<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#187; Şeker Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/seker-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvediyet.info</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 20:35:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Diyabet ve Kalıtım</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/diyabet-ve-kalitim/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/diyabet-ve-kalitim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 13:40:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3222</guid>
		<description><![CDATA[Ana-babadan çocuklara şeker hastalığı geçer mi? Anne-babadan bebeklerine çeşitli özellikler bu arada bazı hastalıklar da geçer. Eğer evlenen kız ve oğlanın her ikisi de şeker hastası ise doğacak çocuk &#8216;% 100 şekerli olur. Sadece kız veya oğlan şekerli ise doğacak çocuğun şekerli olması ihtimali % 22&#8242;ye düşer. Fakat doğan çocuklara ekserisi GİZLÎ ŞEKERLİDİR, bunlar 45 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p>Ana-babadan <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>lara <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/seker-hastaligi/">şeker hastalığı</a> geçer mi? Anne-babadan <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/">bebek</a>lerine çeşitli özellikler bu arada bazı <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/hastaliklar-ve-tedavileri/">hastalıklar</a> da geçer. Eğer evlenen <a href="http://www.kadinlar.tc/kiz-cocugu-ve-genc-kiz/">kız</a> ve oğlanın her ikisi de şeker hastası ise doğacak çocuk <em>&#8216;% </em>100 şekerli olur. Sadece kız veya oğlan şekerli ise doğacak çocuğun şekerli olması ihtimali % 22&#8242;ye düşer. Fakat doğan çocuklara ekserisi GİZLÎ ŞEKERLİDİR, bunlar 45 yaşına yaklaştıkları vakit hakiki şekere çevirirler.</p>
<p>Şekerli ana ve babalardan meydana gelen yavrularda, küçüklükte veya yaşlanınca bilinmeyen bir sebepten şeker ayarlaması bozulmakta ve o kimse şeker hastası olmaktadır. Doğuştan bu özellik onun bünyesinde mevcuttur, en ufak iç veya dış sebepten bir gün şeker ortaya çıkmaktadır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Öneriler:</span></strong></p>
<p>—  İki şekerli asla birbiriyle evlenmemelidir.</p>
<p>—  Hatta kendisi <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/">sağlık</a>lı görünüp de <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/aile-hukuku/">aile</a>sinde şekerli olanlarla veya oğlan da birbiriyle <a href="http://www.kadinlar.tc/evlenme-yasievlenme-cagi/">evlenme</a>melidir.</p>
<p>—  Şekerli aileden doğan bebekler daha bebeklikten Itlbnrrıı kontrol altına alınmalı ve şeker hastası olmamaları için İlim önlemler alınmalıdır. (Oburluk, pişmanlık giderilmeli ve önlenmeli) Fazla tatlı yedirmemeli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/diyabet-ve-kalitim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vücudun Çalışması ve Şekerin Oluşumu</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/vucudun-calismasi-ve-sekerin-olusumu/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/vucudun-calismasi-ve-sekerin-olusumu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 13:34:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3215</guid>
		<description><![CDATA[Yaşantımız sırasında çeşitli iç ve dış etmenler, vücudumuzun çeşitli yerlerinde normal olup giden enerji kullanımını bozabilir. I Sağlıklı ve şeker hastası kimselerde enerji kullanım durumu aşağıda basitçe anlatılmıştır. A — Sağlıklı Kişilerde Enerji Kullanımı: insanlar aldıkları gıdaları yakmak suretiyle vücutlarında şu 3 ana çalışmayı sağlarlar : a) Gece &#8211; gündüz vücut sıcaklığını aynı derecede tutma. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşantımız sırasında çeşitli iç ve dış etmenler, vücudumuzun çeşitli yerlerinde normal olup giden enerji kullanımını bozabilir.</p>
<p>I Sağlıklı ve şeker hastası kimselerde enerji kullanım durumu aşağıda basitçe anlatılmıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">A — Sağlıklı Kişilerde Enerji <strong>Kullanımı</strong>:</span></p>
<p>insanlar aldıkları gıdaları yakmak suretiyle vücutlarında şu 3 ana çalışmayı sağlarlar :</p>
<p>a) Gece &#8211; gündüz vücut sıcaklığını aynı derecede tutma.</p>
<p>b) Eskiyen ve yeniden meydana gelen kısımların yapımı ve çeşitli salgıların sağlanması, c) Sinir ve kas sisteminin çalışmasını sağlamak<strong>.<br />
</strong></p>
<p>I) Enerji Kaynakları:</p>
<p>İnsanlar yapı itibariyle birbirinden ayrı 3 grup ana gıda maddesi yerler, bunlar:</p>
<p>—  Şekere dönüşen gıdalar (Karbonhidratlar),</p>
<p>Unlu, nişastalı, şekerli yiyecekler, tatlı meyveler. Bunların hepsi hazımdan sonra GLUKOZ şekeri halini alırlar. Vücutta sıcak-li|<sup>;</sup>.ı İçinin ederler.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Yağlar.</span></p>
<p>Hayvansal ve bitkisel yağlar, yüksek enerji kaynağıdır. Proteinler.</p>
<p>Ilımlarla vücudumuzda yıpranan, eskiyen kısımlar tamir olur ve yeni kısımlar yapılır.</p>
<p>İki gıdalar yeterli ve orantılı olarak alınmalıdır. Eğer yeterli şekerli gıda alınmazsa, vücut proteinli gıdaları parçalayarak yakar ve bunun sonucu kanda üre meydana gelir. Aynı şekilde normalden fazla yağ yenecek olursa, o da vücutta aseton meydana gelmesine vo zehirlenmeye neden olur.</p>
<p>Şeker hastalan bu 3 çeşit gıdanın hazımdan sonra nasıl depo edildiğini ve kullanıldıklarını, bilmesi gerekir, böylece beslenmesini daha iyi düzene sokar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">—  Şekere Dönüşen Gıdalar:</span></p>
<p>Çeşitli unlu, nişastalı, şekerli yiyecekler hazımdan sonra parçalanarak kanda GLUKOZ şekeri haline geçerler. Bu hale gelen şeker tüm vücudumuza dağıtılarak enerji sağlamada kullanılır. Tüm hhücrelerimize kadar ulaşan bu şekerin kullanılabilmesi için hücrelerin içersine girmesi ve orada tutulması gerekir. Şekerin hücrelere girmesi ve depo edilmesi pankreas bezesinin salgıladığı insülin hormonu ile olur. Şahsın çalışma durumuna göre insülin salgılaması az veya çok olur.</p>
