<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvediyet.info/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvediyet.info</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jan 2012 23:54:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Dukan Diyeti&#8217;nin Son Koruma Evresinin Uygulanışı</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/dukan-diyetinin-son-koruma-evresinin-uygulanisi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/dukan-diyetinin-son-koruma-evresinin-uygulanisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 22:53:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8443</guid>
		<description><![CDATA[Dukan Diyeti&#8217;nin Son Koruma Evresinin Uygulanışı Dukan Diyeti&#8217;ni istediğiniz kiloya ulaşarak tamamladınız; vurucu bir atak rejimiyle yola çıktınız, seyir rejimiyle hedeflemiş olduğunuz kiloya geldiniz ve güçlendirme döneminde o ana kadar vermiş olduğunuz her kilo için on gün formülüyle kilonuzu kontrol altına aldınız. Böylece yalnızca fazla kilolarınızdan kurtulmuş olmadınız, vücudunuz yine kilo alma eğilimi geliştirdiği bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><strong>Dukan Diyeti&#8217;nin Son Koruma Evresinin Uygulanışı</strong></p>
<p>Dukan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">Diyet</a>i&#8217;ni istediğiniz kiloya ulaşarak tamamladınız; vurucu bir atak rejimiyle yola çıktınız, seyir rejimiyle hedeflemiş olduğunuz kiloya geldiniz ve güçlendirme döneminde o ana kadar vermiş olduğunuz her kilo için on gün formülüyle kilonuzu kontrol altına aldınız.</p>
<p>Böylece yalnızca fazla kilolarınızdan kurtulmuş olmadınız, vücudunuz yine kilo alma eğilimi geliştirdiği bir dönemden de başarıyla geçmiş oldu.</p>
<p>Metabolizmanız yediklerinden olabildiğince çok kalori emme tepkisini artık vermiyor, ama yine de kendinizi artık eski bir obezin kilo almaya eğilimli yapısı ve önceki rejim deneyimlerden kalma kiloları geri almaya uygun doğasıyla baş başa buldunuz.</p>
<p>Bu noktada, aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağını dikkate alarak hayatınızda her zaman uymanız gerekecek bazı önlemler olmazsa yeniden kilo alacağınızı unutmamalısınız. </p>
<p>İşte tehlike de burada başlıyor, çünkü artık kurallar ve önerilerle sınırlı bir dönemde değil, normal hayatınıza dönmüş durumdasınız. Bu&#8217;son koruma dönemiyle edineceğiniz düzeni bütün hayatınız boyunca sürdüreceksiniz. Yani yeniden ağır kurallar koyarak yeni bir yola girmenizi beklemek pek de gerçekçi olmaz.</p>
<p>Ayrıca şimdiye kadar birtakım öneriler size yol gösterdi. Doğaçlama hareket etmenize fırsat vermeyen belirli seçenekleriniz vardı. Ama artık kıyıdan ilerlemeyi bırakıp açık denizlere yöneleceksiniz, yani özerkliğinizi yeniden elde ettiniz, ancak bu kez önünüzde büyük fırtınalar ve dolayısıyla, batma riski var.</p>
<p>Yani şimdi size <a href="http://www.saglikvediyet.info/yasam-tarzi-ve-ruh-sagliginiz/">yaşam tarzı</a>nıza kolayca katabileceğiniz, basit, somut ve acı vermeyecek talimatlar gerekiyor.</p>
<p>Bu nedenle, son koruma evresi, eski obezin rejimi biter bitmez yeniden kilo alma olasılığını azaltmak amacıyla, ona, içinden geldiği gibi beslenme özgürlüğüne tekrar kavuşmasına karşılık, dört basit ve uyması kolay önlem sunuyor.</p>
<p>Bu önlemlerin ilki çok basit, tek yapılması gereken güçlendirme evresinin yiyecek temelinden güvenlik platformu olarak faydalanmak yeterli. Bütün <a href="http://www.saglikvediyet.info/proteinler-saf-proteinler/">proteinler</a>den ve sebzelerden istendiği kadar, meyve, 2 dilim tam tahıllı ekmek, 40 gram peynir, 2 porsiyon nişastalı besin ve 2 ödül yemeği. Bu besinler <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a>lı, lezzetli ve yeterince çeşitli bir temel oluşturacaktır. Herhangi bir tehlike hissettiğinizde, ya da yeniden kilo almaya başladığınızda, hemen bu besinlere geri dönün.</p>
<p>İkinci önlemi zaten biliyorsunuz; güçlendirme evresinden tanıdığınız protein perşembeleri.</p>
<p>Üçüncüsüyse, sizinle benim aramda yapılacak bir sözleşme. Buna göre, asansöre binmeyi bırakacağınız ve günde 20 dakika yürüyüş yapacağınıza dair bana söz vereceksiniz.</p>
<p>Son önlemse ağzınıza layık&#8230; Tek yapmanız gereken, hayatınız boyunca üç çorba kaşığı <a href="http://www.saglikvediyet.info/yulaf/">yulaf</a> kepeğinizden asla vazgeçmemek.</p>
<p>Bir obezden onu zorlamayacak bir şeye hayatı boyunca haftada yalnızca bir gün uymasını beklemenin fazla olmadığını düşünüyorum. Ayrıca deneyimlerim de bunun işe yaradığını gösteriyor.</p>
<p>Üstelik bu önlemler alındığı takdirde, Dukan Diyeti daha etkili hale gelecektir. Adeta bir silah daha kazanacak, kilo verdirmek ve bunun korunmasını sağlamak için küçük ama belirleyici bir koz elde edeceksiniz.</p>
<p>Dukan Diyeti ile 5, 10, 20 hatta 30 kg veren birçok hastamdan edindiğim izlenim ve deneyimlere göre, obezler dört aşamalı bu programla kısa sürede onları zayıflatacak besinleri iyice tanıyor ve kendi diyet ritimlerini oluşturup hayatları boyunca bunu sürdürmekte zorluk çekmiyorlar.</p>
<p>Planın ilk evresi olan saf protein döneminde diğer iki ana besin maddesini içermeyen proteinli yiyeceklerin seçilmesiyle bu yaşamsal gıdaların gücünü keşfediyorlar. Bu noktadan itibaren, artık tek yapmaları gereken, yiyecekleri zayıflatıcı bir silah gibi kullanmayı öğrenmek ve hayatları boyunca bundan yararlanmak.</p>
<p>Alternatif proteinler rejimi süresince de, sebze ve meyve tüketmeye başladıkça kilo vermenin yavaşladığını ama bu vazgeçilmez besinin <a href="http://www.saglikvediyet.info/zayiflik-zayiflama/">zayıflama</a>yı engellemediğini, kilolu bir vücudun asıl düşmanının onlar olmadığını görüyorlar.</p>
<p>Sonuç olarak, Dukan Diyeti sayesinde besinleri birbirinden ayırt etmeyi ve değer sırasına göre derecelendirmeyi, bunların bedeninize yapacağı etkileri bilirsiniz. Böylece hem önlemlerinizi almış; hem de kilonuzu gerçekten sabitler, verdiğiniz kiloyu bir daha almamak üzere vermiş olursunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/dukan-diyetinin-son-koruma-evresinin-uygulanisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dükan Diyeti Uygulanmasında Etkili Olan Gıdalar Besinler</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/dukan-diyeti-uygulanmasinda-etkili-olan-gidalar-besinler/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/dukan-diyeti-uygulanmasinda-etkili-olan-gidalar-besinler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Dec 2011 11:47:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8429</guid>
		<description><![CDATA[Dukan Diyeti&#8217;nin bu dönemindeyse, zaten iyi tanıdığınız bu temel gıdalar üzerine, bundan böyle günlük ritminizi değiştirmek üzere yeni besinler ekleniyor. Bunları şimdi açıklayacağımız miktar ve oranlarda tüketmelisiniz. Günde bir porsiyon meyve İşte her zaman sağlıklı gıdalar arasında sayılan bu besinden söz etme zamanı geldi. Meyvenin tamamen doğal ve toksinlerden arınmış bir besin olduğu bir gerçek. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dukan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">Diyet</a>i&#8217;nin bu dönemindeyse, zaten iyi tanıdığınız bu temel gıdalar üzerine, bundan böyle günlük ritminizi değiştirmek üzere yeni besinler ekleniyor. Bunları şimdi açıklayacağımız miktar ve oranlarda tüketmelisiniz.</p>
<p><strong>Günde bir porsiyon meyve</strong></p>
<p>İşte her zaman <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a>lı gıdalar arasında sayılan bu besinden söz etme zamanı geldi.</p>
<p>Meyvenin tamamen doğal ve toksinlerden arınmış bir besin olduğu bir gerçek. Ayrıca C vitamini ve karoten bakımından da bilinen en iyi kaynaktır.</p>
<p>Ama bu son derece yararlı besin Batı kültürünün son yıllardaki büyük kozlarından biri: Doğal ürünlerin ve vitaminlerin erdemlerinden yararlanma modası.</p>
<p>Oysa doğal olan her zaman yararlı değildir ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/vitaminler/">vitaminler</a>, çoğunu ihraç eden ülke olan ABD&#8217;nin belirttiği gibi vazgeçilmez de değildir.</p>
<p>Örneğin bal, gizli kalmış bir gıdadır. Yalnızca genç arılar için üretilmiş bir süt, bizimse sırf zevkimiz için faydalandığımız hayvansal bir salgıdır.</p>
<p>Rafine edilmiş şeker, yani beyaz <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/seker-hastaliklari/">şeker</a> ise, doğada bu şekilde bulunmaz. Şeker pancarı veya şeker kamışından kimyasal olarak yeniden işlenerek üretilen yapay bir gıdadır.</p>
<p>Meyve ise insanlara doğanın benzersiz bir hediyesidir. Yalnızca meyve böyle yoğun ve lezzetli bir tat ve besin sunabilir. Muz, portakal, mango gibi çok şekerli meyvelerin uzak ve tropik bölgelerden taşımacılıktaki ilerlemeler sayesinde besin zincirimize eklenmesi bu meyvelerin (kivi ya da yerfıstığı gibi) bazen yaratabildikleri güçlü, hatta kimi zaman ölümcül alerjik reaksiyonları açıklar.</p>
<p>Aslında meyve doğal ve sağlıklı gıdalara bir örnek değildir. Yüksek miktarlarda tüketilmesi, özellikle <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/">diyabet</a> hastaları ve meyveyi öğünler dışında sürekli atıştırma eğiliminde olan kilolular için tehlikeli olabilir.</p>
<p>Miktarlara gelince; elma, armut, portakal, greyfurt, nektarin, şeftali gibi meyvelerden bir tane diyebiliriz. Daha küçük ya da daha büyük meyveler içinse, normal boyutta bir kâse çilek ya da frambuaz veya bir dilim kavun ya da karpuz, iki küçük kivi veya iki kayısı ya da bir küçük dilim mango bir porsiyona denk olabilir.</p>
<p>Bütün bu meyveleri yiyebilirsiniz. Tek koşul, her gün ve her öğünde tüketmemek.</p>
<p>Ancak eğer seçme şansınız varsa, damak zevkinize de uygunsa, şu meyveleri <a href="http://www.saglikvediyet.info/zayiflik-zayiflama/">zayıflama</a> rejimi sırasında tüketmeyi tercih etmeniz iyi olur: Lifli olması açısından yararlı olan elma, az kalorili ama güzel renkli ve görüntülü çilek ve frambuaz, çok su içermesi bakımından kavun ve karpuz, çok enerji veren greyfurt, kivi, şeftali, armut ve mango.</p>
<p><strong>Günde iki dilim tam tahıllı ekmek</strong></p>
<p>Fazla kilolarınızdan kurtulmak istiyorsanız, kesinlikle beyaz undan vazgeçmelisiniz. Sonradan işlenen yapay bir besindir, içerisindeki kepekten ayrılmıştır. Bu ayrılma sanayi ununun elde edilmesini kolaylaştırır, ancak içinde bu un bulunan beyaz ekmek canlandırıcı ve kolay kabul gören bir besindir.</p>
<p>Ayrılmamış ya da entegral ekmek belli oranda normal kepek içerir ve yine de tadı güzeldir. Bu kepek sizi kanserden, fazla kolesterolden, diyabetten, <a href="http://www.saglikvediyet.info/kabizlikpeklik-ligin-bitkisel-tedavisi/">kabızlık</a>tan koruyan bir maddedir, ayrıca ince bağırsağmızdaki fazla tuzları da toplayarak sindirim sisteminize de yardım eder.</p>
<p>Şu anda içinden geçtiğiniz dönemde hâlâ tehlike altındasınız ve dikkatli olmalısınız ama kesin koruma dönemine geçtiğinizde, ekmek tüketme özgürlüğüne sahip olacaksınız. Ancak yine de normal değil kepekli ekmeği tercih etmenizin daha iyi olduğunu belirtmekte fayda var.</p>
<p>Şu andan itibaren, eğer kahvaltıda ekmek üzerine tereyağını sevenlerdenseniz, bu hafif tereyağlı tüketebileceğiniz ekmeği günün diğer saatlerinde de yiyebilirsiniz. Örneğin, öğlen ekmek arası soğuk et ya da akşam birazdan listenize girecek peynirle birlikte.</p>
<p><strong>Günde bir porsiyon peynir</strong></p>
<p>Sözü edilen peynir hangi cins ve ne miktarda tüketilmesine izin var?</p>
<p>Miktar olarak ise 40 gramı öneriyorum. Besinleri tartma taraftarı değilim, ama şu anda istisnaların söz konusu olduğu bir geçiş dönemindeyiz ve 40 gram farklı iştahlar için de standart bir miktardır.</p>
<p>Öğle veya akşam, size uygun öğünü seçin, ama verilen miktarı yalnızca bir porsiyon tüketmelisiniz.</p>
<p>Haftada iki porsiyon nişastalı gıda</p>
<p>Koruma döneminde, aşırıya kaçmamak şartıyla aşağıda sayacağım nişastalı ürünleri tüketebilirsiniz.</p>
<p>© Mısır unu, kuskus, yoğurt veya tam buğday Haftada iki defa 200 gramlık porsiyonlar şeklinde tüketebilirsiniz. Bunlar da sert buğdaydan elde edilirler ve hamur işleriyle aynı özelliktedirler.</p>
<p><strong>® Pirinç ve patates</strong></p>
<p>Pirinç ve patates de tüketebileceğiniz besinler arasında, ancak I ark ettiğiniz gibi listenin sonunda. Yani yukarıda yer alan diğer besinlerin öncelikli olduğunu, unutmamanız gerek.</p>
<p><strong>Yeni etler</strong></p>
<p>Şimdiye kadar sığır ve dana etinin az yağlı bölümlerini yi-yebiliyordunuz. Artık kuzu budunu da istediğiniz zaman yemek üzere listeye ekleyebilirsiniz, tabii haftada iki defayı geçmemek üzere.</p>
