<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvediyet.info/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvediyet.info</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Apr 2012 13:21:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>İnfeksiyonlardan Korunma Yolları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/infeksiyonlardan-korunma-yollari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/infeksiyonlardan-korunma-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Apr 2012 13:04:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nagihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8869</guid>
		<description><![CDATA[İNFEKSİYONLARDAN KORUNMA YOLLARI: Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın başarılabilmesi için aşağıdaki çok yönlü çalışmaların yapılması gereklidir. A- HASTALIK KAYNAĞINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR: 1- Erken Tanı: Bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde erken tanı çok önemlidir. Tanısı konulan hastalık anlaşılır ve sınırlandırılır. Böylelikle o hastalığın yok edilmesi için en uygun yöntem seçilerek uygulanır. 2- Hastanın Ayrılması (Tecrid): Bulaşıcı hastalığı olan bir hastanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><strong>İNFEKSİYONLARDAN KORUNMA YOLLARI:</strong></p>
<p>Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın başarılabilmesi için aşağıdaki çok yönlü çalışmaların yapılması gereklidir.</p>
<p><strong>A-	HASTALIK KAYNAĞINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR:</strong></p>
<p><strong>1-	Erken Tanı:</strong></p>
<p>Bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde erken tanı çok önemlidir. Tanısı konulan hastalık anlaşılır ve sınırlandırılır. Böylelikle o hastalığın yok edilmesi için en uygun yöntem seçilerek uygulanır. </p>
<p><strong>2-	Hastanın Ayrılması (Tecrid):</strong></p>
<p>Bulaşıcı hastalığı olan bir hastanın diğer sağlıklı insanlardan ayrı bir yerde tutulması, bulaşıcı hastalığın diğer bireylere geçişini büyük ölçüde önleyecektir. Bulaşıcı hastalığı olan hastanın ayrılması, en iyi biçimde hastane ortamı ve koşullarında gerçekleşebilir. Kırsal yörelerde, hekim denetiminde ev ortamı ve koşullarında da ayırma gerçekleştirilmektedir. </p>
<p><strong>a-	Hastane Ortam ve Koşullarında Ayırma:</strong></p>
<p>Hastanede ayırma bir kişilik odalarda olmalıdır. Hastanelerdeki ayırma, hastalıkların türüne göre iki biçimde olmaktadır.</p>
<p><strong>Kesin Ayırma:</strong></p>
<p>Çok çabuk ve yoğun bulaşabilen hastalıklarda kesin ayırma sağlanmalıdır. Kesin ayrılması gerekli hastalıklar;</p>
<p>-	Akciğer Vebası<br />
-	Akciğer Şarbonu<br />
-	Kuduz<br />
-	Ebola Humması<br />
-	Yanıklar<br />
-	Geniş Deri Yangıları<br />
-	Yeni Doğanların Yaygın Herpezi<br />
-	Doğuştan Kızamıkçık</p>
<p>Bu türden hastalığı olanlar, kapalı özel odalarda ayrılır. Bu odalara girenler infeksiyon gömleği giymeli ve maske takmalıdır. Eller, odaya giriş ve çıkışlarda yıkanır. </p>
<p><strong>Solunum Ayırımı:</strong></p>
<p>Solunum yoluyla bulaşan;</p>
<p>-	Kızamık<br />
-	Menengokoksik Menenjit<br />
-	Kabakulak<br />
-	Boğmaca<br />
-	Kızamıkçık<br />
-	Akciğer Veremi gibi hastalıklarda kapalı özel odalarda ayırma işlemi gerçekleştirilir. Bu hasta odalarına girenler maske takmalıdırlar. Eller odaya giriş ve çıkışta yıkanır. Hastaların, öksürme ve aksırma anlarında ağızlarına ve burunlarına mendil tutmaları sağlanır. Hastaya ve hasta yakınlarına gerekli sağlık eğitimleri yapılmalıdır.</p>
<p><strong>b-	Ev Ortamı ve Koşullarında Ayırma:</strong></p>
<p>Evde ayırma işlemi istenilen ölçüde sağlanamayacağı için bulaşma gerçekleşebilir. Ancak, kırsal yörelerde hekim ve diğer sağlık görevlilerinin denetiminde hastalar, bir kişilik odalarda ayrılabilirler.</p>
<p><strong>HASTALARIN AYRILMASINDA UYULMASI GEREKEN İLKELER:</strong></p>
<p>1-	Ayırma süresi, bulaşıcı hastalığın bulaştırma dönemi kadar olmalıdır.<br />
2-	Bulaşıcı sindirim sistemi hastalığı olan hastaları, sıkı ayırma gerekmeyebilir. Ancak, çocukları ayrı odalarda yatırmak gereklidir. Bu hastalarla ilgilenenler, gömlek giymelidirler. Hastaların çıkartı ve atıkları ile ilgilenenler eldiven giyerler. Hasta ve yakınları tuvaletten önce ve sonra, yemeklerden önce ve sonra, her gerektiğinde ellerini en az 30 saniye süresince, bol sabunlu su ile yıkamalıdır.<br />
3-	Streptokok ve stafilokoklarla oluşmuş deri infeksiyonlarında sıkı ayırma gerekebilir. Bu hastalar ile ilgilenenler, yara bakımı ve pansuman yapanlar eldiven giymelidirler.<br />
4-	Sıkı ya da kesin ayırma odalarında bulunan hastaların yanlarına, özel önlem alan görevlilerin dışındaki bireylerin giriş çıkışları engellenir. Bu hastaların ziyaretlerine izin verilmemelidir.<br />
5-	Kesin ya da sıkı ayrılmış hastaların, hastalığı ile ilgili eğitilmeleri gereklidir. Kendi bulaşıcı hastalığı konusunda eğitilmiş hasta, yakınları ile ilişkilerinde daha bilinçli olacaktır.<br />
6-	Kesin ya da sıkı ayrılmış hastaların, odalarından çıkıp gezmelerine, diğer hastaları ziyaret etmelerine izin verilmemelidir.</p>
<p><strong>c-	Bildirme:</strong></p>
<p>Bulaşıcı hastalıkların ilgili sağlık kuruluşlarına bildirilmesi yasa gereğidir. Bulaşıcı hastalıkların büyük çoğunluğu bildirimi zorunludur. </p>
<p><strong>d-	İyileştirme (Tedavi):</strong></p>
<p>Bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde hastalık kaynağının yok edilmesi gereklidir. Bulaşıcı hastalığı olan ve bulaşıcı hastalık kaynağı konumunda olan hastalar, uygun iyileştirme yöntemleriyle iyileştirilerek, kaynak olma durumundan çıkarılırlar. Uygun ve gerekli tedavi ile hastada, hastalığı oluşturan mikroorganizmalar öldürülür ve hastalığın bulaşması engellenir.</p>
<p>Böylelikle erken tanısı konulan, sonra ayrılan, bildirilen ve kısa sürede iyileştirilen bulaşıcı hastalıkların, hastalarda ve toplumlarda oluşturacağı yıkımlar büyük ölçüde önlenecektir.</p>
<p><strong>3-	BULAŞMAYA YÖNELİK ÇALIŞMALAR:</strong></p>
<p>Bulaşmaya yönelik çalışmaları; sağlık görevlileri, hasta yakınları, hastalar, toplumdaki her birey bilinçli ve kararlı biçimde uygulamalıdır.</p>
<p>Bulaşmaya yönelik çalışma ve uygulamalar şunlardır:</p>
<p><strong>1-	Koruyucu Araç Gereç Kullanımı:</strong></p>
<p>Bulaşmayı önlemek için aşağıda belirtilen araç gereçlerin kullanılması gereklidir:</p>
<p>-	İnfeksiyon önlüğü<br />
-	Eldiven<br />
-	Maske kullanımı<br />
-	İnfeksiyon gözlüğü kullanımı.</p>
<p><strong>2-	Hasta Atık ve Çıkartılarının Dezenfeksiyonu:</strong></p>
<p>Mikroorganizmalar, bulaşıcı hastalığı olan hastanın birçok atık ve çıkartılarıyla dışarıya çıkarak çevreye bulaşabilirler. Bu nedenle, hastanın çıkartı ve atıkları uygun kap ve kutulara alınarak dezenfekte edildikten sonra ilgili yerlere boşaltılmalı ya da dökülmelidir.</p>
<p><strong>3-	Çalışılan Yerlerin Dezenfeksiyonu:</strong></p>
<p>Bulaşıcı hastalıklarda laboratuar vb yerlerde çalışılan ortamın dezenfeksiyonu oldukça önemlidir. Odaların taban ve duvarlarının dezenfeksiyonu için % 5 sabunlu krezol ya da % 4 sodalı krezol eriyikleriyle silinmeleri yeterlidir. Kapı tokmakları, masalar, karyola ve diğer kirlenebilen yerler de aynı yöntemle dezenfekte edilebilir.</p>
<p><strong>4-	Kaynağından Tüketimine Kadar Besin Sağlığı:</strong></p>
<p>Besinler, insanlar için olduğu kadar “mikroorganizmalar” için de gerekli ve önemlidir. Korunamayan, uygun koşul ve ortamlarda saklanamayan besinler, mikroorganizmalar ile bulaşırlar ve mikroorganizmalar için uygun üretim yeri olurlar. İçinde ya da üzerinde mikroorganizma üremiş besinler yenildiğinde, mikroorganizmalar da organizmaya alınır. Organizmaya alınan mikroorganizmalar, organizmada ürer, çoğalır ve toksin salgılayabilenleri toksinlerini salgılayarak, “bulaşıcı sindirim sistemi hastalıklarına” ya da “besin zehirlenmelerine” neden olurlar. Bu nedenle, öncelikle et ve ürünleri, süt ve ürünleri, çiğ yenilen sebzeler olmakla birlikte, her türlü besinin üretilmesi, ambalaj edilmesi, saklanması, taşınması, sofra için hazırlanması işlemlerinde, “kaynağından tüketimine kadarki her aşamasında, besin sağlığı ilke ve koşullarına”, uyulması sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>5-	Yeterli, Sağlıklı İçme ve Kullanma Suyun Sağlanması:</strong></p>
<p>Besinler gibi sular da mikroorganizmalarla bulaşmakta ve onların üremeleri için üretim yeri olmaktadır. İnsan yaşamı için su denildiğinde; “yeterli, sağlıklı içilebilir ve kullanılabilir su” dur. Bu ölçü ve özelliklerdeki suyun sağlanması için aşağıda belirtilen içme ve kullanma sularının elde edilmesi ilkelerine uyulmalıdır.</p>
<p>a-	Şehir şebeke suları yüzeysel sulardan sağlanıyorsa, bu suların kesinlikle ve sürekli olarak arıtılmaları ve klorlanmaları gereklidir.<br />
b-	Sular, yer altı su kaynaklarından elde ediliyorsa, yer altı su kaynağının derinliğine göre davranılır.<br />
