Endometriyozis

Sponsor Bağlantılar

Endometriyozis

Endometriyoziste rahmin iç yüzeyini örten dokunun benzeri vücutta rahim dışında bir yerde de bulunur En sık rastlanan yerler pelviste rahmi yerinde tutan bağların üzeri, faliop tüplerinin çevresi, yumurtalıkların içi ve çevresidir. Endometriyozis dokusu rahim duvarında da gelişebilir ve bu durum adenomiyozis olarak bilinir. Daha nadiren bağırsakta, mesanede, hatta göbek deliğinde bile endometriyozis görülebilir.

Endometriyotik doku tıpkı rahmin iç yüzeyinde olduğu gibi horrnon düzeylerindeki aylık değişikîikiere yanıt vererek kalınlaşır ve âdet döneminde kanar. Bölgeye göre, bu durum aşikâr kanamayla (örneğin; idrar torbası ya da bağırsak) sonuçlanabilir; ancak pelvis içindeki kanamalar kapalı kaldığından fark edilmez. Genellikle çok az miktarda kanama olduğu halde bu çevredeki dokuları etkileyerek iltihapların gelişmesine ve ağrıya neden olur. Sonuçta belirgin nedbe dokusu oluşabilir. Yumurtalıkların içindeki kanama kist oluşumuna yol açabilir.

UYARICI BELİRTİLER: Endometriyoziste en sık rastlanan belirti tipik olarak âdetten birkaç gün önce giderek artan ve en fazla kanamanın ilk günlerinde şiddetlenen ağrıdır. Ağrı gerçekten de güçlü ağrı kesicilerle bile zor kontrol edilecek kadar şiddetli olabilir. Ancak bazı kadınlarda pelviste âdet dışı dönemde de sancı ya da kunt bir ağrı olabilir ve ilişki sırasında derin penetrasyon fazlasıyla rahatsız edebilir.

Diğer belirtiler arasında bel ağrısı ve idrar yapma sırasında acı hissedilmesi sayılabilir. Ancak ilginç olmakla birlikte endometriyozis her zaman belirtiye yol açmaz. Bazı kadınlarda ilgisiz bir nedenle yapılan cerrahi girişim sırasında şans eseri endometriyozis saptanır. Bunun dışında endometriyozisin derecesi de belirtilerle her zaman orantılı değildir. Bazen birkaç küçük odak bulunmasına rağmen çok fazla ağrı varken; büyük endometri-yozis alanlarının olduğu bazı kadınlarda hiç belirti olmayabilir.

Endometriyozis kısırlıkla da ilişkili olabilir; ancak aradaki bağlantı açık değildir. Failop tüplerinde kalıcı hasar oluşursa bu, hamile kalma konusunda yaşanan güçlüğü açıklar; ama genellikle endometrıyozisin doğurganlığı neden etkilediğine dair açık seçik bir neden yoktur. Ayrıca endometriyozisi olan pek çok kadın hiç güçlük çekmeden aile kurabilmektedir. Genel olarak, endometriyozisli kadınlarda doğurganlık potansiyeli diğer kadınlara göre biraz daha düşüktür. 3 yıllık hamile kalma oranları endometriyozisli kadınlarda yüzde 36′yken, endometriyozisi olmayan kadınlarda yüzde 55′tir. Bir araştırmada aile kurduktan sonra başka çocuk istemediği için kısırlaştırma uygulanan kadınların yüzde 22′sinde endometriyozis odakları bulunduğu saptanmıştır.

Neden olur?

Bu soruya dürüstçe cevap vermek gerekirse, ne yazık ki kimse nedenini kesin olarak bilmiyor. En fazla rağbet gören teori bir şekilde gerçekleşen “âdet kanının geriye doğru akması”dır. Âdet sırasında bir miktar kan geriye, failop tüplerine doğru akarak pelvis boşluğuna ulaşır. Ancak çoğu kadında bu kan vücuttaki bağışıklık sisteminin parçası olan akyuvarlar tarafından silip süpürüiür. Bu temizlik işleminde bir kusur olması ve buna ek olarak belki de hormon düzeylerinde hafif farklılıklar bulunması bazı kadınlarda kan birikintilerinin oldukları yerde kalmasına yol açabilir.