<p><strong>® Kuzubudu</strong></p>
<p>Kuzu budu kuzunun en az yağlı bölgesidir. Ancak iki nedenden dolayı derisini yemekten kaçınmalısınız. Birincisi budun <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">deri</a>si en yağlı ve ağır bölümüdür; ikincisi, pişirirken derisi daha çok yandığı için kanserojen özelliği vardır. Eğer pişmiş bölümleri seviyorsanız, ikinci dilimi alın daha iyi.</p>
<p>Hepsi bu kadar değil! Geçiş dönemini anlatmayı bitirmeden önce iki şeyden daha bahsetmeliyim: Bir iyi ve bir gerekli şeyden. Güzel haberden başlayalım.</p>
<p><strong>Haftada iki kez &#8220;ödül yemeği&#8221;</strong></p>
<p>Güçlendirme evresinin ilk yarısında haftada 1 kez istediğiniz gibi bir öğün hazırlama izniniz var. Bu evrenin ikinci yarısındaysa, haftada 2 kez ödül yemeğine hak kazanıyorsunuz. Yanılmanızı önlemek için şöyle açıklayayım: 10 kilo kaybettiniz, güçlendirme evreniz 100 gün sürmeli. Bu 100 günü iki eşit parçaya bölünce her biri 50 gün eder. İlk 50 gün boyunca haftada 1 ödül yemeği ve bir nişastalı besin hakkınız var. Son 50 gündeyse, haftada 2 ödül yemeği ve 2 nişastalı besin tüketebilirsiniz.</p>
<p>Özellikle, haftada &#8220;iki öğün&#8221; olduğunu altını çizerek belirtmek istiyorum, çünkü konuştuğum hastalardan öğrendiğime göre, genellikle bunun &#8220;iki gün&#8221; olduğu sanılıyormuş.</p>
<p><strong>Ödül yemeği nelerden oluşur?</strong></p>
<p>İki özgür yemek hakkınızı günün istediğiniz öğününde kullanabilirsiniz, bense ondan tamamen yararlanmanız için akşam yemeğinde tercih etmenizi öneriyorum.</p>
<p>Bu iki ödül yemeğini, özellikle uzun ve yorucu zayıflama rejimi süresince unutmuş olduğunuz besinlerle değerlendirebilirsiniz.</p>
<p><strong>Ancak iki şartla:</strong> Asla bu iki ödül yemeğini arka arkaya günlerde yememek ve üst üste iki tabak yememek.<br />
<strong>Her şeyde az ama sırayla yiyin:</strong> Bir başlangıç, bir ana yemek, bir tatlı, peynir veya aperatif, bir bardak şarap, hepsi de iyi kalite ama y.ılnızca bir defaya özgü olmak üzere.</p>
<p>Bu öğün için midenizde yer bıraktığınız bir zamanı seçin. Örneğin ödül yemeğini yemek için salı günkü öğle yemeğini seçtiyseniz, akşam yemeğinde de aynısını yapmayın. Bu iki güzelel yemek arasında en az bir öğün dinlenme zamanı bırakın. Hafta sonunu ya da davet günlerini seçmeye çalışın.</p>
<p>Güzel ve gerçek bir yemeğin hayalini kuranlar için, işte simdi tam zamanı. Uzun zamandır lezzetli bir tatlı yemeyi bekleyenler için de, artık pasta ve çikolata yemek mümkün.</p>
<p>Siz, güzel bir şarap ya da şampanya içmek isteyenler, artık özgürsünüz!</p>
<p>Artık haftada iki gün yemek davetlerini de kabul edebilir-siniz, tabii aralarında en az bir öğünlük bir zaman bırakmak üzere.</p>
<p>Ayrıca bu ödül yemekleri basit bir öneri değildir, mutlaka uygulamanız gerekenler arasındadır. Dukan Diyeti etkili olabilmesi için parçaları birbirinden asla ayrılmaması gereken bir programdın Belki önceleri bu, özgürlüklerin anlamını ve faydasını anlamanız güç olabilir, ama işte şimdi gerçekten zevk alarak yemenizin zamanı geldi.</p>
<p>Birçok araştırma ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">beslenme</a> uzmanı doygunluk hissinin <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/agiz-ve-dis-sagligi/">ağız</a>dan alınan tatla ilişkisi olduğuna işaret ediyor: Damak, dil, çiğneme, tat alma ile ilgili merkezler beynin hipotalamus bölgesinde bulunuyor ve açlık, tokluk hissetmemizi sağlıyor. Bu hislerin toplamı yediklerimizden zevk almamıza ve doymamıza yarıyor.</p>
<p>BU YÜZDEN, YAVAŞ VE AKLINIZI AĞZINIZA ATTIĞINIZ YİYECEKLERE VEREREK YEMEK YİYİN. Televizyonun knrşısındayken ya da bir şey okurken yemek yemeyin. Bunu yapmakla, beyninize giden duyulan yarıya indirirsiniz. ABD&#8217;de yoğun görülen obezitenin nedenlerini araştıran araştırmacılar küçükken televizyonun karşısında yemek yemeye alışan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>ların büyüyünce de günün her saatinde yemeye devam ettiklerim belirtiyor:</p>
<p>Yani başka hiçbir şey düşünmeden, bu güzel anları yediklerinizin tadına vararak geçirin. İnanın bana, pişman olmayacaksınız,</p>
<p><strong>Yine de iki koşul var.</strong></p>
<p>® İlki önemlidir. Beslenme özgürlüğüne sahip olduğunuz ilk an bu ödül yemekleridir. Sınırlarınızı bilmemenizse</p>
<p>ilerlediğiniz yoldan şaşmanıza neden olur ve bu da küçümsenmemesi gereken bir tehlikedir. Eğer ödül yemeği için sah aksamını seçtiyseniz, kilonuzu korumak için dikkat etmeniz gereken çarşamba sabahı önemlidir.</p>
<p>Açmış olduğunuz bir kapıyı, yeniden kapatmak için cesaretiniz olacak mı, yoksa sabah kahvaltısında yeniden ekmeğinizi kalın bir tereyağı tabakası ve reçelle mi süsleyeceksiniz?</p>
<p>Bu iki ödül yemeği beslenme düzeninizde vücudunuz yeni kilosunu kabul edene kadar ufak bir gün ışığıdır. Size önerdiğim beslenme düzeninin bir parçası olduğunu ve sınırları aşmanın şimdiye kadar sabırla yürüdüğünüz yoldan eı k inak anlamına geldiğini unutmayın.</p>
<p>® İkinci koşul sağduyulu olmaktır. Bu ödül öğünleri sizin için besinlerden zevk alma dürtünüzün belli oranda giderilmesi içindir, asla abartmak için değildir. Bu özgürlüğü yanlış değerlendirip oburluk etmenin beslenme mekanizmanızı hırpalayacağını bilin.</p>
<p>Eğer eskisi gibi beslenmeye geri dönerseniz, iç sesiniz kısılacak, motivasyonunuz azalacak ve istediğiniz kiloda kalacağınıza dair umudunuz kalmayacaktır.</p>
<p>Basit bir tavsiye isterseniz, istediğiniz kadar yiyin, ama asla aynı tabaktan iki tane yemeyin. Evinizde değil restoranda ya da bir arkadaşınızın davetinde yemeyi de tercih edebilirsiniz, böylece bir tabak daha istememiş olursunuz.</p>
<p><strong>Haftada bir gün saf protein:</strong> PERŞEMBE</p>
<p>İşte böylece güçlendirme evresinin bütün bölümlerini anlatmış olduk. Artık nasıl besleneceğinizi ve vücudunuzun yeni kilosuna nasıl uyum sağlayacağını biliyorsunuz.</p>
<p>Bugün zaten bildiğiniz ve uzun zaman uyguladığınız saf protein diyetindeki protein bakımından zengin ve sınırsız tüketme hakkınız olan besin gruplarım bir daha hatırlayalım: Az yağlı et, bütün balıklar, deniz ürünleri, derişiz olmak şartıyla kümes hayvanları, yumurta, yağsız jambon, süt ürünleri ve iki litre su. Bu yedi protein kategorisinde istediğinizden islediğiniz kadar, istediğiniz sıklıkta ve birbirleriyle dilediğiniz gibi karıştırarak tüketebilirsiniz.</p>
<p>Eğer bir hafta bu rejimi perşembe dışında bir günde uyguladıysanız, mümkünse bir sonraki hafta yine perşembeye dönün. Ama böyle bir değişikliği sık yapmaktan yine de karının. Protein rejiminizi beni mutlu etmek için değil, obezite ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/asiri-kilo-alma-sismanlik/">aşırı kilo alma</a> eğiliminizden kurtulmak için uyguluyorsunuz. Öyleyse rejimin etkin olmasının tek yolu sizden geçiyor, bunu unutmayın.</p>
<p>Tatilde ya da yolculukta olsanız da, rejimi sürdürün. Proteinlere ulaşmanızın kolay olmadığı bir yerde olsanız da, toz proteinlere her an erişebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/dukan-diyeti-uygulanmasinda-etkili-olan-gidalar-besinler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ne Kadar Zamanda Ne Kadar Kilo Verilmelidir.?</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/ne-kadar-zamanda-ne-kadar-kilo-verilmelidir/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/ne-kadar-zamanda-ne-kadar-kilo-verilmelidir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 18:49:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8398</guid>
		<description><![CDATA[Ne kadar kilo verilmesi beklenebilir? Yulaf kepeği Seyir evresinde tüketmeniz gereken yulaf kepeği miktarı, atak evresinde olduğu gibi günde 2 çorba kaşığıdır. Yine atak evresindeki gibi aynı yiyecek karışımları içerisinde yer almalıdır. Egzersizler 30 dakikalık yürüyüş. Eğer durağanlık evresinden geçmekteyseniz, &#8220;bu döngüyü kırmak&#8221; üzere, yalnızca dört gün için yürüyüşü 60 dakikaya çıkarın. Kilo fazlanız önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ne kadar kilo verilmesi beklenebilir?</strong></p>
<p><strong>Yulaf kepeği</strong></p>
<p>Seyir evresinde tüketmeniz gereken <a href="http://www.saglikvediyet.info/yulaf/">yulaf</a> kepeği miktarı, atak evresinde olduğu gibi günde 2 çorba kaşığıdır. Yine atak evresindeki gibi aynı yiyecek karışımları içerisinde yer almalıdır.</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/egzersizler/">Egzersizler</a></strong></p>
<p>30 dakikalık yürüyüş. Eğer durağanlık evresinden geçmekteyseniz, &#8220;bu döngüyü kırmak&#8221; üzere, yalnızca dört gün için yürüyüşü 60 dakikaya çıkarın.</p>
<p>Kilo fazlanız önemli miktardaysa, hele 20 kilo ya da üzerindeyse, her hafta vereceğiniz sabit bir kilo miktarı söylemek<br />
zordur, ancak deneyimlere dayanarak ortalama değerin haftada bir kilo olduğu söylenebilir.</p>
<p>Rejimin ilk yarısında, kilo kaybı en fazla seviyededir, Bu nedenle, iki aydan kısa bir sürede on kilo verilmesi mümkün olmaktadır.</p>
<p>İlk iki haftadan sonra, daha sonra ayrıntılarıyla açıklayacağım üçüncü evre olan kilonun sabitlendiği güçlendirme evresinde olduğu gibi, vücut savunmaya geçer. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">Kadın</a>larda, özellikle <a href="http://www.saglikvediyet.info/adet-kanamalari-adet-sancilari/">âdet</a> öncesi gibi bazı duraksama dönemleri dışında, haftada bir kilo verilmeye devam edilir.</p>
<p>Yeri gelmişken, organizmanın ilk kiloları verirken fazla direnç göstermediğini bilmelisiniz. Kendi kaynaklarını giderek daha fazla kullanması gerektikçe, vücut daha fazla tepki vermeye başlayacaktır. Bu, teoride kişinin rejime daha sıkı sarıldığı evre olmalıdır.</p>
<p>Ancak pratikte bunun tam tersi olun Bazen rejime en istekli başlayanlar başarısız olur, eğilimleri değişir, çeşitli tahriklere kapılabilirler. Ama gerçek, tehdit başka yerden gelir. İlk on kiloyu verdikten sonra, genel görünümde bir düzelme olur, Vücut forma girer, esnekliği geri gelir, soluk soluğa kalmalar sona erer, iltifatlar gelmeye başlar, bu arada eskiden kişinin içine giremediği kıyafetler yeniden giyilebilir olmuştur.</p>
<p>Böylece, talimatlar &#8220;yalnızca bir kereliğine&#8221; dikkate alınmaz, başlangıçtaki kararlılık kaybolur ve tehdit de tam bu anda ortaya çıkar. Kişinin içinde bulunduğu &#8216;yoyo&#8217; benzeri durum., önce aşırı yemek ve ardından sıkı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">diyet</a> yapmak ve bu süreçleri peşpeşe tekrarlayarak yaşamını iyice karmaşık hale getirmek, olarak özetlenebilir.</p>
<p>O güne kadar fazla kilolarına karşı üstünlüğü ele geçirmiş olan zayıflama adayı, bu tür durumlarda önceki başarılarını da riske atmayı göze alır. Önce bir durulma görülür, ardından amaçtan vazgeçilir. Her iki obezden birinin bütün uzun süreli <a href="http://www.saglikvediyet.info/zayiflik-zayiflama/">zayıflama</a> rejimlerine özgü bu tehlikeli sularda aynı tuzağa düştüğü ve yarı yolda pes ettiği bilinmelidir.</p>
<p><strong>Bu durumda, üç şekilde tepki verilir:</strong></p>
<p>1- Rejim, bırakılır ve kişi hem yapamadıklarını yapma eğilimiyle hareket etmeye, hem de içten içe büyük bir başarısızlık hissetmeye başlar. Bu da hızla yeniden kilo almasına neden olur. Çoğunlukla, rejimin başlangıcındaki<br />
kilosunu da aşar.</p>
<p>2- Kişi kilo almaya başlayınca olanların farkına varır. Diyete en baştan başlar ve belirlediği hedefe ulaşıncaya kadar buna sadık kalınır.</p>
<p>3- Daha fazlasını yapamayacağı hissine kapılır, ancak en azından o güne kadarki çabalarının meyvesini korumak</p>
<p>için elinden geleni yapacaktın Bu nedenle de, Dukan Diyeti&#8217;nin zayıflatan evresini bırakarak doğrudan mevcut kiloda kalmayı hedefleyen güçlendirme evresine geçer. Bu evrede yiyecekler daha çeşitli, sürenin saptanması da daha kolaydır (verilmiş her kilo için 10 gün). Son olarak da, istediği her şeyi yiyebildiği ve haftada yalnızca 1 gün saf protein diyetine devam, etmesi gereken koruma evresine geçer.</p>
<p>Bütün bu saydığımız hallerde kilo verme süreci yavaşlar ve daha fazla kişiye özel ayarlama yapılmasını gerektirir. Ancak bu zor vakalarda bile rejimin atak evresinin sonuçları çok etkileyicidir. Bütün dirençlerin kırıldığı ve bütün gizli engellerin yıkıldığı ilk iki ya da üç haftada, genellikle 4-5 kilo verilmesini sağlar.</p>
<p>Buradan itibaren, eski düşmanlar yeniden ortaya çıkabilir ve hızı düşürebilir.</p>
<p>® Kilo alma eğilimi olan kişinin, iki ya da üç ay boyunca ayda 3 kg hesabıyla hedeflediği kilo 15 kg olsun. Bu dönemdeyse, aylık kilo kaybı inişe geçerek 2 hatta 1,5 kilo civarında sabitlenebilir. </p>