<p>Eğer alman gıda o sırada yakılamazsa, yani ihtiyaç yoksa GLİKOJEN şekeri halinde karaciğerde depo edilir. Vücutta şekere ihtiyaç duyulunca bu şeker tekrar glükoz haline döner ve kana kartı şarak ihtiyaç olan kısımlara taşınır.</p>
<p>Sürekli la/la .şekerli gıda alınırsa, bu fazla şeker karaciğerde depo edilemez hale gelir ve yağa çevrilerek, vücutta depo edilirler.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">—  Yağların Kullanılması:</span></p>
<p>insanlarda yağlar ya dışardan gıdalarla alınır veya yenilen şe kerlerle oluşur ve fazladan meydana gelen yağ, yağ hücrelerine yeı leştirilerek depo edilir. Fazla enerjiye ihtiyaç olduğu zaman depo edilen yağlar şekere dönüştürülerek sarf edilir. Yağların yakılması, vücutta şekerin de bulunmasıyle kabil olur, yani şekerler bir nevi çıra vazifesi görür, önce onlar yanar sonra yağlar yakılıır. Yağlar tam yakılamazsa veya ihtiyaçtan fazla olursa vücutta aseton meydana gelmesine ve vücudun zehirlenmesine neden olurlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">—    Proteinlerin Yakılması:</span></p>
<p>Hazmolmuş proteinlerin bir kısmı vücutta yakılır, bir kısmı da vücutta tamir ve yeni kısımların yapılmasında kullanılır.</p>
<p>Vücudumuzdaki tüm gıda ihtiyacı ve yeterliliği çeşitli idare merkezlerince kendiliğinden idare edilir gider, bizim bunlara müdahale imkânımız yoktur. Kandaki şeker miktarına göre insülin salgılanır, kanda şeker artınca insülin salgılaması da artar ve bu nun etkisiyle şeker normal seviyeye düşer. Mevcut şeker vücudun çeşitli yerlerine insülin etkisiyle depo edilir ve oralarda tutıtltıııtHl sağlanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/vucudun-calismasi-ve-sekerin-olusumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gizli ve Gerçek Şeker Hastalığının Belirlenmesi</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/gizli-ve-gercek-seker-hastaliginin-belirlenmesi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/gizli-ve-gercek-seker-hastaliginin-belirlenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 13:31:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3213</guid>
		<description><![CDATA[Şeker hastalığının varlığı ve derecesi laboratuvarlarda, kanda şeker miktarının tesbiti suretile yapılır. Bunun için 2 gün ara ile, sabahları aç karnına kan alınarak şeker tayini yapılır. Şeker olmuş veya olmaya doğru bir gidişin olup olmadığı ŞEKER YÜKLEMESİ suretiyle laboratuvarlarda yapılır. Yüklemeden maksat, vücudumuza normalin üzerinde şeker vererek, ne kadar sürede bu fazla şekeri normal seviyeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şeker hastalığının varlığı ve derecesi laboratuvarlarda, kanda şeker miktarının tesbiti suretile yapılır. Bunun için 2 gün ara ile, sabahları aç karnına kan alınarak şeker tayini yapılır. Şeker olmuş veya olmaya doğru bir gidişin olup olmadığı ŞEKER YÜKLEMESİ suretiyle laboratuvarlarda yapılır. Yüklemeden maksat, vücudumuza normalin üzerinde şeker vererek, ne kadar sürede bu fazla şekeri normal seviyeye düşürebildiğini tesbit için yapılır. Süıe çok önemlidir.</p>
<p>Şeker yüklemesi şöyle yapılır: Hasta arka arkaya 3 gün, her gün 250 gr. karbonhidratlı (şekere dönüşen ekmek, börek, baklava, şeker, üzüm vs.) gıdalardan yer. 3. gün sabahı, hastaya vücut ağırlığının her 1 kilosu için 1 gr.hesabiyle Glikoz şekeri alınarak şurup haline getirilir ve hastaya içirilir (genellikle tüm hastalara 50 j»r. glikoz şekeri verilir). Sonra her yarım saatte bir kandaki şeker seviyesi tespit olunur, bu tahliller 3. saat sonuna kadar sürdürülür. Zamana bağlı olarak yapılan bu şeker seviyesinin ayarlanma derecesinin takibi sonuçta 3 şeyi gösterir:</p>
<p>Kanda şeker normalin üzerinde olduğu halde idrarda şeker çıkmamaktadır, buna <span style="color: #ff0000;"><strong>GİZLİ </strong>ŞEKER</span> denir. Gizli şeker bir süre devam eder ve sonra hakiki şekere dönüşür, bu nedenle pek çok kimse gizli şeker olduğunun farkına varmaz ve tedbir almaz, günün birinde hakiki şeker durumu ile karşılaşır.</p>
<p>3) Yükleme ile kandaki şeker seviyesi <strong>220 </strong>miligramın üzerine çıkmıştır ve bu seviye normal düzeye 3 saat sonunda bile düşmez. Seviye çok yüksek olduğu için ve uzun sürede yüksek kaldığından, şekerin fazlası (140 miligramın üzerindeki miktar) idrarla dışarı atılır. Yükleme sonucu böyle olan kimseler <strong><span style="color: #ff0000;">GERÇEK ŞEKER HASTASIDIR</span>. </strong>Bunlarda ayarlama düzeni bozulmuştur ve aldıkları şekerin mühim kısmı idrarla dışarı atıldığı için gıdasız kalırlar ve zamanla zayıflarlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/gizli-ve-gercek-seker-hastaliginin-belirlenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyabet Sözlüğü</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/diyabet-sozlugu/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/diyabet-sozlugu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 13:27:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3211</guid>
		<description><![CDATA[teroskleroz Yağların orta ve büyük kan damarlarında biriktiği birçok hastalıktan biri; damar sertliği. Damar içerisindeki bu birikme, kan akımını yavaşlatabilir veya tamamen durdurabilir, Ateroskleroz, herhangi bir kimsede görülebilirse de diyabetlilerde daha sık ve daha erken yaşta görülme eğilimine sahiptir. Diyabet uzmanı Diyabetli hastaların teşhis ve tedavisinde uzmanlaşmış doktor. Diyet uzmanı Sağlıklı olabilmek için yenilmesi uygun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>teroskleroz</strong></span></p>
<p>Yağların orta ve büyük kan damarlarında biriktiği birçok hastalıktan biri; damar sertliği. Damar içerisindeki bu birikme, kan akımını yavaşlatabilir veya tamamen durdurabilir, Ateroskleroz, herhangi bir kimsede görülebilirse de diyabetlilerde daha sık ve daha erken yaşta görülme eğilimine sahiptir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with diyabet">Diyabet</a> uzmanı</strong></span></p>
