<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#187; Ruh Ve Sinir Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvediyet.info</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 20:35:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Yaşam Tarzı ve Ruh Sağlığınız</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/yasam-tarzi-ve-ruh-sagliginiz/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/yasam-tarzi-ve-ruh-sagliginiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Nov 2011 21:26:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8318</guid>
		<description><![CDATA[Dışarı çıkıp dolaşmak sağlıklı ve doyurucu bir yaşamın önemli bir parçasıdır; ancak yaşlandığınızda bazı güçlükleri de beraberinde getirir. Buna karşılık 90 yaşın üzerinde dünyayı gezen birçok kadın vardır. Yaşınızın macera duygunuzu alt etmesine izin vermeyin! İleri yaşlarda sağlıklı yolculuk yapmanın anahtarı yalnızca gideceğiniz yer için değil yolculuğun kendisi için de dikkatli bir hazırlık yapmaktır. Örneğin; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p>Dışarı çıkıp dolaşmak <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a>lı ve doyurucu bir yaşamın önemli bir parçasıdır; ancak yaşlandığınızda bazı güçlükleri de beraberinde getirir. Buna karşılık 90 yaşın üzerinde dünyayı gezen birçok <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a> vardır. Yaşınızın macera duygunuzu alt etmesine izin vermeyin!</p>
<p>İleri yaşlarda sağlıklı yolculuk yapmanın anahtarı yalnızca gideceğiniz yer için değil yolculuğun kendisi için de dikkatli bir hazırlık yapmaktır. Örneğin; mesaneniz güçsüzse, uzun bir yolculuğa çıkarken otobüs yerine tren daha iyi bir seçim olabilir.</p>
<p>Yurtdışına çıkıyorsanız sağlık sigortası yaptırmanız gerekir. Sigorta poliçesinin üzerindeki minicik yazılara şöyle bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a> atıp kapsama alınmayan durumları inceleyin (özellikle de önceden beri var olan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a> açısından). <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/">Diyabet</a>, epilepsi <a href="http://www.saglikvediyet.info/sara/">sara</a> gibi bir rahatsızlığınız varsa, üzerinizde durumunuzu belirten bir uyarı kartı bulundurun ve yolculuğa çıkarken hekiminizin telefon numarasını yanınıza almayı unutmayın.</p>
<p>Sürekli kullandığınız ilaçlardan yanınızda yeterli miktarda bulunduğundan emin olun. Eğer bu ilaçlar arasında güçlü ağrı kesiciler de varsa, hekiminizden durumu açıklayan bir belge alarak yanınızda taşıyın. Uyuşturucu kaçakçısı ninelere pek sık rastlanmasa da istisnalar görülmüştür!</p>
<p><strong>Araba Kullanmak</strong></p>
<p>Durumunuzun araba kullanmaya uygun olup olmadığına siz karar verirsiniz. Aslında pek çok kadın bu konuda gayet aklı başında davranır ve çoğu kadın emniyetli birer sürücüdür.</p>
<p>Kadınların en büyük hatası özellikle de uzun yolculuklarala araba kullanma işini büyük oranda eşlerine bırakmalarıdır. Sağlık durumu iyi olduğu sürece sorun yok; ama ona bir şey olduğunda 50 kilometre yol gitmek bile gözünüzü korkutabilir. Direksiyon başındaki becerilerinizin köreimesine izin vermeyin; eşinize nodm ferinizi anlatın ve direksiyon koltuğuna sırayla oturun.</p>
<p>Yaş ilerledikçe tepki verme süresi uzar ve olası tehlikelerin farkına varmak daha uzun zaman alır; bu nedenle yol işaretleri yerleşim planı daha kafa karıştırıcı olabilir. Yapılan bir araştırmada yaşlı sürücülerin ölüm ya da yaralanmayla sonuçlanan trafik kaza larında rol oynama olasılığının daha fazla olduğu gösterilmişin Kaza geçiren bu yaşlı sürücülerin çoğunda daha önce bir başka kazaya ramak kaldığı bilinmektedir, Bu eğer sizin de başınıza geldiyse, aileniz ya da arkadaşlarınız araba kullanmanız konusundaki endişelerini dile getiriyorlarsa, belki de direksiyonun başından kalk ma zamanınız gelmiştir.</p>
<p><strong>Uçak Yolculuğu</strong></p>
<p>Uçmanıza engel olacak çok az tıbbi sorun vardır. Ancak stan dart bir ticari uçakta hava basıncı 2 000 metredeki basınca eşde gerdir; bu da deniz seviyesindeki basıncın üçte biri kadar daha düşüktür. Bu basınç farkı solunum sorunları ya da kalp hastalını olanlarda problem yaratabilir. Kendi durumunuzdan emin değilse niz, uçak biletinizi almadan önce hekiminizle görüşün.</p>
<p>Artrit de bazı sorunlara yol açabilir. Uçaktaki ortalama bir koltuk, eklemleri normal olan biri için bile biraz sıkışıktır. Ancak bazı koltuklarda biraz daha geniş yer vardır ve rezervasyon sırasında bıı koltuklardan birinde oturmayı talep edebilirsiniz. Tuvalete yakın bir koltukta oturmayı da tercih edebilirsiniz.</p>
<p>Havayolları genellikle yaşlı yolculara özellikle de yürüme konusunda güçlük çekenlere özel ilgi göstererek gereken kolaylığı sağlar. Günümüzde hava alanları küçük bir kasaba büyüklüğündedir; hareketle ilgili sorunlarınız varsa, çıkış kapısına kadar götürecek motorlu araçlar işinizi kolaylaştırır.</p>
<p>Uçağa ilk binen yolcu olmanıza izin verilir; böylece acele etmenize gerek kalmaz. İnerken de diğer yolcuların beklememesi için son yolcu olarak indirilirsiniz.</p>
<p>Bazı durumlarda mürettebat sizi kaldırıp uçağın merdivenlerinden çıkarabilir ya da indirebilir. Biletinizi almadan önce havayollarını yardıma ihtiyacınız olacağı konusunda bilgilendirin ve sunabildikleri hizmetleri öğrenin.</p>
<p>Kısa uçuşlar sağlık açısından genellikle risk taşımaz; ancak uzun süren bir yolculuk olacaksa havadayken sağlığınızı en iyi durumda tutmak için alabileceğiniz önlemler vardır</p>
<p>*  İlaçlarınızı el bagajına koyun; böylece gerektiğinde kullanılmak üzere elinizin altında olurlar. Dönüş yolculuğunuzda gecikme olacağını da hesaba katarak mutlaka tedarikli olun.</p>
<p>*  Zaman farkı olan bir yere seyahat ediyorsanız, hekiminize ilacınızı vardığınız yerde ne zaman almanız gerektiğini sorun.</p>
<p>*  Uçak kabinindeki hava çok kuru olabilir. Sıvı kaybını karşılamak için bol su ve alkolsüz sıvı tüketin. (Alkol, sorunu büsbütün kötüleştirir.)</p>
<p>*  Cildinizi korumak için önceden bol miktarda nemlendirici sürün. Kulaklarınız duyarlıysa, inişten bir saat önce dekonjestan burun spreyi sıkmanızın faydası olabilir.</p>
<p>*  Göz cerrahisi geçirdiyseniz (özellikle retina dekolmanı nedeniyle), hekiminizle uçuşu tavsiye edip etmediği hakkında konuşun. Basınçlı kabinde gözler kurur; bu nedenle kontakt lens yerine gözlük takın ve gözleriniz rahatsız olursa yapay gözyaşı kullanın.</p>
<p>*  Uzun bir uçak yolculuğu sırasında yaş kaç olursa olsun herkeste derin ven trombozu (DVT) gelişebilir. Bunu önlemek için özel destekleyici çorap giyin. Ayrıca havadayken kabin içinde mümkün olduğunca yürümeye çalışın; baldır kaslarınızı esnetin ve oturuken ayaklarınızı zaman zaman hareket ettirin.</p>
<p><strong>Yakınların ölümü</strong></p>
<p>Kadınlar erkeklerden ortalama 5 yıl daha uzun yaşarla! vo yaşam beklentileri daha uzun olduğu için kadınların yaşan ıhı inin son yıllarını dul geçirmeleri üzücü bir gerçektir. Eşin ölümü daha önce hiç yalnız kalmamış biri için kuvvetli bir darbedir. Dahası yaşamın bu döneminde kaçınılmaz olarak arkadaşlarınızı kaybetmeye başlarsınız.</p>
<p>Başlangıçta kadınların bu büyük kaybın kendisiyle başa çıkın;ısı gerekir. Her ne kadar yas tutmak için belli bir süre yoksa da kesinlikle sevdiğiniz ya da çok yakın olduğunuz biri için yas süreci 1 yıla kadar varabilir. Bu duygusal mayın tarlasından herkes kendi yönh; mini kullanarak çıkar: Davranışlarda &#8220;doğru yol&#8221; yoktur. Ancak yeni yol olarak yas tutarken keder farklı evrelerden geçer.</p>
<p>♦  Genel olarak ilk tepki süresi birkaç saat ile birkaç gün arasın da değişen hissizlik dönemidir. Bu dönem sizi bu süreç içine karşılaşacağınız cenaze işleriyle uğraşmak da dahil bulun duygusal baskılardan korur.</p>
<p>♦   Bu evrenin ardından aşırı yoğun duyguların yaşandığı bit dönem gelir. Ölen kişiyi özlersiniz. Sizi bırakıp gittiği için öfkolt; nebilir; gevşeme, uyuma ya da konsantre olma konusunda güçlük çekebilirsiniz. Ölen kişiyle daha önceki tartışmalarınız v< ? söylenmemiş sözler nedeniyle suçluluk da duyabilirsiniz.</p>
<p>♦  Bir sonraki evrede geri çekilip yaralı hayvan misali kendi yara larınızı yalayarak iyileştirmeye çalışırsınız. Üzüntünüzle kemli kendinize başa çıkmak istersiniz; hatta ailenizi ve arkadaşla rınızı dahi uzak tutma isteği duyabilirsiniz. Ölen kişiyi hatır İn I an her şey sizi ağlatır.</p>
<p>♦  Yas tutmanın son evresi ölümü kabullenmek ve yola devam etmektir. Kederin ezici ağırlığı hafifler ve enerjiniz, iştahınız, uyku düzeniniz normale döner. Sevdiğiniz birini kaybetmenin geride bıraktığı boşluk hiçbir zaman tamamıyla dolmaz, ama acı daha dayanıiabilir hale gelir ve yaşama yeniden bağlanırsınız.</p>
<p>Yas tutma sürecinde ailenizden ve arkadaşlarınızdan destek istemekten çekinmeyin ve hissettiklerinizi içinizde hapsetmek yerine dışa vurmaya çalışın. Bu dönemde yargılarınıza fazla güvenmeyin ve evden taşınmak gibi önemli kararlar vermeyin. Kendinize yas tutmak için yeterince zaman ve fırsat tanırsanız, daha sonraki dönemlerde ortaya çıkabilecek ruh sağlığı sorunlarının önüne geçebilirsiniz.</p>
<p>Bazı kişiler yas tutma sürecinde takılıp kalırlar ve devam etmeyi ya da duygularını kabullenip bunlarla başa çıkmayı başaramazlar. Bu açıdan en fazla risk altında olan kadınlar ruh sağlığı sorunu öyküsü olanlar, daha önce başka büyük kayıplar yaşayanlar ya da ölen kişiyle ilgili olumsuz duyguları olan kişilerdir. Ayrıca özsaygısı düşük, ölen kişiye aşırı bağımlı olan ya da ailesinden ve arkadaşlarından destek alamayan kadınlar da hassas bir grup oluşturur.</p>
