Proteinler, Saf Proteinler

Sponsor Bağlantılar

SAF PROTEİNLER

Dukan Diyeti’nin Arkasındaki İtici Güç

Dukan Diyeti kişinin kilo vermesi ve inilen kilonun korunması amacıyla, birbirini takip eden dört diyetten oluşan bir programdır. Birbirini izleyen bu dört ayrı diyetin hedefleri şunlardır:

® İlki, hızlı bir başlangıçla moral verecek miktarda kilo kaybı.

® İkincisi, hedeflenen kiloya kadar inmeyi sağlayan düzenli zayıflama.

® Üçüncüsü, yeni ve dolayısıyla istikrarsız kilonun verilen her kilo başına 10 gün olarak basit bir hesaplamayla belirlenen sürede sabitlenmesi.

© Sonuncusu, üç tane basit, somut, son derece etkili ve kesinlikle uygulanması gereken talimata yaşam boyu uyularak kilonun mutlak korunmaya alınması: Proteinli perşembeler, asansör kullanımını bırakmak ve 3 çorba kaşığı yulaf kepeği.

Bu dört diyetin her birinin kendine özgü bir işleyiş biçimi ve özel bir etkisi vardır. Ancak hepsi de güçlerini ve güçlü

etkilerini saf proteinlerin kullanılmasından alırlar; başlangıçtaki atakta tek başlarına, sonraki seyir evresinde sebzelerle birliktedirler. Ardından bunların diğer besinlerle hirlikte alındığı güçlendirme evresi ve son olarak dd, kiloyu kesin olarak korumak üzere haftada bir tek gün yalnız pmlem «ılınır.

Kişiye göre 2-7 gün arasında değişen bir m ur içerisinde, saf proteinli atak evresinin uygulanmaya başlanmasıyla, Dukan Diyeti sürpriz bir etki gösterir.

Alternatif proteinlerin kullanıldığı biçimiyle dönüşümlü olarak yine aynı diyete devam edilmesiyle, bedellenen kiloya ulaşılana kadar, kişinin kilo vermesi devam eder

Yine bu aynı diyet, sıkı bir rejim ile normal beslenmeye dönüş arasındaki geçiş dönemi olan güçlendirme evresinin dayanağını oluşturun

Son olarak da, yine aynı diyet, kişinin yaşamı boyunca haftada yalnızca bir gün olmak üzere uygulanıldığında, bu çabaların karşılığı olarak kilonun mutlak biçimde korunması sağlanır ve haftanın geri kalan altı gününde hiçbir suçluluk hissedilmeden ya da kısıtlama uygulanmadan normal beslenme düzenine geçilir.

Saf protein diyeti, bu zayıflama planının ve onu oluşturan dört evrenin itici gücü olduğundan, bu planı uygulamaya geçmeden önce, ne kadar iyi işlediğini ve kaynaklarının ne kadar güçlü olduğunu açıklamalıyız.

Saf protein diyeti nasıl işliyor? İşte bu bölümün konusu bu.

Bu Diyette Yalnızca Protein Alınır

Saf proteinler nerede bulunur?

İster hayvansal ister bitkisel olsun, proteinler canlıların temel

yapıtaşlarıdır. Yani bilinen gıdaların büyük bölümünde bulunurlar. Ancak özel işleyiş biçimini ve bütün potansiyelini ortaya koyabilmesi için, protein diyetinin protein yönünden olabildiğince zengin gıdaları içermesi gerekir. Pratikteyse, yumurta akı dışında, hiçbir gıda tamamen saf protein içermez,

Bitkilerse, ne kadar protein içerirlerse içersinler, daima karbonhidratlar açısından da zengindirler. Bu, bütün tahıllar ve unlu mamuller, baklagiller ve nişastalılar için geçerlidir ve

protein yönünden zengin olarak bilinmekle beraber,.yağ ve karbonhidrat bakımından çok zengin olan soya da bu gruptandır, Dolayısıyla, bu saydıklarımız burada kullanılamazlar.

Aynı durum, bitkisel olanlardan daha fazla protein içeren, ama çok yağlı olan bazı hayvansal kökenli besinler için de geçerlidir. Koyun ve kuzu eti, kaz ve ördek gibi çok yağlı bazı kümes hayvanlarıyla, sığır ve dana etlerinin bazı bölümleri böyledir.

Bununla birlikte, protein bakımından saf denecek durumda olmasalar da buna çok yakın bazı hayvansal besinler vardır ve bunlar Dukan Diyeti’nin baş oyuncularıdırlar.

© Antrikot, pirzola ve bütün hafif ateşte pişirilen parçaları ve haşlamalık parçaları hariç, sığır eti.