c-	Yer altı su kaynağının derinliği 15m ve daha derin olduğunda, toprağın yapısına bakılır. Toprağın süzme özelliği yeterli bulunduğunda, bu sularda ilk kullanımdan önce yapılacak bakteriyolojik ve kimyasal incelemelerin sonuçlarına göre, sular arıtılmadan klorlanmadan içilip kullanılabilir.<br />
d-	Kaynak sularının çevresinde, 15-25m yakınlıkta gübrelik, çöp ve tuvaletlerin bulunmaması gerekmektedir.<br />
e-	Sağlıklı olduğundan şüphe edilen sular, 10 dakika kaynatılmalıdır.</p>
<p><strong>6-	Arayıcı ve Taşıyıcı Böceklerin Denetimi:</strong></p>
<p>Bulaşıcı hastalık etkenlerini taşıyarak, hayvanlardan insanlara ve insanlardan diğer insanlara bulaştıran sivrisinekler, karasinekler, bitler, pireler, keneler, tahtakuruları, hamam böcekleri vb aracı taşıyıcı canlıların insan yaşamından uzaklaştırılmaları gereklidir.</p>
<p><strong>7-	Uygun ve Yeterli Kanalizasyon:</strong></p>
<p>Kanalizasyon düzeneği dayanıklı ve yeterli olmayan kent ve kasabalarda, kanalizasyon sularının içme ve kullanma sularına karışabilmeleri kolaylaşmaktadır. Kanalizasyon sularının içme ve kullanma sularına karıştığı yerleşim yerlerinde; tifo, kolera, paratifo, hepatit A, dizanteriler, ishaller gibi dışkı ile bulaşan hastalıklar bulaşıp yayılabilmektedir.</p>
<p><strong>8-	Çöp ve Gübreliklerin Zararsızlandırılması:</strong></p>
<p>Çöp ve gübrelikler bir yandan birçok mikroorganizma içerdikleri bir yandan da aracı ve taşıyıcı böceklere uygun yaşama ve üreme koşulları oluşturdukları için insan sağlığına oldukça zararlı olmaktadırlar. Çöp ve gübrelerin insan sağlığına zararsız konumlara getirilmeleri için aşağıdaki işlemlerin yapılması gereklidir:</p>
<p>a-	Çöpler, konut ve sokaklarda kapalı kaplarda bulundurulmalıdır.<br />
b-	Büyük yerleşim yerlerindeki çöplerin toplanmaları, gece saatlerinde olmalı ve çöpler ya toplama anında ya da toplandıktan sonra ayrılmalı, geri dönüşümleri ve yeniden kullanımları sağlanarak ulusal ekonomiye yeniden katkıları gerçekleştirilmelidir.<br />
c-	Gübreler, işlenmeden ya da gübre olarak kullanılmadan önce bekletildikleri yerlerde, altı beton olan kapalı yerlerde bulundurulmalı, açıkta bulunan gübreliklerin üzerine belirli aralıklarla kireçli suların dökülmesi sağlanmalıdır.<br />
d-	Gübreliklerin, tuvaletlerin ve çöplerin 15-25m yakınlarında içme ve kullanma sularının bulunmaması gereklidir.</p>
<p><strong>9-	Sağlıklı ve Uygun Konut Üretimi:</strong></p>
<p>Uygun ve sağlıklı konut, insan yaşamını bedensel, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönlerden olumlu etkiler. Uygun bir konut aşağıdaki ölçü ve özelliklerde olmalıdır:</p>
<p>a-	Konutlarda birey başına düşen alanın geniş olması gereklidir.<br />
b-	Mümkünse evdeki her bireye ayrı oda sağlanmalıdır.<br />
c-	Konutun ısı, aydınlanma, havalandırma ve nem yönlerinden uygun ölçülerde olması gerekli ve önemlidir.<br />
d-	Konutta bulaşıcı hastalığı olan birey olduğunda, o bireyin ayrılabileceği uygun bir odanın bulunması gereklidir.</p>
<p><strong>10-	Ev Koşullarında Dezenfeksiyon İşlemlerinin Uygulanması:</strong></p>
<p>Etkin bir “Halk Sağlığı Eğitimi” ile kazandırılacak bu beceriler, aile sağlığına büyük katkılar sağlayacaktır. Ev koşullarında gerçekleştirilebilecek dezenfeksiyon uygulamaları;</p>
<p>a-	Suların dezenfeksiyonu,<br />
b-	Çiğ yenilen sebzelerin dezenfeksiyonu,<br />
c-	Lavabo, banyo ve tuvaletlerin dezenfeksiyonu,<br />
d-	Mutfak araç ve gereçlerinin dezenfeksiyonu, çamaşırların dezenfeksiyonu.    </p>
<p><strong>4-	TOPLUMA YÖNELİK ÇALIŞMALAR:</strong></p>
<p>Bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde ve infeksiyon zinciri halkalarının koparılmasında, topluma yönelik çalışmaların yapılması, oluşacak toplumsal sağlık anlayışı ile birlikte, toplum sağlık düzeyinin yükseltilmesine de önemli katkılar sağlayacaktır.</p>
<p>Topluma yönelik sağlık çalışmaları; tasarımlı (planlı), belirli bir program doğrultusunda, sürekli, kalıcı, bilimsel ilke ve anlayışlara göre yürütüldüğünde, toplumlarda yükselecek uygarlık düzeyleri ile birlikte, sağlık düzeyleri de yükselecektir. Toplum sağlığı çalışmaları yetersiz kaldıkça, toplum sağlığı ve düzeyinin yükselmesi istenilen ölçülerde olmayacaktır.</p>
<p>Toplum sağlığı için yapılması gereken topluma yönelik sağlık çalışmaları aşağıda belirtilmiştir:</p>
<p><strong>1-	Uygun Çevre:</strong></p>
<p>Doğal çevre bozulmadan, çevrenin insan yaşamı için değiştirilmesi ve düzenlenmesi sağlandığında çevre, insan için uygun duruma gelir. İçinde bulunduğumuz son yıllarda, bilinçsizce ya da kasıtlı olarak, doğayı kirleten ve doğal dengeyi bozan girişim ve uygulamaların, en yakın en ağır sonucu giderilmesi oldukça güç olan küresel ısınma olacaktır. İnsan ve insan yaşamını etkileyen değişik çevreler vardır:</p>
<p><strong>a-	Biyolojik Çevre:</strong></p>
<p>Canlıların oluşturduğu çevredir. İnsanlar için uygun biyolojik çevre, mikroorganizmalardan ve zararlı böceklerden arınmış çevredir.</p>
<p><strong>b-	Fizik Çevre:</strong></p>
<p>İnsanoğlunun yaşadığı çevrenin ısısı, ışığı, nemi, havası ve sesi yaşamı olumlu ya da olumsuz etkiler.</p>
<p><strong>c-	Ekonomik Çevre:</strong></p>
<p>Birey, aile ve toplumların ekonomik güçleri yeterli olduğunda; daha iyi gelir ve daha iyi satın alma güçleriyle sağlık, eğitim, çağdaş yaşam ve kültürel olanaklardan daha iyi yararlanırlar.</p>
<p><strong>d-	Sosyal Çevre:</strong></p>
<p>Toplumdaki bireyler arası ilişkiler, toplumsal ilişkiler ve kültürel yaşam sosyal çevreyi oluşturur. Toplumdaki bireyler arası ilişkiler, toplumsal dengeler ne kadar olumlu ve verimli olursa toplumun sosyal yapısı, yaşam düzeyi ve mutluluğu da o kadar iyi olur.</p>
<p><strong>2-	Sağlık Eğitimi:</strong></p>
<p>Toplum sağlık kalkınması için sağlık eğitiminin yeri tartışılmaz. Toplumların gerçek kalkınmaları için sağlık ve eğitim düzeylerinin yüksek olması gerekmektedir. Eğitilmiş birey ve toplumlar, sağlık ve ekonomik yönlerden de gelişir ve kalkınırlar. Birey ve toplumların sağlık düzeylerinin yükseltilmesinde ve sağlık kalkınmalarında; en etkin, en kalıcı ve en kolay çalışma Halk Sağlığı Eğitimi çalışmalarıdır. </p>
<p><strong>3-	Bağışıklama Çalışmaları:</strong></p>
<p>Toplumlarda yaygın görülen bulaşıcı hastalıklardan gerçek, güvenilir ve kalıcı korunma, toplumların bağışıklanması ile sağlanabilir. Bağışıklama, bulaşıcı hastalıklarda en ucuz, en güvenilir ve en kalıcı yöntemdir. </p>
<p><strong>SAĞLIK BAKANLIĞI ve BAĞIŞIKLAMA KURULU KARARIYLA 2008 YILINDA UYGULAMAYA KONULAN AŞI TAKVİMİ</strong></p>
<p><strong>Hepatit B:</strong> Doğumda, 1. ayın sonunda ve 6. ayın sonunda tek doz yapılır.<br />
<strong>BCG:</strong> 2. ayın sonunda tek doz olarak uygulanır.<br />
<strong>DaBT-İPA-Hib:</strong> 2. ayın sonunda, 4. ayın sonunda, 6. ayın sonunda tek doz uygulanır ve 18-24 ay arasında rapeli yapılır.<br />
<strong>KPA:</strong> 2. ayın sonunda, 4. ayın sonunda, 6. ayın sonunda tek doz uygulanır ve 12. ayda rapeli yapılır.<br />
<strong>KKK:</strong> 12. ayın sonunda tek doz olarak uygulanır ve ilköğretim 1. sınıfta rapeli yapılır.<br />
<strong>OPA:</strong> 6. ayın sonunda, 18-24 ay arasında ve ilköğretim 1. sınıfta tek doz olarak uygulanır.<br />
<strong>Td:</strong> İlköğretim 1. sınıfta ve ilköğretim 8. sınıfta tek doz olarak uygulanır.</p>
<p><strong>DaBT:</strong> Difteri, aselüler Boğmaca, Tetanos Aşısı<br />
<strong>İPA:</strong> İnaktif Polio Aşısı<br />
<strong>Hib:</strong> Haemophılus İnfluenza tip b Aşısı<br />
<strong>KPA:</strong> 7 Serotipi Bileşenli Konjuge Pnömokok Aşısı<br />
<strong>KKK:</strong> Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak Aşısı<br />
<strong>OPA:</strong> Oral Polio Aşısı<br />
<strong>Td:</strong> Tetanos Aşısı+Erişkin Tipi Difteri Aşısı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/infeksiyonlardan-korunma-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnfeksiyon</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/infeksiyon/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/infeksiyon/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Apr 2012 17:58:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nagihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8849</guid>
		<description><![CDATA[İNFEKSİYON İnsanlarda bulaşıcı hastalıkların oluşması, infeksiyonun oluşumuyla başlar. İnfeksiyon sözcüğü, Latince infection sözcüğünden kök almaktadır. İnfection; bulaşıcı hastalığın, mikroorganizmalar aracılığı ile bir organizmaya geçmesi ve bulaşması olarak tanımlanmaktadır. İnfeksiyon olgusunun, Türkçemizdeki karşılığı “bulaşma” ya da “bulaş” tır. Bu nedenle, İnfeksiyon Hastalıkları, Bulaşıcı Hastalıklar olarakta adlandırılır. Bulaşıcı hastalıklar ile ilgili olarak infeksiyon; bir mikroorganizmanın ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İNFEKSİYON</strong></p>