<p>Ölümün meydana gelişi, özellikle de beklenmeyen bir ölümse, yas tutma sürecini daha da zorlaştırabilir. Trafik kazaları (özellikle de ölen kişinin sorumlu olduğu kazalar), kalp krizi, intihar gibi ani ölümler, toplum tarafından kolayca kabul görmeyen ilişkilerle bağlantılı ölümler ya da otopsi yapılmasını gerektiren ölümlerde başa çıkma süreci özellikle zordur.</p>
<p>Danışmanlık almayı, psikoterapiden yararlanmayı ya da benzer deneyimi yaşayanların bir araya gelerek oluşturduğu grupların toplantılarına katılmayı düşünün.</p>
<p>Ailenizden biri yas tutma sürecindeyse, yapabileceğiniz en iyi şey ona zaman tanımak ve duygularını ifade ederken onu dinlemektir. Başlangıçta günlük işleri devam ettirmekte zorlanabileceği için alışveriş ya da yemek pişirme gibi konularda yardım önerisi de faydalı olur. Eğer bu durumla başa çıkamıyor gibi görünüyorsa, bir uzmana başvurarak yardım alması için cesaret verin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/yasam-tarzi-ve-ruh-sagliginiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyon</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/depresyon/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/depresyon/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jul 2011 00:06:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=7920</guid>
		<description><![CDATA[Depresyon Hiç kimse kendini her an mutlu hissetmez; bazen üzgün olmak son derece normaldir; yaşamın değişkenliğinin kaçınılmaz bir parçasıdır. Ama kendinizi çoğu zaman üzgün ya da mutsuz hissediyorsanız bunun adı depresyondur. Depresyon kendini boşluk, umutsuzluk, değersizlik ya da suçluluk duygularıyla da belli edebilir. Bir zamanlar size keyif veren şeyleri yapmaya karşı ilgisiz hale gelebilirsiniz; uyku [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Depresyon</strong></p>
<p>Hiç kimse kendini her an mutlu hissetmez; bazen üzgün olmak son derece normaldir; yaşamın değişkenliğinin kaçınılmaz bir parçasıdır. Ama kendinizi çoğu zaman üzgün ya da mutsuz hissediyorsanız bunun adı depresyondur.</p>
<p>Depresyon kendini boşluk, umutsuzluk, değersizlik ya da suçluluk duygularıyla da belli edebilir. Bir zamanlar size keyif veren şeyleri yapmaya karşı ilgisiz hale gelebilirsiniz; <a href="http://www.saglikvediyet.info/uyku/">uyku</a> düzeniniz değişebilir. Bazıları <a href="http://www.saglikvediyet.info/uykusuzlugun-bitkisel-tedavisi/">uykusuzluk</a>tan yakınırken diğerleri sürekli uyur. Kendinizi sürekli yorgun hissedersiniz; bir konuya odaklanamaz, karar veremezsiniz ve aşırı yemek yer veya tam tersine hiçbir şey yiyemezsiniz. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/bas-agrilari/">Baş ağrıları</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/sindirim-sistemi/">sindirim</a> sorunlu tedaviye rağmen yakanızı bırakmaz. En kötüsü, artık hayatın yalanmaya değer olmadığını düşünmeye başlayabilirsiniz.</p>
<p>Depresyon gerçekten de <a href="http://www.saglikvediyet.info/ruhsal-hataliklar-sebepleri-ve-tedavisi/">ruhsal hastalık</a>tır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kadin-sagligi/">Kadın</a>larda şaşırtıcı ölçüde yaygındır ve kadınlar erkeklere göre iki kat sık etkilenir Ancak kadınların kendilerini ne kadar kötü hissettiğini söylemeye daha hazır oklukları için oranın böyle <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a>üktüğünü ve aslında aradaki farkın göründüğü kadar fazla olmadığını düşünenler de vardır</p>
<p><strong>Depresyonun Nedenleri Sebepleri</strong></p>
<p>Depresyonun tek bir nedeni yoktur. En sık rastlanan tetikieyici sebepler arasında mutsuz geçen ya da istismarın yaşandığı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>luk donemi, zor bir aile ortamında yetişmiş olmak, evsizlik, yoksulluk, sevdiğini kaybetme, malî sıkıntılar, boşanma, yas tutma ya da kronik <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalık</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/hormonlar/">hormon</a>al değişiklikler, <a href="http://www.saglikvediyet.info/diyabet-ve-alkol/">alkol</a> veya ilaç bağımlılığı ya da ilaçların yan etkileri yer alır. Aslında bu liste sonsuza dek uzayıp gider. Ancak halen de görünürde hiçbir neden yoktur; öylesine ortaya çıkıverir.</p>
<p>Görünürde üzülmesi için hiçbir neden olmayan insanlar depresyona girebilirler; hatta bu depresyon tablosu bazen çok ağır olabilir.</p>
<p>Depresyonda ailevi yatkınlık söz konusu olabilir. Yaygın olarak kabul edilen varsayım bu durumun genetik olduğudur. Acıklı gerçek şu ki pek çok çocuk, depresyondaki ebeveynlerinden olumsuz düşünme konusundaki ilk derslerini alır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/">Beyin</a>deki kimsayal dengesizlikler düşünme süreçlerini ve nasıl hissettiğimizi etkiler; hem serotonin hem de noradrenalin düzeylerindeki düşmeler depresyona yol açabilir.</p>
<p>Ancak bu &#8220;yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan?&#8221; misali yoğun bir tartışma konusudur. Bazı kişilerde, görünüşe göre yaşamda olup bitenler beyin kimyasını değiştirmektedir; oysa başkalarında, göründüğü kadarıyla yaşamdaki değişikliği başlatan beyin kimyasındaki değişikliktir. Yine de pek çok kişide hangi değişikliğin (yaşam baskısı mı, yoksa beyin kimyası mı?) daha önce ortaya çıktığı çok belirsizdir,</p>
<p>Nedeni ne olursa olsun, depresyonda olmak utanılacak bir durum değildir. Depresyon tiroit sorunları ya da pelvis ağrısı kadar gerçek bir hastalıktır. Kendiliğinden ortaya çıkıverir ve depresyonda olmak yetersiz olduğunuz ya da delirdiğiniz anlamına gelmez.</p>
<p><strong>TEDAVİLER:</strong> Farklı depresyon tipleri vardır, ama bunların hepsi genel antidepresanlar ve &#8220;konuşma terapileri&#8221; gibi farklı yöntemler bir arada kullanılarak tedavi edilebilir. Yaşam tarzınızla ilgili değişikliklerin de yardımı olabilir. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/egzersizler/">Egzersizler</a>, özellikle de sizi birazcık nefes nefese bırakan yoğun aktiviteler duygu durumunuzu yükseltebilir. Bu tür egzersizler, duygu durumunu yükselten, beynin kendi doğal salgısı olan endorfinlerin yoğun biçimde açığa çıkmasına yol açarak, depresyonu hem kısa hem de uzun vadede hafifletebilir. </p>
<p>Doğru bir diyetin de faydasını görebilirsiniz. Karbonhidrattan zengin, protein içeriği düşük gıdalarla <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">beslenme</a>nin <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a>daki triptofan düzeylerini artırabildiğine ve bunun da beyindeki serotonin düzeylerini yükselebildiğine dair kanıtlar mevcuttur. Omega-3 yağ asitlerinin (yağlı balıklarda bulunur) de depresyonla mücadelede önemli bir yardımcı olduğu düşünülmektedir.</p>
<p>Yöntem hangisi olursa olsun iyileşmeye doğru uzanan yolda ilk adım bir sorun olduğunu kabullenerek doktora başvurmanızda</p>
<p><strong>Antidepresanlar</strong></p>
<p>Her nedense antidepresanlar da insanların nefret ettiği bir başka ilaç grubu (<a href="http://www.saglikvediyet.info/dogum-kontrol-haplarinin-faydalari-ve-zararlari/">doğum kontrol hapı</a>nın yanı sıra) haline gelmiştir.</p>
<p>Ancak nihayetinde bu ilaçlar doğru kullanıldığında (ve doğru kullanılmaları çok önemlidir) gerçekten de son derece etkili olabilir; duygu durumunu yükseltip yaşam kalitesini artırabilir ve en azından bir ölçüde yeniden dolu dolu yaşama isteği verebilir.</p>
<p><strong>Hekim tarafından reçeteye yazılan başlıca iki tip antidepresan vardır:</strong> seçici serotonin gerialım inhibitörleri (SSGİ&#8217;ler) ve trisiklik antidepresanlar.</p>
<p><strong>♦  SSGİ antidepresanlar:</strong> Fluoksetin (Prozac) ve sitalopram gibi ilaçların bulunduğu bu grup, genellikle trisiklik antidepresanlardan daha hızlı etki gösterir ve yan etkileri daha azdır. Buna karşılık kullanmaya başladıktan sonraki ilk birkaç gün anksiyetede artışa neden olabilir. SSGİ&#8217;lerin çok nadiren de olsa intihar eğilimini tetikleyebileceğine dair bildirimler vardır; bunun kesin nedeni bilinmemekle birlikte ağır depresyonda olan birinde ilacın enerji seviyesini biraz yükseltmesi ve yaşamına son verecek gücü bulmayı sağlaması olabilir. Nedeni her ne olursa olsun hiç kimse yakınındaki birini haberdar etmeden SSGİ kullanmaya 201 başiamamalıdır. SSGİ&#8217;ler genellikle bir hafta içinde etki göstermeye başlar; ancak tam etkinin ortaya çıkması 2-3 haftayı bulabilir.</p>
<p><strong>♦  Trisiklik antidepresanlar:</strong> Dotiepin ve amitriptilin gibi trisikliklerin sakinleştirici etkisi vardır; bu nedenle özellikle uyku bozukluğu olanlar için uygundur. Bu ilaçlar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/agiz-ve-dis-sagligi/">ağız</a> kuruluğuna ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/kabizlikpeklik-ligin-bitkisel-tedavisi/">kabızlık</a>lara neden olabilir ve doz aşımı SSGİ&#8217;ierdekinden daha tehlikelidir. Tam antidepresan etkinin ortaya çıkması için en az 3 haftalık süre gerekir. Ancak bazıları uzun vadede duygu durumunu düzeltme açısından trisiklikleri SSGİ&#8217;lerden daha etkili bulur.</p>
<p>Pek çok şeyde olduğu gibi bu durumda da seçim bireysel belir tilere bağlıdır; &#8220;en iyi&#8221; ilaç diye bir kavram yoktur. Hangi ilaç seçilirse seçilsin insanların antidepresanlaria ilgili en büyük hatası, ilacı kendilerini iyi hissettikleri anda çok erken bırakmalarıdır. Oysaki ilaca normal hissetmeye başladıktan sonra en az 3 ay devam edilmesi gerekir. Ancak bu, ilacı uzun süre kullanmanız gereklini anlamına gelmez. Bazı kişilerin antidepresan ilaçları yıllar boyu kullanması gerekirken diğerleri 6 aylık tedaviden sonra kendini belirgin ölçüde iyi hisseder ve tedaviyi keser.</p>
<p>Antidepresanlar bağımlılık yapmaz; bir sonraki dozu daha önce almak ya da dozu artırmak için istek duymazsınız. İlacı bıraktığınız anda duygu durumuzda ani bir bozulma da olmaz. Buna karşılık ilacı aniden bırakmak sersemleme ve &#8220;elektrik çarpmasına benzer bir hisse neden olabilir; bırakılan ilaç SSGİ.olduğunda bunlar daha belirgindir. Bu nedenle bütün antidepresanlar birkaç haftalık bir dönem içerisinde yavaş yavaş bırakılmalıdır.</p>
