Yalın Beyin Zarları Kanamaları

Sponsor Bağlantılar

Beyin zarları kanaması, beyin-omurilik sıvısının zarlar arasındaki akış yollarına kan sızmasıdır. Belkemiğine iğneyle girilerek alınan beyin omurilik sıvısında kan bulunmasıyla yansır. Çok sık rastlanan bir hastalıktır ve apansızın ölen kişilerin yüzde 4-5′inin ölümünden sorumludur.

beyin_2

NEDENLER

Atardamar filmi çekme yönteminin bulunması, beyin zarları kanamalarının kökeninde damarsal oluşum bozukluklarının rolünü açığa çıkarmıştır. Bu doğuştan oluşum bozuklukları, damarlarda dayanıksız noktalardır; bir çaba harcama (aşırı basınçla) ya da bir atardamar yüksek basıncı nedeniyle bu zayıf noktanın yırtılması, özellikle genç erişkinlerde (20-25 yaşlar arası), beyin zarları kanamalarının yaklaşık 3/4′üne yol açar.

Hastaların yüzde 20′sinde, atardamar röntgeninde hiç bir belirti saptanmaz ve kanama nedeninin atardamar sertliği ve atardamar yüksek basıncı olduğu söylenir. Ayrıca başka nedenler de beyin zarları kanamalarına yol açabilirler:

—  bir beyin zarları iltihabı;

—  bir ur;

—  pıhtılaşma bozukluğuyla birlikte olan bir kan hastalığı;

—  pıhtılaşma önleyici bir tedavi ya da alkol zehirlenmesi sırasında geçirilen bir kaza;

—  özellikle yeni doğmuş çocuklarda beyin zarları kanamalarına” yol açan kırıklı ya da kırıksız bir kafa travması.

Bu arada, birçok hastada da hiç bir neden bulunamaz,

Sonuçlarsak, bütün çabalara karşın başarısızlıkla sonuçlanması olasılığı da göze alınarak, nedenin ortaya çıkarılması için hastayı son derece dikkatli bir gözetime almak gerekir.

TEŞHİS

Burada erişkinlerdeki yalın beyin zarları kanamalarını (beyin beyin zarları kanamalarına karşıt olarak) tanımlayacağız.

Klinik belirtiler

Nöbet her zaman apansızın, hatta yıldırım hızıyla başlar ve bir çaba harcama (sözgelimi dışkı-lama, cinsel ilişki) ya da güneşlenme sonucunda açığa çıkar. İlk belirtiler bir baş ağrısı (şiddetli, art kafada yerleşen, hançer saplanır gibi), kusmalar, baş dönmeleri, gözler önünde sislenme ve birkaç dakika ya da saatte komayla sonuçlanan zihin bulanıklığıdır; çırpınmalar belirebilir. Bu dönemde koma derin değildir; hasta huzursuzdur, baş ağrısından yakınır ve soruları yanıtlayabilir.

Muayene daha başlangıçta, beyin zarları sendromunu açığa çıkarır: Ense serttir; çene göğüse kavuşturulamaz; ışık ağrı uyandırır. Hastada, 38-39°C dolaylarında bir ateş, atardamar basıncı değişiklikleri, bazen nabız atımlarında ve solunum hareketlerinde bir düzensizlik gibi değişik şiddette özerk sinir sistemi bozuklukları görülür.” Tekrarlanan muayenede felç, özellikle de bir yarım felç bulunmaz; ama kanamaya ikincil olarak, beyin kabuğunun ve karıncıklarının uyarılmasını yansıtan yaygın sinirsel belirtiler bulunabilir (göz hareketlerinde felç; özerk sinir sistemi bozuklukları; iki yanlı Babinski belirtisi; karın reflekslerinin yitmesi).

Tamamlayıcı muayeneler

Göz dibi muayenesinde kafa içi yüksek basıncı belirtileri (görme siniri diski ödemi) ve ağ tabaka kanamaları saptanır.

Belkemiğine iğneyle girilerek pıhtılaşmayan, kanlı ve yüksek basınçlı bir sıvı elde edilir; bir beyin zarları iltihabı (menenjit) olasılığını bir yana bırakmak için, sıvıda düzenli olarak mikrop araştırılmalıdır.

Bazen kafa filmi, kireçleşmiş bir kafa içi uru belirtileri gösterebilir. Beyin elektrosu, bütün beyin kabuğu üstünde yavaş, yaygın dalgalar gösterir; ama eğride olası bir urun ya da damarsal bir oluşum bozukluğunun yerini belirleyecek olan bir bakışımsızlık dikkatle araştırılmalıdır.