<p><strong>Bu kişiler için, soru basittir:</strong> Oyuna devam etmeli mi? Yanıt çoğu zaman &#8216;hayır&#8217; olur. Bir tıp doktorunun önerisinin söz konusu olduğu diyabet tehlikesi, ciddi ve tedavi edilemeyen eklem iltihaplanmaları gibi durumlarda, ya da zorlayıcı bir kişisel nedenin bulunduğu hallerde, elde edilmiş sonuçları tehlikeye atmamak için ısrarcı olunmaması ve bu süreçten faydalanılarak inilen kilonun korunmasının sağlanması tercih edilir. Daha ileride, organizmanın kendini toparladığı bir dönemde yeniden diyete dönülerek başlangıçta belirlenen hedefe ulaşmak mümkündür.</p>
<p><strong>Sonuç Olarak:</strong> 4 aylık dönüşümlü diyet uygulamasının sonucunda 15 kilo verilebilir.<br />
Motivasyonu az ya da iradesi zayıf olan kişinin işi biraz daha zordur. O da ilk 4-5 kiloyu kolayca verecek ve çok<br />
geçmeden eğilimleriyle alışkanlıkları su yüzüne çıkacaktır. En iyi durumda, yani çevresi ısrarlıysa ya da özellikle bir doktordan destek görüyorsa, 5 haftada 5 kg vermesi mümkündür. Böylece hemen güçlendirme diyetine ve ardından, daha da hızla, koruma diyetine geçer. Bu son evre, haftada yalnızca bir gün saf protein diyeti uygulamaya ömür boyu devam etmeyi gerektirmektedir ve daha işin en başında bu koşulun kesin olarak kabul edilmesi ya da Dukan Diyeti&#8217;ne hiç başlanmaması gerekir. Sonuç: İki buçuk aylık dönüşümlü diyet uygulamasıyla 10 kilo verilin</p>
<p>© Bu bölüm, daha önce yanlış seçilmiş ya da yanlış uygulanmış rejimler yapıp diyete bağışıklık geliştirmiş olanları ilgilendirmektedir. Bu kişilerde de atak evresi buldozer gibi ilerler ve her türlü dirence üstün gelir.</p>
<p>Yine bu kişiler de 5 kilo verme hedeflerine üç haftada ulaşırlar. Ancak eğer zayıflama planıyla belirlenmiş önemlilere&#8217; ve planın içerdiği birbirini izleyen dört diyete sıkı sıkıya bağlı kalırsa, kilo vermeye devam ederek 6 aylık dönüşümlü diyet sonucunda 20 kilo hedefine ulaşabilir. Bu sonuç, kolay kilo verilen vakalarda elde edilenden pek farklı değildir çünkü önceki rejimler nedeniyle kazanılmış bağışıklık yalnızca sebzelerin dahil olduğu evreleri ilgilendirir. Dukan Diyeti&#8217;ni, dönüşümlü protein evresini etkileyen, bu bağışıklık tepkisi dışında, diyetin performansında düşme riski olmadan, daha ileride de istediğiniz zaman uygulayabileceğinizden emin olun.</p>
<p>® Sırada menopoza yaklaşmış kadınlar var. Bu durumda, kadın, önce menopoz öncesi ve ardından menopoz dönemlerine girecek ve yaşamı boyunca, fazla kilo alma tehdidine en çok maruz kalacağı, süreci yaşayacaktır. Hele bu döneme zaten fazla kilolarla girerse, tablo daha da iç karartıcı olur. Bu uzun tünelden geçmek bazen on yıl sürebilir ve bu sırada hormon seviyelerinde iniş çıkışlar görülür. Ancak ne kadar aykırı görünse de, mücadeleye en kararlı olanlar, başladığı işi bitireceğinden emin olduklarımız, bu fizyolojik fırtınanın hırpaladığı kadınlar arasından çıkmaktadır.</p>
<p>Bu kadınlarda diyete direnç çok yüksektir. Diğer bütün zor vaka kategorilerindekilerin kolayca indiği kilolara ulaşmak bu kadınlar için çok zor olabilir.</p>
<p>Bu nedenle, bu kadınların zayıflama planını uygulamaya başlamadan önce hormon dengelerini sağlamaları gerekmektedir. Bunu jinekologlarının ya da. dahiliye uzmanlarının yardımıyla, yapabilirler. Öte yandan, bu. dönemde aldıkları kiloların kalıcı olması gerekmediğini ve altı ay ile bir yıl kadar bir sürede bu süreci aşmanın mümkün olabileceğini bilmelidirler. Uygun hormon tedavisi kimi zaman etkin biçimde kilo vermeyi sağlayacak en iyi yöntem, olabilir.</p>
<p><strong>Sonuç Olarak:</strong> Hormonal dengeyi sağlamadan 20 kilonun verilmesi bir yılı bulabilir, ancak bunu yapabilen kadınlar vardır. îyi bir uzmanın yardımıyla ve doğal hormonların seçilmesiyle, gerektiğinde boşaltımı kolaylaştırıp ödemleri azaltan antialdosteronlara da başvurularak, altı veya yedi ay dönüşümlü diyet uygulanarak 20 kilo hedefine ulaşılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/ne-kadar-zamanda-ne-kadar-kilo-verilmelidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyet Yaparken Ne Kadar Tuz Kullanılmalıdır.?</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/diyet-yaparken-ne-kadar-tuz-kullanilmalidir/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/diyet-yaparken-ne-kadar-tuz-kullanilmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Nov 2011 19:05:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8392</guid>
		<description><![CDATA[Diyet Yaparken Çok Az Tuz Kullanılmalıdır Tuz yaşamın devamı için vazgeçilmez bir maddedir ve tüm besinlerde belli oranlarda bulunur. Yemeğe eklenen tuz ise yalnızca alışkanlıktan, yemeklerin tadını artırmak için eklenir ve iştahı açar. Tuz yönünden fakir bir rejimin hiçbir tehlikesi yoktur İnsan yaşamı boyunca az tuzla beslenebilir ve hatta öyle beslenmelidir. Kalp hastaları, böbrek yetmezliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyet Yaparken Çok Az Tuz Kullanılmalıdır</strong></p>
<p>Tuz yaşamın devamı için vazgeçilmez bir maddedir ve tüm besinlerde belli oranlarda bulunur. Yemeğe eklenen tuz ise yalnızca alışkanlıktan, yemeklerin tadını artırmak için eklenir ve iştahı açar.</p>
<p><strong>Tuz yönünden fakir bir rejimin hiçbir tehlikesi yoktur</strong></p>
<p>İnsan yaşamı boyunca az tuzla beslenebilir ve hatta öyle <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">beslenme</a>lidir. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kalp-ve-damar-hastaliklari/">Kalp</a> hastaları, <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/bobrek-hastaliklari/">böbrek</a> yetmezliği olanlar ve hiper<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/tansiyon-hastaliklari/">tansiyon</a> hastaları her zaman tuzsuz beslenirler, ama hiçbir problemle karşılaşmazlar. Sağlığımız için az tuzla beslenmek tansiyonu da düşüren bir önlemdir. Ama yine de tuz yönünden çok sıkı bir rejim, özellikle fazla su tüketimiyle de birleşince, kanın hacmi düşerek damarlardaki basınç daha aşağı inebilir ve eğer bu basınç zaten normalde de düşükse, yorgunluk ve ani kalkışlarda baş dönmesi hissine yol açabilir. Bu kişilerin tuzu kısmakta aşırıya kaçmamaları ve günde bir buçuk litreden fazla su içmemeleri gerekir.</p>
<p><strong>Öte yandan, çok tuzlu beslenmek vücut dokularınızda su tutulmasına neden olur</strong></p>
<p>Sıcak ülkelerde, çalışanlara güneş nedeniyle su kaybına uğramamaları için düzenli olarak küçük tuz paketleri dağıtılır.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">Kadın</a>larda, özellikle <a href="http://www.saglikvediyet.info/adet-kanamalari-adet-sancilari/">âdet</a> öncesi ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/menopoz-menopoza-yakin-donem/">menopoz</a> öncesi dönemde ya da hatta <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/gebelik/">hamilelik</a> süresince güçlü <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/hormonlar/">hormon</a>al etkiler altında kalan kadınlarda, vücudun birçok bölümü su toplayabilir ve şaşırtıcı miktarlarda su tutabilir.</p>
<p>Bu kadınlar için, Dukan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">Diyet</a>i, tam anlamıyla suyu azaltan bir diyet olup olabildiğince az tuz tüketildiği takdirde tam etkisini gösterir ve kortizon tedavisinde olduğu gibi içilen suyun organizmaya daha hızlıca nüfuz etmesini sağlar.</p>
<p>Bu nedenle, rejim yapan insanların bunu bıraktıktan sonra günde bir, hatta iki kilo almaktan şikâyet ettiklerini sık duyabilirsiniz. Böyle kilo almak tabii ki yalnızca rejimi bırakmanın sonucu olamaz. Neler yendiğini tam olarak incelediğimizde, bu kadar kısa sürede fazladan iki kilo almaya neden olacak 18.000 kaloriyi bulmamıza imkân yoktur. Konu yalnızca tuz ve su alım oranlarının değişmesiyle ilgilidir, ayrıca alkol de içilen suyun emilmesini zorlaştırır. Bir litre su bir kilo ağır-İlgındayken, 9 gram tuzun bir kilo suyu bir veya iki gün boyunca hücrelerde tutabildiği asla unutulmamalıdır.</p>
<p>Bu durumda, rejim yaparken bir gün kaçamak yapmak isterseniz, çok tuz ve su almamaya çalışın, ertesi sabah çabalarınızı ve kendinize güveninizi yok edecek şekilde şişkinleşip kilo aldığınızı görebilirsiniz. Önceki halinize dönebilmek için ertesi gün mutlaka rejime daha sıkı devam edin ve tuzu çok azaltın.</p>
<p><strong>Tuz İştahı Artırır ve Azaltılması İştahı Keser</strong></p>
<p>Yukarıdaki cümle bir tespit içeriyor. Tuzlu gıdalar vücudun tuz oranını ve mide asidini artırır, bu da iştahı kapatır. Buna karşılık, az tuzlu gıdalar sindirim salgılarının nispeten daha az çalışmasını sağlar ve bu nedenle iştahı pek bastırmazlar.</p>
<p>Ayrıca maalesef tuz eksikliği susamayı da engellen Dukan Diyeti ise özellikle ilk günlerinde sıvı alımının yüksek seviyede olmasını önerir, bu sayede sık susama isteğinin ve su içme alışkanlığının kazandırılması kolaylaşır.</p>
<p><strong>Sonuç Olarak:</strong></p>
<p>Dukan Diyeti&#8217;nin dört evresi içinde başlangıç ve en önemli aşama olan saf protein dönemi diğerlerinden farklı olan bir diyettir. Bu dönemde yalnızca en fazla protein içeren gıdalara dayalı tek tip bir beslenme uygulanır.</p>
<p>Planın bu evresinde ve devamındaki diğer evrelerinde kalori hesapları kesinlikle yapılmaz. Çok ya da az tüketmek sonuçları fazla değiştirmez, önemli olan yalnızca bu besinle beslenmektir.</p>
<p>Ayrıca Dukan. Diyeti, aç olunmadığında bile fazla yemeyi öneren tek rejimdir. Çünkü açlık hissedildikten sonra daha az kontrol edilebilir hale gelir ve izin verilen proteinler değil, ödül niteliğindeki, besleyici değeri çok az ama duygusal tatmini fazla olan, şekerli, yağlı ve dengesiz gıdalar alınır.</p>
<p>Dukan Diyeti&#8217;nin etkililiği ise tamamen seçilen besinlerle ilgilidir. Tatları çok güzel, ama besleyici olmayan gıdalar sınırlı alınmalıdır. Ancak kaçamak yapılırsa, kalori sayma kuralına üzülerek de olsa geri dönülmelidir. Daha net bir ifadeyle, bu diyeti uygularken kalori sistemini, değil, kategori sistemini takip edeceksiniz. Dolayısıyla, artık hesap yapmanız değil, belli sınırlar içinde kalmanız gerekiyor. Ancak eğer listenizdeki besinlerin dışına çıkarsanız, artık bol miktarda yeme hakkınız olmaz ve ağzınıza attığınız her lokmanın kalorisini hesap edersiniz.</p>
<p>Dolayısıyla, bu program yarım yamalak yapılamayacak bir diyettir» Ya hep ya hiç kuralına göre işler, Hem metabolizmaya etkisi, hem de kilo vermeye çalışanlar üzerindeki çok olumlu psikolojik etkileri bundan ileri gelir.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/psikoloji/">Psikoloji</a>si sık sık iki uç arasında gidip gelen, çaba gösterirken kararlı olup morali bozulduğunda hemen vazgeçive-ren zayıflama adayı, Dukan Diyetiyle çabalarının sonucunu alır ve dört evrenin her birinde de başarı elde eden</p>
<p>Psikolojik durum ve rejini yapısı arasındaki yakın ilişkiyi bilmeyen birinin bunu anlaması zordur. Ancak, bunu yaşayanlar için bu son derece önemlidir. Bu karşılıklı uyum zayıflamayı mutlaka kolaylaştırır, ancak kilonun sabitlenmesi için rejimin son dönemi büyük önem kazanır; haftanın bir günü, kurtarıcı, vurucu ama etkili saf protein rejimi sürdürülmelidir. Hayatları boyunca mevcut kilolarıyla mücadele etmiş ve kilo almaya yatkın olan kişiler ancak bu şekilde tedavi edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/diyet-yaparken-ne-kadar-tuz-kullanilmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyet Yaparken Suyun Önemi ve Faydaları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/diyet-yaparken-suyun-onemi-ve-faydalari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/diyet-yaparken-suyun-onemi-ve-faydalari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Nov 2011 17:52:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8386</guid>
		<description><![CDATA[Diyette Çok Su İçilmelidir Su, her zaman gündemde olan bir sorundur. Bu konuda sürekli konuşulur, ama önceki bildiklerinizi çürüten bir şeylerle de sık sık karşılaşırsınız. Oysa su sorunu diyet pazarlamasının basit bir kavramı, zayıflama adaylarını eğlendirmeye yönelik bir konu değildir. Doktorlar, basın ve su satıcılarının dikkat çektiği önemli bir konu olmasına rağmen, kitleler henüz su [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyette Çok Su İçilmelidir</strong></p>
<p>Su, her zaman gündemde olan bir sorundur. Bu konuda sürekli konuşulur, ama önceki bildiklerinizi çürüten bir şeylerle de sık sık karşılaşırsınız.</p>