<p>Bitkisel bir ilaç olan sarıkantaronun hafif orta dereceli depresyonda yardımcı olduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Ancak doğru dozda ilacın (aktif içerik olan hiperisinden günde 300 mikrogram) yeterince uzun süre kullanılması önemlidir. Sarı kantaronun kayda değer bir fark oluşturması için genellikle en az 2-3 haftalık bir zaman geçmesi gerekir. Doğum kontrol hapının etkisini azaltabileceği gibi başka ilaçlarla, özellikle de diğer antidepresanlarla etkileşebiiir. Başka ilaç kullanıyorsanız ya da başka sağlık sorunlarınız varsa sarıkantaron kullanmaya başlamadan önce mutlaka hekiminize danışın ya da deneyimli bir eczacıyla görüşün.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/depresyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukların 6-12 yaş Arası Ruh Sağlığı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarin-6-12-yas-arasi-ruh-sagligi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarin-6-12-yas-arasi-ruh-sagligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 21:58:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=5667</guid>
		<description><![CDATA[6 — 12 YAŞLAR ARASINDA RUH SAĞLIĞI Bu yaşlar arasındaki ruh gelişimi, çocuğun aile çevresinden dış âleme doğru yönelmesi safhasına raslar. Okula başlamak bu safhanın en önemli olayıdır. Çocuk, bütün enerjisini artık evi ve ailesi dışındaki dünyayı tanımaya sarfeder. Ve yavaş yavaş anne ve babasına olan aşırı düşkünlüğünü kaybeder. Fakat, evden, aile çevresinden okul için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>6 — 12 YAŞLAR ARASINDA RUH SAĞLIĞI</strong></p>
<p>Bu yaşlar arasındaki ruh gelişimi, çocuğun aile çevresinden dış âleme doğru yönelmesi safhasına raslar. Okula başlamak bu safhanın en önemli olayıdır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">Çocuk</a>, bütün enerjisini artık evi ve ailesi dışındaki dünyayı tanımaya sarfeder. Ve yavaş yavaş anne ve babasına olan aşırı düşkünlüğünü kaybeder. Fakat, evden, aile çevresinden okul için ayrılış olayı çok önemlidir. Çocuk atılmış, terkedilmiş hissini almamalıdır.<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/cocukların-Ruh-Sagligi.jpg"><img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/cocukların-Ruh-Sagligi-300x225.jpg" alt="" title="cocukların Ruh Sagligi" width="295" height="255" class="alignleft size-medium wp-image-5671" /></a><br />
Okul faaliyetleri çocuk için bir intizam içinde çalışma hayatına ait ilk denemelerdir. Öğretmenleri tarafından karşılanışı, arkadaşlariyle tanışması, onlarla temasları onu memnun edici bir tarzda gelişmelidir. Her çocuk bu değişiklikler karşısında, tabiî olarak bazı güçlükler, intibaksızlıklar gösterebilir. İşte okul-aile birliği dediğimiz teşekküller asıl bu bakımdan faydalı ve ehemmiyetlidir. Anne, baba ve öğretmen çocuğun iyi bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/">ruh</a> gelişmesine kavuşması için işbirliği yapmalıdırlar. </p>
<p>Bazı aileler çocuğu lüzumundan fazla korurlar ve şımartırlar, bazıları da artık okula verince kendi vazifelerinin bittiğini sanarak her şeyi öğretmenden beklerler. Bu davranışların ikisi de yanlış ve zararlıdır. En doğrusu çocuğun bu safhasında da ona nasıl muamele edilmesi gerektiği hakkında bilgi kazanmak ve daima anlayışlı, şefkatli, sabırlı olmaktır. </p>
<p>Çocuk terbiye etmenin, çocuk yetiştirmenin de kendine mahsus bir tekniği, bir bilgisi olduğunu her ana baba bilmelidir. Bu bilgiyi edinmek için de kendilerine düşen cehdi göstermelidirler. Çocuğu sevdirmek kâfi değildir. Çocuğu sevmesini de öğrenmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarin-6-12-yas-arasi-ruh-sagligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Ruh Sağlığı ve Ruhi Gelişme</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-ruh-sagligi-ve-ruhi-gelisme/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-ruh-sagligi-ve-ruhi-gelisme/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Aug 2010 13:56:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=5659</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda Ruhi Gelişme Çocuğun ruhî gelişmesi, bedenî gelişmesiyle birlikte inkişâf eder. Süt çocuğunun ruhî gelişmesi şöyledir: Birinci ayda: Işık ve renkli maddeleri gözü ile takip eder Sesi anlar. İkinci ve üçüncü aylarda: Gülümser, başını dik tutar, birtakım sesler çıkarır. Eline değdirilen şeyleri alır ve birden bırakır, yuvarlanır. Üç ve dördüncü aylarda: Gözleri ahenkli hareket eder. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuklarda Ruhi Gelişme</strong></p>
<p>Çocuğun ruhî gelişmesi, bedenî gelişmesiyle birlikte inkişâf eder. Süt çocuğunun ruhî gelişmesi şöyledir:</p>
<p><strong>Birinci ayda:</strong> Işık ve renkli maddeleri gözü ile takip eder Sesi anlar.</p>
<p><strong>İkinci ve üçüncü aylarda:</strong> Gülümser, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>ını dik tutar, birtakım sesler çıkarır. Eline değdirilen şeyleri alır ve birden bırakır, yuvarlanır.<br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/cocuklarda-Ruh-Saglıgi.jpg"><img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/cocuklarda-Ruh-Saglıgi.jpg" alt="" title="cocuklarda Ruh Saglıgi" width="295" height="284" class="alignleft size-full wp-image-5664" /></a><br />
<strong>Üç ve dördüncü aylarda:</strong> <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">Göz</a>leri ahenkli hareket eder. Parlak renklerden hoşlanır, sevinç ifadeleri ile güler, parmaklarını emer, oynar.</p>
<p><strong>Dört ve beşinci aylarda:</strong> Gözlerini ahenkli hareket ettirir, yüksek sesle güler, eğik tutulsa bile başını dik tutar, başını ses gelen tarafa doğru çevirir, seslenenlere gülerek bakar, sesle cevap verir.</p>
<p><strong>Beşinci ve altıncı aylarda:</strong> Bazı sesleri taklit eder, cisimleri yakalamak ister, annesini ve süt şişesini tanır, yalnız başına oynar, sevinçli ve hiddetli sözleri birbirinden ayırır.</p>
<p><strong>Altıncı ve yedinci aylarda:</strong> Desteksiz olarak oturur, göz vo ellerini aynı işi yapmak üzvie hareket ettirir.</p>
<p><strong>Sekizinci ve dokuzuncu aylarda:</strong> Bardakla su içer, yalnız başına oturur, yabancılara doğru atılabilir, aynadaki hayalini yakalamak ister, emekler, sürünür.</p>
<p><strong>Onikinci ayda:</strong> Emekler, destekle ayakta durur, yürüyebilir. Mama, anne, bu, dede diyebilir, kapalı kutuyu açabilir, eline aldığı şeyi ağzına götürür, diğer çocuklarla ve oyuncaklar ile oynar.</p>
<p>Bir yaşından, okula başlayıncaya kadar olan süre, çocukluğun üçüncü dönemidir. Bu yaşlardaki çocuklara oyun çocuğu» denir. Bu dönem, çocuğun hızla geliştiği, her ay yeni yeni kabiliyetler kazandığı çağdır.</p>
<p>İki yaşındaki çocuk, artık dilediği gibi gezip dolaşmaya başlarsa da, daha yürümesi tam değildir. Sık sık düşer. Artık altını kirletmeyecek durumdadır. Kendi başına yemek yemesine müsaade edilmişse, döküp <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/">saç</a>madan bu işi başarabilir.</p>
<p><strong>Üçüncü yaş,</strong> çocuğun çok hareketli bir devresidir. Koşar, oynar, bisiklete binebilir, oyuncaklarla oynayabilir. Giyinirken de düğmelerini çözüp İlikleyebilir. Konuşması daha düzelmiştir. Uzun cümleler yapabilir. Üç yaşındaki çocukların çoğu artık geceleri yataklarını kirletmezler.</p>
<p><strong>Dördüncü yaş,</strong> çocuğun yeni keşifler devresidir. Bu yaşta çocuk, bitmek bilmeyen sorular sormaya başlar. Artık meramını anlatacak duruma da gelmiştir. Masal dinlemeye bayılır. Bu yaştaki çocuk kendi kendine giyinip soyunabilir.</p>
<p><strong>Beş yaşındaki çocuk,</strong>artık kendisi giyinip, soyunur. Çeşitli sorular sorma ve öğrenme merakı bu yaşta da devam eder. Artık kendine yavaş yavaş güveni artmıştır.</p>
<p><strong>Çocuklarda <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/">Ruh Sağlığı</a></strong></p>
<p><strong>RUH SAĞLIĞI NEDİR.?</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/vucut-yapimiz/">Vücut sağlığı</a>nın yanında bir de ruh sağlığının varlığını herkes bilir. Hayatta birçoğumuz «Deli» denilen ruh ve akıl hastalarına rastlamışızdır. Bir de cemiyet içinde, «Tımarhanelik deli» olmadan da, bazı ruhî arızalar gösterenler vardır. Bunlar aşırı inatçılar, kinciler, kavgacılar, hiç kimseyle geçinemeyip etrafiyle daima çatışma halinde bulunanlar, korkaklar, fazla heyecanlılar, kuruntulular, <a href="http://www.saglikvediyet.info/tutun-ve-alkol-kullanimi/">alkol</a>ikler veya diğer uyuşturucu maddeleri kullananlar, intihar edenler, kısaca cemiyet şartlarına intibak «demiyenlerdir. İşte, biz bunları da ruhî bakımdan rahatsız sayıyoruz.</p>
<p>Ruh <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a>ı sanıldığından çok önemlidir. Zira insanın toplum içindeki yaşayışını bozar. Çok defa hem kendilerine, hem de çevrelerine huzursuzluk ve hattâ zarar verebilirler. Bunlar en hafifinden en ağırına kadar bir «Ruhî intibaksızlık kurbanlarıdır.</p>
<p>Her insan, hayatında çeşitli ruh sıkıntıları geçirir. Meselâ, bir imtihanda veya işde başarısızlık göstermenin verdiği ümitsizliği, üzüntüyü, yahut başkalarına karşı duyduğumuz kırgınlığı, bizi çok kızdıran, etrafımîzdan soğutan ve hattâ kaçmaya zorlayan hâdiseleri hepimiz hatırlarız. Hattâ bu çeşit hissi hâdiselerin ruhumuz üzerinde yıllar boyu devam eden tesirleri olduğunu da biliriz. İşte, ruh sağlığından maksat insanı hayat olayları karşısında «Olgun» bir davranışa ulaştırmaktır.</p>