Beyin atardamarları filmi, nedenin araştırılmasında ve acil tedavinin seçilmesinde vazgeçilmez muayenedir; kısaca şunları gösterebilir:

—  damarın yolu üstünde cep biçiminde bir genişleme (anevrizma) olan atardamar oluşum bozukluğu;

—  atar damar toplar damarların oluşturdukları ince damarlardan yapılı örgü (damar uru);

—  bir ur tarafından itilmiş, biçim değiştirmiş beyin damarları.

EVRİM

Bütün beyin zarları kanamalarının geleceği, bütün hastalarda, teşhisi ve tedavinin adiliği gereğini doğrulayan 2 etmene bağlıdır:

—  yaşam merkezlerini zedelemez ve nedene yönelik girişimleri gerçekleştirebilmek için zaman ve olanak vardır;

— kısa ve uzun vadede her zaman tekrarlama tehlikesi büyüktür.

Neden, bir damar oluşum bozukluğuysa, cerrahi girişim zorunludur. Bazen, tedavi edilebilecek bir nedenle karşılaşılabilir: Özellikle, atardamar röntgeninde görülebilir atardamar oluşum bozuklukları bulunmayan, damar sertlikli yaşlı bir kişide bir atardamar yüksek basıncı.

Evrimin tekrarlayan bir kanama nedeniyle ilk 10 gün içinde ölümle sonuçlanmasına sık rastlanır (hastaların yüzde 4O’ı). Hasta ölmezse, koma 48 saatte geriler; baş ağrıları, uykusuzluk, baş dönmeleri ve dikkat bozuklukları haftalarca sürer; ama beyin zarları kanaması kesinlikle iyileşir.

Hiç bir neden ortaya çıkarılamamışsa, tekrarlama tehlikesi hastanın geleceği üstünde ağırlığını sürdürür. Genellikle elverişli bir evrime karşın, ilk muayenelerde gözden kaçabilecek ilerleyici bir olayı (çoğunlukla küçük hacimli bir damar oluşum bozukluğu sözkonusudur) zamanında saptayabilmek için, çok sıkı bir klinik gözetim zorunludur.

KLİNİK BİÇİMLER

Kesinlikle sağlıklı genç bir erişkinde (20-50 yaş) beyin zarları kanamasından önce bazen yarım baş ağrıları (damar uru tarafında yer alırlar) ya da

sara nöbetleri görülebilir; ancak, atardamar anevrizmasının birinci belirtisi çoğunlukla kanamadır (genellikle örümceksi zar altı aralık içine kanar). Bu kanamanın en büyük tehlikesi, son derece ciddi olan tekrarlamadır.

Yaşlı bir kişide (60 yaş) bir atardamar yüksek basıncı, hiç bir zaman bir damar oluşum bozukluğu bulunma olasılığını bir yana bırakmayı sağlamaz; ama gelecek daha ağırdır.

Yeni doğmuş çocuklarda beyin zarları kanamalarına yol açan pek çok etmen vardır (erken doğum, doğum travması, dölütün doğum yoluna yanlış girmesi, kılcal damar dayanıksızlığı). En sık görülen belirtiler çırpınma nöbetleri, yüksek ateş, kas gerginliğinin azalması ya da solunum bozukluklarıdır. Evrim ciddidir; bazen ölümle sonuçlanır; çoğunlukla beyin hastalıkları biçiminde (sara, hidrosefali) izler bırakır.

3 olasılığın ayırt edilmesi gerekir :

—  her türlü irinli ya da lenfositli ivegen beyin zarları iltihabı, kanamayla birlikte olabilir; dolayısıyla, kanlı bir beyin-omurilik sıvısı karşısında, düzenli olarak bu hastalık düşünülmelidir;

—  beyin ödemi: Ancak beyin-omurilik sıvısının durumu ve incelenmesi teşhisi sağlar;

— alkol kökenli tam olmayan koma: Bilinç bozuklukları, huzursuzluk, kusmalar ve ense sertliğiyle açığa çıkar; en küçük kuşkuda bile belkemiğine iğneyle girilerek sıvı almak gerekir.

TEDAVİ

Damar oluşum bozukluklarının tedavisi cerrahidir; ama ameliyat gerekliliği, oluşum bozukluğunun yerine bağlıdır-, bazı anevrizmalar, günümüzün girişim teknikleriyle ameliyat edilemezler. Ameliyatlarda ölüm oranı yüksektir (yaklaşık yüzde 15-20).

Tıbbi tedavi, kanamayı durdurucu ve atardamar basıncını normalleştirici ilaçlara, komadaki hastanın yeniden canlandırılmasına ve özerk sinir sistemi bozukluklarının giderilmesine dayanır.

Hastaların yüzde 30-40′ında ölümle sonuçlanan beyin zarları kanaması, iyileştirilebilecek bir nedenin ortaya konması için elden gelen bütün çabaların harcanması gereğini doğrulayan ciddilikte bir hastalıktır.

Sponsor Bağlantılar

Sponsor Bağlantılar

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

alt