<p>Oysa su sorunu <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">diyet</a> pazarlamasının basit bir kavramı, <a href="http://www.saglikvediyet.info/zayiflik-zayiflama/">zayıflama</a> adaylarını eğlendirmeye yönelik bir konu değildir. Doktorlar, basın ve su satıcılarının dikkat çektiği önemli bir konu olmasına rağmen, kitleler henüz su konusunda bilinçlenememiş ve özellikle diyet açısından önemi de tam olarak anlaşılmamıştır.</p>
<p>Basitleştirecek olursak, yağ rezervlerimizi eritebilmek için kalori yakmak önemli görünebilir; ancak bu yine de yeterli değildir. Kilo vermek, yağları yakmaktan çok, yok etmek anlamına gelir.</p>
<p>Bir ev <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a>ı, bulaşık ya da çamaşırı yıkadıktan sonra çalkalamadan bırakmayı düşünebilir mi? Aynı şey zayıflama için de geçerlidir ve özellikle bu konuda her şeyi açıkça ortaya koymak gerekir. Yanında yeterli miktarda su tüketimi, olmayan bir diyet, kötü bir diyettir. Hem yeterince etkili olmaz, hem de zararlı atıkların vücutta birikmesine neden olur.</p>
<p><strong>Su Temizler ve Rejimin Sonuçlarını İyileştirir</strong></p>
<p>Ne kadar çok su içilirse, vücudun yaktığı besinlerin atıklarını o kadar kolay atacağı bilinen bir gerçektir. Su, doğal idrar söktürücülerin en iyisidir. Şaşırtıcı olan, çok az insanın yeterli miktarda su tüketiyor olmasıdır.</p>
<p>Gün içindeki sayısız meşguliyetimiz arasında doğal susama hissimizi çok sık erteler, sonunda da göz ardı ederiz. Günler ve aylar geçtikçe bu his kaybolur ve vücut, dokuların susuz kaldığını bildirme görevini yerine getiremez.</p>
<p>Mesaneleri erkeklerinkinden daha küçük ve daha duyarlı olan çok sayıda kadın, sık sık tuvalete taşınmamak için, çalışırken yerlerinden kalkmak zor geldiğinden ya da umumi tuvaletlere <a href="http://www.saglikvediyet.info/alerji/">alerji</a>leri olduğundan su içmekte tereddüt ederler,</p>
<p>Oysa normal koşullarda fazla üstünde durmasanız da, bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/cok-etkili-bir-zayiflama-rejimi/">zayıflama rejimi</a> sırasında suyu ihmal etmemeniz için çok geçerli nedenler vardır:</p>
<p>Yeterli su içmeden rejim yapmaya çalışmak yalnızca organizma için zehirleyici olmakla kalmaz, aynı zamanda kilo verme sürecini de tamamen durdurabilir ve bütün çabaları boşa çıkarabilir. </p>
<p><strong>Neden mi?</strong></p>
<p>Rejim yapmakta olan bir insanın organizması yağ yakmakta olduğundan, tıpkı bir motor gibi çalışır. Enerjinin yakılması sonucunda ısı ve atıklar açığa çıkar.</p>
<p>Eğer bu atıklar daha sonra düzenli olarak daha sürecin başlarında böbrekler aracılığıyla vücuttan atılamıyorsa, sürecin sonralarında vücutta birikecek olan miktar er ya da geç yakma işlemine müdahale edecek ve kilo kaybına engel olacaktır, diyet kusursuz takip edilmiş bile olsa bu böyledir. Bu tıpkı egzoz borusu tıkanmış bir arabanın motoru ya da baca™ sı temizlenmemiş bir şöminede yakılan ateşe benzer; ikisi de atıkların üst üste yığılmasıyla boğulacak ve sönecektir.</p>
<p>Kilolu kişinin kaçamakları, ihmalleri ya da aşırı ve dengesiz rejimlerin olumsuz etkileri sonucunda böbrekler tembelleşir. Herkesten çok obez kişinin boşaltım organlarının iyi çalışması için çok miktarda su içmeye ihtiyacı vardır.</p>
<p>Bu durum başlangıçta özellikle kışın sıkıcı ve yorucu gelebilir, ama su içmeyi alışkanlık haline getirmek için ısrar etmek, sanki içinizi yıkıyormuş gibi hissetmeye çalışmak gerekir. Bu şekilde su içmek kısa zamanda yalnızca zayıflamak için değil, her zaman bir ihtiyaç haline gelecektir.</p>
<p>Su ve saf proteinler, bir arada kullanıldıklarında, selülitler üstünde güçlü bir etkiye sahiptir</p>
<p>Bu özellik yalnızca kadınları ilgilendirir, çünkü selülit, hormonların etkisiyle yağların organizmanın en kadınsı bölgeleri olan uyluklar, kalçalar ve dizlerde birikmesi ve orada kalmasıyla oluşur.</p>
<p>Bir kez rejime başlandığında, özellikle şunu keşfettim: Saf protein diyetine, tuz tüketiminin azaltılması ve mineral değeri düşük suyun bolca tüketilmesi de eşlik ettiğinde, bütün bedenin eşit oranda zayıflamasına yardım ediyor ve özellikle uyluklar ve dizlerin iç kısımları gibi zor bölgelerde incelme sağlıyor.</p>
<p>Kilo vermekte olan birinin, yaşamının farklı dönemlerinde yapmış olduğu diğer rejimlerle kıyaslamasına bakılırsa, kişinin bu rejimle yine öncekilerle aynı miktarda kilo verdiği halde, kalça ve uyluk bölgesinde gerçekten incelme sağlandığı görülmüştür.</p>
<p>Bu sonuçlar, proteinlerin hidrofüj etkisi göstermesi ve bol su alımıyla böbreklerin iyi çalıştırılması ile açıklanır. Su, selülit de dahil olmak üzere bütün dokulara nüfuz eder. Hücrelere saf ve tertemiz halde girer ve oradaki atıklarla tuzu taşıyarak dışarı çıkar. Bu tuzdan arındırma ve şişkinlik indirme operasyonuna saf proteinlerin güçlü yakıcı etkisi eklenir ve hepsi birlikte, selülit üzerinde hiçbir etkisi olmayan diğer rejimlerle karşılaştırıldığında, hatırı sayılır bir yok edici etki ortaya koyarlar.</p>
<p><strong>Ne zaman su içmek gerekir?</strong></p>
<p>Çoğu kişi yemekler sırasında içilen suyun besinler tarafından tutulacağını sanmakla birlikte, bu yerleşik inanç doğru değildir. Su yemek sırasında içilmelidir.</p>
<p>Yemek yerken su içilmemesi gerektiği söylencesinin hiçbir fizyolojik temeli olmaması yanında, aksine, birçok durumda bunun yapılmaması sorun doğurur. Yemek sırasında, susadığınızı hissettiğiniz ve suya kolayca erişebildiğiniz bir anda su içmezseniz, günün geri kalanında su içmeyi daha kolay unutabilirsiniz.</p>
<p>Dukan Diyeti süresince, özellikle de alternatif protein evresinde, hormonlara bağlı nedenlerle vücutta su tutulması ya da böbreklerin iyi çalışmaması gibi özel durumlar dışında, günde bir buçuk litre su içmek gerekir. Mümkünse mineral<br />
içerikli kaynak suyu içilmeli, değilse de çay, kahve, bitki çayı ya da başka herhangi bir çeşit sıvı alınmalıdır.</p>
<p>Kahvaltıda büyük bir fincan çay, öğleden önce büyük bir bardak ve öğle yemeğinde iki büyük bardak su, yemeğin sonunda bir fincan kahve, akşamüstü bir ve akşam yemeğinde iki bardak su içerseniz kolayca 2 litre içmiş olursunuz.</p>
<p>Ayrıca, birçok hastam susamadan su içmenin zor olduğunu, bunun için şişeden içme alışkanlığı edinmenin işe yaradığını söylüyorlar.</p>
<p><strong>Hangi Sudan İçmeli?</strong></p>
<p>© Dukan Diyeti&#8217;nin saf proteinlerden oluşan atak döneminde içilmesi en uygun su, idrarı artıran ve sindirimi kolaylaştıran doğal mineralli kaynak sularıdır.</p>
<p>© Musluk suyu içme alışkanlığı olanlar buna devam edebilirler. Önemli olan, içilen suyun miktarının çokluğudur. Bu suyun içerik özellikleri bir yana, yalnızca bol içilmesi bile tek başına böbrekleri çalıştırmaya yeter.</p>
<p>® Aynı şey çay ve diğer bütün bitki çayı çeşitleri için de geçerlidir. Bu durum, bunlardan fincan fincan içme alışkanlığı olanları, özellikle kış aylarında ısınmak için de etkili olduklarından, mutlu edecektir.</p>
<p>© Gazlı içeceklerin &#8216;light&#8217; cinslerini (gazozlar, kolalı içecekler, vb.) fazla kilolarla mücadelede yardımcı kabul ediyorum. Fazla şekerli olan normal kolaya kıyasla, bunun light olanı günümüzde daha yaygındın Ben bunların tüketilmesine izin vermekle kalmayıp aynı zamanda, tüketilmelerini öneriyorum. Bunun birçok nedeni var. Öncelikle, bunlar sıklıkla daha önce bir günde tüketilmesini önerdiğimiz iki litre sıvıyı tamamlamaya katkıda bulunurlar. Ayrıca neredeyse hiç şeker ve kalori içermezler. Son olarak ve özellikle, light kolalı içecekler şeker alımını azaltmış zayıflama adayının hevesini bastırabilecek tattadır. Light gazozların içiminin rejimlerine yardımcı olduğunu hastalarım da onaylıyorlar. Ancak light içeceklerle ilgili bir istisna vardır, o da, diyeti uygulamakta olan ergenlik çağındaki ya da daha küçük çocuklar için geçerlidir. Bu içecekler &#8220;yalana şeker&#8221; etkisi yaratacağından, şeker isteğini pek de azaltmayabilirler. Ayrıca, şeker tadındaki içeceklerin böyle sınırsız tüketilmesiyle, susamadıkları halde yalnızca zevk için bunları tüketmeyi alışkanlık edinebilirler. Bu da yaşamlarının ileriki dönemlerinde daha endişe verici bağımlılıklar edinmelerine neden olabilir.</p>
<p><strong>Su doygunluk hissi yaratır</strong></p>
<p>Günlük konuşma dilinde, acıkmaktan söz ederken sıklıkla <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/mide-hastaliklari/">mide</a>nin bomboş olması ifadesini kullanırız, bu da tamamen yanlış değildir. Yemek sırasında içtiğimiz ve besinlere karışan su, öğün sırasında aldığımız besinin hacmini artırır ve midede bir doluluk yaratır. Bu da bize ilk doyma sinyallerini verir. Bu sofrada su içmek için fazladan bir nedendir. Öte yandan, deneyimlerimin gösterdiğine göre, öğünlerin dışında, örneğin günün tehlikeli saatleri olan 17 ile 20 arasında ağzımızı meşgul etmek de işe yarıyor. Ne olursa olsun, büyük bir bardak içecek yemek yeme arzusunu gidermek için genellikle yeterli oluyor.</p>
<p>Bugün, dünyanın en zengin toplumları arasında yeni bir açlık türü görülüyor; Batılı ülkelerde çok çeşitli besin maddelerinin ortasında yaşayıp da kendini açlığa mahkûm eden kişiler iyice yaşlanmadan ya da rahatsızlanmadan bunlara ellerini sürmüyorlar.</p>
<p>İlaç laboratuvarları, doktorlar ve birçok kuruluş, açlığı bastırmanın en ideal ve etkili yolunu bulmak için çalışıyorlar; ama maalesef su gibi çok basit ve saf bir maddenin varlığını unutuyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/diyet-yaparken-suyun-onemi-ve-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Proteinler, Saf Proteinler</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/proteinler-saf-proteinler/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/proteinler-saf-proteinler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Nov 2011 17:00:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8381</guid>
		<description><![CDATA[SAF PROTEİNLER Dukan Diyeti&#8217;nin Arkasındaki İtici Güç Dukan Diyeti kişinin kilo vermesi ve inilen kilonun korunması amacıyla, birbirini takip eden dört diyetten oluşan bir programdır. Birbirini izleyen bu dört ayrı diyetin hedefleri şunlardır: ® İlki, hızlı bir başlangıçla moral verecek miktarda kilo kaybı. ® İkincisi, hedeflenen kiloya kadar inmeyi sağlayan düzenli zayıflama. ® Üçüncüsü, yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAF PROTEİNLER</strong></p>
<p><strong>Dukan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">Diyet</a>i&#8217;nin Arkasındaki İtici Güç</strong></p>
<p>Dukan Diyeti kişinin kilo vermesi ve inilen kilonun korunması amacıyla, birbirini takip eden dört diyetten oluşan bir programdır. Birbirini izleyen bu dört ayrı diyetin hedefleri şunlardır:</p>
<p>® İlki, hızlı bir başlangıçla moral verecek miktarda kilo kaybı.</p>
<p>® İkincisi, hedeflenen kiloya kadar inmeyi sağlayan düzenli <a href="http://www.saglikvediyet.info/zayiflik-zayiflama/">zayıflama</a>.</p>
<p>® Üçüncüsü, yeni ve dolayısıyla istikrarsız kilonun verilen her kilo başına 10 gün olarak basit bir hesaplamayla belirlenen sürede sabitlenmesi.</p>
<p>© Sonuncusu, üç tane basit, somut, son derece etkili ve kesinlikle uygulanması gereken talimata yaşam boyu uyularak kilonun mutlak korunmaya alınması: Proteinli perşembeler, asansör kullanımını bırakmak ve 3 çorba kaşığı <a href="http://www.saglikvediyet.info/yulaf/">yulaf</a> kepeği.</p>
<p>Bu dört diyetin her birinin kendine özgü bir işleyiş biçimi ve özel bir etkisi vardır. Ancak hepsi de güçlerini ve güçlü</p>
<p>etkilerini saf proteinlerin kullanılmasından alırlar; başlangıçtaki atakta tek başlarına, sonraki seyir evresinde sebzelerle birliktedirler. Ardından bunların diğer besinlerle hirlikte alındığı güçlendirme evresi ve son olarak dd, kiloyu kesin olarak korumak üzere haftada bir tek gün yalnız pmlem «ılınır.</p>
<p>Kişiye göre 2-7 gün arasında değişen bir m ur içerisinde, saf proteinli atak evresinin uygulanmaya başlanmasıyla, Dukan Diyeti sürpriz bir etki gösterir.</p>
<p>Alternatif proteinlerin kullanıldığı biçimiyle dönüşümlü olarak yine aynı diyete devam edilmesiyle, bedellenen kiloya ulaşılana kadar, kişinin kilo vermesi devam eder</p>
<p>Yine bu aynı diyet, sıkı bir rejim ile normal <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">beslenme</a>ye dönüş arasındaki geçiş dönemi olan güçlendirme evresinin dayanağını oluşturun</p>
<p>Son olarak da, yine aynı diyet, kişinin yaşamı boyunca haftada yalnızca bir gün olmak üzere uygulanıldığında, bu çabaların karşılığı olarak kilonun mutlak biçimde korunması sağlanır ve haftanın geri kalan altı gününde hiçbir suçluluk hissedilmeden ya da kısıtlama uygulanmadan normal beslenme düzenine geçilir.</p>
