Dalak
Sponsor Bağlantılar
Dalak Hastalığının Bitkisel Tedavisi
Dalak Hastalığını Tedavi Eden Şifalı Bitkiler
Raziyane, Frenk maydanozu, Gül, Ördekayağı otu (anserina), Kekik, Oğul otu, Anason, Nane
Hazırlanış Şekli:
* Raziyane ve frenk maydanozu kaynar suya atılır. On dakika bekletildikten sonra süzülerek elde edilen sıvı, tatlandırılmadan ısıtılarak günde üç fincan içilir.
* Ördekyağı otuyla, kekik suda demlenir. Suyu süzüldükten sonra elde edilen sıvıya bir miktar gül suyu karıştırılarak içilir.
* Taze gül yaprakları kaynar suyun içinde on dakika bekletilir. Süzülerek elde edilen sıvı tatlandırılmadan soğutularak içilir.
MAKROSKOPİK ANATOMİ
Yeri
Dalak, karın boşluğunun sol geğrek adı verilen sol üst bölümünde yeralır.
Diyaframın (göğüs ile karın arasındaki sınırı belirleyen kas) altında, midenin arkasında, sol böbreğin üstünde ve kalın barsağın sol dirseği üstünde yerleşir.
Biçimi ve durumu
4 yüzü olan dalak, çoğunlukla büyük bir kahve çekirdeğine benzetilmiştir.
Aşağı yukarı 10. kaburganın eksenine paralelolarak yerleşmiştir.
Boyutları ve ağırlığı da bulunabileceğini belirtmek gerekir.
Her kişide yalnızca bir dalak vardır; ama, bazı kişilerde asıl dalağın yanısıra, çok küçük dalakların
Dalak erişkinde ortalama 12 sm uzunlukta, 8 sm genişliğinde ve 4 sm kalınlığındadır. Yaklaşık olarak 200 gr ağırlığındadır.
Rengi ve kıvamı
Dalak koyu kırmızı renkli, yüzeyi düz bir organdır. Kıvamı yumuşak ve gevrektir. Bu durum, bir travma karşısında dalağın yırtılma olasılığını açıklar.
Tutunma araçları
Dalağın sabit duruşu, çevresinde yeralan ve dalağa bağlarla tutunan çeşitli organlar tarafından sağlanır. Bu sol organlar şunlardır: Sol böbrek; sol kalın barsak (dalak-kalın barsak bağı) ve diyafram (diyafram-dalak bağı).
Ayrıca dalağın kanlanmasını sağlayan damarlar da tutunma aracı görevi yaparlar.
Karın zarı (periton) da, oluşturduğu sayısız kıvrımlarla, dalağı öteki organlara ve karın çeperine bağlar.
Anatomik komşulukları Diyafram yüzünün komşulukları
Dışbükey olan bu yüz, içten dışa doğru şunlarla komşudur:
— karın zari;
— diyafram,
— akciğer zarı ve sol akciğer (dalağın üst yarısını örter);
— göğüs çeperi (8. kaburganın alt kenarından 11. kaburganın alt kenarına kadar).
Böbrek yüzünün ilişkileri
İçbükey olan bu ikinci yüz, karın zarıyla örtülmüştür, sol böbrek ve sol böbreküstü beziyle komşudur.
Mide yüzünün komşulukları
Damarların girip çıktığı dalak göbeği (hilus) bu yüzde yeralır. Bu yüze mide-dalak bağı gelir.
Kalın barsak yüzünün komşulukları
Bu yüz dalağın tabanını oluşturur ve bir bağla bağlandığı kalın barsağın sol dirseğine yaslanır.
Bu yüz aynı zamanda, pankreasın sol bölümüyle (pankreas kuyruğu) komşudur.
Tepenin komşuluktarı
Dalağın yuvarlak olan tepesi, mide, böbreküstü bezi ve diyafram arasında yeralır.