® Izgaralık dana eti.

® Kaz ve ördek dışındaki kümes hayvanları.

® içerdikleri yağlar insanın kalp ve damarları için koruyucu nitelikte olan, yağlı balıklar da dahil, bütün balıklar.

© Deniz mahsulleri (Kabuklular ve yumuşakçalar),

© Sarısı yağ içerdiğinden, beyazının saf protein kaynağı oluşuna gölge düşmesine rağmen, yumurta.

® Hiç yağ içermeyen ve protein yönünden çok zengin olan yağsız süt ürünleri. Ancak bunlarda, tıpkı meyvelerdeki meyve şekeri früktoz gibi, çok az miktarda laktoz, yani sütün doğal şekeri bulunur. Bu karbonhidrat içeriğin çok hafif oluşu ve sağladığı güzel tadın önemi, bu sütlerin de Dukan Diyeti’nin vurucu gücünü oluşturan temel proteinli besinler listesindeki yerlerini korumalarını sağlıyor.

Proteinler nasıl işliyor?

Proteinlerin saflığı sağladıkları kaloriyi azaltır

Gıdaların hepsi bilinen üç besinin farklı oranlarda birleşmesinden oluşur: Proteinler, karbonhidratlar ve yağlar. Ancak her organizmada bu üç besinin bir arada bulunduğu ideal oran farklı ve kendine özgüdür. İnsanda bu oran 5-3-2′dir. Yani anne sütününkine yakın bir bileşim olarak, 5 birim karbonhidrat, 3 birim yağ ve 2 birim de protein.

Beslenmede bu özel altın orana sadık kalındığı takdirde, ince bağırsaktaki sindirim ve dolayısıyla kalori alımı da çok daha etkin olur, bu da kilo almayı kolaylaştırır.

Öte yandan, bu ideal oranda değişiklik yaparak, kalorilerin emilimini azaltmak ve besinlerin randımanını düşürmek de mümkündür. Teoride, beslenmeyi en radikal şekilde düzenleyerek kalorilerin emilimini azaltmak, yalnızca tek tip besinin alınmasıyla olur.

Pratikte, bu olasılık Amerika’da karbonhidratlar (yalnızca egzotik meyve tüketilmesine izin veren Beverly Hills rejimi) ve yağlarla (Eskimo rejimi) denendiyse de, yalnızca karbonhidrat alımına ya da yağ alımına indirgenmiş beslenmenin hem uygulanması zor hem de sağlık açısından sonuçları ağırdır. Şekerin fazlası diyabet riskini artırırken, yağın fazlası, mide bulandırmasının kaçınılmaz oluşu dışında, kalp ve damar sistemi için de çok büyük bir tehlike oluşturur. Üstelik yaşamımız için şart olan proteinlerin yokluğu, organizmayı, bunları kaslardaki depolardan temin etmeye zorlayacaktır.

Dolayısıyla, tek besinle sınırlandırılmış beslenme yalnızca proteinler için önerilebilir. Bu, lezzet bakımından tatminkâr olması yanında, kalp damarlarının tıkanması riski yaratmayan ve protein eksikliği olasılığını ortadan kaldıran bir çözümdür.

Protein kaynaklı tek tip beslenmede, ilgili organ bir öğünde alman bu besinleri sindirmeye programlanmadığı için, bundaki kalorilerden tam olarak yararlanamaz. İçinde bulunduğu durum, bir gemi ya da motosikletin benzin ve yağı karıştırarak çalışmak üzere tasarlanmış “2 zamanlı” motorunun yalnızca benzinle çalıştırılmak istenmesi, motordan patır patır sesler çıkarmasının ardından, yakıtını kullanamadığı için boğulması gibidir.

Aynı şekilde, organizma, protein içeriği çok kuvvetli besinlerle beslendiğinde, yalnızca öncelikli organlarının (kaslar, kan hücreleri, deri, saçlar, tırnaklar) işleyişine gerekecek temel proteinlerini alır ve geriye kalan kalorileri kötü ve azar azar kullanır.

Proteinlerin sindirilmesi işlemi çok kalori yakar

Proteinlerin bu özelliği Dukan Diyeti’nin önemli özelliklerinden biridir ve buna Spesifik Dinamik Etki (SDE) de diyebiliriz. SDE, organizmanın besinleri kana karışabilecek en küçük parçalarına ayırması için belli bir çaba harcaması anlamına gelir. Bu iş bölünen parçanın ne ve nasıl olduğuna göre değişir.