<p>Saf protein diyeti, bu zayıflama planının ve onu oluşturan dört evrenin itici gücü olduğundan, bu planı uygulamaya geçmeden önce, ne kadar iyi işlediğini ve kaynaklarının ne kadar güçlü olduğunu açıklamalıyız.</p>
<p>Saf protein diyeti nasıl işliyor? İşte bu bölümün konusu bu.</p>
<p><strong>Bu Diyette Yalnızca Protein Alınır</strong></p>
<p><strong>Saf proteinler nerede bulunur?</strong></p>
<p>İster hayvansal ister bitkisel olsun, proteinler canlıların temel</p>
<p>yapıtaşlarıdır. Yani bilinen gıdaların büyük bölümünde bulunurlar. Ancak özel işleyiş biçimini ve bütün potansiyelini ortaya koyabilmesi için, protein diyetinin protein yönünden olabildiğince zengin gıdaları içermesi gerekir. Pratikteyse, yumurta akı dışında, hiçbir gıda tamamen saf protein içermez,</p>
<p>Bitkilerse, ne kadar protein içerirlerse içersinler, daima karbonhidratlar açısından da zengindirler. Bu, bütün tahıllar ve unlu mamuller, baklagiller ve nişastalılar için geçerlidir ve</p>
<p>protein yönünden zengin olarak bilinmekle beraber,.yağ ve karbonhidrat bakımından çok zengin olan soya da bu gruptandır, Dolayısıyla, bu saydıklarımız burada kullanılamazlar.</p>
<p>Aynı durum, bitkisel olanlardan daha fazla protein içeren, ama çok yağlı olan bazı hayvansal kökenli besinler için de geçerlidir. Koyun ve kuzu eti, kaz ve ördek gibi çok yağlı bazı kümes hayvanlarıyla, sığır ve dana etlerinin bazı bölümleri böyledir.</p>
<p>Bununla birlikte, protein bakımından saf denecek durumda olmasalar da buna çok yakın bazı hayvansal besinler vardır ve bunlar Dukan Diyeti&#8217;nin baş oyuncularıdırlar.</p>
<p>© Antrikot, pirzola ve bütün hafif ateşte pişirilen parçaları ve haşlamalık parçaları hariç, sığır eti.</p>
<p>® Izgaralık dana eti.</p>
<p>® Kaz ve ördek dışındaki kümes hayvanları.</p>
<p>® içerdikleri yağlar insanın kalp ve damarları için koruyucu nitelikte olan, yağlı balıklar da dahil, bütün balıklar.</p>
<p>© Deniz mahsulleri (Kabuklular ve yumuşakçalar),</p>
<p>© Sarısı yağ içerdiğinden, beyazının saf protein kaynağı oluşuna gölge düşmesine rağmen, yumurta.</p>
<p>® Hiç yağ içermeyen ve protein yönünden çok zengin olan yağsız süt ürünleri. Ancak bunlarda, tıpkı meyvelerdeki meyve şekeri früktoz gibi, çok az miktarda laktoz, yani sütün doğal şekeri bulunur. Bu karbonhidrat içeriğin çok hafif oluşu ve sağladığı güzel tadın önemi, bu sütlerin de Dukan Diyeti&#8217;nin vurucu gücünü oluşturan temel proteinli besinler listesindeki yerlerini korumalarını sağlıyor.</p>
<p><strong>Proteinler nasıl işliyor?</strong></p>
<p><strong>Proteinlerin saflığı sağladıkları kaloriyi azaltır</strong></p>
<p>Gıdaların hepsi bilinen üç besinin farklı oranlarda birleşmesinden oluşur: Proteinler, karbonhidratlar ve yağlar. Ancak her organizmada bu üç besinin bir arada bulunduğu ideal oran farklı ve kendine özgüdür. İnsanda bu oran 5-3-2&#8242;dir. Yani anne sütününkine yakın bir bileşim olarak, 5 birim karbonhidrat, 3 birim yağ ve 2 birim de protein.</p>
<p>Beslenmede bu özel altın orana sadık kalındığı takdirde, ince bağırsaktaki sindirim ve dolayısıyla kalori alımı da çok daha etkin olur, bu da kilo almayı kolaylaştırır.</p>
<p>Öte yandan, bu ideal oranda değişiklik yaparak, kalorilerin emilimini azaltmak ve besinlerin randımanını düşürmek de mümkündür. Teoride, beslenmeyi en radikal şekilde düzenleyerek kalorilerin emilimini azaltmak, yalnızca tek tip besinin alınmasıyla olur.</p>
<p>Pratikte, bu olasılık Amerika&#8217;da karbonhidratlar (yalnızca egzotik meyve tüketilmesine izin veren Beverly Hills rejimi) ve yağlarla (Eskimo rejimi) denendiyse de, yalnızca karbonhidrat alımına ya da yağ alımına indirgenmiş beslenmenin hem uygulanması zor hem de <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a> açısından sonuçları ağırdır. Şekerin fazlası diyabet riskini artırırken, yağın fazlası, mide bulandırmasının kaçınılmaz oluşu dışında, kalp ve damar sistemi için de çok büyük bir tehlike oluşturur. Üstelik yaşamımız için şart olan proteinlerin yokluğu, organizmayı, bunları kaslardaki depolardan temin etmeye zorlayacaktır.</p>
<p>Dolayısıyla, tek besinle sınırlandırılmış beslenme yalnızca proteinler için önerilebilir. Bu, lezzet bakımından tatminkâr olması yanında, kalp damarlarının tıkanması riski yaratmayan ve protein eksikliği olasılığını ortadan kaldıran bir çözümdür.</p>
<p>Protein kaynaklı tek tip beslenmede, ilgili organ bir öğünde alman bu besinleri sindirmeye programlanmadığı için, bundaki kalorilerden tam olarak yararlanamaz. İçinde bulunduğu durum, bir gemi ya da motosikletin benzin ve yağı karıştırarak çalışmak üzere tasarlanmış &#8220;2 zamanlı&#8221; motorunun yalnızca benzinle çalıştırılmak istenmesi, motordan patır patır sesler çıkarmasının ardından, yakıtını kullanamadığı için boğulması gibidir.</p>
<p>Aynı şekilde, organizma, protein içeriği çok kuvvetli besinlerle beslendiğinde, yalnızca öncelikli organlarının (kaslar, kan hücreleri, deri, saçlar, tırnaklar) işleyişine gerekecek temel proteinlerini alır ve geriye kalan kalorileri kötü ve azar azar kullanır.</p>
<p><strong>Proteinlerin sindirilmesi işlemi çok kalori yakar</strong></p>
<p>Proteinlerin bu özelliği Dukan Diyeti&#8217;nin önemli özelliklerinden biridir ve buna Spesifik Dinamik Etki (SDE) de diyebiliriz. SDE, organizmanın besinleri kana karışabilecek en küçük parçalarına ayırması için belli bir çaba harcaması anlamına gelir. Bu iş bölünen parçanın ne ve nasıl olduğuna göre değişir.</p>
<p>100 kalori değerinde beyaz şeker tükettiğinizde, vücul aldığı karbonhidratı hemen kana geçirir ve bu süreçte organizma 7 kalori harcar. Böylece geriye kullanılacak 93 kalori kalır. Kısacası karbonhidratların SDE&#8217;si %7&#8242;dir.</p>
<p>100 kalorilik tereyağı ya da sıvı yağ tükettiğinizde, sindirimi biraz daha zahmetlidir ve bu iş, organizmaya 88 kalori bırakarak, size 12 kalori kaybettirir. Yani yağların SDE&#8217;si %12&#8242;dir.</p>
<p>Ancak yumurta beyazı, yağsız balık ya da yağsız beyaz peynirden alman 100 kalorilik saf proteinin sindirilmesi söz konusu olduğunda, bunlar çok uzun molekül zincirlerinden oluştukları ve bu zincirin temelindeki aminoasitler kendi aralarında çok daha sıkı bağlarla bağlandığından, bunu yıkmak için daha büyük bir çalışma gerekecektir. Bu basit sindirim 30 kalorilik enerji demektir, yani SDE&#8217;si %30 olan proteinlerden geriye organizma için 70 kalori kalır.</p>
<p>Proteinlerin ayrıştırılması ısı açığa çıkaran bir iş olduğundan vücut sıcaklığını yükseltir. Bu nedenle, deri ile suyun arasındaki sıcaklık farkından doğacak hipotermiden kaçınmak için, protein bakımından zengin yemeklerden sonra soğuk suyla banyo yapılmaması önerilir.</p>
<p>Proteinlerin bu özelliği, banyo yapmak için acelesi olanlar için rahatsız edici olsa da, genellikle kalori alma sanatında çok iyi olan fazla kilolular için güzel bir haberdir. Zahmetsizce kalori tasarrufu yapabilecekleri ve cezasını hemen çekmeden, daha rahat yemek yiyebilecekleri anlamına gelir.</p>
<p>Günün sonunda, 1.500 kalorilik protein tüketimine karşılık, sindirim, sonrasında, vücudun harcaması için geriye yalnızca 1.000 kalori kalır. İşte Dukan Diyeti&#8217;nin anahtarlarından ve etkililiğinin yapısal nedenlerinden biri budur. Ancak hepsi bu değildir&#8230;</p>
<p><strong>Saf proteinler iştahı keser</strong></p>
<p>Yağlı ürünlerin ve şekerin sindirimi yapay bir tokluk hissi sağlarken, açlık hissinin de kısa sürede geri gelmesine yol açar. Son çalışmalar, şeker ve yağın yalnızca tüketildikleri sırada açlık hissini ortadan kaldırdıklarını, sonrasında yine yeme ihtiyacı doğduğunu göstermiştir. Buna karşılık, proteinli gıdalar hem bir sonraki öğüne kadar daha uzun süre geçmesini hem de daha az gıda alınmasını sağlar.</p>
<p>Ayrıca proteinin fazlaca tüketilmesi iştahı kesici özelliğiyle uzun süreli bir tokluk hissi sağlar. Saf proteinlerden oluşan iki ya da üç günlük bir beslenmeden sonra, açlık hissi tamamen ortadan kalkıyor ve Dukan Diyeti diğer tüm rejimler için de en büyük tehlike olan açlık görülmeksizin uzun zaman sürdürülebiliyor.</p>
<p><strong>Saf proteinler ödem ve su toplamaya karşı savaşır</strong></p>
<p>Sebze, meyve ve mineral tuzlara ağırlık veren bazı rejim ve beslenme şekilleri &#8220;sucul&#8221; olmalarıyla tanınır ve vücudun su toplamasını teşvik ederek, şişmelere yol açar.</p>
<p>Protein yönünden zengin beslenme şekilleri ise &#8220;su tutan&#8221; rejimlerin karşıtıdırlar. Yani ürik asitlerin atılmasını ve özellikle âdet döneminde ve menopoz öncesi dönemde vücut hücrelerinde tutulan suyun azaltılmasını sağlarlar.</p>
<p>Diyetin atak evresi, özellikle olabildiğince saf proteinlerden oluştuğundan, bütün diğer evreler arasında en çok su atılan evredir.</p>
<p>Bu durum özellikle <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a>lar için avantajlıdır. İşin aslı, bir erkek fazla kiloluysa bunun nedeni, çok yemesi ve vücudunda harcamadığı kalorileri yağ olarak depolamasıdır. Bir kadının kilo alma mekanizmasıysa çoğunlukla daha karmaşıktır ve yaptığı diyetlerin performansını düşürüp kilo kaybını zorlaştıran su tutulması süreciyle ilgilidir.</p>
<p><a href="http://www.saglikvediyet.info/adet-kanamalari-adet-sancilari/">Âdet</a> döngüsünün bazı zamanlarında, âdet öncesindeki dört ya da beş günlük sürede, kadının hayatında farklı hormonların etkisinde kaldığı ergenlikte, menopoz öncesinde veya cinsel hayatın kimi dönemlerinde vücudu su toplar ve kendisini balon gibi şişmiş hissedebilir. Sabah kalktığında yüzü şiştir, parmaklarındaki yüzükleri çıkaramaz ve bacakları ağırlaşmış, ayak bilekleri de şişmiştir. Bu su tutulumu tabii ki geri dönüşü olan bir kilo alımını beraberinde getirir, ancak bu tür kilo sorunu kronik bir hal alabilir.</p>
<p>Kimi zaman formlarına tekrar kavuşmak ve bu tombullaşmanın önüne geçmek için diyete başlayan kadınlar, bu tür fazlalıklardan daha önce hep işe yaramış yollarla kurtulamadıklarını fark ederek şaşırırlar.</p>
<p>Sık karşılaşılan bu durumlar için Dukan Diyeti&#8217;nin atak evresinde yer alan saf proteinler kesin ve çabuk bir çözüm sağlar. Birkaç gün, hatta birkaç saat içinde suyla dolu hücrelerdeki suyun dengelenmesiyle kişiye rahatlama ve hafifleme hissi gelir. Bu da kişinin diyet konusundaki isteğini artırır.</p>
<p>Saf proteinler organizmanın direncini yükseltir Proteinlerin bu özelliği beslenme uzmanlarının çok iyi bildiği, hatta konuyla ilgili bilgisi olmayan kişilerin de daima gözlemlemiş olduğu bir özelliktir. Tüberküloza çare bulunmadan önce, en önemli tedavi şekillerinden biri, alman protein miktarının artırılmasıydı. Fransa&#8217;nın kuzeyindeki Berck&#8217;te, ergenlik çağındaki gençlere hayvan kanı bile içiriliyordu. Bugünse antrenörler sporculara protein ağırlıklı beslenme öneriyorlar.</p>
<p>Doktorlar da aynı şekilde, yaraların tedavisinde, kansızlıkta ve enfeksiyonlara karşı direnci yükseltmek için protein miktarını artırıyorlar.</p>
<p>Bu avantajdan yararlanmak gereklidir, çünkü ne şekilde olursa olsun, kilo vermek her zaman organizmayı biraz zayıf düşürür. Ayrıca şunu fark ettim; Dukan Diyeti&#8217;nin en hızlı evresi, yalnızca proteinlerin alındığı ilk evresidir. Bazı hasta-larımsa, daha ikinci günün sonundan itibaren, bu dönemin hem fiziksel hem psikolojik açıdan mutluluk veren bir etkisi olduğunu söylüyorlar.</p>
<p><strong>Saf proteinler kas kaybı ve deri sarkması görülmeden zayıflamayı sağlar</strong></p>
<p>Aslında, derinin, esnek dokusunun, hatta organizmayı oluşturan kasların hepsinin proteinlerden oluştuğu bilindiğinden, bunda şaşılacak bir şey yok. Protein yönünden yetersiz beslenme durumunda, vücut normal protein ihtiyacını kendi kaslarından ve derisinden sağlayacağı için, derinin esnekliği kaybolacak ve sıklıkla menopoz sürecindeki kadınları tehdit eden kemiklerdeki kırılganlık gündeme gelecektir. Tüm bu etkiler dokularda, ciltte, saçlarda, kısacası genel görünümde çevremizdekilerin fark edebileceği derecede yaşlanmaya yol açar ve diyeti bırakmak için bu bile tek başına bir neden oluşturabilir.</p>
<p>Buna karşılık, protein bakımından zengin bir rejimde, hatta daha iyisi, Dukan Diyeti gibi özellikle protein alınmasına dayanan bir beslenme programında, organizmaya zaten bolca protein sağlandığından, bunun kendi kaynaklarına saldırmasına gerek kalmaz. Bu şekilde, zayıflama hem hızlıdır, hem de kişi zindedir; kasların sıkılığı ve cildin parlaklığı korunur, fazla yaşlanmadan zayıflamak mümkün olur.</p>
