Doğuştan Kalp Hastalığı ve Kalp Hastalığının Belirtileri

Sponsor Bağlantılar

Kalp hastalıklarının belirtileri

Kalp hastalığı olan çocuklarda morarma, soluk alıp vermede güçlük, sık soluk alma, beslenirken yorulma gibi belirtiler olabileceğinden bu durumlarda doktora başvurulmalıdır.

Bazen beslenme güçlüğü ya da sık solunum yolu enfeksiyonları ile ilgili yakınmaları doktora başvurma nedenidir. Bayılma, havale, şok, göğüs ağrısı, gelişme geriliği ve eklem ağrıları gibi belirtiler özellikle büyük çocuklarda görülen belirtilerdir. Morarma ile giden doğumsal kalp hastalıklarında zamanla parmaklarda çomaklaşma ve tırnaklarda saat camı görünümü oluşur.

Süt çocuğunun beslenirken soluksuz kalması, çok terlemesi, göğüs kaslarında çekilmeler ve inleme kalp yetmezliği belirtileri olabilir. Ayrıca süt çocuğunda vızıltılı solunum varlığında kalp yetersizliği olasılığı vardır Çocuğun göz kapaklarının ve yüzünün şişmesi tarzında vücutta su toplanması (ödem) kalp yetersizliğinin bir belirtisi olabilir.

Morarması olan bir hastada; anoksi hecmeleri (oksijensiz kalma, akciğerlere temizlenmek için giden kanın aniden azalması) olayını anneler, solunum hızının ve derinliğinin artması, morarmanın artması ve çocuğun havale geçirmeye başlaması şeklinde tarif edebilirler.

Morarması olan bir kalp hastasında demir azlığının yiyeçeklerin yeterince tüketilmesi çok önemlidir.

Yalnızca inek sütü ile beslenen bir süt çocuğunda demir eksikliğine bağlı kansızlık kaçınılmaz olup morarma ilci seyreden bir kalp hastalığı durumunda yukarıda balr.ndi-len hecmelerin sık sık geçirilmesine sebep olur

Okul öncesi veya okul çağındaki bir çocukta çümnimn yakınması da morarma ile giden kalp hastalığı yönündün değerlendirmeyi gerektirir. Ancak bazı sağlıklı çocuklarda çömelme alışkanlığı kalp hastalığı olmadan da gömlnbılir.

Kalbin çalışma düzeninin (ritim) bozulması halinde, ister kalbin hızlanması ile birlikte olsun, isterse kalbin y.ı vaşlaması ile birlikte olsun benzer belirtiler görülür huniaı bulantı, kusma, karın ağrısı gibi kalbe ait gibi gözükmuyım belirtiler olabileceği gibi; baş dönmesi, çarpıntı v«» (jocjır. ağrısı gibi kalbe daha spesifik belirtiler olabilir. kalp yetersizliği, bayılma, şok ve kalp durması gibi bulgular görülebilir.

Kalpte Üfürüm Görülmesi

Çocukların doktora götürülme, hatta birkaç doktor dolaştırma nedenlerinden birisi de hastalık belirtisi olmayan sağlıklı görünümlü bir çocukta rutin muayuım sırasında kalpte bir üfürüm işitilmesidir.

Üfürüm, kan dolaşımı esnasında kanın kalpten, kalp kapaklarından veya damarlardan geçerken titreşmesi veya girdap oluşturması ile meydana gelen bir sestir. Çocuğun göğsünü dinlerken doktorun duyduğu bu sesin (üfürüm) yorumlanması tecrübe gerektirir.

Bazı üfürümler altta yatan organik bir kalp hastalığının işareti olabilir ki bunlara organik üfürümler denir (Kalpte delik olması, kalpten çıkan damarlarda veya kalp kapaklarında darlık ve yetersizlik olması gibi).

Kalpte bir hastalık olmamasına rağmen, kansızlık, ateşli hastalık veya hipertiroidi (guatr bezinin aşırı çalışması ile giden iç salgı bezi hastalığı) gibi kalp dışı bir hastalık durumunda duyulan üfürümlere fonksiyonel üfürümler denir.