<p>Diyabetli hastaların teşhis ve tedavisinde uzmanlaşmış doktor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Diyet uzmanı</strong></span></p>
<p>Sağlıklı olabilmek için yenilmesi uygun olan besinlerin türlerinin ve miktarlarının belirlenmesinde uzman.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Endokrinolog</strong></span></p>
<p>Pankreas ve tiroid gibi, vücutta hormon yapan iç salgı bezleriyle ilgili hastalıkların teşhis ve tedavisinde uzmanlaşmış doktor; hormon bilim uzmanı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Enjeksiyon Bölgeleri</strong></span></p>
<p>Vücudun derisi üzerinde bulunan ve insülinin enjekte edilebileceği yerler:</p>
<p>Kolun yukarı-dış bölümü.</p>
<p><strong>Belin </strong>biraz yukarısında ve aşağısında olmak üzere vücudun</p>
<p>ön ve yan kısımları; göbeğin çevresindeki 5 cm çapındaki alan hariç.</p>
<p><strong>Kaba </strong>etlerin yukarı bölümleri.</p>
<p><strong>Bacağın </strong>yukarı kısmının ön bölümü.</p>
<p>Bu bölgelerin büyüklüğü, kişinin iriliğiyle orantılıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Enjeksiyon Yeri</strong></span></p>
<p>İnsülin enjeksiyonunun tam olarak yapılacağı yer. İnsülin, aynı enjeksiyon bölgesi içinde yer alan bütün enjeksiyon yerlerinden yaklaşık aynı hızla kana karışır. Deri, yağ ve kas dokularının sağlıklı durumda kalabilmesi için her enjeksiyonun başka bir enjeksiyon yerine yapılması önemlidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Fenilketonüri</strong></span></p>
<p>Fenilalanin isimli aminoasidin metabolizmasındaki bozukluk sonucu Tirozin&#8217;e dönüşememesi ve bu metabolik bozukluğun göstergesi olarak idrarla atılımı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Glikoz</strong></span></p>
<p>Basit bir şeker. Kanda bulunan ve dokuların enerji elde etmekte kullandıkları şeker türü.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Glikozillenmiş Hemoglobin Testi</strong></span></p>
<p>Kişinin test öncesindeki 2-3 aylık döneme ait ortalama kan şekeri düzeyini ölçen bir test. Bkz. Hemoglobin A1 ve Hemoglobin A1 c</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Glukagon</strong></span></p>
<p>Vücutta bulunan ve kan şekeri düzeyini yükselten, kimyasal bir madde, bir hormon. Glukagon pankreasta yapılır; kandaki şeker düzeyi normalin altına inmeye başladığında kana verilir.</p>
<p>Glukagon, enjeksiyon yoluyla kullanılabilecek bir ilaç olarak da mevcuttur. Kan şekerinin çok aşırı azaldığı durumlarda, hasta bayıldığında veya ağızdan birşey alamadığı zaman tedavi amacıyla kullanılır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>HDL Kolesterol</strong></span></p>
<p>Yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol; iyi kolesterol; kolesterolün vücudu terkettiği şekil. HDL kolesterol düzeyi yüksekse, kalp hastalığı riski azalır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hemoglobin A1 ve Hemoglobin A1c</strong></span></p>
<p>Hemoglobin, alyuvarlarda bulunan ve oksijeni vücut dokularına taşıyan maddedir. Kandaki şeker, hemoglobine bağlanır ve alyuvar ölene kadar bu durumda kalır. Alyuvarların vücuttaki normal ömrü, 4 ay kadardır. Kandaki şeker ne kadar fazlaysa, alyuvarlara bağlanan şeker miktarı da o kadar yükselir. Bu hücrelere bağlı şeker miktarı ölçülerek, hastanın son 2-3 ay içerisindeki ortalama kan şekeri düzeyi öğrenilebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hiperglisemi</strong></span></p>
<p>Kan şekerinin yüksek olması; diyabetin kontrol altında olmadığını gösterir. Vücutta yeterli insülin bulunmadığı ya da mevcut insülin, kandaki şekeri hücrelere sokmak için kullanılamadığı durumlarda gelişir. Aşırı açlık ve susuzluk duygusuyla sık sık idrara çıkma ihtiyacı, hiperglisemi semptomlarındandır. Tedavi edilmeyen hiperglisemi, daha ağır sağlık sorunlarına neden olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hipoglisemi</strong></span></p>
<p>Kan şekerinin düşük olması. İnsülin, besinler ve egzersiz arasındaki dengenin kan şekerinin normalden daha düşük değerlere inmesine yol açacak şekilde bozulması nedeniyle gelişir. Dermansızlık, titremeler, acıkmak, terlemek ve ağır vakalarda bilinç kaybı, hipoglisemi semptomlarındandır. Hafif hipoglisemi, şekerli birşeyler yemekle içmekle genellikle düzeltilebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İktidarsızlık (İmpotans)</strong></span></p>
<p>Erkeklerde ejekülasyon ve ereksiyon yeteneklerinin ortadan kalkması. Diyabette sinirlerin hasar görmesi ve dolaşım bozuklukları nedeniyle gelişebilir ama daha başka birçok iktidarsızlık nedeni daha vardır, iktidarsızlık, gerçek nedeninin bulunup en iyi tedavinin uygulanabilmesi için bir doktor tarafından tedavi edilmelidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İnfeksiyon</strong></span></p>
<p>Mikropların, virüslerin veya benzeri organizmaların vücutta çoğalması sonucu gelişen hastalık.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İnsan İnsülini, Biyosentetik</strong></span></p>
<p>insan vücudu tarafından yapılan insülinin vücut dışında imal edileni. Bu amaçla rekombinan DNA teknolojisi adı verilen yüksek bir teknolojiden yararlanılır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İnsülin</strong></span></p>
<p>Kandaki şekerin hücrelere girmesine olanak vererek kan şeker düzeyini düşüren, kimyasal bir madde, bir hormon. Vücutta insülin, pankreasta yapılır ve kan şekeri düzeyi normalin üzerine doğru yükselmeye başladığında kana</p>
<p>verilir.</p>
<p>İnsülin enjeksiyon yoluyla kullanılabilen bir ilaç olarak da mevcuttur ve diyabet tedavisinde kullanılır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İnsülin Reaksiyonu</strong></span></p>
<p>Kan şekeri düzeyi çok aşırı azalan insanlarda görülen semptomlar. Hastada dermansızlık, titreme, asabiyet, terleme veya dalgınlık mevcut olabilir. Şiddetli insülin reaksiyonu sırasında hasta bayılabilir. Bkz. Hipoglisemi</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İnsülin Ünitesi</strong></span></p>