<p>Ruhen sağlam bir kimse hâdiseleri olmasını dilediği şekilde değil, olduğu gibi görür. Çı<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a> aksilikler, zorluklar, ümitsizlikler karşısında aşırı teessür ve hiddete kapılmaz, bundan dolayı hastalanmaz, etrafındakilerle işbirliği yapar, onların ihtiyaçlarını, alâkalarını daima dikkate alır, insanlara karşı sevgi ve bağlılık duyar, toplum hayatında kimseye yük olmadan yaşıyabilir, mesuliyet yüklenmekten korkmaz. Böyle bir olgunluğa erişmek kolay değildir. Ruh sağlığı, sadece kendi gayretlerimizle değil, çevremizin ve cemiyetin yardımlariyle yavaş yavaş olgunlaşır. Ruh. hayalımız çeşitli safhalardan geçer.</p>
<p>Çocukluk çağı ruh sağlığının en önemli devresidir. Dilimizdeki «Yedisinde ne ise, yetmişinde de odur» deyimi, ruh yapımızın daha çocukken şekil aldığını anlatan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>n manâlı bir vecizedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-ruh-sagligi-ve-ruhi-gelisme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ms Multıpl Skleroz Hastalığı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/ms-multipl-skleroz-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/ms-multipl-skleroz-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 22:49:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=5247</guid>
		<description><![CDATA[MS (MULTIPL SKLEROZ) Sinir liflerinin miyelin denilen kılıflarının hasara uğraması sonucunda kişilerde yürüme bozuklukları, kol Ve bacaklarda kuvvet kaybı, uyuşma ve sertleşme, konuşma bozuklukları, gözlerde görme kaybı, çift görme gibi bozukluklar ortaya çıkabilir. Bu belirtiler bir arada olabileği gibi ayrı ayrı da kendilerini gösterebilirler. Hastalığın nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber büyük bir olasılıkla fizyolojik ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MS (MULTIPL SKLEROZ)</strong><br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Ms-Multıpl-Skleroz-Hastalığı.jpg"><img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Ms-Multıpl-Skleroz-Hastalığı-300x267.jpg" alt="" title="Ms Multıpl Skleroz Hastalığı" width="293" height="247" class="alignleft size-medium wp-image-5251" /></a><br />
Sinir liflerinin miyelin denilen kılıflarının hasara uğraması sonucunda kişilerde yürüme bozuklukları, kol Ve bacaklarda kuvvet kaybı, uyuşma ve sertleşme, konuşma bozuklukları, gözlerde görme kaybı, çift görme gibi bozukluklar ortaya çıkabilir. </p>
<p>Bu belirtiler bir arada olabileği gibi ayrı ayrı da kendilerini gösterebilirler. Hastalığın nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber büyük bir olasılıkla fizyolojik ve ruhsal dengenin uzun süreli depresyonlar altında yıpranması, dengesiz ve yetersiz beslenme, aşırı tatlı ve şekerli besin tüketimi ile vücut parazitlerinin vücuttaki vitamin dengesini değiştirerek &#8216;B&#8217; vitamini rezervlerini tamamen yok etmesidir. </p>
<p>Vücuttaki sinir hücrelerinin beslenmesinde büyük önem taşıyan özellikle &#8216;B&#8217; vitamini kompleksi haiz ilaçların alınması ile iyileşmek mümkündür. Bu süre hastalığın şiddetine göre altı ay ile üç yıl arasında değişir. Çünkü yüksek düzeyde tahrip olan hücrelerin hele hele sinir hücrelerinin bir anda iyileşmesi beklenemez.</p>
<p><strong>Ms Multıpl Hastalığının Videolu Anlatımı Açıklaması</strong></p>
<p><object width="550" height="350"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xdgdal"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowScriptAccess" value="always"></param><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xdgdal" width="550" height="350" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/ms-multipl-skleroz-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilinçli Hipnoz ve Sinirlerin Bozulması</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/bilincli-hipnoz-ve-sinirlerin-bozulmasi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/bilincli-hipnoz-ve-sinirlerin-bozulmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 23:38:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=5062</guid>
		<description><![CDATA[BİLİNÇLİ HİPNOZ Çağımızda bilinci hipnozla bir çok hastalığa çare bulmak mümkün eğer psikosomatik rahatsızlıklardan birinden muzdarip iseniz yâni migren, romatizmal hastalıklar, tansiyon, aşırı yemek yemek, ülser saçlarda, dökülme, vücudun çeşitli yerlerinde ağrılar veya tikler korkular uyuşukluk, çalışma zorluğu unutkanlık, ter basma, adalelerde karıncalanma, yutma zorluğu gibi psikonevroz grubu, uyuşturucu ve alkol kullanma sigara tiryakiliği alışkanlıkları, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BİLİNÇLİ HİPNOZ</strong><br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Bilinçli-Hipnoz.jpg"><img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Bilinçli-Hipnoz.jpg" alt="" title="Bilinçli Hipnoz" width="295" height="250" class="alignleft size-full wp-image-5071" /></a><br />
Çağımızda bilinci hipnozla bir çok hastalığa çare bulmak mümkün eğer psikosomatik rahatsızlıklardan birinden muzdarip iseniz yâni <a href="http://www.saglikvediyet.info/migren-hastaligi/">migren</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/romatizma/">romatizma</a>l <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/tansiyon-hastaliklari/">tansiyon</a>, </p>
<p>aşırı yemek yemek, <a href="http://www.saglikvediyet.info/ulserin-bitkisel-tedavisi/">ülser</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/">saç</a>larda, dökülme, vücudun çeşitli yerlerinde <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/agrilar/">ağrılar</a> veya tikler korkular uyuşukluk, çalışma zorluğu <a href="http://www.saglikvediyet.info/unutkanlik-icin-hivaids-testi-yapilir-mi/">unutkanlık</a>, ter basma, adalelerde</p>
<p>karıncalanma, yutma zorluğu gibi psikonevroz grubu, uyuşturucu ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/tutun-ve-alkol-kullanimi/">alkol</a> kullanma <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/sigara/">sigara</a> tiryakiliği alışkanlıkları, <a href="http://www.saglikvediyet.info/kadinda-cinsel-davranis-bozukluklari/">davranış bozuklukları</a> sapmalar, ameliyat ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/dogum/">doğum</a></p>
<p>sancılarının yok edilmesi gibi bir çok rahatsızlık bilinçli hipnoz mucizesi ile yok edilmekte veya çok büyük oranda iyileşme sağlanmaktadır. </p>
<p>Yeterki bunu isteyin ve konusunda ihtisaslaşmış bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a> kuruluşuna başvurun.</p>
<p><strong>SİNİRLERİ BOZUK OLANLAR İÇİN</strong></p>
<p>Size çok etkili bir sakinleştirici bir ilaç tavsiye edelim. Bir fincan dolusu Melissa bitkisini bir su bardağı ölçüsünde su ile karıştırıp demleyerek veya kaynatarak süzdükten </p>
<p>sonra için ortalama dozaj günde 2 &#8211; 3 çay bardağı olacaktır. Kendinizi rahatsız hissettiğiniz sürece kullanmanızda sakınca yok.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/bilincli-hipnoz-ve-sinirlerin-bozulmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Transandantal Meditasyonun Faydaları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/transandantal-meditasyonun-faydalari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/transandantal-meditasyonun-faydalari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 23:03:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=4283</guid>
		<description><![CDATA[TRANSANDANTAL MEDİTASYONUN FAYDALARI Zihinsel ve bedensel olarak yorgun olduğunuzu mu hissediyorsunuz? Veya yüksek tansiyondan, kronik baş ağrılarından, (migrenden), ülserden şeker hastalığından ve alerjilerden muzdarip iseniz bütün bu rahatsızlıklarınızı büyük oranda hafifletecek bir gevşeme tekniğinden bahsetmek isteriz. Transandantal Meditasyon, tekniği hem dinlenme hemde derin bir gevşeme getiren teknik olup kişinin günlük yaşamında ve gelecekte daha fazla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TRANSANDANTAL MEDİTASYONUN FAYDALARI</strong><br />
<a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Transandantal-Meditasyonun.jpg"><img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/Transandantal-Meditasyonun-300x199.jpg" alt="" title="Transandantal Meditasyonun" width="300" height="249" class="alignleft size-medium wp-image-4351" /></a><br />
Zihinsel ve bedensel olarak yorgun olduğunuzu mu hissediyorsunuz? Veya <a href="http://www.saglikvediyet.info/tansiyon-yuksekliginin-bitkisel-tedavisi/">yüksek tansiyon</a>dan, kronik <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş ağrıları</a>ndan, (<a href="http://www.saglikvediyet.info/migren-hastaligi/">migren</a>den), <a href="http://www.saglikvediyet.info/ulserin-bitkisel-tedavisi/">ülser</a>den <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/seker-hastaliklari/">şeker hastalığı</a>ndan ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/alerji/">alerji</a>lerden muzdarip iseniz bütün bu rahatsızlıklarınızı büyük oranda hafifletecek bir gevşeme tekniğinden bahsetmek isteriz. Transandantal Meditasyon, tekniği hem dinlenme hemde derin bir gevşeme getiren teknik olup kişinin günlük yaşamında ve gelecekte daha fazla bir verim elde etmesini sağlar.</p>
<p>Zihin ve bedenin daha iyi kullanımı için bu tekniği uygulamak çok kolay çok zevklidir. Zihin, bu teknik sırasında en sakin durumunu yaşar, kişi aynı zamanda uyanık ve bilinçli bir durumdadır.</p>
<p>Kişiler, bu tekniği her gün sabah ve akşam 20 dakika uyguladığı takdirde günün tüm <a href="http://www.saglikvediyet.info/yorgunlugun-bitkisel-tedavisi/">yorgunluk</a>larını atar ve kendilerini tazelerler. Kazanılan bu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>n dinlenme dinamik ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>arılı bir çalışmaya hazırlıktır.</p>
<p>Transandantal Meditasyon tekniğinin uygulaması sırasında oksijen tüketiminin azalması, yöntem süresince fizyolojinin tümünde çok derin bir dinlenme halinin olduğunu gösterir.</p>