Kalpte veya vücudun diğer organlarında bir hastalık olmaksızın duyulan üfürüm ise masum üfürüm adını alır. Masum yerine normal, fizyolojik, zararsız, nonpatolojik gibi sözcükler de kullanılabilmektedir. Sağlıklı çocuklarda yaklaşık %50 sıklıkta duyulabilen bu üfürümlerin masumiyetinin ispatlanabilmesi için bazen doktorun muayenesi yeterli olmayabilir. Masum üfürümlerin büyük kısmında teşhis, aileden alınan bilgiler (öykü) ve fizik muayene ile doğru olarak konabilir. Sağlıklı, hastalık belirtisi olmayan çocukta bazı özelliklere bakılarak masum üfürüm ve altta yatan sistemik veya kalp-damar hastalığı ayırt edilebilir.

Doktorun tecrübesi, kalp-damar hastalıkları muayene-sindeki becerisi, bebek veya çocuğun sakin ve uyumlu davranması, anne babanın endişesi, uzun süreli izlem yapılabilme koşulları gözönüne alınarak bazı ileri laboratu-var çalışması gerekip gerekmediğine karar verilir,

Altta yatan bir kalp hastalığı olmadığından emin olmak ve ailenin kaygısını gidermek için günümüzde Öykü ve fizik inceleme dışında elektrokardiyografi (kalp şeridi) ve te~ lekardiyografi (kalp röntgen filmi) incelemeleri yapılmakta ve değerlendirme çoğunlukla ekokardiyografi (kalbin ultrasonografısi) ile tamamlanmaktadır.

Klasik kitaplarda ve bazı çalışmalarda masum ülürüm-lerin çoğunda ekokardiyografiye gerek olmadıkı üzminde durulsa da genel yaklaşım masum üfürümlü çocuklardı bir kez ekokardiyografi yapılmasının uygun oldufjudur

Çünkü masum üfürüm düşünülerek yapılan nkokardi-yografilerde nadir de olsa; hipertrofik kardiyomyopali (bir çeşit kalp kası hastalığı), subaortik membran, VSD (ventriküler septal defekt, kalbin karıncıkları ), küçük ASD (atriyal septal defekt, kalbin kulakçıkları arasında delik) veya hafif pulmoner steno/ (akcıont ai.u damarında kapak darlığı) gibi kalp hastalıktan ili» kıp,.ıla silmiştir. Bu hastalıkları, fizik muayene, olarak, telekardiyografi ile ayırt etmek her zaman mumkun ol mayabilir. Bu tanılar çocuğun hayatını dof)i?t;ilrttt:ıik

Ayrıca yapılan her laboratuvar testinin bu konuda ritimli ve deneyimli kişilerce değerlendirilmediği takdirde sağlıklı insanlarda bile yüksek oranlarda bilen fizyolojik bulguların yanlış değerlendrilmesi kafaları karıştırarak ailenin tedirginliğini daha da artırır.

Üfürümün masumiyeti yapılan incelemelerden sonra çocuğa gereksiz hastalık yansıtlamalar yapılması önlenmelidir.

Doğuştan kalp hastalıklarının sıklığı

Genel populasyonda 1000 canlı doğumda 8-12 arasında değişmekle birlikte yaklaşık %1 diyebiliriz. Bu oran ölü doğumlarda %10, düşüklerde %20′lere kadar çıktığı için aslında total sıklık çok daha yüksektir.

O Kalp hastalıklarında genetik danışma

Yakın akrabalardaki doğuştan kalp hastalığı öyküsü, çocukta doğuştan kalp hastalığı şansını arttırır. Bir çocukta doğuştan kalp hastalığı varsa kardeşlerindeki tekrarlama (rekürrens) riski yaklaşık %3′tür. Genel populasyonda yaklaşık %1 olduğuna göre, bu risk genel populasyona göre 3 kat daha fazladır denilebilir. Bununla birlikte tekrarlama riski defektin (bozukluğun) tipine göre de değişmektedir. Genel olarak VSD gibi sıklığı yüksek olan lezyonlann tekrarlama riski de yükselme eğilimindedir. Özellikle morarma ile birlikte olan sıklığı düşük lezyonlann tekrarlama riski de düşüktür.

Anne ya da babadan birinde doğuştan kalp hastalığı varsa, bunların çocuklarında doğuştan kalp hastalığı görülme riski yine defektin tipine göre değişmekle birlikte, eğer annede doğuştan kalp hastalığı varsa çocuğunda tekrarlama riski daha yüksektir. Doğuştan kalp hastalığı olan bir anne ya da baba adayının çocuğunda doğuştan kalp hastalığı riskini, ilgili tablolardan bakarak hastalığın tipine göre daha kesin şekilde söylemek mümkündür.