<p>Az miktarda saf insülin, insülin ölçümünde kullanılan temel birim. Şişelenmiş insülinlerde, belirli bir sıvı hacmi içerisinde belirli sayıda ünite insülin vardır. İnsülin dozları ünite olarak ölçülür. İnsülin enjektörlerinin üzerinde, enjektöre çekilen miktarı göstermek üzere ünite çizgileri vardır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kalori</strong></span></p>
<p>Isı enerjisi birimi. Vücut tarafından yakılan besinlerden elde edilen enerjinin ölçülmesinde kullanılır. 1000 gram saf suyun sıcaklığını 1 santigrad-derece (°C) yükseltmek için gereken enerji miktarı, 1 kaloridir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ketoasidoz</strong></span></p>
<p>Tip I diyabetin ağır bir komplikasyonu. Ketoasidozda vücut dokuları, zehirli ketonların birikmesi nedeniyle aşırı asit duruma geçer (bkz. Ketonlar). Ketoasidoz, vücutta çok az insülin bulunduğu zaman meydana gelir. Çok zaman hastanede olmak üzere acilen tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Yorgunluk, açıklanamayan hızlı kilo kaybı, sık sık idrara çıkmak, soluğun aseton kokusu taşıması ve derin, çabuk solunum ketoasidoz semptomlarındandır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ketonlar</strong></span></p>
<p>Vücutta enerji elde etmek amacıyla yağlar yakıldığı zaman meydana gelen, zehirli kimyasal maddeler. Vücutta şekeri hücrelere sokamayacak kadar az miktarda insülin varsa vücut, gerekli enerjiyi yağlardan sağlamak üzere zorlanır ve atık ürün olarak ketonlar meydana gelir. Kandaki ketonlar, böbrekler aracılığıyla idrarla çıkarılır ve burada basit bir testle gösterilebilir. Ketonlar ayrıca vücuttan, akciğerler yoluyla da uzaklaştırılır. Bu nedenle, keton yapan bir hastanın soluğu tatlı ve aseton kokusunu andıran bir kokuya sahiptir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kolesterol</strong></span></p>
<p>İnsan ve hayvan vücudunda yapılan, yağa-benzer bir madde. Kanda, kaslarda, karaciğerde, beyinde ve diğer dokularda mevcuttur. Gerekli miktarlarda olduğunda, önemli işlevlere sahiptir. Kandaki kolesterol düzeyi yükselirse, bu madde kan damarlarının duvarlarında birikebilir. Kan kolesterol düzeyinin 200 mg/dl&#8217;den yüksek olması, kişide kalp hastalığı riskini artırır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Komplikasyon</strong></span></p>
<p>Bir hastalığa bağlı olarak meydana gelen ve her hastada görülmeyebilen sağlık sorunu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>LDL Kolesterol</strong></span></p>
<p>Düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol; kötü kolesterol. Kolesterolün kan dolaşımında bulunan şekli. Bu tür kolesterol, ateroskleroz gelişmesinde büyük bir role sahiptir. LDL kolesterol düzeylerinin 130 mg/dl&#8217;den yüksek olması, kalp hastalığı riskini artırır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lipid</strong></span></p>
<p>Yağ. Vücutta çeşitli lipidler vardır. Bunlardan kolesterol gibi bazıları önemli işlevler görür. Diğer yağlar ise enerji fazlasının, daha sonra kullanılmak üzere saklanması amacıyla vardır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>mg/dl</strong></span></p>
<p>Miligram/100 mililitre. 100 mililitre sıvıda bulunan bir maddenin miligram olarak miktarı. Kan şekeri ve vücuttaki diğer bazı kimyasal maddeler, bununla ölçülür. Miligram, metrik ölçü sisteminde gramın binde birine eşit olan, küçük bir ağırlık ölçüsü; di (desilitre) ise, litrenin onda birine eşit bir sıvı ölçüsüdür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nefropati</strong></span></p>
<p>Böbrekteki nefronların, yani kanı süzen birimlerin hasar görmesi. Diyabetin uzun dönemde ortaya çıkabilen komplikasyonlarından biridir. Böbreklerin kanı süzme yeteneğini kaybetmesine neden olur. Bu durumda, vücutta kalması gereken bazı maddeler idrara çıkarılır; vücuttan atılması gereken bazı maddeler ise vücutta kalır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nöropati</strong></span></p>
<p>Sinir dokusunun hasarı, Diyabetin uzun dönemde ortaya çıkabilen komplikasyonlarından biridir. Vücudun birçok bölümünde gelişebilir. Çok zaman ayaklarda veya bacaklarda ağrı, uyuşma ya da karıncalanma yapar. Çift-görme, ishal ve cinsel bozukluklar nöropatinin diğer sonuçlarındandır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Oral Hipoglisemik İlaç</strong></span></p>
<p>Tip II diyabet hastalarının kan şekerini düşürmek amacıyla ağızdan aldıkları ilaç. Genelde diyabet hapı olarak bilinir. Bu haplar vücudun kendi insülininin hem miktarını, hem de etkinliğini arttırarak faydalı olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Orgazm</strong></span></p>
<p>Cinsel doyuma ulaşmak. Diyabetik nöropati, bunu olumsuz yönde etkileyebilir. Bu olumsuzluk, çeşitli ilaçlarla ve kan şekeri düşürülerek tedavi edilebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Önceden-karıştırılmış İnsülin</strong></span></p>
<p>Kısa- ve ara-etkili insülinleri belirli oranlarda karıştırılmış olarak içeren insülin. 70/30 insülin, %70 NPH ve %30 Regüler insülin içerir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Pankreas</strong></span></p>
<p>Midenin aşağı bölümünün arka kısmında yer alan bir organ. Besinlerdeki besleyici maddelerin kana karışacak duruma getirilmesinde kullanılan sindirim enzimleriyle, insülin ve glukagon gibi yaşamsal önemi olan kimyasal maddeler, bu organın özel hücrelerinde yapılır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Protein</strong></span></p>
<p>insan sağlığı için gereken bir besin türü. Vücudun gelişmesinde ve onarılmasında kullanılırlar. Ayrıca bunlardan enerji de elde edilebilir. Protein, birçok besin maddesinde ve bu arada ette, balıkta, kümes hayvanlarında, sütte, yumurtada ve kuru fasulyede mevcuttur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Rekombinan DNA Teknolojisi</strong></span></p>