DAMARLAR VE SİNİRLER
Dalağa kan getiren atardamarlar, aortun büyük bir dalı olan dalak atardamarından gelir. Bu dal, arkada dalak göbeği yakınında 2 dala ayrılır (alt ve üst). Bu ikincil kollar da, dalak göbeğinden geçtikten sonra, dalak içinde dallara ayrılırlar.
Toplardamarlar, dalağın içinde, çok sayıda damarın birleşmesinden doğarlar; yolunu izledikleri atardamarların sayısına eşit sayıdadırlar.
Dalak toplardamarı, mezenter toplardamarları denen, mide, ince ve kalın barsaklardan gelen daha büyük damar dalları ile birleşerek, kapı toplardamarı (vena porta) adı verilen ve karaciğere giren bir toplardamar gövdesi oluşturur.
Kapı toplardamarı, karaciğer içinden geçen kanın büyük bölümünü taşıdığından, çok önemlidir. Ayrıca bu durum, bazı karaciğer hastalıklarının neden dalak büyümesine yolaçtığını açıklar.
Dalağın içinde oluşur ve dalak göbeği düzeyinde daha büyük damarlar halinde birleşirler. Dalak göbeğindeki lenf düğümlerinde sonlanırlar.
Güneş sinir ağından (pleksus solaris) çıkar ve dalak atardamarının yolunu izlerler.
Bu nedenle, birçok kan hastalığında dalak da hastalanır.
ORGANİZMAYI KORUMA İŞLEVİ
Dalak, bütün organizmaya yayılmış olan retikülum-endotel sisteminin bir bölümünü oluşturur.
Özellikle, kandaki bazı anormal öğeleri yıkar. Bu yüzden, bazı alyuvar hastalıklarında, dalak anormal alyuvarları yokeder. En iyi örnek, bir alyuvar anormalliğiyle (mikrosferositler) nitelenen Minkovvski -Chauffard hastalığıdır (ailesel alyuvar yıkımı kökenli sarılık). Bu anormal alyuvarlar dalak düzeyinde yıkılırlar; bunu bir kansızlık izler. Dalağın çıkarılması alyuvarlardaki bozukluğu düzeltmez, ama hastalığın sonuçlarını, özellikle kansızlığı, ortadan kaldırır.
MUAYENE YOLLARI FİZYOLOJİ
Dalağın üçlü bir işlevi vardır:
— damarsal işlev;
— kanla ilgili işlev;
— organizmanın korunma işlevi.
Ama, bununla birlikte, dalağın yaşam için vazgeçilmez bir organ olmadığını ve dalağın çıkarılmasının (splenektomi) ancak geçici ve ufak tefek bozukluklara yolaçtığını belirtmek gerekir.
DAMARSAL İŞLEV
Dalağın anatomik özelliklerini incelerken bu işlevin önemini belirtmiştik. Gerçekten, dalaktan çıkan dalak toplardamarı, 2 mezenter toplardamanyla (ince ve kalın barsak toplardamarı) birlikte organizmanın en önemli toplardamar gövdelerinden birini oluşturur: Kapı toplardamarı (vena porta).
KANLA İLGİLİ İŞLEVİ
Yapısal özelliği ve damarlanmasmın zenginliğinden ötürü dalak, damar sistemi içinde yerleşmiş kanın biçimli öğelerini (akyuvarlar, alyuvarlar ve kan pulcukları) kapsayan gerçek bir süzgeç sayılabilir.
KLİNİK MUAYENE
Normalde, klinik muayenede dalak ele gelmez. Gerçekten, kaburgaların altında yerleşmiş olması, dalağın ele gelmesini önler. Ancak bir dalak büyümesi (dalağın hacminin artışı) durumunda ele gelir. Ama dalağın hafif büyümelerinin, kesin bir muayene yöntemiyle ortaya çıkarılması gerekir.