<p>Transandantal Meditasyon tekniğini dört yıl uygulayan 1800 kişi üzerinde yapılan <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a> sigortası istatistiklerine göre bu methodu uygulayan kişilerde %55,3 daha az hastaneye yatmak ve %76 daha az cerrahi müdahale oludğu, sonuçta daha az hastalandıkları <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a>lenmiştir.</p>
<p>Bu tekniğin en önemli yönü dengeyi ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bagisiklik-sisteminiz/">bağışıklık sistemi</a>ni güçlendirerek ileride oluşabilecek <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a>ı önlemesidir.</p>
<p>Bu teknik eğer kişi istiyorsa <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/sigara/">sigara</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/tutun-ve-alkol-kullanimi/">alkol</a>e olan bağımlılığı azaltır. Transandandal Meditasyon tekniğini beş yıl ve daha az uygulayanlar ile beş yıldan daha fazla uygulayanlar arasında biyolojik <a href="http://www.saglikvediyet.info/yaslanmayi-geciktiren-bitkiler/">yaşlanma</a> arasında büyük farklar ortaya çıkmaktadır. Bu şu demektir, tekniği ne kadar uzun süre ve düzenli olarak uygularsanız biyolojik yaşlanmanızı da o kadar geciktirirsiniz.</p>
<p>Son olarak şunları maddeler halinde belirtmek isteriz. Son yirmi yılda transandantal meditasyonun <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/">yara</a>rları üzerine 300&#8242;ü aşkın bilimsel araştırma yapılmış ve aşağıdaki sonuçlar alınmıştır.</p>
<p>• Zeka ve yaratıcılıkta artış<br />
• Hafıza ve öğrenme yeteneğinde gelişme<br />
• Gerginlik ve endişe de azalma<br />
• Biyolojik yaşlanmada yavaşlama<br />
• Uykusuzluk şikayetlerinin azalması ve giderilmesi<br />
• Psikomatik hastalıklarda azalma<br />
• Kendine olan güven duygusunun artması<br />
• Enerji ve başarının artması</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/transandantal-meditasyonun-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Zihin Bulanıklığı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-zihin-bulanikligi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-zihin-bulanikligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 23:56:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=4030</guid>
		<description><![CDATA[ZİHİN BULANIKLIĞI Zihinsel bulanıklığı olan çocuklar saçma sapan konuşurlar, dalgın ve huzursuzdurlar. Olmayan şeyleri görüp işittiklerini sanırlar. Bu belirtiler üzerinde önemle durulması ve doktora başvurulmasını gerektirir. Daha önce iyi olan bir çocuk başından aldığı bir darbe sonunda dalgınlaşma bunun nedeni yavaş yavaş oluşan bir iç beyin kanamasının beyin içi basıncını artırması olabilir. Menenjit Tedavi Çocuğunuz, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ZİHİN BULANIKLIĞI </strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-zihin-bulanikligi/">Zihinsel bulanık</a>lığı olan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>lar <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/">saç</a>ma sapan konuşurlar, dalgın ve huzursuzdurlar. Olmayan şeyleri görüp işittiklerini sanırlar. Bu belirtiler üzerinde önemle durulması ve doktora <a href="http://www.saglikvediyet.info/bas-agrisi/">baş</a>vurulmasını gerektirir.</p>
<p>Daha önce iyi olan bir çocuk başından aldığı bir darbe sonunda dalgınlaşma bunun nedeni yavaş yavaş oluşan bir iç <a href="http://www.saglikvediyet.info/beyin-kanamalari/">beyin kanaması</a>nın <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/">beyin</a> içi basıncını artırması olabilir.<br />
<strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/inmeanevrizma.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4031" title="inmeanevrizma" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/inmeanevrizma-300x225.jpg" alt="" width="300" height="245" /></a>Menenjit</strong></p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Çocuğunuz, beyninde ya da kafatasındaki tahribatın yeri ve yoğunluğunun anlaşılması için hastaneye kaldırılır. Orada kendisine kafatası röntgeni ve BBT  testleri yapılacaktır. Ameliyat gerekebilir.</p>
<p><strong>BBT</strong> BBT (Bilgisayarlı beyin tomografisi) teşhise geniş çapta yardımcı olabilen ve acı vermeyen bir işlemdir. Klasik röntgen metotlarına, benzemeyen BBT sayesinde, <a href="http://www.saglikvediyet.info/kanin-pihtilasmasi/">kan pıhtıları</a> ve <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/tumor-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/">tümör</a>ler gibi yumuşak dokular da görülür. Bu işlem, vücudun etrafında dolaştırılan ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/yuz-agrilari/">yüz</a>lerce röntgen ışmı yayınlayan kamera aracılığıyla gerçekleştirilir. &#8220;Elde edilen veriler bir bilgisayar aracılığıyla incelenir ve alanın seri resimleri alınarak incelenir.</p>
<p><strong>Baş BBT&#8217;si</strong> BBT &#8216;yi yaptırmak için çocuk başı makinanın içinde olarak bir masaya yatırılır. Resimlerin bulanık çıkması için kendisinden kıpırdamaması istenir.</p>
<p>Virüs veya <a href="http://www.saglikvediyet.info/bakteri-enfeksiyonu-perfringens-septisemisi/">bakteri</a>yal bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a>un neden olduğu <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/beyin-zari-hastaliklari/">beyin zarı</a> <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/iltihaplar/">iltihap</a>lanmasıdır.</p>
<p><strong>Tedavisi</strong></p>
<p>Kesin bir teşhis konulabilmesi için çocuğunuz, büyük bir olasılıkla <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/omurilik-sivisi-hangi-durumlarda-incelenir/">omurilik sıvısı</a>ndan örnek alınması için bir hastaneye kaldırılacaktır. Serum ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bakteri-enfeksiyonu-perfringens-septisemisi/">bakteriyal enfeksiyon</a> için <a href="http://www.saglikvediyet.info/yanlis-antibiyotik-kullanimi/">antibiyotik</a> verilecektir.</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">Göz</a> seviyesinde BBT</strong></p>
<p>Kafanın üstü yukarıda kalacak şekilde yapılır. Beyaz kısımlar kemik, gri kısımlar doku ve siyah kısımlar hava boşluğudur.</p>
<p><strong>Başın üst kesitine uygulanan BBT</strong></p>
<p>Solda başm üst kesitinden  alınan BBT&#8217;de hastanın durumu görünüyor. Ortadaki gri kısım beyindir.</p>
<p>Doktor çocuğunuzun kulaklarına özel bir itina göstererek muayene edecek ve sizden genel gelişmesini öğrenecektir. Çocuğunuzun geç konuşmasının belirli bir sebebi bulunamazsa, doktor çocuğun kendiliğinden konuşmaya başlamasını beklemenizi, bu arada büyüklerin ve çocukların konuşmalarını bol bol dinlemesi imkanını <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yaralar/">yara</a>tmanızı isteyecektir. Sağırlıktan şüphelenirse, diğer işitme testlerinin yapılabilmesi için çocuğunuzu bir uzmana gönderir. iyi anlaşılmayan konuşmalar <a href="http://www.saglikvediyet.info/sagirlik/">sağırlık</a> belirtisi olabilir. Doktora başvurun. Tedavi</p>
<p>Doktor bir ön işitme testi uygulayacak ve çocuğunuzun <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">kulak</a>larını muayene edecektir, Sağırlıktan şüphe ederse diğer test ve tedavilerin yapılabilmesi için çocuğunuzu bir uzmana gönderir.</p>
<p>Kelimeleri telaffuz ederken bir zorluk çekmiyorsa, konuşmak istemeyişinin sebebi konuşma mekanizmasındaki bir bozukluk veya sağırlık olamaz. Uzman bir doktora danışın.</p>
<p>Küçük çocukların çoğu konuşmada bir çekinme dönemi geçirirler. Bunun nedeni; heyecanlandıkları zaman beyinlerinin konuşabildiklerinden daha hızlı çalışmasıdır. Normal bir durum olup, hemen hemen her çocuk bu devreyi geçirir.</p>
<p><strong>Ne yapmalısınız?</strong></p>
<p>Kelimelerin sonunu onun yerine getirerek ona yardımcı olmaya çalışmayın. Bu <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kekemeligin-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/">kekeme</a>liğine dikkat çekmek olur ve kekeleme süresini uzatabilir.</p>
<p>Küçükken geç konuşma özelliği gösteren çocuklarda büyüme yıllarında kekeleme görülebilir. Bu durum endişe duygusu ve heyecanlanma halinde daha da kötüleşır. Doktora başvurun.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Doktor çocuğunuzu tedaviye alabilir. Küçük yaşta tedavi gören çocuklar genellikle bu güçlüklerini yenerler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/cocuklarda-zihin-bulanikligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Değişik Nedenli Sinir Hastalıkları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/degisik-nedenli-sinir-hastaliklari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/degisik-nedenli-sinir-hastaliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 19:14:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2764</guid>
		<description><![CDATA[ALKOLİK NEDENLER Alkoliklik (alkolizm), 2 mekanizma ile sinirsel bozukluklara neden olur: —  içilen alkolün çeşidi ne olursa olsun ivegen zehirlenme; bu, sarhoşluk ya da ivegen alkol koması durumudur; —  süreğen alkolikliğin yol açtığı B vitaminleri eksikliği; dengesiz beslenme, iştah yitimi, protein ılımının azalması (hastalar daha az et yerler), bir de bulunan sindirim bozuklukları (mide iltihabı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ALKOLİK</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>NEDENLER</strong><strong> </strong></p>
<p>Alkoliklik (alkolizm), 2 mekanizma ile sinirsel bozukluklara neden olur:</p>
<p>—  içilen alkolün çeşidi ne olursa olsun ivegen zehirlenme; bu, sarhoşluk ya da ivegen alkol koması durumudur;</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2793" title="image111" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/image111-300x225.jpg" alt="image111" width="300" height="225" /></p>