<p>İnsanlarda <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bulasici-hastaliklar/">bulaşıcı hastalıklar</a>ın oluşması, infeksiyonun oluşumuyla başlar. İnfeksiyon sözcüğü, Latince infection sözcüğünden kök almaktadır. İnfection; bulaşıcı hastalığın, mikroorganizmalar aracılığı ile bir organizmaya geçmesi ve bulaşması olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p>İnfeksiyon olgusunun, Türkçemizdeki karşılığı “bulaşma” ya da “bulaş” tır. Bu nedenle, İnfeksiyon <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">Hastalıklar</a>ı, Bulaşıcı Hastalıklar olarakta adlandırılır.</p>
<p>Bulaşıcı hastalıklar ile ilgili olarak infeksiyon; bir mikroorganizmanın ya da mikroorganizma topluluğunun, bir organizmaya girerek, yerleşmesi ve çoğalması olgusudur. İnfeksiyon olgusu, mikroorganizmaların organizmaya girip, yerleşmesi ve çoğalması aşamasında tamamlanır. Organizmada oluşan her infeksiyon olgusundan sonra infeksiyon hastalığı gelişemeyebilir.</p>
<p>Gelişen infeksiyonların bulaşıcı hastalıklara ilerleyebilmesi; mikroorganizma sayısına, virülansına ve organizma direncine bağlıdır.</p>
<p>Oluşan infeksiyon olgusundan sonra, organizmada gelişebilecek olgu ve olaylar aşağıda belirtilmiştir:</p>
<p>1-	İnfeksiyon etkeni ile ilk kez karşılaşan organizmanın direnci düşük, bulaşan mikroorganizma sayısı yüksek olduğunda, infeksiyon aşamasıyla birlikte, infeksiyon hastalığı da gelişir.</p>
<p>2-	Organizmaya ilk kez bulaşan infeksiyon etkeninin sayısı düşük, hastalandırma gücü yetersiz ve organizma direnci yüksek olduğunda, organizmada bulaşıcı hastalık gelişemez ve infeksiyon ile birlikte, organizmada edinsel bağışıklık oluşumu gerçekleşir.</p>
<p>3-	Önceden karşılaşılan infeksiyon etkenleriyle, yeniden karşılaşmalarla birlikte, önceden edinilen bağışıklık pekişir, bağışıklık daha da güçlü olur ve kalıcılık kazanır.</p>
<p>4-	Önceden karşılaşılan infeksiyon etkenleriyle, yeniden karşılaşmada, önceden oluşan bağışıklık anımsanması sağlanarak, hastalığın gelişmesi engellenir.</p>
<p>5-	Önceden karşılaşılan mikroorganizmalar ile yeniden karşılaşıldığında, organizmada bu mikroorganizma türüne karşı önceden kazanılmış bağışıklık düzeyinde düşme oluşmuşsa, bulaşıcı hastalık gelişebilir.</p>
<p><strong>İNFEKSİYON HALKALARI VE İNFEKSİYON ZİNCİRİ:</strong></p>
<p>İnfeksiyon zinciri, aşağıdaki infeksiyon halkaların sıralı olarak bir araya gelmeleri sonucu oluşur. İnfeksiyon halkaları ve infeksiyon zinciri tamamlandığında, İnfeksiyon Olgusu gelişmiş olur.</p>
<p><strong>İnfeksiyon Halkaları ve İnfeksiyon Zinciri:</strong></p>
<p><strong>1-	Etken Mikroorganizma:</strong></p>
<p>Bulaşıcı hastalıklar mikroorganizmalarla oluşmaktadır. Kimi mikroorganizmalar yalnızca bir bulaşıcı hastalığa neden olurken kimi mikroorganizmalar birden çok infeksiyona ve birden çok bulaşıcı hastalığa neden olabilmektedir. Örneğin; <a href="http://www.saglikvediyet.info/cocuk-felci/">çocuk felci</a> virüsü yalnız çocuk felci hastalığına neden olurken, stafilokoklar organizmada <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>ye yerleştiklerinde deri hastalıkları, ince <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bagirsak-barsak-hastaliklari/">bağırsak</a>lara yerleştiklerinde besin <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/zehirlenmeler/">zehirlenmeler</a>i olgularını oluşturabilmektedirler.</p>
<p>Bulaşıcı hastalıklara neden olan mikroorganizmaya, “etken mikroorganizma” denilmektedir.</p>
<p><strong>2-	Etken Mikroorganizma Kaynağı:</strong></p>
<p>Bir bulaşıcı hastalığın diğer insanlara bulaşıp yayılabilmesi için o bulaşıcı hastalığın etken mikroorganizmasını, organizmasında üretip çoğaltan, taşıyan ve çevreye bulaştıran canlı bir bulaşıcı hastalık kaynağı gereklidir. Bulaşıcı hastalık kaynağı insan ve hayvanlardır.</p>
<p><strong>3-	Bulaşmayı Sağlayacak Aracı ve Taşıyıcı:</strong></p>
<p>Hastalık kaynağından çıkan mikroorganizmalar, çeşitli araç gereçlere, su ve besinlere bulaşarak diğer insanlara taşınırlar. İnsanlar arasında mikroorganizmaları taşıyıp bulaştıran aracı ve taşıyıcılar olarak; su ve besinler, kitap, para, tuvalet ve lavabo muslukları, enjeksiyon araç gereçleri, ameliyat araç gereçleri, hava, oyun kağıtları vb cansız araçlar ile birlikte sivrisinek, tahta kurusu, bit, pire, kene vb canlı taşıyıcılar sayılabilir. </p>
<p><strong>4-	Bulaşma Yolu:</strong></p>
<p>Bir organizmada bulaşıcı hastalığın gelişebilmesi için etken mikroorganizmanın, o organizmaya solunum, sindirim gibi herhangi bir bulaşma yolundan girip yerleşmesi gereklidir. </p>
<p><strong>5-	Yeni Konakçıda Giriş Kapısı:</strong></p>
<p>Mikroorganizmaların yeni konakçıya bulaşabilmeleri, o konakçıda belirli giriş kapılarının var olmasına bağlıdır. Kuduz, deri şarbonu, tetanoz gibi bulaşıcı hastalıklar, organizmada yara, sıyrık, çizik, ısırık, tırmalama vb giriş kapıları olmadan bulaşamazlar.</p>
<p><strong>6-	Etken Mikroorganizmanın Organizmada Yayılması:</strong></p>
<p>Organizmaya giren mikroorganizmalar, organizmada bir engel ile karşılaşmadan hastalık oluşturacakları organ ya da sistemlere taşınabilmelidir. Bu taşınma ve yayılmayı engelleyen “genel direnç” ile ilgili güç ve yapılar, bulaşıcı hastalığın gelişmesini engeller. Örneğin; su ya da besinler ile alınan bağırsak bakterileri, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/mide-hastaliklari/">mide</a>de, mide asiti etki ve engeliyle karşılaşarak, hastalık oluşturma güçlerini önemli ölçüde kaybederler. Deriden bulaşlarda, mikroorganizmalar yangılaşma olayı ile giriş yerinde tutulurlar ve yeme yutma güçleriyle yok edilerek, organizma geneline yayılmaları engellenir.</p>
<p><strong>7- Etkene Mikroorganizmaya Duyarlı Organizma:</strong></p>
<p>Bir organizmada bir bulaşıcı hastalığın gelişebilmesi, o organizmanın, etken mikroorganizma türüne duyarlı olması ile ilgilidir. Her insan, yaşamı boyunca birçok mikroorganizma türüyle karşılaşır. Karşılaştığı mikroorganizmaları infeksiyon aşamasında yenerek, hasta olmadan bağışıklanan birey, büyük bir olasılıkla bir daha o hastalığa yakalanmayacaktır. Karşılaştığı mikroorganizma topluluğuna yenik düşen bireyde bulaşıcı hastalık gelişir. Hastalık etkenlerini organizmasında yok eden birey, bir yandan iyileşirken bir yandan da o mikroorganizma türüne karşı yaşam boyu kalıcı olabilecek etkin bağışıklık kazanır. </p>
<p>Bulaşıcı hastalıkları önlemede, bağışıklamanın önemi ve gereği çok iyi değerlendirilmelidir. Bulaşıcı hastalıklardan korunmada bağışıklık; en ucuz, en kolay ve en kalıcı yöntemdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/infeksiyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/bildirimi-zorunlu-bulasici-hastaliklar/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/bildirimi-zorunlu-bulasici-hastaliklar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Apr 2012 20:32:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nagihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8847</guid>
		<description><![CDATA[BİLDİRİMİ ZORUNLU BULAŞICI HASTALIKLAR Bulaşıcı hastalıklar, geliştikleri yerlerde sınırlı kalmadan, çevreye bulaşma ve yayılma özelliği taşırlar. Bulaşıcı hastalıkların ilk geliştikleri yerde sınırlı kalmalarını sağlamak ve daha geniş çevreye yayılmalarını önlemek için alınacak önlemlerin başında, “bulaşıcı hastalık bildirimleri” gelmektedir. Bulaşıcı hastalıklar; bulaşma, saldırma, yayılma ve gizlilik özelliklerine göre aşağıdaki bildirme biçimleriyle bildirilirler: 1- Ulusal düzeyde bildirim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BİLDİRİMİ ZORUNLU BULAŞICI HASTALIKLAR</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bulasici-hastaliklar/">Bulaşıcı hastalıklar</a>, geliştikleri yerlerde sınırlı kalmadan, çevreye bulaşma ve yayılma özelliği taşırlar. Bulaşıcı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a>ın ilk geliştikleri yerde sınırlı kalmalarını sağlamak ve daha geniş çevreye yayılmalarını önlemek için alınacak önlemlerin başında, “bulaşıcı hastalık bildirimleri” gelmektedir.</p>
<p>Bulaşıcı hastalıklar; bulaşma, saldırma, yayılma ve gizlilik özelliklerine göre aşağıdaki bildirme biçimleriyle bildirilirler:</p>
<p>1-	Ulusal düzeyde bildirim<br />
2-	Uluslar arası düzeyde bildirim<br />
3-	Bildirimin, ulusal resmi yazı ile yapıldığı bildirimler<br />
4-	Bildirimin, ulusal gizli yazı ile yapıldığı bildirimler</p>
<p><strong>1-	Ulusal Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar:</strong></p>
<p>Ulusal Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar görüldüklerinde, Ülkemiz genelinde bildirilirler. Ulusal Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar’da bildirme zinciri aşağıdaki gibidir:</p>
<p>a-	<a href="http://www.saglikvediyet.info/">Sağlık</a> Ocakları, Hastaneler, Dispanserler: Sağlık Grup Başkanlığı’na bildirir.<br />
b-	Sağlık Grup Başkanlığı: Sağlık Müdürlüğü’ne bildirir.<br />
