Hareket Sistemi
Sponsor Bağlantılar
Hareket sinirini incelemeden önce, kasın 2 değişik biçimde kasıldığını anlamak gerekir: Harekete neden olan kasılma; harekete eşlik etmeyen kas gerginliği (tonus).
Kasılmada, hareket nöronu uyarılır ve bu uyarının şiddeti, kasılmaya katılacak kas lifi sayısını, yani kas gücünü düzenler. Kas gerginliği, karşıt kaslar arasında dengelenmiş, sürekli bir kasılmadır. Özel bir devreyle düzenlenir: Kas liflerine paralel olan, kasın çekilme derecesine duyarlı olan ve «kas-sinir mekiği» adı verilen kas alıcıları, arka kök aracılığıyla, hareket nöronuna kadar duyusal lifler gönderirler. Demek ki kasın gerilmesi, refleks bir kasılmaya neden olur. Normal olarak sinirlenmiş bir kas, uykuda bile, belirli bir sürekli gerginlik içindedir.

Hareket siniri
Hareket siniri, kaslara ulaşan birçok hareket nöronundan oluşmuştur. Her hareket nöronu, yandaş liflere ayrılır (on kadardan yüzlercesine kadar); her yandaş lif, bir kas lifini sinirlendirir ve sinaps düzeninde oynatıcı son plak oluşur; bunların tümü hareket birimini oluşturur. Sinirsel akı, oynatıcı son plak düzeyinde kasın kasılmasına neden olan eylem potansiyelini başlatan ve asetilkolin adı verilen kimyasal bir madde salgılar.
Hareket nöronlarının uyarılması, çeşitli başlangıçlardan oluşabilir: Piramit yol; piramit dışı yol; refleks yol.
Omurilik refleksi
Yalnızca omurilik düzeyinde bir sinaps bağlantısı aracılığıyla, duyusal bir uyarıya yanıt veren hareket nöronunun istem dışı uyarılması sözkonu-sudur. Bu tek sinapslı reflekslerde, duyualıcı kasın içindedir ve kasın geriminde ya da boyunda ortaya çıkan değişikliklerle uyarılır. Omurilik içindeki sinapstan atlayan akı, hareket siniriyle gene aynı kasa döner. Propriyoseptif refleks, bunun en iyi tanınan örneğini oluşturur: Dizkapağı kirişi uyarıldığı zaman, istem dışı, hızlı, dörtbaşlı kasın kasılmasının yolaçtığı bacak gerilmesiyle birlikte olan kassal bir yanıt alınır. Burada refleks yayı, aynı organdan kalkıp, omurilik içindeki sinapstan atladıktan sonra aynı organa ulaşan ve kirişsel-duyusal alıcılar ile propriyoseptif duyu liflerini kapsayan zincir halinde bir devredir. Bu i lifler kendilerine uyan çevresel siniri izler, omurilik sinirinin arka kökü içinden geçer ve kendilerine uyan bölümün ön boynuz hareket nöronu düzeyinde, omurilik boz maddesi içinde sinaps yaparak sonlanırlar. Hareket lifi, omurilik siniri ön boynuzunu, çevresel siniri izler ve kasın oynatıcı son plağı düzeyinde sonlanın Böylece, dörtbaşlı kasın kirişi olan dizkapağı kirişine vurmayla, 4. bel omurilik sinirine uyan refleks yayının uyarılmasına, buna karşılık da, bacağı açan dört başlı kasın kasılmasına neden olunur.
Propriyoseptif refleks en yalın olanıdır: Tek sinapslı bir reflekstir; nöronlar arası bir sinapsla birleşen bir duyu lifi ile bir hareket lifini ilgilendirir. Bütünüyle bağımsız bir refleks değildir; paralel makaslayıcı yollar aracılığıyla, bir kasın hareket nöronlarının uyarılması,karşıt kasların hareket nöronlarının baskı altına alınmasına neden olur: Dizkapağı refleksi durumunda bacağın bükücü kaslarında olduğu gibi.
Eksteroseptif refleks, çok sinapslı, yaygın, temas, ısı ya da ağrı alıcılarının uyarılmasıyla başlayan bir reflekstir: Sözgelimi, işaret parmağının ucunun yanması, bütünüyle istem dışı olarak, elin çekilmesi, elin, önkolun ve kolun bükülmesi biçiminde yansıyan karmaşık bir harekete neden olur. Bu durumda, yeri iyice belirli alıcılardan gelen uyarılar, 6. arka kök aracılığıyla boyun omuriliğine ulaşırlar ve omuriliğin birçok bölümüne yayılarak, sonuçta bütün üst üyenin düzenli ve uzun süreli biçimde bükülme refleksine neden olurlar.
İstemli hareket yolunda, yalın bir devre aracılığıyla hareket nöronları işe karışır. Uyarılar, çıkıcı alın kıvrımlarından ve komşu kıvrım hücrelerinden kalkarlar; doğrudan doğruya karşı taraf o-murilik ön boynuzunun hareket nöronlarına ulaşan piramit demete uyan liflerle taşınırlar. Bu tek sinapslı bir zincirdir. Buna karşılık, başkalarıyla ilişkiyle ilgili hiç bir hareket, piramit dışı yolun denetimi olmaksızın gerçekleştirilemez. Buna örnek olarak, karşıt kasların büyük bir hızla çalışmasının düzenliliğiyle saniyede 16 nota vurma yeteneğinde olan piyanist gösterilebilir; uzun bir öğrenim sonucu ortaya çıkan bu otomatik hareket, hareket nöronlarını da işe karıştıran çok sinapslı, son derece karmaşık devrelerin yönetimi altındadır. Bu devrenin öğelerini çizimsel olarak şöyle açıklayabiliriz: Kas liflerine parelel olarak yerleşmiş kas-sinir mekiği, kasm çekilme ya da kasılma durumu üstüne bilgi veren duyusal lifler gönderir; bu duyusal lifler, özellikle hareket nöronlarına ulaşırlar ve kolaylaştırıcı ya da baskı altına alıcı bir etkiyle, sürekli biçimde kas gerginliğini düzenlerler. Kas gerginliği, çıkıcı alın kıvrımı önündeki alın alanları, beyincik ve kabuk altı merkezleri (çizgili çekirdekler, talamus, arka beyin merkezleri) tarafından denetlenir. Deri, kaslar, eklemler ve duyu organlarından (göz, denge organı) gelen duyusal lifler, bilgilerini talamusa, beyinciğe, beyin kabuğuna gönderirler; böylece, kas gerginliğinin ve reflekslerin sürekli denetimine, istemli hareketlerin eşgüdümleştirilmesine olanak sağlarlar.
BEYİNCİĞİN GÖREVİ
Beyincik hareket işlevini denetler. Kendisine gelen duyumsal (dengeyle ilgili) ve duyusal (bilinçsiz derin duyarlık) bilgiler sayesinde, kas gerginliğini, istemli hareketleri o anki gereksinimlere uyarlayarak, piramit ve piramit dışı yolları denetler. Karşu kasların kasılmasını dengeleyerek, hareketleri eşgüdümleştirir. Omurilik hareket nöronları düzeyinde olduğu kadar, beyin kabuğu düzeyinde de etki eder. Demek ki beyincik, hareket yolları üstüne paralel olarak yerleşmiş ve temel bir düzenleyici işlevi olan organdır.
Sponsor Bağlantılar
| Sponsor Bağlantılar |



Leave a Reply