<p>Dukan Diyeti&#8217;nin bu özelliği kasları sıkı ve cildi kalın, genç ve yuvarlak hatlı kadınlara ikinci dereceden önemliymiş gibi gelebilir. Ancak bu, özellikle ellilerine yaklaşan ve dolayısıyla <a href="http://www.saglikvediyet.info/menopoz-menopoza-yakin-donem/">menopoz</a> öncesi dönemde bulunan ya da cildi ve kasları gerginliğini yitirmiş kadınlar için önemlidir. Çünkü yeri gelmişken belirtmekte yarar var- bugün birçok kadın yalnızca tartıdaki değerleri dikkate alarak görünümlerinden vazgeçmekteler. Bir kadının dış görünümü söz konusu olduğunda cildin parlaklığını ve esnekliği yitirmesi, vücudun genel görünümünün bozulması gibi parametreleri de dikkate almak gerekir; yalnızca vücut ağırlığı bir rehber görevi üstlenmemelidir ve üstlenemez.</p>
<p>Bu Diyette Çok Su İçilmelidir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/proteinler-saf-proteinler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eklem Ağrıları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/eklem-agrilari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/eklem-agrilari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Nov 2011 14:39:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eklem ve Kemik Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8329</guid>
		<description><![CDATA[Eklem Ağrıları UYARICI BELİRTİLER: Her ne kadar OA herhangi bir eklemi etkileyebilen de yük kaldıran eklemlerde (özellikle kalçalar ve dizler ile omurlar arası eklemler) çok daha sık görülür. Kadınlarda el eklemlet mi (özellikle de el parmakları ve başparmak kökü) etkileme eğilimin dedir. OA&#8217;nın başlıca belirtileri etkilenen eklemin kullanılması sırasında ve günün sonuna doğru artan eklem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eklem Ağrıları</strong></p>
<p><strong>UYARICI BELİRTİLER:</strong> Her ne kadar OA herhangi bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/eklem-ve-kemik-hastaliklari/">eklem</a>i etkileyebilen de yük kaldıran eklemlerde (özellikle kalçalar ve dizler ile omurlar arası eklemler) çok daha sık görülür. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">Kadın</a>larda el eklemlet mi (özellikle de el parmakları ve başparmak kökü) etkileme eğilimin dedir.</p>
<p>OA&#8217;nın başlıca belirtileri etkilenen eklemin kullanılması sırasında ve günün sonuna doğru artan eklem tutukluğu ve ağrıdır, IKIc in dinlendirilmesJnden sonra da eklem tutukluğu olahiliı; ancak bu durum eklem hareket ettirilmeye başlayınca görülür. Eklemlerde çıtırdama ve hareket kısıtlılığı olabilir. Daha da az etkilenen eklemlerde öncesinde hiçbir uyarıcı belirti olmaksızın aniden kırılma ortaya çıkabilir.</p>
<p>Belirtiler nedeni bilinmemekle birlikte son derece değişkendir. Eklemin pek de sorun çıkarmadığı haftalar ya da aylar süren iyi bir dönemin ardından ağrı ve eklem tutukluğuyla seyreden kötü bir dönem gelebilir.</p>
<p>Hava değişimi (özellikle düşük atmosfer basıncıyla birlikte nemli hava) belirtileri kötüleştirebilir.</p>
<p><strong>Hastalığın Seyri ve Gelişmesi:</strong></p>
<p>OA ilerledikçe etkilenen eklemler, sıvı birikmesi ya da eklem kenarında yeni kemik oluşumu nedeniyle şişer. Bunun en rahat <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a>lendiği yer eklemlerin boğum boğum hale geldiği el parmaklarıdır. Ayrıca çevrelerindeki kasların kullanılmamaya bağlı incelmesi sonucu eklemler daha büyük gözükebilir.</p>
<p>OA ilerledikçe ağrı, dinlenme sırasında ve geceleri devamlılık gösterebilir ya da daha şiddetli hale gelebilir. Tutulan eklemlerin küçük hareketleri bile insanı zorlar ve mutfak araç gereçlerini kullanmak, hatta banyo yapıp çıkmak gibi günlük işleri güçleştirir. Ağrı çekmeden yürüyemiyorsanız hatta yemeğinizi pişiremiyorsanız, hayat pek de keyif vermez; bu nedenle OA&#8217;lı kadınların pek çoğunda depresyon olması hiç de şaşırtıcı değildir.</p>
<p>Omurgayı oluşturan omurlar arası eklemlerde de OA gelişebilir. Omurganın yapısında hafif bir değişikliğe yol açabilir; sonuçta destekleyici bağlar ve kaslarda spazm gelişir ve bu değişiklikler bir araya geldiğinde şiddetli sırt ağrısı ve eklem sertliği ortaya çıkabilir. Sıklıkla en fazla etkilenen bel bölgesidir; ancak pek çok kadında boyunda da sorunlar olabilir. Eklem kenarlarında gelişen mahmuz şeklindeki sivri kemik çıkıntıları omurgadan çıkan sinirlere bası yaparak kalçadan ve bacağın arka dış bölümünden aşağıya doğru yayılan ağrıya (siyatik ağrısı) ya da parmaklarda uyuşmayla birlikte omuzlar ve kollarda yayılan ağrıya yol açabilir.</p>
<p><strong>TESTLER VE TEDAVİLER:</strong> Erken evrelerde tanı genelikle diğer <a href="http://www.saglikvediyet.info/artrit/">artrit</a> nedenlerinin dışlanmasıyla konur. Osteoartrite özgü bir kan testi yoktur ve röntgen filmi kıkırdaktaki değil kemikteki değişiklikleri gösterdiği için pek de yardımcı olmayabilir. MRG incelemesi kıkırdak ve buralarda neler olup bittiğini gösterdiği için daha fazla yardımcı olı n, ancak bu tetkik OA şüphesi olan herkeste yapılamayacak kadar pahalıdır. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">Hastalık</a> ilerledikçe standart röntgen filminde de dujı siklikler görülmeye başlar. Kıkırdak inceldikçe eklem kemiklin arasındaki mesafe daralır ve bazen kemikler birbirine değiyormuş gibi gözükür. Mahmuz gibi gözüken sivri kemik çıkıntıları da izlenebilir. Buna karşılık röntgen filmindeki değişikliklerin ağrının şiddetiyle bağlantılı olması gerekmez ve hayli kötü görünen bir röntgen filmi her zaman eklemde çok büyük bir rahatsızlık ve kilo kaybı olduğu anlamına gelmez.</p>
<p>Ancak OA&#8217;nın her zaman ilerleyici olmadığı bilinmelidir ve neyse ki OA&#8217;lı pek çok kişi yeti kaybı olmadan görece normal bir yaşantı sürebilir. Bir eklemde 1-2 yıl sorun olduktan sonra belirtilerin ortadan kalkması oldukça sık görülen bir durumdur. Buna karşılık bir ya da daha fazla sayıda eklemde özellikle de kalça ve dizlerde artan ağrı ve rahatsızlık ortaya çıkabilir,</p>
<p>Günümüzde OA&#8217;nın kesin tedavisi yoktur. Tedavi ağrının kesilmesine ve hareket edebilme kapasitesinin korunmasına odaklanır. </p>
<p><strong>Uygulanabilecek tedaviler arasında şunlar yer alır:</strong></p>
<p>* Yeterli dozda aldığınızda mükemmel bir ağrı kesici olan para setamol (günde 4 gr yani 8 tablet) çok güvenli bir ilaçtır ve genel olarak tatsız yan etkilere yol açmaz.</p>
<p>♦  Kodein ya da morfin bazlı daha güçlü ağrı kesicilerin eklenmesi ağrıda daha fazla rahatlama sağlayabilir; ancak kabızlık ve zihin bulanıklığına yol açabilir</p>
<p>İbuprofen gibi streoit dışı antienflamatuar ilaçlar da ağrıyı azaltabilir; ancak bu ilaçlar midede iltihap ve kanamaya yol açabilecekleri ve sıvı tutulumu eğilimi varsa bu eğilimi daha da artır, genellikle kısa süreliğine kullanılır. Kalp hastalığı ıis kini de artırabilirler.</p>
<p>*  Steroit dışı antienflamatuar ya da kapsaisin içeren lokal uygulanan kremler de fayda sağlayabilir; ancak bu kremlerin olki göstermesi için her gün düzenli olarak uygulanması gerekir.</p>
<p>* Fizyoterapi, tutuk eklemlerde hareketliliği sürdürmek ve kendi gücünün korunmasını sağlamak açısından yararlı olabilir. </p>
<p>* Osteopati ve kiropraktik (masajla tedavi) usulüne uygun yapıldığında eklemlerin yerine yerleştirilmesinde ve kas spazmlarının çözülmesinde yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>Diğer Tedavi Yöntemleri:</strong></p>
<p>Daha ağır OA&#8217;da etkilenen ekleme (özellikle başparmak ya da diz) steroit enjeksiyonu yapılabilir. Bir diğer seçenek de bir seri hiya-lüronin enjeksiyonu yapılmasıdır. Bu, eklem kapsülü içindeki sıvıya benzer bir sıvıdır ve kayganlaşmayı destekleyebilir.</p>
<p>Cerrahi tedaviye de başvurulabilir. Düzensiz eklem yüzeyini toparlayıp parçalanmış kıkırdağı temizlemek için anahtar deliği yöntemiyle uygulanan artroskopi özellikle dizlerde önemli ölçüde rahatlama sağlayabilir.</p>
<p>Son seçenek tutulan eklemin yerine yenisinin takılmasıdır. Bu işlem en çok kalça ve diz eklemlerinde gerçekleştirilmekle birlikte artık dirsek gibi giderek artan sayıda farklı eklemde uygulanabiliyor. Devam eden teknik gelişmelere rağmen büyük bir eklemin yerine yenisinin takılması önemii bir cerrahi girişimdir ve ameliyat öncesinde bu uygulamanın olumlu ve olumsuz yönlerini hekiminizle konuşmanız gerekir. Gerçekten de hafife alınacak bir ameliyat değildir.</p>
<p>Ameliyat sonrasındaki zorunlu dinlenme dönemi derin ven trombozu (DVT) riskini anlamlı ölçüde artırır ve hastaların yaklaşık yüzde 10&#8242;unda yara enfeksiyonu gelişir. Bazen eklem etrafındaki dokularda özellikle de diz protezi takıldıktan sonra hassasiyet devam edebilir.</p>
<p>Ne yazık ki eklem protezlerinin ömrü sınırlıdır. Bazılarında 10 yıî sonra bileşenlerden birinde gevşeme başlarken bazı protezler 20 yıl hatta daha da uzun süre dayanmaktadır. Yeni bir eklem takılmış olması size ağrısız, serbestçe hareket edebileceğiniz yepyeni bir özgürlük alanı açar.</p>
<p><strong>Kendiniz İçin Yapabilecekleriniz</strong></p>
<p>Osteoartritin yaşamınız üzerindeki etkisini sınırlandırmak için yapabileceğiniz pek çok şey var.</p>
<p>İlk yapmanız gereken, etkilenen eklemler üzerindeki baskıyı azaltmaktır. Fazla kilolarınızı vererek bunu başarabilirsiniz. Vücudunuz ne bolan nesneler için başkalarını suçlayabilir. Hastalık ilerledikçe gün içinde zaman kavramını karıştırma, başını alıp giderek kaybolma, gecelikle sokağa çıkma gibi uygun olmayan davranışlar ortaya çıkar.</p>
<p>Demanslı hastalarda kapıları açık bırakma, ocağı ya da musluğu açık unutma gibi kendilerini tehlikeye atan davranışlara eğilim görülür. Daha sonraki evrelerde daha da belirgin kişilik değişiklikleri, huzursuzluk ve saldırganlık ortaya çıkar. Yeme zorluğu olabilir; hasta idrar ve dışkısını tutamayabilir. Kendilerine bakacak birilerine bağımlı hale gelmeleri kaçınılmazdır, Bütün bunların ne kadar zaman içinde gerçekleşeceği kişiden kişiye çok değişir. Ve önceden tahmin edilemez. Ancak süreç genellikle yavaş işler ve uzun yıllar içinde gelişir.</p>
<p><strong>Eklem Ağrıları Neden Olur.?</strong></p>
<p>Neden bazı kişilerde demans gelişirken diğerlerinde gelişmediği sorusunun yanıtı kesin olarak bilinmiyor. Ancak diğer pek çok hastalık için de geçerli olduğu gibi genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülüyor.</p>
<p>Yakın bir aile bireyinde bu hastalığın görülmüş olması sizi biraz daha yüksek risk altında bırakır ve bu durum genlerle bağlantılı olabilir. ApoE adlı genin belli bir tipinin kalıtım yoluyla aktarılmasının riski etkilediği biliniyor. ApoE&#8217;nin üç biçimi vardır: Biri riski artırır diğeri azaltır ve üçüncüsü orta düzeyde bir riskle bağlantılıdır.</p>
<p>Ateroskleroz (atardamarların daralması ve sertleşmesi) riskini artıran etkenler vaskuler demans riskini de artırır. Yani sigara içmek, kolesterol düzeyinin ya da kan basıncının yüksek olması, fazla kilolu olmak ve hareketsiz bir yaşam sürmek kalbinize olduğu kadar beyni-nize de zarar verir. Fazla alkol tüketimi de beyin hücrelerine zarar verir.</p>
<p><strong>TESTLER VE TEDAVİ:</strong> Yaşlılarda demansla karıştırılabilen tedavi edilebilir pek çok hastalık görülebilir. Bunlar arasında enfeksiyonlar (idrar yollan ya da akciğer enfeksiyonları), kabızlık, tiroit bezinin az çalışması, şeker hastalığı, stres ve depresyon yer alır. Öncelikle bu nedenlerin dışlanması gerekir. Yaşlılarda kullanılan sakinleştiriciler ve güçlü ağrı kesiciler gibi birçok ilaç da zihinsel işlevde değişikliğe yol açabilir.</p>
<p>Demans tanısı genellikle bellekle ilgili bir dizi test ve beyin görüntülemesini takiben konur.</p>
<p>Ne yazık ki günümüzde demansın kesin çözümü yoktur. Ancak beyindeki asetilkolin düzeyini artıran donepeziî gibi ilaçlar bazı kişilerde belirtilerin ilerlemesini yavaşlatır. Memantin adlı ilaç farklı bir yolla etki göstererek bazı ağır hastalarda fayda sağlayabilir.</p>
<p><strong>Kendiniz için yapabilecekleriniz</strong></p>
<p>Beyin işlevlerinizi korumaya yönelik tavsiyelerin çoğu kalbinizle ilgili tavsiyelerin aynıdır:</p>
<p>*  Sigara içmeyin.</p>
<p>*  Düşük yağlı diyetle beslenin. </p>
<p>*  Bol meyve sebze yiyin.</p>
<p>*  Orta düzeyde alkol tüketin.                                                &#8216;</p>
<p>*  Düzenli egzersiz yapın.</p>
<p>*  Kan basıncınızı ve kolesterolünüzü düzenli ölçtürün.</p>
<p>*  Yağlı balıklardaki omega-3 yağ asitlerinin sinir hücreleri üzerinde yararlı etkisi olduğuna dair bazı kanıtlar vardır; haftada en az bir kez yağlı balık yiyin.</p>
<p>Beyin işlevinden söz ederken &#8220;kullan ya da kaybet&#8221; sözünde haklılık payı olduğunu gösteren kanıtlar giderek artmaktadır. O nedenle her gün zihninizi işler durumda tutmak için bulmaca, sudoku çözün ya da yeni bir beceri edinmeye (örneğin; bilgisayar kullanmayı öğrenmek) çalışın.</p>