c-	Sağlık Müdürlüğü: Sağlık Bakanlığı’na bildirir.</p>
<p>Aşağıda kümelendirilen Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıkların A, C, D kümesinde bulunanları, Ulusal Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklardır.</p>
<p><strong>2- Uluslar arası Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar:</strong></p>
<p>Görüldüklerinde dünya geneline yayılabilen GRUP:B’de yer alan Çiçek, Sarı <a href="http://www.saglikvediyet.info/humma-i-racia/">Humma</a>, Epidemik <a href="http://www.saglikvediyet.info/tifus-ve-tetanos-hastaliklari/">Tifüs</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/veba/">Veba hastalıkları</a>, görüldükleri ülkede, Ulusal Bildirim ile birlikte, Uluslar arası Bildirim ile Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirilirler.</p>
<p><strong>3-	Bildirimleri Ulusal Resmi Yazı ile Yapılan Bulaşıcı Hastalıklar:</strong></p>
<p>a-<a href="http://www.saglikvediyet.info/tuberkuloz-ve-paratifus-hastaligi/">Tüberküloz</a><br />
b-<a href="http://www.saglikvediyet.info/sitma/">Sıtma</a><br />
c-Trahom<br />
d-<a href="http://www.saglikvediyet.info/aids/">AIDS</a></p>
<p><strong>4-	Bildirimleri Ulusal Gizli Yazı ile Yapılan Bulaşıcı Hastalıklar:</strong></p>
<p>1-	Sifilis<br />
2-	AIDS</p>
<p>Ülkemizde Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar ile ilgili olarak, Sağlık Bakanlığı 2005 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nin (DSÖ-WHO) yayınlarını kaynak alarak üniversite, eğitim ve araştırma hastaneleri ile birlikte yaptığı çalışmalar sonunda 4 değişik bildirim türünde 51 adet Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalık belirlemiştir.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı “BULAŞICI HASTALIKLARIN İHBARI VE BİLDİRİM SİSTEMİ YÖNERGESİ’NE” göre, Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar, 4 gruba ayrılmaktadır.</p>
<p>1.	grup: A Grubu Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar<br />
2.	grup: B Grubu Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar<br />
3.	grup: C Grubu Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar<br />
4.	grup: D Grubu Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar</p>
<p><strong>Bulaşıcı Hastalıkların Bildirilmesinde Sağlanacak Yararlar:</strong></p>
<p>1-	Bölgesinde, Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalık çıkan Sağlık Evi, Sağlık Ocağı ve Aile Sağlığı Merkezi bulaşıcı hastalığı bir üst kurumuna bildirmekle, bulaşıcı hastalığın önlenmesinde yapılacak çalışmalar için yardım ve destek istemiş olacaktır.<br />
2-	Bir bölgede gelişen Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalığın, Sağlık Müdürlüklerine ve Sağlık Bakanlığı’na bildirilmesi, bulaşıcı hastalığın yakın ve komşu bölgelere yayılmasını önleme çalışmalarının başlatılmasına öncülük edecektir.<br />
3-	Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıkların kusursuz ve düzenli bir biçimde bildirimleri, bulaşıcı hastalıkların kayıtlarının tutulmasına, sayılmalarına ve gerekli araştırmaların yapılmasına yarar sağlayacaktır.<br />
4-	Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıkların bildirilmesi, ilgili kamu kuruluş ve görevleri için yasal zorunluluktur.</p>
<p><strong>A GRUBU BİLDİRİMİ ZORUNLU BULAŞICI HASTALIKLAR:</strong></p>
<p>1-	AIDS<br />
2-	AKUT KANLI İSHAL<br />
3-	BOĞMACA<br />
4-	BRUSELLOZ<br />
5-	DİFTERİ<br />
6-	GONORE<br />
7-	HIV İNFEKSİYONU<br />
8-	KABAKULAK<br />
9-	KIZAMIK<br />
10-	KIZAMIKÇIK<br />
11-	KOLERA<br />
12-	KUDUZ/ KUDUZ KUŞKULU TEMAS<br />
13-	MENİNGOKOKSİK İNFEKSİYONLAR<br />
14-	NEONATAL TETANOS<br />
15-	POLİOMİYELİT<br />
16-	SİFİLİZ<br />
17-	SITMA<br />
18-	ŞARBON<br />
19-	ŞARK ÇIBANI<br />
20-	TETANOS<br />
21-	TİFO<br />
22-	TÜBERKÜLOZ<br />
23-	AKUT VİRAL HEPATİTLER</p>
<p><strong>B GRUBU BİLDİRİMİ ZORUNLU BULAŞICI HASTALIKLAR:</strong></p>
<p>1-	ÇİÇEK<br />
2-	SARI HUMMA<br />
3-	EPİDEMİK TİFÜS<br />
4-	VEBA</p>
<p><strong>C GRUBU BİLDİRİMİ ZORUNLU BULAŞICI HASTALIKLAR:</strong></p>
<p>1-	AKUT HEMORAJİK ATEŞ<br />
2-	JAKOB HASTALIĞI<br />
3-	EKİNOKKOZ<br />
4-	H. İNFLUENZA Tip b (Hib)<br />
5-	İNFLUENZA<br />
6-	KALA-AZAR<br />
7-	KONJENİTAL RUBELLA<br />
8-	LEJYONER HASTALIĞI<br />
9-	LEPRA<br />
10-	LEPTOSPİROZ<br />
11-	SUBAKUT SKLEROZAN<br />
12-	PANENSEFALİT (SSPE)<br />
13-	ŞİŞTOZOMİYAZ<br />
14-	TRAHOM<br />
15-	TOKSOPLAZMOZ<br />
16-	TULAREMİ</p>
<p><strong>D GRUBU BİLDİRİMİ ZORUNLU BULAŞICI HASTALIKLAR:</strong></p>
<p>1-	CAMPYLOBACTER JEJUNİ<br />
2-	CHLAMYDIA TRACHOMATİS<br />
3-	CRYPTOSPORIDIUM (SP)<br />
4-	ENTAMOEBA HİSTOLYTICA<br />
5-	ENTEROHEMORAJİK E.COLİ<br />
6-	GİARDİA İNTESTİNALİS<br />
7-	SALMONELLA SP.<br />
8-	SHİGELLA SP.<br />
9-	LİSTERİA MONOCYTOGENES</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/bildirimi-zorunlu-bulasici-hastaliklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bulaşıcı Hastalıkların Görülmesini Etkileyen Etmenler</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/bulasici-hastaliklarin-gorulmesini-etkileyen-etmenler/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/bulasici-hastaliklarin-gorulmesini-etkileyen-etmenler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Apr 2012 17:44:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nagihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8845</guid>
		<description><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLARIN GÖRÜLMESİNİ ETKİLEYEN ETMENLER Bulaşıcı hastalıkların görülmesini ve yayılmasını artıran ya da azaltan birçok etki vardır. Bu etkiler aşağıda açıklanmıştır: 1- Yaş: Bireylerin yaşı, bulaşıcı hastalıklara karşı direnç ve bağışıklık yönünden oldukça önemlidir. Yeni doğan bebek, annesinden aldığı antikorlarla, doğumdan sonra ilk aylarda kimi bulaşıcı hastalıklara karşı edilgen (pasif) bağışıktır. Doğumdan sonra, genellikle altı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BULAŞICI HASTALIKLARIN GÖRÜLMESİNİ ETKİLEYEN ETMENLER</strong></p>
<p>Bulaşıcı hastalıkların görülmesini ve yayılmasını artıran ya da azaltan birçok etki vardır. Bu etkiler aşağıda açıklanmıştır:</p>
<p><strong>1-	Yaş:</strong></p>
<p>Bireylerin yaşı, bulaşıcı hastalıklara karşı direnç ve bağışıklık yönünden oldukça önemlidir. Yeni doğan bebek, annesinden aldığı antikorlarla, doğumdan sonra ilk aylarda kimi bulaşıcı hastalıklara karşı edilgen (pasif) bağışıktır. Doğumdan sonra, genellikle altı ay geçince, bebekte edilgen bağışıklığı sağlayan antikorlar azalır ve yok olurlar. Bu durumda bebek, bütün bulaşıcı hastalıklara karşı duyarlı konuma geçer.</p>
<p>İlerleyen aylarda bebek, içinde bulunduğu toplumda görülen, bulaşıcı hastalık etkenleriyle daha çok karşılaşma sürecine girer. Çocuklar 5 yaşına kadar, içinde bulundukları toplumdaki birçok bulaşıcı hastalık etkenleriyle karşılaşır ve karşılaştığı her mikroorganizmaya karşı bağışıklık kazanırlar.</p>
<p>Çocukların yaşı ilerledikçe, bulaşıcı hastalıklara karşı direnç ve bağışıklık güçleri de artacaktır. Ancak, çocuklar içinde bulundukları toplumlarda yaygın görülen bulaşıcı hastalıklarla karşılaştıklarında, kimi hastalıkları çoğu kez ağır ve örseleyici geçirebilmektedirler. Ağır geçirilen bulaşıcı hastalıkların bebek ve çocuk ölümlerine neden olmaları kaçınılmazdır. Bu gerçek doğrultusunda, toplumlarda yaygın görülebilen bulaşıcı hastalıklara karşı yeni doğanların tümü aşılanmalı, bebek ve çocukların yabanıl, sokak hastalık etkenleriyle karşılaşmalarından önce, bağışık konuma gelmeleri sağlanmalıdır.</p>
<p>Bulaşıcı çocukluk çağı hastalıkları, toplumlarda en yaygın görülen bulaşıcı hastalıklardır. Toplumlarda yaygın görülen bulaşıcı hastalıklar, doğal olarak daha çok kendilerine karşı duyarlı olan çocuklarda gelişebileceklerdir. Bilindiği gibi toplumlarda bulaşıcı hastalıklara en duyarlı olanlar bebek ve çocuklardır. Çocuklar, bulaş dönemeci (infeksiyon dönemeci) olarak adlandırılabilecek ilk 5 yaş dönemeci sürecinde, birçok bulaşıcı hastalıkla karşılaşır ve o hastalıkları tanırlar. Böylece karşılaştıkları hastalıklara karşı bağışıklık kazanırlar. </p>
<p>Bulaşıcı çocukluk çağı hastalıkları çoğunlukla 0-14 yaşlarda gelişirler. İleri yaşlarda ya hiç görülmezler ya da çok az görülürler. İleri yaşlarda, yaşlılık döneminde kimi bulaşıcı hastalıkların görülmelerinde az da olsa artış olabilmektedir. Bu durum, yaşlıların dirençlerinin düşmesine, organizmalarında gelişebilen anatomik ve fizyolojik yıkımlara bağlıdır.</p>
<p><strong>2-	Cinsiyet:</strong></p>
<p>Bulaşıcı hastalıkların görülmesinde kız-erkek yönünden belirgin bir değişmenin olduğu söylenemez. Ancak kadın-erkek arasındaki yaşam biçimi, hormonal yapı, çalışma koşulları gibi farklılıklar az da olsa bulaşıcı hastalıkların görülmesini etkileyebilir.</p>
<p><strong>3-	Aile:</strong></p>
<p>Aile bulaşıcı hastalıklar yönünden çok etkilidir. Ailenin bulaşıcı hastalıklardaki etkisi aşağıdaki durumlara bağlıdır:</p>
