Çocuklarda Şımarıklık ve Hırçınlık

Sponsor Bağlantılar

ŞIMARIKLIK VE HIRÇINLIK SOYAÇEKİM DEĞİLDİR

Çocuklarda kibir, yaradılıştan (soyaçekim yolundan) olacağı gibi, anne, baba ve akraba çevresinin etkisiyle de olabilir. Şımarıklık ve hırçınlık, bir soyaçekim mes’elesi değil, her şeyden önce aile tutumunun neticesidir. Şüphe yok ki, her iki halde çocuk için zararlıdır.

Bu durumda en büyük vazife anne ve babaya düşer. Aile çevresi, çocuğu bencil yapmamalı, onu hayatın tabiî şartlarına uygun yetiştirmeye çalışmalıdır.

Bu arada çocuğu kibirli davranmağa alıştırmamak, babasının serveti, şöhreti vesair meziyetleriyle övünme hatasına düşmemesine dikkat etmeli, gururlanma, kibirlenme gibi kötü alışkanlıklar edinmesine mâni olunmalıdır.

Çocukta bunlara karşı bir eğilim varsa, bu hali normal bir karaktere yöneltmeğe azamî gayret sarf etmelidir. Şunu da hatırlatmak yerinde olur ki, çocuğun izzet-i nefis sahibi olması ayrı şey, kibirli, şımarık olması ayrı bir şeydir.

Netice olarak, hoş görü ve affediş gibi Islâmî duyguları onlara küçük yaşta telkin ederek, insanların hatâları, kusurları, yanlış davranışları olabileceğini, ancak bunları büyütmenin, mukabelede bulunmanın, bir dargınlığı kin derecesine vardırmanın asla doğru olmadığını öğretiniz.

Anne ve baba çocuklarına fazla yüz vererek şımarık büyütmemeli, herhangi bir hatâsında sevgi ile mukabele etmemeli, olur olmaz bütün isteklerini yerine getirmemelidir.

Bazı anne ve babalar çocuklarının ağlamalarına, üzülmelerine, başkaları tarafından tekdir edilmelerine, hatalı zamanlarda ikaz edilmelerine razı olmazlar. Kabahat çocuklarda olsa dahi onlara mâletmeyerek, kusur ve hatâları başka çocuklara veya ikaz eden büyüğe bulurlar. Hattâ bu yetmiyormuş gibi, bilhassa münakaşa mevzuu haline getirip, çocuğunun suçsuz olduğu tezini savunurlar. İşte, anne ve babaların bu yanlış tutumları, çocukları şımarık, arsız, yüzsüz yaptığı gibi, başkalarına da zarar vermelerine sebep olur.

Bu sebeple bazı aileler, çocukları yüzünden dostluk bağlarını koparmış, komşularına karşı düşmanlık besleme derecesine kadar gelmiştir.

Onun için anne ve babalar, çocuklarının terbiyesinde bu hususa bilhassa dikkat ederek, sevmede itidal üzere bulunmalı, istenilmeyen hareketleri yaptığı zaman tekdir etmeli, cezalandırmalıdırlar.

Bu hususta annelerin hassasiyetle üzerinde durması gereken şey de, çocuğun bir kabahatinde babası onu terbiye etmeğe teşebbüs ederken araya girer ve çocuğunun kabahatsiz olduğunu savunursa, çocuğun gözünde babanın şahsiyeti küçülmüş, ruhunda babasının daha zalim davrandığı hissi uyanmış, ona karşı sevgi ve saygısı azalmış olur. Çocuk terbiyesinde idareci olarak babaların vazifesi daha büyüktür.

Öyle babalar vardır ki, çocuğu bir kusuru için insafsızca döver. Dayak çocuğun ruhunda büyük bir kin duygusu doğurur. Baba çocuğun hatâsını kabul ettirecek böyle durumlarda ana kalbi şefkatli olduğu için müdahale etmeden duramaz. Bu gibi hallerde anne ve babalar daha evvel anlaşarak, çocuğa takınacakları tavrı ve neticesini iyi düşünmelidirler. Her ebeveyn, çocuğunun ruhunu anlamalı, ona göre terbiye etmelidir.

Çocukların dayakla terbiye edilebileceği düşüncesi çok yanlıştır. Davranışı düzeltmek yönünden dayak hem faydasız, hem de tehlikelidir. Çünkü iyi ya da kötü bütün davranış şekillerinin ruhî sebepleri vardır. Bunlar gelişigüzel veya çocuğun kötü niyeti sonucunda ortaya çıkmıştır.

Dayakla davranışın bu türlerini düzenlemeye uğraşmak asıl sebebi hiçbir zaman ortadan kaldırmaz. Bu yüzden faydası da yoktur.

Sebep ortadan kalkmadıkça çocuğun bu hareket şeklinden vazgeçmesini beklemek yersiz olur. Dayak zoruyla terbiye edümiye çalışılan çocuğun, kötü olan davranışı gizlice yapmaya başladığı görülür. Ayrıca zamanla dayağa alışacağı gibi büyüklerine karşı saygısı da kalmaz, yüzsüz olur. Dayak bütün kötü eğilim ve alışkanlıkların gizlenmesine sebep olur.

Çocuğu tecziye etmeksizin idare etmesini bilen anne ve baba, en mükemmel bir terbiyecidir. Dayağın bir insanı ıslah ettiği vâki midir? Bilâkis dayak, insanı mahveder. O an için korkutmaktan başka bir şeye de yaramaz. Terbiyenin asıl vasıtaları saygı, sabır ve çocuğa örnek olmaktır.

Terbiyede, devamlı sertlikten kaçınmalı, hakikatleri yumuşaklıkla dile getirmelidir. Ancak bu sayede anne ve baba, çocuğun kalbinde taht kurup terbiyede muvaffak olabilirler.

Sponsor Bağlantılar

Sponsor Bağlantılar

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

alt