<p>Biyosentetik insan insülininin yapılmasında da kullanılan yüksek bir teknoloji. DNA, her tip hücrenin yapısını ve gelişmesini kontrol eden özel kalıtsal bilgileri taşıyan moleküldür. Biyosentetik insan insülini, DNA moleküllerinin yönetiminde olmak üzere özel, canlı hücreler tarafından imal edilir. Bu DNA molekülü, insan vücudunda yapılanın aynı insülini yapısal olarak meydana getirmek üzere gerekli proteinleri yapacak olan genler kullanılarak programlanmıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Reseptör</strong></span></p>
<p>Hücrelerin üzerinde yer alan ve yalnızca spesifik maddeyi tanıyarak bu maddenin kendisine bağlanıp hücreye girmesine olanak veren molekül grubuna reseptör denir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Retinopati</strong></span></p>
<p>Gözün arka kısmındaki ağ tabakanın hasar görmesi. Diyabetin uzun dönemde ortaya çıkabilen komplikasyonlarından biridir. Retinada (ağ tabaka) yüksek kan şekerinin ve yüksek tansiyonun etkisiyle hasara uğrayan birçok küçük damar vardır. Retinopati, en erken dönemlerinde hiçbir semptom vermez. Tedavi edilmezse, tam körlükle sonuçlanabilir. Tam bir göz muayenesi, retinopatinin erkenden teşhis edilmesini sağlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Semptom</strong></span></p>
<p>Hastalık belirtisi. .</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/diyabet-sozlugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gestasyonel Diyabet Nedir</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/gestasyonel-diyabet-nedir/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/gestasyonel-diyabet-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 13:11:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3205</guid>
		<description><![CDATA[Bazı kadınlarda daha önce diyabet belirtisi olmadığı halde gebelik boyunca kan şekeri yükselebilir. Gebelik öncesi yeterli insülin salgılayabilen pankreas hücreleri gebeliğin ilerlemesiyle yeterli insülin salgılayamaz. &#8220;Gestasyonel Diyabet&#8221; olarak isimlendirilen bu tablo, gebelik bitiminde genellikle düzelir. Gebe kadınların %1-2&#8242;sinde hiperglisemi saptanır. Bunların ancak %10&#8242;unda diyabet gebelikten önce bilinir. Geri kalanların tamamında diyabet, gebelik sırasında ortaya çıkar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı kadınlarda daha önce <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with diyabet">diyabet</a> belirtisi olmadığı halde gebelik boyunca kan şekeri yükselebilir. Gebelik öncesi yeterli insülin salgılayabilen pankreas hücreleri gebeliğin ilerlemesiyle yeterli insülin salgılayamaz. &#8220;Gestasyonel <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with diyabet">Diyabet</a>&#8221; olarak isimlendirilen bu tablo, gebelik bitiminde genellikle düzelir. Gebe kadınların %1-2&#8242;sinde hiperglisemi saptanır. Bunların ancak %10&#8242;unda <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with diyabet">diyabet</a> gebelikten önce bilinir. Geri kalanların tamamında <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with diyabet">diyabet</a>, gebelik sırasında ortaya çıkar ve genellikle ailesinde çok sayıda diyabetik kişiler bulunan, 30 yaşın üzerinde fazla kilolu hamileler gestasyonel <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with diyabet">diyabet</a> açısından risk taşırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/gestasyonel-diyabet-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebeliğin Şeker Hastalığı Üzerine Etkisi</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/gebeligin-seker-hastaligi-uzerine-etkisi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/gebeligin-seker-hastaligi-uzerine-etkisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 13:10:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik - Hamilelik - Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3202</guid>
		<description><![CDATA[Diyabetik gebe ile diyabetik olmayan gebe arasındaki en önemli fark, diyabette ketoasidoz riskinin artmasıdır. Öte yandan gebelikte bazı hormonların artışı ( Progesteron, östrojen. kortizon, laktojen, v.b.) insüline karşı bir direnç gelişmesine sebep olur. Bu durum diyabette mevcut tabloyu daha ağırlaştırabilir. Tüm gebelerde, gebe olmayanlara oranla daha fazla insülin gereksinimi vardır. Diyabetik gebelerde ise özellikle ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/diyabetik-hastada-psikolojik-sorunlar/">Diyabetik</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/gebelik/">gebe</a> ile <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/">diyabet</a>ik olmayan gebe arasındaki en önemli fark, diyabette ketoasidoz riskinin artmasıdır.<br />
<img src="http://www.saglikvediyet.info/wp-content/gebelikte_seker_hastaligi.jpg" alt="gebelikte_seker_hastaligi" title="gebelikte_seker_hastaligi" width="300" height="250" class="alignleft size-full wp-image-3318" /><br />
Öte yandan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/gebelik/">gebelik</a>te bazı <a href="http://www.saglikvediyet.info/hormonlar-ne-ise-yararhormon-tedavisi-ne-kadar-surer/">hormonlar</a>ın artışı ( Progesteron, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/menapoz-sirasinda-ostrojen-kullanilmasinin-zararlari-nelerdir/">östrojen</a>. kortizon, laktojen, v.b.) insüline karşı bir direnç gelişmesine sebep olur. Bu durum diyabette mevcut tabloyu daha ağırlaştırabilir.</p>