<p>a-	Ailenin ekonomik durumu<br />
b-	Ailenin eğitim durumu ve düzeyi<br />
c-	Ailenin sosyal-kültürel düzeyi, yaşam ve beslenme alışkanlıkları<br />
d-	Ailenin yapısı, geleneksel ya da öz aile oluşu. Kalabalık ve geleneksel ailelerde bulaşıcı hastalıklar daha çok görülür.<br />
e-	Aile bireylerinin meslekleri ve çalıştıkları iş alanlarının türler, bulaşıcı ve bulaşıcı olmayan hastalıkların gelişmesi için önemlidir. Anne ya da babanın hastanede çalışması, okulda ve benzer yerlerde görev yapması hastalıklarla karşılaşmalarını artıracaktır.<br />
f-	Ailenin konut durumu. Konutlarda her aile bireyi için bir odanın olması gerekli ve önemlidir. Konutun su, tuvalet, mutfak, banyo yapı ve ölçüleri yeterli olmalıdır. Konutların en temiz olması gereken yerlerin başında mutfak ve tuvaletler gelir. Özellikle bebeklerin bulunduğu odaların sık sık havalandırılması, uygun oda ısısının 18-22 derece olması sağlanmalıdır.<br />
g-	Toplumun temeli aile, ailenin temeli de kadındır. “Bir erkeği eğitirsen, bir bireyi eğitirsin. Bir kadını eğitirsen, bir aileyi eğitirsin” ilke ve anlayışı ile tüm kadın ve annelerin öncelikli olarak aşağıdaki alanlarda yeterince eğitilmeleri sağlanmalıdır.</p>
<p>-	Beslenme<br />
-	Çocuk sağlığı ve eğitimi<br />
-	Bebek beslenmesi<br />
-	Bebek ve çocukların aşılanması<br />
-	Su ve besin sağlığı, ev koşullarında mikropsuzlaştırma yöntemleri<br />
-	Aile ekonomisi<br />
-	Birey ve halk sağlığının kazanılması, korunulması ve sürdürülmesi<br />
-	Yurttaşlık bilinci ve hakları</p>
<p><strong>4-	Irk:</strong></p>
<p>Kimi hastalıklar kimi ırklarda diğerlerine göre daha az ya da daha çok görülebilirler. Örneğin, zencilerin sıtma ve sarı hummaya karşı daha dirençli olmaları ırka bağlı bir dayanıklık olarak değerlendirilir.</p>
<p><strong>5-	Beslenme:</strong></p>
<p>Bireyler yaşlarına, yaptıkları görevlere ve etkinliklerine göre dengeli ve yeterli beslenmelidirler. Dengeli ve yeterli beslenme, organizma direncini artırır ve hastalıklardan korunmayı kolaylaştırır. Bu nedenle beslenme, bilimsel ilke ve ölçülere göre düzenlenmelidir. Özellikle bebeklerin anne sütü ile beslenmeleri, protein ve vitaminden zengin yiyeceklerle doyurulmaları, beyinsel ve bedensel gelişimleri için kaçınılmazdır. Çocukların, ayak üstü ve yapay beslenmelerine engel olunmalıdır. Boyalı yiyecek ve içecekleri tüketmemeleri sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>6-	Zaman:</strong></p>
<p>Bulaşıcı hastalıkların görülmesinde ve yayılmasında zaman önemlidir. Bulaşıcı hastalıkların büyük çoğunluğu, zamanla doğrudan ilgilidir. Solunum yoluyla bulaşan hastalıklar, nüfus yoğunluğu etmeninin bulunduğu sonbahar ve kış aylarında, sindirim yoluyla bulaşın hastalıklar daha çok yaz ve sonbahar aylarında görülürler. Bu nedenle bulaşıcı hastalıklardan korunmada, mevsimlere göre yöntem ve yaklaşım belirlemek gereklidir.</p>
<p><strong>7-	Yer:</strong></p>
<p>Yerleşim yerlerinin durumu, bulaşıcı hastalıklarda etkilidir. Bulaşıcı hastalıkların çoğu kırsal yörede ve kentlerin gecekondu-kenar bölgelerinde görülmektedir. Ülkemiz gerçeklerine göre bulaşıcı hastalıkların görülmesi, kentten köye doğru gittikçe artmaktadır. Çalışma yerleri de bulaşıcı hastalıkların gelişip yayılmasında oldukça etkili olmaktadır. Bir yerleşim yerinde bulaşıcı hastalıkların gelişip yayılmalarında etkili olan önemli etmenler aşağıda belirtilmiştir:</p>
<p>a-	İçme ve kullanma sularının durumu<br />
b-	Altyapı durumu<br />
- Kanalizasyon<br />
- Çöp, gübrelik<br />
- Yol<br />
- Elektrik<br />
- Haberleşme<br />
c- Eğitim durumu<br />
d- Kültürel durum, yaşam biçimi, gelenekler, görenekler<br />
e- Ekonomik durum, aile ve toplumların satın alma güçleri, gelir durumu<br />
f- Yerleşim yeri özellikleri, iklim durumu<br />
g- Sağlık örgütlenmesi</p>
<p>Toplumların sağlık örgütlenmeleri, toplumların kendilerine özgü sağlık sorunlarını çözecek, toplumun sağlık düzeyini yükseltecek ve gerçek sağlık kalkınmasını sağlayacak yapı ve anlayışta olmalıdır.</p>
<p><strong>8-	Meslek:</strong></p>
<p>Belirli görevlerde çalışanlar, kimi bulaşıcı hastalıklarla daha çok karşılaşmakta ve hasta olmaktadırlar. Sağlık görevi, hayvancılıkla uğraşma, öğretmenlik gibi görevler bulaşıcı hastalıkları alma ve yayma yönlerinden etkili alanlarıdır. Bu görevlerde çalışanlar, özel eğitilmeli, özel korunmalı ve özel beslenmelidir. Örneğin, Verem Savaş Dispanserinde çalışanların verem hastalığına karşı daha iyi korunmaları, ayrı bir zorunluluk gerektirmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/bulasici-hastaliklarin-gorulmesini-etkileyen-etmenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toplum Bağışıklığı ve Epidemiler</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/toplum-bagisikligi-ve-epidemiler/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/toplum-bagisikligi-ve-epidemiler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Apr 2012 15:28:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nagihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8827</guid>
		<description><![CDATA[TOPLUM BAĞIŞIKLIĞI ve EPİDEMİLER Toplumda bağışıklık düzeyi yükseldikçe, bağışıklık kazanılan bulaşıcı hastalıkların, o toplumda salgın oluşturabilme güçleri azalır. Toplumdaki bireylerin çoğunluğunun bağışık olduğu bir bulaşıcı hastalık, o toplumda salgın oluşturamaz. Tek tek olgular düzeyinde görülür. Bu nedenle, bulaşıcı hastalık salgınlarını önlemede, en kalıcı ve güvenilir yöntem aşılama ile toplumların bağışıklık düzeylerini yükseltmektir. Toplumdaki bireylerin bağışıklık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TOPLUM BAĞIŞIKLIĞI ve EPİDEMİLER</strong></p>
<p>Toplumda <a href="http://www.saglikvediyet.info/bagisiklik-sisteminiz/">bağışıklık</a> düzeyi yükseldikçe, bağışıklık kazanılan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bulasici-hastaliklar/">bulaşıcı hastalıklar</a>ın, o toplumda salgın oluşturabilme güçleri azalır. Toplumdaki bireylerin çoğunluğunun bağışık olduğu bir bulaşıcı hastalık, o toplumda salgın oluşturamaz. Tek tek olgular düzeyinde görülür. Bu nedenle, bulaşıcı hastalık salgınlarını önlemede, en kalıcı ve güvenilir yöntem aşılama ile toplumların bağışıklık düzeylerini yükseltmektir. Toplumdaki bireylerin bağışıklık düzeyi düştükçe bulaşıcı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar-ve-bitkisel-tedavisi/">hastalıklar</a>ın salgın oluşturabilme güçleri artar. </p>
<p>Aşılama ve bağışıklık düzeyinin yükselmesine etki eden diğer yöntemlerle birlikte yükseltilen bağışıklık düzeyi, zaman geçtikçe birçok etkiyle düşer ve koruyuculuğu azalır. Toplum bağışıklık düzeyi aşağıdaki etki ve etmenler nedeniyle düşmektedir:</p>
<p><strong>1- Toplumda Duyarlıların Artması:</strong></p>
<p>Toplumda duyarlı bireylerin (bağışık olmayan bireylerin) sayısı gittikçe artabilir. Duyarlı insan sayısının artması aşağıdaki durumlara bağlıdır:</p>
<p><strong>a- <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/gebelik/">Doğum</a>lar:</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/yeni-dogan/">Yeni doğan</a>lar annelerinden geçen hazır antikorların etkisiyle, doğumdan sonra ilk 6 ay o toplumda yaygın görülen birçok bulaşıcı hastalığa karşı genellikle edilgin bağışıklık (pasif) gösterirler. İlk 6 aydan sonra anneden aldıkları hazır <a href="http://www.saglikvediyet.info/antikorlarin-rolu/">antikorlar</a>ın sayısı azalan bebekler, bulaşıcı hastalıklara karşı duyarlı olma konumuna gelirler. Bu nedenle yeni doğanlar, toplumda duyarlıların sayısını ve toplumun duyarlılık düzeyini yükseltir.</p>
<p><strong>b- Göçler:</strong></p>
<p>Bir topluma dışarıdan göç eden bireyler, göç gelip yerleştikleri toplumda yaygın olan birçok bulaşıcı hastalığa karşı, duyarlı konumda olabilirler. Göç alan toplumda, göçlere bağlı olarak duyarlıların sayısı yüksektir.</p>
<p><strong>c- Bireylerin Bağışıklık Düzeylerinin Zaman Geçtikçe Düşmesi:</strong></p>
<p>Zaman geçtikçe bireylerin antikor sayılarında düşmeler olur. Bu gelişme, toplumda duyarlıların sayısını yeniden yükseltir.</p>
<p><strong>d- Toplumlarda <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">Beslenme</a> Bozukluğu ve Yetersizliğinin Gelişmesi:</strong></p>
<p>Beslenme bozukluğu ve yetersizliği, birey ve toplumların bağışıklık düzeylerinin düşmesine neden olmaktadır.</p>
<p><strong>e- Toplumda Gelişen Ağır Toplumsal Sorunlar:</strong></p>
<p>Toplumlarda gelişen ağır etkili sorunlar, beslenme ve sağlıklı yaşama alanlarında yetmezlikler oluşturarak toplumsal direncin düşmesine neden olmaktadır.</p>
<p><strong>2- Toplum Sağlığı Çalışmalarının Yetersiz Olması:</strong></p>