100 kalori değerinde beyaz şeker tükettiğinizde, vücul aldığı karbonhidratı hemen kana geçirir ve bu süreçte organizma 7 kalori harcar. Böylece geriye kullanılacak 93 kalori kalır. Kısacası karbonhidratların SDE’si %7′dir.

100 kalorilik tereyağı ya da sıvı yağ tükettiğinizde, sindirimi biraz daha zahmetlidir ve bu iş, organizmaya 88 kalori bırakarak, size 12 kalori kaybettirir. Yani yağların SDE’si %12′dir.

Ancak yumurta beyazı, yağsız balık ya da yağsız beyaz peynirden alman 100 kalorilik saf proteinin sindirilmesi söz konusu olduğunda, bunlar çok uzun molekül zincirlerinden oluştukları ve bu zincirin temelindeki aminoasitler kendi aralarında çok daha sıkı bağlarla bağlandığından, bunu yıkmak için daha büyük bir çalışma gerekecektir. Bu basit sindirim 30 kalorilik enerji demektir, yani SDE’si %30 olan proteinlerden geriye organizma için 70 kalori kalır.

Proteinlerin ayrıştırılması ısı açığa çıkaran bir iş olduğundan vücut sıcaklığını yükseltir. Bu nedenle, deri ile suyun arasındaki sıcaklık farkından doğacak hipotermiden kaçınmak için, protein bakımından zengin yemeklerden sonra soğuk suyla banyo yapılmaması önerilir.

Proteinlerin bu özelliği, banyo yapmak için acelesi olanlar için rahatsız edici olsa da, genellikle kalori alma sanatında çok iyi olan fazla kilolular için güzel bir haberdir. Zahmetsizce kalori tasarrufu yapabilecekleri ve cezasını hemen çekmeden, daha rahat yemek yiyebilecekleri anlamına gelir.

Günün sonunda, 1.500 kalorilik protein tüketimine karşılık, sindirim, sonrasında, vücudun harcaması için geriye yalnızca 1.000 kalori kalır. İşte Dukan Diyeti’nin anahtarlarından ve etkililiğinin yapısal nedenlerinden biri budur. Ancak hepsi bu değildir…

Saf proteinler iştahı keser

Yağlı ürünlerin ve şekerin sindirimi yapay bir tokluk hissi sağlarken, açlık hissinin de kısa sürede geri gelmesine yol açar. Son çalışmalar, şeker ve yağın yalnızca tüketildikleri sırada açlık hissini ortadan kaldırdıklarını, sonrasında yine yeme ihtiyacı doğduğunu göstermiştir. Buna karşılık, proteinli gıdalar hem bir sonraki öğüne kadar daha uzun süre geçmesini hem de daha az gıda alınmasını sağlar.

Ayrıca proteinin fazlaca tüketilmesi iştahı kesici özelliğiyle uzun süreli bir tokluk hissi sağlar. Saf proteinlerden oluşan iki ya da üç günlük bir beslenmeden sonra, açlık hissi tamamen ortadan kalkıyor ve Dukan Diyeti diğer tüm rejimler için de en büyük tehlike olan açlık görülmeksizin uzun zaman sürdürülebiliyor.

Saf proteinler ödem ve su toplamaya karşı savaşır

Sebze, meyve ve mineral tuzlara ağırlık veren bazı rejim ve beslenme şekilleri “sucul” olmalarıyla tanınır ve vücudun su toplamasını teşvik ederek, şişmelere yol açar.

Protein yönünden zengin beslenme şekilleri ise “su tutan” rejimlerin karşıtıdırlar. Yani ürik asitlerin atılmasını ve özellikle âdet döneminde ve menopoz öncesi dönemde vücut hücrelerinde tutulan suyun azaltılmasını sağlarlar.

Diyetin atak evresi, özellikle olabildiğince saf proteinlerden oluştuğundan, bütün diğer evreler arasında en çok su atılan evredir.

Bu durum özellikle kadınlar için avantajlıdır. İşin aslı, bir erkek fazla kiloluysa bunun nedeni, çok yemesi ve vücudunda harcamadığı kalorileri yağ olarak depolamasıdır. Bir kadının kilo alma mekanizmasıysa çoğunlukla daha karmaşıktır ve yaptığı diyetlerin performansını düşürüp kilo kaybını zorlaştıran su tutulması süreciyle ilgilidir.

Âdet döngüsünün bazı zamanlarında, âdet öncesindeki dört ya da beş günlük sürede, kadının hayatında farklı hormonların etkisinde kaldığı ergenlikte, menopoz öncesinde veya cinsel hayatın kimi dönemlerinde vücudu su toplar ve kendisini balon gibi şişmiş hissedebilir. Sabah kalktığında yüzü şiştir, parmaklarındaki yüzükleri çıkaramaz ve bacakları ağırlaşmış, ayak bilekleri de şişmiştir. Bu su tutulumu tabii ki geri dönüşü olan bir kilo alımını beraberinde getirir, ancak bu tür kilo sorunu kronik bir hal alabilir.