<p>—  süreğen alkolikliğin yol açtığı B vitaminleri eksikliği; dengesiz beslenme, iştah yitimi, protein ılımının azalması (hastalar daha az et yerler), bir de bulunan sindirim bozuklukları (mide iltihabı, amalar, ishal) bağırsaklarda B vitamini emilimin-bir bozukluğa neden olur. Ayrıca, bu kişilerin anıksız yapıları, uğradıkları enfeksiyonlara (vilere, mikroplara, verem basiline bağlı), beden-ya da ruhsal travmalara, küçük cerrahi girişim karaciğer sirozu gibi saldırılara direnç göstereme-melerine neden olur.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İvegen alkol zehirlenmesi</strong></p>
<p>Klasik sarhoşluk tablosunu oluşturur ve 3 dönemde evrim gösterir:</p>
<p>—  1. dönem yersiz neşe. belleğin, dikkatin ve yargılamanın azalması, duygusal eğilimlerin serbestleşmesi ve hafif denge bozukluklarıyla birlikte beyin uyarılması dönemidir; kişinin alışkanlığına ve dayanıklılığına bağlı olarak, kanda alkol düzeyinin litrede yaklaşık 1 gr&#8217;a çıkmasına uyar;</p>
<p>—  2. dönem, zihinsel yeteneklerin bozulduğu dönemdir; içgüdülerin serbestleşmesiyle (özellikle saldırganlık) ve denge bozukluklarıyla &#8216; (baş dönmeleri, sendeleyerek yürüme, iç kulakta alkolün yaptığı bozukluğun sonucu olan düzensiz hareketler) nitelenir; bu dönemde kanda alkol düzeyi litrede 2-5 gr arasındadır;</p>
<p>—  3. dönemde daha yüksek bir alkol düzeyinden başlayarak alkol koması yerleşir; sakin olan ve kiriş reflekslerinin yitiminden başka hiç bir sinirsel belirti göstermeyen hasta uyuyor gibidir. Bu dönem, özellikle çok genç ya da çok yaşlı kişilerde ölümle sonuçlanabilir.</p>
<p>Alkolin emilimi hızlıdır; yaklaşık 1 saatte dokulara girer ve bütünüyle atılması 24 saati bulur. Kanda en yüksek alkol düzeyine, içkinin alınmasından sonraki 1.-5. saatler arasında ulaşılır. Bu düzey alkolün su katılmadan ve aç karnına alındığı durumlarda daha da yüksektir. Susuz ve aç karnına alınan alkol, kanda litrede 1 gr düzeyine erişebilir; oysa bol yemekle birlikte alınan alkol, ancak litrede 0,4 gr düzeyinde kalacaktır. Kanda litrede 1 gr&#8217;ın üstündeki alkol düzeyi, l İt şarap içilmesiyle eşdeğerlidir ve bu miktarda alkol alan kişilerin yüzde 80&#8242;inde belirgin bir sarhoşluğa neden olur.</p>
<p><strong>Süreğen alkol zehirlenmesi</strong></p>
<p><strong>Deliıium tremens</strong></p>
<p>Herhangi bir zamanda, çoğunlukla bir travmadan, bir enfeksiyondan, hattâ içilen alkol miktarında bir değişiklikten sonra ortaya çıkan ivegen bir olaydır. Nöbetin başladığı anda tanınmalıdır; hasta aşırı titrer, yüz anlatımı bozulur, uyku uyuyamaz (çünkü, sözgelimi dev hayvanlar görme biçiminde korkunç karabasanları vardır), dengesini yitirir, özellikle de büyük bir zihin bulanıklığı gösterir, yer ve zaman kavramını yitirir, yolunu yönünü bütünüyle şaşırmıştır. Bu dönemde işe karışılmazsa hasta, büyük korku nöbetleri, genelleşmiş titremeler, aşırı sıkıntı, mutlak uykusuzluk, duyusal ve görsel korkunç hayaller (dev hayvanların görülmesi ya da mesleksel taşkınlık) içinde yok olur gider. Bu durumda kişi hem kendi, hem de çevresi için tehlikeli hal alır; çünkü kendi coşkusu içinde yaşar ve artık hiç bir çevre kavramı yoktur. Hızla sıvı yitirir, çok terler; ateş 39-40°C&#8217;a yükselir. Hastalık hızla tedavi edilmezse, hastaların üçte birinde kalp yetmezliği, atardamar basıncında büyük düşme, beyin zarları kanaması,&#8217; beyinde kan toplanması gibi nedenlerle birkaç saatte ölümle sonuçlanır.</p>
<p><strong>Alkole bağlı asivegen sinirlilik nöbetleri</strong></p>
<p>Daha az tehlikelidir; tekrarlayan ve yavaş yavaş alkol kökenli bunamaya doğru giden sinirlilik nöbetleriyle nitelenir. Hasta bilinçlidir, yolunu yönünü iyi bilir, bilinç bozukluğu yoktur-, ancak, «psikoz» adı verilen ve evrimi ciddi olan gerçeklik kavramında bozukluklar gösterir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Alkole bağlı ruhsal bozukluklar</strong></p>
<p>Bir kıskançlık çılgınlığıyla, süreğen hayallerle (hasta sesler işitir, kendini gazetede, televizyonda görür) birlikte giden kişilik bozuklukları söz konusu olabilir. Ayrıca, şizofreniyle karşılaştırılabilecek bir evrim görülebilir; o zaman gerçeklik anlamındaki tam bozukluk nedeniyle, kişinin düşünceleri ve hareketleri birbiriyle uyumlu değildir.</p>
<p><strong>Alkole bağlı beyin hastalıkları</strong></p>
<p><strong>Korsakov sendromu</strong><strong> </strong></p>
<p>Çoğunlukla bir yaygın sinir iltihabı ile ruhsal bozuklukları birleştirir; zihin bulanıklığı özel bir biçimde belirir; hasta, yaşadığı günün yeni olaylarını ya da geçmiş günlerin olaylarını (son yemek, önceki gün yapılan bir ziyaret) unutur ve bu unutkanlık nöbetin hemen başlangıcında gözlenir. Tersine, çocukluk ve geçmiş yıllar çok daha iyi anımsanır. Zaman (tarih, gün, yıl) ve mekanda yönlenme bozukluğu kesindir. Hasta bu duruma hayali olaylar ve tanışıklıklarla çare bulur; çok çeşitli ve çok sayıda hayali olay anlatır; her yeni kişiyi tanır ve önceden bu kişi ile karşılaştığını sanır; bütün bu olaylar sırasında kendini çok iyi hissetmektedir. Bu bozukluklar genellikle, tedaviye karşın iyileşmezler.</p>
<p><strong>Wernicke&#8217;nin beyin hastalığı</strong><strong> </strong></p>
<p>Uzun yıllar boyunca kendini alkolle zehirleyen, zayıflayan, az besin alan büyük alkoliklerde görülür. Bulanıklık durumuyla birlikte zihinsel yeteneklerde yitim, huzursuzluk ve aşırı sinirlilik dönemleriyle kesilen uyuşukluk, gamsızlık belirtileri gösterir. Sinirsel bozukluklar belirgindirler: Denge bozuklukları; kas sertlikleri; göz yuvarnın hareket kaslarının felci.</p>
<p>Tedavi edilmezse, evrim 15 günde ölümle sonuçlanır.</p>
<p><strong>Alkol kökenli bunamalar</strong><strong></strong></p>
<p>Süreğen alkoliklik, genellikle ilerleyici bir bunamayla sonuçlanır; bunama zihin ve manevi duyu alanında yıkılma, ahlakın ve sosyal yaşamın iflasıyla birliktedir ve bütün bunlara suç niteliğinde olaylar eklenir; bu biçim, frengililerdeki genel felci anımsatır ve konuşma bozukluğu, kas gerginliğinin artması, anlatım bozuklukları, titremeler, yürüme bozuklukları, sara nöbetleriyle birliktedir. Evrim, birkaç yılda ölüme doğrudur; bu evrim sırasında hasta yolunu yönünü bilemez, şaşkındır, çevresiyle ilgisizdir, varlığını kendi başına sürdürme yeteneğinde değildir.</p>
<p><strong>Yaygın sinir iltihabı ve göz siniri iltihabı</strong></p>
<p>Bu hastalıklar özellikle kadınlarda, çoğunlukla alkol zehirlenmesine bağlı olarak ortaya çıkarlar.</p>
<p><strong>TEDAVİ</strong><strong></strong></p>
<p>Büyük tıbbi ve toplumsal sorunlar yaratır: Alkolik, ancak içinde yaşadığı koşullar daha elverişli duruma getirilince iyileşebilir ve alkolden kurtulabilir (aile-meslek etkinliği, bir şeyle uğraşma ve boş zamanları değerlendirme). Alkolden arındırma tedavileri, hangi alkol çeşidi olursa olsun, hastada ilaçlar yardımıyla alkolden tiksinmeye yol açacak bir koşullandırmaya dayanır.</p>
<p>Delirium tremens hastaya ağız ya da damar içi yoluyla sıvı vermeyi, yatıştırıcı ilaçlarla yatıştırmayı ve yüksek dozda B vitamini tedavisini gerektirir. Korsakov sendromu, yaygın sinir iltihabı, göz siniri iltihabı, VVernicke sendromu, her şeyden önce alkolü bırakmayı ve önce kas içi yoluyla, daha sonra da ağız yoluyla uzun süre aralıksız kullanılacak yüksek dozda B vitamini tedavisi gerektirirler. Gerçekten alkoliklik uyuşturucu madde alışkanlığı gibi bir durumdur Alkol gereksiniminin kendi de, ikincil olaylardan önce, ruhsal bir hastalıktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/degisik-nedenli-sinir-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genel Büyük  Senbromlar</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/genel-buyuk-senbromlar/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/genel-buyuk-senbromlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 12:15:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=2647</guid>
		<description><![CDATA[Önce bilinen, sık rastlanan ve iyi sistemlendirilmiş 6 büyük sendromu yani, burada hastalık süreci sinir sisteminin belli, sınırlı bir işlevini ilgilendirmektedir) tanımlayacağız. Sinir muayenesinde her sendromun sistemli olarak aranması gerekir. Bu sendromlar, sırasıyla şunlardır: Piramit sistemin en sık görülen hastalık biçimleri olan yarım felç ve alt üyelerin felci; II. hareket nöronunun hastalanmasıyla nitelenen alt üyelerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önce bilinen, sık rastlanan ve iyi sistemlendirilmiş 6 büyük sendromu yani, burada hastalık süreci sinir sisteminin belli, sınırlı bir işlevini ilgilendirmektedir) tanımlayacağız. Sinir muayenesinde her sendromun sistemli olarak aranması gerekir. Bu sendromlar, sırasıyla şunlardır<sub>:</sub> Piramit sistemin en sık görülen hastalık biçimleri olan yarım felç ve alt üyelerin felci; II. hareket nöronunun hastalanmasıyla nitelenen alt üyelerin gevşek felci; beyincik ve piramit dışı sistem sendromlari; hastayı ve çevresindekileri uyarması gereken, teşhis ve tedavisinin acil yapılması gereken kafaiçi basınç artışı; tıbbi yönden kökenleri ve sonuçları bakımından çok değişik birçok hastalığı gruplandıran saralar.</p>
<p><strong>YARIM FELÇ</strong><strong> </strong></p>
<p>Yarım felç (hemipleji), piramit demetin I. hareket siniri bozununa bağlı olarak bedenin bir yarısının tutmamasıdır. Hastaların çoğunda bu bozun, piramit liflerin çaprazlaşma yeri olan soğan iliğin üstünde yer alır; dolayısıyla hareket bozuklukları karşı taraftadır. Bozun omurilikte olduğu zaman, felçler aynı yandadır. Ayrıca, bozunun hareket yollarında sınırlı kalması son derece ender rastlanan bir durumdur ve hastaların çoğunda duyusal, duyumsal bozukluklar ve özerk sinir sistemi bozuklukları da vardır. Yarım felce sık rastlanır. Bir beyin yarıküresini ya da tek taraflı olarak beyin sapını etkileyen bir travmaya bağlı, damarsal, ursal kökenli, iltihap kökenli ya da yozlaştırıcı bütün bozunlar, karşı tarafta bir yarım felce yol açabilirler.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2847" title="yarım felc" src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/yarım-felc.jpg" alt="yarım felc" width="250" height="200" /></p>