<p>Toplumda, <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a> örgütlenmesi ve çalışmalarındaki yetersizlikler, toplumda bulaşıcı hastalıkların gelişip yayılmalarına neden olacaktır. Toplumda yaygınlaşan bulaşıcı hastalıklar, birey ve toplum bağışıklık gücünü aşındırır ve düşürür. Bu nedenle, sağlık kurumları, toplumlarda iyi bir kayıt ve ekip çalışması anlayışıyla, en uçtaki yerleşim yerlerine kadar tasarımlı (planlı), düzenli, kesintisiz ve kapsamlı bir sağlık çalışması sunmak ve yürütmek zorundadır.</p>
<p><strong>3- Mikroorganizmaların Hastalık Oluşturma ve Saldırma Güçlerinin Yüksek Olması:</strong></p>
<p>Mikroorganizmaların sürekli değişim kazanmaları, tanınmaz konuma gelmeleri, bireylerin bağışıklık güç ve düzeylerinin yetersiz kalmasına neden olmaktadır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/kus-gribi/">Kuş gribi</a> etken virüsünün evrimleşerek değişmesi ve insanlarda da hastalık oluşturması bu gelişme için önemli bir örnektir. Hastalık oluşturma gücü yüksek mikroorganizmalar ile karşılaşan birey ve toplumların, bağışıklık düzeylerinde azalmalar ve düşmeler gözlenmektedir.</p>
<p><strong>4- Toplumda Hastalık Kaynaklarının Artması:</strong></p>
<p>Toplumda bulaşıcı hastalıkları taşıyan ve diğer insanlara bulaştıran hastalık kaynağı konumundaki insan ve hayvanların sayılarının artması, insanların bulaşıcı hastalıklarla karşılaşmalarını artıracak ve bu yaygın ve yoğun karşılaşma sonucuna bağlı olarak birey ve toplumların bağışıklık düzeyleri düşecektir.</p>
<p><strong>Toplumlardaki Hastalık Kaynakları:</strong></p>
<p>1-	Hasta olan insanlar, hastalar.<br />
2-	Kendileri hasta olmamalarına karşın, hastalık etkenini taşıyan taşıyıcı insanlar.<br />
3-	Hastalık etkenini bulunduran hayvanlar.</p>
<p>Toplum bağışıklık düzeyini olumsuz yönde etkileyen yukarıdaki etmenler ile karşılaşan toplumların bağışıklık düzeyleri giderek düşer. Bağışıklık düzeyi düşmüş toplumlarda, gelişen bulaşıcı hastalıkların salgın oluşturma olasılıkları yükselir.</p>
<p>Bulaşıcı hastalıkların salgın oluşturdukları toplumların ekonomik, sağlık ve eğitim düzeyleri düşer. Bu durum, bulaşıcı hastalıkların gelişip yayılmalarında, toplumsal yatkınlığı daha çok artıran bir kısır döngü oluşturacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/toplum-bagisikligi-ve-epidemiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kist Hidatik</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/kist-hidatik/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/kist-hidatik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Apr 2012 06:59:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nagihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Asalak Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bağırsak, Barsak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8824</guid>
		<description><![CDATA[KİST HİDATİK (HİDATİDOZ, HİDATİK KİST): Çevre koşulları bozuk ülkeler başta olmakla birlikte tüm dünyada görülebilen ve çoğunlukla köpeklerden insanlara bulaşan bir bulaşıcı hastalıklardan birisidir. Etken: Etken, Echinococcus granulosis’tir. -Echinococcus granulosis 6 mm boyunda, 0.6 mm enindedir. -Erişkinleri köpeklerde bulunur. Erişkin yumurtaları köpeğin dışkısıyla dışarı atılır. Bu yumurtaların bulaştığı su ve besinlerle insanlara bulaşır. İnsanlarda kistler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KİST HİDATİK (HİDATİDOZ, HİDATİK KİST):</strong></p>
<p>Çevre koşulları bozuk ülkeler başta olmakla birlikte tüm dünyada görülebilen ve çoğunlukla köpeklerden insanlara bulaşan bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bulasici-hastaliklar/">bulaşıcı hastalıklar</a>dan birisidir.</p>
<p><strong>Etken:</strong></p>
<p>Etken, Echinococcus granulosis’tir.<br />
-Echinococcus granulosis 6 mm boyunda, 0.6 mm enindedir.<br />
-Erişkinleri köpeklerde bulunur. Erişkin yumurtaları köpeğin dışkısıyla dışarı atılır. Bu yumurtaların bulaştığı su ve besinlerle insanlara bulaşır. İnsanlarda kistler gelişir.</p>
<p><strong>Görülüşü:</strong></p>
<p>Echinococcus granulosisin son konağı köpek, kurt, çakal gibi hayvanlar, ara konağı ise koyun, sığır, kimi durumlarda insandır.</p>
<p><strong>Bulaşma:</strong></p>
<p>Bulaşma <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sindirim-sistemi/">sindirim</a> ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/solunum-yollari-hastaliklari/">solunum yolları</a> ile gerçekleşmektedir.</p>
<p><strong>Sindirim Yoluyla Bulaşma:</strong></p>
<p>Köpeklerin <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bagirsak-barsak-hastaliklari/">bağırsak</a>larında bulunan erişkin Echinococcus granulosis’ten çıkan yumurtalar dışkı ile çevreye, su ve besinlere bulaşır. Bu suların içilmesi, asalak ile bulaşık yiyeceklerin yenilmesi ve etkenle bulaşık ellerin <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/agiz-ve-dis-sagligi/">ağız</a>a götürülmesi ile sindirim yoluyla bulaşma gerçekleşir. </p>
<p><strong>Solunum Yoluyla Bulaşma:</strong></p>
<p>Köpek dışkılarından dışarıya atılan yumurtaların ve yumurtalarla bulaşık köpek tüylerinin solunması ile solunum yoluyla bulaşma olur.</p>
<p><strong>Doğumsal Bulaşma:</strong></p>
<p>Echinococcus granulosis’in, gebe annede bulunan yumurtalarından çıkan ve annenin <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a> dolaşımına karışan kurtçukların (onkosferler), döleş aracılığı ile bebeğe geçebileceği bildirilmektedir.</p>
<p><strong>Echinococcus Granulosis Kistinde Gelişim:</strong></p>
<p>Echinococcus granulosis embriyonlu yumurtaları bulundukları organlarda yavaş bir gelişme ile hidatik kist oluştururlar.</p>
<p>İnsanların ince bağırsaklarında bulunan embriyonlu yumurtalardan çıkan onkosferler, bağırsak duvarını geçerek kana karışırlar. Kan dolaşımı ile <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/">karaciğer</a>e ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/">akciğer</a>lere taşınırlar. Karaciğere yerleşen onkosferlerden önce küçük kistler çıkar. Bu kistler gelişerek larva olurlar. Larvalar hidatit (hydatis=su kesesi) olarak tanımlanırlar. Larvalar kist biçiminde su kesecikleri oluştururlar ve oluşturdukları kist içinde serbest kalırlar. Kist konumundaki larvaların büyüklükleri 0.5 mm ile 1-1.5 cm arasında değişmektedir. Kist sıvısı içinde, kist oluşturan larvaların artıkları ve kireç tanecikleri bulunur.</p>
<p>Kistler daha çok akciğer ve karaciğerde olmakla birlikte, böbreklerde, pelvis organlarında, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/">dalak</a>ta, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a>lerde, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">kemik</a>lerde, <a href="http://www.saglikvediyet.info/sinir-sistemi/">sinir sistemi</a>, plevra ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a> altında oluşurlar.</p>
<p><strong>Belirti ve Bulgular:</strong></p>
<p>Kist hidatik organizmada genel ve yerel tepkilere yol açar.</p>
<p><strong>1- Genel Tepki ve Bulgular:</strong></p>
<p>-	Karaciğerdeki baskıya bağlı <a href="http://www.saglikvediyet.info/sariligin-bitkisel-tedavisi/">sarılık</a> gelişimi<br />
-	Kist sıvısının neden olduğu deri döküntüleri<br />
-	Kanda eosinofili<br />
-	<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">Çocuk</a>larda büyümenin yavaşlaması</p>
<p><strong>2- Yerel Tepki ve Belirtiler:</strong></p>
<p>-	Kistin yerleştiği organa yaptığı baskıya bağlı ağrı ve duyarlılık<br />
-	Karaciğer nekrozu<br />
-	Akciğerlere yerleşen kistlere bağlı <a href="http://www.saglikvediyet.info/kuru-oksurugun-bitkisel-tedavisi/">öksürük</a>ler<br />
-	Akciğerde kanama<br />
-	<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kalp-ve-damar-hastaliklari/">Kalp</a> atım sayısında artış</p>
<p><strong>Tanı:</strong></p>
<p>Tanı için kist varlığından kuşku duyulan organların radyografisi en çok başvurulan yöntemdir. Laboratuar deneylerinden Weinberg Compleman Birleşmesi deneyi ve Casoni <a href="http://www.saglikvediyet.info/alerji/">alerji</a>k deneyi yapılır.</p>
<p><strong>Kist Hidatikte Gelişebilecek İkincil Olgular:</strong></p>
<p>-	Kistlerin yırtılması sonucu anafilaktik şok ve kollaps gelişebilir<br />
-	Kimi durumlarda kistin içinde apse oluşabilmektedir<br />
-	Kistin beyine ve kalbe yerleşmesi sonucu ölümler olmaktadır.</p>
<p><strong>Tedavi ve Korunma:</strong></p>
<p>Kist Hidatikte tedavi cerrahi yöntemlerle kistin alınmasıyla sağlanabilir.<br />
Korunmada; köpek besleyenlerin eğitilmesi, su ve besin sağlığı ve uygun çevre koşullarının oluşturulması önemlidir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/kist-hidatik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eritromelalji</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/eritromelalji/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/eritromelalji/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 15:20:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nagihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8812</guid>