<p>Kafein, <a href="http://www.saglikvediyet.info/ada-cayi/">adaçayı</a>, oğulotu (melisa) ve ginkgo büoba özütünün beyin üzerinde koruyucu etkisi olduğu ileri sürülmüş, A ve E vitaminlerinin demanslı hastalarda yarar sağlayabileceği iddia edilmiştir. Yine de bu ürünlerle ilgili araştırmalar henüz kesin bir sonuca, ulaştırmaktan uzaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/eklem-agrilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşam Tarzı ve Ruh Sağlığınız</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/yasam-tarzi-ve-ruh-sagliginiz/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/yasam-tarzi-ve-ruh-sagliginiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Nov 2011 21:26:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8318</guid>
		<description><![CDATA[Dışarı çıkıp dolaşmak sağlıklı ve doyurucu bir yaşamın önemli bir parçasıdır; ancak yaşlandığınızda bazı güçlükleri de beraberinde getirir. Buna karşılık 90 yaşın üzerinde dünyayı gezen birçok kadın vardır. Yaşınızın macera duygunuzu alt etmesine izin vermeyin! İleri yaşlarda sağlıklı yolculuk yapmanın anahtarı yalnızca gideceğiniz yer için değil yolculuğun kendisi için de dikkatli bir hazırlık yapmaktır. Örneğin; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dışarı çıkıp dolaşmak <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a>lı ve doyurucu bir yaşamın önemli bir parçasıdır; ancak yaşlandığınızda bazı güçlükleri de beraberinde getirir. Buna karşılık 90 yaşın üzerinde dünyayı gezen birçok <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a> vardır. Yaşınızın macera duygunuzu alt etmesine izin vermeyin!</p>
<p>İleri yaşlarda sağlıklı yolculuk yapmanın anahtarı yalnızca gideceğiniz yer için değil yolculuğun kendisi için de dikkatli bir hazırlık yapmaktır. Örneğin; mesaneniz güçsüzse, uzun bir yolculuğa çıkarken otobüs yerine tren daha iyi bir seçim olabilir.</p>
<p>Yurtdışına çıkıyorsanız sağlık sigortası yaptırmanız gerekir. Sigorta poliçesinin üzerindeki minicik yazılara şöyle bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/">göz</a> atıp kapsama alınmayan durumları inceleyin (özellikle de önceden beri var olan <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a> açısından). <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/diyabet/">Diyabet</a>, epilepsi <a href="http://www.saglikvediyet.info/sara/">sara</a> gibi bir rahatsızlığınız varsa, üzerinizde durumunuzu belirten bir uyarı kartı bulundurun ve yolculuğa çıkarken hekiminizin telefon numarasını yanınıza almayı unutmayın.</p>
<p>Sürekli kullandığınız ilaçlardan yanınızda yeterli miktarda bulunduğundan emin olun. Eğer bu ilaçlar arasında güçlü ağrı kesiciler de varsa, hekiminizden durumu açıklayan bir belge alarak yanınızda taşıyın. Uyuşturucu kaçakçısı ninelere pek sık rastlanmasa da istisnalar görülmüştür!</p>
<p><strong>Araba Kullanmak</strong></p>
<p>Durumunuzun araba kullanmaya uygun olup olmadığına siz karar verirsiniz. Aslında pek çok kadın bu konuda gayet aklı başında davranır ve çoğu kadın emniyetli birer sürücüdür.</p>
<p>Kadınların en büyük hatası özellikle de uzun yolculuklarala araba kullanma işini büyük oranda eşlerine bırakmalarıdır. Sağlık durumu iyi olduğu sürece sorun yok; ama ona bir şey olduğunda 50 kilometre yol gitmek bile gözünüzü korkutabilir. Direksiyon başındaki becerilerinizin köreimesine izin vermeyin; eşinize nodm ferinizi anlatın ve direksiyon koltuğuna sırayla oturun.</p>
<p>Yaş ilerledikçe tepki verme süresi uzar ve olası tehlikelerin farkına varmak daha uzun zaman alır; bu nedenle yol işaretleri yerleşim planı daha kafa karıştırıcı olabilir. Yapılan bir araştırmada yaşlı sürücülerin ölüm ya da yaralanmayla sonuçlanan trafik kaza larında rol oynama olasılığının daha fazla olduğu gösterilmişin Kaza geçiren bu yaşlı sürücülerin çoğunda daha önce bir başka kazaya ramak kaldığı bilinmektedir, Bu eğer sizin de başınıza geldiyse, aileniz ya da arkadaşlarınız araba kullanmanız konusundaki endişelerini dile getiriyorlarsa, belki de direksiyonun başından kalk ma zamanınız gelmiştir.</p>
<p><strong>Uçak Yolculuğu</strong></p>
<p>Uçmanıza engel olacak çok az tıbbi sorun vardır. Ancak stan dart bir ticari uçakta hava basıncı 2 000 metredeki basınca eşde gerdir; bu da deniz seviyesindeki basıncın üçte biri kadar daha düşüktür. Bu basınç farkı solunum sorunları ya da kalp hastalını olanlarda problem yaratabilir. Kendi durumunuzdan emin değilse niz, uçak biletinizi almadan önce hekiminizle görüşün.</p>
<p>Artrit de bazı sorunlara yol açabilir. Uçaktaki ortalama bir koltuk, eklemleri normal olan biri için bile biraz sıkışıktır. Ancak bazı koltuklarda biraz daha geniş yer vardır ve rezervasyon sırasında bıı koltuklardan birinde oturmayı talep edebilirsiniz. Tuvalete yakın bir koltukta oturmayı da tercih edebilirsiniz.</p>
<p>Havayolları genellikle yaşlı yolculara özellikle de yürüme konusunda güçlük çekenlere özel ilgi göstererek gereken kolaylığı sağlar. Günümüzde hava alanları küçük bir kasaba büyüklüğündedir; hareketle ilgili sorunlarınız varsa, çıkış kapısına kadar götürecek motorlu araçlar işinizi kolaylaştırır.</p>
<p>Uçağa ilk binen yolcu olmanıza izin verilir; böylece acele etmenize gerek kalmaz. İnerken de diğer yolcuların beklememesi için son yolcu olarak indirilirsiniz.</p>
<p>Bazı durumlarda mürettebat sizi kaldırıp uçağın merdivenlerinden çıkarabilir ya da indirebilir. Biletinizi almadan önce havayollarını yardıma ihtiyacınız olacağı konusunda bilgilendirin ve sunabildikleri hizmetleri öğrenin.</p>
<p>Kısa uçuşlar sağlık açısından genellikle risk taşımaz; ancak uzun süren bir yolculuk olacaksa havadayken sağlığınızı en iyi durumda tutmak için alabileceğiniz önlemler vardır</p>
<p>*  İlaçlarınızı el bagajına koyun; böylece gerektiğinde kullanılmak üzere elinizin altında olurlar. Dönüş yolculuğunuzda gecikme olacağını da hesaba katarak mutlaka tedarikli olun.</p>
<p>*  Zaman farkı olan bir yere seyahat ediyorsanız, hekiminize ilacınızı vardığınız yerde ne zaman almanız gerektiğini sorun.</p>
<p>*  Uçak kabinindeki hava çok kuru olabilir. Sıvı kaybını karşılamak için bol su ve alkolsüz sıvı tüketin. (Alkol, sorunu büsbütün kötüleştirir.)</p>
<p>*  Cildinizi korumak için önceden bol miktarda nemlendirici sürün. Kulaklarınız duyarlıysa, inişten bir saat önce dekonjestan burun spreyi sıkmanızın faydası olabilir.</p>
<p>*  Göz cerrahisi geçirdiyseniz (özellikle retina dekolmanı nedeniyle), hekiminizle uçuşu tavsiye edip etmediği hakkında konuşun. Basınçlı kabinde gözler kurur; bu nedenle kontakt lens yerine gözlük takın ve gözleriniz rahatsız olursa yapay gözyaşı kullanın.</p>
<p>*  Uzun bir uçak yolculuğu sırasında yaş kaç olursa olsun herkeste derin ven trombozu (DVT) gelişebilir. Bunu önlemek için özel destekleyici çorap giyin. Ayrıca havadayken kabin içinde mümkün olduğunca yürümeye çalışın; baldır kaslarınızı esnetin ve oturuken ayaklarınızı zaman zaman hareket ettirin.</p>
<p><strong>Yakınların ölümü</strong></p>
<p>Kadınlar erkeklerden ortalama 5 yıl daha uzun yaşarla! vo yaşam beklentileri daha uzun olduğu için kadınların yaşan ıhı inin son yıllarını dul geçirmeleri üzücü bir gerçektir. Eşin ölümü daha önce hiç yalnız kalmamış biri için kuvvetli bir darbedir. Dahası yaşamın bu döneminde kaçınılmaz olarak arkadaşlarınızı kaybetmeye başlarsınız.</p>
<p>Başlangıçta kadınların bu büyük kaybın kendisiyle başa çıkın;ısı gerekir. Her ne kadar yas tutmak için belli bir süre yoksa da kesinlikle sevdiğiniz ya da çok yakın olduğunuz biri için yas süreci 1 yıla kadar varabilir. Bu duygusal mayın tarlasından herkes kendi yönh; mini kullanarak çıkar: Davranışlarda &#8220;doğru yol&#8221; yoktur. Ancak yeni yol olarak yas tutarken keder farklı evrelerden geçer.</p>
<p>♦  Genel olarak ilk tepki süresi birkaç saat ile birkaç gün arasın da değişen hissizlik dönemidir. Bu dönem sizi bu süreç içine karşılaşacağınız cenaze işleriyle uğraşmak da dahil bulun duygusal baskılardan korur.</p>
<p>♦   Bu evrenin ardından aşırı yoğun duyguların yaşandığı bit dönem gelir. Ölen kişiyi özlersiniz. Sizi bırakıp gittiği için öfkolt; nebilir; gevşeme, uyuma ya da konsantre olma konusunda güçlük çekebilirsiniz. Ölen kişiyle daha önceki tartışmalarınız v< ? söylenmemiş sözler nedeniyle suçluluk da duyabilirsiniz.</p>
<p>♦  Bir sonraki evrede geri çekilip yaralı hayvan misali kendi yara larınızı yalayarak iyileştirmeye çalışırsınız. Üzüntünüzle kemli kendinize başa çıkmak istersiniz; hatta ailenizi ve arkadaşla rınızı dahi uzak tutma isteği duyabilirsiniz. Ölen kişiyi hatır İn I an her şey sizi ağlatır.</p>
<p>♦  Yas tutmanın son evresi ölümü kabullenmek ve yola devam etmektir. Kederin ezici ağırlığı hafifler ve enerjiniz, iştahınız, uyku düzeniniz normale döner. Sevdiğiniz birini kaybetmenin geride bıraktığı boşluk hiçbir zaman tamamıyla dolmaz, ama acı daha dayanıiabilir hale gelir ve yaşama yeniden bağlanırsınız.</p>
<p>Yas tutma sürecinde ailenizden ve arkadaşlarınızdan destek istemekten çekinmeyin ve hissettiklerinizi içinizde hapsetmek yerine dışa vurmaya çalışın. Bu dönemde yargılarınıza fazla güvenmeyin ve evden taşınmak gibi önemli kararlar vermeyin. Kendinize yas tutmak için yeterince zaman ve fırsat tanırsanız, daha sonraki dönemlerde ortaya çıkabilecek ruh sağlığı sorunlarının önüne geçebilirsiniz.</p>
<p>Bazı kişiler yas tutma sürecinde takılıp kalırlar ve devam etmeyi ya da duygularını kabullenip bunlarla başa çıkmayı başaramazlar. Bu açıdan en fazla risk altında olan kadınlar ruh sağlığı sorunu öyküsü olanlar, daha önce başka büyük kayıplar yaşayanlar ya da ölen kişiyle ilgili olumsuz duyguları olan kişilerdir. Ayrıca özsaygısı düşük, ölen kişiye aşırı bağımlı olan ya da ailesinden ve arkadaşlarından destek alamayan kadınlar da hassas bir grup oluşturur.</p>
<p>Ölümün meydana gelişi, özellikle de beklenmeyen bir ölümse, yas tutma sürecini daha da zorlaştırabilir. Trafik kazaları (özellikle de ölen kişinin sorumlu olduğu kazalar), kalp krizi, intihar gibi ani ölümler, toplum tarafından kolayca kabul görmeyen ilişkilerle bağlantılı ölümler ya da otopsi yapılmasını gerektiren ölümlerde başa çıkma süreci özellikle zordur.</p>
<p>Danışmanlık almayı, psikoterapiden yararlanmayı ya da benzer deneyimi yaşayanların bir araya gelerek oluşturduğu grupların toplantılarına katılmayı düşünün.</p>
<p>Ailenizden biri yas tutma sürecindeyse, yapabileceğiniz en iyi şey ona zaman tanımak ve duygularını ifade ederken onu dinlemektir. Başlangıçta günlük işleri devam ettirmekte zorlanabileceği için alışveriş ya da yemek pişirme gibi konularda yardım önerisi de faydalı olur. Eğer bu durumla başa çıkamıyor gibi görünüyorsa, bir uzmana başvurarak yardım alması için cesaret verin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/yasam-tarzi-ve-ruh-sagliginiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Beslenmenin Kuralları</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/saglikli-beslenmenin-kurallari/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/saglikli-beslenmenin-kurallari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2011 16:32:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8287</guid>
		<description><![CDATA[Bu yaşlarda gıdalardaki besleyici maddeler bir zamanlar olduğu kadar iyi emilemez. Yine de hücreleri destekleyip onararak ve yenileyerek dejeneratif hastalıkları bertaraf etmek için sağlıklı ve dengeli bir diyet her zamankinden daha fazla önemlidir. Yemek konusunda ifrata kaçmak ne kadar da kolaydır. İleri yaşlarda bir kadının günlük ortalama gereksinimi 1 500 kalori hatta hastalık ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yaşlarda gıdalardaki besleyici maddeler bir zamanlar olduğu kadar iyi emilemez. Yine de <a href="http://www.saglikvediyet.info/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/">hücreler</a>i destekleyip onararak ve yenileyerek dejeneratif <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/">hastalıklar</a>ı bertaraf etmek için <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a>lı ve dengeli bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">diyet</a> her zamankinden daha fazla önemlidir.</p>
