Sinir Bilimi
Sponsor Bağlantılar
Sinirlerin filmini çekmeyle ilgili teknikler, sinirbilimin birçok konusunu yenileştirmeye katkıda bulundu. Atardamar ve toplardamarların görünür kılınmasına olanak sağlayan atardamar filmi çekme (anjiyografi) muayenesi, tıkayıcı damar bozuklarının, anevrizmaların ve atardamar-toplardamar anevrizmalarının doğrudan görüntüsünü ve bazı urlara enjeksiyon yoluyla, bunların damar eksenlerine yaptıkları baskının dolaysız görüntüsünü verir. Aynı zamanda, eskiden çoğunlukla teşhis edilemeyen beyin damarlarının çeşitli tıkanma belirtileri ve atardamar anevrizmalarının değişik biçimleri saptanabilir. Karıncıklar sistemine iğneyle hava verme, atardamar filmlerinde’ görülemeyen bazı yer kaplayıcı bozukların saptanmasına, karıncık genişlemelerinin ve beyin körelmelerinin gözlemlenmesine olanak sağlar. Havalı omurilik filmi çekme yöntemi (gazlı medülografi), birçok durumda, omurilik içi ve dışı urların saptanmasında kullanılan omuriliğe iğneyle lipiyodol verme yönteminin yerini almıştır.
İzotoplarla yapılan incelemenin, kafa içinde yer kaplayan bozukların teşhisinde çok değerli bir yöntem olduğu anlaşılmaktadır. Yalnızca urların teşhisini doğrulamaya yardım etmekle kalmaz, urların yapısı konusunda da değerli bilgiler verir. Günümüzde artık, hemen her hastada, her türlü girişimden önce, söz konusu urun iyicil mi, yoksa kötücül mü olduğu bilinmektedir. Bu bilginin, seçilecek tedavi ve hastalığın geleceğini kestirme konularında ne derece önemli olduğu ortadadır.
Bütün bu yöntemler eskiye oranla çok daha fazla beyin urunun saptanmasını sağlamaktadır. Bu durum, beyin urlarına eskiye oranla günümüzde daha çok Taslandığını mı kanıtlar? Bu soruya, ikincil beyin urları konusunda «eve, ama öteki urlar konusunda «hayır» diye yanıt vermek gerekir. Birincil beyin urlarına eskiye oranla daha çok Taşlanmasının nedeni, söz konusu urların eskiden çoğunlukla teşhis edilememesiydi.

Teşhisin kesinliği ve erken konması da, beyin cerrahisinin gelişmelerine kendi açısından katkıda bulundu. Bozunu arama amaçlı cerrahi girişimler ortadan kalktı; söz konusu cerrahinin düş kırıklıklarını, başarısızlıklarını ve aksaklıklarım bilenler için, bu ilerleme çok önemlidir. Günümüzde cerrah artık, bozunun kesin yerini, kesin cinsini ve ortaya çıkabilecek güçlükleri bilerek girişimde bulunmaktadır. Eskiden «ulaşılması olanaksız» diye nitelenen bozuklara, artık kolaylıkla ulaşılabilmektedir; bunların en iyi örneği, kafa içinde kanama tehlikelerine yol-açan | ciddi bir oluşum bozukluğu olan atardamar anevrizmasıdır.
Yararlanılan başka ilerlemeler de vardır; bunlardan en yenisi, izotoplu bir maddenin örümceksi zar altı boşluklarda ve karıncıklar içinde dolaşını inceler: Yalın ve etkili bir tedaviyle iyileştirilebilen bir hidrosefali türünü ortaya çıkarmaya olanak sağlar. Beyin elektrosu, beyin damarları filmi ve izotoplu teknikler, sinirbilimin bazı alanlarında bilgilerimizi geliştirmiştir. Bununla birlikte, sık rastlanan ve henüz hiç bir yanları aydınlatılamayan bazı hastalıklaraysa, katkıları olmamıştır. Söz konusu hastalıkların en tanınmışı mültiplsklerozdur; hastalığın nedeni bilinemediğinden, tedavisi henüz deneme evresindedir ve fazla başarı sağlayamamaktadır.