<p>Tüm gebelerde, gebe olmayanlara oranla daha fazla insülin gereksinimi vardır. Diyabetik gebelerde ise özellikle ilk 3 aydan sonra gebelik öncesine göre insülin ihtiyacı artmıştır. Bu nedenle diyabetik gebelerde <a href="http://www.saglikvediyet.info/organizmalari-genclestirmek-icin-sifali-bitkiler/">organizma</a>nın artmış glikoz ve insülin ihtiyacının dengeli olarak sağlanması, hem <a href="http://www.kadinlar.tc/anne-ana/">anne</a> hem de <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a> açısından hayati önem taşır. Bu dengenin sağlanamadığı gebelerin <a href="http://www.saglikvediyet.info/normal-bebek/">bebek</a>lerinde özellikle <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp</a> <a href="http://www.saglikvediyet.info/kas-iskelet-sorunlarina-oneriler/">iskelet sistemi</a> anomalileri, erken <a href="http://www.saglikvediyet.info/dogum/">doğum</a>, düşük, iri doğum, ya da <a href="http://www.kadinlar.tc/bebegin-gorunuste-olu-dogmasi/">ölü doğum</a> riskinin artacağını unutmamalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/gebeligin-seker-hastaligi-uzerine-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Şeker Metabolizmasının Değişimleri Nasıldır</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/gebelikte-seker-metabolizmasinin-degisimleri-nasildir/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/gebelikte-seker-metabolizmasinin-degisimleri-nasildir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 13:08:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik - Hamilelik - Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3200</guid>
		<description><![CDATA[Gebelikte vücudun enerji ihtiyacı artmıştır. Çocuğun gelişimi için gerekli enerjiyi sağlamak için daha fazla glikoza gereksinim duyulur. Bu nedenle gebelerde kan şekeri normale göre düşük düzeydedir. Glikoz alımında azalma ya da kanda insülinin normale göre çok daha hızlı düşmesi gebe metabolizmasını etkiler. Hücreye yeterli glikoz giremezse enerji öncelikle yağların kullanımı ile sağlanır ve bunun metabolik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/gebelik/">Gebelik</a>te vücudun enerji ihtiyacı artmıştır. Çocuğun gelişimi için gerekli enerjiyi sağlamak için daha fazla glikoza gereksinim duyulur. Bu nedenle <a href="http://www.saglikvediyet.info/gebeligin-seker-hastaligi-uzerine-etkisi/">gebelerde kan şekeri</a> normale göre düşük düzeydedir. Glikoz alımında azalma ya da <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a>da insülinin normale göre çok daha hızlı düşmesi <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/gebelik/">gebe</a> metabolizmasını etkiler. <a href="http://www.saglikvediyet.info/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/">Hücre</a>ye yeterli glikoz giremezse enerji öncelikle yağların kullanımı ile sağlanır ve bunun metabolik ürünü olarak idrarda keton cisimleri görülür. Bu nedenle gebelikteki durum &#8220;Hızlandırılmış Açlık&#8221; olarak değerlendirilir. Gebeliğinizde, kanda yeterli insülin <a href="http://www.saglikvediyet.info/hormon-nedir/">hormon</a>u olmaması, buna karşın glikoz gereksiniminin artması nedeniyle ketoza yatkınlık artar. Ketozis, hem çocuğun gelişimi, hem de sizin sağlığınız açısından tehlikeli sonuçlar doğuracak bir durumdur. Öte yandan gebelikte bazı hormonların artışı insüline karşı bir direnç gelişmesine sebep olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/gebelikte-seker-metabolizmasinin-degisimleri-nasildir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker Hastalığı ve Gebelik</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/seker-hastaligi-ve-gebelik/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/seker-hastaligi-ve-gebelik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 13:07:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik - Hamilelik - Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3198</guid>
		<description><![CDATA[GEBELİK Gebelik süreci diyabetik anne adayı ve çocuk açısından taşıdığı riskler nedeniyle özel bir dönemdir. Son 30 yıldan bu yana tıptaki büyük gelişmelerle bu riskler artık çok azalmıştır. Deneyimli ve gelişmiş merkezlerde uygun bir zamanlama ve dikkatli bir tedavi planlaması ile düşük oranı %2&#8242;lere indirilmiş, anne karnında iken çocukta gelişebilecek organ bozuklukları sağlıklı gebelerdeki düzeylere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>GEBELİK</strong></span></p>
<p><a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/hamilelik-gebelik-dogum/">Gebelik</a> süreci <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/">diyabet</a>ik <a href="http://www.kadinlar.tc/anne-ana/">anne</a> adayı ve <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a> açısından taşıdığı riskler nedeniyle özel bir dönemdir. Son 30 yıldan bu yana tıptaki büyük gelişmelerle bu riskler artık çok azalmıştır. Deneyimli ve gelişmiş merkezlerde uygun bir zamanlama ve dikkatli bir tedavi planlaması ile düşük oranı %2&#8242;lere indirilmiş, anne karnında iken çocukta gelişebilecek <a href="http://www.kadinlar.tc/ureme-organlarinin-sekil-bozukluklari-ve-cinsiyet-anormallikleri/">organ bozuklukları</a> <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/">sağlık</a>lı <a href="http://www.kadinlar.tc/hamilelik-gebe-kalma/">gebe</a>lerdeki düzeylere çekilmiştir. Bu sonuçların ancak anne adayının <a href="http://www.kadinlar.tc/gebelik-nedir-ve-suresi-ne-kadar/">gebelik süresi</a> <a href="http://www.kadinlar.tc/boyun/">boyun</a>ca karşılaşacağı güçlükler karşısında bilgilendirilmesi ve eğitilmesi, ve gebelik öncesi dönemden <a href="http://www.kadinlar.tc/bas-donmesi/">baş</a>layarak her aşamada diyabetolog, jinekolog ve pediatristlerden oluşan deneyimli bir ekiple ortak işbirliği ile elde edilebileceğini unutmamalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/seker-hastaligi-ve-gebelik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukluk Dönemi Diyabeti</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/cocukluk-donemi-diyabeti/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/cocukluk-donemi-diyabeti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 13:05:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3196</guid>
		<description><![CDATA[Çocukluk çağında ortaya çıkan diyabet birçok bakımdan erişkin diyabetinden farklılık gösterir. Bu bölümde çocukluk çağı diyabetinin genel özellikleri kısaca anlatıldıktan sonra, ailelerin ve diyabetli çocukların öğrenmesi gereken önemli noktalar üzerinde duracağız. 1. Çocukluk çağı diyabeti nedir, görülme sıklığı ne orandadır? Çocuğunuzda şeker hastalığı saptandığını öğrendiğinizde, anne ve baba olarak ilk ortaya çıkan duygularınız şaşkınlık, üzüntü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında ortaya çıkan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with diyabet">diyabet</a> birçok bakımdan erişkin diyabetinden farklılık gösterir. Bu bölümde çocukluk çağı diyabetinin genel özellikleri kısaca anlatıldıktan sonra, ailelerin ve diyabetli çocukların öğrenmesi gereken önemli noktalar üzerinde duracağız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>1. Çocukluk çağı diyabeti nedir, görülme sıklığı ne orandadır?</strong></span></p>
