Fiziksel Etmenlere Bağlı Deri Hastalığı
Sponsor Bağlantılar
Bedenin örtücü ve koruyucu organı olan deri, ısı ışınımları (sıcak ve soğuk), elektromagnetik ışınımlar (güneş ışınları, morötesi ışnlar, X ışınları ve radyoaktif cisimler) gibi fiziksel yapılı çok sayıda zararlı dış etkene açıktır. Bu etkenler şiddetlerine ve etkiledikleri örtünün dayanıklılığına göre, çok değişik ciddilikte zararlara yolaçabilirler.
ISI IŞINIMLARINA BAĞLI DERİ HASTALIĞI
ISI
Orta dereceli bir ısı artışına deri dayanabilir ve ancak geçici ve fizyolojik tepkiler ortaya çıkabilir. Fizyolojik terleme artışı, ter buharlaşamaya-cak kadar fazla olduğundan yerel ya da genel bir akıntıya yolaçabilir (aşırı terleme). Aşırı terleme, dokuların yumuşamasını ve ikincil enfeksiyonları kolaylaştırır; bol ve tekrarlayıcı olduğu zaman, ter birikmesine bağlı küçük kistlerin oluşumuna yolaçabilir.
Yalnızca deri damarlarındaki genişlemeyi yansıtan fizyolojik bir kızarıklık, çoğunlukla aşırı terlemeye eşlik eder.

Daha yüksek ısı, ivegen, asivegen ya da süreğen bozunlar yaratabilir. Sıcak çarpması, sıcak kurdeşeni, yanıklar, bu bozunların en ivegen belirtileridir. Yanıklar, derinin derinliğine etkilenmesine göre, önemleri ve geleceklerinin ciddiliği giderek artan 4 dönemde sınıflandırılırlar; yalnızca ilk 2 dönem deri hastalıklarının alanına girer; öteki 2 dönemse hemen cerrahi tedaviye başvurmayı gerektirir. Yüzeysel belirti olarak kızarıklıklara, ödemlere ve içi serum sıvısı dolu deri kabarcıklarına neden olurlar. Yanık nedbeleri kalıcıdır. Nedbeli deri körelir, sedef rengi alır, dayanıksızdır ve çok değişik sürelerden sonra ortaya çıkabilen, çoğunlukla yassı epitel hücre tipinde olan deri kanserlerine elverişli bir ortam hazırlar. Uzun süre ısı etkisinde, deride daha hafif, ama süreğen bozunlar oluşur. Gemi ve lokomotif ateşçileri, cam işçileri, demirciler, dökümcüler gibi ısı etkisinde kalan işçilerin açıkta bulunan deri bölümlerinde, ağ biçiminde, renkli madde içeren geniş alanlar bulunur. Ağ biçiminde yerel renk maddesi artışı, ortaya çıkışı bakımından buna benzetilebilir; sürekli olarak aynı bölgeye uygulanan ısıtıcılar, buyotlar (sıcak su torbaları) o bölgelerde cildi esmerleştirirler. Bu araçların kullanılması, ilerde ortaya çıkabilecek bir deri kanseri tehlikesini önlemek amacıyla, hemen durdurulmalıdır.
SOĞUK
Soğuk, yolaçtığı ve ısınma ile hemen geçen fizyolojik tepkilerden (kaşıntı, uyuşma, karıncalanma, kızarıklık, parmak uçlarının sızlaması) başka, doğrudan genel hastalık belirtilerine yolaçabilir ya da bazı anormalliklerin (soğuk antikorlar) ortaya çıkışlarını kolaylaştırabilir.
Soğuğun doğrudan etkisi çoğunlukla, soğuk kurdeşeni gibi «soğuk yanığı tipinde bozunlara neden olur.