Kimi zaman formlarına tekrar kavuşmak ve bu tombullaşmanın önüne geçmek için diyete başlayan kadınlar, bu tür fazlalıklardan daha önce hep işe yaramış yollarla kurtulamadıklarını fark ederek şaşırırlar.

Sık karşılaşılan bu durumlar için Dukan Diyeti’nin atak evresinde yer alan saf proteinler kesin ve çabuk bir çözüm sağlar. Birkaç gün, hatta birkaç saat içinde suyla dolu hücrelerdeki suyun dengelenmesiyle kişiye rahatlama ve hafifleme hissi gelir. Bu da kişinin diyet konusundaki isteğini artırır.

Saf proteinler organizmanın direncini yükseltir Proteinlerin bu özelliği beslenme uzmanlarının çok iyi bildiği, hatta konuyla ilgili bilgisi olmayan kişilerin de daima gözlemlemiş olduğu bir özelliktir. Tüberküloza çare bulunmadan önce, en önemli tedavi şekillerinden biri, alman protein miktarının artırılmasıydı. Fransa’nın kuzeyindeki Berck’te, ergenlik çağındaki gençlere hayvan kanı bile içiriliyordu. Bugünse antrenörler sporculara protein ağırlıklı beslenme öneriyorlar.

Doktorlar da aynı şekilde, yaraların tedavisinde, kansızlıkta ve enfeksiyonlara karşı direnci yükseltmek için protein miktarını artırıyorlar.

Bu avantajdan yararlanmak gereklidir, çünkü ne şekilde olursa olsun, kilo vermek her zaman organizmayı biraz zayıf düşürür. Ayrıca şunu fark ettim; Dukan Diyeti’nin en hızlı evresi, yalnızca proteinlerin alındığı ilk evresidir. Bazı hasta-larımsa, daha ikinci günün sonundan itibaren, bu dönemin hem fiziksel hem psikolojik açıdan mutluluk veren bir etkisi olduğunu söylüyorlar.

Saf proteinler kas kaybı ve deri sarkması görülmeden zayıflamayı sağlar

Aslında, derinin, esnek dokusunun, hatta organizmayı oluşturan kasların hepsinin proteinlerden oluştuğu bilindiğinden, bunda şaşılacak bir şey yok. Protein yönünden yetersiz beslenme durumunda, vücut normal protein ihtiyacını kendi kaslarından ve derisinden sağlayacağı için, derinin esnekliği kaybolacak ve sıklıkla menopoz sürecindeki kadınları tehdit eden kemiklerdeki kırılganlık gündeme gelecektir. Tüm bu etkiler dokularda, ciltte, saçlarda, kısacası genel görünümde çevremizdekilerin fark edebileceği derecede yaşlanmaya yol açar ve diyeti bırakmak için bu bile tek başına bir neden oluşturabilir.

Buna karşılık, protein bakımından zengin bir rejimde, hatta daha iyisi, Dukan Diyeti gibi özellikle protein alınmasına dayanan bir beslenme programında, organizmaya zaten bolca protein sağlandığından, bunun kendi kaynaklarına saldırmasına gerek kalmaz. Bu şekilde, zayıflama hem hızlıdır, hem de kişi zindedir; kasların sıkılığı ve cildin parlaklığı korunur, fazla yaşlanmadan zayıflamak mümkün olur.

Dukan Diyeti’nin bu özelliği kasları sıkı ve cildi kalın, genç ve yuvarlak hatlı kadınlara ikinci dereceden önemliymiş gibi gelebilir. Ancak bu, özellikle ellilerine yaklaşan ve dolayısıyla menopoz öncesi dönemde bulunan ya da cildi ve kasları gerginliğini yitirmiş kadınlar için önemlidir. Çünkü yeri gelmişken belirtmekte yarar var- bugün birçok kadın yalnızca tartıdaki değerleri dikkate alarak görünümlerinden vazgeçmekteler. Bir kadının dış görünümü söz konusu olduğunda cildin parlaklığını ve esnekliği yitirmesi, vücudun genel görünümünün bozulması gibi parametreleri de dikkate almak gerekir; yalnızca vücut ağırlığı bir rehber görevi üstlenmemelidir ve üstlenemez.

Bu Diyette Çok Su İçilmelidir

Sponsor Bağlantılar

Sponsor Bağlantılar

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

alt