Günümüzde araştırmalar nereye yöneltilmiştir? Kuşkusuz, aydınlatılamayan birçok sorunun yanıtı, sinir sistemi biyokimyasındadır. Henüz emekleme evresinde olan bu bilim dalının, yozlaştırıcı hastalıklar gibi birçok karanlık alanı aydınlatacağı kuşku götürmez. Daha şimdiden, parkinson hastalığında büyük bir başarı elde edilmiştir.
Bu hastalığın biyokimyasal mekanizması artık bilinmekte ve bugüne kadar uygulanan yöntemlerden çok daha etkili olan dopa ile, büyük başarılar elde edilmektedir. Ayrıca, çok yaygın ve çok tehlikeli bazı ruh hastalıkları konusunda girişilen umut verici çalışmalar, bu hastalıklara da biyokimyasal bir yanıt getirilebileceğini düşündürmektedir.
SINÎR SİSTEMİNE GENEL BAKIŞ
Gerek sinir sisteminin anatomi ve fizyolojisinin karmaşıklığı nedeniyle, gerekse hareketlerin, duyguların, yaşam açısından son derece önemli özerk sinir sistemi işlevlerinin ve ruhsal durumun büyük düzenleyicisi olan beynin sistemli incelemesine çeşitli toplum ve kültür yasaklamaları uzun süre engel oldukları için sinirbilim, uzmanlar dışındaki kişilere son derece güç bir bilim dalı görünür.
Sinir akısının hazırlanma ve iletiminin desteği olan örnek sinir hücresi nöronun çoğalma yeteneği yoktur. Nöron yapısındaki her türlü yitim (ister sürekliliğin bozulmasına yol açan doğrudan bir travma, ister 3 dakikayı aşan bir dolaşım ya da solunum durmasının yol açtığı oksijensizlik söz konusu olsun), asla yerine konamaz.
Sinir hücreleri son derece dayanıksızdır ve bu dayanıksızlığın yol açtığı sinirsel sonuçlar, hızla geri dönüşsüz hale gelirler.
Doğumda, kişinin, ana çizgileri türün özellikleriyle belirlenen devreler halinde düzenlenmiş birçok nöronu vardır; bazı işlevleri ve bazı mekanizmalarıysa, kişiye özgü genetik gereçler etkilerler. Çeşitli uyaranların tekrarıyla yapılan eğitim, işlevsel devreleri uyarır ve1 her kişinin zekasına niteleyici bir görünüş veren anatomik devrelerin sistemleştirilmesine ayrıntılar getiren bir nöron jimnastiğini sürdürür.
Omuriliğin ön boynuzunun hareket nöronu 1480 kez büyütülmüş mikroskopik görünüm,). Nöron, sinirsel akının hazırlama ve iletimiyle görevli sinir hücresidir.
SİNİR SİSTEMİ
Sinir sistemi, bedenin geri kalan bölümünden ayrı çalışan bir bilgisayar değildir. Tersine, son derece sıkı karşılıklı etki mekanizmalarıyla, bir yandan iç ortam sıvılarıyla (dokular arası sıvılar ve dolaşım sisteminde dolaşan sıvılar), bir yandan da hormon sistemiyle (içsalgı bezlerinin hormonları) tam olarak bütünleşmiştir. Bu nedenle, sinirbilimin incelenmesi, bedenin bütün düzenleyici sistemleri konusunda geniş bilgi edinmiş olmayı zorunlu kılar.
Burada sırayla, sinir hastalıklarının anlaşılması için gerekli olan anatomik ve fizyolojik görünümleri, klinik muayene yöntemlerini, teşhis koyabilmek ya da bir hastalığın evrimini izleyebilmek için gerekli olabilecek başlıca tamamlayıcı muayeneleri ve belli bir sisteme uyan önemli genel sendromları inceleyeceğiz. Daha sonra anatomik sıralamaya uygun olarak tüm beyin, omurilik, çevre sinirleri, beyin zarları ve kasların hastalıklarını ve zehirlenme, metabolizma, ur gibi çeşitli nedenli hastalıkları ele alacak, son olarak da sinir cerrahisiyle ilgili tedavi olanaklarının toplu bir özetini yapacağız.
Sponsor Bağlantılar
| Sponsor Bağlantılar |



Leave a Reply