Hasta sırtüstü yatarken, hekim soluna geçerek sağ el ayasıyla hafifçe sol geğrek bölgesine bastırır. Hastanın elden geldiğince derin soluk alıp vermesi, dalağın hekimin eline değmesini sağlar. Dalak herşeyden önce çentikli ön kenarıyla tanınır. Bu kenarda birçok çentik vardır. Muayene yöntemi, sağ yanı üstüne yatmış bir kişiye de uygulanabilir.
TAMAMLAYICI MUAYENELER
Dalaktan iğneyle örnek alma
Dalaktan iğneyle örnek alma, nispeten yalın bir işlemdir; ama bir kanamaya yolaçabilecek ihtilatlar yaratma tehlikesi vardır. Bununla birlikte, iğneyle örnek alınmamasını gerektiren durumlar dışında, dalağa iğneyle girme, dalak hastalıklarında çok önemli bilgiler verir.
Röntgen muayeneleri Karın filmi
Bazı durumlarda dalak bölgesinin değerlendirilmesine izin verir. Bu bölge, midenin havayla doldurulması gibi bazı yapay yollarla daha da belirginleştirilebilir. Ama, aslında, bu alışılmış röntgen filmleri, klinik muayeneye oranla fazla bilgi vermez.
Dalak-kapı toplardamarı (splenoportografi) filmi çekme
Bu inceleme, önce dalağa iğneyle girmeye, sonra da X ışınlarını geçirmeyen bir madde verilmesine dayanır. Bu madde, sırasıyla dalak içinde, dalak toplardamarında, kapı toplardamarında ve karaciğer içinde yayılır ve bu oluşumlar] görünür.
Çok yakından alınan birçok röntgen filmi, dalağın titizlikle incelenmesini sağlar. Ama bu yöntem, dalağa iğneyle girmenin neden olabileceği ihtilatlara yolaçabilir ve bazı durumlarda uygulanmaması gerekir.
Seçici atardamar filmi
Kasıktan yapılan bir kesiyle ortaya konan uyluk atardamarına girildikten sonra, sonda aort içinde, dalak atardamarının çıkış noktasına kadar ilerletilir. Bu düzeye gelindiğinde iğneyle X ışınlarını geçirmeyen bir madde verilir ve bu sırada film çekilir. Sözkonusu madde dalak atardamarına geçer, dalak içinde yayılır ve dalak toplardamarına geçer.
Bu muayenede de çok sık aralıklarla (saniyede birçok) film çekmek gerekir; çünkü şırınga edilen madde hızla kan akımına karışır. Bu inceleme, günümüzde dalak-kapı toplardamarı filmi çekmenin yerini tutmaktadır.
Radyoizotop yöntemi (dalağın radyoaktif madde tutma yeteneğinin araştırılması)
Bu muayenenin üstünlüğü, hasta için kesinlikle tehlikesiz oluşudur.
Daha önceden hastanın radyoaktif bir madde ile (örneğin Cr51) işaretlenmiş alyuvarlarının gene
kendine iğneyle verilmesine dayanır. Bu alyuvarlar dalak tarafından alıkonur, böylece dalak da radyoaktif madde tarafından işaretlenmiş olur. Bir Geiger sayacı ile yapılan ölçümler, hastaya verilen radyoizotoptan çıkan ışınları saptayarak kaydeder. Dalak üstünde yapılan ölçüm (skening) dalakta fazla miktarda radyoaktivite toplandığını gösterirse, sözgelimi bir alyuvar yıkımlı kansızlıkta, alyuvarların çok sayıda yıkıldığı yerin dalak olduğu anlaşılır.
Karın içine bakma (laparoskopi)
Karın derisine yapılan küçük bir keşiden, karın içine optik bir aygıt sokularak, çeşitli organların gözle incelenmesine dayanır.
Sponsor Bağlantılar
| Sponsor Bağlantılar |











Leave a Reply