<p>Çocuğunuzda şeker hastalığı saptandığını öğrendiğinizde, anne ve baba olarak ilk ortaya çıkan duygularınız şaşkınlık, üzüntü ya da öfke duyguları ile dolu bir panik olabilir. Bu olağanüstü dönemi ancak hastalık hakkında en kısa sürede bilgi edinmekle ve iyi bir eğitimle aşabilirsiniz. Unutmayınız ki anne ve baba olarak ne kadar çok soru sorar ve ne kadar çok şey öğrenirseniz, çocuğunuza o ölçüde yararlı olursunuz.</p>
<p>Çocuklarda hemen daima (hastaların %95&#8242;inde) Tip I diyabet olarak isimlendirilen diyabet türü görülür.</p>
<p>Çocuğunuzda ortaya çıkan diyabet, pankreasta bulunan ve insülin hormonu üreten beta hücrelerinin harap olması</p>
<p>sonucu gelişir. Hastalık ortaya çıktığında bu hücrelerin büyük bölümü harap olmuştur ve artık vücut için gerekli insülin yapılamamaktadır. Çocuğunuz bundan böyle ancak dışarıdan insülin verildiğinde sağlıklı bir yaşam sürdürebilecektir.</p>
<p>Kitabın diğer bölümlerinde Tip I diyabetle ilgili belirtilen hususlar çocukluk çağı diyabeti için de geçerlidir. Bu nedenle okumakta olduğunuz bölümün yararlı olabilmesi için kitabın tümünün okunması gereklidir.</p>
<p>Çocukluk çağı diyabetinin görülme sıklığı ülkeden ülkeye değişmektedir. Örneğin Japonya&#8217;da her yıl 15 yaş altındaki 100 bin çocuktan bir tanesi diyabete yakalanırken, Finlandiya&#8217;da 35 tanesi yakalanmaktadır. Ülkemizde yeterli istatistiksel veriler olmamasına rağmen 100 bin çocuktan yaklaşık 15&#8242;inin her yıl diyabete yakalandığı tahmin edilmektedir.</p>
<p>Çocuğunuzun diyabetli olması ailenizdeki diğer bireylerin de diyabetli olması riskini diyabetli çocuğu olmayan ailelere göre ortalama 5-10 kat artırmaktadır. Bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgileri doktorunuzdan öğrenebilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>2- Çocuğunuzun diyabeti nasıl bir seyir izler?</strong></span></p>
<p>Çocukluk çağı diyabetinde birbirini izleyen üç dönem vardır ve bu dönemleri sizin de iyi bilmeniz gereklidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>a)</strong> </span><strong><span style="color: #ff0000;">Başlangıç Dönemi</span>: </strong>Bu dönem diyabet hastalığının bulgularının (çok su içme, çok idrar yapma, kilo kaybı, koma tablosu) ortaya çıkması ile başlar ve ortalama 4 hafta kadar sürer. Bu dönemde çocuğunuz hastanede enerjik bir insülin tedavisi ile eski aktivitesine kavuşabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>b)</strong> <strong>Düzelme (Remisyon) Dönemi</strong>:</span></p>
<p>&#8220;Balayı&#8221; dönemi olarak da adlandırılan bu dönemde çocuğunuzun beta hücreleri yeniden insülin yapmaya başlar. Bir başka deyişle hastalık kısmen iyileşir. Bu dönemde dışarıdan verdiğimiz insülin miktarı giderek azalır, bazı çocuklarda insülin vermeye gerek kalmayabilir. Hepimizi sevindiren bu dönem &#8220;balayı&#8221; isminden anlaşılacağı gibi geçicidir ve 1 ay-2 yıl arasında değişen bir süre devam eder.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>c)</strong> <strong>Tam Diyabet Dönemi: </strong></span>Bu dönem çocuğunuzun pankreas hücrelerinin hemen hemen hiç insülin yapmadığı dönemdir. Yeni tanı konmuş diyabetli çocuklarda en hassas dönem düzelme</p>
<p>döneminin sona erdiği günlerdir. Eğer bu günlerde artan insülin ihtiyacı karşılanamazsa çocuğunuzun komaya girme ihtimali yüksektir. Bu dönemdeki tedavi kriterleri aşağıda kısaca özetlenmiştir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>3-</strong> <strong>Çocukluk çağı diyabetinin tedavisinde ana ilkeler nelerdir?</strong></span></p>
<p>Başarılı bir diyabet tedavisi için aşağıdaki dört aşamanın dengeli planlanması gereklidir.</p>
<p>a) Yeterli miktarda insülin verilmesi</p>
<p>b)  Beslenme planı</p>
<p>c)  Uygun şekilde egzersiz (hareket) yapılması</p>
<p>d)  Dikkatli izlem ve kontrol</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>4-</strong> <strong>İnsülin tedavisinde dikkat edilmesi gerekli kurallar nelerdir?</strong></span></p>
<p>Diyabetli çocuğun tedavisinde en önemli nokta, çocuğunuzun ihtiyacına göre insülin miktarının ayarlanmasıdır. Çocuklarda aşağıdaki noktalara dikkat edilmesi gereklidir.</p>
<p>a) Çocuğunuzun kullanacağı günlük insülin miktarı doktorunuz tarafından belirlenmelidir. Hastaneden çıkışta doktor etkinliklerinden önce 20-40 gr fazladan karbonhidrat almaları gereklidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>8-</strong> <strong>Çocukluk çağı diyabetinde ani kan şekerinin düşmesi niçin daha sık görülür, belirtileri nelerdir?</strong></span></p>
<p>Çocukların büyüklere göre daha aktif ve enerjik olması, ağır egzersiz veya öğünlerin atlanması, ishal ve kusma ile giden hastalıklar gibi nedenler hipoglisemi riskini artırır. Çocukların gelişme çağında olmaları nedeniyle kan şekeri düşüklüğü, özellikle de bu düşüklüğün uzun sürmesi tehlikelidir. Kan şekeri düşen çocuklarda önce acıkma hissi, terleme, solukluk, huzursuzluk, sinirlilik, bulantı gibi bulgular görülür. Kan şekeri çok fazla düşünce ise, uykuya eğilim, konuşma bozukluğu, görmenin azalması, oturma veya ayakta durmada zorluk ve en sonunda havale geçirme ve koma gibi bulgular görülür. Ani kan şekeri düşüklüğünde tedavi yaklaşımı Bölüm 9&#8242;da anlatılmıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>9-</strong> <strong>Çocukluk çağı diyabeti tedavisinin uzun dönemli hedefleri nelerdir? Bu amaçlara nasıl ulaşılabilir?</strong></span></p>
<p>Özet olarak Diyabetli çocukların uzun dönemli tedavisinde hedeflenen kriterler şunlardır:</p>
<p>•  Kan şekerinin normal sınırlar içinde tutulması</p>
