Vitamin Eksikliği Hastalıkları
Sponsor Bağlantılar
Vitamin Eksiklikleri , Vitamin Eksikliklerinin Sebep Olduğu Hastalıklar
VİTAMİN EKSİKLİKLERİ
Beslenmenin fizyolojisinde incelediğimiz gibi, vitaminler iki grupta sınıflanırlar: Suda eriyen vitaminler; yağda eriyen vitaminler. Vitaminlerin eksik alınması, niteleyici bozukluklara yolaçar. Bedenin vitamin gereksinimi karşılanmazsa, «vitamin eksikliği» adı verilen hastalık ortaya çıkar.

SUDA ERİYEN VİTAMİNLERİN EKSİKLİKLERİ
Suda eriyen vitaminler iki gruba bölünürler: B vitaminleri; C vitaminleri. B grubunda yalnızca Bl, B2, PP, B12 vitaminleri ve folik asit, eksiklik hastalıklarına yolaçarlar.
Bl vitamini eksikliği: Beriberi
B1 vitamini bedende depolanamadığmdan, yetersiz alındığında kısa süre sonra eksiklik belirtileri ortaya çıkar.
Beriberi, Uzakdoğu’da yalnızca kabuksuz pirinçle beslenen kişilerde görülen bir hastalıktır.
Beriberi Uzakdoğu’da yalnızca kabuksuz pirinçle beslenen kişilerde görülür. Gerçekte, birden çok vitaminin eksikliği sonucudur.
En alışılagelmiş görünümünde, el ve ayaklarda karıncalanmalar ve duyu kusurlarıyla birlikte çevresel sinir bozunları vardır; bunlara iştahsızlık, bulantı, kusma gibi sindirim bozuklukları eşlik eder. Daha sonraki ve daha ciddi bir evrede «kuru» bir biçim tanımlanmıştır: Önce ayakların uçlarında yerleşen, daha sonra kollara atlayarak genelleşen ve kemik-kiriş reflekslerini yokederek felç ve kas körelmeleriyle gelişen bir yaygın sinir iltihabı. «Yaş» biçimde, yaygın sinir iltihabına karında asit, zatülcenp, ödem gibi, birçok yerde sıvı toplanması ve kalp yetmezliği eklenir. Hızla ölümle sonuçlanan bu biçim, tek başına da bulunabilir.
Ilıman iklim bölgelerinde, süreğen alkoliklerde görülen sinirsel-ruhsal bozukluklar (yaygın sinir iltihabı; ruhsal bozukluklar; bellek yitimi ve yanlış tanımalarla birlikte Korsakoff sendromu) B, vitamini eksikliğine bağlanır.
Tedavi yüksek dozda B! vitamini verilmesine dayanır. B, vitamini ayrıca, verem tedavisini izleyen yaygın sinir iltihaplarında koruyucu olarak ve vitamin eksikliğine bağlı olmayan zona, kalça siniri ağrısı (siyatik) gibi bazı sinir hastalıklarında da ağrı kesici olarak kullanılır.
B2 vitamini eksikliği
B2 vitamini eksikliğine ender raslanır. Ağız ve dil iltihaplarına, dudak birleşeklerinde ve deride çatlaklara, göz saydam tabakasının aşırı damarlar arasına, saydam tabaka iltihabına yolaçar.
PP vitamini eksikliği: Pellegra
Pellegra ya da PP vitamini eksikliği deri (ışığa duyarlık), sindirim ve sinir sistemi bozukluklarıyla nitelenir. Beslenmenin mısıra dayandığı ülkelerde görülür.
Folik asit ve B12 vitamini eksiklikleri
Büyük alyuvarlarla (megalöblast) nitelenen bir kansızlığa yolaçarlar. Tipik biçimi Biermer hastalığıdır.
B4 (adenin), B5 (pantotenik asit) ve B6 (piridoksin) vitaminleri, eksiklik hastalıklarına yolaçmazlar. B5 vitamini tedavide saç dökülmelerine karşı kullanılır. B6 vitamini, kepekli deri hastalıklarını, özgül antibiyotiklerle verem tedavisinden sonra ortaya çıkan yaygın sinir iltihapları gibi bazı hastalıkları ve gebelik kusmalarını iyileştirebilir.
H vitamini
H vitamini (biyotin) suda erir, barsakta bakteriler tarafından fazlaca üretilir. Bira mayası, karaciğer, böbrek, sebzeler ve meyveler ile yumurtada bulunur. Eksikliğinde deride iltihaplar, kıl dökülmeleri görülür.
C vitamini eksikliği: İskorbüt ve Barlow hastalığı
Biyotin eksikliğine çok ender raslanır; insanlarda C grubu vitaminler arasında yalnızca askorbik asit eksikliği gözlenir.
C vitamini eksikliği erişkinlerde ıskorbüt’e, çocuklarda Barlow hastalığına yolaçar.