Soğuk yanığı ivegen olabilir (donma). Elleri, ayakları, kulakları, burnu etkiler. Solukluk, sızlama, uyuşma ve karıncalanmalarla giden bir damar daralması dönemiyle başlar; bu durum uzarsa donmalar ortaya çıkar. Yanıklarda olduğu gibi, donmalar da ciddiliği giderek artan 4 dönemde sınıflandırılırlar; bunlardan ilk 2′si deri hastalıklarının alanına girer. Birinci derece ağrılı, kırmızı, damarların genişlemesi sonucu kan basmasına bağlı bir kızarıklıkla nitelenir, İkinci derece beyaz, mumsu, ödemli, su dolu büyük keseciklerle bezenmiş ve yaralar bırakan bozunlardan oluşur. Üçüncü derecenin ağrılı, kuru ya da yaş yaraları, dördüncü derecede yumuşak dokuları iskelete kadar etkileyebilir. (İkincil enfeksiyon eklenmesi tehlikelidir.) Geri kalan izler (çökük nedbeler, deride renk yitimleri, duyum bozuklukları) çok inatçıdır. Hareketlendirme ya da oğuşturmayia bir donma önlenmeye çalışılıyorsa, hiç gecikmeden yavaş yavaş artan bir ısıtmaya başvurmak gerekir. Yaralar titizlikle mikroptan arındırılmalı ve aşınan deri bölgeleri yumuşatıcılarla yatıştırılmalıdır. Vitamin tedavisi iyi sonuçlar verebilir ve tekrarlayıcı biçimlerde tekrarları önleyebilir. Bu tekrarlayıcı biçimler, çoğunlukla şiddetli soğuklara ya da özellikle nemli soğuklara açık olan alanlarda ortaya çıkar.
Bir çocuğun kolundaki yanık nedbeleri. Nedbe kalındır, liflidir ve süreklidir (keloyit). »Yengeç ayakları* biçiminde uzantılar oluşturarak yanığın kenarlarını izler.
Süreğen soğuk yanığı ya da «soğuk ısırması» özellikle çocuklarda, ergenlik çağındakilerde ve yaşlılarda görülür. Bu durumda çoğunlukla, soğuğun yanısıra nem, yorgunluk, beslenme bozuklukları ve dolaşım bozuklukları rol oynar.
El ve ayak parmaklarının derisi kabarır; ödemli, mavimsi, gergin, parlak bir durum alır. İncelir ve iyileşmesi güç olan ağrılı çatlaklar oluşabilir. Kol ve bacakların soğuğa karşı korunması, çeşitli, bol ve yağ bakımından zengin bir beslenme rejimi, önleyici bir vitamin tedavisi, soğuk ısırmalarından korunmada başarılı sonuçlar verir. Soğuk ısırığı ortaya çıkmışsa, yağlı cisimlerin ve nedbeleşme kolaylaştırıcı reçinelerin uygulanmasıyla tedavi edilir.
ELEKTROMAGNEJİK IŞINIMLARA BAĞLI DERİ HASTALIKLARI
IŞIK
Birçok tepkisel olayın kökeninde, değişik şiddette ve dalga boyunda ışık ışınımları bulunabilir. Bozunların ortaya çıkış biçimleri değişiktir (travma kökenli, alerji kökenli). Değişik kişilerin çok farklı alıcılıkları vardır: Gerçekten, ince derili, kumral kişiler, esmer derililerden çok daha duyarlıdırlar. Yansıma ve nemlilik koşulları, alışkanlık eksikliği, ışığa duyarlı kılıcı denen maddelerin alınmış olması ya da güneş banyosundan önce deriye uygulanması, ışığın zararlı etkilerini değiştiren etmenlerdir. Yalnızca ışık travmasının ya da birlikte olan öteki mekanizmaların da neden oldukları ışığa bağlı deri bozunları, değişik şiddette olabilirler.
Güneş yanığı
Güneş yanığı ya da güneş çarpması, güneş ışınlarına ve özellikle morötesi ışınımlara çok alışkın olmayan bir derinin aşırı süre güneş altında kalmasıyla ortaya çıkar. Açık tenli kişilerin esmer olmayan derilerinde, özellikle güneş banyosunun uzun süre ve kızgın güneş altında yapılması durumunda daha sık raslanır; bazı atmosfer koşulları
(yansıma, nemlilik derecesi) da ortaya çıkışını kolaylaştırıcı rol oynar. Güneşe açık bölgelerin kızarıklığı yalın biçimde açık pembe renkli olabilir, görünmesiyle yitmesi arasında çok az zaman olabilir ve hafif bir esmerleşme bırakarak silinebilir. Daha ileri bir derecede, kızarıklık parlak, alev kırmızısı rengindedir, kaşıntılıdır ve sonradan geniş kabuklar halinde soyulur. Daha da ağır biçiminde morumsudur, ağrılıdır, ödemle birliktedir ve düzensiz bir esmerleşme bırakarak geniş parçalar halinde soyulur.
2. derece güneş yanığı ödemli ve sıvı dolu büyük keseciklidir, yaralar oluşmasıyla sonuçlanabilir. Çok ağrılıdır, ateşle, genel bir kızarıklıkla, şiddetli baş ağrıları ile gidebilir ve 2 hafta sonunda altında yeni, pembe ve dayanıksız bir deri bırakarak geniş parçalar halinde soyulur.
