Sarılık, Sarılığın Bitkisel Tedavisi

Sponsor Bağlantılar

Sarılık İçin Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:
Enginar, Kırlangıç otu, Hindiba yaprağı, Ayrık otu, Kekik, Biberiye, Ihlamur çiçeği

Hazırlanış Şekli:
* Enginar yaprakları, kırlangıç otu yaprakları ile birlik­te yirmi dakika süreyle kaynar suda bekletilerek demlen­meleri sağlanır. Süzülerek elde edilen sıvı, cam bir kava­noza doldurularak dinlendirilir. Dinlendirilen sıvıdan, te­davi süresince günde üç bardak ısıtılarak içilir.

* Hindiba yaprakları, dövülmüş ayrık otu kökü ile bir­likte yirmi dakika süreyle kaynar suda bekletilerek dem­lenmeleri sağlanır. Sıkılarak elde edilen sıvı, cam bir kaba konarak dinlendirilir. Dinlendirilen sıvıdan, dozu her gün bir tatlı kaşığı artırılarak üç hafta içmeye devam edilir.

* Aynı oranlarda hazırlanan kekik, biberiye ve ıhlamur çiçekleri on dakika süreyle kaynar suda demlenir. Süzüle­rek elde edilen sıvı cam bir kavanoza doldurularak din­lendirilir. Tedavi süresince dinlendirilen bu karışımdan günde üç fincan ısıtılarak içilir.

SARILIĞA KARŞI

Kekik, nane. Safra kesesi hastalıklarına ve sanlığa karşı Avrupa’da doktorlar şu besinle iyileştiriyorlar:

• Kekik, nane, biberiye ve lavanta, ya tek tek ya da karıştırılarak kaynatılır ve hastaya suyu içirilir.

• Günde üç bardak kereviz suyu içirilir ve sabaharı, yarım bardak zeytin yağı, bir kahve kaşığı kaymak, bir yumurta sarısı ve bir parça çikolatadan yapılmış “ezme” yedirilir.

• Hastaya enginar yedirilir, ayrıca kaynatılmış enginarın suyu buzdolabında saklanır ve günde bir bardak içirilir.

Yukarıda bahsedilen besinler safra kesesindeki öd suyunun akışını hızlandırır, aynı zamanda iltihapların temizlenmesine yardımcı olur. Hastanın kendini yormaması, tam bir dinlenme ve iyi bir beslenme gereklidir. Hastaya haşlanmış yağsız dana eti, salatalık, kayısı ve üzüm hoşafı yedirilir.

Bulaşıcı ve mikropsuz olmak üzere iki türü vardır. Bulaşıcı hasta olanın odası kullandığı eşyaların ayrı tutulması gereklidir. Tuvaletin çok temiz tutulması gerektiğini unutmayalım. Çünkü bulaşıcı sarılık idrardan ve temiz tutulmayan tuvaletlerden geçer.

Yeni Doğan Bebeklerde Sarılık Hastalığı

Olgunlaşmış gebelik sonucunda, yani nor­mal zamanında doğmuş bebeklerin yaklaşık yüzde 60ı doğum sonrası ilk hafta içinde sarı­lık geçirirler ve bu oran prematüre bebeklerde yüzde 80′e çıkar.Sarılık (cildin sarı bir renk alması) kendi ba­şına bir hastalık olarak meydana gelmez; daha çok, yeni doğmuş bebeğin karaciğerinin henüz olgunlaşmamış olması nedeniyle metaboliz­madaki bilirubin yüzünden meydana gelir. Do­layısıyla, bilirubin cilde vurur ve sarımsı bir renk verir.

Bazı bebekler doğuştan sarılıktır; bazısı da, sarılık meydana getiren duruma bağlı olarak doğumdan sonra sarılık olur. Doğuştan gelen ya da doğumdan 24 saat sonra ortaya çıkan sarılık, kanama, sepsis (kanda meydana gelen bir enfeksiyon) ve bebekle anne arasında kan uyuşmazlığı gibi ciddi bir problem nedeniyle meydana gelebilir. Eğer doktorunuz bu olasılık­lardan şüpheleniyorsa, özel kan testleri yapıla­caktır.

Tipik olarak çoğu bebek doğduktan iki ya da üç gün sonra sarılık olur. Bu, fizyolojik sarılık olarak adlandırılır ve nedeni, olgunlaşmamış karaciğerin bilirubini metabolizmadan atmakta yeterli olmaması ile birlikte fetusa ait kırmızı kan hücerelerinin bozulmasıdır.

Doğumdan sonraki ilk hafta içinde fakat üçüncü günden sonra meydana gelen sarılık, bir enfeksiyon yüzünden meydana geliyor ola­bilir.Sarılığın ilk ay boyunca ortadan kalkmaması durumunda, bunun nedeni karaciğer anormal­liği, ciddi bir enfeksiyon ya da enzim yetersizli­ği olabilir.

Doktorunuz yeni doğmuş bebeğinizi sarılık belirtileri olup olmadığını anlamak için dikkatle muayene edecektir. Eğer bebeğinizin sarılığı gittikçe artıyorsa, doktorunuz bilirubin kon­santrasyonunun ölçülmesi için periyodik kan testleri yaptırmanızı önerebilir.

çoğu fizyolojik nedenli sarılık geçiren be­bekler çok az bir tıbbi gözleme gereksinim du­yarlar. Genellikle bir hafta, en çok 10 gün için­de sarılık durumu ortadan kalkar. Bununla be­raber, fizyolojik sarılığın ciddiyeti ırksal ya da etnik kökenden çok etkilenmektedir; normal zamanında doğmuş Çinli, Japon, Koreli ve Ame­rikan Kızılderili bebekleri bu durumdan daha ciddi oranda etkilenmektedirler.

Eğer bebeğinizde önemli oranda fazla mik­tarda bilirubin varlığı sözkonusu ise bebeğiniz yüksek yoğunluklu ışıkla (fototerapi) tedavi edilebilir. Bilirubin ışığı emer, safra ve idrar şek­linde vücuttan atılır. Bu tedaviye bilirubin mik­tarı bebeğin sağlığı açısından güvenli bir düze­ye düşürülünceye kadar devam edilir.Doktorunuz, mama hazırlama şeklini değiştirmenizi, öğün sayısın artırmanızı ya da kilo alamama durumunu ortadan kaldır­mak için, meme sütüyle destek olmanızı tavsi­ye edebilir.
Bazı bebekler, bebeğin yeme ya da büyü­me yetisini engelleyen bazı fiziksel anormallik­ler yüzünden kilo alamazlar.

Bunlar arasında, damak yarıklığı, mide bar­sak hastalıkları, kronik kalp yetmezliği, karaciğer ve böbrek hastalıkları, habis tümörler ve salgı bezleri hastalıkları sayılabilir. Bu hastalık­lardan herhangi birinin olup olmadığını anla­mak için doktorunuz çeşitli testler yapabilir.

Tedavi, hastaneye yatırılmayı gerektirebilir.Kilo alamayan bebeklerin görünüşü uzun vadede değişiklik gösterirse de, çoğu bebekler iyi olurlar.
Karnı ağrıyan bir bebeğin anne babası ola­rak her beslenme sonrasında bebeğinizi geğirt-meye özellikle dikkat etmelisiniz. Biraz zaman alsa bile bebeğinizi geğirtmeye gayret etmelisiniz.

Sponsor Bağlantılar

Sponsor Bağlantılar

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

alt