<p><strong>TEŞHİS</strong><strong> </strong></p>
<p>Bozukluklar gizli olduğu zaman, teşhis güç olabilir: Gizli yarım felç. Hastayı, bir kol ya da bacakta ağırlık duyması, ayak sürüme, bir kolun sallanmaması, yüz çizgileri ve mimiklerinde bakışımsızlık gibi çevrenin fark ettiği küçük belirtiler uyarır. Muayenede yüzde, kol ve bacaklarda, kas gücünde bakışımsızlık aranmalıdır. Yarım felçli tarafta kas gücü, ya toptan ya da bazı kas gruplarında azalmıştır. Yüz ve boyunda, hasta bir yüz hareketi yapınca, sözgelimi ıslık çalınca, ağzını açınca ya da gözlerini sıkıca kapayınca, felç bir tarafta ortaya çıkar. Ayrıca felçli tarafta kemik-kiriş refleksleri daha canlıdır ve Babinski belirtisi vardır. Bu aşamada kas sertliği gizlidir ve hastayı pek rahatsız etmez.</p>
<p>Belirgin yarım felcin teşhisi daha kolaydır: Felç ister tam, ister kısmi olsun, bir tarafta belirgindir ve daha çok kolu ya da bacağı etkiler. Bu felç «kasmmalı» diye nitelenir. Çünkü felçli tarafın kaslarının gerginliği artmış., sertleşmiş, dolayısıyla de kolda bükülme, bacakta açılma durumunda hareketsizlik yerleşmiştir. Kol bedene yapışıktır; dirsek ve bilek, göğüs üstüne bükük durumdadır. Parmaklar da avuç içinde kıvrılmıştır. Buna karşılık bacak düzdür ve ayak, bacağın uzantısı yönündedir (düşüktür). Refleksler canlıdır; aynı tarafta Babinski bulgusu vardır. Ayrıca istemli hareketlere eşlik eden istemsiz hareketler de ortaya çıkar. Felç, yüzü de içine alır; ama göğüs ve solunum kaslarını etkilemez. Kasınma lı yarım felçten önce, reflekslerin yitmesiyle birlikte «gevşek yarım felç» denilen bir kas gevşekliği dönemi bulunabilir. Bu durum, felçli taraf yumuşak, gevşek, kullanılmaz olduğundan, hastayı yatağa bağlar. Oysa kasın-malı biçimde, bacağın düz durumda kasılı olması, yürümeye olanak verebilir.</p>
<p><strong>Yerleşimle ilgili teşhis</strong><strong></strong></p>
<p>Hareket bozukluklarına eşlik eden bozukluklar bulunarak, piramit yolun bir düzeyindeki bozunun saptanmasına dayanır. Eşlik eden bu bozukluklar arasında, yüzeysel ya da derin duyu bozuklukları, anlatım bozuklukları, görme bozuklukları, yüz hareketleri bozuklukları ya da öteki kafa sinirleri çiftlerinin felçleri sayılabilir. Bozun, beyin kabuğu düzeyinde bulunabilir. Çıkıcı alın kıvrımı hiç bir zaman bütünüyle hastalanmadığından yarım felç kısmidir ve özellikle kolu etkiler. Duyu bozuklukları da vardır; çünkü bozun çoğunlukla çeper lobu alanına taşar; egemen yarıküre (sağ elini kullananlarda sağ yarım felç) bozuklarımda, sözle anlatım bozuklukları da bulunabilir. Bozun beyin sapm-daysa, sözgelimi göz hareket siniri, dilaltı büyük siniri gibi eşlik eden kafa sinirleri çiftleri etkilenmesi, bozun düzeyinin belirlenmesini sağlar. Ayrıca, bozun omurilikte, bir tarafta yerleşebilir. Bu durumda seyrek rastlanan omurilik kökenli yarım felç gözlenir. Felç bozunla aynı taraftadır, yüzü etkilemez ve aynı tarafta derin duyarlık bozukluklarıyla, sağlam tarafta ise yüzeysel duyarlık bozukluklarıyla birliktedir. Yarım felçlerde, yerleşimle ilgili incelemenin büyük önemi vardır; sözgelimi bir ur. apse ya da kan toplanması durumunda, hastalık sürecinin durdurulmasına, böylece hareket işlevlerinin yeniden kazanılmasını sağlamak için doğrudan girişimde bulunmaya olanak verir.</p>
<p><strong>Nedenle ilgili teşhis</strong></p>
<p><strong>Travmalar</strong></p>
<p>Kırıklı ya da kırıksız bir kafa travmasından sonra yarım felcin ortaya çıkışı, hemen, bir damar kanamasına bağlı olan ve beyni sıkıştıran bir kan toplanmasını akla getirir. Hastanın yaşamı tehlikede olduğundan acil tedavi gereklidir ve yaralı hastaneye kaldırılmalıdır. Göz dibi muayenesi, beyin elektrosu ve en küçük kuşkuda şahdamarı yoluyla beynin atardamar filmi çekilmesi, teşhisi sağlar. Hemen cerrahi girişim kararı verilir.</p>
<p><strong>Beyin kanamaları</strong><strong></strong></p>
<p>Sık rastlanırlar. Bir beyin-beyin zarları kanaması ya da beyin yumuşaması söz konusu olabilir.</p>
<p>Kanama özellikle, atardamar yüksek basıncı olmayan genç bir kişide, bir çaba harcama sırasında bir atardamarın yırtılmasıyla oluşur. Bu yırtılma çoğunlukla bir oluşum bozukluğu düzeyinde (anevrizma gibi), bir ur bulunması nedeniyle ya da bir pıhtılaşma önleyici tedavi sırasında olur. Başlangıç apansızdır; ağır özerk sinir sistemi bozukluklarıyla birlikte hastayı komaya sokar. Bele iğneyle girildiğinde, kanlı bir sıvı elde edilir. Göz dibi muayenesi ve atardamar filmi teşhisi doğrular. Evrim genellikle ölümle sonuçlanır. Buna karşılık, beyin yumuşaması daha yaşlı, yüksek atardamar basınçlı, damar sertliği bulunan kişilerde görülür. Başlangıç daha hafiftir ve çoğunlukla bilinç yitimi yoktur. Beyin dokusu bozunu, ya bir amboli (bir pıhtının atardamarı tıkaması) ya da atardamar sertliği olan bir kişide tromboz (bozulmuş iltihaplı atardamar çeperi ve daralmış damar tıkayıcı pıhtının oluşumunu kolaylaştırırlar) sonucu ikincil olarak ortaya çıkar. Evrim çok daha iyidir; çünkü genellikle bozukluklar geriler.</p>
<p><strong>Beyin urları</strong></p>
<p>Daha da yavaş, sinsi olarak gelişirler ve çoğunlukla çırpınma nöbetleriyle, baş ağrılarıyla, kusmalarla, bilinç ve kişilik bozukluklarıyla birliktedirler. Kafa filmi bir kemik bozunu gösterebilir; beyin elektrosu, bozuna uyan «sessiz» bir beyin kabuğu bölgesi ortaya çıkarabilir. Ekografide, sinirsel yapıların orta çizgiden yer değiştirdiği gözlenebilir. Ama cerrahi girişimden önce, özellikle izotoplu beyin incelemesi ve atardamar filmi, teşhisi sağlarlar.</p>
<p><strong>Enfeksiyonlar</strong><strong></strong></p>
<p>İrinli ya da verem kökenli bir beyin zarları iltihabının (menenjit), bir beyin iltihabının (ansefa-lit) iyileşmesi sırasında ya da beyinde apse oluşumuna yol açan genel septisemili bir enfeksiyon sırasında görülürler. Bozukluklar çoğunlukla, ateşli bir durumda ortaya çıkar. Belkemiğine iğneyle girilerek sıvı almak gerekir.</p>
<p>Ayrıca yarım felç, bir mültipleskleroza bağlı olabilir, geçici olarak bir sara nöbetini ya da bir karbon monoksit zehirlenmesini izleyebilir ya da geçici olarak bir yarım baş ağrısına eşlik edebilir.</p>
<p>Görüldüğü gibi yarım felç, son derece değişik hastalık süreçlerinin belirtisi olabilir. Hastanın geleceğini, tedavi olasılıklarına göre bu süreçler belirler.</p>
<p><strong>EVRİM</strong><strong></strong></p>
<p>Evrim, doğal olarak, nedene ve iyileştirici tedavilere (özellikle cerrahi) bağlıdır. Damar kökenli yarım felçlerin kendiliğinden gerileyen özel bir evrimleri vardır. Önce felç ortaya çıkar. Bazen bir kas gevşekliği (hipotoni) dönemini, ilerleyici biçimde kasılmalar izler. Bu kasılmalar birkaç gün ya da haftada yayılırlar. O halde yeniden eğitim ve hareket etkinliğinin yeniden kazanılması, iki etmene bağlı olacaktır: Felç; kas sertleşmeleri. Kol ve bacakları kötü konumda hareketsizleştirdiklerinden, hareketlerin yeniden kazanılmasını tehlikeye soktuklarından, hattâ istemli hareketler sırasında arttıklarından dolayı, kas sertleşmeleri daha rahatsız edicidirler. Ama birkaç hafta ya da birkaç ayda bozukluklar geriler ve hasta, hareket işlevlerini ve söz yitimi varsa, anlatımın bazen önemli derecede, hattâ bütünüyle geri gelmesini umabilir. Ne var ki, tekrarlama tehlikesi yüksektir.</p>
<p><strong>AYIRICI TEŞHİS</strong><strong></strong></p>
<p>Yarım felç teşhisinin tek güçlüğü, hastanın fazla rahatsız olmadığı, klinik muayenede de pek belirti saptanmayan gizli biçimlerdir. Bunun dışında, sözgelimi kısmi (yani kol ya da bacakta ya da bir kas grubunda ağır basar) bir yarım felç ile çevresel bir sinir felcini karıştırmak güçtür. Çünkü, çevresel sinir felcinde kas sertliği ve refleksler yoktur. Ayrıca ciddi bir muayene, belirtileri görülen yapısal bir felç ile geçmişi ve kişiliği hekimi yanıltmayan histerili bir hastada ortaya çıkan yarım felci ayırt etmeyi sağlar.</p>
<p><strong>HASTALIĞIN ÖTEKİ BİÇİMLERİ</strong><strong></strong></p>
<p>Burada komadaki bir hastada görülecek yarım felç üstünde duracağız. Hasta bilinçsizdir ve özerk sinir sisteminde bulunabilecek bozukların bilançosu yapılır. Yani nabız, kalp ritmi, atardamar basıncı, solunum ritmi, beden sıcaklığı, bedenin su durumu (dilin kuruluğu; iki parmak arasında buruşturulan derinin düzelmemesi) denetlenir. Ayrıca özellikle sidiğin biriktiği dolu bir sidik torbasının belirtisi olan «sidik torbası küresi» aranarak, sidik torbası büzücü kas işlevleri denetlenir. Yarım felç genellikle fazla belirgin değildir. Çünkü bu dönemde, kaslarda gerilim azlığı yaygındır (gevşek felç) ve refleksler çoğunlukla iki yanda da yitmiştir. Ama tekrarlanan muayenelerle yüz felci, Babinski belirtisi, gözbebeklerinin eşitsizliği ve kısa süre sonra kol-bacak kas gerginliğinde eşitsizlik ortaya çıkarılır. Temel sorun, acil olarak iyileştirile-bilecek bir nedenin aranması ve hastanın su ve elektrolit dengesinin yeniden sağlanmasıdır.</p>
<p><strong>TEDAVİ</strong><strong></strong></p>
<p>Yarım felcin nedeninin tedavisinin yanı sıra, hastayı özenli bakım yapabilecek bir servise yatırmak son derece önemlidir. Bu bakım, sürtünme ve bası altında kalma bölgelerinde yara açılmasını önleyen özel yataklar (su yatağı, havalı yatak, vb.) ve konum değişikliklerini de kapsar. Su ve elektrolit dengesinin yeniden sağlanması, besin dengesinin denetimi ve antibiyotik tedavisi, felçlerin ve ortaya çıkabilecek özerk sinir sistemi bozukluklarının güç dönemecini aşmayı sağlar. Biçim bozukluklarını önlemek ve ayakta durmayı, koltuk değneğiyle yürümeyi ve söz yitimi durumunda anlatımın yeniden kazanılmasını sağlamak için, kas sertlikleri başlar başlamaz, etkin yeniden eğitime geçilir.</p>