Bu olayların gelişiminde genetik bir yatkınlığın söz konusu olduğuna ilişkin kanıtlar vardır; ama endometriyozis, ailede her zaman kuşaktan kuşağa geçen bir durum değildir.

TANI VE TEDAVİ: Bazı belirtilerin bir arada görülmesi ve pelvis muayenesi sonucunda endometriyozisten şüphelenilebilir. Ancak ne yazık ki tanı sıklıkla atlanır ya da başka bir durumla, genellikle de PEH ile karıştırılır. Pek çok kadın doğru tanı konup doğru tedavi uygulanmadan önce yıllarca endometriyozis yüzünden acı çeker. Endometriyozis genellikle ultrasonografıyle görülemez ve bu yöntemle hastalığa tanı konamaz; ultrasonografi yapmanın tek amacı belirtilere yol açabilecek diğer nedenlerin söz konusu olmadığını kanıtlamaktır. Burada tek istisna, bazen tecrübeli bir uzmanın ultrasonografıyle saptayabileceği adenomiyozistir. Pelvik organlar çevresindeki endometriyozise uygun tanı kona-

. bilmesinin tek yolu laparoskopidir; ancak küçük odaklar kolayca gözden kaçabileceği için işlemi işinin ehli bir jinekologun yapması önemlidir. Tedavi, belirtilerin şiddetine ve doğurganlık konusunda bir sorun olup olmamasına bağlıdır.

İlaç tedavisi: Endometriyotik doku hormon değişikliklerine yanıt verdiği için hormon döngüsünü durduran ilaçlar çok etkili olabilir.

♦ Birkaç ay boyunca sürekli olarak kombine hap (böylece aylık kanamalar olmaz) ya da rahim iç yüzeyini incelten görece yüksek doz progesteron alınabilir.

♦ Zoladex gibi GnRH anaîogiarı daha da etkili ilaçlardır. Bunlar âdet döngüsünü durdurarak geçici bir menopoz durumu yaratırlar. Bu ilaçların ayda bîr kez iğne şeklinde uygulanması gerekir. Yan etkileri önlemek ve osteoporoz riskini azaltmak için özel bir hormon yerine koyma tedavisi (HYKT) şekli olan tibolonla birlikte verilebilirler.

♦ Hormonlardaki döngüse! değişimleri azaltan danazol, yan etkilerinin sık görülmesi nedeniyle geçmişe göre daha az kullanılmaktadır.

Etkili olabilmesi için endometrsyozise yönelik bütün tedavilere en az 6 ay devam edilmesi gerekir. Pek çok kadın tedaviyi bundan çok daha uzun süre devam ettirir; ama ne yazık ki bu ilaçlar genellikle ovulasyonu durdurduğu için hormon tedavisi altındayken hamile kalmak çok zordur. Bu nedenle rutin uygulama genellikle 6 ay tedavi uygulamak ve daha sonra neler olup biteceğini görmek için tedaviyi kesmektir. Bazı jinekologlar tedaviye yanıtı değerlendirmek için laparoskopiyi tekrarlamayı tercih ederler; ama bu herkes tarafından benimsenmiş genel bir uygulama değildir.

Cerrahi: Genellikle tıbbi tedaviye rağmen belirtilerin devam ettiği kadınlarda ya da doğurganlığa yardımcı olmak için uygulanır. Amaç anormal doku odaklarını ortadan kaldırarak pelvisi anatomik olarak mümkün olduğunca normal haliyle bırakmaktır. Küçük ondometriyotik odaklar lazerle yakılabilir; daha büyük kistler cerrahi yolla çıkartılabilir. Son seçenek olarak, pelvik organlar bütünüyle çıkartılabilir. Endometriyozis cerrahisi yalnızca bu konuda özel deneyimi olan bir jinekolog tarafından gerçekleştirilmelidir; herhangi bir jinekologun yapmaması gerekir.

Sponsor Bağlantılar

Sponsor Bağlantılar

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

alt