Doğuştan kalp hastalıklarının nedenleri nelerdir?

Doğuştan kalp hastalıklarının oluşumunda genetik faktörlerin rolü uzun süredir bilinmektedir Örneğin Asyalı çocuklarda bazı VSD tiplerinin daha sık görülmesi kalıtımın rolünü göstermektedir. Birinci dereceden akrabalarda, ebeveyn ve kardeşlerde doğuştan kalp hastalığı varsa, re-kürrens (tekrarlama) riski normalden daha yüksektir. Doğuştan kalp hastalığı olan çocukların %3′ündo tek bir gen defekti ortaya çıkartabilmektedir. Tek bir gen dofokti olan, birçok sistem anomalileri ile birlikte seyreden çok sayıda sendrom (hastalık) vardır. Doğuştan kalp hastalığı olan çocukların %5 ila 8′inde beraberinde bir kromozom ano^ malisi saptanmaktadır. Örneğin 21 .kromozomun anatomisi (mongol) olan bebeklerin yaklaşık yarısında

Annede şeker hastalığı, fenil ketonüri (docıusi.m mni.ı-bolik bir hastalık) ve sistemik lupus eriteni,tinsu*. (hu

Yine annenin hamileliğinin özellikle onüçüncü haftasına tekabül ettiği ilk üç ayında geçirdiği enfeksiyonlal, çocukta doğuştan kalp hastalığına sebep olanr kızamıkcık, kabakulak ve diğer bazı viral enfeksiyonlar olabilir.

Anneleri sara hastalığı nedeniyle bazı (saraya karşı kullanılan) ilaçlar kullanan etki ile kalp hastalığı oluşabilir.

Bazı anomalileri görülebilir. Annenin hamileliğinde alkol kullanması halinde görülebilen fetal alkol sendromunda intrauterin büyüme geriliği, mikrosefali (başın küçük olması), zeka geriliği ile birlikte %25-30′a varan oranlarda kalp-damar anomalisi saptanır.

Kalp hastalıklarında tanı yöntemleri nelerdir?

Fizik muayenede doğuştan kalp hastalığından şüphelenilen bir çocukta öncelikle basit elektrokardiyografi ve telekardiyografi tetkikleri istenir.

1) Elektrokardiyografi (kalp şeridi): Kalbin elektriksel akımlarının kağıt üzerine çizdirilmesidir. Doğuştan kalp hastalıklarının bazılarında yalnız başına tanıya çok yaklaştırır. Ancak genel olarak kalp hastalığının cinsini göstermekten ziyade, hastalığın kalpte meydana getirdiği değişiklikleri (Örnek: kalp odacıklarının genişlemesi, küçülmesi gibi) ortaya çıkarır. Böylece tanıya yardımcı olur. Ayrıca kalbin ritm bozukluklarının cinsini tayin etmede halen son derece faydalı bir tetkikdir.

2) Telekardiyografi (Kalbin röntgen filmi): Kalbin göğüs duvarı içindeki yerini belirleyen önemli bir incelemedir.

Kalbin büyümesi, kalp yetersizliğinin önemli bir bulgusu olup bu inceleme ile belirlenir. Telekardiyografide kalbin “tahta pabuç”, “yana yatık yumurta” ve “kardan adam” görüntüsü gibi özel şekiller göstermesi bazı doğuştan kalp hastalıkları hakkında fikir verir.

3) Ekokardiyografi: Kalp odacıklarınm büyüklüğünü ve şeklini, kalp deliklerini, kalbin içindeki ve kalpten çıkan büyük damarlardaki kapakçıkların darlık ve yetersizliklerini tüm ayrıntıları ile hareket halinde bir ekran üzerinde görüntüleyen ileri bir tetkik şeklidir. Bu incelemede hastanın göğsünde ucuna jel sürülmüş bir cisim (prob) dolaştırılmakta olup hastaya hiçbir zarar vermemektedir

4) 24 saatlik kalp ritim Holteri tetkiki: Yaklaşık ; 50 gram ağırlığında bir teybe, kalbin 24 saat süreyle çalışmasını kaydetmek için göğüse elektrod adı verilen özel kağıt lar yapıştırılarak yapılır. Bir gün dolunca bu teybe çekilmiş olan bilgiler, merkezi bir bilgisayarda 3,5 dakika içinde analiz edilerek kalbin düzenli çalışıp çalışmadığı, ritrn düzensizliklerinin olup olmadığı ve ritrn bozuklusunun cinsi ortaya çıkarılabilir.