Güneş yanıkları, bu ivegen belirtilerinin yanısıra, güneş ışığına karşı duyarlığı kolaylaştırabilirler. Bu duyarlık kazanıldıktan sonra, çok kısa süreli güneş altında kalma bile şiddetli belirtilere yolaçar. Alerji kökenli bu belirtilerden biri güneş kurdeşenidir; ender görülür; ama bozunları yaygın, genîş, kaşıntılı ve şiddetlidir.
Asivegen güneş yanıkları
Daha az şiddetli güneş banyolarının tekrarı, daha sonraki güneşlenmeler sırasında ciddileşen asivegen deri iltihaplarının belirmesine yolaçabilir. Bu iltihapların ortak özelliği, giderek koyulaşan ve öteki belirtilerle (kaşıntı, kurdeşen ve prurigo irinli kesecikleri, egzama, kesecikler) birlikte olabilen kızarıklıktır. Bu hastalıklar uzun sürebilir ve körelme izleri ya da koyu renkli çirkin lekeler bırakabilir.
Döküntülü lupus tipinde deri iltihabı
Yüzde burun ve yanakları kaplayan «kelebek kanatları» görünümü oluşturan asivegen bir lupustur. «Kelebek kanatları» görünümüne bir sistem hastalığı olan döküntülü lupusta raslanır. İltihap, tedavilere dirençli bir körelme durumu bırakarak yavaş yavaş silinir.
Kızartılı sıvı dolu kesecikli deri iltihabı
Çoğunlukla porfiriyanın hafif bir biçimini oluşturan bir yaz kaşıntısıdır. Porfiriyanın oluşturduğu elverişli ortamın yanısıra, iç ya da dış kökenli öteki aşırı duyarlaşmalar da güneşe dayanıksızlığı kolaylaştırabilirler. Dış yolla etkiyen maddeler özellikle katran türevleri, sülfamitler ve boyalardır. İç yolla etkiyen maddeler enfeksiyon önleyici, kan şeker düzeyini düşürücü ilaçlar, mantar ilaçlan ve yatıştırıcılardır.
Yüz ve boyunda güneş ışınlarına bağlı deri iltihabı. Işığa açık bölgeler kırmızıdırlar, yüzeysel yaralaşma ve sızıntı eğilimlidirler. Bu kızarıklık ağrılıdır.
PP vitamini eksikliği, sindirim sistemi ve toplardamar bozukluklarından başka, güneş altında kalmayla ortaya çıkan deri belirtilerine yolaçar; bu belirtiler açık bölümlerde ortaya çıkan ve bazen yer yer sıvı dolu büyük kesecikler içeren parlak bir kızarıklıktan oluşur; ardarda mevsimsel nöbetlere bağlı olarak, düzensizce esmerleşen körelmiş bir deri bırakarak sonuçlanırlar. Pellagra, vitamin tedavisinden hızla etkilenir.
Esmerleşme ve çiller
Esmerleşme, bedenin açık bölgelerinin, güneş altında kalma sonucunda ve ten rengine bağlı ola-r.ak az ya da çok koyu kahverengi renk almasıdır. Esmerleşme, güneş ışığının bazı ışınımlar bakımından zenginliğine göre değişir; 3 200-4 400 angström arasındaki dalga boylarında en fazladır. Denizcilerinki gibi sürekli esrner kalan deri körelir, buruşur ve erken yaşlanır. Esnek liflerin yozlaştığı ve kırıldığı, üstderinin ince ve kuru olduğu bu körelmiş zemin üstünde, çoğunlukla deri kanserleri oluşur; bu kanserler keratozlu, kahverengi ve az ya da çok nasırlaşmış bölgelere eklenir.
Düzensiz cilt lekeleri olan çiller, açık tenli kişilerde ortaya çıkarlar; bazen kısa süre güneş altında kalma sonucunda koyulaşır ve belirginleşirler. Her zaman iyicil olan çiller, bazı kişilerde estetik görünümü bozar. Işınların özel filtrelerle sü-zülmesiyle özellikle önleyici tedavi uygulanır; çünkü bu lekeler bir kez ortaya çıktıklarında, giderilmeleri çok zordur*. Çoğunlukla kulak memesinden boynun alt bölümlerine uzanan şerit biçimi bir esmerleşme, kokulu yağlar (limon, bergamut) içeren bazı parfümlerin ya da kolonyaların neden ol , dukları ışın duyarlığına bağlıdır. Bu tür «parfüm lere bağlı deri iltihabı», sürekli bir estetik bozukluk oluşturur; çünkü silinmesi uzun süre alır,
Güneş ışını kalıtımsal bir hastalık olan kseroderma pigmentozum’un açığa çıkmasında belirleyici bir rol oynar. Çocukluktan başlanarak güneş altında kalma, açık bölgelerde parlak bir kızarıklık belirmesine yolaçar. Bu kızarıklık . süreklidir; düzensiz esmerleşmeler, gerileme eğilimi olmayan çil tipinde lekeler bırakır. Daha sonra deri soyulur ve alacalı, beyaz, ağ biçiminde damar genişlemeleri ve siğillerle kaplı bir körelme ortaya çıkar. Bu zemin üstüne deri kanserleri eklenir. Bu hastalıkta her türlü güneş ışınından mutlaka korunmak gerekir; çünkü yozlaşması ölümle sonuçlanan ciddi bir hastalık sözkonusudur.
