Saç ve Derilerin Yaşlanması

Sponsor Bağlantılar

Cildimiz ve saçlarımız belki de dışarıdan en fazla göze çarpan özellikierimizdir ve pek çok kadın cilt ve saç bakımı için hem çok fazla zaman hem de çok fazla para harcar. Bu nedenle bir kadının cildinde ve saçında önlenemeyen bazı değişiklikler olduğunu keşfetmesi bir tür şok olabilir.

Sorulması gereken soru şudur: Bunlarla nasıl baş ederim?
sac-derisi
4O’lı yaşlarında bir kadının cilt özellikleri değişir; kolajen kaybı, kaçınılmaz olarak çizgilerin ve kırışıklıkların ortaya çıkması demektir, cilt gençlikteki tazeliğini gözle görülür biçimde yitirir ve genellikle daha kuru hale gelir. Ancak bütün bunlara rağmen kızları için akne ürünleri alacak yaşa ulaşmış bazı kadınlarda da sivilceler çıkar. Bu haksızlık değil de nedir?

Bu durumdan genellikle stres sorumlu tutulur. Stres östrojenin dengeleyici etkisinin daha az güvenilir olduğu bir dönemde böbreküstü bezlerinde testosteron üretimini uyarır.

Sonuç: Alın ve çene üzerindeki yağlı bölgelerle, göz çevresinde ve yanaklardaki kuru alanların mükemmel bileşimi!

Altta yatan nedenin (genellikle çılgın tempolu bir yaşam) halledilmesi en iyi tedavidir; ancak bu arada iki farklı cilt bakımı (yağlı ve kuru bölgeler için farklı) uygulanması çok önemlidir. Çok güçlü akne karşıtı ürünler kullanmaktan kaçının. Bu tür ürünler ergenlik dönemindekiler için üretilmiştir ve daha olgun ciltlere fazla sert gelebilir, soyulma ve kuruluğa neden olabilir.

Rozase 301u ya da 40′iı yaş grubundaki kadınlarda ortaya çıkan biraz farklı bir akne türüdür. Yanaklar üzerinde kızarıklıkla birlikte iltihaplı sivilceler belirir ve bunlar özellikle sıcak içecekler, alkol ya da baharatlı yiyeceklerin alınmasından sonra belirginleşir. Yüzde güçlü steroitli kremlerin kullanılmasına da bağlı olabilir; ancak vakaların çoğunda neden bilinmez. Normalde ciltte bulunan bakterilerin aşırı çoğalması, göründüğü kadarıyla kısmen sorumludur.

Rozase ağızdan alınan antibiyotiklerle (genellikle tetrasiklinier ya da eritromisin) ya da metronidazol jelle tedavi edilebilir. Ne yazık ki bu durum yıllar boyu sürebilir; ama neyse ki pek çok kadında menopozdan sonra düzelir.

Yaşınız ilerledikçe, en büyük organ olan deriniz esnekliğini ve doğal yağlarını bir miktar kaybederek incelir, ileri yaşlarda derinizde kı­rışma süreci başlayacak ve buruşmalarla sonlanacaktır. Ortayaşlarda cildinizin bazı bölgeleri sarkabilir. Kaslarınızı sert ve gergin tutabildiği­niz bölgelerde sarkmayı azaltabilirsiniz. Ancak, yüz gibi bazı bölgelerde derinin sarkması kaçı­nılmazdır.

Deri aynı zamanda kurumaya da başlar ve daha az terlersiniz. Derinin incelmesiyle da­marlar ve lekeler daha belirginleşir.

Derinin yaşlanması çeşitli faktörlere bağlı­dır. Bir tanesi, korunmasız olarak güneş ışığına maruz kalmanızdır. Güneş ışığının altında ne kadar çok kalırsanız derinizdeki yaşlanma da o kadar hızlı olur. Bu dönemin başlarında kırışıklıklarınız ol­masa bile, ortayaşların sonuna doğru kırışıkla­rın ortaya çıkmasına hazırlıklı olmalısınız. Bu, yaşlanmanın doğal bir sonucuduoertelenebilir ama engellenemez. Kozmetik cerrahi bazen yaşlanmanın etkilerine karşı koymak için de­nenen bir yoldur.

Yaşlandıkça, yaşlılık lekeleri(bazen karaci­ğer lekeleri de denir) ortaya çıkabilir. Bunlar, bir benekten birkaç santimetre büyüklüğe ka­dar değişen rengi koyulaşmış düz yüzeyli lekelerdir. Yaşlılık lekeleri tehlikeli olmasalar da, ortaya çıktıklarında kan­ser olmadıklarından emin olmak için doktoru­nuza gösterin.
Derinin hemen altındaki küçük kan da­marlarında zayıflama, çatlama veya kanama olabilir. Bu durum, özellikle önkolda görülen, senil purpura denilen yüzeysel morluklara yol açar.

Bireyler arasında büyük farklılıklar göster­mesine rağmen, zamanla saçlarda da değişik­likler başlar. Genelikle 50′li yaşlarda insanların yarısının saçları büyük oranda kırlaşmış ola­caktır. Genellikle şakaklarda başlayan kırlaşma, yavaş yavaş yukarıya doğru yayılır. Koltukaltı ve kasık tüyleri de beyazlaşmaya başlayabilir.
Her iki cinste de yaşlanmayla birlikte saç­lar incelmeye başlar. İncelmenin etkileri, saç ve vücudun diğer bölümlerinde görülebilir. Ay­rıca 50 yaşına kadar, erkeklerin %60′ında çeşitli düzeylerde kellik ortaya çıkar.

Kellik genetik olarak belirlenmektedir ve erken yaşlanma belirtisi değildir. Saçları dökül­müş olanlarda saç büyümesini uyarmak için ilaçlar kullanılmaktadır. Ayrıca, kafaya vücudun diğer taraflarındaki saç kökleri cerrahi yolla ekilmektedir. Peruk kullanmak da diğer bir se­çenektir.

Saçların beyazlaşması erken yaşlanmanın işa­reti degildir;bazı insanlar çekici, bazıları ise itici olduğunu düşünürler. Nasıl görüldüğü, kişisel tercih, kültürel altyapı ve modaya göre değişir. Boyalarla saç rengi geçici olarak değiştirilebilir.
Menopozdan sonrası hormonal değişiklik­lerle bazı kadınların (ama hepsinin değil) yüzlerindeki tüyler kalınlaşmaya ve uzamaya başlar. Bu kıllar ortadan kaldırılabilir. Bu tür bir işlem büyümeyi daha fazla uyarmaz.

Sponsor Bağlantılar

Sponsor Bağlantılar

About the Author

One Response to “ Saç ve Derilerin Yaşlanması ”

  1. çok faydalı bir yazı olmuş teşekkür ederim

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

alt