5) Transtelefonik Holter: Bu inceleme hastanın göğüs ağrısı, çarpıntı gibi şikayetleri arada bir oluyorsa, şikayetin olduğu andaki bulguları yakalamak için yapılır. Rumum için yaklaşık 250 gram ağırlığındaki teybe şikayni oklunu .mda yine elektrodlar aracılığı ile kalbin elektriksoi fanliyntı iin il gili bilgiler çekilir. Daha sonra bu bilgilerin yorumlanacağı bilgisayarın bulunduğu merkezle telnlon uiıhalı kurulur. Hasta teybe kaydedilen bilgileri duymaz müzik sesi şeklindeki sinyaller halinde telefon ahizesi gibi karşı tarafa gönderir.

6) Eforlu EKG (Treadmili): ÇocuklaMi.ı nadımn kullanılır. Daha çok erişkinlerin koronor kalp kr.ı.ılıki.umda kullanılan bir tetkiktir. Hasta bir, istirahat halinde görülmeyen bayılma, kalbin maksimal çalışması halinde ortaya çıkarılır

7) Kalp kateterizasyonu ve anlioknrcllyııyinfi: Steril (mikropsuz) koşullarda radyoopak kol veya kasık damarına yerleştirildikten sonra ilgili damar ve kalp boşluklarına ilerletilir. Buralardaki oksijen ve basınç düzeyleri saptanır. Ayrıca kontrast madde verilerek anji-okardiyografi denilen özel kalp filmleri çekilir. Daha sonra bilgisayarın hafızasından görüntüler tekrar gözden geçirilebilir. Az da olsa riskli bir yöntem olmasına rağmen, usta ellerde bu risk fevkalade azdır. Edinilen bilgi, özellikle kompleks doğuştan kalp hastalıklarının ameliyat kararı ve ameliyat tipinin tayini yönünden çok büyük önem taşır. Ayrıca ucunda balon bulunan özel kateterler aracılığı ile kalp bölmeleri arasındaki delikler veya dar olan kapaklar tedavi amacıyla genişletebilir.

Kalp hastalıklarında tedavi yöntemleri nelerdir?

Tıbbi ve cerrahi tedavi olmak üzere iki grupta toplanabilir.

Tıbbi tedavide kalbin kasılma gücünü arttıran dijital grubu ilaçlar, bu amaçla en çok kullanılan ilaçlardandır.

Diüretik (idrar söktürücü) grubu ilaçlar, kan volümünü azaltarak kalbin yükünü hafifletirler.

Bazen de damar direncini düşürerek yine kalbin yükünü hafifleten vazodilatatör (damar genişletici) ilaçlar kullanılabilir.

Kalp ritmi bozukluklarında ise antiaritmik (ritim düzenleyici) ilaçlar kullanılmaktadır.

Kalp-damar cerrahisindeki teknik gelişmeler sayesinde bugün cerrahi tedavi gerektiren doğuştan kalp ve damar hastalıklarının birçoğunda başarı oranı çok yükselmiştir.

Hastalığın tipine göre operasyonun şekli ve zamanlaması son derece önemli olduğundan, doktorun önerdiği aralıklarla hastanın kontrol ve izleminin yapılması hayati önem taşır. Çünkü bazı kalp hastalıklarında zamanında tanı konulmaz ve gerekli ameliyat zamanında yapılmaz ise hasta operasyon şansını yitirebilir.

Başlangıçta morarma olmadığı halde, daha ilnri yaslarda morarmanın ortaya çıkması ve parmaklarda cnmaklaş-ma görülmesi, başlangıçta kalp yetersizliği bulfjui.’irı olduğu halde daha sonra bu bulguların düzelmesi, hastalığın irreversibl (geri dönülmez) bir hale girdiğinin Işnmtlori olabilir. O nedenle doğuştan kalp hastalığından şüphelenilen tüm hastalarda “kendiliğinden düzelir” veya “cinlik kapanır” düşüncesi ile bekletilmeden ilgili merkezinin gönderilmesi ve kesin tanı konarak izleme alınması büyük önem taşır.

Sponsor Bağlantılar

Sponsor Bağlantılar

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

alt