<p>•  Hayatı tehdit eden bir komplikasyon olan ketoasidozun (diyabet koması) önlenmesi</p>
<p>•  Ani kan şekeri düşmelerinin önlenmesi</p>
<p>•  Normal büyüme ve gelişme ile birlikte seksüel olgunlaşmanın sağlanması</p>
<p>•  Şişmanlığın önlenmesi</p>
<p>•  Ruhsal bozuklukların önlenmesi</p>
<p>•  Diyabete bağlı olarak gelişen olası komplikasyonların önlenmesi</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>10- Diyabetli çocuklarda takip planı nasıl olmalıdır?</strong></span></p>
<p>Yukarıda belirtilen hedeflere ulaşabilmek için diyabetli çocukların tedavi planlarına titizlikle uyulması ve disiplinli bir şekilde izlenmeleri gerekmektedir. Bu amaçla her çocuğun bir &#8220;Diyabet Takip Defteri&#8221; nin olması, bu deftere günlük insülin dozlarının, kan veya idrar şekeri değerlerinin, hipoglisemi olan saatlerin, geçirilen infeksiyon veya diğer streslerin kaydedilmesi gereklidir. Diyabetli bir çocuk en az her ay bir kez hekim tarafından kontrol edilmeli, bu kontrollerde diyabet tedavi planı gözden geçirilmelidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Unutmayınız.</strong></span></p>
<p>• Diyabetik çocuklarda temel sorumluluk anne ve babanındır. Bu sorumluluk, hastalığın  saptandığı ilk günden, çocuğun kendi sorumluluk bilincine ulaşıncaya kadar sürdürülmelidir.</p>
<p>• İyi tedavi edilen çocuklar önemli bir komplikasyon olmadan sağlıklı bir biçimde yaşama şansına sahiptirler. Hepimizin diyabetli çocuklara bu şansı sağlamak için uğraşmamız gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/cocukluk-donemi-diyabeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşlılıkta Şeker Hastalığı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/yaslilikta-seker-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/yaslilikta-seker-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 20:48:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=3180</guid>
		<description><![CDATA[Yaşlılarda en fazla görülen hastalık tipi Tip II denilen insüline bağımlı olmayan diyabet tipidir. Bu tip şeker hastalığı yavaş seyirli olması ve insülin kullanmayı gerektirmemesi nedeniyle ülkemizde halk arasında fazla ciddiye alınmamaktadır. Tüm bunlara rağmen, yavaş ve hafif seyirli de olsa sonuçta ciddi organ bozukluklarına neden olabilir. Yaşlılıkta kalp damar sistemi bozuklukları, sıvı dengesindeki bozukluklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlılarda en fazla görülen hastalık tipi Tip II denilen insüline bağımlı olmayan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with diyabet">diyabet</a> tipidir. Bu tip <a href="http://www.saglikvediyet.info/seker-hastaligi/">şeker hastalığı</a> yavaş seyirli olması ve insülin kullanmayı gerektirmemesi nedeniyle ülkemizde halk arasında fazla ciddiye alınmamaktadır. Tüm bunlara rağmen, yavaş ve hafif seyirli de olsa sonuçta ciddi organ bozukluklarına neden olabilir. Yaşlılıkta kalp damar sistemi bozuklukları, sıvı dengesindeki bozukluklar nedeniyle gelişebilecek komalar gençlere göre 5 kat daha kötü sonuçlar oluşturabilir. Bu nedenle şeker hastası <span style="color: #000000;">yaşlılarda en küçük semptomlar bile dikkatle değerlendirilmelidir.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>YAŞLILARDA ŞEKER HASTALIĞININ TEDAVİ İLKELERİ NASIL OLMALIDIR ?</strong></span></p>
<p>Yaşlılarda başka organik bozukluk yoksa tedavi ilkeleri herhangi bir yaştaki diyabet tedavisi gibidir. Hedef, şeker düzeylerini normale yakın düzeylerde tutmaktır. Tedavi planlamasında ilk aşama fizik kapasitenizin belirlenmesidir. Görme kaybı, unutkanlık ya da hareket yeteneğinde sınırlılık tedavi uygulamasında problemler oluşturabilir. Böyle durumlarda aileniz ile işbirliğiyle destek tedavisi oluşturmalısınız. Diyet programı ilgi, kabiliyet ve kaynaklarınıza uygun olarak düzenlenmelidir. Yaşlılığınız sonucu gelişebilecek kalp damar hastalıkları nedeniyle ağır <a href="http://www.saglikvediyet.info/egzersiz-cesitleri-nelerdir/">egzersiz</a>lerden kaçınmalısınız. Hafif egzersizler (örneğin haftada 3-4 kez 10 dakikadan başlıyarak 1 saate kadar uzayabilen yürüyüşler) kan şekerinizi ayarlamada yararlı olabilir.</p>
<p>Cilt, tırnak ve vücut bakımı özenle yapılmalı, fokal infeksiyonlara ortam hazırlayacak koşullardan özenle korunmalısınız. Ağızdan şeker düşürücü ilaçlar kullanıyorsanız böbrek ve karaciğer fonksiyonlarınız incelenmeli, bu ilaçların ani kan düşürücü etkilerine karşı dikkat etmelisiniz. Bu ilaçları, 70 yaşından sonra doktorunuza danışarak sınırlı olarak kullanmalısınız. İnsülin uyguluyorsanız doz ayarı sürekli denetlenmeli, insülini daha kolay ve risksiz yapabileceğiniz yöntemler  (Enjektörün üzerindeki rakamları büyültecek sistemler, kalem insülinler, v.b.) öğrenmelisiniz. Siz ve yakınlarınız, tedavi riskleri ve acil durumlarda yapılması gerekenler konusunda doktorunuza danışmalısınız. Tüm diyabetiklerde olduğu gibi yaşlılarda da sigara yasaklanır.</p>
<p><strong>Lütfen Dikkat, Önemlidir!</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/">Yemek</a> </strong>planınızı aynen uygulayın.</p>
<p>Her zamanki aktivitelerinizi ihmal etmeyin.</p>
<p>Kan şekerinizi düzenli aralıklarla ölçün;</p>
<p>hastaysanız bunu daha sık yapın.</p>
<p>Kan şekeriniz 240 mg/dL&#8217;nin üzerindeyse</p>
<p>idrarda keton testi yapın; hastaysanız bu testi daha sık tekrarlayın.</p>
<p>Cildinizi ve ayaklarınızı her gün kontrol edin.</p>
<p>Her yıl göz ve 6 ayda bir diş muayenesi yaptırın.</p>
<p>Kan basıncınızı normal değerlere yakın tutun.</p>
<p>Kan yağlarınızı normal değerlere yakın tutun.</p>
<p>Sigara içmeyin.</p>
<p>Güvenli bir yolculuk için önceden plan yapın.</p>
<p>Doktorunuzla, diyabet eğiticinizle veya diyabet tedavi ekibinizin diğer üyeleriyle sık sık bir araya gelin.</p>
<p>Diyabet ve tedavisi konusunda bilgi edinmeyi sürdürün</p>
<p>Sağlığınıza dikkat edin. Başaracağınıza inanıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/yaslilikta-seker-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