İskorbüt
İskorbüt çok eski bir hastalıktır. Daha 1249′da Joinville tarafından Haçlı ordusunda gözlenmiş ve XVI.yüzyılda taze sebzelerden yoksun denizcilerde çok raslanmıştır.
İlk belirtiler C vitamininden yoksun kalan kişilerde 2-3 ay sonra ortaya çıkar: Genel bir yorgunluk; yaralı, ağrılı bir dişeti iltihabı; derialtı ve sindirim sistemi kanamaları; ateşle birlikte genel durum bozulması; ödemler ve zayıflamalar.
C vitamini verilmesi bozuklukları düzeltir. Yaygın bir yöntem,hastalara bol limon suyu vermektir.
Barlow hastalığı
Barlow hastalığı, yalnızca sütle beslenen 6 ay -2 yaş arasındaki çocuklarda, günümüzde hâlâ görülmektedir.
Barlow hastalığı kilo yitimine, kansızlık nedeniyle solukluğa, röntgen filmlerinde de görülebilen kemiklerde kemik zarıaltı kanamalara, üyelerde şişliklere, yalancı felç ve ağrılara yolaçar.
C vitamini (kas içine ya da damardan günde 100 mgrlgr), hızla iyileşmeyi sağlar.
Bununla birlikte, hastalık başladıktan sonra tedavi etmek yerine, koruyucu tedavi uygulayarak hastalığı önlemek yeğ tutulmalıdır; süt çocuklarının besinlerine sistemli olarak her gün meyve suları eklemek yeterlidir. İskorbüt ve Barlow hastalığı dışında, C vitamini gebelerde ve beslenmesi bozuk kadınlarda, enfeksiyon hastalıklarında ve romatizma hastalıklarında yararlı sonuçlar verir.
YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLERİN EKSİKLİKLERİ
Yağda eriyen vitaminler, ılıman iklimlerde en sık eksikliği görülen A,D,E,F,K vitaminleridir. D vitamini eksikliğini, sık raslanması ve önemi nedeniyle raşitizm başlığı altında ayrıca inceleyeceğiz.
A vitamini eksikliği
Gene ender raslanan bir eksikliktir; dengesiz beslenme durumunda ortaya çıkar. Büyümenin duraklamasına, deri ve göz bozukluklarına (gündüz görme azalması; yaralaşma eğilimiyle birlikte göz saydam tabakasında kuruluk; ışıktan rahatsız olma gibi) yolaçar. A vitamininin tedavi dozları, vitamin eksikliği hafifse 5 000 Uİ, ciddiyse 20 000 -50 000 Uİ’dir.
K vitamini eksikliği
K vitamini, bitkisel besin maddelerinde bulunur; ayrıca barsakta mikroplar tarafından üretilir. Pıhtılaşma mekanizmasında görevli protrombinin karaciğerde yapılması için gereklidir.
K vitamini eksikliği sık görülür. Protrombin düzeyinin yüzde 20′ye ya da daha aşağı düşmesi, boşaltım sistemi, deri (çürükler), dişeti kanamaları ve yeni doğmuş çocuklarda göbek kanamaları biçiminde belirti verir. Sindirim sistemi kanamaları gibi bazı kanamalar, aşırı kan yitimi, beyin zarları beyin kanamaları gibi bazı kanamalarsa, yerleşimleri nedeniyle ciddi olabilirler.
Erişkinlerde tedavi amacıyla K vitamini ek sikliği yaratılabilir. Sözgelimi, K vitaminine karşı bir madde olan dikumarol türevlerinden ağız yoluyla verilen pıhtılaşma önleyiciler ve aspirin. tromboz (damariçi pıhtı oluşması) tedavisinde kullanılırlar. K vitamininin barsaktan emilimi, safra tuzlarının varlığını gerektirir. Gerçekten safra taşı, pankreas kanseri, karaciğer iltihabı, siroz gibi nedenlerle oluşan tıkanma tipi sarılıklarda safra tuzlarının barsağa akamaması kanamalara yol açabilir. Bazı sindirim sistemi hastalıklarında görülen yağlı ishaller ve ağız yoluyla antibiyotik tedavisi sırasında bu vitamini üreten barsaktaki mikrop örtüsünün yıkılması, bir K vitamini eksikliğine yolaçabilirler. Yeni doğmuş çocuklardaki kanamalı hastalık, yaşamın yalnızca birinci haftasında görülen kanamalarla yansır. Gerçek bir vitamin eksikliğinin,, bu vitaminin pıhtılaşma etmenleri yapımında kullanılmasını engelleyen bir karaciğer gelişmemesinin ya da gebelik sırasında anneye ağız yoluyla bir pıhtılaşma önleyici tedavi uygulanması sonucu etenden K vitamini karşıtlarının geçişinin sonucu olabilir.
F vitamini (doymamış yağ asitleri etmeni), besinlerle alınması zorunlu olan doymamış 3 yağ asidine (linoleik, linolenik ve araşinodik asitler)uyar. Bütün hayvansal ve bitkisel yağlarda bulunur. Enerji değerlerinin yüksek olması, bunların tam anlamıyla vitaminler grubunun sınırında sayılmalarını gerektirir.