X IŞINLARI VE RADYOAKTİF MADDELER
X ışınlarının, radyumun, radyoaktif maddelerin etkileriyle ortaya çıkan ışına bağlı deri iltihaplarının (radyoderrrîitler) belirtileri çok değişiktir ve yalın bir kızarıklıktan kansere kadar uzanır. Uzun süredir bilinen ışınlanmaya bağlı deri iltihapları, boyun, el ayaları, ayak tabanları gibi çok dayanıksız olan bazı bölgelerin ışınlanmasından sonra daha sık görülür. Hemen ya da gecikmiş olarak ortaya çıkarlar. Bir ışın tedavisinden sonra (tedavi kökenli ışınlanmaya bağlı deri iltihapları) ya da bu tedavileri yürüten meslek gruplarında (mesleksel ışınlanmaya bağlı deri iltihaplan) be-lirebilirler.
Tedavi kökenli ışınlanmaya bağlı bu iltihap, ışınlama sonrasında az ya da çok şiddetli bir kızarıklık biçiminde belirebilir; bu kızarıklık, ışın tedavilerinin aşağı yukarı tümünde ortaya çıkar, ama
Tatilin ilk günlerinde güneş banyoları ilerleyici şekilde yapılmalıdır. Uzun süreli güneşlenme, morötesi ışınımlarına alışkın olmayan bir deride güneş yanığına yolaçma tehlikesi taşır.
Bir cerrahi girişim sonrasında, bir meme kanserini tedavi etmek için ışınlanan bölge üstünde, ışına bağlı deri iltihabı. Bu bölgedeki deri biraz körelme-li, kızarık ve alacalıdır.
normalde çabucak yiter. Kızarıklık açık kırmızıdan koyu kırmızıya kadar değişik şiddetlerde olabilir; ayrıca kaşıntı, yanma duyumu ile birlikte bulunabilir. Bazen keseciklerle kaplanabilir (kesecikler, nedbeler ve kıllı bölgelerde sürekli kılsız alanlar bırakabilen yaralar oluşturabilirler).
Daha geç olarak, renkli ve renksiz alanların karışımıyla birlikte sert, damar genişlemelerinden oluşan dallanmalarla kaplı alacalı bölgeler biçiminde izler görülebilir; bu, sert-körelmeli ışınlanmaya bağlı deri iltihabının yalın biçimidir. Önce cerrahi çıkarımı, daha sonra da geniş bir deri yamasını gerektirecek bir yaranın belirmesini önlemek amacıyla izlenmelidir.
Mesleksel ışınlanmaya bağlı deri iltihabı, küçük ışın dozlarının birikmesiyle oluşur; aldatıcı ve ilerleyicidir, çoğunlukla sağ elin 2. ve 3. parmaklarında yerleşir. İlk anormalliklerin (kuru, morumsu, sızılı, soyulmuş deri; kahverengimsi tırnaklar, çatlaklar) belirmesiyle ışın etkisinde kalmaya mutlaka son verilmelidir; yoksa, deri incelmeyi, sertleşmeyi sürdürür, daha sonra da yaralar belirir.
Kökeni ister mesleksel, ister tedavi olsun, ışınlanmaya bağlı deri iltihabı her zaman kanserleşme tehlikesi taşır. Az ya da çok uzun bir gizli dönem sonrasında, yozlaşma başlar ve hızla yayılır. Klinik biçimler çok sayıdadır; ama en sık görülen yozlaşma tipi, yapısı epitel hücreli urlardır. Bu dönemde yalnızca, erken cerrahi girişim ve bunu izleyen deri yaması, öldürücü süreci durdurabilir.
Sponsor Bağlantılar
| Sponsor Bağlantılar |



Leave a Reply