<p>Yarım felçli  hasta, çevreden ilgi gördüğünü sezmeli ve etkin biçimde yardım görmelidir. Ancak bu koşullar altında, topluma yeniden girmek için gerekli sabır ve isteği kazanabilir.</p>
<p><strong>ALT ÜYELER FELCİ</strong><strong></strong></p>
<p>Alt üyeler felci (parapleji), her iki bacağın felcidir. 2 biçimde görülür <sub>:</sub></p>
<p>—  merkezi (ya da I.) hareket yolunun hastalanmasıyla (her 2 yandaki piramit demetlerin bozunu) kas kasılmasına doğru gelişen kasılmalı alt üye felçleri;</p>
<p>—  II. hareket nöronu (omurilik ön boynuzu ve çevresel sinir) düzeyinde bir hareket hastalığına bağlı olan ve kas gevşekliği (hipotoni) ile nitelenen gevşek alt üye felçleri. Alt üyelerin felci, doğrudan doğruya yürümeyi bozar. Yürümenin bozulması, hem felce, hem de kas gerginliğine bağlıdır. Felç ciddi (kütlesel) olduğu zaman, etkin hareket olanaksızlasın Kısmi ise, yürüme, kas gerginliğine bağlıdır. Büyük bir kas gevşekliği ya da tersine önemli bir kas sertliği, hastayı yatağa bağlar. Buna karşılık, az bozulmuş bir kas gerginliği, yeniden eğitim ve uygun aygıtlar sayesinde yürümeye olanak verir.</p>
<p><strong>KASINMALI ALT ÜYELER FELCİ</strong><strong></strong></p>
<p>Piramit yolun (I. hareket siniri) çoğunlukla omurilik düzeyinde iki yanlı bozulma bağlıdır.</p>
<p><strong>Teşhis</strong></p>
<p><strong>Klinik belirtiler</strong></p>
<p>Başlangıçta, hastalığın gizli biçimlerinde teşhis güçtür. Hasta, bacaklarının «zayıflığından, yürüyünce anormal ölçüde yorulduğundan yakınır. Her iki bacağın kas gücü çok azalmıştır; kemik kiriş refleksleri canlıdır ve her 2 yanda Babinski belirtisi vardır. Kas sertliği, her iki bacağı düz durumda hareketsizleştirir. Ayak, bacağın uzantısındadır, düşüktür. Dolayısıyla hasta, bir bastonla, parmak uçlarında zıplayarak uzun süre yürüyebilir. Çoğunlukla sidik kaçırma, torbada sidik birikimi gibi büzücü kas bozuklukları, bazen cinsel iktidarsızlık saptanır. İlerlemiş dönemde felç kütleseldir. Dolayısıyla, nedenin bulunmasını sağlayan muayeneler çok erken yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Nedenle ve yerleşimle ilgili belirtiler</strong></p>
<p>Kasınman alt üyeler felçlerinin kökeninde iki hastalık grubu vardır: Omurilik basıları; omurilik hastalıkları. Omuriliği belli bir düzeyde bası altında bırakan olaylar, uygun bir tedaviyle (çoğunlukla cerrahi) ortadan kaldırılabilir. Hareket bozukluklarının yanı sıra, her zaman duyu bozukluklarına da yol açma özellikleri vardır: Bozunun altındaki köklerin sinirlendirdiği alanlarda duyu bozuklukları; bozun düzeyinde köklerin sinirlendirdiği bölgelerdeki kaslarda çevresel felç. Bası yapıcı olaylar, yalnızca omuriliğin kordonlarını ve omurilik sinirlerini etkilemekle kalmaz, beyin omurilik sıvısının akış yollarını da etkilerler. Muayenede yerel bir omur ağrısı, bu düzeyde bir sertlik, gövdede iki yanlı, çoğunlukla kuşak biçiminde olan ve öksürmeyle, çaba harcamayla artan ağrılar aranır. Ayrıca beyin-omurilik sıvısının incelenmesinde, belirgin bir albümin artışı ve Queckenstedt testiyle akımın engellenmiş olduğu saptanır. Buna karşılık, hücre incelemesi normaldir. Tam bir kan incelemesi, omur filmleri ve omurilik filmi (miyelografi) sayesinde, alt üyeler felcinin nedeni, özellikle de omuriliğin hangi düzeyinde olduğu saptanır. Bası, omuriliğin kendi urlarının ya da zarlarının urlarından gelebilir. Kesin yeri, omurilik filmiyle saptanır. Omurilik basısı (tedavisi çoğunlukla hareketin yeniden kazanılmasıyla sonuçlanır) olasılığı bir yana bırakıldıktan sonra, nedenleri iyi bilinmeyen ve çoğunlukla yozlaştırıcı sinir bozuklarına yol açan omurilik hastalıklarının teşhisine yönelir: Mültipl skleroz; Charcot hastalığı; sirengomiyeli; omuriliğin bileşik sklerozları; bazı kalıtımsal yozlaşmalar. Burada sinirler, doğrudan doğruya omurilik içinde bozuna uğramışlardır. Ama olay, alt üyeler felci sınırlarını büyük ölçüde aşar. Nitekim, merkezi sinir sisteminin başka düzeylerinde de bozukluklar gözlenir. Evrim oldukça kötüdür.</p>
<p><strong>GEVŞEK ALT ÜYELER FELCİ</strong><strong></strong></p>
<p>Kasları yumuşatan ve gevşeten, kemik-kiriş reflekslerinin yitmesiyle birlikte ayağı düşüren bir kas gevşekliğinin eşlik ettiği iki yanlı bacak felcidir.</p>
<p><strong>Teşhis</strong><strong></strong></p>
<p>İkincil olarak kas sertleşmesine doğru gelişecek merkezi sinir sistemi kökenli bir alt üyeler felci söz konusu olabilir. Bu durumda,- felç önemli olmakla birlikte, geçici olarak, kas gerginliği artışıyla birlikte değildir. İki yanlı Babinski belirtisi bulunması, piramit sistemin hastalandığını kanıtlayabilir.</p>
<p>Bozunun II. hareket nöronu düzeyinde yerleştiği çevresel bir felç de söz konusu olabilir. Bu bozun, ivegen ön boynuz. iltihabında (çocuk felci) olduğu gibi ön boynuzda, köklerde (Guillain-Barre hastalığı) ya da çevresel sinirlerde (alkole, ilaçlara, zehirlenmelere, enfeksiyonlara, şeker hastalığı gibi metabolizma hastalıklarına ya da besin-vita-min yetersizliklerine bağlı yaygın sinir iltihapları) bulunabilir.</p>
<p><strong>Çevresel gevşek alt üye felçlerinin evrimi</strong><strong></strong></p>
<p>Nedenlere göre değişir. Felçler çoğunlukla kalıcıdır ve bilanço, aylarca süren yeniden eğitimden sonra elektriksel muayenelerle yapılır. Felçli kaslar kaçınılmaz olarak körelirler; deri kurur, donuklaşır, soğur. Bu durumda bütün sorun, bu yetersizliği, sağlam kasların uyumunu sağlayarak ve iyi seçilmiş aygıtlar kullanarak azaltmaktır. Bu, özellikle çocuk felcinde önemlidir. Hareket işlevlerinin kazanılma derecesi önceden kestirilemez ve bu düzelme yavaştır. Kalıcı bir bilanço ancak, gözetim altında ve önce edilgin, sonra etkin bir yeniden eğitimle geçirilen aylar süren bir evrimden sonra yapılabilir.</p>
<p><strong>BEYİNCİK SENDROMU</strong><strong></strong></p>
<p>Beyinciğin hastalanmasını burada yalnızca belirtiler açısından inceleyeceğiz.</p>
<p>Beyinciğin temel görevinin kas gerginliğini, duruşunu denetlemek ve istemli hareketi yapılan hareketlere uydurmak olduğunu görmüştük. O halde beyincik bozukları, her şeyden önce hareket bozukluklarına yol açarlar. Bozun tek taraflıysa, bozukluklar aynı tarafta görülecektir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>NEDENLER</strong><strong></strong></p>
<p>Beyincik sendromu, beyinciğin bulunmaması gibi bir oluşum bozukluğu hastalığına, elli yaşlarına doğru yozlaştırıcı bir körelmeye, beyincik ve omuriliğin kalıtımsal yozlaşmasına, alkoliklik ya da kurşun zehirlenmesi gibi zehirlenme kökenli bir hastalığa, mültileskleroza: özellikle grip, çocuk felci, suçiçeği virüslerine bağlı bir beyin iltihabına, damarsal bir hastalığa, bir arka çukur <strong>uruna, </strong>bir travmaya bağlı olabilir. Ayrıca hiç bir neden bulunamayabilir: Özellikle, birkaç günde kendiliğinden gerileyen, «küçük çocuklardaki ivegen denge bozukluğu durumu».</p>
<p><strong>TEŞHİS </strong></p>
<p><strong>Klinik belirtiler</strong></p>
<p><strong>Kas gerginliği bozuklukları</strong></p>
<p>Gerek dinlenmede, gerekse belirgin bir durum korunurken ve hareket sırasında, bir kas gevşekliği bulunur. Bu gevşeklik, bozun tek yanlıysa, aynı yandaki beden yarısındadır.</p>
<p><strong>Duruş bozuklukları</strong></p>
<p>Beyincik sendromlu hasta her yönde yalpalar, dengesini koruyabilmek için bacaklarını birbirinden ayırır. Bu bozukluklar gözler hem açıkken, hem kapalıyken gözlenir. Yürüme yavaş ve güvensizdir; kollar denge sağlamaya yarar. Buna, beyincikle ilgili denge bozukluğu (ataksi) adı verilir. Çoğunlukla sarhoş bir kişinin yürümesine benzetilir. Muayenede, istemli hareketlerin ölçüsü bozulmuştur; hedeflerini aşarlar (hipermetri), zaman ve üç boyut içinde karmaşık bir hareketin yapılmasında iyi bağdaştırılamazlar (asinerji). Hızlı almaşmalı, birbirini izleyen hareketler olanaksızdır (adiado-kokinezi). Ayrıca istemli hareketlerin başlangıcında ve sonunda özel bir titreme vardır. Bütün bu bozukluklar, beyincik sendromlu bir hastada hareketlerin eşgüdümlü olmadığını gösterir. Yazı ve konuşma çok çabuk bozulur. Özellikle iki yanlı bozunlarda telaffuz bozukluğu (dizartri) gözlenir. Konuşma yavaş, kararsız, vurgulu ve patlayıcıdır (sarhoş konuşması).</p>
<p><strong>EVRİM</strong><strong></strong></p>
<p>Sendromun evrimi, nedene göre değişir. Çocuklardaki ivegen denge bozukluğunda iyi, günümüzdeki tedavilere cevap vermeyen hastalıklardan mültilesklerozun son evresinde ya da süreğen al-koliklikte çok kötüdür.</p>
<p><strong>AYIRICI TEŞHİS</strong><strong></strong></p>
<p>Ciddi bir inceleme, kas gevşekliğiyle birlikte anormal, ama daha geniş hareketlerin görüldüğü, üyelerin köklerini ilgilendiren köre hastalığını ya da kas gerginliği artışı ile kol ve bacaklarda değişik hareketlerin birlikte bulunduğu parkinson sendromunu bir yana bırakmayı sağlar.</p>
<p>Bundan başka 3 denge bozukluğu biçimi vardır :</p>
<p>— tabes dorsalis gibi omurilik arka kordon ya da köklerinin bozuna uğraması nedeniyle oluşan denge bozukluğu; derin duyu bilgilerini beyin merkezlerine taşıyan liflerin kesikliğine bağlı olduğundan, bozukluklar, gözler kapatılınca ortaya çıkarlar. Hasta gözlerini kapayınca ayakta duramaz, sallanır ve düşer (Romberg belirtisi);</p>
<p>—  iç kulak bozukluğuna bağlı olan iç kulak hastalıkları kökenli denge bozukluğu; dengesizlik her zaman bir yana doğrudur, baş dönmeleri ve nistagmus  ile birliktedir;</p>
<p>—  özellikle alın lobu ön bölgesi bozuklarında ortaya çıkan ve gerçek bir yürüme beceriksizliğinin görüldüğü beyinsel denge bozuklukları</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/genel-buyuk-senbromlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