E vitamini eksikliği
Ender raslanır; özellikle erişkinlerde görülür. Kas zayıflığı ve cinsel bozukluklar biçiminde (er-bezlerinde yozlaştırıcı bozunlar; kadınlarda düşük yapma) yansır.
VİTAMİN FAZLALIKLARI
Vitamin fazlalığı ya da vitamin zehirlenmesine, vitamin eksikliklerinden daha ender raslanır. Vitaminlerin çoğu, vitamin fazlalığı yaratmazlar. Bu, özellikle bedende depolanamayan Bl vitamini için geçerlidir.
Vitamin fazlalığı bozukluklarına yolaçabilecek tek suda eriyen vitamin, C vitaminidir. Gerçekte, bu bozukluklar maddenin asitliğine bağlıdırlar ve ancak ağızdan 10 gr ya da damardan 2 gr’m üstündeki dozlarda alındıklarında ortaya çıkarlar.
Vitamin fazlalığı bozuklukları yalnızca yüksek dozlarda K vitamini ile tedavi edilen yeni doğmuş çocuklarda görülür ve bazen sinir sistemi bozukluklarına neden olan bir sarılıkla yansır.
İlaç kökenli vitamin fazlalıkları solukluk, bulantı, kusma ve baş ağrıları gibi ciddi sinir sistemi belirtileri gösterebilirler. Bunun dışında kemiklerde ağrı ve şişmeler, karaciğer dalak büyümesi gibi süreğen belirtiler gözlenir.
A, B2, B6, C ve PP vitaminlerinin eksiklikleri, “çeşitli deri hastalıklarına yol açarlar.
A VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ
İleri derecede bir A vitamini eksikliğinde, cildin kuruduğu ve kera tozlu küçük deri çıkıntıları oluşturarak buruştuğu görülür. Bu belirtiler, vitamin düzeyinde herhangi bir azalma olmadan da görülebilir, ama A vitamini verilmesiyle düzelirler.

Sözgelimi kıl kera tozlarında, iktiyozda, Darier hastalığında, A vitamini tedavisiyle başarılı sonuçlar elde edilmektedir.
B2 ve B6 VİTAMİNLERİ EKSİKLİĞİ
Kırmızı sivilcelerin tedavisinde riboflavinin (B2) önemli rol oynadığı bilinmektedir. Bu vitaminin eksikliğindeyse, deride kırmızı sivilceye benzer bir görünüm ortaya çıkar: Yüzde parlak bir kızarıklığın yanı sıra, yağlı pullarla kalınlaşmış bir deri (hipersebore). Hastalarda bu belirtilere göz bozuklarının da eşlik etmesi, körlüğe kadar varabilecek tehlikeli durumlar yaratır. Ayrıca dudaklar (kuruma, yarıklar) ve dil de etkilenebilir. Özgül B2 vitamini tedavisi, hastalığı düzeltir.
B6 vitamini eksikliğindeyse, yukarıdaki belirtilerin yanı sıra, dişlerde çürükler ortaya çıkar. Tedavide B2, B6 vitaminleri ve pantotenik asit tedavileri bir arada uygulanır.
C VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ
C vitamini eksikliğinde ortaya çıkabilecek en ciddi hastalık, tehlikeli kanamalarla birlikte gelişen iskorbüt hastalığıdır. Hafif bir C vitamini ye-tersizliğiyse, tırnaklarda biçim bozuklukları (içbükey tırnaklar) ve dil papillalarının düzleşmesine neden olur.
PP VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ
Karmaşık metabolizma bozukluklarıyla birlikte ortaya çıkan bir PP vitamini eksikliğinde, özellikle güneş ışınları altında uzun süre kalmış kimselerde, pellagra hastalığının ana belirtileri ortaya çıkar. PP vitamini yetersizliklerine Avrupa ülkelerinde pek sık rastlanmamaktadır. Bu bölgelerde çoğunlukla, sözgelimi yüzde gelişen pellagra görünümlü kızarıklık biçiminde hafif belirtiler görülür (çoğunlukla ortaya çıkmalarında güneşin büyük etkisi vardır). Pellagra görünümlü kızarıklıkta bozuklar iki hafta içinde üstderinin dökülmesiyle yiter ve yerlerinde ince, dayanıksız pigmentli bir deri yüzeyi bırakırlar. Aft görünümlü ağız iltihabı gibi bazı hastalıklar da bu tip görünümlere neden olur, PP vitamini verilmesiyle düzelirler.
Deri ve mukozalardaki bu belirtilerin yanı sıra, sindirim ve sinir sisteminde bozukluklar görülebilir; ama bazı çok özel durumlar dışında (koma, bunama, yaygın sinir iltihabı) tehlikeli değillerdir.
Sponsor Bağlantılar
| Sponsor Bağlantılar |



Leave a Reply