<p>Yemek konusunda ifrata kaçmak ne kadar da kolaydır. İleri yaşlarda bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a>ın günlük ortalama gereksinimi 1 500 kalori hatta hastalık ya da artrit nedeniyle hareketsiz bir yaşam sürüyorsa daha da azdır. Doğa bunu bir şekilde karşılar: İleri yaşlarda kadınlarda genellikle iştah azalır; ancak bu durumda yediklerinizin besleyici olması özellikle önem kazanır. Tek başına yaşıyorsanız, yemek pişirme sıkıntısına katlanmamak ve açlığınızı bastıran yiyecekler atıştırarak öğünleri geçiştirmek işinize gelebilir. Ama unutmayın ki evde hazırlanmış, taze ve dengeli öğünlerin yerini tutabilecek hiçbir yiyecek yoktur. Birkaç porsiyon yemek pişirerek fazlasını dondurmak, tek porsiyonlar halinde hazır yemek almaktan çok daha ekonomik olabilir ve hayatınızı kolaylaştırabilir.</p>
<p><strong>Sağlıklı Beslenmenin Kuralları Her Zaman Geçerli Olan Kurallardır:</strong></p>
<p>*  Az yağlı diyet.</p>
<p>*  Biraz protein.</p>
<p>*  Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve.</p>
<p>Bütün bunların dışında bu yaşlarda diyetinizde belirli besleyici maddelerin bulunmasına özen göstermelisiniz:</p>
<p>Lif: İleri yaşlarda bağırsaklar tembelleştiği ve hareketlerin yavaşlaması sonucu kabızlık ortaya çıktığı için diyette bol miktarda lif bulunması önemlidir. Lif kalın<a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bagirsak-barsak-hastaliklari/">bağırsak</a> duvarında ceplerin geliştiği divertiküler hastalığa bağlı sorunları da önleyebilir.</p>
<p><strong>Kalsiyum:</strong> İleri yaştaki her 3 kadından 1 &#8216;inde <a href="http://www.saglikvediyet.info/osteoporoz/">osteoporoz</a> vardır ve bol miktarda kalsiyum aiarak kemiklerin gücünü korumak öncelikli bir konudur. Kalsiyumdan zengin kaynaklar süt, yoğurt ve peynir gibi süt ürünleridir. Yeşil yapraklı sebzeler de kalsiyum içerir. Ancak tavsiye edilen günlük 1 000 mg kalsiyumu bu şekilde alabilmek zordur ve pratik açıdan bu çoğu kadının kalsiyum takviyesinden fayda göreceği anlamına gelir. Margarinlerde ve sıvıyağlarda bulunan ve bazı tahıllara eklenen D vitamini kalsiyumun kemiklere emilimi için gereklidir. Diyetteki D vitamini önemlidir; ancak günlük gereksinimin büyük bölümü güneş ışığının etkisiyle ciltte yapılır ve kış mevsiminde özellikle de ileri yaştaki pek çok kadın yeterince güneş ışığı almaz. Bu durumda da takviye ürün kullanmak genellikle en iyi çözümdür.</p>
<p><strong>Demir:</strong> Yaşlandığınızda demire olan gereksiniminiz azalır; ancak demir eksikliği yaşlı kişilerde de sık görülen bir durum olup kansızlığa yol açabilir. Bu durumun nedeni genellikle demirin yetersiz emilimi, ülserler ya da hastalığa bağlı kan kaybı, aspirin ya da steroit dışı antienflamatuar ilaçlar gibi bazı ilaçların mide iç yüzeyini tahriş ederek kanamaya yol açmasıdır. Kendinizi yorgun ve cansız hissediyorsanız, demir düzeylerinizi kontrol ettirin.</p>
<p><strong>Folikasit:</strong> İlaçlar alyuvarların yapımı için gerekli bir difJMi nwi<l<!n olan folik asidin hücreler tarafından kullanılmasını etkileniyor olabilir ve bu yaşlı kişilerdeki eksikliğin sık rastlanan bir nedenidir. Ynyll yıtpmklı sebzeler ve karaciğer folik asit açısından zengindir, halik m; ili Igmm ı takviye ürünler de bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Antioksidanlar ve C vitamini:</strong> Günde yenmesi tavsiye edilen 1 porsiyon meyve sebze vücudunuzun hücrelere zarar veren radikallere karşı savunmasını güçlendirir. Ayrıca C vitnmini knlıtmkt ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/">cilt hastalıkları</a>nı önlemek açısından da yararlıdır.</p>
<p><strong>Sıvı alımı:</strong> Vücudunuza toksinlerle başa çıkması iğin İm ştmn vermek istiyorsanız, günde en az 6-8 bardak sıvı alın ve meyve sularını tercih edin.</p>
<p><strong>Yağlı balık:</strong> Haftada birkaç kez uskumru ya da hamsi yiyin Bunlar eklemlerinizi güçlü ve damarlarınızı sağlıklı tutmaya yardımcı olur.<br />
<strong>Genel:</strong> Diyetinizde çiğ sebze, meyve, tahıllar, <a href="http://www.saglikvediyet.info/sarmisak-yaginin-faydalari/">sarımsak</a>, soğan ve kaliteli protein bulunmasına dikkat edin.</p>
<p><strong>Aktif Kalmak İçin Neler Yapılabilir.?</strong></p>
<p>Kaslarınızı ve eklemlerinizi aktif tutacak bir egzersiz yaptığınızda günlük işleri sürdürmeye yetecek gücü kendiniz de bulamayabilirsiniz. Hangi ameliyatları geçirmiş olursanız olun, çekmek zorunda olduğunuz ağrı sızılar ne olursa olsun, sizi yoran egzersizleri günlük yaşantınızın bir parçası haline getirmeyebilir. <a href="http://www.saglikvediyet.info/bilgi/egzersizler/">Egzersizler</a> kas gerginliğini ve eklem ağrısını azaltacak, dolaşımı güçlendirecek, kas gücünün ve kemik yoğunluğunun tedavisini sağlayacaktır; böylece egzersiz sîzi kırıklara karşı da korur.</p>
<p>Bütün bunların dışında egzersiz beyinden kendinizi iyi yönetmenizi sağlayan endorfinlerin salgılanmasını sağlar. Bu yaşlardadaki kadınların özellikle de yakınını kaybetmenin acısıyla usanmaya yılmaya çalışan ve hayatında ilk kez yalnız kalma deneyimi yaşayanların kuyusunu kazan depresyona karşı güçlü bir koruma sağlar. Daha iyi uyumanıza da yardımı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/saglikli-beslenmenin-kurallari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saçların Zayıflaması Cılızlaşması</title>
		<link>http://www.saglikvediyet.info/saclarin-zayiflamasi-cilizlasmasi/</link>
		<comments>http://www.saglikvediyet.info/saclarin-zayiflamasi-cilizlasmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 17:00:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Sağlığı Ve Saç Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvediyet.info/?p=8282</guid>
		<description><![CDATA[Saçların Zayıflaması Cılızlaşması Yaşam boyu her saç teli bir büyüme döngüsünden geçer, sonra dinlenme aşamasına gelir ve sonunda dökülür. Bu yaklaşık 4 yıllık bir süreçtir. Yaşlandıkça ve saçınız döküldükçe dökülenlerin yerine çıkan yeni saç daha ince telli ve güçsüzdür. Sonuç olarak da eskisi kadar hacimli görünmez. Bu durumdan hangi ölçüde etkileneceğiniz androjonloro kassı genetik duyarlılığınıza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Saçların Zayıflaması Cılızlaşması</strong></p>
<p>Yaşam boyu her saç teli bir büyüme döngüsünden geçer, sonra dinlenme aşamasına gelir ve sonunda dökülür. Bu yaklaşık 4 yıllık bir süreçtir. Yaşlandıkça ve <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/">saç</a>ınız döküldükçe dökülenlerin yerine çıkan yeni saç daha ince telli ve güçsüzdür. Sonuç olarak da eskisi kadar hacimli görünmez.</p>
<p>Bu durumdan hangi ölçüde etkileneceğiniz androjonloro kassı genetik duyarlılığınıza bağlıdır. Şanslı <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a>lardansanız, gözle görülür bir fark olmayacaktır. 60 yaşın üzerindeki kadınların yarısında androjenler nedeniyle <a href="http://www.saglikvediyet.info/sac-dokulmesinin-bitkisel-tedavisi/">saç dökülmesi</a> olduğu tahmin edilmektedir. Buna karşılık değişikliği fark edebilmeniz için kalanın iKi ortalama 120 000 saç telinin yüzde 15&#8242;ini kaybetmeniz anlamına gelir.</p>
<p>Saçlarınızın cılızlaşmasını en aza indirmek için saçınıza iyi bir <a href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/">diyet</a>le beslenmek, saçınıza özen göstermek ve saç diplerinin en uygun ürünleri seçmek gibi yapabileceğiniz pek çok şey vardır. Asıl, sorunun hormon dengesizliğinden kaynaklanan boyutunu bilmek neye yardımcı olabilir. Ancak sadece bu nedenle HYKT uygulanması kaş yapayım derken göz çıkarmak anlamına gelebilir (bu nedenle çoğu hekim yalnızca saç dökülmesine yönelik bir tedavi olmak hormon yazma konusunda istekli değildir). Minoksidil losyon başlangıçda erkeklerdeki <a href="http://www.saglikvediyet.info/kelligin-bitkisel-tedavisi/">kelliğin tedavisi</a> için geliştirilmiştir; ancak kadınlaıda da işe yarar. Yine de kalıcı bir çözüm sağlamaz; ilacı kestiğiniz takdirde yine cılızlaşmaya başlar ve ilacın her gün uygulanması gerekir.</p>
<p><strong>Sağlıklı saç için diyet</strong></p>
<p>Diyetinizin mükemmel olduğunu düşünebilirsiniz, ama o diyor upuzun örgüleriniz için hiç de yeterli olmayabilir. Saçın yapısında protein vardır ve olabilecek en iyi görünüme kavuşması için bol miktarda proteine ihtiyaç duyar. Kahvaltıda (kahvaltı saçın beslen mesi için en iyi zamandır) ve öğlen yemeğinde saçınıza biraz pro tein verin. 4 saat boyunca hiçbir şey yermiyorsanız, saç diplerinde ki keseciklere <a href="http://www.saglikvediyet.info/">sağlık</a>lı bir şeyler atıştırarak enerji yüklemesi yapın. Saçın ayrıca çok miktarda demire gereksinimi vardır; cansız görünüyorsa özellikle de çok az kırmızı et yiyorsanız, bu durumun sorumlusu büyük olasılıkla demir düzeylerinizin düşük olmasıdır.</p>
<p>Bazen çinko, magnezyum ve bakır gibi gerekli diğer mineralleri de sağlayan takviye ürünler yardımcı olabilir; ama çabuk sonuç almayı beklemeyin. Bütün takviyeler için geçerli olduğu gibi bu ürünlerin de işe yaraması için yeterli zaman tanınması gerekir ve sonucun parlak saçlar olarak yansıması 6 ayı bulabilir.</p>
<p><strong>Saçınıza iyi bakmak</strong></p>
<p>Saçınıza her zaman porselen kadar kırılganmış gibi nazik davranın. Saçınızın mikroskop altında nasıl göründüğünü gözünüzün önüne getirmeniz size bu konuda yardımcı olabilir. Saçın dış tabakası (kütikül), balık pullarını andıran, üst üste binmiş hücrelerden oluşur. Bunlar, saçlara birazcık hırçın davrandığınızda, özellikle de saç ıslakken kolayca kırılabilir. Saç hasar gördükten sonra zayıflar ve ışıltısını kaybeder.</p>
<p>Saçınızı ne kadar sık şampuanladığınız konusu kişisel bir tercihtir ve bazı uzmanlar her gün yıkamanızın bir sakıncası olmadığını söylerken başka uzmanlar çok fazla yıkamanın özellikle de fön çekmenin saçı hırpaladığını düşünmektedir. Dolaşan saçları zorlayarak açmaya çalışmak, saça elbette ki zarar verir. O nodonlo saç kremi kullanın ve saçınızı fırçalamaya başlamadan önce seyrok dişli bir tarakla dolanan saçlarınızı açın.</p>
<p>Saçınızın hangi tipte olduğunu bilin ve ona uygun bir şampuan ile yumuşatıcı krem kullanın. Üretici firmaların bütün iddialarına rağmen saç spreylerindeki ve şampuanlardaki protein ve kolajon saçın yapısına katılarak saç telini güçlendirmez. Bunların yalnızca saçın üst yüzeyinde bir tabaka oluşturarak saçı daha güçlendirici gibi bir özelliği vardır.</p>
<p><strong>Saçların Ağarması Beyazlaşması Beyazlaması</strong></p>
<p>Ağaran saçlarla başa çıkmak Gri renkte saç yoktur. Gri görünüme neden olan, melanin kaybeden saçların hâlâ renkli olanlar arasında; iki üç tane Diyabet, pernisiyöz anemi ya da tiroit sorunları sağlam saçların ağarmasına yol açabilir; ama 50 yaşına gelmiş genetik olarak özel bir şansa sahip değillerse saçlarının yarısı ağarmış olduğunu fark edeceklerdir. Durumu kabullenmeniz gerekir aklarınızı yolmayın. Saç telinin dibindeki keseciğe beslesiniz ve yerine çıkan saç hiç de istemeyeceğiniz kadar kıvırcık gelir (veyine beyaz çıkacaktır). B vitamini eksikliğinin saçları azaltabileceğine dair bazı kanıtlar varsa da bu konuda henüz bir karar verilmemiştir.</p>
<p>Eğer ağaran saçlarınız size yakışıyorsa saçınızı gür gösterir; çünkü melanin eksikliği saçı hasara daha duyarlı halini alır, Ak saçlar renkli olanlara göre daha sert olmasalar da kurudurlar; çünkü saçlı derideki yağ bezlerinin verimi artık daha duşuk olabilir.</p>
<p>Saçınızı boyatmak istiyorsanız o ürkütücü hikâyelerin sizi caydırmasına izin vermeyin. Saç boyasının kansere neden olduğunu gösteren sağlam bir kanıt yoktur. Saçı boyatmak saç telinin daha kalın ve dolgun görünmesini sağlar. Kutunun üzerindeki talimatlara uyduğunuz ya da saçınızı profesyonel bir kuaföre boyattığınız sürece saçınızı dökme ya da saçlı deriye zarar verme tehlikesi yoktur ürünle birlikte verilen yumuşatıcıyı kullanın ve boya öncesi mutlaka &#8220;yama&#8221; (&#8220;pateh&#8221;) testi yapın. Yama testi yaparken kıla arkasına az miktarda boya sürdükten sonra 24 saat bekleyin herhangi bîr istenmeyen etki olup olmadığına bakmalısınız.</p>
<p>Saçınıza kendi rengine göre daha açık renkte gölgeli istiyorsanız önce saçın ağartılması gerekir. Bu işlem saçın kuru ve kolay kırılabilir olmasına yol açar. En iyisi bu işi uzmana yaptırmanızdır; ama kendi işinizi kendiniz görmeye karar verdiyseniz, ürün kutusunun üzerindeki talimatlara aynen uyduğunuzdan emin olun.</p>
<p>Herhangi bir kimyasal işlem saçın esnekliğini azaltır. Bu neden le kimyasalların hırpaladığı saç kütiküllerini yatıştırmak için işlem den önceki ve sonraki birkaç gün boyunca saçınıza yoğun bakım uygulayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvediyet.info/saclarin-zayiflamasi-cilizlasmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