		<description><![CDATA[ERİTROMELALJİ Eritromelalji, erkeklerle kadınları eşit oranda etkileyen ender bir hastalıktır. Genellikle orta yaşta çıkar, ama öbür yaş gruplarında da görülebilir. • İkincil biçim: Başka hastalıklar eşliğinde görülür. Bu hastalıklar arasında polisitemia vera (gerçek alyuvar atımı), şeker hastalığı, yüksek tansiyon, romatoit artrit, gut, arsenik, cıva ve talyum zehirlenmesi yer alır. • Birincil ya da nedensiz biçim, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ERİTROMELALJİ</strong></p>
<p>Eritromelalji, erkeklerle <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a>ları eşit oranda etkileyen ender bir hastalıktır. Genellikle orta yaşta çıkar, ama öbür yaş gruplarında da görülebilir.</p>
<p><strong>• İkincil biçim:</strong> Başka <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a> eşliğinde görülür. Bu hastalıklar arasında polisitemia vera (gerçek alyuvar atımı), <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/seker-hastaliklari/">şeker hastalığı</a>, yüksek <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/tansiyon-hastaliklari/">tansiyon</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/artrit/">romatoit artrit</a>, <a href="http://www.saglikvediyet.info/gut-hastaligi/">gut</a>, arsenik, cıva ve talyum <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/zehirlenmeler/">zehirlenme</a>si yer alır.</p>
<p>• Birincil ya da nedensiz biçim, başka hastalıklar eşliğinde değildir ve nedeni bilinmemektedir.</p>
<p><strong>Nedenleri:</strong></p>
<p>Eritromelaljideki temel bozukluk <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>deki küçük atardamarların genişlemesi, bunun sonucunda deride <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kan-ve-kan-hastaliklari/">kan</a> akımının aşırı artmasıdır. Başka kişileri etkilemeyen sıcaklıklar, bu hastaların kol ve bacaklarında rahatsızlık yaratır. Bozuklukların ortaya çıktığı sıcaklık (kritik sıcaklık) olguya göre değişir ama genellikle 32°C-36°C arasındadır. Nöbet sırasında ağrının nasıl ortaya çıktığı da tam bilinmemektedir. Derideki damarların genişlemesi bu açıdan önemli bir etkendir ama tek başına ağrıya yol açmaz. Yakınmaların başlaması için deri sıcaklığında belli bir artış da olmalıdır.</p>
<p><strong>Belirtileri:</strong></p>
<p>Eritromelaljinin başlıca özelliği, vücudun uç bölümlerindeki deri damarlarının dönem dönem genişlemesidir. Özellikle alt uçlarda belirtiler görülür. Kızarma, ısı ve ağrı eritromelaljide üçlü belirtileri oluşturur. Etkilenen kol ya da bacağın <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">cilt</a> sıcaklığı belli bir “kritik” düzeye ulaştığında hastalık kendini gösterir. Kritik düzey olgudan olguya değişir. Ağrılı nöbetler daha çok sıcak yaz günlerinde, kişi çok sıcak ortamlara girdiğinde ya da kol ve bacaklar örtülü olduğunda ortaya çıkar. Ağrılı bölgede nabız gibi bir atım duyulur. Hasta bu bölgeleri serinleterek (örneğin soğuk suya sokarak) rahatlar. Genellikle uç bölgelerin altında yalnızca belli bir parça etkilenmiştir (bazı parmaklar ya da tabanlarla avuçlar gibi). Bozukluk iki taraflıdır.<br />
Ağrılı kriz sırasında, etkilenen bölümler kırmızı renkte (hafif olgularda morumsu), biraz şiş ve sıcaktır.</p>
<p><strong>Beklenen Gidişi ve Tedavi:</strong></p>
<p>Hastalığın gidişi, hastanın yaşamı ve etkilenen kol ya da bacakların anatomik bütünlüğü açısından tehlikeli değildir. Ama bozukluklar belirgin bir rahatsızlık verebilir.<br />
Doğrudan bir tedavi yoktur. Vücudun ağrılı damar genişlemesi nöbetlerine tutulan bölümlerinin ısınmasını engellemek gerekir; hatta olanak varsa hastaların iklimi daha sert olan bölgelere taşınmaları önerilir. Aspirinin bu hastalarda özellikle belirgin ve uzun bir sakinleştirici etkisi olduğu sanılmakta, ama bu ilacın etki mekanizması bilinmemektedir. Sıcağa doğru ilerleyici bir duyarsızlaştırma denenmişse de etkileri her zaman belirgin değildir. İkincil biçimlerde, doğal olarak eritromelaljinin temelindeki hastalığı tedavi etmeye çalışmak gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/eritromelalji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akrosiyanoz</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/akrosiyanoz/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/akrosiyanoz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 15:09:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nagihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8807</guid>
		<description><![CDATA[AKROSİYANOZ Akrosiyanoz (vücudun uç bölümlerinin morarması) çevre atardamarların büzüşmesinden kaynaklanan bir hastalıktır. Tüm yaşlarda ortaya çıkabilir, ama genellikle 20-45 yaş arasında görülür. Akıl hastalarında çok daha sıktır. Bu grubun yanı sıra öteki akrosiyanoz olgularında da belli bir duygusal dengesizlik sık görülür. Hastalığın ruhsal ve hormonal bozukluklardan kaynaklandığı öne sürülmüşse de, günümüze değin nedeni tam anlaşılamamıştır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AKROSİYANOZ</strong></p>
<p>Akrosiyanoz (vücudun uç bölümlerinin morarması) çevre atardamarların büzüşmesinden kaynaklanan bir hastalıktır. Tüm yaşlarda ortaya çıkabilir, ama genellikle 20-45 yaş arasında görülür. Akıl hastalarında çok daha sıktır. Bu grubun yanı sıra öteki akrosiyanoz olgularında da belli bir duygusal dengesizlik sık görülür. Hastalığın <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/ruh-ve-sinir-hastaliklari/">ruh</a>sal ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/hormonlar/">hormon</a>al bozukluklardan kaynaklandığı öne sürülmüşse de, günümüze değin nedeni tam anlaşılamamıştır.</p>
<p><strong>Akrosiyanozun Belirtileri:</strong></p>
<p>Vücudun uç bölümlerindeki (parmak uçları, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">burun</a>, dudaklar, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">kulak</a>  vb) kılcal damarların ve yüzeysel toplardamarların genişlemesiyle birlikte az ya da çok sürekliliği olan bir arteriyol (küçük atardamar) büzüşmesidir. Başlıca belirti morarmadır (siyanoz). Ellerde ve daha seyrek olarak ayaklarda morumsu zemin üstünde kırmızımsı lekeler görülür. Morarma (siyanoz) el ya da ayak bileğine doğru sona erer. Buna <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">cilt</a> sıcaklığının azalması, <a href="http://www.saglikvediyet.info/terlemenin-bitkisel-tedavisi/">terleme</a>, ellerde ve ayaklarda ağrılı gerginlik gibi başka yerel belirtiler de eşlik edebilir. </p>
<p>Soğukta artan bozukluklar, etkilenen uçların ısıtılmasıyla belirgin biçimde geriler ya da yok olur. Ama oda sıcaklığında çeşitli belirtiler hafif de olsa varlığını korur. Bunlar Raynaud sendromundaki gibi nöbetler halinde ortaya çıkmazlar. Her iki biçim arasındaki ayırıcı bir özellik, akrosiyanozda hiçbir zaman solukluk olmamasıdır. Siyanozlu bölgelere parmakla bastırınca soluk lekeler ortaya çıkar. Parmak çekilince bunlar kaybolur ve morarma çevreden merkeze doğru geriler. Akrosiyanozun gidişi iyi huyludur. Başka etkenler (soğuk ve güçlü dezenfektanlara bağlı lezyonlar vb) devreye girmedikçe <a href="http://www.saglikvediyet.info/kangren-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/">kangren</a> oluşmaz. Yerel lezyonlann iyileşme eğilimi azdır. Yakınmalar kış mevsiminde ve soğuk iklimli bölgelerde artar ama yıllar geçtikçe hafifleme eğilimi gösterir. Livedo retikularis de atardamarlarda yine soğuğa bağlı olarak ortaya çıkan ama akrosiyanozdan farklı bir hastalıktır. </p>
<p>Bu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalık</a>ta ağ biçiminde, morumsu bir dizi sık çizgi ortaya çıkar. Bunlar daha çok bacaklarda ve ayak sırtında (daha ender olarak önkol ve el sırtında) yerleşir. Cutis marmorata denen en hafif biçiminde hasta soğuğa çıktığında kol ve bacakları morumsu, ağ biçimli beneklerle kaplanır. Bunlar sıcaklık yükselince kaybolur. Daha ilerlemiş biçimlerde derinin rengindeki değişiklikler tüm soğuk mevsim boyunca sürebilir. Ender olarak <a href="http://www.saglikvediyet.info/ulserin-bitkisel-tedavisi/">ülser</a>leşmeler ortaya çıkar. Livedo retikulariste akrosiyanozdan farklı olarak yanma ve ülserleşmeyle ayırt edilen ağrılı deri lezyonları gelişebilir. Ayrıca akrosiyanozda yalnızca uç bölgeler etkilenmişken livedo retikulariste bacak ve uyluk gibi orta bölümlerde belirti görülür. Livedo retikularis hemen her zaman üretken (doğurgan) yaştaki <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a>ları etkiler. Bu yüzden nedenleri arasında <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/hormonlar/">hormon</a>al etkenlerin de bulunabileceği düşünülmektedir. </p>
<p><strong>Tedavi:</strong></p>
