a>te közlenen soğanın göbeği ezilerek yakı kıva­mına getirilir. Hazırlanan yakı ısıtılarak burkulan yere temiz bir bezle sarılır.</p>
<p><strong>Burkulan Bölgenin Ağrısının Dindirilmesi</strong></p>
<p><strong>AĞRININ DİNDİRİLMESİ</strong><br />
Bir eczaneden, ibuprofen gibi, aynı zamanda ağrı kesici etkisi olan, nonsteroid<br />
antienflamatuar ilaçlar (NSAIDlar) alabilirsiniz. Bununla birlikte, ağrı ilaçlarla hafiflemiş olsa da, daha iyi hissettiğiniz için, fazla enerjik olmamalısınız; burkulan yere daha fazla zarar verebilirsiniz.</p>
<p>Burkulmanın ciddiyetine bağlı olarak, ağrı günden güne azalsa da beş ile yedi gün sürebilir. Vücudunuzu dinleyin; eğer burkulma hala ağrı veriyorsa dinlenmeye devam edin. Eğer ağrıdan çok, tutulmuş gibi hissediyorsanız nazik birkaç hareket yararlı olacaktır. Şişlik daha uzun sürebilir. Eğer ağrı hiç azalmıyor gibiyse doktorunuza danışmanız gerekir. Çünkü aksayarak ortalıkta gezinmek ekleme daha çok zarar verebilir. Bazen bir burkulmayı küçük bir kırıktan ayırdetmek için röntgen çekmek gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/burkulma-sebepleri-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