<p>Gerek akrosiyanozda gerek livedo retikulariste tedavi, etkilenen bölümlerin soğuktan, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a>dan ve travmalardan korunmasına dayanır. Yalnızca çok ender olgularda damar genişletici ilaçlar verilmesi gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/akrosiyanoz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tularemi</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/tularemi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/tularemi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 18:58:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nagihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8784</guid>
		<description><![CDATA[TULAREMİ (TAVŞAN HUMMASI, TULAREMİA): Tularemi, özellikle yer sincabı, su faresi, yabanıl tavşan, yabanıl kemiricilerin, kimi yabanıl kuşların hastalığıdır. Hastalık insanlarda da gelişir. Etken Mikroorganizma: Tulareminin etkeni, Pasteurella tularensis adında bir bakteridir. Bakteri Gram olumsuz (negatif), çomak biçiminde, çok küçük, ince kapsüllü ve hareketsizdir. Normal besiyerlerinde üremez. Yumurta sarısı, glikoz, sistin vb. besin öğelerinin eklendiği besiyerlerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TULAREMİ (TAVŞAN HUMMASI, TULAREMİA):</strong></p>
<p>Tularemi, özellikle yer sincabı, su faresi, yabanıl tavşan, yabanıl kemiricilerin, kimi yabanıl kuşların hastalığıdır. Hastalık insanlarda da gelişir.</p>
<p><strong>Etken Mikroorganizma:</strong></p>
<p>Tulareminin etkeni, Pasteurella tularensis adında bir bakteridir. Bakteri Gram olumsuz (negatif), çomak biçiminde, çok küçük, ince kapsüllü ve hareketsizdir. Normal besiyerlerinde üremez. Yumurta sarısı, glikoz, sistin vb. besin öğelerinin eklendiği besiyerlerinde ürer. Etken, Francisella tularensis adıyla da anılır.</p>
<p><strong>Hastalığın Görülüşü:</strong></p>
<p>Hastalık ilk önce Kalifornia’nın Tulare bölgesinde tanımlanmıştır. Ülkemizde 1920-1950 yılları arasında salgınlar oluşturmuştur. Son yıllarda özellikle 1998 yılından sonra Antalya, Van, Samsun, Sinop, Ankara, Çanakkale, Yalova ve Düzce’de düşük etkili salgınlar oluşturmuştur. Laboratuar bulaşı görülme olsılığı, en yüksek olan bakterilerin başında gelir.</p>
<p><strong>Hastalık Kaynağı:</strong></p>
<p>Tularemi hastalığının kaynağı tavşan, yer sincabı, tilki, su faresi, domuz, çil kuşu, sülün, keklik, bıldırcın vb. hayvanlardır. </p>
<p><strong>Hastalığın Bulaşması:</strong></p>
<p><strong>Tularemi, aşağıdaki bulaşma biçim ve yolları ile bulaşır:</strong></p>
<p><strong>1. Deri ve Mukoza Yoluyla Bulaşma:</strong></p>
<p>a-	Hastalık kaynağı durumundaki hayvanın kesilmesi, derisinin soyulması, etinin işlenmesi anında, kan ve organizma sıvılarının insanların giriş kapısı olabilecek çizik, kesik ve sıyrıklarıyla ilişkilenmesiyle bulaşmalar gerçekleşir.<br />
b-	Etkeni taşıyan kene ve ahır sineklerinin insanları sokması ile bulaşmalar olabilmektedir.</p>
<p><strong>2.	Sindirim Yoluyla Bulaşma:</strong></p>
<p>a-	Hasta hayvan etinin yeterince pişirilmeden yenilmesiyle bulaşma gerçekleşir.<br />
b-	Hastalık kaynağı olan hayvanların idrarı, dışkıları, tüy vb. çıkartılarının kirlettiği suların içilmesi ve kullanılması sonucu oluşan bulaşmalar daha yaygındır.</p>
<p>Tularemi hastalığının insandan insana bulaştığı kanıtlanamamıştır.</p>
<p><strong>Kuluçka Süresi:</strong></p>
<p>Yaklaşık 3-4 gündür.</p>
<p><strong>Hastalığın Gelişimi:</strong></p>
<p>Pasteurella tularensis, organizmada giriş yerinde yerleşir ve ürer. Kan ve lenf yolları ile organizmaya yayılarak hastalık bulgularını başlatır.</p>
<p><strong>Hastalığın Belirti ve Bulguları:</strong></p>
<p>1.	Başlangıçta çok etkili baş ağrısı, titreme ile yükselen ateş gelişir.<br />
2.	Etkenin girdiği deri bölgesinde önceleri papül daha sonra püstül oluşur.<br />
3.	Deri ve mukozadaki ülseroglandüler özelliğindeki oluşumların çevresinde lenfadenitler gelişir.<br />
4.	Etken mikroorganizma göz konjonktivasında yerleşirse konjonktivit gelişir.<br />
5.	Kulak önü, çene altı lenf bezlerinde büyümeler gelişir.<br />
6.	Tifo bulguları gözlenir.<br />
7.	Zatürre (pnömoni), menenjit, perikardit, körlük gibi ikincil olgular gelişebilir.</p>
<p><strong>Hastalığın Tanısı:</strong></p>
<p>Tanı için hastalıklı oluşum ve dokulardan alınan örneklerde, etken mikroorganizma aranır.</p>
<p><strong>Tedavi ve Bakımı:</strong></p>
<p>Hasta, hastaneye yatırılır. Streptomisin, kloramfenikol ve tetrasiklin gibi ilaçların kullanımı ile birlikte gerekli hasta bakımı uygulamaları yapılır.</p>
<p><strong>Korunma:</strong></p>
<p>1.	Hastalık kaynağı olabilecek hayvanların insan yaşamından uzak tutulması sağlanmalı, bu tür hayvanlara eldivensiz dokunulmamalıdır.<br />
2.	Kuşkulu etler yenilmemeli ya da yeterince pişirilmelidir.<br />
3.	Sokucu böceklerden korunmalıdır.<br />
4.	Laboratuar çalışanlarının gerekli koruyucu araç gereç kullanmaları sağlanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/tularemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Weil Hastalığı (Leptospirozis)</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/weil-hastaligi-leptospirozis/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/weil-hastaligi-leptospirozis/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 13:30:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nagihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8781</guid>
		<description><![CDATA[WEIL HASTALIĞI (LEPTOSPİROZİS, ICTEROHAEMMORRHAGIAE): Leptospirozis; sarılık, peteşiyal kanamalar, sinirsel bozukluklar, karaciğer, dalak büyümeleri gibi bulgulara neden olan bir hastalıktır. Etken Mikroorganizma: Leptospirozisin etkeni, Leptospira icterohaemorragiae adıyla bilinen bir Spirokettir. İki ucu, elbise askısı gibi kıvrık ya da S biçimindedir. Dış koşullara dayanıksızdır. Sularda 7-15 gün, idrarda 2-24 saat canlı kalabilir. Hastalığın Görülüşü: Hastalık dünyanın her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>WEIL HASTALIĞI (LEPTOSPİROZİS, ICTEROHAEMMORRHAGIAE):</p>
<p>Leptospirozis; sarılık, peteşiyal kanamalar, sinirsel bozukluklar, karaciğer, dalak büyümeleri gibi bulgulara neden olan bir hastalıktır.</p>
<p><strong>Etken Mikroorganizma:</strong><br />
Leptospirozisin etkeni, Leptospira icterohaemorragiae adıyla bilinen bir Spirokettir. İki ucu, elbise askısı gibi kıvrık ya da S biçimindedir. Dış koşullara dayanıksızdır. Sularda 7-15 gün, idrarda 2-24 saat canlı kalabilir.</p>
<p><strong>Hastalığın Görülüşü:</strong><br />
Hastalık dünyanın her yerinde gelişip, yayılabilir. Sulu tarımın yapıldığı, çeltik tarlalarının olduğu yerlerde daha çok görülür. Nemli ve tropikal bölgelerde yerleşiktir. Yurdumuzda 1915 yılından bu yana tanınmakta ve belirlenmektedir. Leptospiroz, evcil ve yabanıl hayvanlardan insanlara bulaştırılır. Hastalık, pirinç tarlalarında çalışanlarda, mezbaha işçilerinde, hayvancılıkla uğraşanlarda, kanalizasyon işçilerinde, balıkçılarda, madencilerde, veterinerlerde görev hastalığı olarak daha çok gelişir ve yayılabilir.</p>
<p><strong>Hastalık Kaynağı:</strong><br />
Fareler başta olmakla birlikte evcil ve yabanıl hayvanlardır.</p>
<p><strong>Bulaşma:</strong><br />
Bulaşma sindirim ve deri yoluyla gerçekleşmektedir.</p>
<p><strong>1-	Sindirim Yoluyla Bulaşma:</strong><br />
Leptospiraları bulunduran farelerin idrar ve dışkılarının karıştığı suların içilmesi, bulaşlı yiyeceklerin yenilmesiyle bulaşma gerçekleşir.</p>
<p><strong>2- Deri ve Mukoza Yoluyla Bulaşma:</strong><br />
Bulaşma, sulu tarımla uğraşanların ve kanalizasyon işçilerinde çalışanların, giriş kapısı oluşmuş deri ve mukozalarından leptospiraların girişi ile olmaktadır. </p>
<p><strong>Hastalığın Gelişimi:</strong><br />
Etken Mikroorganizma, organizmaya girdikten sonra kan ve doku aralıkları ile organizmaya yayılır ve yaklaşık 5-14 gün içinde hastalığın belirti ve bulgularını geliştirir.</p>
<p><strong>Belirti ve Bulgular:</strong><br />
1.	Baş ağrısı, yüksek ateş ve titreme ile başlayan ön bulgular.<br />
2.	Işıktan korkma.<br />
3.	Kusma.<br />
4.	Sarılık, kaşıntı, karaciğerde büyüme, bilirubinde yükselme.<br />
5.	Kas ağrıları.<br />
6.	Burun kanaması, deri ve mukoza kanamaları.<br />
7.	Akyuvarlarda artış, alyuvarlarda azalma belirgindir. Kanamalara bağlı olarak trombositlerde azalma oluşur.<br />
8.	Menenjit ve bulguları gelişir.</p>
<p><strong>Tanı:</strong><br />
Özellikle ateşli dönemde alınan kanda ve idrar çökeltisinde etken mikroorganizma aranır.</p>
<p><strong>Tedavisi:</strong><br />
Hastalar hastaneye yatırılır. Streptomisin, penisilin ve tetrasiklin kullanılır.</p>
<p><strong>Korunma:</strong><br />
1.	Sulu tarımda, kanalizasyon işlerinde vb. yerlerde çalışanlar çıplak ayakla çalışmamalıdır.<br />
2.	İçme ve kullanma sularının kesintisiz klorlanması sağlanmalıdır.<br />
3.	Hastalık kaynağı olabilecek fare ve diğer kuşkulu hayvanlar insan yaşamından uzak tutulmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/weil-hastaligi-leptospirozis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

